Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin

Tavas Barış Gazetesi - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan'dan hometex değerlendirmesi Haber

Erdoğan'dan hometex değerlendirmesi

Türkiye'nin ev tekstili sektöründeki önemli organizasyonlarından biri olan ve 19-22 Mayıs tarihleri arasında devam edecek HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Fuara katılan Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli firmalarının fuardaki konumuna ve sektörün ihracat potansiyeline ilişkin açıklamalarda bulundu. Denizli'nin üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle ev tekstili sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, fuarın sektör temsilcileri açısından yeni iş bağlantıları kurulmasına katkı sunduğunu söyledi. Fuara - Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, Türkiye'nin farklı illerinden çok sayıda sektör temsilcisi, üretici firmalar ve birçok ziyaretçi katıldı. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, "HOMETEX Fuarı hayırlı uğurlu olsun. Geçen yıl da fuara katılmıştık. Denizli heyeti olarak her yıl birçok fuarda yer alıyoruz. Bu yılın daha verimli geçeceğini öngörüyoruz. Şu anda Denizli'den yaklaşık 90 firmamızın standı bulunuyor. Bunların 40'ını ziyaret ettik. İhracatçı firmalarımızla yaptığımız görüşmelerde, farklı ülkelerden yoğun müşteri katılımı olduğunu gördük. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte, pandemi de olduğu gibi Türkiye ve Denizli'nin ihracatta avantaj sağlayacağını düşünüyoruz. Çünkü Türkiye, Avrupa ülkelerine 4 saatlik uçuş mesafesinde bulunuyor. Aynı zamanda karayolu lojistiğindeki avantajlarımız sayesinde ihracatta artış yaşanacağını öngörüyoruz. Gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde firmalarımızın son derece olumlu düşündüğünü gördük. Bugün fuarın ilk günü olmasına rağmen yoğun bir alıcı katılımı var. Hem bakanımızın hem bürokratların hem de oda başkanlarının fuara ilgisi oldukça yüksek. Fuarların, ürünlerimizin satışında çok önemli bir rol oynadığına inanıyoruz. Bu nedenle burada Türkiye'den ve farklı ülkelerden yaklaşık 600 katılımcı firma yer alıyor. Denizli olarak da 90 firmayla temsil ediliyoruz. Beklentilerimizin geçen yıla göre daha yüksek olduğunu söyleyebilirim" dedi. "650 üyemizi dünyanın farklı ülkelerindeki fuarlarla buluşturuyoruz" HOMETEX Fuarı'nın dünyada ve Avrupa'da ilk beş fuar arasında yer aldığını belirten Erdoğan, "Burada dünyanın dört bir yanından gelen alıcılarla üreticileri buluşturuyoruz. Aynı zamanda katma değeri yüksek, teknolojik, AR-GE ve inovasyon odaklı ürünler sergileniyor. Türkiye olarak bu alanda kendimizi ciddi şekilde geliştirdik. Hızlı üretim, hızlı tedarik ve hızlı teslimat konusunda öncü durumdayız. Avrupa ülkelerine dört saatlik uçuşla ulaşabiliyor, karayolu ile de 6-7 gün içerisinde teslimat gerçekleştirebiliyoruz. Bu durum Türkiye için önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca Körfez bölgesindeki savaş nedeniyle de Türkiye'nin tercih edilen bir ülke haline geldiğini düşünüyorum. Denizli Ticaret Odası olarak fuarları özellikle teşvik ediyoruz. Türkiye'de üyelerini fuarlara en fazla götüren odalardan biriyiz. Sadece geçen yıl farklı sektörlerden birçok üyemizi Çin'de düzenlenen fuarlara götürdük. Amacımız ihracatı artırmak, istihdamı desteklemek ve sektör çeşitliliğini geliştirerek ülkeye döviz girdisi sağlamak. Bu kapsamda yılda yaklaşık 600-650 üyemizi dünyanın farklı ülkelerindeki fuarlarla buluşturuyoruz" diye konuştu. "İhracata ve istihdama katkı sağlıyoruz" Geçen hafta Almanya'nın Köln şehrinde gıda fuarına katıldıklarını aktaran Erdoğan, "Önümüzdeki günlerde de Polonya'da farklı sektörlerden üyelerimizi fuarlara götüreceğiz. Fuarlar son derece önemli, değerli ve kıymetli organizasyonlar. Ürünlerimizi sergiliyor, müşterilerle buluşturuyor ve ihracata, istihdama katkı sağlıyoruz. Almanya'daki fuarlara Denizli'den yoğun katılım sağlanıyor. Fuarlara düzenli katılım sayesinde son iki yılda yaklaşık 15 Denizlili firmamız Avrupa Birliği ülkelerinde şirket kurdu. Türkiye'den ürünlerini tedarik ederek satışlarını gerçekleştiriyorlar. Bu da ihracata ve istihdama önemli katkı sağlıyor. Hem devletimizin destekleri hem de Denizli Ticaret Odası'nın finansman katkılarıyla üyelerimizi fuarlara götürüyoruz ve bunun olumlu sonuçlarını alıyoruz. Sektör bazlı olarak tüm üyelerimize davette bulunuyoruz. Örneğin gıda sektöründe yaklaşık 700 üyemiz var. Organizasyonların tamamını oda olarak üstleniyor ve üyelerimizi fuarlara taşıyoruz. Fuarlara ilgi oldukça yoğun. Tüm sektörlerden üyelerimiz büyük katılım gösteriyor. Genellikle 50-60 kişilik gruplarla fuarlara gidiyoruz. Geçtiğimiz yıl yalnızca Çin'e üç ayrı fuar organizasyonu düzenledik. Hatta firmalarımızdan belirli bir ülke veya sektör için fuar talebi geldiğinde, o sektör özelinde çağrı yapıyoruz. Yeterli katılım oluştuğunda ise dünyanın dört bir yanındaki fuarlara üyelerimizi götürüyoruz" ifadelerini kullandı.

“TRÇİ ittifakı seçenek değil zorunluluk” Haber

“TRÇİ ittifakı seçenek değil zorunluluk”

Panelin kolaylaştırıcılığını Vatan Partisi Denizli İl Başkanı Mehmet Çobanoğlu yaptı. Programa Tarih Araştırmacısı ve Yazar Ümit Şıracı, Yeniden Refah Partisi Denizli İl Başkanı Ömer Kocamanoğlu ve Vatan Partisi Merkez Karar Kurulu Üyesi Atakan Hatipoğlu konuşmacı olarak katıldı. “Türklerin uygarlık serüveni bilimsel açıdan değerlendirildi” Panelin açılış konuşmasını yapan Mehmet Çobanoğlu, organizasyonun amacının Türklerin uygarlık tarihine bilimsel bir bakış sunmak ve ittifaklar konusunda farklı siyasal yaklaşımları bir araya getirmek olduğunu söyledi. İlk konuşmayı yapan araştırmacı-yazar Ümit Şıracı ise Batı dünyasının tarih boyunca Türklere “barbar” ve “göçebe” gözüyle baktığını belirterek, Türkistan ve Anadolu coğrafyasının bu önyargıları kırdığını ifade etti. Şıracı, “Türkler doğayla uyumlu ve iç içe bir uygarlık geliştirmiştir. Sibirya ve Altay coğrafyasını gördüğünüzde bu uygarlığın temellerini daha iyi anlıyorsunuz” dedi. “Atlantik emperyalizmi bugün de aynı anlayışla hareket ediyor” Panelde söz alan Yeniden Refah Partisi Denizli İl Başkanı Ömer Kocamanoğlu ise Atlantik emperyalizminin geçmişte olduğu gibi bugün de aynı anlayışla hareket ettiğini savundu. Bolivya’nın lityum kaynakları üzerinden örnek veren Kocamanoğlu, Ukrayna’daki nadir toprak elementleri üzerinden yürütülen politikaları da eleştirerek, “Bu anlayış bir sömürü düzenidir” ifadelerini kullandı. Kocamanoğlu, TRÇİ ittifakı ile Necmettin Erbakan’ın öncülüğünü yaptığı D-8 projesi arasında benzerlikler bulunduğunu belirterek, “Atlantik’e karşı mazlum ülkelerin dayanışması fikri bugün de önemini koruyor” diye konuştu. “TRÇİ ittifakı bir tercih değil zorunluluk” Panelin son konuşmacısı olan Prof. Dr. Atakan Hatipoğlu ise Türkiye’nin mevcut küresel gelişmeler karşısında yeni ittifaklara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Hatipoğlu, Kurtuluş Savaşı döneminde Sovyet dostluğunun Türkiye açısından bir zorunluluk olduğunu hatırlatarak, bugün de Türkiye, Rusya, Çin ve İran arasında kurulacak iş birliğinin benzer bir stratejik önem taşıdığını ifade etti. Hatipoğlu konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Dış politika iç politikanın devamıdır. Nasıl bir toplum hedefliyorsanız ona uygun dış ilişkiler kurmanız gerekir. Atatürk döneminde Sovyet dostluğu nasıl bir zorunluluk idiyse bugün de TRÇİ ittifakı bir seçenek değil zorunluluktur.” Türkiye’nin çevresindeki askeri ve siyasi gelişmelere dikkat çeken Hatipoğlu, ABD üsleri, Doğu Akdeniz’deki tatbikatlar ve bölgesel gerilimler nedeniyle Türkiye’nin güçlü ittifaklara ihtiyaç duyduğunu savundu. Panel soru-cevap bölümüyle sona erdi Yoğun katılımla gerçekleştirilen panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi. Panelde özellikle Avrasya eksenli dış politika tartışmaları, Türkiye’nin uluslararası konumu ve yeni küresel dengeler üzerine yapılan değerlendirmeler dikkat çekti.

“Gerçek tehdit nato’nun kendisidir!” Haber

“Gerçek tehdit nato’nun kendisidir!”

Vatan Partisi Denizli İl Başkanı Mehmet Çobanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Millî Savunma Bakanlığı, NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulmakta olduğunu ve Karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6. Kolordu Komutanlığı’nın görevlendirildiğini duyurmuştur. En önemlisi, Güneydoğu’da NATO Bölgesel Planı kapsamında Kolordu Karargâhı kurulmasına ilişkin açıklamada 'tehdit değerlendirmesinin Müttefiklerce daha önceden onaylandığı' ifade edilmektedir. Buradan da anlaşıldığı üzere, Türkiye’ye yönelik tehdidi Türkiye değil NATO belirlemiştir. NATO’nun patronu, ABD emperyalizmidir. ABD’nin savaş ortağı da İsrail’dir. Açıkçası, Tayyip Erdoğan iktidarı, Türkiye’yi hedef alan tehdidi, ABD ve NATO stratejisine göre belirlemektedir. NATO kendisi tehdittir. Türkiye’ye tehdit belirleyemez. NATO Çok Uluslu Kolordu Karargâhı' kurmak, tuzağa düşmektir. Türkiye, NATO tuzağına düşürülemeyecek ve bu zorlu süreçten bağımsızlık ve toprak bütünlüğünü kesin güvence altına alan bir devrimle çıkacaktır.” Riyad’da imzalanan bildiriye de değinen Çobanoğlu, bu bildirinin; imza atan bütün bölge ülkeleri için, tuzağa düşme taahhüdüne imza olduğunu ifade ederek çünkü bildiri, ABD ve İsrail tehdidini gizliyor ve bölge ülkelerinin ortak geleceği için savaşan İran’ı hedef alıyor. Riyad Bildirisi, Türkiye’yi aldatmak yanında, İran, Rusya, Çin gibi gerçek müttefikler ile Türkiye’nin arasını açmaya yöneliktir. Dahası Riyad Bildirisi, Türkiye’de iktidar konumunda olan Cumhur ittifakını bölmeye yöneliktir. MHP, kararlı olarak 'ABD ve İsrail Şer ittifakına karşı Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakını' savunmaktadır. Riyad Bildirisi ve NATO yandaşlığı bu ittifaka karşıdır dedi. AZERBAYCAN’DA C-130 UÇAĞIMIZI İSRAİL DÜŞÜRDÜ! Vatan Partisi İl başkanı Mehmet Çobanoğlu önemli iddialarda da bulundu. “ABD ve İsrail’in savaş stratejisiyle uyumlu bir tehdit belirlenirken, Ukrayna, İstanbul Boğazı’nın 14-15 mil kuzeyinde, Türk şirketine ait petrol taşıyan 'Altura' tankerini kasıtlı olarak vurmuştur. Ukrayna Deniz Kuvvetleri, bu saldırıyı, Türk Deniz Kuvvetleri’nin saptamasına göre, İDA (İnsansız Deniz Aracı) denen silahla yapmıştır. Türkiye, Rusya’ya karşı savaşan Ukrayna’ya İHA ve SİHA veriyor. Ukrayna, Türk tankerini vuruyor. C-130 kargo uçağımızın Azerbaycan’dan gelirken düşürülmesinin ve 20 subayımızın şehit edilmesinin, kaza olmadığında ısrar ediyoruz: Uçağımız İsrail tarafından düşürüldü ve subaylarımız, İsrail tarafından şehit edildi. Kaza Kırım Raporu, aylar geçti, hâlâ açıklanamıyor. Çünkü kaza yok! Tehdit İsrail ve ABD’den gelince susmak var! NATO Stratejisine bağlanırsanız şehitlerinize bile sahip çıkamazsınız. Ayrıca Libya Genel Kurmay Başkanı’nın uçağının Ankara hava sahasında düşürülmesi de, İsrail ve ABD operasyonudur. Tehdit, NATO stratejisine uymayınca, tehdit olmaktan çıkıyor! Öte yandan İran’dan Türkiye’ye füzeler atıldı masallarıyla ABD ve İsrail’in 'Sahte Bayrak' uygulamalarına hizmet sunuluyor. En son dün Millî Savunma Bakanlığı, 'İran’dan ateşlendiği belirlenen ve Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmatın Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO Hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini' açıkladı. Görüldüğü gibi AK Parti iktidarı, NATO’nun Türkiye’yi koruduğu masallarıyla ABD ve İsrail’in psikolojik harekâtına yardımcı olmaktadır. ABD ekonomisi inişte, dolar saltanatı yıkılıyor! NATO paramparça! NATO dağılıyor! NATO’nun patronu olan ABD, 'NATO kâğıttan kaplandır' saptamasında bulunuyor! NATO’nun Avrupalı üyeleri NATO’ya isyan halinde! NATO’ya AK PARTİ hariciyesi dışında bel bağlayan kalmadı! Avrupa Birliği, bunalımda, Avrupa’da istikrar yok, kriz var! Atlantik kampında istikrarsızlık var, iç kavga var, çözülme var! Kendi içinde istikrarsızlığa sürüklenen Atlantik Sistemi, Batı Asya’ya veya dünyanın herhangi bir iklimine barış ve istikrar getiremez! Atlantik Sistemi, barış ve istikrarın düşmanıdır! Temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO toplantısı, NATO’nun cenaze merasimi olacaktır! Ankara, NATO mezarlığı değildir, hele NATO çöplüğü kesinlikle olamaz! DENGE POLİTİKASI ADI ALTINDA NATO GÜDÜMÜNÜN İFLAS ETTİĞİ YERDEYİZ! AK PARTİ iktidarı, ABD ve İsrail ile uyumlu politikalarını 'denge politikasının' arkasına gizlemektedir. Denge politikası iflas etmiştir. Riyad Bildirisi, iflasın bildirisidir. 'Arabuluculuk' gibi rollere talip olmak, yalnızca iflası gizlemeye yol açıyor ve Türkiye’yi yalnızlaştırıyor. Türkiye’nin Güneydoğusunda yeni NATO Karargâhı kurulmasına razı olmak, iflasın çırpınışıdır. İncirlik üssünde ABD’nin nükleer silah bulundurmasına boyun eğmek, felâkete davet çıkarmaktır. İsrail istihbaratının ileri hattı olan Kürecik Radar Üssü’nün faaliyetine devam etmesi, Konya’dan kalkan NATO AWACS uçaklarının İran’ı gözetlemesi, Türkiye’yi İran’a karşı cephe ülkesi yapma girişiminin parçasıdır. Türkiye bugün Doğu Akdeniz’den, Kıbrıs’tan, Ege’den, Trakya’dan namlu doğrultan ABD ve İsrail tehdidini ancak Rusya, İran, Çin ve diğer komşularıyla birlikte caydırabilir. Doğu Akdeniz’de ABD-İsrail-Yunanistan-Ukrayna savaş ortaklığına karşı Türkiye’ye güçlü donanması ve nükleer caydırıcılığı olan müttefik gerekir. Bu açıdan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 'ABD ve İsrail belâsına karşı Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı' önerisi, Türkiye için erken uyarıdır ve hayatî önemdedir. Vatan Partisi altmış yıldır vurguluyor: Türkiye için Atlantik Sistemi içinde bağımsızlık yok, toprak bütünlüğü tehlikede, Üretim ekonomisi yok, borç batağı var! Türkiye, bugün ancak yükselen Asya Uygarlığı içinde tam bağımsız olur, Türk Dünyası ile aynı safta yer alır, Üretim Devrimini başarır ve Çağdaş Uygarlığın öncüleri arasında konumlanır! TÜRKİYE KESİNLİKLE ABD-İSRAİL TUZAĞINA DÜŞMEYECEKTİR Denge politikasının iflas ettiği, Atlantik Sisteminin derin bir krize ve istikrarsızlığa yuvarlandığı, NATO’nun dağıldığı koşullarda, Türkiye kesinlikle ve kesinlikle ABD İsrail Tuzağına düşmeyecektir. Türkiye için, tarihî bir fırsat doğmuştur. Türkiye, Yükselen Asya Uygarlığının öncü konumlarında yer alacak, oluşan Rusya, Çin, İran İttifakı içinde yer alacak, BRICS’e katılacak ve iki yüzyıllık Türk Devrimini Üretim Devrimi yoluyla kesin zafere ulaştıracaktır. Bu amaçla Türk Milletinin tarihî birikimine dayanan ve bütün millî ve üretici sınıfları birleştiren bir hükümetin kurulması, önümüzdeki görevdir ve kaçınılmazdır. Vatan Partisi, şiddetlenen savaş koşullarında Türkiye’mizin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve Üretim Devrimi için, siyasal partilerimizle görüşmeler yapacak ve Türkiye Rusya Çin İran İttifakı Platformu kurmayı önerecektir."

Sıcak paracıya, hortumcuya altın kıyağı! Haber

Sıcak paracıya, hortumcuya altın kıyağı!

Ali Korkmazcan, ABD merkezli Bloomberg adlı yayın kuruluşunun, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)’nın, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının başlamasının ardından geçen iki haftada yaklaşık 60 ton altın sattığını yazdığını söyledi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, mart başından bu yana Türkiye’den 15 milyar dolarlık sıcak para çıktığını ifade eden Korkmazcan, sıcak paranın çıkışının döviz şoku yaratmasını ve enflasyonda ivmelenme meydana getirmesini önlemek amacıyla döviz rezervlerinde satış yoluna gittiğini söyledi. BİR AN ÖNCE SABİT KUR UYGULAMASINA GEÇİLMELİ! 60 tonluk altın satışını, yabancı sıcak para hortumcularına ucuza kazanç sağlandığını taşıdığını belirten Korkmazcan, “Biz ‘carry trade’cilere bedava para verdik. Serbest kur rejimi bizi zaaf içerisinde bırakıyor ve kur şoku olmasın diye rezerv satmak zorunda kalıyoruz.” dedi. Sıcak paraya dayalı ekonomi rejiminin, Türkiye’nin zayıf karnı olduğuna işaret eden Korkmazcan, şöyle devam etti: “Döviz Tekstil ihracatçıları ve diğer sanayi kolu ihracatçıları mağdur etmeyecek şekilde gerçek değerine oturtulmalı ve ardından hemen sabit kur rejimine geçmeliyiz. Dövizle tasarruf yasaklanmalı. Bu politika uygulandığında ‘ülkeye döviz girişi olmaz’ diyorlar. Peki, sermaye kontrolleri olan Çin’e nasıl giriyor. Çin’e her yıl 200 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım ve sıcak para giriyor. Serbest kur rejimi, ABD ve IMF’nin Türkiye’ye operasyon yapabilmesi için bir açık alandır. Adamlar bölgede bir gerginlik olduğu zaman, parasını alıp gidiyor. Ve onlara garanti kazanç sağlamış oluyoruz. Hem döviz kurunu sabit tutuyoruz hem yüksek faiz veriyoruz, döviz bazında muazzam kazanç sağlıyorlar. Yüzde 20-30 kazanç elde ediyorlar. Biz de bu kârlarını finanse ediyoruz. Cebimizden garanti para verdik. Peki, ne uğruna yapıldı bu? Kredi derecelendirme kuruluşları notumuzu artırsın, CDS primimiz düzelsin diye. Ancak hala bu kuruluşlar için yatırım yapılabilir ülke seviyesinde değiliz. Peki, 3 senedir neden bu faizi veriyoruz! Bu serbest piyasa saçmalığı artık sonlanmalı. Bu saçma ısrar çok büyük başarısızlık, ekonomiye zarar veriyor, kaynaklarımızı israf ediyor ve yabancılara risksiz kazanç sağlıyoruz. Tefecilere haraç veriyoruz. Kazanç sağladık ancak bir yatırıma da dönüşmedi. Batı’dan Türkiye’ye fabrika yatırımı, doğrudan yatırım da gelmedi.” ‘TÜRKİYE ALTIN REZERVİ BİRİKTİRMEYE DEVAM ETMELİ’ Türkiye’nin altın rezervi biriktirmeye devam etmesi gerektiğini vurgulayan Korkmazcan, Hürmüz krizinden sonra Körfez ülkelerinin de eskisi gibi ABD tahvilleri almayacaklarını ve dolardan uzaklaşmanın hızlanacağını belirtti.

DSO heyeti xıamen stone faır’de Küresel alıcılarla buluştu Haber

DSO heyeti xıamen stone faır’de Küresel alıcılarla buluştu

Fuar kapsamında Denizli Sanayi Odası (DSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Denizli Madenciler ve Mermerciler Derneği (DENMERDER) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Serter, Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Türkiye Cumhuriyeti Guangzhou Başkonsolosu Adnan Hayal, Guangzhou Ticaret Ataşesi Şerife Yıldırım Demirel ile sektör temsilcileri bir araya gelerek çeşitli temaslarda bulundu. DSO organizasyonuyla fuara katılan Doğaltaş Sektörel Ticaret Heyeti ise 14 firmadan 17 firma yetkilisinin katılımıyla temsil edilirken, heyette Alize Mermer, NGA Mermer, Nikfer Makine Sanayi ve Ticaret, Alagözler Mermer, Sirmersan Mermer, Dostbil Soket Mermer, Uğurlar Madeni Yağlar, İz Granit Maden, Asgüreller Mermer, AG Stone, Stone Up, Karetaş Maden, Derbent Maden ve Labrador Mermer yer aldı. Denizli’den Çin’e Ticaret Köprüsü DSO üyesi firmalar; Alimoğlu Mermer, Artistik İç ve Dış Ticaret, Başaranlar İnşaat Malzemeleri, Hidresta Enerji Makina, Marble Shop Doğaltaş, Plato Mermer Madencilik, HP Mermer İnşaat Enerji, Demmer Demireller Mermer, 4T Madencilik ve D-Stil Mermer fuarda yer alarak uluslararası alıcılarla temas kurarak, yeni iş bağlantıları geliştirme fırsatı elde etti. Heyet kapsamında firmalar, fuar süresince çok sayıda B2B görüşme gerçekleştirerek Çinli ve uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurdu. Blok mermer ve işlenmiş doğal taş ürün gruplarına yönelik talep ve beklentiler yerinde değerlendirilirken, mevcut ticari ilişkilerin güçlendirilmesi ve yeni ihracat bağlantılarının oluşturulması hedeflendi. Denizli, Doğal Taşta Güçlü Konumunu Koruyor Fuarın, Türk doğal taş sektörünün en önemli ihracat pazarlarından biri olan Çin’de güçlü bir görünürlük sağladığını vurgulayan DSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve DENMERDER Başkanı Mehmet Serter, “Bu tür organizasyonlar hem mevcut pazarlarımızı güçlendirmemize hem de yeni iş birlikleri geliştirmemize önemli katkı sağlıyor. Xiamen Fuarı, sektörümüz açısından stratejik bir buluşma noktasıdır” ifadelerini kullandı. Çin’in blok doğal taş ihracatında önemini koruduğunu belirten Serter, pazarda alıcıların artık daha seçici davrandığını vurgulayarak geniş ürün yelpazesi yerine yüksek standartlı ve nitelikli ürünlere yönelimin arttığına dikkat çekti. 2025 yılının sektör açısından zorlu geçtiğinin altını çizerek artan üretim maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve küresel piyasalardaki durağanlığın kârlılığı baskıladığını, döviz kuru ile maliyetler arasındaki dengesizliğin ise sektörün temel sorun alanlarından biri olmaya devam ettiğini belirten Serter, tüm bu zorluklara rağmen Denizli’nin işlenmiş doğal taş üretiminde güçlü konumunu koruduğunun önemine dikkat çekti. Katma değerli üretim yapısının uluslararası pazarlarda önemli bir rekabet avantajı sağladığını belirterek, Denizli’nin Türkiye’nin toplam doğal taş ihracatının yaklaşık yüzde 18’ini karşıladığını aktardı. İşlenmiş ürün grubunda yüzde 7-8 seviyelerinde sınırlı bir artış yaşanırken, blok ürün grubunda daha dengeli bir seyrin izlendiğine işaret eden Serter, 2026 yılına temkinli ancak umutlu bir yaklaşımla üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi. Serter, sektörün öncelikleri arasında verimlilik artışı ve nitelikli ürünlere yönelimin yer aldığını, küresel pazarlarda iş birliklerinin güçlendirilmesiyle daha sürdürülebilir bir ihracat yapısının hedeflendiğini vurguladı. Fuar süresince gerçekleştirilen temaslar ve görüşmelerle birlikte Türk doğal taş sektörünün uluslararası pazardaki etkinliği bir kez daha ortaya konuldu.

Beyaz cennete Asyalı ilgisi Haber

Beyaz cennete Asyalı ilgisi

UNECSO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale, binlerce yerli yabancı turistleri ağırlamaya devam ediyor. Özellikle Asya ülkelerinden gelen turistlerin yoğunluğu dikkat çekiyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale travertenlerine yerli ve yabancı turistlerin ilgisi sürüyor. Havanın iyi olmasıyla birlikte bölge, turistlerin akın ettiği noktalardan biri haline gelirken binlerce ziyaretçiyi ağırlamaya devam ediyor. Travertenlerin bulunduğu alanda en fazla dikkat çeken ziyaretçi grubunu ise Asya ülkelerinden gelen turistler oluşturdu. Özellikle Güney Kore, Japonya, Çin ve Tayvan’dan gelen kafilelerin yoğunluğu bölgede hareketliliği artırdı. Ziyaretçiler, travertenlerin doğal güzelliğini yakından inceleyerek bol bol fotoğraf ve video çekti. "Burası bizim Çin’de gördüğümüz medeniyet gibi değil, burası daha güzel" Pamukkale travertenlerini çok beğendiğini ve Denizli’nin Çin’den daha güzel olduğunu belirten Çinli turist, "Pamukkale’yi çok beğendim. Ayrıca buraya geldiğimizden beri buranın insanlarıyla iç içeyiz. Denizli’nin insanları çok cana yakın. Burası bizim Çin’de gördüğümüz medeniyet gibi değil, burası daha güzel. Ortamı çok beğendim. Pamukkale çok güzel ve ayrıca rahat bir yer. Denizli’ye gelmeden önce tekstil ürünlerini duymuştum. Geldiğimde ise gerçekten de denildiği gibi tekstil ürünlerinin kalitesi çok güzelmiş" dedi. "Burası gerçekten kutsanmış bir yer gibi" Pamukkale’nin kutsanmış bir yer gibi olduğunu dile getiren Koreli turist, "Hava da çok güzel. Bu tarihi alanın doğayla bütünleşmiş hali ve insanların burada bir araya gelmesi gerçekten çok güzel. Burası gerçekten kutsanmış bir yer gibi. Bir gezi için geldik. İnternetten bakınca buranın Dünya Kültür Mirası olduğunu gördük ve bu yüzden ziyaret etmeye karar verdik. Hava çok güzel" diye konuştu.

Türkiye zor dönemden geçiyor ama çözüm var; Vatan Partisi var! Haber

Türkiye zor dönemden geçiyor ama çözüm var; Vatan Partisi var!

Vatan Partisi Denizli İl başkanı Mehmet Çobanoğlu, il yöneticileri ve üyelerle sokak sokak gezerek vatandaşlara çözüm önerilerini anlatıyor. Gazi Bulvarı, Doktorlar Caddesi, Saltak Caddesi ve Bayramyeri Meydanında vatandaşlara çözüm önerilerinin bulunduğu bildirileri dağıtıp çözümlerini anlattılar. Vatandaşlarla sohbet eden Vatan Partililer vatandaşları vatan Partisine üye olmaya davet ettiler. İl Başkanı Mehmet Çobanoğlu, ABD-İsrail tehditleri ülkemiz üzerinde ağırlaşıyor, Güney Kıbrıs’a silah yığıyorlar, ABD Ege adalarına askeri üsler kurmuş, Edirne sınırımızda NATO bize karşı tatbikatlar yapıyor kısacası etrafımız ateş çemberi dedi. Ekonomik bunalımın ağırlaştığını belirten Vatan Partisi İl Başkanı Mehmet Çobanoğlu şunları söyledi: “Üretici eziliyor, faizciler baş tacı ediliyor. Sanayici konkordatoları rekor seviyelere ulaşmış. Çiftçi ekemiyor, ekse para etmiyor. Girdi maliyetleri her sene bel büküyor. Memur zorda, esnafın yüzü gülmüyor. Dar gelirlimiz, emeklimiz, asgari ücretlimiz nefes alamıyor, kiralar füze gibi artıyor, insanca yaşam koşulları kalmıyor. Kamu ve Belediye yönetimleri yolsuzluğa batmış, Devlet kurumlarında rüşvet almış başını gidiyor. Bir yere gelebilmek için Ankara’da “büyük yerlerde” tanıdık aranıyor. Bu koşullarda iktidarıyla, muhalefetiyle sistem partileri ABD-İsrail tehditlerinden korkuyor, hepsi NATO’da birleşiyor. Sistem partileri çözümsüz. Meclis’te çözüm yok, Beştepe’ye ulaşabilen yok.” Şimdi devrimci çözüm zamanı diyen Çobanoğlu, büyük krizler devrimci çözümleri dayatıyor. Oy verdikleriniz size bir şey veremedi, O olacağına bu olsun dediniz, durum değişmedi. Oylarınız boşa boşa gitti dedi. Çobanoğlu çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “Üreten Türkiye kurulacak. Rant ekonomisine son verilecek. Üretim devrimi şart. Plan, tasarruf, yatırım, istihdam, adil bölüşüm ve herkese iş olacak. Türkiye’nin geleceği Avrasya’dadır. ABD-İsrail tehditlerine karşı Rusya, Çin, İran, Türk Devletleri ve emperyalizme karşı direnen bütün güçlerle bir olacağız. KKTC’yi devlet olarak mutlaka tanıtacağız. Sanal bahisi ve her türlü kumarı kumarı yasaklayacağız. Bilimle, sanatla, çalışıp üretmekle, paylaşmayla mutlu olan gençlik yetiştireceğiz. Vatan Partisi varsa torpil işlemez, rüşvet sökmez, kartvizit geçmez. Liyakat esastır. Türk kadını Üretim Devriminin, siyasetin, kültürün ve toplumun en önünde olacak.” Mehmet Çobanoğlu daha iktidar olmadan Ermene Soykırımı yalanını bitirdiklerini, Ergenekon FETÖ tertiplerini boşa çıkardıklarını belirterek çözüm önerilerini de yaparız dedi. Zorlukları üreticilerin milli hükümetiyle aşarız diyen Çobanoğlu vatandaşları Vatan Partisi’ne üye olmaya ve görev almaya davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.