Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İktidar

Tavas Barış Gazetesi - İktidar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İktidar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli’de Savunma Sanayii Toplantısında Söz Krizi Haber

Denizli’de Savunma Sanayii Toplantısında Söz Krizi

Denizli Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün katılımıyla gerçekleştirilen “Denizli Savunma Sanayii İl Buluşması”nda beklenmedik bir tepki yaşandı. Emporia Otel Konferans Salonu’ndaki programda AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin’e kürsüde konuşma hakkı verildi. Yeni Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı’nın ise konuşma talebine rağmen kendisine söz verilmediği belirtildi. Yaşanan duruma tepki gösteren Arpacı, toplantıyı terk etti. ARPACI’DAN SERT TEPKİ Toplantıdan ayrılmasının ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Arpacı, savunma sanayiinin siyasi partilerin üzerinde bir konu olduğunu vurguladı. Arpacı, “Savunma sanayii, siyasi partilerin değil, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin milli meselesidir” ifadelerini kullanarak, iktidar milletvekiline söz hakkı verilirken muhalefet milletvekili olarak kendisine söz verilmemesini doğru bulmadığını belirtti. Arpacı, TBMM Sanayi, Ticaret ve Enerji Komisyonu üyesi olduğunu da hatırlatarak, savunma sanayii gibi bir alanda seçilmiş milletvekillerinin görüşlerini ortaya koyabilmesi gerektiğini savundu. “SEÇİLMİŞ HER MİLLETVEKİLİNİN SÖZ SÖYLEME HAKKI VARDIR” Arpacı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bu ülkenin seçilmiş her milletvekilinin, hele ki savunma sanayii gibi milli bir konuda, söz söyleme ve katkı sunma hakkı vardır. İktidarın milletvekili konuşacak, muhalefetin milletvekili susacak anlayışını kabul etmiyoruz.” “MİLLİ MESELELERDE SİYASİ AYRIM YAPMAYACAĞIZ” Yaşananları yalnızca kendisine yönelik bir uygulama olarak değerlendirmediğini belirten Arpacı, gelecekte milli meselelerde siyasi ayrım yapılmaması gerektiğini ifade etti. Arpacı, “Önümüzdeki ilk genel seçimde partimiz iktidara geldiğinde biz; milli meselelerde siyasi ayrım yapmayacağız. Savunma sanayiinde de, sanayide de, ülkemizin geleceğini ilgilendiren her konuda farklı sesleri susturmak yerine ortak aklı büyüteceğiz” dedi. “MİLLİ DEĞERLER, İKTİDARIN SİYASİ MÜLKÜ DEĞİLDİR” Açıklamasının devamında milli değerlerin herhangi bir siyasi partinin tekelinde olmadığını vurgulayan Arpacı, “Çünkü milli değerler, iktidarın siyasi mülkü değildir. Türkiye hepimizindir” ifadelerini kullandı. Arpacı, yaşanan söz hakkı tartışmasına rağmen Denizli Sanayi Odası tarafından düzenlenen savunma sanayii buluşmasının Denizli ve Türkiye açısından önemli olduğunu belirterek, “Her ne olursa olsun YENİ Parti Denizli Milletvekili olarak; Denizli Sanayi Odamız tarafından gerçekleştirilen ‘Savunma’ başlıklı bu etkinliğin Denizlimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, katkı sağlayanlara teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

“Gerçek tehdit nato’nun kendisidir!” Haber

“Gerçek tehdit nato’nun kendisidir!”

Vatan Partisi Denizli İl Başkanı Mehmet Çobanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Millî Savunma Bakanlığı, NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulmakta olduğunu ve Karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6. Kolordu Komutanlığı’nın görevlendirildiğini duyurmuştur. En önemlisi, Güneydoğu’da NATO Bölgesel Planı kapsamında Kolordu Karargâhı kurulmasına ilişkin açıklamada 'tehdit değerlendirmesinin Müttefiklerce daha önceden onaylandığı' ifade edilmektedir. Buradan da anlaşıldığı üzere, Türkiye’ye yönelik tehdidi Türkiye değil NATO belirlemiştir. NATO’nun patronu, ABD emperyalizmidir. ABD’nin savaş ortağı da İsrail’dir. Açıkçası, Tayyip Erdoğan iktidarı, Türkiye’yi hedef alan tehdidi, ABD ve NATO stratejisine göre belirlemektedir. NATO kendisi tehdittir. Türkiye’ye tehdit belirleyemez. NATO Çok Uluslu Kolordu Karargâhı' kurmak, tuzağa düşmektir. Türkiye, NATO tuzağına düşürülemeyecek ve bu zorlu süreçten bağımsızlık ve toprak bütünlüğünü kesin güvence altına alan bir devrimle çıkacaktır.” Riyad’da imzalanan bildiriye de değinen Çobanoğlu, bu bildirinin; imza atan bütün bölge ülkeleri için, tuzağa düşme taahhüdüne imza olduğunu ifade ederek çünkü bildiri, ABD ve İsrail tehdidini gizliyor ve bölge ülkelerinin ortak geleceği için savaşan İran’ı hedef alıyor. Riyad Bildirisi, Türkiye’yi aldatmak yanında, İran, Rusya, Çin gibi gerçek müttefikler ile Türkiye’nin arasını açmaya yöneliktir. Dahası Riyad Bildirisi, Türkiye’de iktidar konumunda olan Cumhur ittifakını bölmeye yöneliktir. MHP, kararlı olarak 'ABD ve İsrail Şer ittifakına karşı Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakını' savunmaktadır. Riyad Bildirisi ve NATO yandaşlığı bu ittifaka karşıdır dedi. AZERBAYCAN’DA C-130 UÇAĞIMIZI İSRAİL DÜŞÜRDÜ! Vatan Partisi İl başkanı Mehmet Çobanoğlu önemli iddialarda da bulundu. “ABD ve İsrail’in savaş stratejisiyle uyumlu bir tehdit belirlenirken, Ukrayna, İstanbul Boğazı’nın 14-15 mil kuzeyinde, Türk şirketine ait petrol taşıyan 'Altura' tankerini kasıtlı olarak vurmuştur. Ukrayna Deniz Kuvvetleri, bu saldırıyı, Türk Deniz Kuvvetleri’nin saptamasına göre, İDA (İnsansız Deniz Aracı) denen silahla yapmıştır. Türkiye, Rusya’ya karşı savaşan Ukrayna’ya İHA ve SİHA veriyor. Ukrayna, Türk tankerini vuruyor. C-130 kargo uçağımızın Azerbaycan’dan gelirken düşürülmesinin ve 20 subayımızın şehit edilmesinin, kaza olmadığında ısrar ediyoruz: Uçağımız İsrail tarafından düşürüldü ve subaylarımız, İsrail tarafından şehit edildi. Kaza Kırım Raporu, aylar geçti, hâlâ açıklanamıyor. Çünkü kaza yok! Tehdit İsrail ve ABD’den gelince susmak var! NATO Stratejisine bağlanırsanız şehitlerinize bile sahip çıkamazsınız. Ayrıca Libya Genel Kurmay Başkanı’nın uçağının Ankara hava sahasında düşürülmesi de, İsrail ve ABD operasyonudur. Tehdit, NATO stratejisine uymayınca, tehdit olmaktan çıkıyor! Öte yandan İran’dan Türkiye’ye füzeler atıldı masallarıyla ABD ve İsrail’in 'Sahte Bayrak' uygulamalarına hizmet sunuluyor. En son dün Millî Savunma Bakanlığı, 'İran’dan ateşlendiği belirlenen ve Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmatın Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO Hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini' açıkladı. Görüldüğü gibi AK Parti iktidarı, NATO’nun Türkiye’yi koruduğu masallarıyla ABD ve İsrail’in psikolojik harekâtına yardımcı olmaktadır. ABD ekonomisi inişte, dolar saltanatı yıkılıyor! NATO paramparça! NATO dağılıyor! NATO’nun patronu olan ABD, 'NATO kâğıttan kaplandır' saptamasında bulunuyor! NATO’nun Avrupalı üyeleri NATO’ya isyan halinde! NATO’ya AK PARTİ hariciyesi dışında bel bağlayan kalmadı! Avrupa Birliği, bunalımda, Avrupa’da istikrar yok, kriz var! Atlantik kampında istikrarsızlık var, iç kavga var, çözülme var! Kendi içinde istikrarsızlığa sürüklenen Atlantik Sistemi, Batı Asya’ya veya dünyanın herhangi bir iklimine barış ve istikrar getiremez! Atlantik Sistemi, barış ve istikrarın düşmanıdır! Temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO toplantısı, NATO’nun cenaze merasimi olacaktır! Ankara, NATO mezarlığı değildir, hele NATO çöplüğü kesinlikle olamaz! DENGE POLİTİKASI ADI ALTINDA NATO GÜDÜMÜNÜN İFLAS ETTİĞİ YERDEYİZ! AK PARTİ iktidarı, ABD ve İsrail ile uyumlu politikalarını 'denge politikasının' arkasına gizlemektedir. Denge politikası iflas etmiştir. Riyad Bildirisi, iflasın bildirisidir. 'Arabuluculuk' gibi rollere talip olmak, yalnızca iflası gizlemeye yol açıyor ve Türkiye’yi yalnızlaştırıyor. Türkiye’nin Güneydoğusunda yeni NATO Karargâhı kurulmasına razı olmak, iflasın çırpınışıdır. İncirlik üssünde ABD’nin nükleer silah bulundurmasına boyun eğmek, felâkete davet çıkarmaktır. İsrail istihbaratının ileri hattı olan Kürecik Radar Üssü’nün faaliyetine devam etmesi, Konya’dan kalkan NATO AWACS uçaklarının İran’ı gözetlemesi, Türkiye’yi İran’a karşı cephe ülkesi yapma girişiminin parçasıdır. Türkiye bugün Doğu Akdeniz’den, Kıbrıs’tan, Ege’den, Trakya’dan namlu doğrultan ABD ve İsrail tehdidini ancak Rusya, İran, Çin ve diğer komşularıyla birlikte caydırabilir. Doğu Akdeniz’de ABD-İsrail-Yunanistan-Ukrayna savaş ortaklığına karşı Türkiye’ye güçlü donanması ve nükleer caydırıcılığı olan müttefik gerekir. Bu açıdan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 'ABD ve İsrail belâsına karşı Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı' önerisi, Türkiye için erken uyarıdır ve hayatî önemdedir. Vatan Partisi altmış yıldır vurguluyor: Türkiye için Atlantik Sistemi içinde bağımsızlık yok, toprak bütünlüğü tehlikede, Üretim ekonomisi yok, borç batağı var! Türkiye, bugün ancak yükselen Asya Uygarlığı içinde tam bağımsız olur, Türk Dünyası ile aynı safta yer alır, Üretim Devrimini başarır ve Çağdaş Uygarlığın öncüleri arasında konumlanır! TÜRKİYE KESİNLİKLE ABD-İSRAİL TUZAĞINA DÜŞMEYECEKTİR Denge politikasının iflas ettiği, Atlantik Sisteminin derin bir krize ve istikrarsızlığa yuvarlandığı, NATO’nun dağıldığı koşullarda, Türkiye kesinlikle ve kesinlikle ABD İsrail Tuzağına düşmeyecektir. Türkiye için, tarihî bir fırsat doğmuştur. Türkiye, Yükselen Asya Uygarlığının öncü konumlarında yer alacak, oluşan Rusya, Çin, İran İttifakı içinde yer alacak, BRICS’e katılacak ve iki yüzyıllık Türk Devrimini Üretim Devrimi yoluyla kesin zafere ulaştıracaktır. Bu amaçla Türk Milletinin tarihî birikimine dayanan ve bütün millî ve üretici sınıfları birleştiren bir hükümetin kurulması, önümüzdeki görevdir ve kaçınılmazdır. Vatan Partisi, şiddetlenen savaş koşullarında Türkiye’mizin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve Üretim Devrimi için, siyasal partilerimizle görüşmeler yapacak ve Türkiye Rusya Çin İran İttifakı Platformu kurmayı önerecektir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.