Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adalet

Tavas Barış Gazetesi - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yargı ‘dur’ dedi, kayak merkezi açılıyor Haber

Yargı ‘dur’ dedi, kayak merkezi açılıyor

MURAT DEMİRBİLEK Denizli’de aylardır kamuoyunu meşgul eden Denizli Kayak Merkezi tartışmasında düğüm çözüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tahsis iptaline karşı açılan davada Denizli 2. İdare Mahkemesi, tahsisin iptalini hukuka aykırı bularak yürütmeyi durdurdu. Kararın ardından Denizli Büyükşehir Belediyesi harekete geçti. Denizli Kayak Merkezi, 17 Ocak Cumartesi günü yeniden kapılarını açıyor. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Ocak ayı belediye meclisi toplantısında yaptığı açıklamada, mahkeme kararının belediye lehine sonuçlandığını ve kayak merkezinin tekrar Büyükşehir Belediyesi bünyesinde işletileceğini duyurdu. Çavuşoğlu, teknik ve idari hazırlıkların hızla tamamlandığını belirterek açılış tarihini net şekilde açıkladı. “ADALET OLMADAN GİDECEK YERİMİZ YOK” Meclis kürsüsünden konuşan Başkan Çavuşoğlu, sürecin başından bu yana hukuka güvendiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Bu şehir uzun zamandır ‘Kayak merkezi ne olacak?’ sorusuyla meşguldü. Biz her zaman adalete güvendik. Çünkü adaleti kaybedersek gidecek hiçbir yerimiz olmaz. Mahkememiz Bakanlığın tahsis iptal gerekçesini hukuka aykırı buldu ve belediyemiz lehine karar verdi. Arkadaşlarımız hemen çalışmalara başladı. Bir aksilik olmazsa 17 Ocak Cumartesi günü kayak merkezimiz tüm Denizlili hemşehrilerimize açık olacak.” 750 MİLYON TL’LİK TESİS YENİDEN BELEDİYEDE Tavas ilçesi Nikfer (Konak) Mahallesi sınırlarında yer alan ve Bozdağ Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi kapsamında bulunan 53 bin metrekarelik alan, 2019 yılında 20 yıllığına Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmişti. Yaklaşık 750 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen tesisin geçici kabulü 2023 yılı sonunda yapılmıştı. Bakanlık tarafından 2025 yılında yapılan denetimde, personel konaklamasına yönelik bir birim bulunduğu gerekçesiyle imar planına aykırılık iddiası gündeme getirilmiş ve tahsis iptal edilmişti. Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı dava sonucunda Denizli 2. İdare Mahkemesi, 9 Ocak 2026 tarihli kararıyla iptal işlemini esastan kaldırdı. KENT TURİZMİNE NEFES OLACAK Mahkeme kararının ardından yeniden belediye yönetimine geçen Denizli Kayak Merkezi’nin, kış turizmine ve kent ekonomisine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Başkan Çavuşoğlu, kamu kaynaklarının korunmasının temel öncelikleri olduğunu vurgulayarak, “Niyetimiz halis, derdimiz yalnızca kamu yararı” mesajı verdi.

CHP Denizli İl Başkanı Horzum’dan 2026 Mesajı Haber

CHP Denizli İl Başkanı Horzum’dan 2026 Mesajı

CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, 2026 yılına girerken yayımladığı yeni yıl mesajında iktidarın politikalarını eleştirerek adalet, eşitlik ve demokrasi vurgusu yaptı. Horzum, yaşanan ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekerek umutlu bir Türkiye’nin Cumhuriyet Halk Partisi ile mümkün olduğunu ifade etti. CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, 2026 yılı dolayısıyla yayımladığı yeni yıl mesajında, artan hayat pahalılığı, adaletsizlik ve hukuksuzluklara dikkat çekti. Horzum, halkın yaşadığı sorunların görmezden gelindiğini belirterek, değişimin ancak halkın iradesiyle mümkün olacağını vurguladı. Ali Osman Horzum mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bir yılı daha geride bırakırken, ne yazık ki 2025; adaletsizliğin derinleştiği, hayat pahalılığının arttığı, emeklinin, emekçinin, çiftçinin ve gençlerimizin geleceğe dair umutlarının törpülendiği bir yıl olarak hafızalarımızda yer etti. Ancak bilinmelidir ki karanlık ne kadar koyu olursa olsun, aydınlık o kadar yakındır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler; halktan kopuk politikaların değil, halkın gerçek sorunlarının yanındayız. Denizli’de ve Türkiye’nin dört bir yanında adaletin, liyakatin, sosyal devletin ve gerçek demokrasinin yeniden tesis edilmesi için kararlılıkla mücadele ediyoruz. Çünkü bu ülke yoksulluğa, hukuksuzluğa ve eşitsizliğe mahkûm değildir. 2026 yılına girerken umudumuz büyüktür. Umudumuz; alın terinin karşılığını aldığı bir Türkiye’yedir. Umudumuz; gençlerin başka ülkelerde değil, kendi memleketlerinde hayal kurabildiği bir geleceğedir. Umudumuz; kadınların güvende, çocukların eşit, yurttaşların özgür olduğu bir Cumhuriyet’tir. Bu umudun adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bu umudun yolu dayanışmadan, örgütlü mücadeleden ve halkın iradesinden geçmektedir. Hiç kimse yalnız değildir; değişim mümkündür ve o değişim halkın iktidarıyla gelecektir. Yeni yılın; adaletin, özgürlüğün ve eşitliğin büyüdüğü, halkın söz sahibi olduğu bir Türkiye’ye bir adım daha yaklaştığımız yıl olmasını diliyorum. Tüm Denizlili hemşehrilerimin yeni yılını kutluyor, sağlık, huzur ve umut dolu günler diliyorum.”

Karısını işkenceyle öldüren kocaya müebbet Haber

Karısını işkenceyle öldüren kocaya müebbet

Denizli'de kamuoyunun yakından takip ettiği Müge Elbeli cinayetine ilişkin dava, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 3. celsede karara bağlandı. Ailenin avukatları Zeliha Ünlü ve Mehmet Emin Şahin'in takip ettiği davada, sanık M.A.E. ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Duruşmaya Müge Elbeli'nin annesi Hatice Tangil ve babası İsmail Tangil de katılarak adalet arayışını mahkeme salonunda sürdürdü. Cumhuriyet savcısı, bir önceki celsede sunduğu mütalaaya uygun şekilde görüşünü yineledi. Savcılık, iddianamede yer alan 'tasarlama' unsuruna ilişkin yeterli delil bulunmadığını belirtirken, olayın saatler boyunca devam etmesi, maktulün vücudunda çok sayıda kesici alet ve darp izinin bulunması gibi unsurları dikkate alarak, sanığın 'eşe ve kadına karşı eziyet çektirerek kasten öldürme' suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, savcılık mütalaası doğrultusunda sanık M.A.E.'nin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Kararda, sanığın haksız tahrik savunmasının ispatlanamadığı vurgulanarak Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin uygulanmamasına karar verildi. Ayrıca sanığın sabıkalı geçmişi de göz önünde bulundurularak takdiri indirim yapılmadı. Mahkeme tarafından somut olayın şartlarına göre haksız tahrik değerlendirmesinin titizlikle yapılmış olması, kadın cinayetleriyle hukuki mücadelede emsal nitelikte bir karar olarak değerlendirildi. Yargılanmanın tamamlanmasının ardından bir açıklama yapan ailenin avukatı Mehmet Emin Şahin, "Yargılama sürecinde sanık tarafından ileri sürülen haksız tahrik iddiaları, dosya kapsamındaki somut delillerle örtüşmediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiştir. Yine sanık hakkında iyi hal indirimi de uygulanmamış olması kadına yönelik şiddet davalarında cezasızlık algısının önlenmesi açısından son derece önemlidir. Bu dosya yalnızca Müge Elbeli'nin davası değildir. Bu dava, kadınların yaşam hakkına yönelen sistematik şiddetin yargı önünde nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair önemli bir örnek teşkil etmektedir. Eşe karşı, eziyet çektirilerek işlenen bu cinayetin en ağır şekilde cezalandırılması, benzer suçların önlenmesi ve toplumsal caydırıcılığın sağlanması bakımından hayati önemdedir. Gerekçeli kararın yazılmasına müteakip inceleme ve değerlendirmelerimizi yapacağız. Sanığın, eziyet çektirmenin yanı sıra tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme suçundan da cezalandırılması için bölge adliye mahkemesine itirazlarımızı yapıp sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız" dedi. Olayın geçmişi Tavas ilçesine bağlı Karahisar Mahallesi'nde 31 Temmuz 2024 tarihinde meydana gelen olayda, 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayan M.A.E.'nin (37) yaptığı ihbarın ardından Hanımlar Sokak'taki müstakil eve gelen jandarma ve sağlık ekipleri, 3 çocuk annesi Müge Elbeli'yi (34) evin salonunda ölü olarak buldu. Vücudunda darp ve yara izleri bulunan kadının cenazesi, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kadının elleri ve ayakları iple bağlandıktan sonra kablo ile dövülerek ve vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin koca M.A.E. ile A.K., S.S. ve F.Y. gözaltına alındı. Açık cezaevinden izinli çıkan M.A.E.'nin evde eşi Müge Elbeli ile tartışmaya başladığı, tartışmanın büyümesi üzerine eşine hortum ve bıçakla şiddet uyguladığı belirlendi. Olay sonrası bir arkadaşının motosikletiyle kaçan koca, jandarma tarafından yakalandı. Savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilen koca M.A.E. 'kasten adam öldürme' suçundan tutuklandı. Şüphelilerden F.Y. hakkında adli kontrol kararı verilirken, diğer 2 şüpheli ise serbest bırakıldı.

Arpacı,“Yandaşa İndirim, Vatandaşa Bindirim” Haber

Arpacı,“Yandaşa İndirim, Vatandaşa Bindirim”

HABER MERKEZİ CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’ndaki 2026 yılı bütçe görüşmelerinde, “Şahap Kavcıoğlu, bugün durduramadığımız o hiperenflasyonun, sanayicinin, esnafın, çiftçinin, öğrencinin ve en çok da emeklinin canına ot tıkayan ekonomik enkazın mimarı bizzat kendisidir; yazıklar olsun kendisine” dedi. TBMM Genel Kurulu’nda dün (15 Haziran) İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçeleri görüşüldü. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 2026 bütçesine ilişkin söz alan CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Hazine ve Maliye Bakanına seslenerek, “Yandaşa gelince indirim yapıyorsunuz, vatandaşa gelince bindirim yapıyorsunuz, yandaşa bol keseden dağıtıyorsunuz, vatandaşın ümüğünü sıkıyorsunuz. AKP iktidarının üretmeden tüketen, kazanmadan harcayan, planlamadan büyümeye çalışan anlayışı artık iflas etmiştir. Sanayicisini banka kapılarında bekleten, çiftçisini tarlaya küstüren, emeklisini açlığa mahkûm eden iktidarınızın artık sonu gelmiştir” dedi. Şahap Kavcıoğlu, Üçüncü Bütçesinde De Meclis’te Halkın Karşısına Çıkmadı BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun bütçe görüşmelerine katılmamasına tepki gösteren CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, eleştirilerini şöyle sıraladı: “Bugün, BDDK'yı, BDDK'ya ayrılan bütçeyi konuşuyoruz. Peki, bu bütçeyi ve bu kurumu kime emanet ediyoruz? Şahap Kavcıoğlu'na? Kimdir Şahap Kavcıoğlu? Nebati döneminin Merkez Bankası Başkanı. Nerede beyefendi? Yok. Bu 3'üncü bütçesi, 3'üncü bütçesinde de bu Mecliste halkın karşısına çıkmaya yüzü yok. Son 5 Merkez Bankası Başkanının içinde en çok görev yapan Başkan, yirmi yedi ay görev yapmış. Herhâlde bu başarı Sayın Mehmet Şimşek'in gözünden kaçmamış olacak ki onu Merkez Bankasının başından alıp bütün bankaların başına patron yapmış ve ekibine dâhil etmiş. Şimdi, burada bir gariplik yok mu Sayın Bakan? Siz göreve geldiğinizde bir önceki dönemi ‘irrasyonel’ olarak tanımlamadınız mı? Neydi irrasyonel? Sorduk bilgisayara ‘akıl ve mantığa dayanmayan, sağlıklı düşünceden uzak’ demekmiş. Tekrar ediyorum, akıl ve mantık dışı, sağlıklı düşünceden uzak. Peki, bu akıl dışı politikaları, o meşhur nas faiz politikalarının başında kim vardı? İşte, Şahap Kavcıoğlu vardı. Bugün durduramadığımız o hiperenflasyonun, sanayicinin, esnafın, çiftçinin, öğrencinin ve en çok da emeklinin canına ot tıkayan ekonomik enkazın mimarı bizzat kendisidir; yazıklar olsun kendisine. Ülkeyi Uçuruma Sürükleyenler Ödüllendiriliyor, Halk Size Güvenmiyor Bugün bu ülkenin yaşadığı derin yoksulluğun, açlığın, sefaletin baş sorumlularından birine bu Kurumu emanet etmek bu halkın aklıyla dalga geçmektir. Ülkeyi uçuruma sürükleyenlerin ödüllendirildiği bir düzende rasyonellikten bahsedemezsiniz Sayın Bakan. Bakın, en büyük probleminiz güven, siz akıl ve mantık dışı, sağlıksız düşünceler sahibi bir insanı bankaların başına getirirseniz, bu kişi bir sene içinde 400'e yakın düzenlemeyle oyun oynanırken bankacılığın kurallarını değiştirir, serbest piyasa ekonomisinin içinden geçerse bu piyasalar size nasıl güvensin? Uyguladığınız hazine politikalarının bir hikmeti yok, üzülerek söylüyorum ama siz ancak size gösterilen bir alan içinde top çevirebilirsiniz. Diyorsunuz ki: ‘2026'da enflasyon yüzde 16 olacak.’ fakat anketlerde beklentiler öyle demiyor. Piyasa katılımcılarında beklenti yüzde 23,5; sektörde yüzde 36; hane halkının 2026 enflasyon beklentisi yüzde 52 yani Türkiye size inanmıyor Sayın Bakan, halkımız size güvenmiyor maalesef. Adı ‘Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele’, Gerçekler Fahiş Vergi Dayatması Gelelim maliye politikalarınıza. Maliye politikalarınızın merkezine vergi, harç ve cezalar artırmayı koymuşsunuz, adına da ‘kayıt dışı ekonomiyle mücadele’ diyorsunuz. Yapılan ise kayıtlı firmaları, özellikle esnafları ‘gönüllü uyum’ adı altında tehdit etmektir, ‘uzlaşma’ adı altında fahiş vergi dayatmasıdır. Hükûmetiniz sözde enflasyonla mücadele için bir yandan gümrüklerde vergi indirimleri yaparken dünyanın en pahalı faiziyle biriktirilen döviz rezervlerini tahıl gibi, et gibi temel gıda maddeleri için yurt dışına, yandaş şirketlere aktarıyorsunuz yani yandaşa gelince indirim yapıyorsunuz, vatandaşa gelince bindirim yapıyorsunuz, yandaşa bol keseden dağıtıyorsunuz, vatandaşın ümüğünü sıkıyorsunuz Sayın Bakan. Üretmeden Tüketen, Kazanmadan Harcayan, Planlamadan Büyümeye Çalışan AnlayışArtık İflas Etmiştir AKP iktidarının üretmeden tüketen, kazanmadan harcayan, planlamadan büyümeye çalışan anlayışı artık iflas etmiştir. Sanayicisini banka kapılarında bekleten, çiftçisini tarlaya küstüren, emeklisini açlığa mahkûm eden iktidarınızın artık sonu gelmiştir. Bu görüşülen bütçe, faizcinin bütçesidir, bankaların bütçesidir, yandaşın bütçesidir. Bu bütçede halk yoktur, üretim yoktur, sanayici yoktur, güven ve adalet hiç yoktur. Biz bu bütçeye, bu bozuk düzene ‘Hayır.’ diyoruz.”

Vali Coşkun’dan 10 Aralık Mesajı Haber

Vali Coşkun’dan 10 Aralık Mesajı

Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Vali Coşkun mesajında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin, insan haklarının anayasası niteliğinde olduğunu belirterek, 10 Aralık tarihinin bu önemli gelişme nedeniyle “Dünya İnsan Hakları Günü” olarak kutlandığını ifade etti. İnsan haklarının; din, dil, ırk, siyasi görüş ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yalnızca insan olmalarından kaynaklanan evrensel haklar olduğuna dikkat çeken Coşkun, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin temel hak ve özgürlüklerin evrensel düzeyde korunmasını öngördüğünü vurguladı. Türk milletinin tarih boyunca insana saygı, adalet ve hoşgörüyü esas alan köklü bir medeniyet anlayışına sahip olduğunu belirten Vali Coşkun, “Aziz milletimiz, adım attığı her coğrafyada barışı, huzuru ve adaleti bir görev bilmiş, farklılıkları bir zenginlik olarak görmüştür.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne ilk imza atan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Coşkun, ülkemizin sadece kendi vatandaşlarının değil, dünyanın neresinde olursa olsun mazlum ve mağdur insanların da yanında olmaya devam ettiğini kaydetti. Mesajının sonunda, insan haklarının korunmasının demokratik, adil ve huzurlu bir toplum için vazgeçilmez olduğuna işaret eden Vali Ömer Faruk Coşkun, tüm vatandaşların 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü ve İnsan Hakları Haftası’nı kutlayarak, barış ve huzur içerisinde bir dünya temennisinde bulundu.

CHP’li Arpacı, “Denizli'ye sırtınızı dönmeyin” Haber

CHP’li Arpacı, “Denizli'ye sırtınızı dönmeyin”

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2026 bütçe görüşmelerinde söz alan CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Denizli’de spor altyapısının yok denecek kadar zayıf olduğunu belirterek hükümete yüklendi. Arpacı, “‘Denizli'ye stat yapacağız.’ dediniz ve on iki senedir bir çivi çakılmadı. Binlerce çocuk bu çürük binalarda spor yapmak zorunda kalıyor. Denizli'nin modern bir yüzme havuzu kompleksi yok. Siyasi sebeplerle yerel yönetimleri cezalandırmak halkı cezalandırmaktır; bu anlayış ne kamu vicdanına sığar ne de adalet duygusuna. Gelin, Denizli'ye sırtınızı dönmeyin ama bu yanlıştan hemen dönün” dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2026 bütçesi ve kesin hesabının görüşmeleri ile devam etti. CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Bakanlığın Denizli'de yaptığı yatırım yapmadığını belirterek gençlik ve spor yatırımlarını eleştirdi. Denizli'de iktidar tarafından verilen sözlerin tutulmadığını belirten Arpacı şöyle konuştu: ‘Denizli'ye stat yapacağız.’ dediniz ve on iki senedir bir çivi çakılmadı “Türkiye'nin üretim gücü, kültür başkenti olabilecek potansiyele sahip dinamik bir şehir olan Denizli yıllardır sportif yatırımlar konusunda açıkça ihmal edilmektedir. Ne yazık ki bütçenizi ve kamu yatırım planlarını incelediğimizde bu sene de Denizli'ye tek bir yatırım yapmayacaksınız gibi görünüyor. Oysaki her seçim döneminde partinizin verdiği vaatler akıllarda. Buyurun, bakın, 2014 ve 2019 yılında Büyükşehir Belediye Başkanınız Osman Zolan ve şu anda Genel Başkan Yardımcınız olan Nihat Zeybekçi'nin verdiği sözler, müjdeler, her seçimde bir müjde, ayrı bir paket. Her seçim döneminde ‘Denizli'ye stat yapacağız.’ dediniz ve on iki senedir bir çivi çakılmadı. Ne bir proje geldi ne bir somut adım atıldı. 2014 yılında açıkladınız, vaat verdiniz, 2019'da ‘Proje tamam, ihale aşamasında.’ dediniz ama sözleri tutmadınız. Ayrıca memleketim Babadağ Denizli'de futbol sahası olmayan tek ilçedir. Defalarca söz verilmesine rağmen, yer tahsisi için belediyeyle protokoller yapılmasına rağmen saha problemi hâlâ çözülmemiştir. Basketbol sahası yok, yüzme havuzu yok. Nerede bu projeler? Biz Denizli olarak artık yalnızca seçimden seçime hatırlanmak istemiyoruz. Biz hakkımızı istiyoruz Sayın Bakan. Denizli'nin tek eksiği futbol stadyumu değil. Denizli'nin başta basketbol olmak üzere salon sporlarının yapılacağı salonları da yok. Mevcut salonların deprem riski nedeniyle yıkılması gerekirken siz yenisini yapmadığınız için binlerce çocuk bu çürük binalarda antrenmanlarını, müsabakalarını yapmak zorunda kalıyorlar. Denizli'nin modern bir yüzme havuzu kompleksi yok. Binlerce sporcu antrenman yapamadığı için ne yazık ki bu branşı terk ediyor. Eski İl Müdürü açıklama yaptı: ‘Uluslararası standartlarda bin kişilik olimpiyat yüzme havuzu, 25.000 kişilik stadyum, 3.500 kişilik kapalı spor salonu ve antrenman merkezi projeleri hazır, yetkili mercilere sunduk.’ ifadesi var. Nerede bu projeler Sayın Bakan, bu projelerin akıbeti nedir? Neden yıllardır adım atılmıyor? Siz bu tesisleri yapmazsanız nasıl sporcu yetişecek, uluslararası müsabakalarda nasıl başarı elde edeceğiz? Birçok alanda olduğu gibi sporda da dünyada çok geride kaldık, bundan siz de sorumlusunuz; kırk yılda ilk defa olimpiyatlarda altın madalya alamadan döndük, bu da size nasip oldu. Mücadele eden sporculara minnettarız fakat gerideyiz, geri kalıyoruz ve daha da geriye gidiyoruz Sayın Bakan. Siyasi sebeplerle yerel yönetimleri cezalandırmak halkı cezalandırmaktır Bir diğer önemli husus, Denizli Engelsiz Yaşam Merkezi, Spor Toto tarafından ödenmesi gereken para. 2021'de protokol imzaladınız, açık ve net olarak Spor Toto'nun reklamlarının belediyemizin tesislerinde yer alması karşılığı 40-50 milyon ödenek ayrılacaktı. 31 Mart sonrası belediyeyi kaybedince hukuka aykırı bir biçimde yeni ek protokoller devreye sokuldu, ödenek durduruldu. Sizin Denizlileri cezalandırmaya ne hakkınız var Sayın Bakan? Siz kimin parasını kimden sakınıyorsunuz? Bu para Denizli halkının hakkıdır. Orada engelsiz yaşam merkezinden binlerce insanımız faydalanacak, spor yapacak, eğitim alacak; topluma kazandıracağız çocuklarımızı, topluma faydalı bireyler olacak. Siz de bunu biliyorsunuz ama bu parayı ödememek, siyasi sebeplerle yerel yönetimleri cezalandırmak halkı cezalandırmaktır; bu anlayış ne kamu vicdanına sığar ne de adalet duygusuna. Gelin, Denizli'ye sırtınızı dönmeyin ama bu yanlıştan hemen dönün. Biz Denizli'nin dört bir yanındaki gençlerin eşit imkânlara sahip olmasını istiyoruz Sayın Bakan, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Denizli'nin dört bir yanındaki gençlerin eşit imkânlara sahip olmasını istiyoruz. Bu ülkenin hiçbir evladı hangi partiden belediye başkanının o şehri yönettiğine ve orada yaşadığına göre farklı muamele görmemelidir. Bütçeyi yalnızca kâğıt üzerindeki rakamlarla değil bu ülkenin gençlerinin, sporcularının, geleceğinin ihtiyaçlarıyla değerlendirelim. Denizli'ye, bu ülkenin her şehrine eşit ve adil bir spor politikası getirelim diyorum.”

Denizli Belediye teşkilatının 149. yılı gururla kutlandı Haber

Denizli Belediye teşkilatının 149. yılı gururla kutlandı

Denizli'de 30 Ekim 1876 yılında kurulan belediye teşkilatının 149. yıldönümü kutlandı. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirlerini sonsuza kadar yaşatacağımıza, hak, hukuk, adalet çizgisi içerisinde bu şehri yöneteceğimize, çalmadan çalışılabileceğini herkese öğreteceğimize, eşit ve adil bir şekilde bu şehrin kaynaklarını birlikte paylaşacağımıza söz veriyorum. 149. yılımız hepimize hayırlı ve uğurlu olsun” diye konuştu. Belediye teşkilatı 149 yaşında Denizli'de 30 Ekim 1876’da kurulan belediye teşkilatının 149. kuruluş yıldönümü törenle kutlandı. Delikliçınar Meydanı’nda düzenlenen törene, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, önceki dönem Belediye Başkanları Hasan Gönüllü, Ali Marım, Ali Aygören ile Ali Dartanel ve Ziya Tıkıroğlu’nun aileleri, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektör Yardımcısı Ersan Öz, İlçe Belediye Başkanları, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve çalışanları katıldı. Atatürk Anıtı'na çelenk konulmasıyla başlayan törende, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. “Denizli iftiharla yaşanacak bir şehir” Denizli’nin bugünlere gelmesinde emeği olan önceki dönem belediye başkanları ile bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Başkan Çavuşoğlu, “Denizli'nin güzelleşmesinde ve bugün bu şehirde keyifle yaşamamızda büyük emeği olan ve bugün bizlerle birlikte olan değerli başkanlarıma çok teşekkür ederim. Denizli Belediyesi kurulduğu tarihten bu yana görev almış, tüm başkanlarımızı, hayatını kaybetmiş tüm başkanlarımızı da rahmetle ve şükranla anıyorum. Bu şehri birlikte güzelleştirmek üzere uzun yıllardır yapılan yolculuğun 149. yıl dönümünde, bizler de çalışmaya devam ediyoruz. Herkes şehrimizi bir adım daha ileriye götürebilmek için bu şehre hizmet ediyor. Bugün Denizli; doğasıyla, turizmiyle, tarımıyla, sanayisiyle, tekstiliyle, mermeri ile tüm dünyaya örnek olmuş şehirlerden biri. Hepimize düşen görev, bu şehrin ve bu şehrin insanlarının mutluluğunu hep birlikte nasıl artırabiliriz onun çabası içerisine girmemizdir. Bu şehir ve bu şehrin insanları, her şeyin en iyisine layık. Çünkü Denizli iftiharla yaşanacak bir şehir” dedi. “Cumhuriyete borçluyuz” 30 Ekim tarihinin özel bir tarih olduğunun altını çizen Başkan Çavuşoğlu, “Belediyemizin kuruluş yıl dönümünü kutladığımız bugün aslında anlam bütünlüğünü tamamlayan bir gün. Yaklaşık bir aydan bu yana Cumhuriyetimizin değerlerini yaşattığımız etkinliklere ev sahipliği yapıyoruz. Bugün buradaysak, bugün birlikteysek, farklı renkleriyle, kadınıyla, erkeğiyle farklı kişileri bir araya getirebiliyorsak, kimsesizlerin kimsesi olabiliyorsak, kadınlarımız bugün sokağa çıktığında toplumsal eşitlik ilkesinden faydalanabiliyorsa, hayatlarını eşit şekilde sürdürebiliyorlarsa, bu ülkede ve bu şehirde yaşayan herkes her yere gelebilme şansına sahipse, kula kulluk sona erdiyse, bunu cumhuriyete borçlu olduğumuzu ve ilelebet onun da yaşatılması gerektiğini biliyoruz. Cumhuriyetin bu ülkeye armağan edilmesinde, bu güzel ülkemizde, bu güzel bayraklarımız altında birlikte yaşamamıza vesile olanlara da en büyük teşekkürü sunmamız gerekiyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha şükran, minnet ve saygıyla anıyoruz” ifadelerini kullandı. Başkan Çavuşoğlu ve önceki dönem belediye başkanları daha sonra ebediyete irtihal eden belediye başkanlarının kabirlerini ziyaret ederek dua okudu.

Kızı için 55 milyonluk malından olan kadın hukuk mücadelesini kazandı Haber

Kızı için 55 milyonluk malından olan kadın hukuk mücadelesini kazandı

Muğla'nın Bodrum ilçesinde yaşayan 34 yaşındaki Fatma Kovan, 2019 yılında sosyal medya üzerinden tanıştığı A.K., ile birliktelik yaşamaya başladı. Bir süre görüşen çift daha sonra dini nikah kıydı. Eşinin "Kadınlar çalışamaz" düşüncesi üzerine restoranını kapatan Fatma Kovan, bu süre zarfında kredi çekemediğini ileten eşinin üzerine dairesini verdi. Daha sonra A.K.'nin memleketi olan Mardin'in Derik Kayacık köyüne taşınan çiftin burada bir kız çocukları dünyaya geldi. çiftin dünyaya gelen kız çocuğunun beşik kertmesi yapılmak istenmesine karşı çıkan Fatma Kovan, eşinin bu duruma tepkisiz kalması, kendisinin de sessiz kalmasını istemesi üzerine çılgına döndü. Çocuğunu da yanına alan kadın Mardin'den kaçtı. 55 milyonluk malvarlığını alamayınca hukuk mücadelesine başladı A.K., Fatma Kovan'ın kendisine verdiği vekalet ile Kovan'a ait villayı dayısının üzerine geçirdi. Daha önce A.K., Bodrum ve Mardin arası gidip dönüşlerinde zorluk yaşadıklarını bu sebeple bir araca ihtiyaçlarını olduğunu söyleyip Kovan'a ait arsayı sattırarak lüks bir araç aldığı ileri sürüldü. Mallarını geri alamayan Fatma Kovan hukuk mücadelesi başlattı. İlk olarak velayet davasını kazanan Fatma Kovan ardından manevi tazminat davasını kazanmıştı. Kovan, son olarak ise A.K.'nın dayısının üzerine oradan ise üçüncü bir şahsın üzerine geçirilen villa davasını da kazandı. Kardeşine yardım etmek için verdiği vekaleti fırsata çeviren eşi villayı dayısının üzerine geçirmiş 2021 Mayıs aylarında Fatma Kovan'ın erkek kardeşi yaşadığı karaciğer rahatsızlığı nedeniyle nakil olma zorunluluğu doğdu. Tek erkek kardeşinin tedavisi için Kovan, eşi A.K.'ye vekalet vererek Bodrum'daki malvarlıklarını satmasını, elde edilecek parayı da kardeşinin tedavisinde kullanacağını iletti. A.K.'nin Bodrum'a gittiği sırada Kovan'ın erkek kardeşi hayatını kaybetti. Erkek kardeşinin vefatıyla yaşadığı üzüntüyle verdiği vekaleti unuttuğunu ifade eden Fatma Kovan, "2 yıldır sürecimiz devam ediyor. Manevi tazminat davamı kazanmıştım. Son olarak da villa davamı kazandım. Adalet yerini buldu ve bulmaya da devam edecek. Kardeşim vefat etmeden önce eski eşime vekalet vermiştim. Bu vekalet kendi acımızla unuttuğumuz bir vekaletti. Bu şahıs vekaleti unutmayıp kötüye kullanarak benim villamı öncesinde dayısına, dayısı da bilmediğim bir şahsa geçirmiş. Kendi aralarında kendilerince bir iş yapmışlar. Ben vekaleti kardeşimden dolayı verdim. Kardeşimin zaten ölüm tarihi de belli. Her şey ortada. Kardeşim karaciğer rahatsızıydı. Nakil olması gerekiyordu. Bundan dolayı vekaleti verdim. Bu vekaleti verdikten sonrada kendisi Bodrum'a geldi. Mal satacaktı. Kardeşimin tedavisi için para lazımdı. O arada kardeşim vefat etti. O acıdan dolayı o vekalet öyle kaldı ve sonrasında unuttum. Kendi derdimizle meşgul olduğumuz için şahısın bu tarz bir şey yapabileceğini hiç düşünmedim. Dayım dediği insanın üstüne geçiyor akabinde o da tanımadığım bir şahsın üstüne geçiriyor. Ben o şahsı tanımıyorum. Aralarında saçma sapan şeyler oluyor" dedi. "Yaşadıklarımdan dolayı kazandığım davalar için mutlu değilim" Devam eden davalarının olduğunu ifade eden Fatma Kovan, "Devam eden davalarımız da var. Villa davamı ve daha öncesindeki davamı da kazandım. Devam eden bir tapu davamız var. Onun dışında tazminat ve alacak davamız var. Ben kazandığım için mutlu değilim. Benim 1 yaşındaki kızıma yaptıkları her şey ve bu süreçteki yaşadığım her şey ortada. Her şey ortaya çıkıyor ve çıkmaya da devam edecek" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.