Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Birliği

Tavas Barış Gazetesi - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

162 Yöresel Lezzet Tespit Edildi Haber

162 Yöresel Lezzet Tespit Edildi

MURAT DEMİRBİLEK Araştırmada, Denizli mutfağının coğrafi yapı, iklim, tarım ürünleri, ekonomik yaşam ve kültürel alışkanlıklarla şekillendiği vurgulandı. Yörede doğal ve mevsiminde ürünlerin tercih edildiği, yufkanın yaygın kullanıldığı, kahvaltının en önemli öğün olduğu ve akşam yemeklerinde daha hafif, sindirimi kolay lezzetlerin tercih edildiği ifade edildi. Gastronomi Turizmi İçin Yol Haritası Belirlendi Prof. Dr. Bertan, Denizli mutfağının markalaşması ve ulusal-uluslararası alanda tanıtılması için kapsamlı bir yol haritası oluşturduklarını belirtti. Bu kapsamda; gastronomi haritasının basılı olarak dağıtılması, ilçe ilçe tanıtımı sağlayacak “MiniaGastroDenizli” projesinin hayata geçirilmesi ve yöresel lezzetlerin tanıtımı için festivaller düzenlenmesi önerildi. Leblebi, kiraz çiçeği ve tarhana festivalleri gibi etkinliklerle kentin gastronomi potansiyelinin öne çıkarılması hedeflenirken, dijitalleşme adımları da dikkat çekti. Turistik alanlara yerleştirilecek karekodlu bilgilendirme panoları ile ziyaretçilere yapay zekâ destekli rehberlik sunulması planlanıyor. Yöresel Lezzetler Yolu Oluşturulacak Projede, Denizli’nin öne çıkan tatlarını kapsayan “Yöresel Lezzetler Yolu”nun oluşturulması da yer aldı. Bu kapsamda Karahöyük Ekmeği, keşkek, etli gevrek, Buldan simidi, Denizli tandır kebabı ve Tavas baklavası gibi ürünlerin tanıtımı için özel levhalandırma yapılması öngörülüyor. Ayrıca Tavas başta olmak üzere Cankurtaran, Karataş, Pınarlık ve Kızılcabölük hattında gastronomi rotası oluşturularak, bölgedeki kültürel ve gastronomik değerlerin turizme kazandırılması planlanıyor. Coğrafi İşaretli Ürünler İçin Uluslararası Hedef Denizli’ye özgü ürünlerin Avrupa Birliği nezdinde coğrafi işaret alması için çalışmaların artırılması gerektiği belirtilirken; Buldan kestanesi, Denizli kekiği, Denizli leblebisi, Kale biberi ve Tavas baklavası gibi ürünlerin uluslararası tescili hedefleniyor. Bunun yanı sıra, unutulmaya yüz tutmuş birçok yöresel lezzet için de başvuru süreçlerinin başlatılması öneriliyor. Gastronomi Köyleri ve Deneyim Turizmi Öne Çıkacak Yol haritasında Elmalı ve Kızılcabölük’ün “gastronomi köyü” ilan edilmesi, Karataş bölgesinin “gastropark” olarak yeniden düzenlenmesi ve köylerde “dalından topla” modeliyle deneyim turizminin geliştirilmesi gibi projeler de yer aldı. Kadın kooperatiflerinin aktif rol alacağı gastronomi müzeleri ve atölyelerle ziyaretçilere hem lezzet hem de kültürel deneyim sunulması planlanıyor. Hedef: Denizli Mutfağını Dünya Markası Yapmak Hazırlanan yol haritasıyla, Denizli’nin gastronomi turizminde güçlü bir destinasyon haline gelmesi hedefleniyor. Yerel üreticilerin desteklenmesi, yöresel ürünlerin markalaştırılması ve turizmle entegre edilmesiyle kentin ekonomik ve kültürel kalkınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.

Zeybekci DSO’ya Konuk Oldu Haber

Zeybekci DSO’ya Konuk Oldu

DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis toplantısının açılışında yaptığı konuşmada,Türkiye ve Denizli ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sanayicilerin öncelikli ihtiyaçlarını paylaştı. Kasapoğlu konuşmasına“Bugün meclisimizde hep birlikte bir fotoğrafa bakacağız. Bu fotoğrafın içinde küresel ekonomi, Türkiye ve en çok da Denizli var. İçinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak, riskleri açıkça konuşmak ve birlikte yol haritası çizmek istiyoruz” diyerek başladı.Küresel belirsizliklerin üretim üzerindeki baskısını artırdığını ifade eden Kasapoğlu, sanayide yaşanan istihdam kaybına işaret ederek “Sanayisizleşme artık akademik bir tartışma değil, ekonominin yeni gerçeğidir” dedi. “Sanayici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor” Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanayicinin giderek ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, “Küresel atmosferin boğuculuğunu sanayicimiz iliklerine kadar hissediyor. Artan rekabet ortamında üretim yapımızı dönüştürmeye çalışıyoruz ancak bu dönüşüm her geçen gün daha maliyetli ve daha riskli hale geliyor” dedi. Sanayicilerin artan ve zorlaşan rekabet ortamında üretim tarzlarını yeni üretim şekillerine uyarlamaya gayret ettiğini vurgulayan Kasapoğlu şöyle devam etti: “Ancak bu gayretin her geçen gün daha maliyetli, daha riskli hale geldiğini de hep birlikte yaşıyoruz.Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı bir ayda %50’ye yakın bir artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz.Enerji ithalatçısı bir ülke olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her yükseliş cari denge, enflasyon ve üretim maliyetlerimiz üzerinde baskı oluşturuyor.” Büyüme Var Ama Sanayi Zayıflıyor 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6’lık büyüdüğünü hatırlatarak,konunun detaylarında dikkat çekici bir tablo olduğunu belirtti: “İlk bakışta olumlu gibi görünen bu verinin altını kazıdığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tarım %8,8 daralıyor, sanayi %2,9 büyüyor ve manşetin altında kalıyor. Daha da önemlisi, sanayinin milli gelir içindeki payı son birkaç yılda %26’lardan %18’lere düşüyor. Sanayide çalışan sayısında azalma var, 174 bin kişi sistemin dışına çıkmış. Açık söylemek lazım: Sanayisizleşme patikası artık akademik bir tartışmanın ötesinde, reel sektörün gündelik gerçeğidir. Sanayi zayıflarsa ekonomi yavaşlamaz, yönünü kaybeder.” Sanayicinin en temel ihtiyacının öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kur politikası, enflasyonla mücadele ve finansmana erişim konularında kısa vadeli reflekslerin ötesine geçen, uzun erimli ve tutarlı bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ekledi.Kasapoğlu, yüksek faiz ve krediye erişimde yaşanan kısıtların yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirterek; ihracat ve yatırım kredilerinin desteklenmesi, kurda istikrar sağlanması ve maliyet unsurlarının rekabetçiliği gözeten bir yapıya kavuşturulmasının önemine işaret etti. Gümrük Birliği’nde Denge Arayışı, “Made in Europe” Sürecinde Yeni Fırsatlar Gümrük Birliği sürecine de değinen Kasapoğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları karşısında dezavantajlı konumda kaldığını belirtti.Kasapoğlu “Made in Europe” Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısınınDenizli açısından fırsatlar sunabileceğini şöyleifade etti: “Başta çelik olmak üzere, çimento ve beton bağlantılı ürünler, metal işleme, makine, otomotiv yan sanayi gibi sektörlerin daha görünür alanlar olarak öne çıktığını görüyoruz. Sektörler ve ürün grupları açısından olası etkileri erkenden değerlendirmek önem taşıyor. Ticaret Bakanlığımızla koordine bir biçimde gelişmeleri yakından takip edeceğiz.” “Yeni Başarı Hikâyeleri Yazmak Zorundayız” Denizli sanayisinin potansiyeline dikkat çeken Kasapoğlu, savunma sanayii başta olmak üzere yeni yatırım ve tedarik zinciri alanlarına odaklanılması gerektiğini vurgularken, Denizli’nin artık yeni başarı hikâyeleri yazması gerektiğini şöyle ifade etti: “Yolu Denizli’ye her düşenin girişimci kasımızı övmesiyle böbürlenmek bizi bir yere taşımıyor. Savunma sanayiinde gerek yatırımcı gerekse tedarik zincirinin bir parçası olarak açmaya çalıştığımız alanlara dört elle sarılmalıyız. TEİ Tedarikçi Buluşmaları kapsamında 27 firmamızı bir araya getirdik. TEİ Yan Sanayi Geliştirme Ekibinin üç günlük program sonundaki izlenimi, Denizli’nin makine imalat altyapısı düşünülenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğuydu. Kablo, mermer işleme, gıda ve makine sektörlerinde önemli atılımlarımız var. Bilişim, yazılım ve cam sektörlerinde de yüz ağartan önemli işler yapıyoruz. Bu başarıları yukarı taşıyacak, dışarıya anlatacak ve destekleyecek hiçbir fırsatı kaçırmamaya çalışıyoruz.” Zeybekci: “Denizli Güçlü Üretim Altyapısıyla Öne Çıkıyor” Toplantıya konuk olarak katılan önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Sayın Nihat Zeybekci, Türkiye’nin zorlu ancak fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade ederek küresel ekonomide güç dengelerinin değiştiğine ve çok kutuplu bir yapıya geçildiğine dikkat çekti. Artan küresel rekabet ortamında ülkelerin ekonomik ve siyasi stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Avrupa’daki yeni ticaret ve çevre düzenlemeleri ile Orta Doğu’daki gelişmelerinTürkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Zeybekci, ekonomik göstergeler doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla daha dengeli bir sürece girilebileceğini, faizlerdeki düşüşle birlikte kredi ve finansmana erişimin kolaylaşmasının beklendiğini ifade etti. “Birlikte Hareket Etmek Zorundayız” Denizli özelinde de değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, şehrin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci yapısıyla Türkiye ekonomisi açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurguladı. Zeybekci, Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa ile daha dengeli bir ekonomik yapı kurulmasının önemine değinerek hizmetler sektörü ve kamu alımlarında eşit hak sağlanmasının gerekliliğinden bahsetti. Çok yönlü dünya düzeninde Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çeken Zeybekci, Hürmüz Boğazı ve savaş ortamının ekonomiye olumsuz etkileri ve küresel belirsizliklere rağmen bu zorlu süreçte Denizli için birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Toplantının sonunda katılımcıların yönelttiği soruları yanıtlayan Zeybekci, artan maliyetler ile sınırlı fiyatlama imkânı arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik mevcut ve planlanan teşvik mekanizmalarının önemli rol oynayacağını ifade etti. 2026 yılı beklentilerine de değinen Zeybekci, özellikle finansmana erişim konusunda sanayiciyi rahatlatacak iyileştirmelerin hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti. Mevcut zorlu sürecin aşılmasında en önemli unsurun ise tüm kurumların topyekûn bir anlayışla hareket etmesi olduğunu vurguladı.

Denizli Ticaret Odası, Yüksek İstişare Kurulunu topladı Haber

Denizli Ticaret Odası, Yüksek İstişare Kurulunu topladı

Denizli Ticaret Odası (DTO) Yüksek İstişare Kurulu (YİK), DTO Başkanı Uğur Erdoğan’ın yönetiminde toplandı. Yoğun ilgi gören toplantıda şehrin sektörlerinin ve iş dünyasının geleceğinin planlandığı DTO’nun Avrupa Birliği, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bakanlıkları ile kamu kurum ve kuruluşlarından desteklenmeye uygun görülen projeleri ile DTO’nun uzman teknik ekibinin yerel kalkınma hamlesi teşvik programına dair hazırladığı yerel yatırım konuları görüşüldü. Başkan Erdoğan, toplantının başında, YİK’e yeni katılan Önceki Dönem Denizli Milletvekillerinden ve DTO Başkanlarından Mehmet Yüksel, tanınmış iş insanları Süleyman Öztürk ve Mehmet Ercüment Erdem ile Ziraat Bankası Denizli Bölge Başkanı Hüseyin Kahraman’a, kısa bir konuşmayla katılımlarından dolayı teşekkür ederek "Hoş geldiniz. Sizlerle daha da güçlendik. Bugünden itibaren sunacağınız değerli katkılarınız için teşekkür ederiz" dedi. Başkan Erdoğan, YİK üyelerine Denizli ekonomisinin durumunu özetledi Başkan Erdoğan, DTO YİK üyelerine, Denizli’nin içinde bulunduğu ekonomik durumu da kısaca özetledi. Sektörlerin ve ihracatçının hangi durumda olduğuna dair bir tablo çizdi. Başkan Erdoğan, "Denizli olarak, ihracatçı iller arasında 8’inci sıradayız. Ocak-eylül arasındaki 9 aylık dönemdeki ihracatımız 3 milyar 493 bin 561 dolar; geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,1’lik bir artışımız var. Ancak lokomotif sektörlerimiz hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 2,84, tekstil ve ham maddelerinde de yüzde 1,14’lük bir azalış söz konusu. Yine öne çıkan sektörlerimizden elektrik ve elektronik yüzde 19,61, demir ve demir dışı metaller yüzde 13,63, madencilik ürünleri yüzde 9,78, çelikte de yüzde 4,69’luk bir artış yakaladık. Geçen ay 173 ülkeye ihracat yaptık. Son 12 aylık ihracatımız ise 4 milyar 612 bin 919 dolara ulaştı. Öte yandan Ocak-Ağustos arasındaki 8 aylık dönemdeki ithalatımız 1 milyar 383 bin 26 dolar oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,19’luk bir artış var. İthalatımız, öne çıkan sektörlerimizden materyallerin geri kazanımı ile tekstil elyafın hazırlanması ve bükülmesinde ise azaldı. Son 12 aylık ithalatımız, 2 milyar 99 bin 838 dolar olarak kayıtlara geçti. Oda olarak yılın ilk 9 ayında bin 206 yeni üye kaydettik. Yeni üye kaydımız, geçen yılla hemen hemen aynı. 23 bin 300 üyeye çok yaklaştık. Yıllık bazda üye artış oranımız yüzde 4,39. Bu arada istihdama da bakacak olursak SGK’nın resmi verilerine göre geçen yıl Ocak-Temmuz arasındaki 7 aylık dönemde 4a kapsamındaki çalışan 226 bin 334 idi. Bu yıl aynı dönemde yüzde 0,47’lik bir artış ile 227 bin 400 oldu. Yabancı sermaye ortaklı firmalarımız bu yıl 9 ayda 18 arttı ve toplamda 422’ye ulaştı. Yabancı sermaye oranı yüzde 49,89, yabancı sermaye tutarı ise 489 milyon 853 bin 980 TL oldu. Göreve geldiğimizde fuar organizasyonu 4-5 ile sınırlı idi; zamanla 3 katına kadar çıkardık. Tekstil, teknik tekstil, tekstil makineleri, otomotiv, gıda ve içecek, ambalaj, inşaat, mermer, dekorasyon ve medikal sağlık sektörlerinde dünyanın dört bir tarafındaki en önemli yurt dışı fuarlara, yıllık 600-700 arasında üyemizi yolluyoruz. Bugüne kadar Almanya, Dubai, Yunanistan, Rusya Federasyonu, İtalya, İngiltere, Fransa, İspanya, Belçika, Polonya ve Çin Halk Cumhuriyeti gibi çok sayıda ülkeye gidildi. Beraberinde iş ve inceleme gezileri ile resmi temasların gerçekleştirildiği toplantılar da düzenlendi. Artık üyelerimiz bu tür organizasyonlarımıza yoğun ilgi gösteriyorlar, teşekkür ederiz" diye konuştu. DTO’nun projeleri, artarak son sürat devam ediyor Başkan Erdoğan, konuklarını, projelerindeki son durum hakkında da bilgilendirdi. Erdoğan, "Denizli Ticaret Odası olarak yürüttüğümüz tüm bu projeler, şehrimizin üretim altyapısını güçlendirmiş, eğitim ve istihdam alanında binlerce kişiye dokunmamızı sağlamıştır. Ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen çalışmalarımız, Denizli’mizi yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da örnek gösterilen bir üretim ve dönüşüm merkezi haline getirmiştir. Daha güçlü bir Denizli için, hep beraber bilgiyle, iş birliğiyle ve yenilikçi bir zihniyetle çalışmaya devam edeceğiz. Bu sürecin, Denizli’nin 2026 yılı ve sonrasındaki kalkınma ajandasına yön verecek ortak bir akıl çalışması olacağına inanıyorum. Katkı koyan herkese teşekkür ediyorum. Bu sene, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından desteklenecek konuların ilk dördü, doğrudan son 5 yıldır üzerinde yoğun çalıştığımız teknik tekstil üretimi ile ilgili. Bu kapsamda, 6 üyemizin destek başvurusuna yardımcı olduk; her biri yaklaşık 100 milyon TL destek talebinde bulundu ve sonuçlanmasını bekliyorlar. Toplantımıza ve çalışmalarımıza katkılarınız ve değerlendirmeleriniz için hepinize teşekkür ederiz" dedi. DTO, YİK üyelerine, projelerin ayrıntılarını aktardılar Başkan Erdoğan’ın konuşmasının ardından, DTO Genel Sekreter Yardımcısı Tekstil Mühendisi Dr. Akay Gündoğan projelerinin içeriği hakkında teknik ekipleri tarafından hazırlanan bir sunumla, YİK üyelerini ayrıntılı bilgilendirdi. Ondan sonra da Mimar İbrahim Şenel DTO’nun yeni bina yapma çalışmalarındaki son durum ve projenin içeriği hakkında detaylı bilgi verdi. Yoğun fikir alışverişinin ve bilgilendirmenin olduğu toplantı, katılımcıların tamamıyla günün anısına çektirilen fotoğraf karesi ile de sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.