Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hesap Verebilirlik

Tavas Barış Gazetesi - Hesap Verebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hesap Verebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ADD Başkanı Bozkurt: “Fon krizi değil, fon soygunu var” Haber

ADD Başkanı Bozkurt: “Fon krizi değil, fon soygunu var”

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Dr. Mustafa Hüsnü Bozkurt, bir dizi programa katılmak üzere geldiği Denizli’ye geldi. Ziyaretinde Bozkurt, Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bozkurt, fonlarda yaşanan gelişmelerden yargıya güvene, siyasi geçişlerden ekonomik ve toplumsal sorunlara kadar çeşitli başlıklarda görüşlerini açıkladı. Fonlarda yaşanan kayıplara ilişkin süreci “fon krizi” olarak tanımlamanın doğru olmadığını belirten Bozkurt, denetim ve gözetim mekanizmalarının işleyişini sorguladı. “KRİZ DEĞİL, FON SOYGUNU” Fonlarda yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde kavramların doğru kullanılmasının önemine işaret eden Bozkurt, olayın ani gelişen bir krizden ibaret olmadığını savundu. Bozkurt, geçmişte yapılan açıklamaların da sürecin önceden bilindiğine işaret ettiğini öne sürdü. Fonlardaki manipülasyon iddialarının daha önce kamuoyuna yansıdığını belirten Bozkurt, ilgili kurumların sorumluluklarının sorgulanması gerektiğini ifade etti. Sürecin denetim eksiklikleri ve kamuoyuna yapılan açıklamalar bakımından ele alınması gerektiğini savunan Bozkurt, “Bu, bir kriz değil. Kriz, beklenmedik bir anda ortaya çıkan olaydır. Burada ise fonlarla ilgili manipülasyon iddiaları daha önce dile getirilmiş. Buna rağmen kamuoyuna fonların güvenilir olduğu yönünde açıklamalar yapılmış. Aradan geçen sürenin ardından çok büyük tutarlardan söz ediliyor. Dolayısıyla bunu yalnızca bir kriz olarak değerlendiremeyiz. Burada bir fon krizi yok, fon soygunu var. Bu sürecin nasıl geliştiği, kimlerin sorumluluğu bulunduğu ve denetim mekanizmalarının neden gerekli şekilde işlemediği açıklığa kavuşturulmalı” dedi. Bozkurt, süreci takip etmekle görevli kurumların sorumluluklarının araştırılması gerektiğini söyledi. “647 MİLYAR LİRALIK TUTARIN HESABI VERİLMELİ” Fonlarda yaşanan gelişmelerin ekonomik boyutuna da değinen Bozkurt, konuşmasında Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıkladığını belirttiği 647 milyar liralık tutara dikkat çekti. Bu büyüklükteki bir kaybın kamu kaynaklarının kullanımı ve toplumsal ihtiyaçlar açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunan Bozkurt, eğitim alanındaki harcamalarla karşılaştırma yaptı. Bozkurt, 18 milyon öğrenciye her gün bir öğün yemek verilmesi ve 60 bin kamu okulunda temizlik ile güvenlik personeli görevlendirilmesi için gereken kaynağın, kendi açıklamasına göre, 3,5 milyar lira olduğunu belirterek, fonlarda gündeme gelen tutarlarla kamu hizmetlerine ayrılan kaynaklar arasındaki farkın sorgulanması gerektiğini ifade etti. Sürecin aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Bozkurt, Cumhurbaşkanı’nın olayın sonuna kadar araştırılacağı yönündeki açıklamasına atıfta bulunarak, sorumluluğu bulunan kişilerin görevleri ve işlemlerinin incelenmesini istedi. Fonlarla ilgili soruşturmalarda yalnızca elde edildiği öne sürülen kazancın bir bölümünün geri alınmasına yönelik yaklaşımın yeterli olmayacağını savunan Bozkurt, yatırımcıların kayıplarının nasıl karşılanacağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi. Denetleyici kurumların görevlerini yerine getirip getirmediğinin de araştırılması çağrısında bulundu. “SOMUT DELİL OLMADAN İDDİALAR CİDDİ DEĞİLDİR” Basın toplantısında yargıya duyulan güven ve siyasetçiler hakkındaki iddialar da gündeme geldi. Bozkurt, kamu görevlileri ve siyasetçiler hakkındaki suçlamaların somut delillerle desteklenmesi gerektiğini belirterek, yargı süreçlerinde eşitlik ve adalet ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini söyledi. Yargıya güvenin azaldığını savunan Bozkurt, gizli tanık uygulamasını ve bazı davalarda yürütülen yargılama yöntemlerini eleştirdi. Suçlamaların niteliği ne olursa olsun, herkesin savunma hakkını kullanabilmesi ve yargılamaların şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Bozkurt, “Somut delillerle desteklenmeyen hiçbir iddia ciddi değildir” değerlendirmesinde bulundu. Bozkurt, belediye başkanları ve diğer siyasetçiler hakkında gündeme gelen iddialar konusunda hüküm vermenin yargının görevi olduğunu belirterek, suçluluk ya da suçsuzluk kararının mahkemeler tarafından belirlenmesi gerektiğine işaret etti. Buna karşılık, kamuoyuna yansıyan dosyalarda iddiaların kanıtlanması ve yargılamaların adil yürütülmesinin önemini vurguladı. “ÇÜRÜME HER ALANA YAYILIR” Siyasi parti değiştiren milletvekilleri, belediye başkanları ve meclis üyeleriyle ilgili soruyu da yanıtlayan Bozkurt, bu geçişleri toplumsal ve siyasi yapıdaki güven sorunları çerçevesinde değerlendirdi. Siyasi tercih değişikliklerinin tek başına bir gerekçeyle açıklanamayacağını belirten Bozkurt, Türkiye’deki siyasi iklimin bu süreçlerde etkili olduğunu savundu. Bozkurt, “Çürüme her yere birden sirayet eder” ifadesini kullanarak, kamu yönetiminde şeffaflık, hesap verebilirlik ve etik ilkelerin önemine dikkat çekti. Siyasi görevlerin kişisel çıkar elde etme aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bozkurt, Cumhuriyet’in kuruluşunda fedakârlık ve dayanışmanın belirleyici olduğunu hatırlattı. “SİYASET KURUMUNU UYARMAK GÖREVİMİZ” ADD’nin Türkiye genelinde bölge toplantıları düzenlediğini belirten Bozkurt, derneğin ekonomik sorunlardan eğitime, sağlıktan yargıya ve dış politikaya kadar çeşitli konularda değerlendirmeler yaptığını söyledi. Derneğin herhangi bir siyasi parti ayrımı gözetmeden siyaset kurumunu uyarmayı görev kabul ettiğini ifade eden Bozkurt, Atatürk’ün düşünce ve ilkelerinin Türkiye’nin mevcut sorunlarının değerlendirilmesinde ö

YENİ Partili Şeref Arpacı’dan Fon Krizi Tepkisi Haber

YENİ Partili Şeref Arpacı’dan Fon Krizi Tepkisi

YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada fon krizinin vatandaşlar ve işletmeler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Krizin yalnızca fon yatırımcılarını değil, borsada manipülatif işlemler nedeniyle zarar görenleri de etkilediğini belirten Arpacı, sorumluların ortaya çıkarılması için kapsamlı bir Meclis araştırması yapılması gerektiğini söyledi. “Bu Komisyon Acilen Kurulmalıdır” Fon krizinin yüz binlerce yatırımcıyı mağdur ettiğini ve milyonlarca insanın finansal sisteme güvenini sarstığını ifade eden Arpacı, vatandaşların birikimlerinin yanı sıra işletmelerin ödeme kaynaklarının da tehlikeye girdiğini vurguladı. Arpacı, “Ev parasını, ameliyat parasını, çocuğun eğitim masraflarını bu sisteme emanet eden vatandaşlar ve maaş ödemelerini, ay sonu çek ödemelerini enflasyon karşısında erimemesi için fonda değerlendiren binlerce işletme zor durumdadır” dedi. Meclis araştırma komisyonunun kurulması çağrısını yineleyen Arpacı, denetim kurumlarından fon yöneticilerine, bürokratlardan siyasetçilere kadar süreçte sorumluluğu bulunan herkesin araştırılmasını istedi. Arpacı, “Fonlarda parasını kaybedenlerin yanı sıra manipülatif işlemler sebebiyle borsada mağdur olanların sesi duyulmalıdır. Bu komisyon acilen kurulmalıdır” ifadelerini kullandı. “Kimdir Bu Ayrıcalıklı Kişiler?” Konuşmasında fon krizine ilişkin soruşturma sürecini de gündeme getiren Arpacı, Adalet Bakanlığının açıkladığı kişi sayısındaki değişikliğe dikkat çekti. Arpacı, “Bugün Genel Başkanımızın açıkladığı ayrıcalıklı kişiler kimdir? Adalet Bakanlığının açıkladığı 141 kişi nasıl iki saat sonra 85 kişiye düşürülmüştür?” diye sordu.Araştırma komisyonunun bu kişileri ortaya çıkarması gerektiğini belirten Arpacı, krizin çözümü için şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısında bulundu. “Bu İş Tövbe Hesaplarına Gelecek İadelerle Çözülemez” Ekonominin temelinin güven olduğunu vurgulayan Arpacı, araştırma komisyonu kurulması, verilerin şeffaf biçimde paylaşılması ve suçluların cezalandırılması gerektiğini söyledi.Arpacı, “Bu iş tövbe hesaplarına gelecek iadelerle, ‘lekelenmeme hakkı’ gibi laflarla çözülemez, halledilemez” sözleriyle yürütülen sürece tepki gösterdi.Krizin bir aydır çözülemediğini, para piyasalarından çıkışın sürdüğünü ve Merkez Bankası rezervlerinin eridiğini ifade eden Arpacı, özellikle KOBİ’lerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Arpacı, “Çok düşük riskli para piyasası fonlarını kasa gibi kullanan, T+0'la işlem yapıp, parasını bozdurup ödemesini yapan KOBİ'ler çok zorda. Ay sonu geliyor, çekler, maaş, ödemeler durmuyor, bu paralara ihtiyaç var. Bu ihtiyaçları gidermek için bankaya gidenlere kredi yok” dedi. “Hırsız İçeriden Olunca Kapı Kilit Tutmuyor” Tasfiye edilen fonlara ilişkin ödemelerin bir kısmının yapıldığını ancak bazı fonların TEFAS üzerinden hâlâ işleme açılmadığını belirten Arpacı, bu durumun yatırımcıların mağduriyetini artırdığını söyledi. Arpacı, “Şimdi, geçen hafta 3 tane şirketin tasfiye edilen fonlarına ait ödemeler yapıldı fakat bu şirketlerin tasfiye edilmeyen fonları hâlâ TEFAS'ta işleme açılmıyor. Bu inisiyatif neden şirketlere bırakılıyor? Bu fonların değerleri her gün değişiyor, eriyor. Bu mağduriyet ne olacak?” ifadelerini kullandı. AKP'li milletvekillerinin yatırımcıların risk alarak fonlara yatırım yaptığı yönündeki açıklamalarına da karşı çıkan Arpacı, yatırımcıların piyasa koşullarından kaynaklanan riskleri göze aldığını ancak manipülasyon ve spekülasyon riskine karşı devletin denetimine güvendiğini vurguladı. Arpacı, “AKP'li hatipler bu yatırımcıların belli riskleri göze alarak bu fonlara yatırım yaptığını söylüyor; evet, ticari bir risk alınıyor, borsa ise borsa, altın ise altın ama dünya konjonktürüne ama ülkedeki gelişmelere göre bir risk alınıyor fakat yatırımcı en yüksek fonlara girdiğinde bile manipülasyon ve spekülasyon riski almıyor çünkü devlet bunları denetliyor diye düşünüyor ama hırsız içeriden olunca kapı kilit tutmuyor” dedi. “Mesele Siyasetüstü Bir Meseledir” Konuşmasının sonunda fon krizinin siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan Arpacı, meselenin vatandaşların birikimleri, ülkenin ekonomik geleceği ve Türkiye'nin itibarıyla ilgili olduğunu belirtti.Arpacı, “Buradan bir kez daha açıkça söylüyorum: Mesele siyasetüstü bir meseledir. Yüz binlerce vatandaşımızın alın teri, milyonlarca insanımızın geleceği ve Türkiye'nin itibarıdır diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Honaz Belediyesi’nden şeffaf mali tablo: 2025 bütçesi fazla verdi Haber

Honaz Belediyesi’nden şeffaf mali tablo: 2025 bütçesi fazla verdi

Honaz Belediyesi, şeffaf belediyecilik anlayışı kapsamında 2025 yılına ait mali durum tablosunu kamuoyuyla paylaştı. Belediye binasına asılarak vatandaşların bilgisine sunulan tabloda, belediyenin mali yapısının güçlü ve borçsuz olduğu belirtildi. Belediye Başkanı Yüksel Kepenek’in paylaştığı bilgilere göre, Honaz Belediyesi’nin banka hesaplarının düzenli ve sağlam bir yapıda olduğu, kamu kurumları ve bankalara herhangi bir borcunun bulunmadığı açıklandı. Mali tabloya göre belediye, 2025 yılı bütçesini 65 milyon 897 bin 640 lira fazla ile kapattı. Başkan Kepenek, göreve geldikleri günden bu yana belediyenin öz kaynaklarıyla toplam 865 milyon liralık yatırım gerçekleştirdiklerini ifade etti. Yapılan yatırımların tamamının Honaz’a hizmet, altyapı, proje ve geleceğe yönelik çalışmalar için kullanıldığı vurgulandı. Honaz Belediyesi’nin hesap verebilirlik, dürüstlük ve halk odaklı yönetim anlayışıyla yoluna devam ettiğini belirten Başkan Kepenek, mali bilgilerin düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmasının bir sorumluluk olduğunu kaydetti. Paylaşılan mali durum tablosu, vatandaşlar tarafından belediye binasında incelenebiliyor. Yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi: Şeffaf Belediyecilik, Güçlü Honaz T.C. Honaz Belediyesi olarak, her yıl düzenli olarak belediyemizin mali durumunu hemşehrilerimizle paylaşmayı bir gelenek ve sorumluluk olarak görüyoruz. Bu kapsamda 2025 Yılı Mali Durum Tablomuzu yine belediyemiz binasına asarak halkımızın bilgisine sunduk. Mali tablomuza göre; * Belediyemizin banka hesapları düzenli ve güçlü bir yapıdadır. * Kamu kurumlarına ve bankalara herhangi bir borcumuz bulunmamaktadır. * 2025 yılı bütçemiz 65.897.640,77 TL fazla vermiştir. Göreve geldiğimiz günden itibaren Belediyemiz’in öz kaynakları ile toplamda 865.000.000,00 TL yatırım yaptık. Honaz’ın her kuruşu, yine Honaz için; hizmete, yatırıma ve geleceğe harcanmaktadır. Hesap verebilir, dürüst ve halktan yana belediyecilik anlayışıyla kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz.

OYAK Çimento’nun Kurumsal Yönetişim Başarısı TİDE Ödülü ile Tescillendi Haber

OYAK Çimento’nun Kurumsal Yönetişim Başarısı TİDE Ödülü ile Tescillendi

TCC Group Holdings bünyesinde bulunan Cimpor ve OYAK Çimento, Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE) tarafından düzenlenen "15. Farkındalık Ödülleri" kapsamında "Kurumsal Farkındalık” kategorisinde ödüle layık görüldü. OYAK Çimento, güçlü kurumsal yönetim, risk yönetimi ve iç kontrol mekanizmalarına verdiği önemle sektörde fark yaratmaya devam ediyor. Şirket, mesleki farkındalığın gelişimi ve yaygınlaşmasına katkıda bulunan kurum ve kişiler ile toplumsal alanda fark yaratan kişi ve kurumları onurlandırmak amacıyla Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE) tarafından 15 yıldır düzenlenen Farkındalık Ödülleri kapsamında "Kurumsal Farkındalık” kategorisinde ödüle layık görüldü. OYAK Çimento’nun aldığı bu önemli ödül ile sadece sektöründeki güçlü konumunu değil, aynı zamanda kurumsal yönetim alanındaki öncü ve yenilikçi uygulamalarını da bir kez daha kanıtlamış olduğunu belirten Cimpor Global Holdings İç Denetim, RiskUyum Grup Direktörü Özge Aşcıoğlu, konuya ilişkin olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “TCC Group Holdings bünyesinde bulunan Cimpor ve OYAK Çimento markaları olarak, kurumsal değerlerimizi ve sürdürülebilir yönetim anlayışımızı geleceğe taşırken önemli bir gururu yaşıyoruz. İç Denetim fonksiyonumuzun, kurumsal yönetim süreçlerimize kattığı değerin TİDE gibi saygın bir kurum tarafından tescillenmesi bizler için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı. Bu ödül, OYAK Çimento’nun şeffaf ve etik kurumsal yönetişim anlayışının sektör dışı saygın bir kurum tarafından da takdir edildiğini gösteriyor. Sürdürülebilir başarı ve güven inşa etme yolculuğumuzda, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinden asla ödün vermeden, tüm paydaşlarımız için değer yaratmaya devam edeceğiz.” Hedef, iç denetimin katma değerinin anlaşılması TİDE Yönetim Kurulu tarafından tahsis edilen "Farkındalık Ödülleri", İç Denetim mesleği ve değerleri ile ilgili toplumsal ve kurumsal farkındalık oluşturmak için gösterilen çabaların teşviki ve desteklenmesi amacıyla düzenleniyor. Her yıl düzenlenen organizasyon çerçevesinde; İç Denetimin güçlü kurumsal yönetişimde, kurum içi kontrollerde ve etkin risk yönetiminde oynadığı önemli rol hakkında toplumsal ve kurumsal bilgi birikiminin artırılması için iyi uygulama örnekleri ödüllendirilerek iç denetimin katma değerinin anlaşılması, genel kabul görmesi ve doğru uygulamanın yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca ödüller aracılığıyla akademik, bireysel, toplumsal ve kurumsal alanlardaki farkındalığın geliştirilerek artırılması amaçlanıyor. CIMPOR / OYAK Çimento Hakkında: Türkiye Çimento ve Beton sektöründe ilklerin temsilcisi olan OYAK Çimento, bugün geldiği noktada güçlü finansal performansı, sürdürülebilirlik odaklı stratejileri ve yenilikçi uygulamaları ile endüstrinin en dikkat çeken oyuncuları arasında yer alıyor. Bir yandan Türkiye pazarındaki lider konumunu sürdürürken, geleceğe yönelik daha da büyük hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerliyor. Küresel çimento ihtiyacını analiz ederek yeni pazarlara yatırım yapma, yenilikçilik anlayışı ve sürdürülebilir büyümeye katkı sağlama hedefi, şirketteki bu büyük dönüşümün temelini oluşturuyor. Portekiz'in en köklü yapı malzemeleri markalarından biri ve sektör lideri CIMPOR Global Holdings’in Portekiz ve Cape Verde operasyonlarının 2019 yılında OYAK Çimento tarafından satın alınması, OYAK Çimento'nun uluslararası arenadaki ilk önemli adımlarından biriydi. 2024 ise CIMPOR ve OYAK Çimento için küresel çimento devi TCC Group Holdings çatısı altında güçlerini birleştirerek tarihi adım attıkları bir yıl oldu. Bu birleşme sonrasında, dünya çimento sektöründe (Çin hariç) 3. büyük çimento üreticisi konumuna gelen TCC Group altında faaliyet göstermeye başlayan ve küresel pazarlardaki konumunu daha da güçlendiren bir marka haline gelen CIMPOR, Türkiye inşaat ve yapı malzemeleri sektöründe OYAK Çimento markası ile faaliyet gösteriyor. CIMPOR markasıyla dünya arenasında daha da güçlü bir şekilde ilerleyen şirket, bu yeni dönemde büyümeye, gelişmeye, çevreye duyarlılık ve daha yüksek ürün kalitesi prensipleri doğrultusunda sektörde fark yaratmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.