Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bakanlık

Tavas Barış Gazetesi - Bakanlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakanlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Bu Bir Meslek Değil, Can Güvenliği Meselesidir” Haber

“Bu Bir Meslek Değil, Can Güvenliği Meselesidir”

MURAT DEMİRBİLEK (ÖZEL HABER) Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan torba kanun kapsamında yer alan “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin 21, 22, 23 ve 24. maddeleri, jeofizik ve jeoloji mühendisleri başta olmak üzere yerbilimleri camiasında ciddi kaygılara yol açtı. Konuya ilişkin açıklama yapan Jeofizik Mühendisi Murat Bayram, söz konusu düzenlemelerin bilimsel denetimi zayıflatabileceği, mesleki yetkileri daraltabileceği ve binlerce mühendisi işsiz bırakma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Bayram, yeraltı kaynaklarının aranması, kullanılması ve işletilmesi konusunda yıllardır bilimsel standartların oluşturulması için mücadele ettiklerini hatırlatarak, özellikle deprem gerçeğinin acı sonuçlarının yaşandığı bir ülkede bu düzenlemelerin siyaset üstü ve titizlikle ele alınması gerektiğini vurguladı. “Müelliflik sistemi fiilen tasfiye ediliyor” Kanun teklifinin, Jeofizik Mühendisliğinin temel taşlarından biri olan etüt ve proje müellifliği sistemini fiilen ortadan kaldırdığını savunan Bayram, bu durumun bireysel mühendislik hizmetlerini yok saydığını belirtti. Bayram, “Bu yaklaşım, bilgi üretimini, uzmanlaşmayı ve mesleki gelişimi engelliyor. Jeofizik mühendisleri bağımsız bilim insanları olmaktan çıkarılıp, sorgulamayan ve standart uygulamalara mahkûm edilen bir yapıya sürükleniyor” dedi. Standartlara karşı olmadıklarının altını çizen Bayram, taban fiyatların belirlenmesi ve bilimsel kabullerin netleştirilmesinin meslek adına değerli olduğunu, ancak bunun mesleği dışlayarak değil, güçlendirerek yapılması gerektiğini ifade etti. Zemin etütlerinde yetki devri ve işsizlik riski Kanun teklifiyle birlikte zemin ve temel etütlerinin yalnızca Bakanlık tarafından yetkilendirilecek sınırlı sayıdaki firmalara bırakılmasının öngörüldüğünü belirten Murat Bayram, bu firmalarda kimlerin çalışacağına dahi Bakanlığın karar vermesinin planlandığını söyledi. Bayram, “Bugün birçok meslektaşımızın büyük sermayelerle şirket kurma imkânı yok. Bu yaklaşım, ülke genelinde yaklaşık 550 yetkin firmada çalışan binlerce Jeofizik Mühendisini doğrudan işsizlik riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır” diye konuştu. Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve sendikaların bir yük değil, bilimsel hizmetin kalitesini artıran yapılar olduğuna dikkat çeken Bayram, “Bizler sorgulayan ve eleştirel düşünen mühendisleriz. Yeraltındaki suyu arayabiliyor, zemini kazmadan özelliklerini belirleyebiliyor, kayıp altyapıları tespit edebiliyor, arkeolojik çalışmalara ve madenciliğe katkı sunabiliyoruz. Kısacası biz yeraltını modelliyoruz” ifadelerini kullandı. “Deprem gerçeği yok sayılamaz” Son yıllarda yaşanan büyük depremlerin, zemin etütlerinin yapı güvenliğindeki hayati rolünü acı bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulayan Bayram, binlerce yurttaşın zemin kaynaklı hatalar nedeniyle yaşamını yitirdiğini hatırlattı. “Bu gerçekler karşısında yapılması gereken; denetimi güçlendirmek, bilimsel ve çok disiplinli bir sistemi tesis etmektir” diyen Bayram, kanun teklifinin ise denetimi bağımsız ve bilimsel bir süreç olmaktan çıkararak tekçi ve merkezi bir yapıya dönüştürdüğünü savundu. Kota ve uygulanamaz yükümlülükler eleştirisi Kanun teklifinin 24. maddesiyle zemin ve temel etütlerini yapacak kişi ve kuruluşlara kota ve sayısal sınırlamalar getirildiğini belirten Bayram, bunun binlerce mühendisin mesleğini icra etmesini fiilen imkânsız hale getirebileceğini söyledi. maddeyle zemin laboratuvarlarına, görev tanımlarında olmamasına rağmen numuneleri bizzat alma yükümlülüğü getirildiğine dikkat çeken Bayram, bu durumun sahada uygulanamaz süreçlere, kapasite aşımına ve denetimsiz raporların önünün açılmasına neden olacağını ifade etti. “Sorun değil, karışıklık var; çözüm bilimde” Açıklamasının sonunda kanunun henüz kanunlaşma aşamasında olduğunu ve yönetmelik sürecinin belirleyici olacağını hatırlatan Murat Bayram, “Biz bunu bir ‘sorun’ olarak adlandırmak istemiyoruz. Bir karışıklık ve tedirginlik var. Yetkili mercilerin meslek örgütleriyle birlikte bu konuları değerlendireceğine inanıyoruz” dedi. Bayram sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Bizler artık her depremde sevdiklerimizi kaybetmekten yorulduk. Bilimi ve mühendisliği dışlamayan, mesleki yetki ve sorumlulukları koruyan, kamu yararını ve can güvenliğini esas alan bir düzenleme istiyoruz. Lütfen bizleri duyun.”

“Bu Bir Meslek Değil, Can Güvenliği Meselesidir” Haber

“Bu Bir Meslek Değil, Can Güvenliği Meselesidir”

MURAT DEMİRBİLEK (ÖZEL HABER) Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan torba kanun kapsamında yer alan **“Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”**nin 21, 22, 23 ve 24. maddeleri, jeofizik ve jeoloji mühendisleri başta olmak üzere yerbilimleri camiasında ciddi kaygılara yol açtı. Konuya ilişkin açıklama yapan Jeofizik Mühendisi Murat Bayram, söz konusu düzenlemelerin bilimsel denetimi zayıflatabileceği, mesleki yetkileri daraltabileceği ve binlerce mühendisi işsiz bırakma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Bayram, yeraltı kaynaklarının aranması, kullanılması ve işletilmesi konusunda yıllardır bilimsel standartların oluşturulması için mücadele ettiklerini hatırlatarak, özellikle deprem gerçeğinin acı sonuçlarının yaşandığı bir ülkede bu düzenlemelerin siyaset üstü ve titizlikle ele alınması gerektiğini vurguladı. “Müelliflik sistemi fiilen tasfiye ediliyor” Kanun teklifinin, Jeofizik Mühendisliğinin temel taşlarından biri olan etüt ve proje müellifliği sistemini fiilen ortadan kaldırdığını savunan Bayram, bu durumun bireysel mühendislik hizmetlerini yok saydığını belirtti. Bayram, “Bu yaklaşım, bilgi üretimini, uzmanlaşmayı ve mesleki gelişimi engelliyor. Jeofizik mühendisleri bağımsız bilim insanları olmaktan çıkarılıp, sorgulamayan ve standart uygulamalara mahkûm edilen bir yapıya sürükleniyor” dedi. Standartlara karşı olmadıklarının altını çizen Bayram, taban fiyatların belirlenmesi ve bilimsel kabullerin netleştirilmesinin meslek adına değerli olduğunu, ancak bunun mesleği dışlayarak değil, güçlendirerek yapılması gerektiğini ifade etti. Zemin etütlerinde yetki devri ve işsizlik riski Kanun teklifiyle birlikte zemin ve temel etütlerinin yalnızca Bakanlık tarafından yetkilendirilecek sınırlı sayıdaki firmalara bırakılmasının öngörüldüğünü belirten Murat Bayram, bu firmalarda kimlerin çalışacağına dahi Bakanlığın karar vermesinin planlandığını söyledi. Bayram, “Bugün birçok meslektaşımızın büyük sermayelerle şirket kurma imkânı yok. Bu yaklaşım, ülke genelinde yaklaşık 550 yetkin firmada çalışan binlerce Jeofizik Mühendisini doğrudan işsizlik riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır” diye konuştu. Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve sendikaların bir yük değil, bilimsel hizmetin kalitesini artıran yapılar olduğuna dikkat çeken Bayram, “Bizler sorgulayan ve eleştirel düşünen mühendisleriz. Yeraltındaki suyu arayabiliyor, zemini kazmadan özelliklerini belirleyebiliyor, kayıp altyapıları tespit edebiliyor, arkeolojik çalışmalara ve madenciliğe katkı sunabiliyoruz. Kısacası biz yeraltını modelliyoruz” ifadelerini kullandı. “Deprem gerçeği yok sayılamaz” Son yıllarda yaşanan büyük depremlerin, zemin etütlerinin yapı güvenliğindeki hayati rolünü acı bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulayan Bayram, binlerce yurttaşın zemin kaynaklı hatalar nedeniyle yaşamını yitirdiğini hatırlattı. “Bu gerçekler karşısında yapılması gereken; denetimi güçlendirmek, bilimsel ve çok disiplinli bir sistemi tesis etmektir” diyen Bayram, kanun teklifinin ise denetimi bağımsız ve bilimsel bir süreç olmaktan çıkararak tekçi ve merkezi bir yapıya dönüştürdüğünü savundu. Kota ve uygulanamaz yükümlülükler eleştirisi Kanun teklifinin 24. maddesiyle zemin ve temel etütlerini yapacak kişi ve kuruluşlara kota ve sayısal sınırlamalar getirildiğini belirten Bayram, bunun binlerce mühendisin mesleğini icra etmesini fiilen imkânsız hale getirebileceğini söyledi. maddeyle zemin laboratuvarlarına, görev tanımlarında olmamasına rağmen numuneleri bizzat alma yükümlülüğü getirildiğine dikkat çeken Bayram, bu durumun sahada uygulanamaz süreçlere, kapasite aşımına ve denetimsiz raporların önünün açılmasına neden olacağını ifade etti. “Sorun değil, karışıklık var; çözüm bilimde” Açıklamasının sonunda kanunun henüz kanunlaşma aşamasında olduğunu ve yönetmelik sürecinin belirleyici olacağını hatırlatan Murat Bayram, “Biz bunu bir ‘sorun’ olarak adlandırmak istemiyoruz. Bir karışıklık ve tedirginlik var. Yetkili mercilerin meslek örgütleriyle birlikte bu konuları değerlendireceğine inanıyoruz” dedi. Bayram sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Bizler artık her depremde sevdiklerimizi kaybetmekten yorulduk. Bilimi ve mühendisliği dışlamayan, mesleki yetki ve sorumlulukları koruyan, kamu yararını ve can güvenliğini esas alan bir düzenleme istiyoruz. Lütfen bizleri duyun.”

İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan’dan Ara Tatil Mesajı Haber

İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan’dan Ara Tatil Mesajı

2025-2026 eğitim-öğretim yılının ilk ara tatili başlarken, Denizli İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan öğrenciler, öğretmenler ve eğitim camiasına yönelik bir mesaj yayımladı. Çalışkan, mesajında herkese dinlenme, yenilenme ve öğrenme fırsatlarıyla dolu bir hafta diledi. Müdür Çalışkan, öğrencilerin yoğun geçen bir dönemin ardından kısa bir molaya girdiğini belirterek, ara tatilin hem dinlenmek hem de öğrenilenleri pekiştirmek için önemli bir fırsat olduğuna dikkat çekti. Öğrencilere seslenen Çalışkan, “Bir haftalık tatilinizi ailenizle ve sevdiklerinizle en iyi şekilde geçirmenizi, aynı zamanda eksiklerinizi tamamlayarak verimli bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum. Sizler dinlenirken bizler de büyük bir heyecanla sizleri bekliyor olacağız.” ifadelerini kullandı. Öğretmenlere yönelik bölümde ise Çalışkan, ara tatilin yalnızca dinlenme değil, aynı zamanda mesleki gelişim açısından da önem taşıdığını vurguladı. Bakanlık tarafından düzenlenecek seminer ve çevrim içi mesleki çalışma programlarının eğitim sürecinin değerlendirilmesi için değerli bir fırsat olduğunu belirten Çalışkan, “Bu bir haftalık ara, eğitimcilerimiz için süreci değerlendirme ve kendimizi geliştirme imkânı sunuyor. Tüm öğretmenlerimize verimli bir mesleki çalışma haftası diliyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.” dedi. Çalışkan, ara tatil sürecinin tüm eğitim camiası için yenilenme ve motivasyon kaynağı olmasını temenni ederek mesajını tamamladı.

Bozdağ Kayak Merkezi’nin Tahsisi Yeniden Gündemde Haber

Bozdağ Kayak Merkezi’nin Tahsisi Yeniden Gündemde

Başkan Subaşıoğlu, Bozdağ Kayak Merkezi’nin Denizli eski Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci döneminde hayata geçirilen önemli bir proje olduğunu vurgulayarak, merkezin sadece Denizli için değil, bölge ve Türkiye turizmi açısından da büyük bir değer taşıdığını ifade etti. Subaşıoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın belirlediği standartların yerine getirilmemesi nedeniyle merkezin tahsisinin iptal edildiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne, kayak pistlerinde belirlenen standartların sağlanması amacıyla 1 Mart 2024 tarihinden itibaren defalarca yazılı uyarı yapılmış ve gerekli düzenlemelerin tamamlanması için süre tanınmıştır. Ancak, belediye tarafından bu süreçte gerekli çalışmalar yapılmamış, büyük bir vurdumduymazlık sergilenmiştir. Bu nedenle, Bakanlık tarafından Bozdağ Kayak Merkezi’nin belediyeye yapılan tahsisi iptal edilmiştir.” Ancak, AK Parti olarak Denizli’nin menfaatini her şeyin önünde tuttuklarını belirten Subaşıoğlu, yapılan girişimlerin sonucunda olumlu bir gelişme yaşandığını söyledi: “Mevcut Büyükşehir Belediye Başkanının Bozdağ Kayak Merkezi’ni işletme talebi de dikkate alınarak, Genel Başkan Yardımcımız ve önceki dönem Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci’nin öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy nezdinde yaptığımız görüşmeler sonucunda; belediyenin eksiklikleri gidermesi şartıyla işletme yetkisinin yeniden verilmesi talebimiz olumlu karşılanmıştır.” Subaşıoğlu, açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi: “Umuyoruz ki, yakın zamanda Bozdağ Kayak Merkezi konusunda Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne son bir fırsat daha verilecek ve bu fırsat, Denizlili hemşehrilerimizin yararına en iyi şekilde değerlendirilecektir. AK Parti olarak, Denizli’ye kazandırdığımız bu önemli tesisin etkin ve sürdürülebilir biçimde işletilmesi konusunda belediyenin gerekli hassasiyeti göstermesini temenni ediyor, Bozdağ Kayak Merkezi’nde yeniden hizmet verilmesinin şehrimize hayırlı olmasını diliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.