Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Basın Açıklaması

Tavas Barış Gazetesi - Basın Açıklaması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Basın Açıklaması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEMAD Denizli’den astsubayların hakları için çağrı: “Bıçak kemiğe dayandı” Haber

TEMAD Denizli’den astsubayların hakları için çağrı: “Bıçak kemiğe dayandı”

Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde basın mensuplarının karşısına çıkan TEMAD Denizli Şube Başkanı Bülent Kandemir, emekli astsubayların uzun yıllardır devam eden hak arama mücadelesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Astsubayların Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en önemli unsurlarından biri olduğunu ifade eden Kandemir, görev dönemindeki sorumluluklarla emeklilikte elde edilen mali ve sosyal haklar arasında büyük fark bulunduğunu savundu. Kandemir, “Bugün buraya bir imtiyaz, ayrıcalık veya lütuf istemeye gelmedik. Yıllardır ertelenen anayasal haklarımızı ve adalet talebimizi dile getirmek için buradayız” ifadelerini kullandı. “Mücadelemiz maaş pazarlığından ibaret değil” Kamuoyunda astsubayların taleplerinin yalnızca maaş artışı olarak değerlendirildiğini belirten Kandemir, bunun doğru olmadığını söyledi. Emekli astsubayların ekonomik şartlar nedeniyle ciddi geçim sıkıntıları yaşadığını öne süren Kandemir, görevdeki sorumluluklar ile emeklilikteki gelir arasında önemli bir dengesizlik bulunduğunu dile getirdi. Kandemir, açıklamasında emekli bir albayın görevde aldığı maaşın yaklaşık yüzde 83’ünü emeklilikte almaya devam ettiğini, emekli bir astsubay kıdemli başçavuşun ise son maaşının yaklaşık yüzde 44’ü seviyesinde emekli aylığı aldığını ifade etti. Bu tablonun sosyal ve ekonomik adalet açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kandemir, “Biz emekli astsubaylar hakkımız olanı istiyoruz” dedi. 11 maddelik talep listesi TEMAD Denizli Şube Başkanı Kandemir, basın toplantısında astsubayların temel taleplerini de sıraladı. Kandemir; astsubay başçavuş ve kıdemli başçavuşlara yönelik tazminat düzenlemesinin hayata geçirilmesini, emekli personel arasındaki maaş dengesizliklerinin giderilmesini ve geçmiş yıllarda belirlenen ancak enflasyon nedeniyle değer kaybeden ödemelerin güncel katsayılara bağlanmasını istedi. Kalkınmada öncelikli bölgelerde görev yapan TSK personelinin kademe hakkından yararlanması gerektiğini belirten Kandemir, astsubay eğitim seviyesinin dört yıllık fakülte/lisans düzeyine çıkarılması gerektiğini de söyledi. Astsubay Meslek Yüksekokullarından mezun olan personelin “tekniker” unvanı yerine “teknisyen” kadrolarında istihdam edilmesine de tepki gösteren Kandemir, bu konuda mevzuat değişikliği yapılmasını talep etti. Kandemir ayrıca 926 sayılı Kanun’a tabi personele yönelik sicil affı çıkarılmasını, 1975 yılında özlük hakları nedeniyle eylem yapan astsubayların itibarlarının iade edilmesini, askeri hastanelerin kapatılması sonrasında Sağlık Bakanlığına devredilen sağlık astsubaylarının hak kayıplarının giderilmesini istedi. TEMAD üyeliğine ilişkin düzenlemelerin genişletilmesini isteyen Kandemir, mevzuatta kullanılan “adi malul” ifadesinin de değiştirilerek “sağlık malulü” veya “hizmet malulü” ifadelerinden birinin kullanılmasını talep etti. “Bizler adalet terazisinin doğru tartmasını istiyoruz” diyen Kandemir, taleplerinin ayrıcalık değil hak ve eşitlik talebi olduğunu vurguladı. “Yıllardır söz veriliyor ancak sonuç alınamıyor” Astsubayların özlük ve tazminat hakları konusunda geçmiş yıllarda çok sayıda açıklama ve çalışma yapıldığını dile getiren Kandemir, buna rağmen sonuç alınamadığını savundu. Kandemir; 2012 yılında dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in, 2013 yılında Yaşar Güler’in, 2014 yılında dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın konuya ilişkin açıklamalar yaptığını hatırlattı. 2016 yılında dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan 64. Hükümet Eylem Planı’nda emekli astsubayların özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik düzenleme yapılmasının taahhüt edildiğini belirten Kandemir, 2018 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da astsubayların makam ve görev tazminatı sorununa ilişkin açıklamalarda bulunduğunu söyledi. 2019 yılında dönemin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın, 2024 yılında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın ve farklı tarihlerde siyasi parti temsilcilerinin konuya ilişkin açıklamalar yaptığını aktaran Kandemir, hazırlanan düzenlemelerin yasalaşmadığını ifade etti. Kandemir, 2024 yılında torba kanuna dahil edildiğini belirttiği düzenlemelerin son aşamada çıkarıldığını, 2025 yılı Kasım ayında ise Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in çalışmaların sürdüğünü açıkladığını söyledi. “Bıçak kemiğe dayanmıştır” Astsubayların ekonomik kayıplarının yıllar içerisinde büyüdüğünü savunan Kandemir, özellikle emekli aylıklarının geçmiş yıllara göre satın alma gücünün ciddi şekilde gerilediğini ifade etti. Kandemir, “Bıçak kemiğe dayanmıştır. Aileleriyle birlikte yaklaşık 250 bin emekli astsubay ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya bırakılmıştır” dedi. Yaklaşık 20 yıl önce emekli astsubay maaşının asgari ücretin 3,5 katı seviyesinde olduğunu, bugün ise bu oranın 1,8 kata kadar gerilediğini öne süren Kandemir, özlük hakları ve tazminat düzenlemelerinin artık ertelenmemesi gerektiğini söyledi. TBMM ve Milli Savunma Bakanlığı’na çağrı Denizli’den yetkililere seslenen Kandemir, astsubayların tazminat haklarına ilişkin düzenlemelerin TBMM gündemine alınmasını istedi. Kandemir, “Yıllardır alt komisyonlarda bekleyen ve sözü verilen tazminat haklarımızla ilgili maddeler Meclis gündemine alınmalı ve yasalaştırılmalıdır” dedi. Milli Savunma Bakanlığı’na da çağrıda bulunan Kandemir, bürokratik süreçlerin hızlandırılması ve astsubayların taleplerine ilişkin somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Kamuoyundan da destek isteyen Kandemir, “Görevdeyken ‘kahraman’, emekli olunca ‘unutulan’ olmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı. TEMAD Genel Merkezi ve 99 şubesiyle birlikte mücadeleye devam edeceklerini belirten Kandemir, “Adaletsizlikler giderilene, yasalarımız çıkana ve son meslektaşımız hakkını alana kadar hukuk temelinde, meşru zeminlerde ve kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. OYAK açıklaması Kandemir, emekli astsubayların OYAK üzerinden sürekli gelir elde ettiği yönündeki değerlendirmelere de yanıt verdi. OYAK’ın bir yardım sandığı olduğunu belirten Kandemir, buradaki birikimlerin personelin çalışma hayatı boyunca maaşlarından yapılan kesintilerden oluştuğunu söyledi. Birçok astsubayın emeklilik sırasında birikimini çekerek OYAK üyeliğini sonlandırdığını belirten Kandemir, bu nedenle emekli astsubayların tamamının OYAK’tan düzenli gelir elde ettiği yönündeki değerlendirmenin doğru olmadığını ifade etti. Astsubaylar yarın Denizli’de yürüyecek Kandemir, basın toplantısının sonunda 26 Eylül 2026 Cumartesi günü Denizli’de “Astsubay Hak Arama Mücadelesi Programı” düzenleneceğini açıkladı. Saat 12.30’da Denizli Valiliği önündeki Atatürk Anıtı’nda başlayacak programa TEMAD Genel Başkanı Cahit Koca, genel başkan yardımcıları ile Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerindeki TEMAD şubelerinin temsilcilerinin katılması bekleniyor. Program, Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Gazi Mustafa Kemal Bulvarı üzerinden gerçekleştirilecek kortej yürüyüşüyle devam edecek. Yürüyüşün Denizli Büyükşehir Belediyesi önündeki Atatürk Anıtı’nda sona ereceğini belirten Kandemir, burada geniş katılımlı bir basın açıklaması yapılacağını söyledi. Kandemir, Denizli’deki tüm basın mensuplarını ve vatandaşları programa davet etti.

BirGün okurları: “Gazetecilik suç değil!” Haber

BirGün okurları: “Gazetecilik suç değil!”

DENİZLİ’DE BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI Denizli BirGün Okur İnisiyatifi’nin çağrısıyla Candoğan Parkı’nda toplanan BirGün okurları ve yurttaşlar, gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasını protesto etti. Açıklamayı Denizli BirGün Okur İnisiyatifi sözcüsü Orhun Çoban okudu. Çoban açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada, Birgün Muhabiri gazeteci İsmail Arı’nın hukuksuz tutuklanmasına karşı sesimizi yükseltmek için toplandık. Tüm itirazlarımıza rağmen, ‘Gazetecilere dokunulmayacak, haberle ilgisi yok’ denilerek yasalaştırılan Dezenformasyon Yasası, bir kez daha gazetecileri hedef aldı. Haberden bir kez daha ‘suç’ oluşturdu, haberci suçlu ilan edildi. Sonda söyleyeceğimiz şeyi başta söyleyelim, gazetecilik suç değildir.” İSMAİL ARI’NIN TUTUKLANMA SÜRECİ ANLATILDI Açıklamada İsmail Arı’nın tutuklanma süreci detaylı şekilde aktarıldı. BirGün muhabiri İsmail Arı, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla Tokat’ta gözaltına alındı. Ankara’ya getirilen Arı’nın savcılık ifadesi alınmadan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiği ve akşam geç saatlerde tutuklandığı belirtildi. Tutuklamanın gazetecilere yönelik bir gözdağı olduğu savunuldu. DEZENFORMASYON YASASI ELEŞTİRİLDİ Çoban, Dezenformasyon Yasası’nın gazetecilik faaliyetlerini kısıtladığına dikkat çekerek, Yasanın “haber ve habercilerle ilgisi olmadığı” savunulmasına rağmen gazetecilere karşı yargı sopası olarak kullanıldığı ifade etti. Ülkedeki yoksulluk, yolsuzluk ve adaletsizlik derinleşirken gazetecilerin susmayacağı vurgulandı. İSMAİL ARI’DAN CEZAEVİNDEN MESAJ Tutuklu gazeteci İsmail Arı’nın BirGün okurlarına gönderdiği not da açıklamada paylaşıldı. Arı şunları kaydetti: “Üç ay önceki bir video nedeniyle gözaltına alındım. Bayram ziyaretinden akşam alınıp 450 km kat edip Ankara'ya getirildim. Dosyama yeni twitler ve eski videolarım eklenmeye devam ediyor. Sanıyorum ki tutuklanmam için dosya şişirilmek isteniyor. Zaten son bir yıldır beni tutuklamak için bahane arıyorlardı. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak. Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin yanında olun. Sevgiler…” BİRGÜN OKURLARINDAN DAYANIŞMA ÇAĞRISI Çoban,BirGün Gazetesi’nin halkın yanında duran gazetecilik anlayışını sürdüreceğini ifade ederek,“Bizler biliyoruz ki; bu ülkede yoksulluk derinleşirken, adaletsizlik büyürken, rant düzeni daha da pervasızlaşırken gazetecilerin susması isteniyor. Birgün okurları olarak susmayacağız. İnatla, ısrarla, gerçeğin peşinden gitmeye devam Birgün’ü ve gazetecileri yalnız bırakmayacağız. Çünkü gazetecilik, sadece olanı yazmak değil; saklanmak isteneni ortaya çıkarmaktır. Çünkü gazetecilik, yalnızca haber değil; sorumluluktur. Çünkü gazetecilik, halk adına sormaktır, halk adına hesap sormaktır. BirGün okurları olarak bir kez daha ilan ediyoruz: Hiçbir baskı, hiçbir tehdit, hiçbir gözdağı Birgün Gazetesi’ni gittiği yoldan döndüremeyecektir.” Diye konuştu. YETKİLİLERE VE KAMUOYUNA ÇAĞRI YAPILDI Basın açıklamasında yetkililere seslenen Çoban, İsmail Arı’nın derhal serbest bırakılması talep etti. Kamuoyuna ise “Haber hakkınız için bu hukuksuzluğa tepki gösterin” çağrısı yapıldı. “Bu karanlığı dayanışmayla aşacağız. Susmayacağız” ifadeleriyle sona eren açıklamada son olarak “İsmail Arı’ya özgürlük! Gazetecilik suç değildir!” sloganları atıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.