Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Büyüme

Tavas Barış Gazetesi - Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zeybekci DSO’ya Konuk Oldu Haber

Zeybekci DSO’ya Konuk Oldu

DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis toplantısının açılışında yaptığı konuşmada,Türkiye ve Denizli ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sanayicilerin öncelikli ihtiyaçlarını paylaştı. Kasapoğlu konuşmasına“Bugün meclisimizde hep birlikte bir fotoğrafa bakacağız. Bu fotoğrafın içinde küresel ekonomi, Türkiye ve en çok da Denizli var. İçinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak, riskleri açıkça konuşmak ve birlikte yol haritası çizmek istiyoruz” diyerek başladı.Küresel belirsizliklerin üretim üzerindeki baskısını artırdığını ifade eden Kasapoğlu, sanayide yaşanan istihdam kaybına işaret ederek “Sanayisizleşme artık akademik bir tartışma değil, ekonominin yeni gerçeğidir” dedi. “Sanayici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor” Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanayicinin giderek ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, “Küresel atmosferin boğuculuğunu sanayicimiz iliklerine kadar hissediyor. Artan rekabet ortamında üretim yapımızı dönüştürmeye çalışıyoruz ancak bu dönüşüm her geçen gün daha maliyetli ve daha riskli hale geliyor” dedi. Sanayicilerin artan ve zorlaşan rekabet ortamında üretim tarzlarını yeni üretim şekillerine uyarlamaya gayret ettiğini vurgulayan Kasapoğlu şöyle devam etti: “Ancak bu gayretin her geçen gün daha maliyetli, daha riskli hale geldiğini de hep birlikte yaşıyoruz.Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı bir ayda %50’ye yakın bir artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz.Enerji ithalatçısı bir ülke olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her yükseliş cari denge, enflasyon ve üretim maliyetlerimiz üzerinde baskı oluşturuyor.” Büyüme Var Ama Sanayi Zayıflıyor 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6’lık büyüdüğünü hatırlatarak,konunun detaylarında dikkat çekici bir tablo olduğunu belirtti: “İlk bakışta olumlu gibi görünen bu verinin altını kazıdığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tarım %8,8 daralıyor, sanayi %2,9 büyüyor ve manşetin altında kalıyor. Daha da önemlisi, sanayinin milli gelir içindeki payı son birkaç yılda %26’lardan %18’lere düşüyor. Sanayide çalışan sayısında azalma var, 174 bin kişi sistemin dışına çıkmış. Açık söylemek lazım: Sanayisizleşme patikası artık akademik bir tartışmanın ötesinde, reel sektörün gündelik gerçeğidir. Sanayi zayıflarsa ekonomi yavaşlamaz, yönünü kaybeder.” Sanayicinin en temel ihtiyacının öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kur politikası, enflasyonla mücadele ve finansmana erişim konularında kısa vadeli reflekslerin ötesine geçen, uzun erimli ve tutarlı bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ekledi.Kasapoğlu, yüksek faiz ve krediye erişimde yaşanan kısıtların yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirterek; ihracat ve yatırım kredilerinin desteklenmesi, kurda istikrar sağlanması ve maliyet unsurlarının rekabetçiliği gözeten bir yapıya kavuşturulmasının önemine işaret etti. Gümrük Birliği’nde Denge Arayışı, “Made in Europe” Sürecinde Yeni Fırsatlar Gümrük Birliği sürecine de değinen Kasapoğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları karşısında dezavantajlı konumda kaldığını belirtti.Kasapoğlu “Made in Europe” Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısınınDenizli açısından fırsatlar sunabileceğini şöyleifade etti: “Başta çelik olmak üzere, çimento ve beton bağlantılı ürünler, metal işleme, makine, otomotiv yan sanayi gibi sektörlerin daha görünür alanlar olarak öne çıktığını görüyoruz. Sektörler ve ürün grupları açısından olası etkileri erkenden değerlendirmek önem taşıyor. Ticaret Bakanlığımızla koordine bir biçimde gelişmeleri yakından takip edeceğiz.” “Yeni Başarı Hikâyeleri Yazmak Zorundayız” Denizli sanayisinin potansiyeline dikkat çeken Kasapoğlu, savunma sanayii başta olmak üzere yeni yatırım ve tedarik zinciri alanlarına odaklanılması gerektiğini vurgularken, Denizli’nin artık yeni başarı hikâyeleri yazması gerektiğini şöyle ifade etti: “Yolu Denizli’ye her düşenin girişimci kasımızı övmesiyle böbürlenmek bizi bir yere taşımıyor. Savunma sanayiinde gerek yatırımcı gerekse tedarik zincirinin bir parçası olarak açmaya çalıştığımız alanlara dört elle sarılmalıyız. TEİ Tedarikçi Buluşmaları kapsamında 27 firmamızı bir araya getirdik. TEİ Yan Sanayi Geliştirme Ekibinin üç günlük program sonundaki izlenimi, Denizli’nin makine imalat altyapısı düşünülenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğuydu. Kablo, mermer işleme, gıda ve makine sektörlerinde önemli atılımlarımız var. Bilişim, yazılım ve cam sektörlerinde de yüz ağartan önemli işler yapıyoruz. Bu başarıları yukarı taşıyacak, dışarıya anlatacak ve destekleyecek hiçbir fırsatı kaçırmamaya çalışıyoruz.” Zeybekci: “Denizli Güçlü Üretim Altyapısıyla Öne Çıkıyor” Toplantıya konuk olarak katılan önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Sayın Nihat Zeybekci, Türkiye’nin zorlu ancak fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade ederek küresel ekonomide güç dengelerinin değiştiğine ve çok kutuplu bir yapıya geçildiğine dikkat çekti. Artan küresel rekabet ortamında ülkelerin ekonomik ve siyasi stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Avrupa’daki yeni ticaret ve çevre düzenlemeleri ile Orta Doğu’daki gelişmelerinTürkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Zeybekci, ekonomik göstergeler doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla daha dengeli bir sürece girilebileceğini, faizlerdeki düşüşle birlikte kredi ve finansmana erişimin kolaylaşmasının beklendiğini ifade etti. “Birlikte Hareket Etmek Zorundayız” Denizli özelinde de değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, şehrin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci yapısıyla Türkiye ekonomisi açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurguladı. Zeybekci, Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa ile daha dengeli bir ekonomik yapı kurulmasının önemine değinerek hizmetler sektörü ve kamu alımlarında eşit hak sağlanmasının gerekliliğinden bahsetti. Çok yönlü dünya düzeninde Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çeken Zeybekci, Hürmüz Boğazı ve savaş ortamının ekonomiye olumsuz etkileri ve küresel belirsizliklere rağmen bu zorlu süreçte Denizli için birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Toplantının sonunda katılımcıların yönelttiği soruları yanıtlayan Zeybekci, artan maliyetler ile sınırlı fiyatlama imkânı arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik mevcut ve planlanan teşvik mekanizmalarının önemli rol oynayacağını ifade etti. 2026 yılı beklentilerine de değinen Zeybekci, özellikle finansmana erişim konusunda sanayiciyi rahatlatacak iyileştirmelerin hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti. Mevcut zorlu sürecin aşılmasında en önemli unsurun ise tüm kurumların topyekûn bir anlayışla hareket etmesi olduğunu vurguladı.

CinkayaGroup ile GLINT’ten uluslararası işbirliği Haber

CinkayaGroup ile GLINT’ten uluslararası işbirliği

Temizlik ürünleri denilince akla ilk gelen satış rekorları kıran GLINT markasının global yolculuğunda bir araya gelen CinkayaGroup Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Cinkaya, CinkayaGroup CEO’su Yavuz Cinkaya, GLINT markasının kurucusu Şahin Tuna Vardar, GLINT Yönetim Kurulu Başkanı Huriye Yılmaz ve proje ortağı sanatçı ve iş insanı Oktay Kaynarca da imza töreninde hazır bulundu. Küresel pazarlarda GLINT rüzgârı esecek İmza töreninde konuşan CinkayaGroup CEO’su Yavuz Cinkaya, küresel ticarette yaşanan dönüşüme dikkat çekerek Türkiye’den çıkan markaların uluslararası pazarlarda daha güçlü yer alması gerektiğini vurguladı. Cinkaya, “Dünya ekonomisinde dengeler hızla değişiyor. Artık yalnızca üretmek değil, güçlü markalar yaratmak ve bu markaları dünya pazarlarına taşımak büyük önem taşıyor. CinkayaGroup olarak bu dönemi bir sorumluluk ve fırsat olarak görüyoruz. Türkiye’de doğan güçlü markaları keşfetmek, onları büyütmek ve global pazarlarda rekabet eden markalara dönüştürmek istiyoruz. Yurt içi satış ve tercih hedeflerine ulaşan GLINT ile imzaladığımız bu anlaşma da bu vizyonun ilk somut adımıdır” dedi. Uluslararası satış ve pazarlama CinkayaGroup’ta GLINT markasının kısa sürede üretim kalitesi ve büyüme potansiyeli ile dikkat çektiğini belirten Cinkaya, bitkisel ve organik içerikleri, sürdürülebilir üretim anlayışı ve uluslararası kalite belgeleriyle markanın küresel pazarlarda güçlü bir konuma ulaşabileceğini ifade etti. Yapılan anlaşma kapsamında CinkayaGroup, GLINT markasının uluslararası satış ve pazarlama operasyonlarını üstlenecek. Oktay Kaynarca: “İş dünyasında değer üreten projelerin içinde olmayı önemsiyorum” Proje ortağı Oktay Kaynarca ise konuşmasında Yavuz Cinkaya ile uzun yıllara dayanan bir dostlukları olduğunu belirterek, “Yavuz Cinkaya ile uzun yıllara dayanan bir abi-kardeşliğimiz var. Daha önce birlikte yer aldığımız projelerde olduğu gibi bu projede de kendisinin yanında yer almaktan ve maddi-manevi destek vermekten mutluluk duyuyorum. Sanat hayatımın yanı sıra iş dünyasında da değer üreten projelerin içinde olmayı önemsiyorum. Yavuz Cinkaya ile bundan sonraki dönemde de yeni projelerde birlikte hareket edeceğiz” dedi. GLINT’in hedefi; küresel büyüme Manisa’da kurulan üretim altyapısıyla geliştirilen GLINT ürünleri; bitkisel içerikleri, çevre dostu yaklaşımı ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla dikkat çekiyor. Yapılan iş birliği ile markanın başta Ortadoğu, Avrupa, Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika olmak üzere birçok uluslararası pazarda büyümesi hedefleniyor. Türkiye’den çıkan markalar için yeni iş birlikleri CinkayaGroup yetkilileri, söz konusu iş birliğinin Türkiye’de geliştirilen markaların küresel pazarlarda daha güçlü yer almasına katkı sağlamayı amaçladığını belirtti. Yapılan anlaşmanın, Türkiye’den çıkan markaların uluslararası ölçekte büyümesine yönelik yeni iş birliklerinin de önünü açması bekleniyor.

MAKSİAD’da hedef 250 milyon liralık ihracat Haber

MAKSİAD’da hedef 250 milyon liralık ihracat

MURAT DEMİRBİLEK MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, 2026 yılına ilişkin hedef ve projelerini kamuoyuyla paylaştı. Düzenlenen toplantıda konuşan Sarı, makine sektöründe büyük bir sıçrama hedeflediklerini belirterek “Hedefimiz zirve” mesajı verdi. MAKSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Grand İtimat Otel’de basın mensuplarının karşısına çıkan Sarı, 2026 yılı planlamaları ve sektörel beklentilere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. 2026 İhracat Hedefi: 150 Milyon Dolar Makine sektörünün 2026 yılına umutla baktığını ifade eden Sarı, bu yıl için ihracat hedeflerini 150 milyon dolar olarak açıkladı. Denizli ihracatında ilk sıraya yükselmeyi amaçladıklarını belirten Sarı, iddialı bir yol haritası çizdiklerini söyledi. 2028 Hedefi: 250 Milyon Dolar Sarı, yapılan yatırımlar ve planlanan atılımlarla birlikte 2028 yılında 250 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaşabileceklerini dile getirdi. “Rahatlıkla bu rakamları görebiliriz” diyen Sarı, sektörün büyüme ivmesine dikkat çekti. DEMİOSB İle Yeni Atılım Makine sektörünün gelişiminde önemli rol üstlenecek olan Denizli Makina İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin (DEMİOSB) 1. etabının devreye girmesiyle birlikte ihracat rakamlarının daha da yukarı taşınacağını belirten Sarı, bölgenin sektöre ivme kazandıracağını vurguladı. Ağustos’ta İlk Etap Teslim Edilecek Denizli Sanayi Odası öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında DEMİOSB’nin birinci etap alanlarının 2026 Nisan ayında yetişmemesi durumunda kabul tarihi olan Ağustos ayında yatırımcılara teslim edileceğini açıklayan Sarı, altyapı sürecinin planlandığı şekilde ilerlediğini ifade etti. Alan ve Nitelikli Personel Sorununa Çözüm Sektörde yaşanan üretim alanı yetersizliği ve teknik personel eksikliği konularına da değinen Sarı, yıl sonuna kadar bu sorunların çözümü için yoğun çaba gösterileceğini belirtti. Amaçlarının, makine sanayicisinin önünü açmak olduğunu kaydetti. Tekstil Lokomotif, Makine Yükselişte 2025 verilerine göre Denizli’de tekstil ve konfeksiyon sektörü 1 milyar 368 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı. Aynı dönemde makine ve aksamları ihracatı ise yüzde 20,6 artışla 81 milyon dolardan 97 milyon dolara yükseldi. Makine sektöründeki bu artışın önümüzdeki yıllarda daha güçlü bir ivme yakalaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.