Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansman

Tavas Barış Gazetesi - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Genel Müdür Çay: Basınımıza sağlanan kamu desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı Haber

Genel Müdür Çay: Basınımıza sağlanan kamu desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay’ın konuşmasıyla başladı. Kurumun son dönemde yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çay, basın sektörünün ihtiyaçlarını sahada tespit etmeyi sürdürerek Türk basınının geleceğine yönelik adımları kararlılıkla attıklarını söyledi. 11 bölgede 684 süreli yayın temsilcisiyle bir araya geldik Sahadaki gerçekliği muhataplarından dinlemek ve çözümün bir parçası olmak şeklindeki temel yaklaşımlarının gereği olarak 11 Bölge Müdürlüğünde 58 ili kapsayan toplantılar gerçekleştirdiklerini belirten Genel Müdür Çay, 684 süreli yayın temsilcisinin katıldığı toplantılarda, sektörün ihtiyaçları ve geleceğe yönelik atılacak adımlar için önemli izlenimler edindiklerini kaydetti. Farklı şehirlerde cemiyetler tarafından düzenlenen etkinliklere de katıldıklarını söyleyen Çay, “Programlarda gazetecinin alın terinin, nitelikli insan kaynağının ve gazeteciliğin temel değerlerinin korunmasının önemini vurguladık. Bütün bu temaslarımız, sahadan gelen talepleri karar süreçlerimize taşıyan ve çözüm üretme irademizi besleyen önemli birer çalışma alanı oldu” dedi. Nitelikli insan kaynağına katkı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz Konuşmasında ‘nitelikli insan kaynağı’ konusuna değinen Genel Müdür Çay, bu ihtiyacın karşılanmasına katkı sunmak adına Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ile ‘Aktif İşgücü Hizmetleri İş Birliği Protokolü’nü imzaladıklarını hatırlattı. Söz konusu protokolle, resmî ilan ve reklam sistemi içerisinde yer alan 1.075 basın işletmesine yönelik istihdam, eğitim ve iş gücünün geliştirilmesini kapsayan yeni bir süreci başlattıklarını dile getiren Çay, “İŞKUR ile 2016 yılında imzalanan ve 2021 yılında nihayete eren protokol kapsamında 3 bin 635 kişi işbaşı eğitim programlarından yararlanmıştı. Yeni protokolden de basınımızın azami derecede yararlanmasını amaçlıyoruz. İnanıyorum ki bu iş birliği, Türk basınının gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağının yetişmesine de katkı sunacak önemli bir adım olacaktır” şeklinde konuştu. Basın adına gerçekleştirdikleri çalışmaların istihdam boyutunun dışında birçok farklı alanda da sürdüğünü ifade eden Çay, yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanlarında eğitim programları düzenlediklerini, basın çalışanlarının eğitim imkânlarını geliştirmeye yönelik iş birlikleri gerçekleştirdiklerini aktardı. 131 milyon TL’lik kaynağı kısa sürede basının hizmetine sunduk Genel Müdür Çay, Kredi Garanti Fonu (KGF) ile basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve hızlı şekilde ulaşabilmesi için hayata geçirilen iş birliğini, 2026 yılının ilk 8 ayında ortaya çıkan rakamlar üzerinden değerlendirdi. Yaklaşık 60 süreli yayına aktarılan toplam finansman tutarının kısa sürede 131 milyon TL’ye ulaştığını kaydeden Çay, 2010-2025 yılları arasındaki 15 yıllık dönemde aktarılan finansmanın kur bazında 154,68 milyon TL olduğunu, bugün ise KGF iş birliği sayesinde birkaç ay içinde önemli bir kaynağın basın işletmelerinin hizmetine sunulduğunu vurguladı. Resmî ilan ve reklam desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı Sektöre sağlanan ilan ve reklam desteklerindeki ciddi yükselişe dikkat çeken Çay, 2026 yılının ilk 8 ayında resmî ilan tutarının 117 bin adet ilanla 4 milyar 200 milyon TL’ye, resmî reklam tutarının ise 14 bin adet reklamla 900 milyon TL’ye yükseldiğini açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40’lık bir artış yakalandığını belirten Çay, 5 milyar 248 milyon TL’ye ulaşan desteğin daha da artması için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. 15 Temmuz’un gazetecilik hafızasını dijitale taşıdık Sektörün geleceğinde meslek kültürünün ve hafızasının önemine işaret eden Çay, 15 Temmuz’un 10. yıl dönümünde “İrade Bizim, Zafer Bizim” temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, 7 üniversitenin iletişim fakültesi öğrencilerinin hazırladığı manşetlerden oluşan ‘15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi Sergisi’ni TBMM, Gaziantep, İzmir ve Erzurum’da açtıklarını hatırlattı. TBMM’de açılan serginin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Çay, “Bu çalışmayı bir sergi faaliyetinden ziyade, Türk basınının demokrasi ve millî irade karşısındaki sorumluluğunu ortaya koyan tarihî bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Genç gazeteci adaylarımızın kaleminden çıkan manşetleri geleceğe taşımak; bir anlamda bu sorumluluğun, bu hafızanın ve bu meslek anlayışının yeni nesillere aktarılmasına katkı sunmaktır” diye konuştu. Bu tarihi sorumluluğu dijital alana da taşıdıklarını belirten Çay, 15temmuz.bik.gov.tr adresinden erişime açılan dijital portalda, 15 Temmuz sürecinde yaşananları kayıt altına aldıklarını söyledi. Genel Müdür Çay, “15 Temmuz gecesinde görev yapan 60’tan fazla gazetecinin yazılı ve görüntülü tanıklıklarını, o gecenin hafızasını taşıyan gazete manşetlerini, genç iletişimcilerimizin çalışmalarını ve gecenin gelişimini saat saat ortaya koyan kronolojiyi bir araya getirdik. Böylece yalnızca yaşananları anlatan değil, 15 Temmuz’un gazetecilik hafızasını belgeleyen, koruyan ve gelecek kuşaklara aktaran kapsamlı bir dijital arşiv oluşturduk. Biliyoruz ki milletlerin hafızası yalnızca hatırlamakla değil; yaşananları doğru biçimde kayıt altına almak, tanıklıkları korumak ve bu birikimi gelecek kuşaklara aktarmakla güçlenir” değerlendirmesinde bulundu. Çay ayrıca, yaz dönemi staj programı ile 60’ın üzerinde iletişim öğrencisine kurum bünyesinde pratik yapma imkânı sağladıklarını sözlerine ekledi. Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısına uyum sağlıyoruz Geleceğin medyasını bugünden hazırlamak zorunda olduklarını söyleyen Çay, BİK Analitik’in yeni versiyonunu Temmuz ayında kademeli olarak devreye aldıklarını belirtti. Ziyaretçi davranışları ve haber okuma alışkanlıklarını daha doğru yansıtan yeni ölçümleme kriterlerini aktaran Çay, “Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısı karşısında ölçümleme sistemimizi de geliştirerek resmî ilan ve reklam sistemimizin sürdürülebilir bir zeminde işlemesini hedefliyoruz” dedi. Denetim süreçlerini de dijitalleştirdiklerini kaydeden Genel Müdür Çay, Elektronik Denetim Tebliği’nin yayımlandığını, uygulamanın altyapı çalışmalarının ardından 1 Ocak 2027’de başlayacağını bildirdi. Güçlü bir mevzuat altyapısının önemine değinen Çay, 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 195 sayılı Kanun değişikliğiyle internet haber sitelerinin vasıf ve ödevleri ile yaptırım sınırlarının doğrudan kanun düzeyine taşındığını hatırlattı. Mevzuatın sahada doğru uygulanması amacıyla 10 Bölge Müdürlüğünde uygulamalı mevzuat eğitimleri düzenlediklerini aktaran Çay, İLANBİS üzerinden başlatılan anket çalışmasıyla internet medyasının beklentilerini analiz ederek eğitimleri sektörün gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirdiklerini ifade etti. Hedefimiz geleceğe güvenle bakan bir Türk basını Konuşmasının sonunda Türk basınının geleceğini şekillendirmek adına çalışmaya devam edeceklerini belirten Genel Müdür Çay, “Ortak gayemiz daha güçlü, daha nitelikli, dijital dönüşüme ayak uydurabilen, kendi hafızasına sahip çıkan ve geleceğe güvenle bakabilen bir Türk basınıdır” ifadelerini kullandı. Genel Müdür Çay’ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi. Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu’nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı. Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurulu’nun 11 Eylül 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Uğur Erdoğan, DTO Başkanlığına Yeniden Aday Oldu Haber

Uğur Erdoğan, DTO Başkanlığına Yeniden Aday Oldu

Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Ticaret Odası’nın 100. yılı kapsamında Merkezefendi Kültür Merkezi’nde düzenlenen değerlendirme toplantısında oda üyeleri, meclis ve komite üyeleri, kadın ve genç girişimciler, yüksek istişare ve disiplin kurulu üyeleri ile basın mensuplarıyla bir araya geldi. Görev süresince gerçekleştirilen çalışmaları anlatan Erdoğan, yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler hakkında da bilgi verdi. 24 bin üyeye ulaşan Denizli Ticaret Odası’nın ikinci yüzyılını planladıklarını belirten Erdoğan, 5 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimlerde yeniden aday olduğunu duyurdu. “Devler Gibi Eserler Bırakmak İçin Karıncalar Gibi Çalışmak Lazım” Konuşmasına Necip Fazıl’ın, “Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lazım” sözüyle başlayan Erdoğan, göreve geldikleri günden bu yana Denizli ve iş dünyası için yürüttükleri çalışmaları anlattı. Denizli Ticaret Odası’nın yalnızca resmi işlemlerin yürütüldüğü bir kurum olmadığını vurgulayan Erdoğan, üyelerinin sorunlarına çözüm üreten, sektörlere yön veren ve Denizli’nin geleceğine yatırım yapan güçlü bir kurum anlayışıyla hareket ettiklerini söyledi. Erdoğan, üyelerin zamanını kendi zamanları kadar değerli gördüklerini belirterek, sorunları yalnızca dile getiren değil, çözüm yolları üreten bir yönetim anlayışı benimsediklerini ifade etti. “Bürokrasiyi Azalttık, Hizmeti Hızlandırdık” Üyelerin işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla birçok kurum ve destek mekanizmasını oda bünyesinde bir araya getirdiklerini anlatan Erdoğan, KGF, KOSGEB, ABİGEM, EBIC-EGE ve İhracat Destek Ofislerini aynı çatı altında topladıklarını söyledi. iDATA Mobil Vize Merkezi’nin hizmete açıldığını, dijital ehliyet işlemlerinin DTO bünyesinde gerçekleştirilmeye başlandığını belirten Erdoğan, 7 gün 24 saat sunulan online hizmetlerle belge, ödeme ve üye işlemlerinin dijital ortama taşındığını ifade etti. Denizli’ye 8 Milyon Avroluk Teknik Tekstil Kaynağı Denizli’nin tekstil ve konfeksiyon alanındaki güçlü üretim potansiyeline dikkat çeken Erdoğan, küresel rekabet koşullarında geleneksel üretimden yüksek teknoloji ve katma değerli üretime geçilmesinin önemine vurgu yaptı. Bu kapsamda hayata geçirilen Denizli’de Teknik Tekstile Dönüşüm Projesi ile Avrupa Birliği ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından finanse edilen 8 milyon avroluk kaynağın Denizli’ye kazandırıldığını belirtti. Projenin yalnızca bir merkez oluşturmayı değil, Denizli’nin üretim yapısını dönüştürmeyi hedeflediğini ifade eden Erdoğan, teknik tekstil merkezinde KOBİ’lere ürün geliştirme, test, analiz, eğitim ve danışmanlık imkanları sunulduğunu söyledi. Firmaların sağlık, savunma, otomotiv, inşaat, tarım ve koruyucu giysiler gibi yüksek katma değerli teknik tekstil alanlarına yönlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti. “Üyemize Nefes, Üretime Güç Olduk” Finansmana erişimin üretimin devamlılığı açısından büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, oda kaynaklarının üyelerin kullanımına açıldığını söyledi. DTO üyelerinin TOBB Nefes Kredisi ile KGF Hazine Özkaynakları kapsamında sağlanan kredi destek paketlerinden faydalanmalarına katkı sunduklarını ifade eden Erdoğan, firmaların düşük faizli ve uzun vadeli finansman imkanlarından yararlandığını belirtti. Fuar Katılımları İki Katına Çıktı Denizli firmalarının yeni pazarlara ulaşması amacıyla sektörel fuar katılımlarını artırdıklarını anlatan Erdoğan, her yıl yaklaşık bin üyeyi yurt içi ve yurt dışındaki fuarlarla buluşturduklarını söyledi. Bugüne kadar 41 farklı ülkeden büyükelçi, konsolos ve ticari ataşelerden oluşan heyetlerin Denizli iş dünyasıyla bir araya getirildiğini belirten Erdoğan, kentteki yabancı ortaklı firma sayısının 56’dan 445’e yükseldiğini ifade etti. Erdoğan, bugün Denizli’de 60 farklı ülkeden yatırımcının bulunduğunu da kaydetti. “Geleceğin İnsanını Yetiştiriyoruz” Eğitim ve insan kaynağı çalışmalarına da değinen Erdoğan, Denizli Kodlama Atölyesi’nin kurulduğunu ve çocukların 9 yaşından itibaren robotik kodlama eğitimleriyle buluşturulduğunu söyledi. E-ticaret, e-ihracat, dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ve yapay zekâ başta olmak üzere 105 farklı başlıkta eğitimler düzenlendiğini belirten Erdoğan, binlerce vatandaşa ulaşıldığını ifade etti. Değişen dünyanın ihtiyaçlarına göre insan kaynağını hazırlamayı hedeflediklerini dile getiren Erdoğan, geleceği beklemek yerine geleceğin insanını yetiştirdiklerini söyledi. Pandemi ve Depremde Üyeleriyle Omuz Omuza Denizli Ticaret Odası’nın yalnızca ekonomik ve ticari konularla ilgilenen bir kurum olmadığını vurgulayan Erdoğan, pandemi ve deprem dönemlerinde gerçekleştirilen çalışmalara da değindi. Pandemi döneminde üyelerin katkılarıyla oksijen ve solunum destek cihazlarının sağlık kuruluşlarına bağışlandığını belirten Erdoğan, işletmelerin ayakta kalması için çalışmalar yürütüldüğünü ve ilgili bakanlıklara iletilen 120 farklı sorunun çözüme kavuşmasına katkı sağlandığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından da acil yardım malzemeleriyle doldurulan TIR’ların bölgeye gönderildiğini ifade etti. Gençlere ve Kadın Girişimcilere Destek Kariyer Günleri, mesleki eğitim programları, İŞKUR iş birlikleri ve girişimcilik projeleriyle gençlerin iş dünyasıyla buluşturulduğunu belirten Erdoğan, kadın girişimcilere yönelik eğitim çalışmalarına da önem verdiklerini söyledi. Kadın girişimcilere finansal okuryazarlık, e-ticaret, dijital pazarlama ve markalaşma alanlarında eğitimler verildiğini ifade etti. Denizli, E-İhracatta Türkiye Beşincisi Denizli’nin e-ihracattaki başarısına da dikkat çeken Erdoğan, kentin Türkiye genelinde 5’inci sıraya yükseldiğini söyledi. Denizli’den 2 bin 203 firmanın e-ihracat yoluyla küresel pazarlara açıldığını belirten Erdoğan, aylık 1 milyon adetten fazla ürünün e-ihracat yoluyla yurt dışına gönderildiğini ifade etti. E-ihracatta ev tekstili, oto ekipmanları ve evcil hayvan ürünlerinin öne çıkan sektörler arasında bulunduğunu kaydetti. Yeşil Dönüşüm İçin Yeni Ofis Dünya ticaretindeki rekabet koşullarının değiştiğini belirten Erdoğan, karbon ayak izi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirliğin artık uluslararası ticarette önemli kriterler arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda Denizli Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Ofisi’nin kurulduğunu belirten Erdoğan, firmalara raporlama, teknik danışmanlık ve yeşil dönüşüm yol haritaları konusunda destek verildiğini ifade etti. “Odamızın İkinci Yüzyılını Kurguluyoruz” Mevcut dönemde gerçekleştirilen çalışmaların ardından yeni dönem projelerini açıklayan Erdoğan, Denizli Ticaret Odası’nın ikinci yüzyılı için uzun vadeli planlama yaptıklarını söyledi. Denizli’nin önümüzdeki 20 yılını planladıklarını ifade eden Erdoğan, yeni dönemde turizmden teknolojiye, sanayiden girişimciliğe kadar birçok alanda yeni projelerin hayata geçirileceğini açıkladı. Laodikya Gece Turizmine Kazandırılacak Yeni dönem projeleri arasında Laodikya Antik Kenti’nin gece turizmine kazandırılması projesi öne çıktı. Denizli Ticaret Odası ve Güney Ege Kalkınma Ajansı iş birliğiyle hazırlanan projenin, Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek’in rehberliğinde ve Vali Yavuz Selim Köşger’in başkanlığında yürütüldüğünü belirten Erdoğan, projenin Laodikya’nın uluslararası görünürlüğünü artıracağını söyledi. Antik kentte ışık, ses ve projeksiyon mapping gösterilerinin yapılmasının planlandığını ifade eden Erdoğan, 6 özel noktada Laodikya’nın tarihinin görsel olarak anlatılacağını ve yaklaşık 1,5 saatlik gece turu oluşturulacağını kaydetti. Projenin Hierapolis ile birlikte güçlü bir gece turizmi rotası oluşturması ve ziyaretçilerin Denizli’de konaklama sürelerini artırması hedefleniyor. Yeni Hizmet Binasının Yapımı Başladı Erdoğan, Denizli Ticaret Odası’nın yeni hizmet binasının yapımına başlandığını da açıkladı. Yeni binanın çağın gereklerine uygun, modern, çevreye duyarlı ve enerji verimliliğini esas alan bir anlayışla inşa edildiğini belirtti. TEKMER ile Yeni Girişimcilik Ekosistemi Yeni dönemin önemli projelerinden birinin de Teknoloji Geliştirme Merkezi TEKMER olduğunu açıklayan Erdoğan, genç girişimciler için yeni bir teknoloji ve girişimcilik ekosistemi oluşturulacağını söyledi. TEKMER bünyesinde girişimcilerin iş fikirlerini geliştirme, uzmanlardan danışmanlık alma ve projelerini işletmeye dönüştürme imkanı bulacağını belirten Erdoğan, işletmelere dijital dönüşüm, yapay zekâ, otomasyon, yazılım, e-ticaret ve yeni nesil üretim teknolojileri alanlarında eğitimler verileceğini ifade etti. Denizli’ye 1.200 Dönümlük Yeni Üretim Alanı Erdoğan’ın açıkladığı yeni dönem hedefleri arasında yaklaşık 1.200 dönümlük alanda gıda ve geri dönüşüm sektörlerine yönelik yeni sanayi sitelerinin oluşturulması da yer aldı. Projenin, şehir içindeki üretim yükünü azaltmayı, işletmeleri modern ve planlı alanlara taşımayı, geri dönüşüm sektöründe kayıtlı ve denetlenebilir üretimi güçlendirmeyi amaçladığı belirtildi. Erdoğan, üreticiyi sanayiciyle, sanayiciyi lojistikle ve lojistiği ihracatla buluşturacak yeni bir üretim ekosistemi oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. “Denizli’de Üretilsin, Denizli’de Markalaşsın” Yeni üretim modelinin temel hedefinin Denizli’de yetişen ürünlerin yine Denizli’de işlenmesi, paketlenmesi ve markalaştırılarak dünyaya satılması olduğunu ifade eden Erdoğan, tarladan fabrikaya ve fabrikadan ihracata uzanan yeni bir değer zinciri kurmak istediklerini belirtti. Bu modelle daha fazla katma değer, yeni istihdam alanları ve güçlü bir şehir ekonomisi oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi. “Bugünün İşini Yapıyor, Yarının Denizli’sini Kuruyoruz” Mevcut dönem ve yeni dönem projelerinin ortak amacının Denizli’nin ekonomik gücünü artırmak olduğunu belirten Erdoğan, teknik tekstilden yeşil dönüşüme, finansmandan ihracata, eğitimden dijitalleşmeye kadar gerçekleştirilen tüm çalışmaların daha güçlü bir Denizli hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü ifade etti. Uğur Erdoğan 5 Ekim’de Yeniden Aday Toplantının sonunda 5 Ekim’de yapılacak Denizli Ticaret Odası seçimlerinde yeniden aday olduğunu açıklayan Uğur Erdoğan, göreve geldikleri dönemde başlayan çalışmaların bugün 24 bin üyeye ulaşan büyük bir aileyle sürdüğünü söyledi. Yeni dönemde birlik ve ortak hedef vurgusu yapan Erdoğan, kişisel hedefler yerine ortak hedeflerin büyütülmesi gerektiğini belirterek, ayrışma yerine birlikteliğin, sözler yerine icraatların ön plana çıkarılması çağrısında bulundu. Erdoğan, bugüne kadar gerçekleştirdikleri çalışmaların en büyük referansları olduğunu belirterek, tecrübeleri, projeleri ve üyelerin desteğiyle yeni döneme yeniden talip olduklarını ifade etti. “Denizli için yine birlikteyiz. Yine varız. Yeniden varız. Hep birlikte adayız” sözleriyle adaylığını bir kez daha kamuoyuna duyurdu.

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi Haber

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi

DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu başkanlığında DSO Hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak Çardak Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar katıldı. Toplantıda, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu tarafından gerçekleştirilen Güney Kore ve Çin’e gerçekleştirilen ziyaretlere ilişkin hazırlanan rapor Meclis üyeleriyle paylaşıldı. Raporda, küresel üretim ve ticaret dengelerindeki değişim ele alınırken, Çin’in üretim, lojistik, teknoloji ve ticaret ağlarını entegre biçimde yöneten güçlü bir ekonomik modele dönüştüğü vurgulandı. Sanayisi Güçlü Olmayan Ülkelerin Ekonomik Olarak Ayakta Kalması Zorlaşıyor Toplantının açılışında konuşan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün sanayinin stratejik önemini daha da artırdığına işaret ederek, sanayisi güçlü olmayan ülkelerin ekonomik olarak güçlü kalmasının giderek zorlaştığını söyledi. Jeopolitik gerilimlerin arttığı, ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği ve küresel rekabetin sertleştiği mevcut ortamda üretim kapasitesinin korunmasının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getiren Kasapoğlu, “Bugün kaybedilen üretim kapasitesini, yatırım iştahını veya ihracat pazarını yeniden kazanmak kolay olmuyor” dedi. Enflasyon verilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, üretici fiyatlarında maliyet baskısının devam ettiğine dikkat çekti. Sanayicilerin enerji, hammadde ve finansman maliyetleri nedeniyle üretim planlamasında önemli zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve enflasyonla mücadele sürecinde üretim maliyetlerini dikkate alan politikaların önem taşıdığını ifade etti. Sanayideki Daralma Ekonomik Görünüm İçin Alarm Veriyor Sanayinin katkı sunmadığı bir büyüme modelinin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Yüzde 2,5’lik büyümenin küresel ölçekte yaşanan savaşlar ve ekonomik belirsizlikler dikkate alındığında olumlu görülebileceğini ancakbüyümenin niteliğinin önemine dikkat çekerek “Büyüme oranının kendisinden daha önemli olan konu, bu büyümenin hangi sektörlerin katkısıyla gerçekleştiğidir.” dedi. İlk çeyrekte sanayi sektörünün yüzde 0,8 daraldığına ifade eden Kasapoğlu, bilgi ve iletişim, hizmetler ve tarım sektörlerinin büyümeye katkı sağladığını, buna karşın sanayide yaşanan daralmanın üretim kapasitesi ve ülkenin orta vadeli rekabet gücü açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Kasapoğlu, sanayinin üretim, ihracat, verimlilik artışı ve teknolojik dönüşümün merkezinde yer aldığını, sanayideki ivme kaybının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Büyüme verilerinin dış ticaret tarafında da önemli sinyaller verdiği ilk çeyrekte, mal ve hizmet ihracatının yüzde 12,7 daraldığını hatırlatan Kasapoğlu,küresel talepteki yavaşlama, jeopolitik riskler ve artan rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisinin rakamlara yansımasını değerlendirerek “İhracat pazarlarında kaybedilen bir müşteriyi, bir siparişi veya bir pazarı yeniden kazanmanın maliyeti oldukça yüksektir” dedi. Maliyet Baskısı Üretimi Zorlamaya Devam Ediyor Denizli ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,5 azalarak yaklaşık 383 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyen vetakvimetkisinin bu gerilemede belirli ölçüde rol oynadığını ifade eden Kasapoğlu, yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri, kur-enflasyon dengesi ve küresel rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisini sürdürdüğünü kaydetti. Tüm bu zorlu koşullara rağmen Denizli’nin Türkiye ihracatındaki güçlü konumunu korumasının önemli olduğunu vurguladı. İSO Satın Alma Yöneticileri (PMI) verilerinin faaliyet koşullarındaki bozulmanın yavaşladığına ve üretimde sınırlı toparlanma sinyallerine işaret ettiğini belirten Kasapoğlu, buna rağmen maliyet baskılarının devam ettiğini söyledi. Enerji, akaryakıt, lojistik ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ifade ederek sektörler arasında ayrışmanın devam ettiğini, özellikle tekstil sektöründe yavaşlamanın sürdüğünü kaydetti. Finansmana Erişimde Yaşanan Sorunlar Masaya Yatırıldı Son zamanlarda sanayicilerin finansmana erişim konusunda gündeminde olan TOBB, KGF ve bankaların iş birliğiyle yeniden devreye giren TOBB Nefes Kredisi’nin özellikle KOBİ’ler açısından önemli bir adım olduğunu belirten Kasapoğlu, “Ortaya konulan ekonomik tablo, reel sektörün finansmana erişimde ciddi bir sıkılaşma ile karşı karşıya olduğunu ve bunun artık doğrudan üretimi,yatırımı ve ihracatı etkilediğini göstermektedir. Bu çerçevede TOBB Nefes Kredisi’nin yeniden devreye alınacak olması, özellikle KOBİ’ler açısından sahada karşılığı olan önemli bir destek niteliğinde. Ancak açık söylemek gerekir ki, mevcut koşullarda bu tür programların etkisi daha çok kısa vadeli bir rahatlama sağlamakta; kalıcı çözüm ise finansman yapısının bütüncül şekilde ele alınmasına bağlıdır. Özellikle reeskont kredileri ihracatçılarımız için önemli bir araç. Ancak uygulamada gördüğümüz teminat yapısı, krediye erişimi kolaylaştırmak yerine tam tersine zorlaştıran bir sonuç ortaya koyuyor. Kredi tutarının üzerinde teminat mektubu istenmesi, firmaların teminat limitlerini gereksiz yere kilitliyor ve ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu da reel sektörün finansmana erişimini destekleyen bir yapıdan çok, sınırlandıran bir yapıya dönüşmüş durumda. Benzer şekilde, faiz giderlerinin muhasebeleştirilmesinde uygulanan 12 aya yayma zorunluluğu da firmaların nakit akışını gereksiz yere zorluyor. Zaten finansmana erişimin zor olduğu bir dönemde, bu tür teknik uygulamalar işletmelerin hareket alanını daha da daraltıyor. Bugün asıl mesele büyümenin hızı değil, üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü koruyabilmektir. Çünkü rekabet gücünü kaybeden bir sanayinin yatırım yapması, istihdam yaratması ve ihracatta kalıcı başarı sağlaması mümkün değildir. Daha fazla üretmekten önce, üretebildiğimizi korumaya odaklanmalıyız.” dedi Denizli Çardak OSB Faaliyetleri DSO Meclisinde Görüşüldü DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na konuk olarak katılan Denizli Çardak OSB Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar ise bölgede yürütülen çalışmalar ve devam eden projelere ilişkin sunum gerçekleştirdi. Sunumda, Çardak OSB’de devam eden yatırımlar, Yeşil OSB hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar ve bölgenin gelişimine yönelik planlamalar hakkında bilgi verildi. Savunma sanayine yönelik yatırım potansiyeli ile OSB sınırları içerisinde yer alan Çardak Havalimanı’nın sanayi, lojistik ve savunma sanayii yatırımları açısından sağlayabileceği avantajlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.Sunumun ardından Meclis Üyelerinin görüş ve değerlendirmeleri alınırken, yöneltilen soruların yanıtlanması ile toplantı sona erdi.

OSB’DE “Devlet Destekleri Bilgilendirme Toplantısı”  Haber

OSB’DE “Devlet Destekleri Bilgilendirme Toplantısı” 

Toplantıya; Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş, KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı’nın yanı sıra çok sayıda sanayici ve firma yetkilisi katılım sağladı. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) finansmana erişimini kolaylaştırmak, üretim kapasitelerini artırmak ve rekabet güçlerini geliştirmek amacıyla düzenlenen toplantıda; güncel destek programları, başvuru süreçleri, destek unsurları ve sağlanan avantajlar kapsamlı şekilde ele alındı. Program kapsamında; Denizli Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’nden Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni Müfit Manaz tarafından “Sanayi Sicil Bilgilendirme Sunumu” gerçekleştirilirken, Sınai Mülkiyet Danışmanı Av. Nuran Yıldırım tarafından “Marka Başvuru ve Tescil Süreçleri” hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. KOSGEB Denizli Müdürlüğü KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı tarafından İstihdamı Koruma Destek Programı, KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı, Re-Finansman Kefalet Programı ile KOSGEB desteklerine ilişkin güncel uygulamalar hakkında bilgilendirme yapıldı. Ayrıca, Güney Ege Kalkınma Ajansı Uzmanı İrfan Sezgin tarafından “Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2026 Yılı Çağrı Duyurusu”na ilişkin bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi. Bölgedeki işletmelerin mevcut desteklerden en etkin şekilde yararlanmasını sağlamak ve doğru programlara yönlendirilmesine katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen toplantı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

KOSGEB destekleri Denizli sanayisinin gündeminde Haber

KOSGEB destekleri Denizli sanayisinin gündeminde

Programa; DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, DSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Okan, Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş, KOSGEB KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı ve 100’ü aşkın firma yöneticisi katıldı. Kasapoğlu: Üretim Ekosistemi İçin Destekler Kilit Rolde Toplantının açış konuşmasını yapan Selim Kasapoğlu, üretim ekosisteminin güçlendirilmesi ve firmaların kamu desteklerinden etkin şekilde yararlanmasının önemine dikkat çekti. Denizli Sanayi Odası’nın sanayicilere yönelik destek mekanizmalarına rehberlik ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, başta KOSGEB destekleri olmak üzere, Bakanlıklar ve ilgili kamu kurumları tarafından sunulan teşviklerden firmaların daha etkin yararlanması için yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Küresel rekabet koşullarının giderek zorlaştığını belirten Kasapoğlu, üretim maliyetlerindeki artışın sanayiciler üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu, bu nedenle destek ve teşvik mekanizmalarının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getirdi. Desteklerin yeterince takip edilmemesinin firmalar açısından önemli bir fırsat kaybı oluşturduğunu vurguladı. Kasapoğlu, DSO bünyesinde kurulan Teşvik Ofisi’nin, geçmiş dönemde ortaya koydukları hedefler arasında yer aldığını ve kısa sürede hayata geçirilmiş olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ofisin önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Kasapoğlu, sanayicilerden alınan geri bildirimlerin de bu yapının sahada karşılık bulduğunu gösterdiğini söyledi. Teşvik Ofisi aracılığıyla bir yıl içinde yaklaşık 200 firmayla birebir görüşme gerçekleştirildiğini aktaran Kasapoğlu, bu firmaların 70’iyle özellikle KOSGEB destekleri kapsamında detaylı çalışmalar yürütüldüğünü ve sanayicilerin desteklere erişimlerinin kolaylaştırıldığını vurguladı. DSO’nun üretim ve verimlilik odaklı projeler yürüttüğünü belirten Kasapoğlu, Denizli Model Fabrika ve Verimlilik Merkezi ile işletmelerin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Özellikle tekstil sektörü başta olmak üzere birçok firmada istihdam desteklerinden yararlanma oranlarının görece düşük seviyede olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, Denizli sanayisinin ölçeği genişletilen İstihdamı Koruma Destek Programı başta olmak üzere mevcut teşvik mekanizmalarından daha etkin yararlanması gerektiğini dile getirdi. KOSGEB Desteklerinde Yeni Dönem ve Genişleyen Kapsam KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, konuşmasında küresel ve ulusal ölçekte ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğine işaret ederek, bu süreçte sanayi ve üretim yapısının dayanıklılığının önem kazandığını ifade etti. TR-32 Bölgesi’nde yer alan Denizli, Aydın ve Muğla göz önüne alındığında ve üç ilin ekonomik yapısını değerlendirdiğinde Denizli sanayisinin kurumsallaşma düzeyi, üretim çeşitliliği ve ihracat kapasitesiyle öne çıktığını vurguladı. KOSGEB’in, üretim, istihdam ve ihracat odaklı işletmeleri desteklemeye devam ettiğini dile getiren Dülger, 2026 yılı itibarıyla ölçeği genişletilen İstihdamı Koruma Destek Programı kapsamında Denizli’de yaklaşık 11 bin işletmenin desteklerden yararlanmasının öngörüldüğünü ifade etti. Devlet destek mekanizmalarının tasarımında çok boyutlu bir yaklaşım benimsendiğini belirten Dülger, bir yandan emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin işgücü maliyetlerini dengelemeye yönelik uygulamaların, diğer yandan ise yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı yatırımları teşvik eden araçların birlikte kurgulandığını söyledi. Bu çerçevede, mevcut kaynakların etkin ve doğru projelerle buluşturulmasının önemine dikkat çekti. Denizli Sanayi Odası bünyesinde KOSGEB temsilciliğinin faaliyete geçmiş olmasını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Dülger, bu yapının firmalara daha hızlı ve etkin hizmet sunulmasına katkı sağladığını belirtti. Ayrıca DSO bünyesinde faaliyet gösteren Teşvik Ofisi’nin, sanayicilere yönelik danışmanlık ve proje geliştirme süreçlerinde önemli bir rol üstlendiğini, bu tür yapıların desteklere erişimi kolaylaştırıcı etkisinin bulunduğunu vurguladı. KOSGEB Destekleri Detaylı Şekilde Ele Alındı Program kapsamında KOSGEB KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı, gerçekleştirdiği sunumda başta İstihdamı Koruma Destek Programı olmak üzere KOSGEB’in yürüttüğü destek programlarının genel çerçevesine ilişkin katılımcılara bilgi verdi. Sunumda; başvuru süreçleri, programların kapsamı ve sağlanan imkanlar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Performans ve finansman destekleri ile sektör bazlı uygulamalara da değinen Ayvacı, desteklerden yararlanma süreçleri ve finansman olanaklarına ilişkin temel hususları paylaştı. Katılımcıların soruları yanıtlanarak karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu; DSO KOSGEB Temsilcisininve Teşvik Ofisi yetkililerinin kendilerini salona tanıtmasının ardından program son buldu.

Denizli sanayicisinin 30 yıllık rüyası demiryolu projesi gerçek oluyor Haber

Denizli sanayicisinin 30 yıllık rüyası demiryolu projesi gerçek oluyor

Denizli sanayisinin yaklaşık 30 yıldır gündeminde yer alan, üretimin demiryolu ile limanlara ulaştırılması hedefinde önemli bir gelişme yaşandı. Denizli Organize Sanayi Bölgesi’ne gelen resmi yazı ile, uluslararası finansman destekli "Demiryolu Son Kilometre Bağlantısı Projeleri" kapsamında kritik bir sürecin başlatıldığı bildirildi. Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Dünya Bankası finansmanıyla hayata geçirilen proje kapsamında, Denizli’nin de aralarında bulunduğu 6 organize sanayi bölgesinin demiryolu ağına entegrasyonu hedefleniyor. Denizli OSB’ye gönderilen yazıda; etüt, fizibilite, mühendislik tasarımı ve teknik şartname hazırlıklarını kapsayan çalışmaların 23 Şubat 2026 itibarıyla başlatıldığı belirtildi. Proje kapsamında yük talebi analizinden alternatif güzergâhların belirlenmesine, çevresel ve sosyal etkilerin değerlendirilmesinden detay mühendislik projelerine kadar geniş bir çalışma yürütülecek. Denizli OSB’den talep ettiler Yetkililer, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için Denizli OSB’den mevcut verilerin paylaşılmasını ve teknik koordinasyon için uzman görevlendirilmesini talep etti. Ayrıca 30 Mart - 18 Nisan tarihleri arasında yerinde toplantı planlanması istendi. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, gelişmenin ardından konuyu kamuoyu ile paylaştı. Baltalı yaptığı açıklamada projenin Denizli sanayisi için hayati önem taşıdığını vurguladı. Baltalı, demiryolu bağlantısının yıllardır sanayicilerin en önemli taleplerinden biri olduğunu belirterek, "Bu çalışma uzun süredir gündemimizdeydi. Bakanlıktan gelen yazı çok yeni ve proje artık somut olarak başlıyor" dedi. Proje kapsamında Denizli’nin de aralarında bulunduğu bazı illerin stratejik olarak belirlendiğini ifade eden Baltalı, öncelikli hedefin bu iller arasında demiryolu entegrasyonunu sağlamak, ardından da ulusal ağa bağlantıyı gerçekleştirmek olduğunu söyledi. Üretim şehri Denizli için çok önemli nir gelişme olduğunu yineleyen Baltalı, "Artık Çardak OSB’den çıkan bir ürünün doğrudan limanlara demiryolu ile ulaşması mümkün olacak. Bu, ihracatçımız için büyük avantaj" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.