Miryokefalon’un İzinde Tarih Dersi

Denizli’nin Çivril ilçesinde, 1176 yılında Selçuklular ile Bizans arasında yaşanan Miryokefalon Savaşı’nın 850’nci yıl dönümü dolayısıyla akademik etkinlik düzenlendi. Beş üniversiteden yaklaşık 200 tarih öğrencisi ve akademisyen, savaşın gerçekleştiği düşünülen Kufi Çayı Cehennem Deresi mevkisinde buluşarak tarihi alanı yerinde inceledi. Savaşın kesin yerinin belirlenmesine yönelik araştırmaların sürdüğü belirtildi.

Haber Giriş Tarihi: 29.10.2026 11:44
Haber Güncellenme Tarihi: 29.10.2026 11:51
https://www.tavasgazetesi.com/

Anadolu tarihinin önemli dönüm noktalarından Miryokefalon Savaşı, Denizli’nin Çivril ilçesinde düzenlenen akademik etkinlikle yeniden gündeme geldi. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) öncülüğünde gerçekleştirilen programda, beş üniversiteden yaklaşık 200 öğrenci ve akademisyen, savaşın yaşandığı değerlendirilen Kufi Çayı Cehennem Deresi mevkisinde bir araya geldi.

Tarihî olayların yalnızca yazılı kaynaklar üzerinden değil, yaşandığı düşünülen coğrafyada da incelenmesini amaçlayan program kapsamında öğrenciler, yaklaşık iki kilometrelik yürüyüşün ardından Cehennem Deresi’ne ulaştı. Akademisyenler burada savaşın askerî, siyasi ve coğrafi yönlerini ele alırken Miryokefalon’un yerinin belirlenmesine yönelik bilimsel çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Tülay Metin ve Doç. Dr. İbrahim Balık’ın akademik koordinasyonunu üstlendiği etkinliğe; Afyon Kocatepe, Kütahya Dumlupınar, Aydın Adnan Menderes ve Uşak üniversitelerinden de katılım sağlandı.

SAVAŞIN YERİ HÂLÂ ARAŞTIRILIYOR

Programda konuşan Doç. Dr. İbrahim Balık, Miryokefalon Savaşı’nın tam olarak nerede gerçekleştiğinin tarihçiler arasında tartışılmaya devam ettiğini belirtti. Bugüne kadar savaş alanı olarak 17 farklı bölgenin öne sürüldüğünü aktaran Balık, günümüzde Kufi Vadisi, Konya’daki Bağırsak Deresi ve Isparta’daki Papa Geçidi’nin araştırmalarda öne çıkan bölgeler arasında bulunduğunu ifade etti.

Savaşın yerinin belirlenmesinde tarihî belgelerin yanı sıra coğrafi özelliklerin de dikkate alınması gerektiğini kaydeden Balık, Bizans tarihçisi Niketas Khoniates’in anlatımlarının Kufi Vadisi’nin özellikleriyle büyük ölçüde örtüştüğünü söyledi. Yaklaşık yedi yıldır bölgede araştırmalar yürüttüğünü belirten Balık, bu benzerliğin savaşın Çivril çevresinde gerçekleşmiş olabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdiğini dile getirdi.

Ancak yazılı kaynakların tek başına kesin bir sonuca ulaşmak için yeterli olmadığını vurgulayan Balık, arkeolojik bulguların belirleyici olacağını kaydetti. Pamukkale Üniversitesi olarak Kufi Vadisi’nin Denizli tarafında araştırma başlatmayı hedeflediklerini belirten Balık, gerekli izinlerin alınması hâlinde çalışmaların genişletilebileceğini ifade etti.

ARKEOLOJİK BULGULAR BEKLENİYOR

Afyon Kocatepe Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Kaya da Kufi Vadisi’nde yürütülen yüzey araştırmaları hakkında öğrencilere bilgi verdi. Vadinin dar geçitleri, uçurumları ve su kaynakları bakımından askerî açıdan dikkat çekici özellikler taşıdığını belirten Kaya, bölgenin tarihî kaynaklarda anlatılan savaş koşullarıyla örtüştüğünü söyledi.

Bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında bazı bulguların değerlendirildiğini ve jeofizik çalışmalar sırasında doğal zemin yapısından farklılık gösteren anomalilerin tespit edildiğini aktaran Kaya, bu verilerin henüz inceleme aşamasında olduğunu belirtti.

Savaşın kesin yerinin ortaya konulabilmesi için somut kanıtlara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Kaya, Afyonkarahisar yönünden sürdürülen araştırmalarla Pamukkale Üniversitesi tarafından planlanan çalışmaların aynı bölgede buluşmasının önemli olduğunu ifade etti.

MİRYOKEFALON ANADOLU TARİHİNDE DÖNÜM NOKTASI

Etkinliğin ikinci dersinde söz alan Prof. Dr. Tülay Metin, 17 Eylül 1176’da Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan ile Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos arasında yaşanan savaşın siyasi sonuçlarını değerlendirdi.

Miryokefalon Zaferi’nin yalnızca askerî bir başarı olarak ele alınmaması gerektiğini belirten Metin, savaşın Anadolu Selçuklu Devleti’nin güçlenmesinde önemli rol oynadığını anlattı. Zaferin ardından Selçuklu hâkimiyetinin geliştiğini, Türk yerleşiminin hız kazandığını ve ticaret ile imar faaliyetlerinin ilerlediğini kaydetti.

Metin, Miryokefalon’un Anadolu’nun siyasi ve ekonomik tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

ÖĞRENCİLER TARİHÎ COĞRAFYAYI YERİNDE İNCELEDİ

Ortak ders programında Uşak Üniversitesi’nden Ramazan Altınay, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ramazan Kemal Haykıran ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Firdevs Özen de öğrencilerle bir araya geldi.

Akademisyenler, tarihî olayların meydana geldiği düşünülen alanlarda yapılan incelemelerin öğrencilerin kaynakları değerlendirme ve geçmişteki askerî hareketleri anlama becerilerine katkı sağladığını belirtti. Öğrenciler de savaşın yeri, sonuçları ve devam eden araştırmalar hakkında akademisyenlere sorular yöneltti.

Cehennem Deresi’ndeki incelemelerin ardından katılımcılar, Afyonkarahisar’ın Hocalar ilçesindeki Devlethan Barajı Mesire Alanı’nda düzenlenen yemek programında ağırlandı. Hocalar Belediye Başkanı Ali Arslan, farklı üniversitelerden gelen öğrencileri ve akademisyenleri ilçelerinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti.

850 YILLIK TARİHÎ MİRASIN İZİNDE

17 Eylül 1176’da Anadolu Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında gerçekleşen Miryokefalon Savaşı, Anadolu’daki Türk hâkimiyetinin güçlenmesi açısından önemli tarihî olaylar arasında yer alıyor. Ancak savaşın kesin olarak nerede yapıldığına ilişkin tartışmalar devam ediyor.

Çivril’de düzenlenen ortak ders programı, beş üniversiteden akademisyen ve öğrencileri aynı tarihî coğrafyada buluştururken Kufi Vadisi’ndeki araştırmaları da yeniden gündeme taşıdı. Savaş alanının kesin olarak belirlenmesi için tarihî kaynakların arkeolojik ve bilimsel verilerle desteklenmesi gerektiği vurgulandı.