Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ankara

Tavas Barış Gazetesi - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kızılhisar YEG Zirveye Damga Vurdu Haber

Kızılhisar YEG Zirveye Damga Vurdu

MURAT DEMİRBİLEK Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla gerçekleştirilen programda, 60 ilden 155 YEG derneği yer aldı. Toplam 35 milyon avroluk destek paketinin açıklandığı organizasyonda Kızılhisar YEG, kurduğu tanıtım standı ve projeleriyle adeta zirveye damga vurdu. SERİNHİSAR’IN DEĞERLERİ ANKARA’DA TANITILDI Etkinlik kapsamında kurulan 7 ilçe standından biri olan Kızılhisar YEG standında; Serinhisar Leblebisi, Yatağan Bıçağı, Kızılhisar Bardağı ve Yatağan Kemik Tarağı gibi bölgeye özgü ürünler sergilendi. Ziyaretçilere LEADER Projesi kapsamında geliştirilen leblebi çorbası ikram edilirken, Yatağan çakısı hediye edildi. Yöresel ürünlerin yoğun ilgi gördüğü stant, katılımcıların en çok ziyaret ettiği alanlardan biri oldu. BAKANA YATAĞAN KILICI TAKDİM EDİLDİ Programın dikkat çeken anlarından biri de sembolik hediye takdimi oldu. Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız tarafından Bakan Yumaklı’ya sunulan ve Serinhisar’ın köklü demircilik geleneğini simgeleyen Yatağan kılıcı, Kızılhisar YEG Derneği tarafından temin edildi. BAKAN YUMAKLI’DAN TAM NOT Kızılhisar YEG Derneği’nin çalışmaları, Bakan Yumaklı’dan da övgü aldı. Yumaklı, derneğin özellikle Serinhisar leblebisinin katma değerini artırmaya yönelik yenilikçi projelerine dikkat çekerek, yereldeki bu başarıların Türkiye genelinde daha fazla görünür olması gerektiğini vurguladı. Konuşmaların ardından düzenlenen törende, Kızılhisar YEG Derneği yöneticisi İlker Özmen, temsili sözleşme çekini Bakan Yumaklı ve Ahmet Antalyalı’nın elinden aldı. DENEYİM PAYLAŞIMINDA ÖNE ÇIKTI Etkinliğin ikinci gününde düzenlenen “Tecrübe ve Bilgi Paylaşımı” oturumunda da Kızılhisar YEG Derneği sahnedeydi. İlker Özmen, Türkiye genelinden seçilen 5 panelist arasında yer alarak derneğin bilgi ve tecrübesini katılımcılarla paylaştı. SERİNHİSAR İÇİN GÜÇLÜ GELECEK MESAJI Kızılhisar YEG Derneği, elde ettiği bu başarıyla önümüzdeki 5 yıllık döneme güçlü bir başlangıç yaptı. Yerel kalkınmayı önceleyen projeleriyle dikkat çeken dernek, Serinhisar’ın ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunmayı sürdürecek. Ankara’da elde edilen bu başarı, yalnızca bir derneğin değil, Serinhisar’daki üreticilerin ve tüm bölge halkının ortak gururu olarak değerlendiriliyor.

“Gerçek tehdit nato’nun kendisidir!” Haber

“Gerçek tehdit nato’nun kendisidir!”

Vatan Partisi Denizli İl Başkanı Mehmet Çobanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Millî Savunma Bakanlığı, NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulmakta olduğunu ve Karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6. Kolordu Komutanlığı’nın görevlendirildiğini duyurmuştur. En önemlisi, Güneydoğu’da NATO Bölgesel Planı kapsamında Kolordu Karargâhı kurulmasına ilişkin açıklamada 'tehdit değerlendirmesinin Müttefiklerce daha önceden onaylandığı' ifade edilmektedir. Buradan da anlaşıldığı üzere, Türkiye’ye yönelik tehdidi Türkiye değil NATO belirlemiştir. NATO’nun patronu, ABD emperyalizmidir. ABD’nin savaş ortağı da İsrail’dir. Açıkçası, Tayyip Erdoğan iktidarı, Türkiye’yi hedef alan tehdidi, ABD ve NATO stratejisine göre belirlemektedir. NATO kendisi tehdittir. Türkiye’ye tehdit belirleyemez. NATO Çok Uluslu Kolordu Karargâhı' kurmak, tuzağa düşmektir. Türkiye, NATO tuzağına düşürülemeyecek ve bu zorlu süreçten bağımsızlık ve toprak bütünlüğünü kesin güvence altına alan bir devrimle çıkacaktır.” Riyad’da imzalanan bildiriye de değinen Çobanoğlu, bu bildirinin; imza atan bütün bölge ülkeleri için, tuzağa düşme taahhüdüne imza olduğunu ifade ederek çünkü bildiri, ABD ve İsrail tehdidini gizliyor ve bölge ülkelerinin ortak geleceği için savaşan İran’ı hedef alıyor. Riyad Bildirisi, Türkiye’yi aldatmak yanında, İran, Rusya, Çin gibi gerçek müttefikler ile Türkiye’nin arasını açmaya yöneliktir. Dahası Riyad Bildirisi, Türkiye’de iktidar konumunda olan Cumhur ittifakını bölmeye yöneliktir. MHP, kararlı olarak 'ABD ve İsrail Şer ittifakına karşı Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakını' savunmaktadır. Riyad Bildirisi ve NATO yandaşlığı bu ittifaka karşıdır dedi. AZERBAYCAN’DA C-130 UÇAĞIMIZI İSRAİL DÜŞÜRDÜ! Vatan Partisi İl başkanı Mehmet Çobanoğlu önemli iddialarda da bulundu. “ABD ve İsrail’in savaş stratejisiyle uyumlu bir tehdit belirlenirken, Ukrayna, İstanbul Boğazı’nın 14-15 mil kuzeyinde, Türk şirketine ait petrol taşıyan 'Altura' tankerini kasıtlı olarak vurmuştur. Ukrayna Deniz Kuvvetleri, bu saldırıyı, Türk Deniz Kuvvetleri’nin saptamasına göre, İDA (İnsansız Deniz Aracı) denen silahla yapmıştır. Türkiye, Rusya’ya karşı savaşan Ukrayna’ya İHA ve SİHA veriyor. Ukrayna, Türk tankerini vuruyor. C-130 kargo uçağımızın Azerbaycan’dan gelirken düşürülmesinin ve 20 subayımızın şehit edilmesinin, kaza olmadığında ısrar ediyoruz: Uçağımız İsrail tarafından düşürüldü ve subaylarımız, İsrail tarafından şehit edildi. Kaza Kırım Raporu, aylar geçti, hâlâ açıklanamıyor. Çünkü kaza yok! Tehdit İsrail ve ABD’den gelince susmak var! NATO Stratejisine bağlanırsanız şehitlerinize bile sahip çıkamazsınız. Ayrıca Libya Genel Kurmay Başkanı’nın uçağının Ankara hava sahasında düşürülmesi de, İsrail ve ABD operasyonudur. Tehdit, NATO stratejisine uymayınca, tehdit olmaktan çıkıyor! Öte yandan İran’dan Türkiye’ye füzeler atıldı masallarıyla ABD ve İsrail’in 'Sahte Bayrak' uygulamalarına hizmet sunuluyor. En son dün Millî Savunma Bakanlığı, 'İran’dan ateşlendiği belirlenen ve Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmatın Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO Hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini' açıkladı. Görüldüğü gibi AK Parti iktidarı, NATO’nun Türkiye’yi koruduğu masallarıyla ABD ve İsrail’in psikolojik harekâtına yardımcı olmaktadır. ABD ekonomisi inişte, dolar saltanatı yıkılıyor! NATO paramparça! NATO dağılıyor! NATO’nun patronu olan ABD, 'NATO kâğıttan kaplandır' saptamasında bulunuyor! NATO’nun Avrupalı üyeleri NATO’ya isyan halinde! NATO’ya AK PARTİ hariciyesi dışında bel bağlayan kalmadı! Avrupa Birliği, bunalımda, Avrupa’da istikrar yok, kriz var! Atlantik kampında istikrarsızlık var, iç kavga var, çözülme var! Kendi içinde istikrarsızlığa sürüklenen Atlantik Sistemi, Batı Asya’ya veya dünyanın herhangi bir iklimine barış ve istikrar getiremez! Atlantik Sistemi, barış ve istikrarın düşmanıdır! Temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO toplantısı, NATO’nun cenaze merasimi olacaktır! Ankara, NATO mezarlığı değildir, hele NATO çöplüğü kesinlikle olamaz! DENGE POLİTİKASI ADI ALTINDA NATO GÜDÜMÜNÜN İFLAS ETTİĞİ YERDEYİZ! AK PARTİ iktidarı, ABD ve İsrail ile uyumlu politikalarını 'denge politikasının' arkasına gizlemektedir. Denge politikası iflas etmiştir. Riyad Bildirisi, iflasın bildirisidir. 'Arabuluculuk' gibi rollere talip olmak, yalnızca iflası gizlemeye yol açıyor ve Türkiye’yi yalnızlaştırıyor. Türkiye’nin Güneydoğusunda yeni NATO Karargâhı kurulmasına razı olmak, iflasın çırpınışıdır. İncirlik üssünde ABD’nin nükleer silah bulundurmasına boyun eğmek, felâkete davet çıkarmaktır. İsrail istihbaratının ileri hattı olan Kürecik Radar Üssü’nün faaliyetine devam etmesi, Konya’dan kalkan NATO AWACS uçaklarının İran’ı gözetlemesi, Türkiye’yi İran’a karşı cephe ülkesi yapma girişiminin parçasıdır. Türkiye bugün Doğu Akdeniz’den, Kıbrıs’tan, Ege’den, Trakya’dan namlu doğrultan ABD ve İsrail tehdidini ancak Rusya, İran, Çin ve diğer komşularıyla birlikte caydırabilir. Doğu Akdeniz’de ABD-İsrail-Yunanistan-Ukrayna savaş ortaklığına karşı Türkiye’ye güçlü donanması ve nükleer caydırıcılığı olan müttefik gerekir. Bu açıdan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 'ABD ve İsrail belâsına karşı Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı' önerisi, Türkiye için erken uyarıdır ve hayatî önemdedir. Vatan Partisi altmış yıldır vurguluyor: Türkiye için Atlantik Sistemi içinde bağımsızlık yok, toprak bütünlüğü tehlikede, Üretim ekonomisi yok, borç batağı var! Türkiye, bugün ancak yükselen Asya Uygarlığı içinde tam bağımsız olur, Türk Dünyası ile aynı safta yer alır, Üretim Devrimini başarır ve Çağdaş Uygarlığın öncüleri arasında konumlanır! TÜRKİYE KESİNLİKLE ABD-İSRAİL TUZAĞINA DÜŞMEYECEKTİR Denge politikasının iflas ettiği, Atlantik Sisteminin derin bir krize ve istikrarsızlığa yuvarlandığı, NATO’nun dağıldığı koşullarda, Türkiye kesinlikle ve kesinlikle ABD İsrail Tuzağına düşmeyecektir. Türkiye için, tarihî bir fırsat doğmuştur. Türkiye, Yükselen Asya Uygarlığının öncü konumlarında yer alacak, oluşan Rusya, Çin, İran İttifakı içinde yer alacak, BRICS’e katılacak ve iki yüzyıllık Türk Devrimini Üretim Devrimi yoluyla kesin zafere ulaştıracaktır. Bu amaçla Türk Milletinin tarihî birikimine dayanan ve bütün millî ve üretici sınıfları birleştiren bir hükümetin kurulması, önümüzdeki görevdir ve kaçınılmazdır. Vatan Partisi, şiddetlenen savaş koşullarında Türkiye’mizin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve Üretim Devrimi için, siyasal partilerimizle görüşmeler yapacak ve Türkiye Rusya Çin İran İttifakı Platformu kurmayı önerecektir."

BirGün okurları: “Gazetecilik suç değil!” Haber

BirGün okurları: “Gazetecilik suç değil!”

DENİZLİ’DE BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI Denizli BirGün Okur İnisiyatifi’nin çağrısıyla Candoğan Parkı’nda toplanan BirGün okurları ve yurttaşlar, gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasını protesto etti. Açıklamayı Denizli BirGün Okur İnisiyatifi sözcüsü Orhun Çoban okudu. Çoban açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada, Birgün Muhabiri gazeteci İsmail Arı’nın hukuksuz tutuklanmasına karşı sesimizi yükseltmek için toplandık. Tüm itirazlarımıza rağmen, ‘Gazetecilere dokunulmayacak, haberle ilgisi yok’ denilerek yasalaştırılan Dezenformasyon Yasası, bir kez daha gazetecileri hedef aldı. Haberden bir kez daha ‘suç’ oluşturdu, haberci suçlu ilan edildi. Sonda söyleyeceğimiz şeyi başta söyleyelim, gazetecilik suç değildir.” İSMAİL ARI’NIN TUTUKLANMA SÜRECİ ANLATILDI Açıklamada İsmail Arı’nın tutuklanma süreci detaylı şekilde aktarıldı. BirGün muhabiri İsmail Arı, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla Tokat’ta gözaltına alındı. Ankara’ya getirilen Arı’nın savcılık ifadesi alınmadan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiği ve akşam geç saatlerde tutuklandığı belirtildi. Tutuklamanın gazetecilere yönelik bir gözdağı olduğu savunuldu. DEZENFORMASYON YASASI ELEŞTİRİLDİ Çoban, Dezenformasyon Yasası’nın gazetecilik faaliyetlerini kısıtladığına dikkat çekerek, Yasanın “haber ve habercilerle ilgisi olmadığı” savunulmasına rağmen gazetecilere karşı yargı sopası olarak kullanıldığı ifade etti. Ülkedeki yoksulluk, yolsuzluk ve adaletsizlik derinleşirken gazetecilerin susmayacağı vurgulandı. İSMAİL ARI’DAN CEZAEVİNDEN MESAJ Tutuklu gazeteci İsmail Arı’nın BirGün okurlarına gönderdiği not da açıklamada paylaşıldı. Arı şunları kaydetti: “Üç ay önceki bir video nedeniyle gözaltına alındım. Bayram ziyaretinden akşam alınıp 450 km kat edip Ankara'ya getirildim. Dosyama yeni twitler ve eski videolarım eklenmeye devam ediyor. Sanıyorum ki tutuklanmam için dosya şişirilmek isteniyor. Zaten son bir yıldır beni tutuklamak için bahane arıyorlardı. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak. Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin yanında olun. Sevgiler…” BİRGÜN OKURLARINDAN DAYANIŞMA ÇAĞRISI Çoban,BirGün Gazetesi’nin halkın yanında duran gazetecilik anlayışını sürdüreceğini ifade ederek,“Bizler biliyoruz ki; bu ülkede yoksulluk derinleşirken, adaletsizlik büyürken, rant düzeni daha da pervasızlaşırken gazetecilerin susması isteniyor. Birgün okurları olarak susmayacağız. İnatla, ısrarla, gerçeğin peşinden gitmeye devam Birgün’ü ve gazetecileri yalnız bırakmayacağız. Çünkü gazetecilik, sadece olanı yazmak değil; saklanmak isteneni ortaya çıkarmaktır. Çünkü gazetecilik, yalnızca haber değil; sorumluluktur. Çünkü gazetecilik, halk adına sormaktır, halk adına hesap sormaktır. BirGün okurları olarak bir kez daha ilan ediyoruz: Hiçbir baskı, hiçbir tehdit, hiçbir gözdağı Birgün Gazetesi’ni gittiği yoldan döndüremeyecektir.” Diye konuştu. YETKİLİLERE VE KAMUOYUNA ÇAĞRI YAPILDI Basın açıklamasında yetkililere seslenen Çoban, İsmail Arı’nın derhal serbest bırakılması talep etti. Kamuoyuna ise “Haber hakkınız için bu hukuksuzluğa tepki gösterin” çağrısı yapıldı. “Bu karanlığı dayanışmayla aşacağız. Susmayacağız” ifadeleriyle sona eren açıklamada son olarak “İsmail Arı’ya özgürlük! Gazetecilik suç değildir!” sloganları atıldı.

Üretimin Kalbinde Kadın İmzası Haber

Üretimin Kalbinde Kadın İmzası

OYAK Çimento'da gelecek CEMENTA'lar inşa edecek Ağır sanayide toplumsal cinsiyet eşitliğiyle hareket eden OYAK Çimento, kadınların teknik ve mavi yaka rollerinde istihdamına odaklanan "CEMENTA" projesini hayata geçirdi. Kadınları teknik olarak devam eden operatörlüğe açılan geniş bir yelpazede üretimin her kademesinde genişlemeye hazırlayacak ilk aşamada 15 kadın çalışan üretim sahasında göreve başladı. Türkiye çimento ve beton lideri OYAK Çimento, toplumsal cinsiyet eşitliği dağılımı kapsamında kadınların mesleki gelişimi ve istihdamını alan yeni sosyal sorumluluk projesi CEMENTA'yı hayata geçirdi. Ankara, Mardin ve Adana'da pilot uygulamayla başlayan proje, özellikle teknik dağılımlar ve mavi yaka pozisyonlarında kadın temsilini güçlendirerek sanayi sektöründeki geleneksel kalıpları kırmayı hedefliyor. CEMENTA'lar; üretim hattı operatörlüğü, mekanik ve elektrik bakım-onarım birimleri ile laboratuvar ve kalite kontrol departmanlarında görev almaktadır. Proje, özellikle dijitalleşen üretim parçaları ve sürdürülebilirlik odaklı teknik rollere kadın istihdamını teşvik edecek. CEMENTA Projesi, sanayi sektöründeki geleneksel kalıpları kırmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini üretimin tam merkezine taşımak ve kadınlara alternatif bir meslek alanı açmak vizyonuyla hayata geçirildi. OYAK Çimento’nun sürdürülebilirlik hedefleriyle doğrudan örtüşen bu girişim, ağır sanayide kadın temsilinin sadece ofislerle sınırlı kalmaması, üretimin kalbi olan fabrikalarda da güçlenmesi gerektiği inancıyla doğdu. Şirket, kadınların teknik yetkinliklerini modern teknolojiyle birleştirerek hem "erkek egemen" algısını dönüştürmeyi hem de kapsayıcı bir istihdam modeliyle toplumsal kalkınmaya katkı sağlamayı amaçlıyor. “Uçtan Uca Tasarlanmış Bir Kariyer Yolculuğu” OYAK Çimento İnsan Kaynakları Ülke Direktörü Eda Güzeldemir Demiray, “CEMENTA ile genç kadınlara yalnızca bir iş fırsatı değil, uçtan uca tasarlanmış bir kariyer yolculuğu sunuyoruz. Teknik eğitimler, iş başı uygulamalar, sertifikasyon programları ve mentorluk desteğiyle çalışanlarımızın hem mesleki hem kişisel gelişimlerini destekliyoruz. Amacımız, üretimin en kritik noktalarında kadın uzman sayısını artırmak ve sanayide kalıcı bir dönüşüme katkı sağlamak. Proje toplumsal cinsiyet eşitliğini vizyonunu üretim alanlarında da görünür kılmak açısından da önemli bir işleve sahip. CEMENTA, özellikle sanayi ve üretim gibi alanlarda geleneksel olarak erkeklere atanmış pek çok rolün kadın çalışanlar tarafından da başarıyla üstlenilebileceğini göstermek ve ezberlerde kadına kapalı gibi algılanan alanlarda genç kadınlara iş ve gelişim fırsatı sunmak açısından da son derece önemli. İlk aşamadan itibaren eğitimler ve uygulamalarla donanacak olan CEMENTA’larımız; kendi alanlarında hızla ilerleyerek hem mesleki hem de kişisel gelişim bağlamında yol alabilecekler. İnanıyoruz ki aşama aşama geliştirmeyi hedeflediğimiz CEMENTA Projesi, Türkiye Sanayisi için çok kıymetli kadın teknik uzmanlar yetiştirmenin yanı sıra sektörümüz açısından algısal bir dönüşüme de öncülük edecektir. Bugün bu yolculuğa başlayan genç CEMENTA’lar, başarı hikayeleriyle gelecekte başka genç kadınlara ilham ve cesaret aşılayacak” şeklinde konuştu. Murat Sela: Kültürümüzde vaatleri eyleme dönüştürmek var CEMENTA Projesi hakkında bir değerlendirme yapan OYAK Çimento Genel Müdürü Murat Sela ise şunları söyledi: OYAK Çimento olarak kültürümüzde yer alan en temel özelliklerden biri tutarlılıklarımızı ve değerlerimizi gerçek anlamda sahiplenmemiz, değerlerin değil katma değere dönüşecek şekilde hayata geçirmeyi sevmemizdir. CEMENTA Projesi tam da OYAK Çimento'nun bu yönünü yansıtan simge projelerden biri oldu. Sürdürülebilirlik ve toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerimiz kadınların iş gücünü değiştirmediğini ofislerle ve yönetim kademeleriyle sınırlı değil, bunun özgürlük ilkesiyle bağdaşmadığına ilişkin. Üretimin en kritik noktalarında da kadın çalışanlarımızın artışını artırmayı bir parlaklık olarak ele alarak satın alıyoruz. CEMENTA ile ağır sanayide kapsayıcı ve sürdürülebilir bir istihdam modeli oluşturmayı hedefliyoruz. Bugün farklı illerde pilot uygulama kapsamında ve göreve başlayan genç kadın çalışma arkadaşları CEMENTA'nın bayraktarları olarak uzun süre arzu edilen pek çok genç kadının sanayi sektöründe kariyer hedefinin yolunu takip ediyor. Projenin tasarlandığından dolayı emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyor, genç CEMENTA'larımıza kariyer yolculuklarında başarılar diliyorum. CEMENTA Adayları Sisteme Nasıl Dahil Ediliyor? Proje kapsamında adaylara ulaşmak için dijital platformlar, yerel yönetimler ve meslek yüksekokullarıyla iş birliği içeren çok kanallı bir strateji izleniyor. Başvurular, şirket kariyer portalları ve bölge müdürlükleri aracılığıyla toplanıyor. Özellikle teknik liselerden ve meslek yüksekokullarından mezun olan, sahada çalışma motivasyonu yüksek kadınlara ulaşılmasına parlaklık veriliyor. Seçim süreci; Teknik testler, merkezileştirilmiş işlemler ve iş sağlığı, güvenliği, uygun değerlendirmeleri kapsayan titiz bir eleme bölümlerinin bir araya getirilmesidir. Projenin ilk aşamasında Ankara, Mardin ve Adana illerindeki fabrikalarda toplam 15 kadın istihdam edildi. Bu insanlar; üretim serisinin en kritik noktaları olan üretim hattı operatörlüğü, mekanik ve elektrik bakım-onarım birimleri ile laboratuvar ve kalite kontrol departmanlarında görevlendirildi. Adayların özellikle dijitalleşen üretim yönetimi ve sürdürülebilirlik odaklı teknik rollere yoğun ilgi göstermesi, teknolojik odaklı vizyonu sürdürme özelliğini taşıyor. Kapsamlı Gelişim ve Kariyer Takibi CEMENTA bünyesinde istihdam edilen kadınların sadece bir iş imkanı değil, sağlanan mesleki ve kişisel gelişim yetenekleri yeteneği yeteneklerinin da katkısıyla bütünsel bir kariyer süreci sunulmaktadır. Şirket, çalışanlarının teknik finansal yapısından yönetimsel sorumluluklara uzanan yoldaki gelişimlerini profesyonel olarak takip ediyor ve sürdürülebilir bir kariyer gelişimi için gerekli tüm kaynakları sağlıyor. Teknik bilgilerini artıracak iş başı eğitimleri ve sertifikasyon programlarına katılan katılımcılara ayrıca İletişim, problem çözme ve liderlik gibi becerileri geliştirecek mentorluk destekleri yer alıyor.

Denizli’de konut satışları azaldı Haber

Denizli’de konut satışları azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı konut satış istatistiklerine göre, Denizli’de geçen yıl Ekim ayında konut satışı 2 bin 303 adet iken, bu yıl aynı ayda 200 adet azalarak 2 bin 103 adet oldu. Türkiye genelinde konut satışları Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 oranında azalarak 164 bin 306 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 26 bin 305 ile İstanbul, 14 bin 681 ile Ankara ve 8 bin 678 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 86 ile Ardahan, 135 ile Bayburt ve 143 ile Tunceli olarak gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satışları Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,8 oranında azalarak 2 bin 106 oldu. Ekim ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 729 ile Antalya, 725 ile İstanbul ve 192 ile Mersin oldu. Denizli’de konut satışları azaldı Türkiye genelinin ortalamasında konut satışları azalırken, Denizli’de de 2025 yılının Ekim ayına göre konut satışları da azaldı. Denizli’de 2024 yılının Ekim ayında konut satışı 2 bin 303 adet iken, bu yıl aynı ayda 200 adet azalarak 2 bin 103 adet oldu. Ege Bölgesi’nin diğer illerinden Manisa’da satışlar 2024 yılının Ekim ayına göre 2 bin 903 iken 2025 yılında 2 bin 757, Afyonkarahisar’da bin 346 iken bu yıl bin 223, Aydın’da 3 bin 70 iken bu yıl 2 bin 825, Uşak’ta 722 iken bu yıl 704, İzmir’de 8 bin 658 iken bu yıl 8 bin 678, Kütahya’da bin 115 iken bu yıl bin 87, Muğla’da 2 bin 278 iken 2 bin 369 adet olarak gerçekleşti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.