Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dso

Tavas Barış Gazetesi - Dso haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dso haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kasapoğlu 4 yılı özetledi, yeni rotayı çizdi Haber

Kasapoğlu 4 yılı özetledi, yeni rotayı çizdi

Denizli Sanayi Odası Çalışma Dönemi Değerlendirme Toplantısı, DSO Yüksek İstişare Kurulu, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile Oda üyeleri ve çalışanlarının katılımıyla Marla Tenis Kulübü’nde gerçekleştirildi. Toplantıda dört yıllık dönemde hayata geçirilen çalışmalar, geliştirilen hizmet yapıları ve DSO’nun kurumsal dönüşümü değerlendirilirken, gelecek döneme ilişkin hedefler de paylaşıldı. 50 Yıllık Birikim ve Ortak Akılla Sanayimizin Yanındayız Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren DSO Meclis Başkan Yardımcısı İlhan Sicimli, geride bırakılan dört yıl boyunca Mecliste Denizli sanayisinin gündemini ortak akılla ele aldıklarını, sanayicilerin sorun ve beklentilerini dile getirdiklerini belirterek Denizli Sanayi Odasının 50 yılı aşan kurumsal birikimine dikkat çekti. Bu dönemde oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu ile komisyon ve kurulların Odanın istişare mekanizmalarını güçlendirdiğini ifade eden Sicimli, Meslek Komitelerinin de sektörlerden gelen talep ve önerilerin Odanın gündemine taşınmasında aktif rol üstlendiğini vurguladı. Zorlu Ekonomik Tabloya Rağmen Beklemedik, Çözümün Peşinden Koştuk Açılış konuşmasının ardından DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, 2022–2026 dönemine ilişkin sunumunu gerçekleştirdi. Dört yıllık süreci faaliyetlerin ötesindeDSO’nun çalışma biçiminde yaşanan dönüşüm üzerinden ele alan Kasapoğlu, dönemi “Birlikte Kurduk, Birlikte Bağladık, Birlikte Dönüştürdük” başlıkları altında değerlendirdi. Göreve başladıklarında üyelerin kendisini dinleyen, sorununu kayda geçirmekle yetinmeyerek çözümün peşinden giden üretime, yatırıma, maliyetlere, finansmana erişime, verimliliğe ve ihracata dokunan bir Oda beklentisi taşıdığını ifade eden Kasapoğlu, dört yıllık dönemde salgının artçı etkileri, küresel tedarik sorunları, savaşlar, yüksek enflasyon ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin etkili olduğunu söyledi. Üyenin İhtiyacına Yeni Hizmet Yapılarıyla Karşılık Verdik Dönüşümün ilk adımını Odanın karar mekanizmalarını daha katılımcı hale getirerek attıklarını belirten Kasapoğlu, üyeyi merkeze alan çalışma anlayışıyla karar süreçlerindeki rolünün güçlendirildiğini ifade etti. Aynı dönemde DSO’nun doğrudan hizmet kapasitesinin de önemli ölçüde genişletildiğini kaydeden Kasapoğlu, Denizli Model Fabrikayı ve Verimlilik Merkezini hayata geçirdiklerini, DSO Akademi, Teşvik Ofisi, DSO MEİP, İtalya İrtibat Ofisi ve KOSGEB Temsilciliği gibi yapıların üyelerin ihtiyaçlarına daha geniş bir alanda karşılık vermek üzere geliştirildiğini vurguladı. Büyükşehir Belediyesi ile Sanayi Yönetişim Masasının kurulduğunu, Dış Ticaret İstihbarat Merkezi aracılığıyla da üyelerin vize süreçlerine destek verildiğini aktaran Kasapoğlu, 2022–2023 döneminde yaşanan enerji tedarik sıkıntılarında sanayicinin yanında olduklarını, özellikle boya sektöründeki firmaların ihtiyacı doğrultusunda DEFAŞ aracılığıyla ortak kömür tedariki sağlanarak üretimin devamlılığına katkı sunulduğunu kaydetti. “Bu yapıların her birinin adı ve uzmanlık alanı farklı olabilir. Ancak hepsinin ortak bir amacı var. Üyelerimizin yatırımına, maliyetlerine, verimliliğine, enerji performansına, insan kaynağına ve yeni pazarlara erişimine doğrudan katkı sağlamak.” diyen Kasapoğlu, Oda hizmetinin ölçüsünü gerçekleştirilen işlem sayısından çok, bu çalışmaların üyenin işletmesinde oluşturduğu etki üzerinden değerlendirdiklerini vurguladı. Sanayiciyi Yeni Pazarlarla, Denizli’yi Yeni İş Birlikleriyle Buluşturduk Dört yıllık dönemin ikinci önemli ayağını kurulan bağlantıların oluşturduğunu belirten Kasapoğlu, Odanın gücünü üyeleri adına açabildiği kapılar üzerinden tarif etti. Kasapoğlu, “Bir Odanın gücü, sahip olduğu binalardan veya düzenlediği etkinliklerden ibaret değildir. Odanın gerçek gücü kurabildiği bağlarda, aynı mesele etrafında buluşturabildiği insanlarda ve üyeleri adına açabildiği kapılarda ortaya çıkar. Biz bu dört yılda üyeyi Odayla, üyeyi üyeyle, sanayiciyi Ankara’yla, Denizli’yi Avrupa’yla bağladık.” diye konuştu. Firma ziyaretleri, Meslek Komiteleri, ortak toplantılar ve sektörel buluşmalar aracılığıyla sahadan gelen bilgi ve talepleri Odanın gündemine daha hızlı taşıdıklarını anlatan Kasapoğlu, Denizli sanayisinin kendi içerisindeki ticaret ve iş birliği kapasitesini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Savunma ve havacılık sanayii alanında gerçekleştirilen tedarikçi buluşmalarıyla Denizlili firmaların yeni tedarik zincirleriyle buluşmasına katkı sağladıklarını ifade eden Kasapoğlu, Ankara ile ilişkileri de aynı anlayışla yürüttüklerini belirterek Bakanlıklar, kamu kurumları, TOBB ve karar vericiler nezdinde gerçekleştirilen görüşmelerde finansmana erişimden enerjiye, istihdamdan ulaştırmaya, vergiden teşviklere kadar sanayicilerin sorun ve taleplerini ilgili mercilere taşıdıklarının altını çizdi. DSO’nun Çalışma Modelini Dönüştürdük Stratejik Plan’dan dijital altyapıya, insan kaynağından kamuoyu görünürlüğüne kadar Odanın kurumsal kapasitesinin güçlendirildiğini belirten Kasapoğlu, temsil anlayışındaki değişime de dikkat çekerek, “Sanayicinin sesini duyurmak, kapalı toplantılarda doğru şeyleri söylemekle tamamlanmıyor. Denizli’nin üretim gerçeğini kamuoyuna anlatmak, ekonomik gelişmeleri sanayicinin penceresinden değerlendirmek ve gerektiğinde güçlü biçimde söz söylemek de temsil sorumluluğumuzun parçasıdır.” ifadelerini kullandı. Dört yıllık çalışma döneminde hayata geçirilen projelerin ulusal ve uluslararası platformlarda da karşılık bulduğunu belirten Kasapoğlu, 2022 ve 2024 yıllarında alınan TİSK Ortak Yarınlar Ödülleri ile Dünya Odalar Kongresi Odalar Yarışması’nda yeşil dönüşüm alanında elde edilen dünya üçüncülüğünü hatırlattı.Kasapoğlu, “Bu ödülleri bir vitrinin parçası olarak görmüyoruz. Bunlar, Denizli’de kurduğumuz çalışma modelinin ulusal ve uluslararası ölçekte görüldüğünün işaretleridir. Asıl ödülümüz ise üyemizin işine yarayan, firmasına değer katan, önünü açan sonuçlardır.” dedi. Kasapoğlu: “Şimdi Denizli Sanayisinin Ölçeğini Büyütüyoruz” Sunumunun son bölümünde yeni dönem hedeflerine değinerek dört yılda oluşturulan hizmet ve çalışma kapasitesinin bundan sonraki süreçte Denizli sanayisinin daha yüksek katma değerli bir üretim yapısına ulaşması için kullanılacağını belirten Kasapoğlu, “Kurduk, bağladık, dönüştürdük, şimdi ölçeği büyütüyoruz.” sözleriyle dört yıllık birikimin bundan sonraki aşamasını anlattı. Kasapoğlu, “Burada sözünü ettiğimiz ölçek, önce Odanın büyüklüğü değildir. Bizim esas hedefimiz Denizli sanayisinin teknoloji, katma değer, yatırım ve nitelikli istihdam ölçeğini büyütmektir. Odamızın insan kaynağını, uzmanlığını, fiziki altyapısını ve mali kapasitesini de bu hedefe hizmet etmek için güçlendiriyoruz.” dedi. Konuşmasının sonunda dört yıllık çalışma döneminde hayata geçirilen çalışmaların ortak bir emeğin ürünü olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, konuşmasını “Gelin, kurduğumuz yapıları büyütelim,kurduğumuz bağları güçlendirelim, başlattığımız dönüşümü hızlandıralım. Denizli sanayisinin ölçeğini, teknolojisini ve katma değerini birlikte yükseltelim.” sözleriyletamamladı. Dört Yıllık Emeğe Teşekkür Konuşmaların ardından, 2022–2026 çalışma dönemi boyunca emekleri, fikirleri ve destekleriyle Odanın gelişimine ve çalışmalarına katkı sunan DSO Yüksek İstişare Kurulu, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerine, Başkan Kasapoğlu ve Toplantı Divanı tarafından teşekkür plaketleri takdim edildi.

Denizli’de Titanyum Yatırımı Masada Haber

Denizli’de Titanyum Yatırımı Masada

Kasapoğlu: “Zorlu Döneme Rağmen Yatırım İradesini Korumalıyız” Toplantının açılış konuşmasını yapan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, sanayinin üretim, yatırım ve istihdam açısından zorlu bir dönemden geçtiğini belirterek, mevcut ekonomik koşulların etkisinin reel sektörde yoğun biçimde hissedildiğine dikkat çekti. Kasapoğlu, “Bugün sanayicimiz kendi şirketinde üretimini, istihdamını ve yatırım gücünü korumak için ciddi bir mücadele veriyor. Ancak hiçbir zorluk ya da rahatlık sonsuz değil. İçinde bulunduğumuz dönemin de kalıcı olmadığını düşünüyorum. Türkiye’de yatırım ve üretim ortamının yeniden iyileşeceğine inanıyoruz. Dolayısıyla bugünün sorunlarıyla mücadele ederken geleceğin yatırım alanlarını da bugünden konuşmak ve hazırlığımızı yapmak zorundayız. Titanyum yatırımına da bu anlayışla yaklaşıyoruz.” dedi. Denizli’nin Üretim Birikimi Yeni Yatırımlara Güç Verecek Yeni bir yatırım fikriyle yola çıkmalarındaki temel motivasyonun Denizli’nin yıllar içerisinde oluşturduğu üretim birikimi olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kentin sanayi ve ihracatta Türkiye’nin önde gelen şehirleri arasında yer aldığını söyledi. Denizli’nin girişimci yapısına ve birlikte iş yapma kültürüne dikkat çeken Kasapoğlu, “Denizli’nin yüzyılları aşan girişimci ruhu ve üretim kabiliyeti bize bu konuda cesaret veriyor. Sermaye ölçeğimiz İstanbul ve Ankara gibi büyük merkezlerden farklı olabilir ancak birlikte iş yapabilme gücümüz yüksek. Sanayicilerimizin bilgi birikimini, tecrübesini ve sermayesini ortak bir hedef etrafında buluşturabilirsek Denizli ölçeğinde çok daha büyük yatırımları hayata geçirebiliriz.” diye konuştu. Yeni Yatırım Modeli İçin Farklı Üretim Alanları İncelendi Yatırım kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Kasapoğlu, Kayseri, İzmir, Eskişehir ve Gaziantep gibi güçlü sanayi merkezlerindeki tesisleri ve üretim modellerini incelediklerini belirtti. Montaj ve talaşlı imalat dahil olmak üzere Denizli’nin üretim kabiliyetleriyle örtüşebilecek alanlar üzerinde çalıştıklarını aktaran Kasapoğlu, bu süreçte Prof. Dr. Mahmut Akşit ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve yapılan incelemelerin ardından titanyum üretiminin öne çıkan alanlardan biri haline geldiğini kaydetti. Titanyumun geniş kullanım alanının Denizli’de kurulacak bir tesisin farklı sektörlerle üretim ilişkisi geliştirmesine imkân sağlayacağını ifade eden Kasapoğlu, Er-Bakır’ın zaman içerisinde kablo sektörünün gelişimine sunduğu katkıyı ve tekstildeki güçlü yapıyı örnek göstererek bu projenin de kentte yeni bir üretim ekosistemi ile yan sanayilerin gelişmesini destekleyeceğini söyledi. Tin: “Denizli Yeni Yatırım Alanlarına Yönelmeli” AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin ise Denizli sanayisinin mevcut sektörlerdeki gücünü korurken yeni alanlara da yönelmesi gerektiğini ifade etti. Makine, metal, demir-çelik ve yan sanayi alanlarında dağınık yapıda faaliyet gösteren firmaların bir araya gelerek oluşturduğu Denizli Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ni bu birlikteliğin önemli bir örneği olarak gösteren Tin, titanyumun dünya genelinde talep gören stratejik bir ürün olduğunu ve Denizli sanayicisinin ortak hareket ederek bu fırsatı değerlendirmesinin kentin geleceği açısından kritik rol taşıdığını vurguladı. Yatırımın Fizibilitesi Sanayicilerle Paylaşıldı Konuşmaların ardından Savunma Sanayii Ortak Girişim Komisyonu Üyesi Celil Kılınç, titanyum yatırımına yönelik teknik ve fizibilite sunumunu gerçekleştirdi. Sunumun ardından toplantı, projenin ortaklık yapısı, üretim modeli, yatırım süreci ve firmalar arasında geliştirilebilecek iş birliği imkânlarının ele alındığı, Başkan Selim Kasapoğlu ve Celil Kılınç’ın sanayicilerin sorularını yanıtladığı karşılıklı istişare bölümüyle sona erdi.

Yapay zekâ çağında sanayinin yeni yol haritası DSO’da konuşuldu Haber

Yapay zekâ çağında sanayinin yeni yol haritası DSO’da konuşuldu

Etkinlikte ayrıca, teknolojik dönüşümün üretim ve iş yapış biçimlerine etkisi ile yapay zekânın bireylerin yaşam biçimleri, çalışma alışkanlıkları ve tüketim tercihleri üzerindeki yansımaları da ele alındı. Türkiye’nin değişen toplumsal yapısı, geleceğin meslekleri, insan kaynağının dönüşümü ve veri odaklı karar alma kültürü de programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kasapoğlu: “Geleceği ve Değişimi Doğru Okumalıyız” Programın açılış konuşmasını yapan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, finansmana erişim, yüksek işgücü maliyetleri, enflasyon, kur ve faiz politikalarının sanayicinin rekabet gücü üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Yönetim Kurulu Üyeleriyle birlikte sahada sanayicinin sorunlarını yakından takip ettiklerini ifade eden Kasapoğlu, mevcut koşulların yatırım ve gelecek planlarını zorlaştırdığını söyledi. Bu tablonun iş dünyasını günlük sorunlara odaklanmaya ittiğini belirten Kasapoğlu, sanayicinin geleceğin teknolojilerini ve değişen üretim anlayışını da gündeminde tutması gerektiğini vurguladı. Kasapoğlu, “Öngörülebilir olmayan bu ortamda gelecekle ilgili hesap yapmak, plan yapmak zorlaşıyor. Ancak biz içeride bu sorunlarla uğraşırken dünya önemli bir teknoloji devriminden geçiyor. Girişimciliğin ruhunda, üretimin ruhunda değişimi yakalamak, çağı yakalamak var. Türk girişimcisinin ve sanayicisinin bu değişimi de mutlaka bir yerinden yakalayacağına inanıyorum. Yeter ki geleceği ve değişimi doğru okuyalım, bu dönüşümü iyi anlayıp geleceğimizi buna göre planlayalım.” dedi. Abdula: “Bugünü ve Yarını Birlikte Yaşamak Lazım” Stratejist ve FutureBright Group Kurucusu Akan Abdula, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, dönüşümün ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla birlikte okunmasının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin değişen yapısı, insan kaynağı ve geleceğe yönelik fırsatlarının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Abdula, geleceğe hazırlanırken bugünün ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Geleceğin meslekleri konuşulurken mevcut üretim yapısının ihtiyaç duyduğu alanların da dikkate alınması gerektiğine işaret eden Abdula, teknoloji yatırımlarının enerji ve insan kaynağı başta olmak üzere farklı sektörlerde yeni ihtiyaçlar doğuracağını belirtti. Veri merkezlerinin yaygınlaşmasını örnek gösteren Abdula, geleceğin ekonomisinin bugünün temel sektörleriyle birlikte şekilleneceğini ifade etti. Abdula, “Yeni Ekonomik Zemin” başlıklı sunumunda, Türkiye’de değişen nüfus ve hane yapısından tüketici davranışlarına, şehirleşmeden eğitim ve kaynak yönetimine kadar uzanan dönüşümün iş dünyasına yansımalarını ele aldı. Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden kurulması ve sermayenin yeni merkezlere yönelmesiyle birlikte yapay zekâ, veri merkezleri ve dijital altyapının yeni bir yatırım alanı oluşturduğuna dikkat çeken Abdula, sanayinin önümüzdeki dönemde değişen pazar koşullarını, teknolojik gelişmeleri ve yeni yatırım dinamiklerini birlikte okuyarak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekâ teknolojilerindeki dönüşüme de değinen Abdula, asistan olarak kullanılan yapay zekâ uygulamalarından daha otonom çalışan “Agentic AI” sistemlerine doğru geçiş yaşandığını söyledi. Bu dönüşümün iş dünyasında üretim süreçlerinden karar alma mekanizmalarına, verimlilikten insan kaynağına kadar birçok alanı değiştireceğini belirten Abdula, şirketlerin yeni döneme hazırlıklı olması gerektiğine dikkat çekti. Program, Akan Abdula’nın katılımcıların sorularını yanıtladığı soru-cevap bölümünün ardından hediye takdimiyle sona erdi.

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart" Haber

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart"

Toplantıda; küresel ve ulusal ekonomideki gelişmeler, sanayinin güncel görünümü, üretim ve ihracattaki son durum, finansmana erişimde yaşanan sorunlar, ABD’nin tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik yeni tarife düzenlemeleri ile döviz dönüşüm desteğindeki değişiklikler değerlendirildi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, üretim gücünün korunmasının rekabetçiliği ve finansmana erişimi destekleyen politikalarla mümkün olacağını vurgulayarak, erken sanayisizleşme riskine karşı üretim kapasitesini koruyacak adımların önemine dikkat çekti. Toplantıda ayrıca DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel’in “Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim” başlıklı sunumu ile Odanın Stratejik Plan revizyonu Meclis Üyeleriyle paylaşılırken, Temmuz ayı Oda faaliyetleri hakkında da bilgilendirme yapıldı. Üretim Ekonomisinin Güçlendirilmesi Ortak Öncelik Olmalı Toplantıda konuşan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, yaklaşık üç yıldır uygulanan dezenflasyon programının sanayi üzerindeki yansımalarına değinerek, üretim, ihracat ve istihdamın ekonomi politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Özellikle emek yoğun sektörlerde artan maliyetlerin Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattığını dile getiren Kasapoğlu, finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin ve yüksek finansman maliyetlerinin sanayicinin üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. Sanayinin Ekonomideki Payındaki Gerileme Dikkatle Değerlendirilmeli Temmuz ayına ilişkin ekonomik göstergeleri de meclis üyeleriyle paylaşan Kasapoğlu, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin 47,7 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, endeksin eşik değer olan 50'nin altında kalmaya devam etmesinin üretim tarafındaki yavaşlamanın sürdüğünü ortaya koyduğunu ifade etti. Enflasyonda kademeli bir gerileme görülmesine rağmen üretim cephesindeki kırılganlığın devam ettiğini belirten Kasapoğlu, enflasyonla mücadele yürütülürken üretim kapasitesinin korunmasının da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Denizli İhracatta Güçlü Performansını Koruyor Konuşmasında Temmuz ayı ihracat verilerine de yer veren Kasapoğlu, Denizli ihracatının 483,9 milyon dolara ulaşarak Haziran 2022'den bu yana en yüksek aylık seviyesini gördüğünü belirtti. Kentin yılın ilk yedi ayında Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artışı yakaladığını aktaran Kasapoğlu, geçen yılın aynı döneminin bayram ayına denk gelmesi nedeniyle yıllık artış oranlarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tutar bazındaki yükselişin sevindirici olduğunu ancak miktar bazındaki gelişmelerin de dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Finansmana Erişim Sanayinin Öncelikli Gündemi Finansal göstergelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, takipteki kredi tutarları ile karşılıksız çek oranlarında yaşanan yükselişin işletmelerin nakit akışındaki sıkışıklığı açıkça gösterdiğini ifade etti. Buna karşın Denizli'nin diğer sanayi şehirleriyle kıyaslandığında dayanıklılığını koruduğunu belirten Kasapoğlu, kentin KOBİ ağırlıklı üretim yapısının değişen piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlayabilmesine katkı sunduğunu söyledi. Sanayicinin beklentisinin daha fazla borçlanmak olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, üretimin devamlılığını sağlayacak sürdürülebilir bir finansman ortamının oluşturulmasının hem ihracat hem de istihdam açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Türk İhracatçısı Küresel Pazarda Eşit Şartlarla Rekabet Etmeli ABD'nin tekstil ve hazır giyim ürünlerine yönelik yeni gümrük vergisi düzenlemesini değerlendiren Kasapoğlu, uygulamanın Türkiye'nin rakip ülkeler karşısındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Maliyet baskılarının devam ettiği bir dönemde ilave tarife yükünün ihracatçılar açısından yeni bir zorluk oluşturduğunu ifade eden Kasapoğlu, siparişlerin alternatif ülkelere yönelmesi riskine dikkat çekti.Türkiye ile ABD arasında yürütülmesi planlanan müzakere sürecinin sektör açısından önemli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, beklentilerinin Türk ihracatçısını dezavantajlı konuma düşüren koşulların giderilmesi ve küresel pazarlarda eşit rekabet şartlarının sağlanması olduğunu söyledi. İhracatın Rekabet Gücü İçin Destek Mekanizmaları Önemli Kasapoğlu, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinin süresinin uzatılmasını olumlu karşıladıklarını belirterek, yeni düzenlemeyle birlikte katma değer, kârlılık ve iş gücü maliyetleri dikkate alınarak farklılaşan bir sisteme geçileceğini ifade etti. 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girecek uygulamanın, ihracatçıların finansmana erişimine katkı sağlayacağını belirten Kasapoğlu, “Finansman maliyetlerinin yüksek, küresel rekabetin yoğun olduğu bu dönemde ihracatçımıza nefes aldıran her destek kıymetlidir. Ancak üretim ve ihracat gücümüzü korumak için rekabetçiliğimizi artıracak ilave adımlara da ihtiyaç var.” dedi. Denizli’nin 2035 Vizyonu Ele Alındı DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, “Denizli 2035 Yol Haritası” sunumunda Denizli’nin sanayi ve ihracat potansiyelini farklı illerle karşılaştırmalı bir biçimde değerlendirerek, rekabet gücünün korunması için altyapı yatırımları, yatırım ortamının geliştirilmesi ve stratejik planlamanın önemine dikkat çekti.Konyalıoğlu, Denizli’nin güçlü üretim kültürünü geleceğe taşıyabilmesi için ortak vizyonla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Yapay Zekâ Sanayinin Geleceğini Şekillendiriyor DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel tarafından "Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim" başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda, yapay zekâ teknolojilerinin sanayide stratejik yönetim anlayışına etkileri, üretimden finansa, insan kaynaklarından proje yönetimine kadar farklı iş süreçlerinde sunduğu uygulama alanları ile işletmelerin dijital dönüşümüne sağlayacağı katkılar ele alındı. Ayrıca yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları, rekabet gücünün artırılması ve geleceğin üretim modellerine ilişkin değerlendirmeler Meclis Üyeleriyle paylaşıldı. Stratejik Plan Revizyonu: Geleceğin Sanayisi İçin Yenilenen Yol Haritası DSO’nun mevcut 2024–2028 Stratejik Planı; üyelerin değişen ihtiyaçları, Denizli sanayisinin dönüşen yapısı, Odanın gelişen hizmet kapasitesi ve TOBB Oda/Borsa Akreditasyon Sistemi’nin güncellenen standartları doğrultusunda revize edildi. DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş tarafından Meclis Üyelerine sunulan revize Stratejik Plan, yapılan değerlendirmelerin ardından oy birliğiyle kabul edildi. Ortak akıl anlayışıyla hazırlanan plan, DSO Yönetim Kurulu’nun önümüzdeki dönem çalışmalarına yön verecek, kaynakların etkin kullanılmasını sağlayacak ve Odanın üyelere yönelik hizmet kapasitesini geliştirecek stratejik bir rehber olarak değerlendirildi. Revize Stratejik Plan; Denizli sanayisinin dijital ve yeşil dönüşümünün hızlandırılması, uluslararası rekabet gücünün artırılması, hedef sektörlerde farklılaşma ve katma değerli üretimin desteklenmesi, nitelikli işgücünün geliştirilmesi ve DSO’nunüyelerine sunduğu hizmetlerin çeşitlendirilerek güçlendirilmesi doğrultusunda hazırlandı. Planın uygulanmasıyla birlikte üye işletmelerin dönüşüm süreçlerine daha etkin biçimde rehberlik edilmesi, firmaların değişen küresel rekabet koşullarına uyum kapasitesinin artırılması ve DSO’nun sanayicilere sunduğu katma değerli hizmetlerin somut ve ölçülebilir sonuçlar üzerinden geliştirilmesi hedefleniyor.

Kredide "tekstil" ayrımcılığına Denizli'den tepki Haber

Kredide "tekstil" ayrımcılığına Denizli'den tepki

HABER MERKEZİ Toplantının açılışında konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, küresel ticaretin artık bir güç ve güvenlik meselesi haline geldiğini belirterek yerli üretimin korunması gerektiğinin altını çizdi. Firmaların milli servet olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Böyle bir dünyada firmalarını nefessiz bırakan hiçbir ülke sanayisini koruyamaz" diyerek finans kesimine mesaj verdi. Enflasyonla mücadeleyi desteklediklerini ancak yüksek faizlerin yanı sıra dosya masrafları, komisyonlar ve ek ücretlerin işletmeleri ezdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, Kayseri'den Denizli'ye kadar tüm KOBİ'lerin bu yük altında zorlandığını dile getirdi. "Sorun sadece tekstilin değil, tüm imalatın krizi" Toplantıda söz alan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu ise son dönemde bankacılık sisteminde tekstil sektörüne yönelik uygulanan negatif ayrımcılığa sert tepki gösterdi. Yaşanan finansal sıkıntıların sadece tekstil sektörüne indirgenmesinin büyük bir hata olacağını belirten Kasapoğlu, "Bugün yaşadığımız sorun yalnızca tekstilin sorunu değil, imalat sanayinin bütününü etkileyen bir krizdir. Tekstil sektörünü bu tablodan ayırarak negatif değerlendirmek, yaşanan süreci eksik okumaktır" dedi. Denizli tekstilinin üretim kültürünü ve küresel pazar bilgisini kaybetmediğini vurgulayan Kasapoğlu, rekabet şartları düzeldiğinde sektörün eski gücüne hızla kavuşacağını ifade etti. Kredi sınırları ve ek masraflar üretimi baltalıyor Bankaların uyguladığı kredi büyüme sınırlarının sanayicinin hareket alanını daralttığını belirten Kasapoğlu, işletme sermayesi ihtiyacının tavan yaptığı bu dönemde kredi musluklarının kısılmasının üretimi sürdürmeyi imkansız hale getirdiğini söyledi. Sanayicinin omzundaki asıl yükün sadece yüksek faizler olmadığını, banka masrafları ve komisyonların da taşınamaz seviyelere ulaştığını ifade eden Kasapoğlu, özellikle ihracatçıların Eximbank kredisi kullanırken ödemek zorunda kaldığı yüksek teminat mektubu komisyonlarına dikkat çekerek bankacılık sisteminin üretim odaklı yeni adımlar atması gerektiğini vurguladı.

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi Haber

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi

DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu başkanlığında DSO Hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak Çardak Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar katıldı. Toplantıda, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu tarafından gerçekleştirilen Güney Kore ve Çin’e gerçekleştirilen ziyaretlere ilişkin hazırlanan rapor Meclis üyeleriyle paylaşıldı. Raporda, küresel üretim ve ticaret dengelerindeki değişim ele alınırken, Çin’in üretim, lojistik, teknoloji ve ticaret ağlarını entegre biçimde yöneten güçlü bir ekonomik modele dönüştüğü vurgulandı. Sanayisi Güçlü Olmayan Ülkelerin Ekonomik Olarak Ayakta Kalması Zorlaşıyor Toplantının açılışında konuşan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün sanayinin stratejik önemini daha da artırdığına işaret ederek, sanayisi güçlü olmayan ülkelerin ekonomik olarak güçlü kalmasının giderek zorlaştığını söyledi. Jeopolitik gerilimlerin arttığı, ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği ve küresel rekabetin sertleştiği mevcut ortamda üretim kapasitesinin korunmasının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getiren Kasapoğlu, “Bugün kaybedilen üretim kapasitesini, yatırım iştahını veya ihracat pazarını yeniden kazanmak kolay olmuyor” dedi. Enflasyon verilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, üretici fiyatlarında maliyet baskısının devam ettiğine dikkat çekti. Sanayicilerin enerji, hammadde ve finansman maliyetleri nedeniyle üretim planlamasında önemli zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve enflasyonla mücadele sürecinde üretim maliyetlerini dikkate alan politikaların önem taşıdığını ifade etti. Sanayideki Daralma Ekonomik Görünüm İçin Alarm Veriyor Sanayinin katkı sunmadığı bir büyüme modelinin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Yüzde 2,5’lik büyümenin küresel ölçekte yaşanan savaşlar ve ekonomik belirsizlikler dikkate alındığında olumlu görülebileceğini ancakbüyümenin niteliğinin önemine dikkat çekerek “Büyüme oranının kendisinden daha önemli olan konu, bu büyümenin hangi sektörlerin katkısıyla gerçekleştiğidir.” dedi. İlk çeyrekte sanayi sektörünün yüzde 0,8 daraldığına ifade eden Kasapoğlu, bilgi ve iletişim, hizmetler ve tarım sektörlerinin büyümeye katkı sağladığını, buna karşın sanayide yaşanan daralmanın üretim kapasitesi ve ülkenin orta vadeli rekabet gücü açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Kasapoğlu, sanayinin üretim, ihracat, verimlilik artışı ve teknolojik dönüşümün merkezinde yer aldığını, sanayideki ivme kaybının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Büyüme verilerinin dış ticaret tarafında da önemli sinyaller verdiği ilk çeyrekte, mal ve hizmet ihracatının yüzde 12,7 daraldığını hatırlatan Kasapoğlu,küresel talepteki yavaşlama, jeopolitik riskler ve artan rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisinin rakamlara yansımasını değerlendirerek “İhracat pazarlarında kaybedilen bir müşteriyi, bir siparişi veya bir pazarı yeniden kazanmanın maliyeti oldukça yüksektir” dedi. Maliyet Baskısı Üretimi Zorlamaya Devam Ediyor Denizli ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,5 azalarak yaklaşık 383 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyen vetakvimetkisinin bu gerilemede belirli ölçüde rol oynadığını ifade eden Kasapoğlu, yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri, kur-enflasyon dengesi ve küresel rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisini sürdürdüğünü kaydetti. Tüm bu zorlu koşullara rağmen Denizli’nin Türkiye ihracatındaki güçlü konumunu korumasının önemli olduğunu vurguladı. İSO Satın Alma Yöneticileri (PMI) verilerinin faaliyet koşullarındaki bozulmanın yavaşladığına ve üretimde sınırlı toparlanma sinyallerine işaret ettiğini belirten Kasapoğlu, buna rağmen maliyet baskılarının devam ettiğini söyledi. Enerji, akaryakıt, lojistik ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ifade ederek sektörler arasında ayrışmanın devam ettiğini, özellikle tekstil sektöründe yavaşlamanın sürdüğünü kaydetti. Finansmana Erişimde Yaşanan Sorunlar Masaya Yatırıldı Son zamanlarda sanayicilerin finansmana erişim konusunda gündeminde olan TOBB, KGF ve bankaların iş birliğiyle yeniden devreye giren TOBB Nefes Kredisi’nin özellikle KOBİ’ler açısından önemli bir adım olduğunu belirten Kasapoğlu, “Ortaya konulan ekonomik tablo, reel sektörün finansmana erişimde ciddi bir sıkılaşma ile karşı karşıya olduğunu ve bunun artık doğrudan üretimi,yatırımı ve ihracatı etkilediğini göstermektedir. Bu çerçevede TOBB Nefes Kredisi’nin yeniden devreye alınacak olması, özellikle KOBİ’ler açısından sahada karşılığı olan önemli bir destek niteliğinde. Ancak açık söylemek gerekir ki, mevcut koşullarda bu tür programların etkisi daha çok kısa vadeli bir rahatlama sağlamakta; kalıcı çözüm ise finansman yapısının bütüncül şekilde ele alınmasına bağlıdır. Özellikle reeskont kredileri ihracatçılarımız için önemli bir araç. Ancak uygulamada gördüğümüz teminat yapısı, krediye erişimi kolaylaştırmak yerine tam tersine zorlaştıran bir sonuç ortaya koyuyor. Kredi tutarının üzerinde teminat mektubu istenmesi, firmaların teminat limitlerini gereksiz yere kilitliyor ve ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu da reel sektörün finansmana erişimini destekleyen bir yapıdan çok, sınırlandıran bir yapıya dönüşmüş durumda. Benzer şekilde, faiz giderlerinin muhasebeleştirilmesinde uygulanan 12 aya yayma zorunluluğu da firmaların nakit akışını gereksiz yere zorluyor. Zaten finansmana erişimin zor olduğu bir dönemde, bu tür teknik uygulamalar işletmelerin hareket alanını daha da daraltıyor. Bugün asıl mesele büyümenin hızı değil, üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü koruyabilmektir. Çünkü rekabet gücünü kaybeden bir sanayinin yatırım yapması, istihdam yaratması ve ihracatta kalıcı başarı sağlaması mümkün değildir. Daha fazla üretmekten önce, üretebildiğimizi korumaya odaklanmalıyız.” dedi Denizli Çardak OSB Faaliyetleri DSO Meclisinde Görüşüldü DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na konuk olarak katılan Denizli Çardak OSB Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar ise bölgede yürütülen çalışmalar ve devam eden projelere ilişkin sunum gerçekleştirdi. Sunumda, Çardak OSB’de devam eden yatırımlar, Yeşil OSB hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar ve bölgenin gelişimine yönelik planlamalar hakkında bilgi verildi. Savunma sanayine yönelik yatırım potansiyeli ile OSB sınırları içerisinde yer alan Çardak Havalimanı’nın sanayi, lojistik ve savunma sanayii yatırımları açısından sağlayabileceği avantajlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.Sunumun ardından Meclis Üyelerinin görüş ve değerlendirmeleri alınırken, yöneltilen soruların yanıtlanması ile toplantı sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.