Yunus Emre Külliyatı’nın 40. yılında yeniden doğuş
MURAT DEMİRBİLEK
Aslen Kızılcabölüklü olan Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Tatcı, kırk yıllık emeğini taşıyan Yunus Emre Külliyatı’nı yeni bilgi, belge ve yazmalarla güncelleyerek iki cilt hâlinde yeniden yayımladı. H Yayınları tarafından İstanbul’da basılan eser, Yunus Emre üzerine yapılan akademik çalışmalar için önemli bir boşluğu dolduruyor.
1960 yılında Kızılcabölük’te doğan ve Denizli Lisesi’nden mezun olduktan sonra Türkoloji tahsili yapan Dr. Tatcı, tam kırk yıldır Yunus Emre’nin hayatı, dili ve şiir mirası üzerine çalışıyor. 1986’da tamamlayıp 1990’larda yayımladığı külliyatı, yıllar içinde ulaştığı yeni belgeler, yazma dîvânlar ve mecmualar ışığında tamamen yenileyen Tatcı, bu yeni çalışmasını “önceki neşirlerimin hükmü yoktur” ifadeleriyle değerlendiriyor.
Yeni baskı iki ciltten oluşuyor. Birinci ciltte Yunus Emre’nin hayatı, şahsiyeti, dili ve sanatı tarihî ve menkıbevî kaynaklara dayanarak yeniden ele alınıyor. Yunus’un ilahilerinde geçen dinî ve tasavvufî kavramlar sistemli şekilde inceleniyor; itikad, ibadet, ahlâk, vahdet-i vücûd ve manevî mertebeler gibi başlıklarda beş yüzden fazla kavram tahlil ediliyor. Ayrıca Yunus’un şiirlerine yazılmış klasik şerhler ilk kez bütünlüklü biçimde bir araya getiriliyor. “Çıktım erik dalına…” matla’lı meşhur şathiyyenin bilinen şerh sayısı Tatcı’nın yeni tespitleriyle dört taneden ona çıkmış durumda. Şeyhzâde, Niyâzî-i Mısrî ve Bursalı İsmail Hakkı gibi büyük sûfîlerin yanı sıra pek çok yeni şerh de ilk kez bu çalışmada yer alıyor.
İkinci cilt üç kitaptan oluşuyor. İlk kitapta “Dîvân-ı İlâhiyât-ı Yûnus Emre”nin tenkitli metni bulunuyor. Türkiye ve yurtdışındaki kütüphanelerden derlenen elliden fazla nüsha karşılaştırılarak Yunus’a ait 420 şiir ve 3470 beyit en sağlam şekliyle ortaya kondu. İkinci kitapta Risâletü’n-Nushiyye’nin altı nüshaya dayanan tenkitli metni yer alıyor. Üçüncü kitapta ise Âşık Yunus ve başka Yunus mahlaslı sûfî şairlerin şiirleri cönk ve mecmualardan derlenerek tenkitli biçimde sunuluyor.
Dr. Mustafa Tatcı, eserin “Sözbaşı” bölümünde Yunus Emre’nin Türkçeye mânâ elbisesi giydiren bir dil ve irfan öncüsü olduğunu belirtiyor. Yunus’un hayatını ve ilahilerini mevcut belgelerle “tamamıyla ortaya koymanın” mümkün olmadığını söyleyen Tatcı, kendisini “sevdalı bir tâlip ve yolcu” olarak tanımlıyor.
Kızılcabölüklü bir bilim insanının kırk yıllık titiz emeğiyle yeniden hazırlanan bu iki ciltlik çalışma, hem akademi hem de geniş okur kitlesi için uzun yıllar başvurulacak temel bir kaynak olma niteliği taşıyor. Tatcı’nın yeni neşri, Yunus Emre’nin Anadolu irfanına ve Türkçe’nin ruhuna dair sesini yeniden duyurmayı amaçlıyor.