Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cızır Ebe

Tavas Barış Gazetesi - Cızır Ebe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cızır Ebe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Leğenin Sesi Sustu, Türküsü Hala Yaşıyor Haber

Leğenin Sesi Sustu, Türküsü Hala Yaşıyor

MURAT DEMİRBİLEK (ÖZEL HABER) Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Keçeliler Köyü’nde doğup Kale’nin Yeniköy Mahallesi’ne gelin gelen, yörede “Cızır Ebe” ya da kendi deyimiyle “Cızır Kızı” olarak bilinen 85 yaşındaki Fatma Kökçıkaran, yarım asrı aşan emeğiyle Yörük kültürünün yaşayan sembollerinden biri olmaya devam ediyor. Henüz 14 yaşındayken eline leğeni alıp türkü söylemeye başlayan, tahta kaşıklarla oynayarak düğünlerin neşesi olan Fatma Nine; bir dönemin kına gecelerine, düğünlerine, köy eğlencelerine adeta hayat verdi. Yörede “iliyen” diye tabir edilen leğen çalma geleneğinin en bilinen isimlerinden olan Cızır Ebe, yalnızca çaldığı ritimlerle değil, söylediği türkülerle ve diktiği gelinliklerle de hafızalara kazındı. KINA GECELERİNİN NEFESİYDİ Gençlik yıllarında düğünlerde çanak çalan, dümbek vuran, kaşıkla oynayan ve gelinlere elbise diken Cızır Ebe, köy köy gezerek herkesin sevincine ortak oldu. “Ben çalardım, kızlar oynardı. Herkesin elbisesini ben dikerdim” diyen Fatma Nine, o günlerin bugün sadece hatıralarda kaldığını söylüyor. BİR GÖZ ODADA KOCAMAN BİR HAYAT Bugün, kendisi gibi yaşlılığa bağlı sağlık sorunları yaşayan eşi Ali Kökçıkaran ile birlikte büyük köy evlerinin yalnızca bir göz odasında yaşam mücadelesi veriyor. Ayakta durmakta zorlanan, merdiven inip çıkamayan Fatma Nine, artık evden pek çıkamıyor. “Paramız var ama getiriveren yok, yediriveren yok” sözleriyle yaşlılığın sessiz yükünü dile getiriyor. "ÇALDIĞIMI OYNAYAN YOK, DİKTİĞİMİ GİYEN YOK” Yılların emeğinin karşılığında bugün yalnızlıkla baş başa kalan Cızır Ebe, içindeki ukdeyi şu sözlerle anlatıyor: “Eskiden çanağı çalardım, herkes oynardı.Gelin elbisesi dikerdim, herkes giyerdi. Şimdi çaldığımı oynayan yok, diktiğimi giyen yok…” Bacaklarının artık tutmadığını, kaşıkları eline alıp oynayamadığını söyleyen Fatma Nine, yine de yanına gelen misafirlere elinden geldiğince türküler söyleyerek gönülleri mest ediyor. Yıllara meydan okuyan sesiyle adeta kulakların pasını siliyor. “BU KÜLTÜRÜ YAŞAYAN BİR İNSAN” Araştırmacı Muhammet Kahraman, Cızır Ebe’nin bölge için taşıdığı önemi şu sözlerle vurguluyor: “Cızır Ebe bu bölgenin kültürünü yaşayan bir insandır. Gençliğinde düğünlerde iliyen çalmış, kaşıkla oynamış, Yörük geleneğini yaşatmıştır. Aynı zamanda gelinlere elbise diken bir ustadır. Bu tür değerlere sahip çıkılması gerekir.” YAŞAYAN BİR KÜLTÜR HAZİNESİ Fatma Kökçıkaran, bugün yalnızca bir köy kadını değil; sözlü kültürün, Yörük geleneğinin ve Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş düğün ritüellerinin canlı hafızası olarak dikkat çekiyor. Leğenin sesi artık eskisi gibi yankılanmasa da Cızır Ebe’nin türküsü, anlatıları ve hatıraları bu toprakların kültürel mirası olarak yaşamaya devam ediyor. Cızır Ebe’nin hikâyesi, bir kültürün sessizce yok oluşuna tanıklık ederken; aynı zamanda bu mirasa sahip çıkılması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.