Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gastronomi

Tavas Barış Gazetesi - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tavas baklavası için güç birliği Haber

Tavas baklavası için güç birliği

İmzalanan protokolle Tavas Baklavası’nın bilinirliğinin artırılması, daha geniş kitlelere ulaştırılması, pazarlama olanaklarının geliştirilmesi ve ilçenin gastronomi değerlerinin ekonomik anlamda daha güçlü hale getirilmesi hedefleniyor. TATIK: “TAVAS’IN DEĞERLERİNİ GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ” Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, Tavas’ın sahip olduğu yöresel değerlerin tanıtılmasının ilçe ekonomisine ve turizmine önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Tavas Baklavası’nın ilçenin önemli kültürel ve gastronomik değerlerinden biri olduğunu ifade eden Tatık, “Coğrafi İşaretli Tavas Baklavası, Tavas’ımızın eşsiz lezzetlerinden ve önemli değerlerinden biri. Bu değerimizi daha geniş kitlelere ulaştırmak, tanıtımını ve pazarlamasını güçlendirmek istiyoruz. Tavas Belediyesi olarak ilçemizin sahip olduğu değerleri geleceğe taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Kurumlar arası iş birliğinin önemine de dikkat çeken Tatık, Tavas Ticaret Odası ile imzalanan protokolün Tavas Baklavası’nın daha geniş pazarlara ulaşması açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Tatık, “Tavas’ın değerlerini ortaya çıkarmak ve bu değerleri hak ettiği noktaya taşımak için kurumlarımızla birlikte hareket etmeye devam edeceğiz. Tavas Baklavası’nın tanıtımı, pazarlanması ve geliştirilmesine yönelik bu iş birliğinin ilçemize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. İNAMLIK: “TAVAS BAKLAVASI’NIN MARKA DEĞERİNİ ARTIRACAĞIZ” Tavas Ticaret Odası Başkanı Saffet İnamlık ise Tavas Baklavası’nın ilçenin önemli ticari ve kültürel değerlerinden biri olduğunu belirterek, imzalanan protokolle birlikte ürünün tanıtım ve pazarlama çalışmalarına daha fazla katkı sunmayı amaçladıklarını söyledi. İnamlık, “Tavas Baklavası, ilçemizin geleneksel değerlerinden biri olmasının yanında önemli bir ekonomik potansiyele de sahip. Coğrafi İşaretli Tavas Baklavası’nın bilinirliğini artırmak ve daha geniş pazarlara ulaştırılmasını sağlamak için Tavas Belediyesi ile birlikte hareket etmekten memnuniyet duyuyoruz” dedi. İş birliği kapsamında tanıtım, pazarlama ve proje çalışmalarının güçlendirileceğini ifade eden İnamlık, “Üreticilerimizin ve ilçemizin kazanması için Tavas’ın değerlerini birlikte ön plana çıkarmamız gerekiyor. Bu protokolü de bu açıdan önemli bir adım olarak görüyoruz. Tavas Baklavası’nın marka değerini yükseltmek ve daha fazla kişiye ulaştırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. TAVAS’IN LEZZETLERİ GELECEĞE TAŞINACAK Tavas Belediyesi ile Tavas Ticaret Odası arasındaki protokol kapsamında Coğrafi İşaretli Tavas Baklavası’nın tanıtım faaliyetlerinin artırılması, pazarlama imkanlarının geliştirilmesi ve yeni projelerin hayata geçirilmesi konusunda ortak çalışmalar yürütülmesi planlanıyor. Yerel üreticilerin desteklenmesi ve Tavas’ın yöresel ürünlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedeflenirken, Tavas Baklavası’nın ilçenin gastronomi turizmine katkı sağlayacak önemli değerlerden biri olarak öne çıkarılması amaçlanıyor. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık ve Tavas Ticaret Odası Başkanı Saffet İnamlık, Tavas’ın sahip olduğu değerlerin korunması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda iş birliğinin devam edeceğini vurguladı.

Musa Yılanlı’dan Serinhisar Leblebisi İçin Yeni Hamle Haber

Musa Yılanlı’dan Serinhisar Leblebisi İçin Yeni Hamle

Denizli’nin geleneksel ürünlerinden Serinhisar leblebisinin daha geniş pazarlara ulaşması için yeni bir çalışma hazırlayan Denizli Ticaret Borsası Başkan Adayı Musa Yılanlı, projenin yalnızca üretim artışına dayanmayacağını söyledi. Yılanlı, leblebinin farklı tüketim alanlarında değerlendirilmesi, katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve uluslararası platformlarda tanıtılması gerektiğini belirtti. “LEBLEBİYİ KLASİK TÜKETİMLE SINIRLAYAMAYIZ” Serinhisar leblebisinin Denizli ve Türkiye açısından önemli bir yöresel değer olduğunu ifade eden Yılanlı, üretim kapasitesinin artırılmasının yanında yeni tüketim alanlarının oluşturulması gerektiğini söyledi. Yılanlı, “Serinhisar leblebisi sadece kentimizin değil, ülkemizin en önemli yöresel değerlerinden biridir. Ancak bugün geldiğimiz noktada leblebiyi sadece bilinen klasik tüketim alışkanlıklarıyla sınırlı tutamayız. Üretimi artırırken eş zamanlı olarak tüketimi teşvik edecek yeni kullanım alanları yaratmak ve leblebinin adını çok daha farklı platformlarda duyurmak zorundayız” dedi. LEBLEBİ İÇİN FARKLI FUARLAR HEDEFLENİYOR Projenin dikkat çeken başlıklarından biri ise leblebinin alışılmış gıda fuarlarının dışına taşınması oldu. Yılanlı, sağlıklı yaşam, gastronomi, sporcu beslenmesi, çocuk gelişimi ve inovatif gıda gibi alanlarda düzenlenen fuar ve organizasyonlarda leblebinin tanıtılacağını belirtti. Yılanlı, “Leblebimizi sadece gıda fuarlarında sergilemek yetmiyor. Protein değeri yüksek, sağlıklı ve doğal bir ürün olan leblebiyi sporcu beslenmesinden diyet ürünlerine, atıştırmalık alternatiflerinden endüstriyel gıda hammaddesine kadar pek çok yeni alanda konumlandıracağız. Ulusal ve uluslararası ölçekteki farklı konsept fuarlarda kuracağımız özel tanıtım stantları ile leblebimizi ezber bozan bir konseptle temsil edeceğiz” diye konuştu. “ÜRETİCİNİN EMEĞİ, TÜCCARIN YATIRIMI DEĞER KAZANACAK” Leblebiden elde edilecek katma değerli ürünlerin desteklenmesi, markalaşma ve pazarlama süreçlerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Yılanlı, Denizli Ticaret Borsası’nın bu süreçte öncü rol üstlenmesini hedeflediklerini söyledi. Yılanlı, “Leblebiyi farklı mecralarda, dijital platformlarda ve küresel pazarlarda adından övgüyle söz ettirecek adımlarla hak ettiği seviyeye taşıyacağız. Üreticimizin emeği, tüccarımızın yatırımı değer kazanacak; Denizli kazanacak. Borsa yönetimine geldiğimizde bu projeyi vakit kaybetmeden hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı. Yılanlı, projeyle Serinhisar leblebisini yeni tüketim alanlarıyla buluşturacaklarını, katma değerli ürünler geliştirilerek, ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde tanıtmayı hedeflediklerini vurguladı.

Bozkurt’ta 4 Gün Sürecek Festival Heyecanı Haber

Bozkurt’ta 4 Gün Sürecek Festival Heyecanı

Festivalin ilk günü olan 17 Eylül’de Bozkurt, Polonya’dan gelecek heyeti ağırlayacak. Geçtiğimiz ağustos ayında Bozkurt Belediyesi ve HAMBATYEG tarafından Polonya’daki yerel paydaşlarla imzalanan iş birliği protokolleri kapsamında Krasnystaw ve Ulan-Majorat ile kardeş belediye ilişkileri kurulmuştu. Festival kapsamında Polonya’dan gelecek heyette Ulan-Majorat Belediye Başkan Yardımcısı, Krasnystaw Belediye Başkan Yardımcısı ve Kent Konseyi Üyesinin yanı sıra Zapiecek ve Krasnystaw Yerel Eylem Gruplarının temsilcileri yer alacak. Konuklara Bozkurt’un kültürü, tarımı, hayvancılığı, yöresel lezzetleri ve sosyal yaşamı tanıtılacak. Ayrıca kültürel değişim projesi kapsamında Bozkurt’tan 20 gencin Polonya’ya gönderileceği açıklandı. Festivalin ilk günü alışveriş stantlarının da ziyaretçilere açılacağını belirten Başkan Çelik, akşam saatlerinde Mary Jane konseri ile programın devam edeceğini söyledi. ÇOCUKLARA BİLİM VE TEKNOLOJİ DOLU FESTİVAL Festival boyunca çocuklar ve gençler için de çok sayıda etkinlik düzenlenecek. Bozkurt Belediyesi Kültür Sanat ve Eğitim Merkezi tarafından robot futbol turnuvaları, robot gösterileri, teknoloji uygulamaları, sanat ve boyama etkinlikleri, yabancı dil oyunları, ülke ve bayrak tanıma etkinlikleri ile çeşitli atölyeler gerçekleştirilecek. Denizli Büyükşehir Belediyesi Bilim Merkezi de festival alanında özel bir stant açacak. Çocuklar uzay ve gökyüzünden doğaya, insan vücudundan bilimin günlük yaşamdaki kullanımına kadar farklı konularda uygulamalı etkinliklerle bilimle buluşacak. MUHACİR KÜLTÜRÜ FESTİVALDE YAŞATILACAK Festivalin 18 Eylül Cuma günü kültür, sanat, tarım ve hayvancılık teması öne çıkacak. Saat 16.30’da sanatçı Emirkan Yolcu’nun “Resim, Form ve Yüzey Çalışmaları” isimli kişisel sergisinin açılışı yapılacak. Saat 18.00’de ise açılış korteji gerçekleştirilecek. Bozkurt’un Denizli’nin tek muhacir ilçesi olduğuna dikkat çeken Başkan Birsen Çelik, kortejde muhacir kültürünü yansıtan geleneksel kadife kıyafetleri giymiş genç kızların da yer alacağını belirtti. TARIM VE HAYVANCILIK MASAYA YATIRILACAK Kortejin ardından Sencer Solakoğlu, “Bozkurt’ta ve Türkiye’de Tarım ve Hayvancılık” başlıklı söyleşide üreticilerle buluşacak. Çiftçi ve besicilerin yaşadığı sorunların ele alınacağı söyleşide tarım ve hayvancılığın bugünü ile geleceği değerlendirilecek. Başkan Çelik, özellikle çiftçileri, üreticileri ve besicileri söyleşiye davet etti. 18 Eylül akşamında ise Mavi Gri konseri gerçekleştirilecek. TUĞÇE KANDEMİR SAHNE ALACAK Festivalin üçüncü günü olan 19 Eylül Cumartesi günü de etkinlikler gün boyunca devam edecek. Alışveriş stantları, çocuk ve gençlik etkinlikleri, bilim, teknoloji ve sanat çalışmaları ziyaretçilerle buluşacak. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilecek konser programında sevilen sanatçı Tuğçe Kandemir sahne alacak. BOZKURT’UN MİRAS LEZZETLERİ YARIŞACAK Festivalin final günü olan 20 Eylül Pazar günü ise spor ve gastronomi etkinlikleri ön plana çıkacak. Bozkurt Belediyesi Trap Atış Alanı’nda atış müsabakaları düzenlenecek. Çevre il ve ilçelerden çok sayıda sporcu ve atıcının katılması beklenen organizasyonla Bozkurt’un atış sporundaki adının daha fazla duyurulması hedefleniyor. Aynı gün ünlü şef Özlem Mekik koordinatörlüğünde “Bozkurt’un Miras Lezzetleri” adıyla ödüllü yemek yarışması düzenlenecek. Yarışmada muhacir mutfağının önemli lezzetlerinden katıklı dolma ile kıvırma, diğer adıyla dolama böreği yarışacak. Yarışmanın jüri üyeleri ise Denizli Göçmenler Derneği’nden oluşacak. FİNAL ERKAL SONEL KONSERİYLE Dört gün boyunca birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak festival, 20 Eylül akşamı Erkal Sonel konseriyle sona erecek. Başkan Birsen Çelik, festivalin yalnızca konser ve eğlenceden ibaret olmadığını belirterek Bozkurt’un kültürünü, üreticisini, çiftçisini, besicisini, sporunu, sanatını, çocuklarını, gençlerini, mutfağını ve uluslararası dostluklarını aynı çatı altında buluşturmayı amaçladıklarını ifade etti. Çelik, tüm Denizlilileri ve çevre il ve ilçelerden vatandaşları 17-20 Eylül tarihleri arasında Bozkurt’a davet ederek, “Anlatacak çok güzel bir Bozkurt’umuz var” mesajı verdi. DÖRT GÜNDE BOZKURT’UN TÜM DEĞERLERİ BULUŞACAK Bozkurt Kültür, Spor, Tarım ve Hayvancılık Festivali kapsamında dört gün boyunca kültür, sanat, tarım, hayvancılık, spor, bilim, müzik ve gastronominin yanı sıra uluslararası dostluklar da öne çıkarılacak. Başkan Çelik, festivalin Bozkurt’un geçmişine sahip çıkan, üreticisinin yanında duran, kültürünü yaşatan, çocuklarına ve gençlerine yatırım yapan ve dünyaya açılan bir ilçe vizyonunun yansıması olduğunu belirterek organizasyonun Bozkurt, Denizli ve bölge için hayırlı olmasını diledi.

Başkan Tatık: "Liderlerin Menüsünü Değil, Milletin Sofrasını Konuşmalıyız" Haber

Başkan Tatık: "Liderlerin Menüsünü Değil, Milletin Sofrasını Konuşmalıyız"

Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, NATO Zirvesi'nin menüsünde yer alan "Yanık Denizli Yoğurdu" ifadesiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Ürünün yanlış isimle tanıtıldığını belirten Tatık, coğrafi işaret tesciline sahip yöresel lezzetin gerçek adının "Tavas Yanık Kokulu Koyun Yoğurdu" olduğunu ifade etti. Başkan Tatık, yüzyıllardır Tavas'ta üretilen ve kendine özgü aromasıyla ün kazanan bu ürünün, ilçenin önemli gastronomi değerlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Bu ürünün adı Tavas Yanık Kokulu Koyun Yoğurdudur. 'Denizli Yoğurdu' olarak anılması doğru değildir. Bir coğrafi işaretli ürünün gerçek adıyla anılması, onu üreten insanlara ve ait olduğu yöreye duyulan saygının da bir gereğidir." dedi. Açıklamasında Türkiye'nin ekonomik gündemine de değinen Tatık, bugün milyonlarca vatandaşın geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini belirterek, kamuoyunun dikkatini vatandaşın yaşadığı ekonomik sorunlara çekti. Tatık, "Bugün emekli, işçi, çiftçi ve esnaf ekonomik zorluklarla boğuşurken gündemi protokol sofraları değil, vatandaşın sofrası belirlemelidir. NATO liderlerinin önüne hangi yemeğin konulduğundan daha önemli olan, milletimizin mutfağında tencerenin kaynayıp kaynamadığıdır." ifadelerini kullandı. Tavas Yanık Kokulu Koyun Yoğurdu'nun coğrafi işaretli kimliğinin korunmasının önemine vurgu yapan Başkan Tatık, bu değerin doğru isimle anılmasını savunduklarını belirterek, "Biz, Tavas Yanık Kokulu Koyun Yoğurdu'nun adının doğru anılmasını ve coğrafi işaretli kimliğinin korunmasını sonuna kadar savunuyoruz. Ancak biliyoruz ki bugün bu ülkenin en önemli meselesi liderlerin menüsü değil, milletin mutfağıdır. Çünkü güçlü bir ülke, önce vatandaşının sofrasını güçlendiren ülkedir." değerlendirmesinde bulundu.

NATO Zirvesi Sofrasında Denizli İmzası! Trump’a “Yanmış Denizli Yoğurdu” İkram Edildi Haber

NATO Zirvesi Sofrasında Denizli İmzası! Trump’a “Yanmış Denizli Yoğurdu” İkram Edildi

ABD basın mensubu Megan Messerly’nin paylaştığı menüye göre, Türk mutfağının seçkin lezzetlerinden oluşan akşam yemeğinde Denizli’nin coğrafi değeri olan yoğurt, uluslararası gastronomi vitrininin en dikkat çeken ürünlerinden biri oldu. Menüde ilk olarak zeytinyağında sotelenmiş sebzeler, “Yanmış Denizli Yoğurdu” eşliğinde servis edilirken, geleneksel Türk mutfağının vazgeçilmez lezzeti mantı da yine yanmış Denizli yoğurdu ve tütsülenmiş Ayas domates salçasıyla konukların beğenisine sunuldu. Ana yemeklerde levrek veya yavaş pişirilmiş dana kaburga seçenekleri yer alırken, finalde ise Antep fıstık köpüğü, Maraş dondurması ve bergamot eşliğinde hazırlanan sütlü baklava ikram edildi. Denizli’nin Lezzeti Dünya Sahnesinde NATO gibi dünyanın en önemli uluslararası organizasyonlarından birinin resmi davet menüsünde “Yanmış Denizli Yoğurdu”na yer verilmesi, kentin gastronomik değerlerinin uluslararası alanda gördüğü önemi bir kez daha ortaya koydu. Yöresel üretimi ve kendine özgü aromasıyla bilinen Denizli yoğurdu, dünya liderlerinin ağırlandığı prestijli sofrada iki farklı yemekte kullanılarak Türk mutfağının zenginliğini temsil etti. Bu tercih, Denizli’nin gastronomi alanındaki marka değerine önemli katkı sağlarken, kentin yöresel ürünlerinin uluslararası tanıtımı açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi.

Denizli, Trüf Mantarıyla Yeni Bir Marka Değeri Oluşturuyor Haber

Denizli, Trüf Mantarıyla Yeni Bir Marka Değeri Oluşturuyor

Denizli, sahip olduğu doğal ve tarımsal zenginlikleri katma değeri yüksek üretimle buluşturmaya devam ediyor. Gastronomi dünyasında “siyah elmas” olarak anılan trüf mantarının Denizli’deki potansiyeli düzenlenen özel bir etkinlikle tanıtıldı. Çalışkan Tarım’ın markası Mush Mantar tarafından, Macrocenter ve Calling iş birliğiyle gerçekleştirilen “Trüf Peşinde” etkinliği, Denizli’nin tarım, gastronomi ve turizm alanındaki potansiyelini aynı çatı altında buluşturdu. Denizli’de Trüf Mantarını Aradılar İki gün süren etkinlikte katılımcılar, Denizli topraklarında yetişen trüf mantarının doğal yaşam alanlarını yerinde inceleme, üretim sürecini yakından tanıma ve bu özel ürünün gastronomideki kullanım alanlarını deneyimleme fırsatı buldu. Doğayla iç içe gerçekleştirilen program, katılımcılara hem üretimin perde arkasını gösterdi hem de Denizli’nin yüksek katma değerli tarım ürünleriyle öne çıkan yönünü tanıttı. Denizli Tarımsal Potansiyeliyle Göz Dolduruyor Etkinlik, Denizli’nin yalnızca Pamukkale, Hierapolis, Laodikeia ve termal kaynaklarıyla değil; tarımsal üretim gücü, verimli toprakları ve gastronomiye değer katan ürünleriyle de dikkat çeken bir şehir olduğunu ortaya koydu. Özellikle son yıllarda alternatif tarım ürünleriyle öne çıkmaya başlayan Denizli’nin, trüf mantarı üretimiyle farklı bir alanda da adından söz ettirmesi katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Türkiye’nin gastronomi alanında sektör temsilcilerinin katılıldığı organizasyon, sosyal medya paylaşımlarıyla geniş kitlelere ulaştı. Etkinlik boyunca yapılan paylaşımlarda Denizli’nin doğal güzellikleri, üretim alanları, trüf mantarı deneyimi ve gastronomi kültürü ön plana çıkarıldı. Böylece kentin tanıtımına dijital mecralarda da önemli katkı sağlandı. “Şehrimizin doğal ve gastronomik zenginlikleri etkileyici” Çalışkan Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya Çalışkan, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde, trüf mantarının sadece tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda Denizli’nin geleceğine değer katacak önemli bir marka olduğunu söyledi. Çalışkan, “Denizli’nin sahip olduğu verimli toprakları yüksek katma değerli üretimle buluşturmayı hedefliyoruz. ‘Trüf Peşinde’ etkinliğiyle hem üretimimizi hem de şehrimizin doğal ve gastronomik zenginliklerini daha geniş kitlelere tanıtma fırsatı yakaladık. Tarım, gastronomi ve turizmi aynı potada buluşturan bu tür organizasyonların Denizli’nin marka değerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Üretmeye, geliştirmeye ve Denizli’nin adını nitelikli tarım ürünleriyle daha güçlü şekilde duyurmaya devam edeceğiz.” dedi.

Asırlık lezzetler görücüye çıktı Haber

Asırlık lezzetler görücüye çıktı

MURAT DEMİRBİLEK Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde her yıl 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası, bu yıl Denizli’de “Bir Sofrada Miras” temasıyla kapılarını açtı. Denizli Valiliği himayelerinde, Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda ve Denizli Ticaret Odası (DTO) iş birliğiyle düzenlenen anlamlı kutlama programı, şehrin kalbi olan Bayramyeri Meydanı’nda gerçekleştirildi. Programa Denizli Vali Vekili Sayın Adnan Kayık, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış konuşmasının ardından Denizli’nin köklü mutfak kültürünü ve geleneksel motiflerini yansıtan yemek sunumları katılımcılardan büyük beğeni topladı. Binlerce kişiye Babadağ Keşkeği, leblebi çorbası ve irmik helvası ikram edildi. Denizli Ticaret Odası’nın kıymetli destekleriyle hazırlanan etkinlikte, Denizli’nin coğrafi işaretli meşhur lezzetlerinden Babadağ Keşkeği binlerce vatandaşa ikram edildi. Yoğun ilginin yaşandığı Bayramyeri Meydanı’nda ayrıca kentin özgün tatlarından olan leblebi çorbası ve geleneksel irmik helvası dağıtımının yanı sıra Denizli’nin yöresel yemeklerinden Denizli kebabı, Kale biber tatarı, üç kulak tatlısı, kaşık helvası başta olmak üzere onlarca yöresel yemek tanıtıldı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen etkinliğin Denizli’nin gastronomi değerlerini hem ulusal hem de uluslararası alanda tanıtmaya devam edeceği belirtilirken; program, renkli görüntüler ve Denizli kültürüne ait lezzetlerin hep birlikte paylaşılmasıyla tam not aldı.

Denizli, 2027 Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor Haber

Denizli, 2027 Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor

Denizli, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında 2027 yılında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye genelinde şehirlerin tanıtımına büyük katkı sağlayan festivalin, Denizli’nin turizm potansiyelini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Prof. Dr. Serkan Bertan, festival sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Denizli’nin marka değerini artırmak ve ziyaretçilere üst düzey bir deneyim sunmak için planlanması gereken adımları detaylı şekilde paylaştı. Prof. Dr. Bertan, 9 gün sürecek festivalin her gününün farklı temalarla zenginleştirilmesi gerektiğini belirtti. Festivalin ilk gününde açılış ve tanıtım etkinlikleri düzenlenmesi önerilirken, ikinci gün atölye çalışmaları ve katılımcı etkileşimini artıracak aktiviteler öne çıkıyor. Üçüncü gün konserler ve kültürel söyleşilerle atmosferin güçlendirilmesi planlanırken, dördüncü gün tiyatro ve sahne sanatlarına ayrılıyor. Beşinci gün eğitim ve atölyelerle katılımcı deneyiminin artırılması hedeflenirken, altıncı gün sanatçı buluşmaları ve akademik söyleşilerle kültürel etkileşim desteklenecek. Yedinci gün ise bale, opera ve büyük sahne performanslarıyla festivalin zirve noktası olacak. Sekizinci gün kültür gezileri ve çeşitli etkinliklerle katılımın sürekliliği sağlanacak, son gün ise büyük bir kapanış konseriyle festival sona erecek. Günlük programın da detaylandırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr Bertan, etkinliklerin sabah saatlerinde atölye ve eğitimlerle, öğleden sonra söyleşi ve kültürel programlarla, akşam saatlerinde ise konser ve performanslarla planlanmasının önemine dikkat çekti. Yaşayan insan hazineleri unutulmayacak Festival kapsamında Denizli’nin sahip olduğu kültürel ve turistik değerlerin ön plana çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr Bertan, sesli rehber uygulaması eşliğinde şehir turlarının düzenlenmesini önerdi. Ayrıca, "Yaşayan İnsan Hazineleri" arasında yer alan sanatçılar ve yerel kültür temsilcileri hakkında bilgilendirme yapılmasının festivalin kültürel derinliğini artıracağını ifade etti. Somut olmayan kültürel miras unsurlarının da festival programına dahil edilmesi gerektiğini belirten Bertan; Sudan koyun geçirme geleneğinden yöresel dokumacılığa, çömlekçilikten halk oyunlarına kadar pek çok değerin atölye, söyleşi ve gösterilerle tanıtılmasını önerdi. Denizli mutfağının da festivalin önemli başlıklarından biri olması gerektiğini vurgulayan Bertan, yöresel lezzetlerin hazırlanmasına yönelik gastronomi atölyeleri ve mutfak etkinliklerinin düzenlenmesinin ziyaretçi deneyimini zenginleştireceğini söyledi. Çal Bağ Yolu’nun da festival rotasına dahil edilmesi öneriler arasında yer aldı. Antik kentlerin festival süresince aktif şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Bertan, Hierapolis, Laodikya, Tripolis, Tabae ve Attouda gibi önemli tarihi alanlarda film gösterimleri ve kültürel etkinlikler düzenlenmesinin etkileyici bir atmosfer oluşturacağını dile getirdi. Şehir içi ulaşım ve deneyim odaklı turizm için "hop-on hop-off" sistemi öneren Prof. Dr Bertan, Pamukkale’den başlayarak müzeler, tarihi çarşılar ve seyir noktalarını kapsayan bir kültür rotası oluşturulmasının önemine değindi. Dijitalleşmenin de festivalin önemli bir ayağı olması gerektiğini belirten Bertan, turistik noktalara karekodlu levhalar yerleştirilmesi ve kapsamlı bir dijital tanıtım platformu oluşturulması gerektiğini ifade etti. Coğrafi işaretli ürünlerin festival kapsamında tanıtılmasının da büyük katkı sağlayacağını belirten Bertan, Denizli’ye özgü tarım ürünleri, dokumalar ve el sanatlarının etkinliklerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca tarihi yapıların yaşayan müze konseptiyle değerlendirilmesi, çarşıların kültür alanlarına dönüştürülmesi ve şehir genelinde otantik sokaklar ile hatıra fotoğraf alanlarının oluşturulması önerileri de dikkat çekti. Prof. Dr. Bertan, tüm bu planlamaların hayata geçirilmesiyle Denizli Kültür Yolu Festivali’nin yalnızca bir etkinlik değil, şehrin kültürel kimliğini güçlendiren ve turizmde sürdürülebilir bir değer oluşturan önemli bir organizasyon haline geleceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.