YENİ Parti’liArpacı’dan üzüm fiyatına tepki

Tariş Üzüm Birliği’nin 2026 ürünü çekirdeksiz kuru üzüm için açıkladığı 80 liralık avans fiyat, üreticinin beklentisinin altında kaldı. Denizli’nin Çal ilçesinde üzüm hasadına katılan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, üreticilerin yaşadığı sorunları dinleyerek açıklanan fiyata tepki gösterdi. Arpacı, “Ya maliyetini düşüreceksin ya da ürününü enflasyon oranında yüksek fiyattan satın alacaksın. Bunun ikisini de yapmıyorlar” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 04.09.2026 14:14
Haber Güncellenme Tarihi: 04.09.2026 14:18
https://www.tavasgazetesi.com/

YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, 2026 yılı üzüm hasadının sürdüğü Denizli’nin Çal ilçesinde üreticileri ziyaret etti. Bağlarda hasat yapan işçilerle ve üreticilerle sohbet eden Arpacı, açıklanan kuru üzüm fiyatının üreticinin beklentilerini karşılamadığını söyledi.Geçen yıl 9 numara üzüm için 120 lira fiyat açıklanırken, 2026 ürünü çekirdeksiz kuru üzüm için kalite farkı gözetilmeksizin kilo başına 80 lira avans fiyat açıklanması üreticide hayal kırıklığı yarattı. Üreticilerin beklentisinin ise kilogram başına en az 150 lira olduğu belirtildi.

Hasat sırasında üreticilerle konuşan Arpacı, “Geçen sene yaş üzümü 35 liradan satmadınız mı? Bu sene nasıl 17-18 liraya geliyor? Mazot 80 liraya çıkmışken üzüm fiyatının daha yüksek olması gerekmiyor mu?” diye sordu.Üreticilerden biri, şubat ayından bu yana yaptıkları masraflara dikkat çekerek, altı aylık emeğin karşılığını alamadıklarını söyledi. Üretici, “Şimdi hasat zamanı hep zarar. Şubattan ağustosa kadar altı aylık emeğin karşılığını alamıyoruz. Şevkimiz kırıldı, hevesimiz kalmadı. Bizi yine üzdüler” ifadelerini kullandı.

“Devlet üreticinin yanında olmalı”

Üreticilerin artan girdi maliyetleri altında ezildiğini belirten Arpacı, devletin piyasayı yalnızca özel sektörün insiyatifine bırakmaması gerektiğini söyledi.Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üzüm alım fiyatını daha önce açıklaması gerektiğini ifade eden Arpacı, “Toprak Mahsulleri Ofisi daha önce fiyat açıklasa, ‘100 lira, 120 lira, 150 lira’ dese, bu fiyatlar biraz daha yukarı çıkmaz mı? Devlet üreticisinin yanında olması gerekmiyor mu?” dedi.Arpacı, üreticinin iki temel yoldan desteklenebileceğini belirterek, “Ya maliyetini düşüreceksin ya da ürününü yüksek fiyattan alacaksın. Bunun ikisini de yapmıyorlar” ifadelerini kullandı.

Mazot, gübre ve ilaç maliyetlerine dikkat çeken Arpacı, “Üretici şubat ayında masraf yapmaya başladığında mazot bugünkü seviyesinde değildi. Şimdi 80 liraya geldi. Devlet üreticinin üzerindeki vergi yükünü azaltarak maliyetleri aşağı çekebilir. Mazotun, gübrenin, ilacın üzerindeki vergiler azaltılabilir. Böylece üreticinin maliyeti düşer ve ürününü daha düşük fiyatla satsa bile para kazanabilir. Ya da devlet ürünü daha yüksek fiyattan alır” diye konuştu.

“Gıda fiyatı düşsün diye üreticiyi zarar ettiremezsiniz”

Tarım politikalarının yalnızca tüketici fiyatlarını düşürme hedefi üzerinden yürütülemeyeceğini vurgulayan Arpacı, üreticinin zarar etmesinin uzun vadede gıda arzını da tehdit edeceğini söyledi.Arpacı, “Devlet ne düşünüyor? ‘Gıda fiyatları düşüyor, enflasyon azalacak.’ İyi de sen üreticiye maliyet enflasyonuyla destek olmuyorsun. Üreticinin maliyetini düşürmüyorsun, ürününü de yeterli fiyattan almıyorsun. Böyle bir sistem sürdürülebilir değil” dedi.

“Üretici kalmazsa gıda üretimini kim yapacak?”

Üzüm üretimindeki sorunların yalnızca bugünün fiyat meselesi olmadığını, tarımda giderek büyüyen üretici yaşlanmasına da dikkat edilmesi gerektiğini belirten Arpacı, gençlerin tarımdan uzaklaşmasının ciddi bir tehlike olduğunu söyledi.Arpacı, “Gıda stratejik ürün diyorsunuz, gıda önemli diyorsunuz. Peki bundan sonra bu üretimi kim yapacak? Üreticilerin yaş ortalaması giderek yükseliyor. Nerede çocuklar, nerede gençler?” diye konuştu.

Tarımda gelir elde edemeyen ailelerin zamanla topraklarını satmak zorunda kaldığını ifade eden Arpacı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Babalar yaşlanıyor, tarlalar satılıyor. Çocuklar şehre gidiyor, hizmet sektöründe çalışıyor. Üretim giderek bitiyor, köy bitiyor. Eğer çiftçiyi ve üreticiyi yeniden kazanamazsak bu iş sürdürülemez. Üreticinin yeniden üretime dönmesi için desteklenmesi gerekiyor.”