Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gastronomi

Tavas Barış Gazetesi - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Tatık: "Liderlerin Menüsünü Değil, Milletin Sofrasını Konuşmalıyız" Haber

Başkan Tatık: "Liderlerin Menüsünü Değil, Milletin Sofrasını Konuşmalıyız"

Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, NATO Zirvesi'nin menüsünde yer alan "Yanık Denizli Yoğurdu" ifadesiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Ürünün yanlış isimle tanıtıldığını belirten Tatık, coğrafi işaret tesciline sahip yöresel lezzetin gerçek adının "Tavas Yanık Kokulu Koyun Yoğurdu" olduğunu ifade etti. Başkan Tatık, yüzyıllardır Tavas'ta üretilen ve kendine özgü aromasıyla ün kazanan bu ürünün, ilçenin önemli gastronomi değerlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Bu ürünün adı Tavas Yanık Kokulu Koyun Yoğurdudur. 'Denizli Yoğurdu' olarak anılması doğru değildir. Bir coğrafi işaretli ürünün gerçek adıyla anılması, onu üreten insanlara ve ait olduğu yöreye duyulan saygının da bir gereğidir." dedi. Açıklamasında Türkiye'nin ekonomik gündemine de değinen Tatık, bugün milyonlarca vatandaşın geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini belirterek, kamuoyunun dikkatini vatandaşın yaşadığı ekonomik sorunlara çekti. Tatık, "Bugün emekli, işçi, çiftçi ve esnaf ekonomik zorluklarla boğuşurken gündemi protokol sofraları değil, vatandaşın sofrası belirlemelidir. NATO liderlerinin önüne hangi yemeğin konulduğundan daha önemli olan, milletimizin mutfağında tencerenin kaynayıp kaynamadığıdır." ifadelerini kullandı. Tavas Yanık Kokulu Koyun Yoğurdu'nun coğrafi işaretli kimliğinin korunmasının önemine vurgu yapan Başkan Tatık, bu değerin doğru isimle anılmasını savunduklarını belirterek, "Biz, Tavas Yanık Kokulu Koyun Yoğurdu'nun adının doğru anılmasını ve coğrafi işaretli kimliğinin korunmasını sonuna kadar savunuyoruz. Ancak biliyoruz ki bugün bu ülkenin en önemli meselesi liderlerin menüsü değil, milletin mutfağıdır. Çünkü güçlü bir ülke, önce vatandaşının sofrasını güçlendiren ülkedir." değerlendirmesinde bulundu.

NATO Zirvesi Sofrasında Denizli İmzası! Trump’a “Yanmış Denizli Yoğurdu” İkram Edildi Haber

NATO Zirvesi Sofrasında Denizli İmzası! Trump’a “Yanmış Denizli Yoğurdu” İkram Edildi

ABD basın mensubu Megan Messerly’nin paylaştığı menüye göre, Türk mutfağının seçkin lezzetlerinden oluşan akşam yemeğinde Denizli’nin coğrafi değeri olan yoğurt, uluslararası gastronomi vitrininin en dikkat çeken ürünlerinden biri oldu. Menüde ilk olarak zeytinyağında sotelenmiş sebzeler, “Yanmış Denizli Yoğurdu” eşliğinde servis edilirken, geleneksel Türk mutfağının vazgeçilmez lezzeti mantı da yine yanmış Denizli yoğurdu ve tütsülenmiş Ayas domates salçasıyla konukların beğenisine sunuldu. Ana yemeklerde levrek veya yavaş pişirilmiş dana kaburga seçenekleri yer alırken, finalde ise Antep fıstık köpüğü, Maraş dondurması ve bergamot eşliğinde hazırlanan sütlü baklava ikram edildi. Denizli’nin Lezzeti Dünya Sahnesinde NATO gibi dünyanın en önemli uluslararası organizasyonlarından birinin resmi davet menüsünde “Yanmış Denizli Yoğurdu”na yer verilmesi, kentin gastronomik değerlerinin uluslararası alanda gördüğü önemi bir kez daha ortaya koydu. Yöresel üretimi ve kendine özgü aromasıyla bilinen Denizli yoğurdu, dünya liderlerinin ağırlandığı prestijli sofrada iki farklı yemekte kullanılarak Türk mutfağının zenginliğini temsil etti. Bu tercih, Denizli’nin gastronomi alanındaki marka değerine önemli katkı sağlarken, kentin yöresel ürünlerinin uluslararası tanıtımı açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi.

Denizli, Trüf Mantarıyla Yeni Bir Marka Değeri Oluşturuyor Haber

Denizli, Trüf Mantarıyla Yeni Bir Marka Değeri Oluşturuyor

Denizli, sahip olduğu doğal ve tarımsal zenginlikleri katma değeri yüksek üretimle buluşturmaya devam ediyor. Gastronomi dünyasında “siyah elmas” olarak anılan trüf mantarının Denizli’deki potansiyeli düzenlenen özel bir etkinlikle tanıtıldı. Çalışkan Tarım’ın markası Mush Mantar tarafından, Macrocenter ve Calling iş birliğiyle gerçekleştirilen “Trüf Peşinde” etkinliği, Denizli’nin tarım, gastronomi ve turizm alanındaki potansiyelini aynı çatı altında buluşturdu. Denizli’de Trüf Mantarını Aradılar İki gün süren etkinlikte katılımcılar, Denizli topraklarında yetişen trüf mantarının doğal yaşam alanlarını yerinde inceleme, üretim sürecini yakından tanıma ve bu özel ürünün gastronomideki kullanım alanlarını deneyimleme fırsatı buldu. Doğayla iç içe gerçekleştirilen program, katılımcılara hem üretimin perde arkasını gösterdi hem de Denizli’nin yüksek katma değerli tarım ürünleriyle öne çıkan yönünü tanıttı. Denizli Tarımsal Potansiyeliyle Göz Dolduruyor Etkinlik, Denizli’nin yalnızca Pamukkale, Hierapolis, Laodikeia ve termal kaynaklarıyla değil; tarımsal üretim gücü, verimli toprakları ve gastronomiye değer katan ürünleriyle de dikkat çeken bir şehir olduğunu ortaya koydu. Özellikle son yıllarda alternatif tarım ürünleriyle öne çıkmaya başlayan Denizli’nin, trüf mantarı üretimiyle farklı bir alanda da adından söz ettirmesi katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Türkiye’nin gastronomi alanında sektör temsilcilerinin katılıldığı organizasyon, sosyal medya paylaşımlarıyla geniş kitlelere ulaştı. Etkinlik boyunca yapılan paylaşımlarda Denizli’nin doğal güzellikleri, üretim alanları, trüf mantarı deneyimi ve gastronomi kültürü ön plana çıkarıldı. Böylece kentin tanıtımına dijital mecralarda da önemli katkı sağlandı. “Şehrimizin doğal ve gastronomik zenginlikleri etkileyici” Çalışkan Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya Çalışkan, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde, trüf mantarının sadece tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda Denizli’nin geleceğine değer katacak önemli bir marka olduğunu söyledi. Çalışkan, “Denizli’nin sahip olduğu verimli toprakları yüksek katma değerli üretimle buluşturmayı hedefliyoruz. ‘Trüf Peşinde’ etkinliğiyle hem üretimimizi hem de şehrimizin doğal ve gastronomik zenginliklerini daha geniş kitlelere tanıtma fırsatı yakaladık. Tarım, gastronomi ve turizmi aynı potada buluşturan bu tür organizasyonların Denizli’nin marka değerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Üretmeye, geliştirmeye ve Denizli’nin adını nitelikli tarım ürünleriyle daha güçlü şekilde duyurmaya devam edeceğiz.” dedi.

Asırlık lezzetler görücüye çıktı Haber

Asırlık lezzetler görücüye çıktı

MURAT DEMİRBİLEK Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde her yıl 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası, bu yıl Denizli’de “Bir Sofrada Miras” temasıyla kapılarını açtı. Denizli Valiliği himayelerinde, Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda ve Denizli Ticaret Odası (DTO) iş birliğiyle düzenlenen anlamlı kutlama programı, şehrin kalbi olan Bayramyeri Meydanı’nda gerçekleştirildi. Programa Denizli Vali Vekili Sayın Adnan Kayık, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış konuşmasının ardından Denizli’nin köklü mutfak kültürünü ve geleneksel motiflerini yansıtan yemek sunumları katılımcılardan büyük beğeni topladı. Binlerce kişiye Babadağ Keşkeği, leblebi çorbası ve irmik helvası ikram edildi. Denizli Ticaret Odası’nın kıymetli destekleriyle hazırlanan etkinlikte, Denizli’nin coğrafi işaretli meşhur lezzetlerinden Babadağ Keşkeği binlerce vatandaşa ikram edildi. Yoğun ilginin yaşandığı Bayramyeri Meydanı’nda ayrıca kentin özgün tatlarından olan leblebi çorbası ve geleneksel irmik helvası dağıtımının yanı sıra Denizli’nin yöresel yemeklerinden Denizli kebabı, Kale biber tatarı, üç kulak tatlısı, kaşık helvası başta olmak üzere onlarca yöresel yemek tanıtıldı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen etkinliğin Denizli’nin gastronomi değerlerini hem ulusal hem de uluslararası alanda tanıtmaya devam edeceği belirtilirken; program, renkli görüntüler ve Denizli kültürüne ait lezzetlerin hep birlikte paylaşılmasıyla tam not aldı.

Denizli, 2027 Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor Haber

Denizli, 2027 Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor

Denizli, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında 2027 yılında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye genelinde şehirlerin tanıtımına büyük katkı sağlayan festivalin, Denizli’nin turizm potansiyelini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Prof. Dr. Serkan Bertan, festival sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Denizli’nin marka değerini artırmak ve ziyaretçilere üst düzey bir deneyim sunmak için planlanması gereken adımları detaylı şekilde paylaştı. Prof. Dr. Bertan, 9 gün sürecek festivalin her gününün farklı temalarla zenginleştirilmesi gerektiğini belirtti. Festivalin ilk gününde açılış ve tanıtım etkinlikleri düzenlenmesi önerilirken, ikinci gün atölye çalışmaları ve katılımcı etkileşimini artıracak aktiviteler öne çıkıyor. Üçüncü gün konserler ve kültürel söyleşilerle atmosferin güçlendirilmesi planlanırken, dördüncü gün tiyatro ve sahne sanatlarına ayrılıyor. Beşinci gün eğitim ve atölyelerle katılımcı deneyiminin artırılması hedeflenirken, altıncı gün sanatçı buluşmaları ve akademik söyleşilerle kültürel etkileşim desteklenecek. Yedinci gün ise bale, opera ve büyük sahne performanslarıyla festivalin zirve noktası olacak. Sekizinci gün kültür gezileri ve çeşitli etkinliklerle katılımın sürekliliği sağlanacak, son gün ise büyük bir kapanış konseriyle festival sona erecek. Günlük programın da detaylandırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr Bertan, etkinliklerin sabah saatlerinde atölye ve eğitimlerle, öğleden sonra söyleşi ve kültürel programlarla, akşam saatlerinde ise konser ve performanslarla planlanmasının önemine dikkat çekti. Yaşayan insan hazineleri unutulmayacak Festival kapsamında Denizli’nin sahip olduğu kültürel ve turistik değerlerin ön plana çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr Bertan, sesli rehber uygulaması eşliğinde şehir turlarının düzenlenmesini önerdi. Ayrıca, "Yaşayan İnsan Hazineleri" arasında yer alan sanatçılar ve yerel kültür temsilcileri hakkında bilgilendirme yapılmasının festivalin kültürel derinliğini artıracağını ifade etti. Somut olmayan kültürel miras unsurlarının da festival programına dahil edilmesi gerektiğini belirten Bertan; Sudan koyun geçirme geleneğinden yöresel dokumacılığa, çömlekçilikten halk oyunlarına kadar pek çok değerin atölye, söyleşi ve gösterilerle tanıtılmasını önerdi. Denizli mutfağının da festivalin önemli başlıklarından biri olması gerektiğini vurgulayan Bertan, yöresel lezzetlerin hazırlanmasına yönelik gastronomi atölyeleri ve mutfak etkinliklerinin düzenlenmesinin ziyaretçi deneyimini zenginleştireceğini söyledi. Çal Bağ Yolu’nun da festival rotasına dahil edilmesi öneriler arasında yer aldı. Antik kentlerin festival süresince aktif şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Bertan, Hierapolis, Laodikya, Tripolis, Tabae ve Attouda gibi önemli tarihi alanlarda film gösterimleri ve kültürel etkinlikler düzenlenmesinin etkileyici bir atmosfer oluşturacağını dile getirdi. Şehir içi ulaşım ve deneyim odaklı turizm için "hop-on hop-off" sistemi öneren Prof. Dr Bertan, Pamukkale’den başlayarak müzeler, tarihi çarşılar ve seyir noktalarını kapsayan bir kültür rotası oluşturulmasının önemine değindi. Dijitalleşmenin de festivalin önemli bir ayağı olması gerektiğini belirten Bertan, turistik noktalara karekodlu levhalar yerleştirilmesi ve kapsamlı bir dijital tanıtım platformu oluşturulması gerektiğini ifade etti. Coğrafi işaretli ürünlerin festival kapsamında tanıtılmasının da büyük katkı sağlayacağını belirten Bertan, Denizli’ye özgü tarım ürünleri, dokumalar ve el sanatlarının etkinliklerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca tarihi yapıların yaşayan müze konseptiyle değerlendirilmesi, çarşıların kültür alanlarına dönüştürülmesi ve şehir genelinde otantik sokaklar ile hatıra fotoğraf alanlarının oluşturulması önerileri de dikkat çekti. Prof. Dr. Bertan, tüm bu planlamaların hayata geçirilmesiyle Denizli Kültür Yolu Festivali’nin yalnızca bir etkinlik değil, şehrin kültürel kimliğini güçlendiren ve turizmde sürdürülebilir bir değer oluşturan önemli bir organizasyon haline geleceğini vurguladı.

Bertan’dan Denizli İçin 2026–2030 Turizm Yol Haritası Haber

Bertan’dan Denizli İçin 2026–2030 Turizm Yol Haritası

MURAT DEMİRBİLEK Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serkan Bertan tarafından, Denizli’nin sahip olduğu yüksek turizm potansiyelini sürdürülebilirlik temelli bir yaklaşımla markalaşmaya dönüştürmeyi amaçlayan Denizli Turizm Yol Haritası hazırlandı. Çalışmada, 2026–2030 yılları arasında atılması gereken stratejik adımlar bütüncül bir bakışla ele alındı. Prof. Dr. Bertan, Denizli’nin doğal, tarihi, kültürel ve gastronomik değerlerinin bugünü ve geleceği birlikte gözeten bir planlama ile yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak; dijitalleşme, deneyim odaklı turizm, yerel kalkınma ve sürdürülebilirlik eksenlerinde kapsamlı bir yol haritası oluşturduklarını ifade etti. Hop-on Hop-off ve DenizliCard Önerisi Yol haritasında, 2024 yılında 1.091 TL bütçe ile geliştirilen Denizli Sesli Rehber uygulamasında yer alan “Bir Günlük Denizli Turu” rotası temel alınarak Hop-on Hop-off sisteminin hayata geçirilmesi önerildi. Karahayıt, Pamukkale-Hierapolis, Laodikya, Kocaçukur ve Denizli şehir merkezini kapsayan hat için DenizliCard adıyla kombine bilet ve indirim kartları planlandı. Dijitalleşme ve Karekodlu Tanıtım Denizli genelinde 118 noktaya karekodlu levhalar, antik kentler ve turizm tesislerine dijital bilgilendirme panoları, havaalanı ve ören yerlerine dijital tanıtım merkezleri kurulması hedefleniyor. Ayrıca ortak bir dijital tanıtım platformu ile kentin görünürlüğünün artırılması amaçlanıyor. Gastronomi ve Tematik Turizm Yolları Yol haritasında gastronomi önemli bir yer tutuyor. Gastronomi Yolu, Yöresel Lezzetler, Coğrafi İşaretli Ürünler, Karanlık Gökyüzü, Sakin Şehir, Kalemişi Camiler gibi tematik rotalar için karekodlu yönlendirme ve bilgilendirme sistemleri öneriliyor. Elmalı Köyü’nün Gastroköy, Karataş Mesireliği’nin ise Gastropark olarak yapılandırılması planlanıyor. Kültür, Festival ve Yaşayan Mekânlar 2027 Denizli Kültür Yolu Festivali kapsamında el sanatları, gastronomi, halk oyunları ve atölye çalışmalarının yer alması öngörülürken; yaşayan çarşılar, parklar, meydanlar ve sokaklar ile kentsel deneyimin güçlendirilmesi hedefleniyor. İncilipınar Parkı’nda MiniaDenizli, kent genelinde Instagrammable fotoğraf noktaları ve tematik müzeler/evler öneriler arasında yer alıyor. Ulaşım, Sürdürülebilirlik ve Termal Turizm Ulaşımda sefer sayılarının artırılması, charter ve uluslararası uçuşlar, hızlı tren hattı ve nostaljik tren gibi projeler yol haritasına girdi. Termal turizm için Termal Turizm Master Planı, wellness entegrasyonu ve “Termal Kent Denizli” mottosu öne çıkarıldı. Yenilenebilir enerji, yöresel mimari ve çevresel koruma ilkeleri sürdürülebilirliğin temel başlıkları olarak belirlendi. Yapay Zekâ ve Dijital Rehberlik Denizli’nin turizm potansiyelini güçlendirmek amacıyla Yapay Zekâ Destekli Turizm Sohbet Robotu geliştirilmesi de planlanan projeler arasında yer aldı. Prof. Dr. Serkan Bertan tarafından hazırlanan Denizli Turizm Yol Haritası, yerel yönetimler, kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve sektör paydaşları için stratejik bir rehber niteliği taşıyor. Çalışmanın hayata geçirilmesiyle Denizli’nin, sürdürülebilir ve deneyim odaklı turizmde marka kentler arasında yer alması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.