Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hapis Cezası

Tavas Barış Gazetesi - Hapis Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapis Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Partili Arpacı: Çocuk Adaletinde Başarı Ceza Vermekle Değil, Suçu Önlemekle Ölçülür Haber

YENİ Partili Arpacı: Çocuk Adaletinde Başarı Ceza Vermekle Değil, Suçu Önlemekle Ölçülür

YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı TBMM Genel Kurulu'nda, Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci maddesi hakkında konuştu. Arpacı, “Devlet çocuğa okuldan koptuğunda ulaşamıyorsa, ailesi yoksullukla mücadele ederken yanında değilse, bağımlılık ve ruh sağlığı desteğini zamanında sunamıyorsa yıllar sonra yalnızca ceza kanunuyla karşısına çıkamaz. Bizim ihtiyacımız çocuğu suç işledikten sonra hatırlayan bir sistem değil, riski önceden gören, aileye zamanında ulaşan, çocuğu okulda tutan ve suç örgütlerinin elinden kurtaran bir kamu düzenidir” dedi. “Kaybettiğimiz Çocuklarımızın Acısı Hâlâ Kalbimizde” Düzenlemede ateşli silahların saklanmasıyla ilgili 1'inci maddesi üzerine değerlendirmelerde bulunan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı şunları söyledi: “Ahmet Minguzzi, Ata Emre Akman, Atlas Çağlayan, Abdurrahman Balcı, Gülden Coni, Fatih Acacı, Kıvanç Uman, Murat Duha Yıldız, Alperen Ömer Toprak, Hakan Çakır, Eyüp Arıcı ve son olarak da İzmir'de kalbinden bıçaklanan Mehmet; birkaç sene içinde cinayete kurban giden, ülkenin geleceği gençlerimizden sadece birkaçı. Şanlıurfa'da, Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilen okul saldırılarında kaybettiğimiz çocuklarımızın acısı hâlâ kalbimizde, en derinliklerinde. Hepsinin acısı çok taze, üzerinden yıllar da geçse unutamayacağımız pırıl pırıl, bir hiç uğruna kaybettiğimiz gençlerimiz. “Geleceğimiz Gidiyor Ve Giden Geri Gelmiyor, Ülkeyi Bu Hâle Siz Getirdiniz” 2025'te mağdur olan çocuk sayısı tam 268 bin. Bu çocukların yüzde 60'ı yaralanma suçundan mağdur, belki de ölmekten kıl payı kurtuldular. Korkunç bir rakam, korkunç. Bir senede suç işleyen çocuğumuzun, gencimizin sayısı 200 bin. Belki bir suç örgütünün elinde, belki kötü yaşam koşulları, berbat eğitim sistemimiz, ekonomik zorluklar ya da ruhsal problemleri yüzünden suç işlemiş yüz binlerce çocuğumuz var. Biz bu ülkede nasıl yaşayacağız? Hangi aile sokak güvenliği olmadığı bir ülkede evladını başka bir şehirde eğitim almaya gönderebilecek? Birçok aile çocukları hayal ettiği okulu kazandığı hâlde özellikle büyükşehirlerde okumasını istemiyor. Çocuklarımızı nasıl bir geleceğe hazırlıyoruz? Allah aşkına, kim bu ülkede yaşamak istiyor? Türkiye'den dünyaya ilk önce doktorlarımızı, mühendislerimizi, yetişmiş insan gücümüzü gönderdik. Üniversiteden mezun olan gençlerimizin tek hayali Avrupa'da çalışmak ve artık en sonunda liseden mezun olan çocuklarımız bile yurt dışında üniversite eğitimi almak istiyorlar. Bütün gençler bir fırsatını bulup ülkeyi terk etmek istiyor, farkında mısınız? Geleceğimiz gidiyor ve giden geri gelmiyor. Yirmi yılda ülkeyi derin yoksulluğa sürükleyen, hukuku keyfî uygulamalarla işlemez hâle getiren, düşünce, ifade ve sosyal medya özgürlüğünü ortadan kaldıran sizsiniz. Uyuşturucu baronları başta olmak üzere, suç örgütleriyle mücadele ediyormuş gibi yaparak ülkeyi bu hâle getirdiniz; suçlusu da sorumlusu da sizlersiniz. “Silahın Çocuğun Eline Geçmesini Önlemek Yetişkin Bireyin En Temel Sorumluluklarından” 1'inci maddeyle ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden saklayan ve bir çocuğun silahı ele geçirmesine neden olan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyor. Elbette bir evde silah bulunuyorsa o silahın çocuğun eline geçmesini önlemek yetişkin bir bireyin en temel sorumluluklarından biridir. Silahı çocuğun rahatça ulaşabileceği bir yerde bırakmak basit bir ihmal değildir, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilecek ağır bir sorumsuzluktur ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır; bu nedenle düzenlemenin amacını doğru buluyoruz. “Çocuk Koruma Sistemi Zamanında Çalışmıyor” Sayın milletvekilleri, bakın, veriler önümüzde çok açık bir tabloyu ortaya koyuyor. 2020-2025 yılı arasında çocukların karıştığı organize suç olayları yüzde 236 arttı. Bu veri suç örgütlerinin çocukların yoksulluğundan, yalnızlığından, okullarından kopuşundan ve gelecek kaygısından daha fazla yararlandıklarını gösteriyor. Çocukları uyuşturucu taşımada, silah saklamada, gözcülükte ve şiddet eylemlerinde kullanılması yalnızca bir asayiş meselesi değil, bu tablo çocuk koruma sisteminin zamanında da çalışmadığını gösteriyor. “Aynı Çocuk İçin Hep Beraber Çalışmalıdır” Teklifin gerekçesinde yoksulluktan, aile içi şiddetten, eğitimden kopuştan ve sosyal hizmet eksikliğinden söz ediliyor ancak çözüm bölümüne gelindiğinde yeniden sadece cezaları artırıyor, infaz ağırlaştırılıyor, aileye yeni ceza hükümleri getiriliyor. Devlet çocuğa okuldan koptuğunda ulaşamıyorsa, ailesi yoksullukla mücadele ederken yanında değilse, bağımlılık ve ruh sağlığı desteğini zamanında sunamıyorsa yıllar sonra yalnızca ceza kanunuyla karşısına çıkamaz. Bizim ihtiyacımız çocuğu suç işledikten sonra hatırlayan bir sistem değil, riski önceden gören, aileye zamanında ulaşan, çocuğu okulda tutan ve suç örgütlerinin elinden kurtaran bir kamu düzenidir. Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Millî Eğitim, Sağlık ve İçişleri Bakanlıkları ile yerel yönetimler aynı çocuk için hep beraber çalışmalıdır. Çocuk adaletinde başarı kaç çocuğa ceza verdiğimizle ve bunun ne kadar uzun olduğuyla ilgili değil, kaç çocuğun suça sürüklenmesini önlediğimizle ölçülür diyorum.”

Patilerin Sesi Derneği: “Kıyım durdurulsun, şeffaflık gelsin” Haber

Patilerin Sesi Derneği: “Kıyım durdurulsun, şeffaflık gelsin”

Patilerin Sesi Derneği’nin çağrısıyla bir araya gelen hayvanseverler Candoğan Parkı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasında Türkiye genelindeki eylemlerin bir parçası oldukları vurgulanarak, İstanbul’dan Mersin’e, Kırklareli’nden Çanakkale’ye, Diyarbakır’dan Muğla’ya kadar pek çok şehirde aynı anda haykırıldığı belirtildi. Açıklamayı Av. Yağmur Yalçın okudu. Yalçın, bu eylemleri “Bu toprakların vicdanı ve adaletin sarsılmaz iradesi” olarak tanımladı.Sokak hayvanlarının “dilsiz canların çığlığı” olarak nitelendirildiği ve barınaklardaki “infaz koridorları”nın en sert şekilde kınandığı ifade edildi. Yalçın, kurulan trol orduları ve kara propagandaya karşı “çelikten bir duvar” ördüklerini belirterek, bilgi kirliliğine izin vermeyeceklerini kaydetti. “İKİ YILLIK SÜREÇTE YAŞANANLAR HAKLI ÇIKARDI” Bundan tam iki yıl önce, "Bu yasa çözüm değil,yıkım getirir!" dediklerini ifade eden Yağmur Yalçın, “Aradan geçen 24 ay, ne yazık ki bizi en acı şekilde haklı çıkardı. Bu süreçte sadece hayvanlar değil, toplumun huzuru da hedef alındı. Peki, bu süreç nasıl yürütüldü? Sistematik bir biçimde kurulan trol orduları aracılığıyla, gece gündüz demeden dijital mecralarda bir kara propaganda fırtınası estirildi. Sokaktaki dilsiz canlarımız, planlı bir dezenformasyon çalışmasıyla toplumun önüne ‘düşman’ olarak atıldı. Gerçeklerden kopuk, nefret dolu bir dil sokaklara enjekte edildi. Bu manipülasyonlarla halk birbirine düşürüldü; komşu komşuya, mahalleli hayvanseverlere karşı kışkırtıldı. 2024 yasası sokakları güvenli kılmak için değil, merhameti bu topraklardan söküp atmak için kullanıldı.” Diye konuştu. VERİLERİYLE ORTAYA ÇIKAN TRAJEDİ Hak İhlalleri İzleme Komisyonu (HAKİM) tarafından açıklanan 2025 verilerine göre, sadece geçen yıl basına yansıyan olaylarda en az 3 milyon 939 bin 77 hayvanın yaşam hakkı ihlal edildiği kaydedildi. Yalçın, bu rakamın her birinin ayrı bir trajedi ve insanlık suçu olduğunu vurgulayarak, “Ancak bu rakamlar sadece kâğıt üzerindeki veriler değil, her biri birer trajedi, her biri birer insanlık suçudur. ‘Güvenli barınak’ dedikleri o beton tabutlarda, günlerce bir kap su verilmediği için birbirini parçalamak zorunda kalan köpeklerin çığlıkları arşa ulaştı. Bu bir kaza değil, bu bir sistemdir. Canlı Canlı Gömülenler, iş makineleriyle kazılan çukurlara, daha kalbi atarken, kuyruğusallanırken atılan dostlarımızın sızısı yüreğimizde. O kepçelerin altında ezilen sadece hayvanlar değil, insanlığımızdır. Sokak ortasında, yetkisiz ellerce fırlatılan o uyuşturucu iğnelerin,hayvanları felç ederek nasıl nefessiz bıraktığını gördük. Bu bir tedavi değil, bu bir kıyım yöntemidir. Rehabilitasyon adı altında betonun içine hapsedilen, ömründe bir kez olsun başı okşanmadan can veren o masumların vebali hepimizin üzerindedir. Yetkililere sesleniyoruz: Bu kıyımı kapalı kapılar ardında gizlemek yerine; gelin bu infazları meydanlarda, kurduğunuz vicdan darağaçlarında halkın gözü önünde yapın! Gizlenmeyin, bu suçla, bu utançla yüzleşin!” dedi. ACİL TALEP VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Yağmur Yalçın, şikâyet etmek yerine bilim ve vicdan temelli çözümler sunduklarını belirterek şu taleplerde bulundu: “2024 düzenlemelerinin iptal edilerek ‘Kısırlaştır-Aşılat-Yerinde Yaşat’ modeline dönülmesi, Barınakların gönüllüler ve bağımsız denetçiler tarafından 7/24 erişilebilir hale getirilmesi, hayvan üretimi ve satışının tamamen yasaklanması, hayvana şiddet uygulayanlara ve görevini kötüye kullananlara ertelemesiz hapis cezası getirilmesi.” “VAZGEÇMEYECEĞİZ” Yalçın, sokakları güvensiz kılanın hayvanlar değil, cezasız kalan suçlar ve merhametsiz politikalar olduğunu belirterek, “Adalet yerini bulana kadar susmayacağız. Canlarımızı bu zihniyetin insafına terk etmeyeceğiz. Biz yaşamdan yanayız, biz adaletten yanayız, biz buradayız!” dedi.Patilerin Sesi Derneği, yollarının açık, seslerinin bir olduğunu vurgulayarak mücadeleye devam edeceklerini açıkladı.

Aren’i ölümüne darp eden sanığa 8 yıl 5 ay, anneye 3 yıl 4 ay Haber

Aren’i ölümüne darp eden sanığa 8 yıl 5 ay, anneye 3 yıl 4 ay

Denizli’nin Sarayköy ilçesinde birlikte yaşadığı kadının 2 yaşındaki oğlunu darbettiği iddiasıyla tutuklanan sanık ile çocuğun annesi hakkında açılan davada karar çıktı. Mahkeme, sanık Süleyman Danış’a 8 yıl 5 ay, anne Satı Buse D.’ye ise 3 yıl 10 ay hapis cezası verdi. Aren bebeğin avukatı ise cezaları yetersiz bularak davayı istinafa taşıyacağını açıkladı. Olay, 1 Mayıs 2025 tarihinde Sarayköy ilçesine bağlı Aşağı Mahalle’de meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, eşinden bir süre önce boşanan Satı Buse D. (22), iddiaya göre uyuşturucu madde kullandığı öne sürülen sevgilisi Süleyman Danış (24) ile birlikte yaşamaya başladı. Sabah saatlerinde komşularından yardım isteyen anne, 2 yaşındaki oğlu Aren bebeğin darbedildiğini söyledi. Bunun üzerine anne ve çocuk, Sarayköy Devlet Hastanesi’ne götürüldü.Hastanede yapılan muayenede küçük çocuğun yüzünde ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp izleri tespit edilmesi üzerine durum polis ekiplerine bildirildi. Sarayköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın yaşandığı adrese giderek Süleyman Danış’ı evde uyurken gözaltına aldı. İlk müdahalesi Sarayköy Devlet Hastanesi’nde yapılan A.K., daha sonra Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Burada yapılan tetkiklerde çocuğun sağ kolunda kırık olduğu, vücudunun birçok yerinde darp izleri bulunduğu ve göz çevresindeki şiddetli travma nedeniyle sağ gözünü kaybetme riski taşıdığı belirlendi. Yoğun bakımda tedavi altına alınan A.K., tedavisinin ardından devlet korumasına alındı. Anne Satı Buse D. de gözaltına alınırken, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Savcı indirim uygulanmadan cezalandırılmasını talep etti Sarayköy 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Süleyman Danış, Satı Buse D.’nin avukatı ve taraf avukatları katıldı. Satı Buse D., karar duruşmasına da katılmadı. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanıkların ‘kasten yaralama’ suçundan haksız tahrik indirimi uygulanmadan cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, Süleyman Danış’ı kasten yaralama suçunu birden fazla kez işlemesi, eylemin silahla (sopa) gerçekleştirilmesi, mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması ve kemik kırığına neden olunması gerekçeleriyle 8 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırdı. Anne Satı Buse D. ise alt soya karşı kasten yaralama suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası aldı. Aren’in avukatı davayı istinafa taşıyacak Karar duruşmasında sanık Süleyman Danış’a ve anne Satı Buse D.’ye yeterli cezanı verilmediği kanaatinde olduğunu ifade eden Aren bebeğin avukatı Ecem Çağatay, "Kasten yaralama suçundan değil, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun olduğunu düşünüyoruz. Anne Satı Buse D., tüm bu olaylardan habersiz değildi. Suça göz yumduğunu, annenin de ihmali olduğu kanaatindeyiz. Davayı istinaf edeceğiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.