Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gülizar Biçer Karaca

Tavas Barış Gazetesi - Gülizar Biçer Karaca haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gülizar Biçer Karaca haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Kadınlar himaye nesnesi değil, hak öznesidir” Haber

“Kadınlar himaye nesnesi değil, hak öznesidir”

MURAT DEMİRBİLEK CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilişinin 100. yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. 17 Şubat 1926’nın, özellikle kadınlar açısından eşit yurttaşlığın hukuki teminat altına alındığı tarih olduğunu vurgulayan Karaca, Medeni Kanun’un yalnızca teknik bir hukuk metni değil, kadınların yurttaşlık statüsünü güvenceye alan temel bir eşitlik sözleşmesi olduğunu ifade etti. Karaca, 17 Şubat’ın Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık şiarının simgesi olduğunu belirterek, “Medeni Kanun; evlilikten mirasa, mülkiyetten boşanma hakkına kadar yaşamın temel alanlarında kadınlar için eşitlik iddiasının hukuki güvenceye kavuşmasıdır” dedi. Medeni Kanun’un özel hayatı dinsel otoriteden arındırarak kadınlar için şiddete, terke ve mülksüzleştirmeye karşı somut bir güvence oluşturduğunu dile getiren Karaca, Cumhuriyet’in hukuk devriminin basit bir “kopyalama” değil, yeni bir yurttaşlık anlayışı inşa etme hamlesi olduğunu kaydetti. “EV İÇİ ALAN BİR HAK ALANI OLARAK TANIMLANDI” Karaca açıklamasında, Medeni Kanun’un kadını korunacak bir varlık ya da ailenin eklentisi olmaktan çıkarıp hukukun doğrudan muhatabı haline getirdiğini belirtti. Tek eşlilik, resmi nikâh, boşanmada ve mirasta eşitlik gibi düzenlemelerin “ev içi” olarak tanımlanan alanı bir hak alanı olarak tarif ettiğini vurgulayan Karaca, “Kadını himaye nesnesi olmaktan çıkarıp hak öznesi olarak kuran anlayış, terk edilişi ve yoksun bırakılışı kader olmaktan çıkarmıştır” ifadelerini kullandı. Medeni Kanun’a yönelik her tartışmanın kadınların yaşam hakkını, ekonomik güvencesini ve toplumsal konumunu doğrudan ilgilendirdiğini kaydeden Karaca, eşitliğin ancak laik hukuk zemini sağlam kaldığında gerçek anlamda hayat bulabileceğini söyledi. ATATÜRK’ÜN SÖZLERİNİ HATIRLATTI Karaca, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 5 Aralık 1934’te kadınların kurtuluşuna ilişkin sözlerini hatırlatarak, kadınların yurttaşlığa çıkışının hukukun en gündelik dilinde gerçekleştiğini belirtti. 17 Şubat 1926’nın bu sürecin en kalıcı basamaklarından biri olduğunu ifade etti. “EŞİTLİK HER KUŞAKTA YENİDEN SAVUNULMALI” Türkiye’nin 100 yıl önce Medeni Kanun’a kavuşmasının öncül bir beyan olduğunu dile getiren Karaca, bugün gelinen noktada normların kırılganlığının açıkça görüldüğünü savundu. Medeni Kanun’un bir kez yazılıp sonsuza dek güvence altına alınmış bir metin olmadığını belirten Karaca, “Bu nedenle Medeni Kanun her kuşakta yeniden savunulması gereken bir eşitlik eşiğidir” dedi. Karaca açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “17 Şubat’ın yıldönümünde bir kez daha hatırlatıyoruz: Kazanılmış haklarımızı tartışmaya açtırmayacağız. Eşit yurttaşlık, demokratik laik hukuk düzeni ve kadınların kamusal hayattaki varlığının vazgeçilmezliğini her platformda savunmaya devam edeceğiz. Kadınların karar mekanizmalarında eşit temsil edildiği bir ülke için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Karaca: “Laiklik Ortak Yaşamın Oksijenidir” Haber

Karaca: “Laiklik Ortak Yaşamın Oksijenidir”

MURAT DEMİRBİLEK CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, laikliğin 5 Şubat 1937’de Anayasa’ya girişinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, laikliğin Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinden biri olduğuna dikkat çekti. Karaca, laikliğin 1924 Anayasası’nın 2. maddesine “devletin nitelikleri” arasında girdiği 5 Şubat 1937 tarihinin, devletin inanç yerine hukukla işleyeceğine dair kamusal bir sözleşme niteliği taşıdığını belirtti. Laikliğin, toplumun ortak yaşamını ayakta tutan temel bir ilke olduğunu vurgulayan Karaca, bu kavramın “dinsizleşme” olarak tanımlanamayacağını, aksine inanç özgürlüğünün teminatı olduğunu ifade etti. Açıklamasında laikliğin yalnızca belirli kesimlerin değil toplumun tüm kesimlerinin güvencesi olduğunu dile getiren Karaca, “Laiklik; yoksulun ekmeği, kadının canı, çocuğun uykusu ve insanların vicdanıdır” ifadelerini kullandı. Karaca, 10 Nisan 1928’de “Devletin dini İslam’dır” ifadesinin Anayasa’dan çıkarılmasıyla başlayan sürecin, 5 Şubat 1937’de laikliğin açıkça Anayasa’ya girmesiyle devletin karakterine dönüştüğünü belirterek, günümüzde tartışılan konunun bu niteliğin uygulamada ne ölçüde yaşatıldığı olduğunu kaydetti. 5 Şubat’ın yalnızca tarihsel bir dönüm noktası değil, aynı zamanda bir hatırlama ve uyarı günü olduğunu ifade eden Karaca, laikliğin geçmişte olduğu gibi bugün de hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.

CHP’li Karaca: “Unutmadık, Unutturmayacağız” Haber

CHP’li Karaca: “Unutmadık, Unutturmayacağız”

MURAT DEMİRBİLEK CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Denizli Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen anma etkinliğinde yaptığı açıklamada, gazeteci-yazar Uğur Mumcu ve suikasta kurban giden aydınları rahmet ve saygıyla andı. Karaca, aydınlara yönelik saldırıların hedefinde laik, demokratik ve tam bağımsız Türkiye idealinin bulunduğunu vurguladı. Anma etkinliğinde Uğur Mumcu’nun sözlerine yer veren Karaca, Mumcu’nun “Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi” ifadelerini hatırlatarak, bu çağrının bugün hâlâ güncelliğini koruduğunu söyledi. Karaca, Mumcu ve onun gibi aydınların fikirleriyle yaşamaya devam ettiğini dile getirdi. Karaca açıklamasında, Türkiye’de karanlık dönemlerde aydınların hedef alındığını belirterek, “Onu ve aydınlarımızı katledenlerin hedefi aslında laik, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti, anti-emperyalist duruş ve mücadele, Atatürkçülük, toplumsal barış ve insan haklarıydı” ifadelerini kullandı. Suikastlarla susturulmak istenen aydınların düşüncelerinin bugün daha da büyüdüğünü ifade eden Karaca, Uğur Mumcu’nun yanı sıra Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Gaffar Okkan, Necip Hablemitoğlu ve Abdi İpekçi gibi isimleri de anarak, bu isimlerin Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Karaca, “Onların her bir parçasından binlerce, on binlerce Uğur Mumcular yetişti. Fikirleri ve mücadeleleri bizlere emanettir” dedi. Açıklamasının sonunda Karaca, demokrasi, özgürlük ve hukuk mücadelesinden asla vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, “Unutmadık. Unutturmayacağız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

“Bu Bir faili malum Gasp Bütçesidir” Haber

“Bu Bir faili malum Gasp Bütçesidir”

MURAT DEMİRBİLEK CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı bütçe konuşmasında iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Karaca, görüşülen bütçeyi “gasp rejiminin 8’inci bütçesi” olarak nitelendirerek, bütçenin halktan alınıp sermayeye aktarıldığını söyledi. Karaca, konuşmasında “gasp” ifadesini bir benzetme değil, anayasal ihlallere dayalı bir teşhis olarak kullandığını vurguladı. Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen Can Atalay’ın milletvekilliği hakkının gasp edildiğini belirten Karaca, “Anayasa’nın 153’üncü maddesi ayaklar altına alınıyor. Meclisin bütçe yapma ve yasama yetkisi sarayın süslü odalarına hapsediliyor. Böyle bir düzene ancak gasp rejimi denir” dedi. “Meclis’te bütçe yapılmıyor, bütçecilik oyunu oynanıyor” Meclis’te gerçek bir bütçe tartışması yapılmadığını savunan Karaca, “Ritüeli olan, metni önceden yazılmış, sonucu baştan belli bir oyun oynanıyor. Bu kürsü bütçe oyununuzu meşrulaştıran bir dekor haline getirildi” ifadelerini kullandı. Görüşülen metnin bir bütçe değil, iktidarın sınıfsal tercihlerinin itirafı olduğunu söyleyen Karaca, emekten sermayeye büyük bir kaynak transferi yapıldığını dile getirdi. “Faiz bütçesi, borç verenin kasasını dolduruyor” Bütçedeki rakamlara dikkat çeken CHP’li Karaca, faiz ödemeleri için 2 trilyon 742 milyar lira, garanti ödemeleri için ise 238 milyar lira ayrıldığını hatırlattı. Kadınların güçlendirilmesinden söz edilirken, kadın başına yıllık yalnızca 186 lira 80 kuruşluk bir pay ayrıldığını belirten Karaca, buna karşılık kadınların sırtına yıllık 37 bin lira borç yüklendiğini söyledi. Çocuklar için de benzer bir tablo olduğunu ifade eden Karaca, her çocuğa yıllık 246 bin 500 lira borç düşürüldüğünü vurguladı. “Öncelik haritanız yoksulluğu yönetmek” İktidarın bütçeyle ortaya koyduğu öncelikleri sıralayan Karaca, bu haritanın emekçiyi ezmeye, borçlandırmaya, üretimi yok edip tüketimi yüceltmeye, yoksulluğu ise bir yönetim aracına dönüştürmeye dayandığını söyledi. “Emekçiye kanaat, yoksula şükür, sermayeye teşvik” anlayışının bütçeye hâkim olduğunu dile getirdi. “Demokrasiler böyle ölür” Konuşmasında “Demokrasiler nasıl ölür?” sorusunu gündeme getiren Karaca, demokrasinin bir gecede çıkarılan kararnamelerle, denetimin devre dışı bırakılmasıyla, kamu kaynaklarının bir zümreye aktarılmasıyla ve kamu ihalelerinin siyasi sadakatin ödülüne dönüştürülmesiyle ortadan kaldırıldığını ifade etti. “Demokrasinin tabutuna çivi çakılıyor” Bütçenin final sahnesini “demokrasinin tabutuna çakılan çivi” olarak tanımlayan Karaca, kayırmacılığın beslendiğini, faizin kutsandığını, denetimin törpülendiğini ve halkın sofrasının küçültüldüğünü söyledi. Konuşmasının sonunda iktidara seslenen Karaca, “Faili malum olan rejiminiz bu ülkeyi bir borçlular kampına çevirdi. Biz ganimeti ve ganimetçileri değil, halkı savunmaya devam edeceğiz. Gasp rejimi gidecek, halkın rejimi gelecek” diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.