Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İhracat

Tavas Barış Gazetesi - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi Haber

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi

DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu başkanlığında DSO Hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak Çardak Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar katıldı. Toplantıda, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu tarafından gerçekleştirilen Güney Kore ve Çin’e gerçekleştirilen ziyaretlere ilişkin hazırlanan rapor Meclis üyeleriyle paylaşıldı. Raporda, küresel üretim ve ticaret dengelerindeki değişim ele alınırken, Çin’in üretim, lojistik, teknoloji ve ticaret ağlarını entegre biçimde yöneten güçlü bir ekonomik modele dönüştüğü vurgulandı. Sanayisi Güçlü Olmayan Ülkelerin Ekonomik Olarak Ayakta Kalması Zorlaşıyor Toplantının açılışında konuşan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün sanayinin stratejik önemini daha da artırdığına işaret ederek, sanayisi güçlü olmayan ülkelerin ekonomik olarak güçlü kalmasının giderek zorlaştığını söyledi. Jeopolitik gerilimlerin arttığı, ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği ve küresel rekabetin sertleştiği mevcut ortamda üretim kapasitesinin korunmasının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getiren Kasapoğlu, “Bugün kaybedilen üretim kapasitesini, yatırım iştahını veya ihracat pazarını yeniden kazanmak kolay olmuyor” dedi. Enflasyon verilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, üretici fiyatlarında maliyet baskısının devam ettiğine dikkat çekti. Sanayicilerin enerji, hammadde ve finansman maliyetleri nedeniyle üretim planlamasında önemli zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve enflasyonla mücadele sürecinde üretim maliyetlerini dikkate alan politikaların önem taşıdığını ifade etti. Sanayideki Daralma Ekonomik Görünüm İçin Alarm Veriyor Sanayinin katkı sunmadığı bir büyüme modelinin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Yüzde 2,5’lik büyümenin küresel ölçekte yaşanan savaşlar ve ekonomik belirsizlikler dikkate alındığında olumlu görülebileceğini ancakbüyümenin niteliğinin önemine dikkat çekerek “Büyüme oranının kendisinden daha önemli olan konu, bu büyümenin hangi sektörlerin katkısıyla gerçekleştiğidir.” dedi. İlk çeyrekte sanayi sektörünün yüzde 0,8 daraldığına ifade eden Kasapoğlu, bilgi ve iletişim, hizmetler ve tarım sektörlerinin büyümeye katkı sağladığını, buna karşın sanayide yaşanan daralmanın üretim kapasitesi ve ülkenin orta vadeli rekabet gücü açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Kasapoğlu, sanayinin üretim, ihracat, verimlilik artışı ve teknolojik dönüşümün merkezinde yer aldığını, sanayideki ivme kaybının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Büyüme verilerinin dış ticaret tarafında da önemli sinyaller verdiği ilk çeyrekte, mal ve hizmet ihracatının yüzde 12,7 daraldığını hatırlatan Kasapoğlu,küresel talepteki yavaşlama, jeopolitik riskler ve artan rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisinin rakamlara yansımasını değerlendirerek “İhracat pazarlarında kaybedilen bir müşteriyi, bir siparişi veya bir pazarı yeniden kazanmanın maliyeti oldukça yüksektir” dedi. Maliyet Baskısı Üretimi Zorlamaya Devam Ediyor Denizli ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,5 azalarak yaklaşık 383 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyen vetakvimetkisinin bu gerilemede belirli ölçüde rol oynadığını ifade eden Kasapoğlu, yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri, kur-enflasyon dengesi ve küresel rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisini sürdürdüğünü kaydetti. Tüm bu zorlu koşullara rağmen Denizli’nin Türkiye ihracatındaki güçlü konumunu korumasının önemli olduğunu vurguladı. İSO Satın Alma Yöneticileri (PMI) verilerinin faaliyet koşullarındaki bozulmanın yavaşladığına ve üretimde sınırlı toparlanma sinyallerine işaret ettiğini belirten Kasapoğlu, buna rağmen maliyet baskılarının devam ettiğini söyledi. Enerji, akaryakıt, lojistik ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ifade ederek sektörler arasında ayrışmanın devam ettiğini, özellikle tekstil sektöründe yavaşlamanın sürdüğünü kaydetti. Finansmana Erişimde Yaşanan Sorunlar Masaya Yatırıldı Son zamanlarda sanayicilerin finansmana erişim konusunda gündeminde olan TOBB, KGF ve bankaların iş birliğiyle yeniden devreye giren TOBB Nefes Kredisi’nin özellikle KOBİ’ler açısından önemli bir adım olduğunu belirten Kasapoğlu, “Ortaya konulan ekonomik tablo, reel sektörün finansmana erişimde ciddi bir sıkılaşma ile karşı karşıya olduğunu ve bunun artık doğrudan üretimi,yatırımı ve ihracatı etkilediğini göstermektedir. Bu çerçevede TOBB Nefes Kredisi’nin yeniden devreye alınacak olması, özellikle KOBİ’ler açısından sahada karşılığı olan önemli bir destek niteliğinde. Ancak açık söylemek gerekir ki, mevcut koşullarda bu tür programların etkisi daha çok kısa vadeli bir rahatlama sağlamakta; kalıcı çözüm ise finansman yapısının bütüncül şekilde ele alınmasına bağlıdır. Özellikle reeskont kredileri ihracatçılarımız için önemli bir araç. Ancak uygulamada gördüğümüz teminat yapısı, krediye erişimi kolaylaştırmak yerine tam tersine zorlaştıran bir sonuç ortaya koyuyor. Kredi tutarının üzerinde teminat mektubu istenmesi, firmaların teminat limitlerini gereksiz yere kilitliyor ve ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu da reel sektörün finansmana erişimini destekleyen bir yapıdan çok, sınırlandıran bir yapıya dönüşmüş durumda. Benzer şekilde, faiz giderlerinin muhasebeleştirilmesinde uygulanan 12 aya yayma zorunluluğu da firmaların nakit akışını gereksiz yere zorluyor. Zaten finansmana erişimin zor olduğu bir dönemde, bu tür teknik uygulamalar işletmelerin hareket alanını daha da daraltıyor. Bugün asıl mesele büyümenin hızı değil, üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü koruyabilmektir. Çünkü rekabet gücünü kaybeden bir sanayinin yatırım yapması, istihdam yaratması ve ihracatta kalıcı başarı sağlaması mümkün değildir. Daha fazla üretmekten önce, üretebildiğimizi korumaya odaklanmalıyız.” dedi Denizli Çardak OSB Faaliyetleri DSO Meclisinde Görüşüldü DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na konuk olarak katılan Denizli Çardak OSB Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar ise bölgede yürütülen çalışmalar ve devam eden projelere ilişkin sunum gerçekleştirdi. Sunumda, Çardak OSB’de devam eden yatırımlar, Yeşil OSB hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar ve bölgenin gelişimine yönelik planlamalar hakkında bilgi verildi. Savunma sanayine yönelik yatırım potansiyeli ile OSB sınırları içerisinde yer alan Çardak Havalimanı’nın sanayi, lojistik ve savunma sanayii yatırımları açısından sağlayabileceği avantajlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.Sunumun ardından Meclis Üyelerinin görüş ve değerlendirmeleri alınırken, yöneltilen soruların yanıtlanması ile toplantı sona erdi.

Nefes Kredisi yeniden başlıyor Haber

Nefes Kredisi yeniden başlıyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Nefes Kredisi 8 Haziran itibarıyla yeniden başlayacak, krediler 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Birlikten yapılan açıklamaya göre, reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların işbirliğiyle KOBİ'lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi'nde yeni dönem 8 Haziran itibarıyla başlayacak. KOBİ'lere uygun koşullarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB'a bağlı tüm oda-borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. BİR FİRMA AZAMİ 3 MILYON LİRA KREDİ KULLANABİLECEK İşletmeler, başvurularını Akbank, Denizbank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Katılım Bankası şubelerine yapabilecek. Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerinde ise yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar lira kullanıma açılacak. Bu yıl içinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar liraya ulaşması hedefleniyor. "KOBİ'LERİN YAŞADIĞI EN BÜYÜK SIKINTI FİNANSMANA ERİŞİM" Açıklamada değerlendirmesine yer verilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KOBİ'lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu ifade etti. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırının krediye erişimi zorlaştırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Böyle bir dönemde KOBİ'lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ'lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. 2025 yılı içinde 3 aşamada TOBB Nefes Kredisi'nden 61 bin firma yararlandı. KOBİ'lere sağladığımız destek 81 milyar liraya ulaştı. KGF Özkaynak Kefalet Programı kapsamında 2026 için de toplam 100 milyar lira tutarında kredi hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Dilimler halinde kullandırılması planlanan bu yeni paketin 25 milyar lira tutarındaki ilk dilimi üyelerimizin erişimine açılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a, Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen'e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ'lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması, daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir."

CHP’li Arpacı ,” Eserinizle Övünüyor Musunuz?” Haber

CHP’li Arpacı ,” Eserinizle Övünüyor Musunuz?”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili TBMM Genel Kurulu’nda varlık barışı ile ilgili düzenlemeler ve İstanbul Finans Merkezi bünyesindeki firmalara vergi avantajları sağlayan, ayrıca SGK’ya borç taksitlerinin 36 aydan 72 aya çıkarılmasını öngören kanun teklifi görüşmelerinde konuştu. “Tekstil Kan Kaybetmeye Devam Ediyor, Niye Bu Sektöre Sırtınızı Dönüyorsunuz” İstanbul Hometex Fuarı’nda tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmaları ziyaret ettiğini belirten CHP’li Arpacı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bakın, bu kürsüden üç senedir defalarca dile getirdim, tekrar altını çizerek, üstüne basarak dile getirmek istiyorum: Tekstil ve hazır giyim kan kaybetmeye devam ediyor. Firmalarımız yüksek enflasyon ve düşük kur politikasıyla hayatına devam edemiyor, reel sektör çok sıkıştı. Konkordato sayısı ve vurulan çeklerin sayısında büyük artış var. Türkiye'nin köklü sanayi şirketleri teker teker iflas ediyor, işletmelerini kapatıyor ya da yurt dışına giderek ülkeyi terk ediyorlar. Tekstilci diyor ki: ‘Bu böyle gitmez’ İstihdam kaybı 400 bini geçti, ihracat düşüyor, üretim düşüyor, yatırım kaçıyor. Bakın, bu sektörde katma değerse katma değer, markaysa marka, verimlilikse verimlilik, istihdamsa istihdam, hepsi var. Yılda 30 milyar dolar ihracat kapasitene sahip elli yıllık ‘know-how’ var. Siz niye bu sektöre sırtınızı dönüyorsunuz? Bu Meclis, bu Sanayi ve Ticaret Komisyonu, sayın vekiller; biz ne zaman bir şeyler yapacağız? “Dört Ayda 11 Bin Şirket Kapandı, 46 Bin Esnaf Kepenk Kapattı” Bakın, bir kanun teklifi getirdiniz, ilk imzacının konuşmasını dikkatle dinledik, dedi ki: ‘Kanunu yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı artırmak için yapıyoruz’ Dedim ki: ‘Eyvah! Sanayicimizi, ihracatçımızı Allah korusun’ Niye böyle düşündüm? Çünkü siz en son bu dört kelimeyi kullandıktan sonra bu ülkenin başına neler geldi, biliyor musunuz? Dolar kuru 8 buçuktan 45 liraya çıktı, mazot 17 liradan 70 liraya çıktı. Kur korumalı mevduatı icat ettiniz, hazineden çıkan paranın ne olduğunu tahmin bile edemiyoruz. Merkez Bankası üç senede 2,5 trilyon zarar etti. Dört ayda faize sadece 1,1 trilyon ödediniz, 2026'da ödeyeceğiniz toplam rakam 2,7 trilyon lira. Bu rakam ne biliyor musunuz? Yirmi dört senelik özelleştirmenin karşılığı. Ticari krediler 20 trilyona ulaştı, batık kredi yükü 420 milyar. Dört ayda 11 bin şirket kapandı, 46 bin esnaf kepenk kapattı; bu, günde 470 tane dükkâna tekabül ediyor. “‘CarryTrade’cileri Düşündüğünüz Kadar Bu Ülkenin Sanayicisini Düşünmediniz” Son altı ayda tekstil, hazır giyim, deri... İstihdam kaybı 128 bin kişi arkadaşlar, 128 bin kişi işten çıkarıldı. Alınan her konkordato, her iflas sizin eseriniz. Mutlu musunuz? Eserinizle övünüyor musunuz acaba çok merak ediyorum. O gün size inanıp yatırım yapan insanlara siz ne dediniz? ‘Plansız büyüdünüz’ dediniz ya, o gün yatırım yapan insanlara. Bugün siz hâlâ ‘Bu kanunu 'Yatırımı, istihdamı artıracağız.' diye getirdik’ diyorsunuz. Yazıklar olsun size, komik duruma düşüyorsunuz ve bu treni kaçırdınız. Sanayicinin, ihracatçının, üreticinin iştahını kaçırdınız arkadaşlar; ülkeyi ithalat ülkesi hâline getirdiniz. ‘Carrytrade’cileri düşündüğünüz kadar bu ülkenin üreticisini, ihracatçısını, sanayicisini düşünmediniz. “Bu Kanunları Sanayiciyi Düşündüğünüz İçin Çıkarmıyorsunuz, Sıcak Paraya İhtiyaç Duyduğunuz İçin Çıkarıyorsunuz” Bu kanunla 9'uncu kez varlık barışı getiriyorsunuz ‘Yurt dışından para gelsin nasıl gelirse gelsin’ diyorsunuz. Sıcak paraya ihtiyaç var, değil mi? Neden? Çünkü kamunun ve özel sektörün döviz borcu 430 milyar dolar. Rezervleriniz 25 milyar dolara düştü, açık 400 milyar dolar. Siz artık dolar bazında verdiğiniz yüzde 30, yüzde 40 faize rağmen sıcak parayı bu ülkeye çekemiyorsunuz. Neden biliyor musunuz? Siz artık burada mülkiyet hakkını bitirdiniz arkadaşlar, hakkında iddianamesi yazılmayan, hükmü verilmeyen insanların mal varlıklarına el koydunuz, TMSF'ye devrettiniz ve satılığa çıkardınız bazılarını. Ya, bu ülkeye yatırım gelir mi? Siz ancak ve ancak bu kanunla fırsatçılık yapıyorsunuz. Orta Doğu'da bir savaş var, bu savaştan kaçacak -Dubai'deki, Katardaki- bir sıcak para var, ‘Bu sıcak para ülkeye gelir mi?’ diye fırsatçılık yapıyorsunuz; fırsatçısınız! Bu kanunları sanayiciyi, üreticiyi, ihracatçıyı düşündüğünüz için çıkarmıyorsunuz, sıcak paraya ihtiyaç duyduğunuz için çıkarıyorsunuz. Bu millet, bu insanlar, bu ihracatçılar bunu biliyorlar arkadaşlar ve en kısa zamanda seçimle sizi gönderecekler.”

DSO AB Bilgi Merkezinden Avrupa Günü Buluşması Haber

DSO AB Bilgi Merkezinden Avrupa Günü Buluşması

Denizli Sanayi Odası (DSO) ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ortaklığında 1997 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren Denizli AB Bilgi Merkezi, 9 Mayıs Avrupa Günü temasıyla DSO hizmet binasında “Avrupa Günü Resepsiyonu ve Networking” etkinliği gerçekleştirdi. Kamu kurumları, yerel yönetim, üniversite, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, DSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Serter, Denizli İŞKUR İl Müdürü Çağrı Çeliktaş, Denizli KOSGEB İl Müdürü Sadullah Dülger, DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş ile Genel Sekreter Yardımcısı ve Denizli AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Cansun Özdülger yer aldı. Denizli Sanayi Odası (DSO) ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu iş birliğiyle faaliyetlerini sürdüren Denizli AB Bilgi Merkezi, 9 Mayıs Avrupa Günü kapsamında anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. DSO hizmet binasında düzenlenen “Avrupa Günü Resepsiyonu ve Networking” etkinliğinde, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, ortak değerler, sanayide dönüşüm süreci ve Avrupa’nın yeni ekonomik vizyonu ele alındı. Programa, Türkiye-AB ilişkileri ve Avrupa politikaları alanında önemli çalışmalarıyla öne çıkan İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) temsilcileri değerlendirmeleri ile katkı sundu. Avrupa Günü’nde Ortak Gelecek ve İş Birliği Mesajı Programın açış konuşmasını gerçekleştiren DSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Serter, Avrupa Günü’nün barışın, dayanışmanın, demokrasi kültürünün ve ortak değerler etrafında şekillenen uluslararası iş birliklerinin güçlü bir simgesi olduğunu ifade etti. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin uzun yıllara dayanan köklü bir ortaklık zemini taşıdığına dikkat çeken Serter, ekonomik ilişkilerin yanı sıra kültürel etkileşim, ortak üretim anlayışı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin de bu iş birliğinin önemli unsurları arasında yer aldığını belirtti.DSO olarak, Avrupa Birliği ile ilişkileri ekonomik bir çerçevede değerlendirmenin yanı sıra, Denizli AB Bilgi Merkezi aracılığıyla yerelde Avrupa Birliği politikalarına yönelik farkındalığın artırılmasına, kültürler arası diyaloğun güçlendirilmesine ve ortak çalışma alanlarının geliştirilmesine katkı sunduklarını belirtti. Serter: Rekabette Birlikte Hareket Etmenin Öneminin Farkındayız Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm sürecine değinen Serter, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte sanayi politikaları, üretim modelleri ve ticaret ilişkilerinin yeniden şekillendiğini vurguladı. Denizli sanayisinin Avrupa ile güçlü ticari bağlara sahip olduğunu ve tekstilden kabloya, makine sektöründen doğal taşa kadar birçok alanda Avrupa pazarına entegre bir üretim yapısının bulunduğunu söyledi.Avrupa Birliği gündeminde öne çıkan “Made in Europe” yaklaşımı ve Sanayi Hızlandırma Yasası’nın, üretim ve ticaret süreçlerinde yeni bir dönemi beraberinde getirdiğini belirten Serter, ihracatla büyüyen Denizli sanayisi için bu dönüşümün yakından takip edildiğini kaydederken konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Küresel ekonomide rekabetin anahtarı, üretmekle birlikte dönüşmek ve birlikte hareket edebilmek.” İKV’den Türkiye-AB İlişkileri ve Avrupa Sanayisine Yönelik Değerlendirmeler Etkinliğin uzman konuşmaları bölümünde, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Genel Sekreter Yardımcısı M. Gökhan Kilit, “Türkiye-AB İlişkilerine Güncel Bakış ve Gümrük Birliği’nin Güncellenme Süreci” başlıklı sunumuyla katılımcılara kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Kilit, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerin mevcut durumu, Gümrük Birliği’nin güncellenme süreci ve Avrupa ile ticari entegrasyonun geleceğine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Türkiye’nin AB ile ticaret hacmine ilişkin verileri aktaran Kilit, Denizli’nin ihracat kapasitesi ve Avrupa pazarına entegrasyon düzeyiyle öne çıkan şehirlerden biri olduğunu ifade etti. Sunumunda ayrıca Gümrük Birliği uygulamalarında yaşanan yapısal sorunlara, sanayicilerin karşılaştığı güncel başlıklara ve çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmelere yer verdi. İKV Uzmanı Ahmet Emre Usta ise “Made in Europe” kriteri ve AB Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında Avrupa sanayi politikalarında yaşanan dönüşümü ele aldı. Yeni düzenlemelerin Türk sanayisine olası etkileri, Avrupa pazarındaki rekabet koşulları ve özellikle otomotiv sektöründe ortaya çıkabilecek risk alanlarına değinen Usta, Türkiye’nin rekabet gücünü koruyabilmesi için stratejik dönüşümün önemine dikkat çekti. Program, üniversite öğrencilerinin gerçekleştirdiği trio müzik dinletisi eşliğinde düzenlenen resepsiyon ve networking bölümüyle devam etti. Etkinlik kapsamında kurum temsilcileri, mevcut iş birlikleri, ortak proje alanları ve Türkiye-AB ilişkileri çerçevesinde geliştirilebilecek yeni temaslara ilişkin görüş alışverişinde bulundu.

DSO, DENİB ve DOSB’den üretim ve ihracatta güç birliği Haber

DSO, DENİB ve DOSB’den üretim ve ihracatta güç birliği

DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen ziyarete; Başkan Yardımcısı Mehmet Serter, Yönetim Kurulu Üyeleri E. Emre Boz, Ali Fuat Özel, Caner Çınar, Levent Çaputçu ve Orçun Alptekin ile Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş katıldı. Denizli İhracatında Yeni Yol Haritası DSO heyetinin ilk durağı Denizli İhracatçılar Birliği oldu. Başkan Osman Uğurlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette, Başkan Yardımcısı Cüneyt Demirkan, İrfan Ertuğrul, Denetim Kurulu Üyesi Bekir Serdar Mutlubaşve Genel Sekreter Uğur Dayıoğlu ile bir araya gelindi. Ziyarette, Denizli’nin ihracat odaklı büyüme vizyonu çerçevesinde hedef pazar araştırmaları ve firmaların küresel rekabet gücünü artıracak çalışmalar ele alındı. Özellikle TURQUALITY ve UR-GE projelerinde ortak hareket edilmesinin önemi vurgulanırken, uluslararası pazarlarda daha etkin konumlanmak adına ortak organizasyonlar yürütülmesi ve özellikle Afrika başta olmak üzere hedef pazarlara yönelik sektörel ticaret ve alım heyetlerinin planlanması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile koordinasyon içinde fuar katılımlarının güçlendirilmesi, Denizli’de gerçekleştirilecek alım heyeti organizasyonlarının daha etkin hale getirilmesi ve firmaların uluslararası finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştıracak ortak projeler geliştirilmesi gündeme geldi. Sanayide Altyapı Atılımı ve Teknoloji Odaklı Dönüşüm DSO heyeti daha sonra Denizli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nü geçerek BaşkanSelim Yaymanoğlu ve yönetimiyle bir araya geldi.Görüşmeye, Başkan Yardımcısı Ali Fuat Özel, Yönetim Kurulu Üyeleri Cemalcan Sirkeci,İbrahim Onur Yıldırım,Sevde Şensöz Çelik, Orhan Tahtalı ve Bölge Müdürü Ahmet Taş katıldı. Denizli OSB’de devam eden mevcut yatırım ve proje süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgilendirmelerin yapıldığı görüşmede, Denizli sanayinin gelişimini destekleyecek altyapı yatırımları ele alındı. Denizli Model Fabrika ve DSO Verimlilik Merkezi çalışmaları, ileri arıtma tesisi yatırımları, ikinci arıtma tesisi faaliyetleri ve teknopark kurulum sürecine ilişkin güncel gelişmeler paylaşıldı. Teknopark bünyesinde DSO ile birlikte hayata geçirilebilecek ortak üretim alanları, uygulama atölyeleri ve Ar-Ge merkezleri üzerine değerlendirmeler yapılırken, katma değerli üretim ve teknolojik dönüşümün hızlandırılmasına yönelik iş birliği imkanları ele alındı. Eğitimde Kurumlar Arası İş Birliği Temaslarda, kurumlararası eğitim ve akademi faaliyetlerinin daha koordineli bir takvimle planlanması, kamu kurumlarıyla birlikte yürütülen bilgilendirme ve farkındalık seminerlerinin ortaklaştırılmasında görüş birliğine varıldı. Kasapoğlu, Denizli’nin üretim kültürü, girişimcilik ruhu ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisinin önde gelen şehirlerinden biri olduğunu belirterek, bu gücün daha ileri taşınması için kurumlar arası iş birliğinin stratejik önemine dikkat çekti. Her iki kurumla yapılan ziyaretler, karşılıklı iyi niyet temennileri ve iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik ortak irade vurgusuyla sona erdi.

KOSGEB destekleri Denizli sanayisinin gündeminde Haber

KOSGEB destekleri Denizli sanayisinin gündeminde

Programa; DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, DSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Okan, Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş, KOSGEB KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı ve 100’ü aşkın firma yöneticisi katıldı. Kasapoğlu: Üretim Ekosistemi İçin Destekler Kilit Rolde Toplantının açış konuşmasını yapan Selim Kasapoğlu, üretim ekosisteminin güçlendirilmesi ve firmaların kamu desteklerinden etkin şekilde yararlanmasının önemine dikkat çekti. Denizli Sanayi Odası’nın sanayicilere yönelik destek mekanizmalarına rehberlik ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, başta KOSGEB destekleri olmak üzere, Bakanlıklar ve ilgili kamu kurumları tarafından sunulan teşviklerden firmaların daha etkin yararlanması için yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Küresel rekabet koşullarının giderek zorlaştığını belirten Kasapoğlu, üretim maliyetlerindeki artışın sanayiciler üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu, bu nedenle destek ve teşvik mekanizmalarının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getirdi. Desteklerin yeterince takip edilmemesinin firmalar açısından önemli bir fırsat kaybı oluşturduğunu vurguladı. Kasapoğlu, DSO bünyesinde kurulan Teşvik Ofisi’nin, geçmiş dönemde ortaya koydukları hedefler arasında yer aldığını ve kısa sürede hayata geçirilmiş olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ofisin önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Kasapoğlu, sanayicilerden alınan geri bildirimlerin de bu yapının sahada karşılık bulduğunu gösterdiğini söyledi. Teşvik Ofisi aracılığıyla bir yıl içinde yaklaşık 200 firmayla birebir görüşme gerçekleştirildiğini aktaran Kasapoğlu, bu firmaların 70’iyle özellikle KOSGEB destekleri kapsamında detaylı çalışmalar yürütüldüğünü ve sanayicilerin desteklere erişimlerinin kolaylaştırıldığını vurguladı. DSO’nun üretim ve verimlilik odaklı projeler yürüttüğünü belirten Kasapoğlu, Denizli Model Fabrika ve Verimlilik Merkezi ile işletmelerin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Özellikle tekstil sektörü başta olmak üzere birçok firmada istihdam desteklerinden yararlanma oranlarının görece düşük seviyede olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, Denizli sanayisinin ölçeği genişletilen İstihdamı Koruma Destek Programı başta olmak üzere mevcut teşvik mekanizmalarından daha etkin yararlanması gerektiğini dile getirdi. KOSGEB Desteklerinde Yeni Dönem ve Genişleyen Kapsam KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, konuşmasında küresel ve ulusal ölçekte ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğine işaret ederek, bu süreçte sanayi ve üretim yapısının dayanıklılığının önem kazandığını ifade etti. TR-32 Bölgesi’nde yer alan Denizli, Aydın ve Muğla göz önüne alındığında ve üç ilin ekonomik yapısını değerlendirdiğinde Denizli sanayisinin kurumsallaşma düzeyi, üretim çeşitliliği ve ihracat kapasitesiyle öne çıktığını vurguladı. KOSGEB’in, üretim, istihdam ve ihracat odaklı işletmeleri desteklemeye devam ettiğini dile getiren Dülger, 2026 yılı itibarıyla ölçeği genişletilen İstihdamı Koruma Destek Programı kapsamında Denizli’de yaklaşık 11 bin işletmenin desteklerden yararlanmasının öngörüldüğünü ifade etti. Devlet destek mekanizmalarının tasarımında çok boyutlu bir yaklaşım benimsendiğini belirten Dülger, bir yandan emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin işgücü maliyetlerini dengelemeye yönelik uygulamaların, diğer yandan ise yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı yatırımları teşvik eden araçların birlikte kurgulandığını söyledi. Bu çerçevede, mevcut kaynakların etkin ve doğru projelerle buluşturulmasının önemine dikkat çekti. Denizli Sanayi Odası bünyesinde KOSGEB temsilciliğinin faaliyete geçmiş olmasını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Dülger, bu yapının firmalara daha hızlı ve etkin hizmet sunulmasına katkı sağladığını belirtti. Ayrıca DSO bünyesinde faaliyet gösteren Teşvik Ofisi’nin, sanayicilere yönelik danışmanlık ve proje geliştirme süreçlerinde önemli bir rol üstlendiğini, bu tür yapıların desteklere erişimi kolaylaştırıcı etkisinin bulunduğunu vurguladı. KOSGEB Destekleri Detaylı Şekilde Ele Alındı Program kapsamında KOSGEB KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı, gerçekleştirdiği sunumda başta İstihdamı Koruma Destek Programı olmak üzere KOSGEB’in yürüttüğü destek programlarının genel çerçevesine ilişkin katılımcılara bilgi verdi. Sunumda; başvuru süreçleri, programların kapsamı ve sağlanan imkanlar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Performans ve finansman destekleri ile sektör bazlı uygulamalara da değinen Ayvacı, desteklerden yararlanma süreçleri ve finansman olanaklarına ilişkin temel hususları paylaştı. Katılımcıların soruları yanıtlanarak karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu; DSO KOSGEB Temsilcisininve Teşvik Ofisi yetkililerinin kendilerini salona tanıtmasının ardından program son buldu.

“Denizli’de kalkınma destanı yazıyoruz” Haber

“Denizli’de kalkınma destanı yazıyoruz”

AK Parti Denizli Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanvekili Şahin Tin, Denizli’de uzun süredir üzerinde çalışılan ve şehrin sanayi vizyonunda önemli bir yer tutan Makina İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Milletvekili Şahin Tin, Makina İhtisas OSB sahasında devam eden altyapı çalışmalarını tüm detaylarıyla gözlemleyerek yetkililerden bilgiler aldı. Gerçekleştirilen incelemelerde, bölgenin Denizli’nin üretim gücünü daha da ileri taşıyacak stratejik bir yatırım üssü olma hedefi bir kez daha vurgulandı. Ziyaret sonrası sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, sahadaki yoğun emeğe ve kararlılığa dikkat çeken Milletvekili Şahin Tin, şu ifadeleri kullandı: “Denizli Makina İhtisas OSB sahasında incelemelerde bulunduk. Tepeler iniyor, emek yükseliyor, alın teriyle kurulan bir kalkınma destanı yazılıyor. İlk etap için zaman daralırken, sahada gece gündüz süren gayret umutları büyütüyor. Yatırım ve üretim üssünü adım adım inşa ediyoruz.” DENİZLİ’NİN ÜRETİM GÜCÜ DAHA DA ARTACAK Makina imalatına yönelik olarak planlanan ihtisas OSB’nin tamamlanmasıyla birlikte Denizli’nin sanayi altyapısının daha da güçleneceği, katma değeri yüksek üretimin artacağı ve istihdama önemli katkılar sağlanacağı hedefleniyor. Bölgenin faaliyete geçmesiyle birlikte, özellikle makine sektöründe uzmanlaşmış üreticilerin bir araya gelerek güçlü bir sinerji oluşturması planlanıyor. Altyapı çalışmalarının hız kesmeden devam ettiği sahada, ilk etap için belirlenen takvimin kritik önem taşıdığına dikkat çekilirken, yürütülen çalışmaların yoğun bir tempoyla sürdürüldüğü dikkat çekiyor. YATIRIM VE ÜRETİM ÜSSÜ HEDEFİ ADIM ADIM GERÇEKLEŞİYOR Denizli’de uzun zamandır üzerinde titizlikle çalışılan Makina İhtisas OSB projesi, şehrin sanayi vizyonunu ileri taşıyacak önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Yetkililer, bölgenin tamamlanmasıyla birlikte Denizli’nin sadece tekstil ve geleneksel sektörlerde değil, makine imalatı gibi yüksek teknoloji gerektiren alanlarda da güçlü bir merkez haline geleceğini vurguluyor. Sahada yürütülen çalışmalar, ‘yatırım, üretim, ihracat ve istihdam’ odaklı kalkınma anlayışının somut bir yansıması olarak değerlendirilirken, Denizli’nin geleceğine yönelik büyük bir sanayi hamlesi olarak görülüyor.

Ulaştırma Bakanlığı’ndan Demiryolu Ziyareti Haber

Ulaştırma Bakanlığı’ndan Demiryolu Ziyareti

MURAT DEMİRBİLEK Türkiye’de yalnızca 6 organize sanayi bölgesinin dahil edildiği proje kapsamında yer alan Denizli OSB, güçlü üretim altyapısı, yüksek ihracat kapasitesi ve stratejik konumuyla öne çıkıyor. Bölgenin demiryolu ağına entegre edilmesiyle birlikte, Denizli OSB’nin lojistik kabiliyetinin önemli ölçüde artması, sanayicilerin taşıma maliyetlerinin azalması ve ürünlerin iç ve dış pazarlara daha hızlı ulaşması hedefleniyor. PROJEDE ÖNE ÇIKAN OSB: DENİZLİ OSB T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında; Kütahya-1 OSB, Kütahya-2 OSB, Sakarya-2 OSB, Akhisar OSB, Bilecik Bozüyük OSB ve Denizli OSB için fizibilite ve mühendislik çalışmaları başlatıldı. Ancak Denizli OSB, sahip olduğu sanayi yoğunluğu, ihracat gücü ve büyüme potansiyeliyle projenin en dikkat çekici merkezlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Yaklaşık bir yıl sürmesi planlanan çalışmalar kapsamında; Proje Müdürü Oytun İnci, Proje Müdür Yardımcıları Kemal Çoban ve Uğur Altın, Raylı Sistem Yapısal Tasarım Uzmanı Uğur Yüksel, Demiryolu Tasarım Uzmanı Can Seyhun ve Fizibilite Uzmanı Yasemin Yürük’ün yer aldığı Bakanlık heyeti, Denizli OSB’nin mevcut altyapısını, bağlantı güzergâhlarını, sanayi yoğunluğunu ve lojistik ihtiyaçlarını yerinde inceledi. Ziyaret boyunca heyete, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı ile Bölge Müdürü Ahmet Taş eşlik etti. Yapılan değerlendirmelerde, Denizli OSB’nin demiryolu bağlantısı için yüksek potansiyele sahip olduğu vurgulandı. Demiryolu bağlantısının hayata geçmesiyle birlikte Denizli OSB; limanlara, lojistik merkezlere ve uluslararası pazarlara bağlanacak. Böylece sanayiciler için daha düşük maliyetli, daha hızlı ve çevreci bir taşımacılık altyapısı oluşturulacak. Proje aynı zamanda, Denizli OSB’nin sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm hedeflerine de önemli katkı sağlayacak. “SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM VE GÜÇLÜ LOJİSTİK İÇİN TARİHİ BİR ADIM” Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, projenin Bölge açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Denizli OSB olarak üretim gücümüzü ve ihracat kapasitemizi destekleyecek her projeyi büyük bir kararlılıkla takip ediyoruz. Demiryolu bağlantısı, Bölgemizin rekabet gücünü artıracak en önemli yatırımlardan biridir. Bu proje sayesinde Denizli OSB, ulusal ve uluslararası pazarlara daha hızlı, daha ekonomik ve daha çevreci bir şekilde ulaşacaktır. Lojistik maliyetlerin azalması, ihracatın güçlenmesi ve sürdürülebilir üretim hedeflerimizin desteklenmesi açısından bu yatırım tarihi bir adımdır. Denizli OSB, sanayisiyle, altyapısıyla ve vizyonuyla Türkiye’nin örnek üretim merkezlerinden biri olmaya devam edecektir.”

Zeybekci DSO’ya Konuk Oldu Haber

Zeybekci DSO’ya Konuk Oldu

DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis toplantısının açılışında yaptığı konuşmada,Türkiye ve Denizli ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sanayicilerin öncelikli ihtiyaçlarını paylaştı. Kasapoğlu konuşmasına“Bugün meclisimizde hep birlikte bir fotoğrafa bakacağız. Bu fotoğrafın içinde küresel ekonomi, Türkiye ve en çok da Denizli var. İçinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak, riskleri açıkça konuşmak ve birlikte yol haritası çizmek istiyoruz” diyerek başladı.Küresel belirsizliklerin üretim üzerindeki baskısını artırdığını ifade eden Kasapoğlu, sanayide yaşanan istihdam kaybına işaret ederek “Sanayisizleşme artık akademik bir tartışma değil, ekonominin yeni gerçeğidir” dedi. “Sanayici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor” Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanayicinin giderek ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, “Küresel atmosferin boğuculuğunu sanayicimiz iliklerine kadar hissediyor. Artan rekabet ortamında üretim yapımızı dönüştürmeye çalışıyoruz ancak bu dönüşüm her geçen gün daha maliyetli ve daha riskli hale geliyor” dedi. Sanayicilerin artan ve zorlaşan rekabet ortamında üretim tarzlarını yeni üretim şekillerine uyarlamaya gayret ettiğini vurgulayan Kasapoğlu şöyle devam etti: “Ancak bu gayretin her geçen gün daha maliyetli, daha riskli hale geldiğini de hep birlikte yaşıyoruz.Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı bir ayda %50’ye yakın bir artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz.Enerji ithalatçısı bir ülke olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her yükseliş cari denge, enflasyon ve üretim maliyetlerimiz üzerinde baskı oluşturuyor.” Büyüme Var Ama Sanayi Zayıflıyor 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6’lık büyüdüğünü hatırlatarak,konunun detaylarında dikkat çekici bir tablo olduğunu belirtti: “İlk bakışta olumlu gibi görünen bu verinin altını kazıdığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tarım %8,8 daralıyor, sanayi %2,9 büyüyor ve manşetin altında kalıyor. Daha da önemlisi, sanayinin milli gelir içindeki payı son birkaç yılda %26’lardan %18’lere düşüyor. Sanayide çalışan sayısında azalma var, 174 bin kişi sistemin dışına çıkmış. Açık söylemek lazım: Sanayisizleşme patikası artık akademik bir tartışmanın ötesinde, reel sektörün gündelik gerçeğidir. Sanayi zayıflarsa ekonomi yavaşlamaz, yönünü kaybeder.” Sanayicinin en temel ihtiyacının öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kur politikası, enflasyonla mücadele ve finansmana erişim konularında kısa vadeli reflekslerin ötesine geçen, uzun erimli ve tutarlı bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ekledi.Kasapoğlu, yüksek faiz ve krediye erişimde yaşanan kısıtların yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirterek; ihracat ve yatırım kredilerinin desteklenmesi, kurda istikrar sağlanması ve maliyet unsurlarının rekabetçiliği gözeten bir yapıya kavuşturulmasının önemine işaret etti. Gümrük Birliği’nde Denge Arayışı, “Made in Europe” Sürecinde Yeni Fırsatlar Gümrük Birliği sürecine de değinen Kasapoğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları karşısında dezavantajlı konumda kaldığını belirtti.Kasapoğlu “Made in Europe” Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısınınDenizli açısından fırsatlar sunabileceğini şöyleifade etti: “Başta çelik olmak üzere, çimento ve beton bağlantılı ürünler, metal işleme, makine, otomotiv yan sanayi gibi sektörlerin daha görünür alanlar olarak öne çıktığını görüyoruz. Sektörler ve ürün grupları açısından olası etkileri erkenden değerlendirmek önem taşıyor. Ticaret Bakanlığımızla koordine bir biçimde gelişmeleri yakından takip edeceğiz.” “Yeni Başarı Hikâyeleri Yazmak Zorundayız” Denizli sanayisinin potansiyeline dikkat çeken Kasapoğlu, savunma sanayii başta olmak üzere yeni yatırım ve tedarik zinciri alanlarına odaklanılması gerektiğini vurgularken, Denizli’nin artık yeni başarı hikâyeleri yazması gerektiğini şöyle ifade etti: “Yolu Denizli’ye her düşenin girişimci kasımızı övmesiyle böbürlenmek bizi bir yere taşımıyor. Savunma sanayiinde gerek yatırımcı gerekse tedarik zincirinin bir parçası olarak açmaya çalıştığımız alanlara dört elle sarılmalıyız. TEİ Tedarikçi Buluşmaları kapsamında 27 firmamızı bir araya getirdik. TEİ Yan Sanayi Geliştirme Ekibinin üç günlük program sonundaki izlenimi, Denizli’nin makine imalat altyapısı düşünülenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğuydu. Kablo, mermer işleme, gıda ve makine sektörlerinde önemli atılımlarımız var. Bilişim, yazılım ve cam sektörlerinde de yüz ağartan önemli işler yapıyoruz. Bu başarıları yukarı taşıyacak, dışarıya anlatacak ve destekleyecek hiçbir fırsatı kaçırmamaya çalışıyoruz.” Zeybekci: “Denizli Güçlü Üretim Altyapısıyla Öne Çıkıyor” Toplantıya konuk olarak katılan önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Sayın Nihat Zeybekci, Türkiye’nin zorlu ancak fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade ederek küresel ekonomide güç dengelerinin değiştiğine ve çok kutuplu bir yapıya geçildiğine dikkat çekti. Artan küresel rekabet ortamında ülkelerin ekonomik ve siyasi stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Avrupa’daki yeni ticaret ve çevre düzenlemeleri ile Orta Doğu’daki gelişmelerinTürkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Zeybekci, ekonomik göstergeler doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla daha dengeli bir sürece girilebileceğini, faizlerdeki düşüşle birlikte kredi ve finansmana erişimin kolaylaşmasının beklendiğini ifade etti. “Birlikte Hareket Etmek Zorundayız” Denizli özelinde de değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, şehrin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci yapısıyla Türkiye ekonomisi açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurguladı. Zeybekci, Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa ile daha dengeli bir ekonomik yapı kurulmasının önemine değinerek hizmetler sektörü ve kamu alımlarında eşit hak sağlanmasının gerekliliğinden bahsetti. Çok yönlü dünya düzeninde Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çeken Zeybekci, Hürmüz Boğazı ve savaş ortamının ekonomiye olumsuz etkileri ve küresel belirsizliklere rağmen bu zorlu süreçte Denizli için birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Toplantının sonunda katılımcıların yönelttiği soruları yanıtlayan Zeybekci, artan maliyetler ile sınırlı fiyatlama imkânı arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik mevcut ve planlanan teşvik mekanizmalarının önemli rol oynayacağını ifade etti. 2026 yılı beklentilerine de değinen Zeybekci, özellikle finansmana erişim konusunda sanayiciyi rahatlatacak iyileştirmelerin hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti. Mevcut zorlu sürecin aşılmasında en önemli unsurun ise tüm kurumların topyekûn bir anlayışla hareket etmesi olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.