
Açıklamasında Türkiye’nin de bu sürece dahil edilmek istendiğini vurgulayan Nacar, NATO üzerinden yürütülen bazı girişimlerin hem Anayasa’ya hem de Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu ileri sürdü. Özellikle NATO Müşterek Kolordu Karargâhı kurulması planı ve İstanbul Anadolu Kavağı’nda bir NATO Deniz Unsur Komutanlığı kurulmasına yönelik çalışmaların kaygı verici olduğunu dile getirdi.
Trump’ın açıklamaları “stratejik hamle” olarak yorumlandı
ABD’nin olası kara harekâtı ihtimaline de değinen Nacar, Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik açıklamalarını “stratejik bir yaklaşım” olarak değerlendirdi. Nacar, Trump’ın Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki olumlu ifadelerinin, Türkiye’yi İran’a yönelik bir operasyona dahil etme niyeti taşıyabileceğini savundu.
“Türkiye kara harekâtı tuzağına düşmemeli”
Türkiye’nin İran’a yönelik olası bir askeri operasyona katılmaması gerektiğini belirten Nacar, “Türkiye ateşe odun taşıyan değil, yangını söndüren bir güç olmalıdır” dedi. Türkiye’nin bağımsız ve milli çıkarlarını önceleyen bir politika izlemesi gerektiğini vurguladı.
“Ortadoğu Ortadoğulularındır” vurgusu
Türkiye ile İran arasındaki tarihsel ve kültürel bağlara dikkat çeken Nacar, iki ülke arasında düşmanlık yerine iş birliğinin esas alınması gerektiğini ifade etti. Bu çerçevede Aykut Edibali’nin “Ortadoğu Ortadoğulularındır” sözünü hatırlatan Nacar, bölge halklarının kaderinin dış müdahalelere bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Dengeli ve barış odaklı politika çağrısı
Nacar açıklamasının sonunda Türkiye’nin bu kritik süreçte aklıselim ve barış yanlısı bir duruş sergilemesi gerektiğini belirterek, “Türkiye savaşa katılmadan ancak haksızlığa da sessiz kalmadan dengeli bir politika izlemelidir” ifadelerini kullandı.