“Eskiden Ramazan’da Hürmet Vardı, Şimdi Her Şey Değişti”

Tavas ilçesinde yarım asrı aşkın süre esnaflık yapan ve “Alamıstığın” lakabıyla tanınan Hüseyin Kulalı, geçmişten günümüze Ramazan ve bayram kültürünü tüm samimiyetiyle anlattı. 1958 yılında açtığı bakkal dükkânını 2018 yılında kapatan Kulalı, tam “60 sene bir gün” süren esnaflık hayatıyla ilçenin en tecrübeli isimlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Haber Giriş Tarihi: 24.03.2026 09:19
Haber Güncellenme Tarihi: 24.03.2026 09:19
https://www.tavasgazetesi.com/

MURAT DEMİRBİLEK

79 yaşındaki Kulalı, hem çocukluğundan hem de esnaflık yıllarından süzülen hatıralarıyla Tavas’ın değişen sosyal yapısını ve Ramazan geleneklerini gözler önüne serdi.

“Ailemiz Uzun Ömürlüydü, Biz Eskiyi Çok Gördük”

Sohbete ailesinden bahsederek başlayan Hüseyin Kulalı, geçmiş kuşakların yaşam tarzına da ışık tuttu: “Annem Yüzgeçler sülalesindendi, 110 yaşında vefat etti. Babam da 110’u geçti. Biz eskiyi çok gördük, o günlerin kıymetini iyi biliriz.”

60 Yıllık Esnaflık: Bir İlçenin Hikâyesi

1958’in Temmuz ayında açtığı dükkânı 2018’in Temmuz ayında kapattığını anlatan Kulalı, “60 sene bir gün çalıştırdım” diyerek meslek hayatını özetledi. Bu uzun süreçte sadece alışveriş yapılmadığını, aynı zamanda mahalle kültürünün, dostluğun ve güvenin yaşatıldığını vurguladı.

“Eskiden Ramazan Başkaydı”

Ramazan ayının geçmişte çok daha farklı yaşandığını belirten Kulalı, özellikle toplumsal hassasiyetin altını çizdi: “Eskiden hürmet vardı, haya vardı. Oruç tutmayan bile dışarıda yemezdi. İnsanlar birbirine saygı gösterirdi. Şimdi o hassasiyet kalmadı, zaman değişti.”

Günümüzde bu değerlerin zayıfladığını ifade eden Kulalı, geçmişteki Ramazan atmosferinin daha derin ve anlamlı olduğunu söyledi.

Alışveriş Alışkanlıkları Değişti

Eski Ramazanlarda alışverişin belli bir ritmi olduğunu dile getiren Kulalı, o günleri şöyle anlattı: “İkindiden sonra dükkân açardık. İnsanlar iftara yarım saat kala, en fazla bir saat kala gelirdi. Büyük bir telaş olurdu. Şimdi öyle değil; sabah geliyor, öğlen geliyor, akşam geliyor. O eski sıkışıklık yok.”

Bu değişimin sadece alışverişle sınırlı olmadığını, hayatın genel temposunun da farklılaştığını vurguladı.

Tavas Yoğurdu ve Bakraç Kültürü

Tavas’ın meşhur yoğurdunun geçmişte çok daha farklı şartlarda üretildiğini anlatan Kulalı, bir gün yaşadığı yoğunluğu şu sözlerle dile getirdi: “Bir günde 100 bakraç yoğurt sattım. 10 numara, 11 numara bakraçlar… Üst üste dizerdik. Hâlâ evde o bakraçlardan var.”

Günümüzde yoğurdun lezzetinin değiştiğini savunan Kulalı, bunun en önemli nedenlerinden birinin üretim şeklinin değişmesi olduğunu belirtti: “Eskiden bakraçtaydı, şimdi plastik kaplara geçti. O eski yoğurdun tadı yok artık.”

Kokudan Dostluğa Uzanan Hatıralar

Yıllarca dükkânında esans ve koku da sattığını anlatan Kulalı, özellikle hacdan getirilen kokuların büyük ilgi gördüğünü söyledi. Bu ürünler sayesinde farklı şehirlerden ve hatta yurtdışından insanlarla tanıştığını belirten Kulalı, unutamadığı bir anısını da paylaştı.

Yıllar önce tanıdığı Konyalı bir dostuyla Arabistan’da karşılaşmasını anlatan Kulalı, o anın duygusallığını şu sözlerle ifade etti: “Yıllar sonra karşılaştık, sarıldık, ağladık. O zaman dostluk başkaydı. İnsanlar birbirine daha bağlıydı.”

“Bayramlar Kavuşmanın Adıdır”

Bayramların geçmişte daha yoğun duygularla yaşandığını belirten Kulalı, bugün de aynı ruhun yaşatılması gerektiğini vurguladı. Ona göre bayram; sadece bir tatil değil, aynı zamanda özlemlerin giderildiği, kırgınlıkların sona erdiği özel bir zaman dilimi.

“Bayram demek kavuşmak demek. İnsan sevdiklerini hatırlar, özler. İnşallah herkes sevdikleriyle bir araya gelir” diyen Kulalı, tüm vatandaşların bayramını kutladı.

Geçmişten Geleceğe Bir Köprü

Hüseyin Kulalı’nın anlattıkları, sadece bir esnafın hatıraları değil; aynı zamanda bir ilçenin kültürel hafızası niteliği taşıyor. Onun sözlerinde, kaybolmaya yüz tutmuş değerler, gelenekler ve insan ilişkilerinin izleri açıkça görülüyor.