Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İş Birliği

Tavas Barış Gazetesi - İş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli'de bölgesel narkotik zirvesi toplantısı gerçekleşti Haber

Denizli'de bölgesel narkotik zirvesi toplantısı gerçekleşti

Denizli, narkotikle mücadelede bölge toplantısına ev sahipliği yaptı. İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik ve Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger'in teşrifleri Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ömer Urhal, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Jandarma Kıdemli Albay Güven Öngören, bölge illerin emniyet müdürlerinin ve narkotik suçlarla mücadele şube müdürlerinin katılımlarıyla "Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı Bölge Değerlendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda; narkotik suça zemin hazırlayan unsurların ortadan kaldırılması ve gerekli önlemlerin alınması, narkotik madde imalatı, kaçakçılığı, kullanımı, özendirilmesi ve bu alanda ilgili kamu ya da özel kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde iş birliği çalışmaları yürütülmesi ve Türkiye'nin stratejik konumu nedeniyle karşı karşıya kaldığı risklerin önlenmesi gibi hususlar ele alındı. "Gençlerimizi bu riskten uzak tutmak zorundayız" Toplantının açılışında konuşan Vali Yavuz Selim Köşger, narkotik suçların son dönemde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de can yakıcı sonuçlara neden olduğuna dikkat çekerek tüm illerde bu problemin çözümü için yoğun bir mücadelenin sürdürüldüğüne değindi ve şu ifadeleri kullandı. Vali Köşger; "Narkotik suçlarla mücadelede belirli bir mesafe alındığını görmek mümkündür. Türkiye Cumhuriyeti cezaevlerinde narkotik suçlardan hükümlü bulunanlar önemli bir oranı teşkil etmektedir. Bu da sorunun ne denli ciddi ve can yakıcı olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı zamanda bu tablo, narkotik suçlarla mücadele eden güvenlik güçlerimizin önemli bir başarısını da göstermektedir. Ancak yalnızca kolluk tedbirleriyle bu sorunun üstesinden gelmek mümkün değildir. Nitekim ifade edildiği üzere, çok katmanlı ve kapsamlı bir sorunla karşı karşıyayız. Bir yandan suçla mücadele ederken, diğer yandan bağımlı bireylerin rehabilitasyonu da ayrı bir zorluk alanıdır. Bağımlılıktan kurtulma oranlarının oldukça düşük olması, bu mücadelenin ne kadar güçlü bir irade gerektirdiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle en doğru yaklaşım, gençlerimizi daha en başından bu tehlikeyle hiç karşılaştırmamaktır. Özellikle ergenlikten genç yetişkinliğe uzanan o kritik süreçte, gençlerimizi bu riskten uzak tutmak zorundayız. Çünkü ülkemizin en büyük gücü; iyi yetişmiş, eğitimli ve sağlıklı genç nüfusudur." dedi. Konuşmasında, gözlemlerine dayanarak Türk aile yapısına ve genç nüfusuna yönelik sistematik bir yozlaştırma çabasının varlığına dikkat çeken Vali Köşger, "Uyuşturucu maddelerin daha erişilebilir hale getirilmesi, içeriklerinin değiştirilmesi ve sentetik türevlerle yaygınlaştırılması gibi yöntemlerle gençlerimizin hedef alındığına ve bu durumun, ülkemizin en büyük zenginliği olan genç nüfusu bir avantaja değil, bir soruna dönüştürmeyi amaçlayan stratejik bir tehditdir." şeklinde ifade etti. "Narkotikle mücadele ülkemizin en öncelikli konularından biridir" Suç örgütlerinden bir adım önde hareket edebilmenin, önleyici ve kapsamlı politikalar geliştirmenin büyük önem taşıdığına değinen Vali Köşger, bu ifadede, Denizli'deki toplantının önemli bir vesile olacağına inandığını belirterek, "İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi'nin de ifade ettiği üzere, narkotikle mücadele bu yıl ülkemizin en öncelikli konularından biridir. İnşallah bu can yakıcı sorunu ülke gündeminden tamamen çıkarmak bizlere nasip olur. Bu toplantının da bu hedefe ulaşmada önemli bir aşama olacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı. Vali Köşger'in konuşmasından sonra İçişleri Bakan Yardımcısı Çelik'de narkotikle mücadeleye dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Toplantı, suç gelirleri ile mücadeleye dair sunum, İçişleri Bakanlığı ile diğer bakanlıklar arasında yapılan iş birliği protokollerine ilişkin sunumlar ve bölge toplantısına katılım sağlayan 10 İl Emniyet Müdürü ile Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürleri'nin konuşmaları ile devam etti.

PAÜ’den Kariyer Rehberliğinde Geleceğe Köprü Haber

PAÜ’den Kariyer Rehberliğinde Geleceğe Köprü

Pamukkale Üniversitesi Kariyer Planlama, Uygulama ve Araştırma Merkezi (PAÜ KARMER) koordinasyonunda hazırlanan “Yetkinlik Köprüsü: Dijital Ekosistemde Üniversite–Sektör İş Birliği Temelli Yenilikçi Kariyer Geliştirme Eğitimi” başlıklı proje, TÜBİTAK 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Türkiye genelinde yapılan 260 başvuru arasından seçilerek büyük bir başarıya imza atan proje; PAÜ Kariyer Planlama, Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Bilal Göde’nin yürütücülüğünde, Denizli İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Denizli Sanayi Odası’nın güçlü iş birliğiyle hayata geçirilecek. Hızla değişen iş gücü piyasası koşullarında eğitimcilerin güncel bilgi ve becerilerini artırarak öğrencilerin kariyer gelişim süreçlerine bilimsel temelli katkı sunmayı amaçlayan proje, bu doğrultuda Denizli’deki devlet liselerinde görev yapan 25 rehber öğretmen ile Pamukkale Üniversitesi’nin farklı birimlerinden 25 akademisyen, dört gün sürecek yoğunlaştırılmış bir eğitim programında bir araya getirecek. Eğitim içeriği, yapay zekâ destekli kariyer araçlarının kullanımından gelecek odaklı mesleki öngörülere, özel ve kamu sektörü dinamiklerini yansıtan mülakat simülasyonlarından psikolojik dayanıklılığa kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Ayrıca katılımcılar, Denizli Model Fabrika’ya yapılacak teknik gezi ile yalın üretim ve dijital dönüşüm süreçlerini yerinde gözlemleme fırsatı bularak teorik bilgilerini saha uygulamalarıyla pekiştirecek. Proje, özellikle dezavantajlı ve engelli öğrenciler için geliştirilen erişilebilir kariyer rehberliği yaklaşımlarıyla eğitimde fırsat eşitliğini de öncelikli hale getirecek. Projenin yürütücülüğünü PAÜ Kariyer Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Bilal Göde üstlenirken, uzman kadrosunda Öğr. Gör. Dr. Durmuş Çağlar Çakır, Arş. Gör. Dr. Yılmaz Hasret, Öğr. Gör. Ayşe Tuncer ve Doç. Dr. SelenayKoşumcu yer almaktadır. Eğitim programı; Prof. Dr. Ersan Öz, Prof. Dr. Nafiz Arıca, Prof. Dr. Ahmet Yazıcı, Prof. Dr. İsmail Ovalı ve Prof. Dr. Handan Kumaş gibi kıdemli akademisyenlerin yanı sıra Doç. Dr. Nurten Karacan Özdemir, Dr. Sezgi Akbaş ve Dr. Neylan Zümrüt gibi alanında yetkin isimlerin katkılarıyla zenginleştiriliyor.Etkinliklerin organizasyon ve rehberlik süreçlerinde Öğr. Gör. Dr. Cansu Öksüz Karademir, Önder Öğmen ve Yasemin Akın görev alırken, sağlık personeli Tuğba Cabbar da sürece destek verecek. Türkiye’nin Milli Yetkinlik Hamlesi ve 12. Kalkınma Planı hedefleriyle tam uyumlu olan bu proje, hem bölgesel kalkınmaya stratejik bir katkı sunmayı hem de ulusal düzeyde örnek teşkil edecek sürdürülebilir bir rehberlik modeli ortaya koymayı amaçlıyor.

Bölgesel işbirliği için buluştular Haber

Bölgesel işbirliği için buluştular

DSO ve Denizli Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu ile Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından karşılanan heyet, Model Fabrika Direktörü Bilgehan Deniz Öztürk eşliğinde tesisi yerinde inceledi. Teknik gezi sonrasında Öztürk tarafından gerçekleştirilen sunumda; Model Fabrika’da uygulanan yalın üretim teknikleri, öğren-dönüş programları ve sanayicilere sunulan danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi verildi. Ayrıca, bu uygulamalardan faydalanan işletmelerin verimlilik, kalite ve kapasite artışına yönelik elde ettiği kazanımlar paylaşıldı. Kasapoğlu; Bölge Sanayisinin Gelişimi İçin Stratejik Yatırım Ziyaret kapsamında DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli Model Fabrika’nın yalnızca Denizli için değil, bölge sanayisinin gelişimi açısından da stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, tesisin Aydın ve Muğla başta olmak üzere çevre illerdeki sanayiciler tarafından etkin şekilde kullanılmasını önemsediklerini belirterek, bölgesel iş birlikleriyle sanayinin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Model Fabrika ziyaretinin ardından AYSO heyeti, Denizli Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Oda ziyaretinde konuşan Başkan Kasapoğlu, Denizli sanayisinin güçlü üretim altyapısına dikkat çekerek, başta tekstil olmak üzere kablo, mermer ve makine sektörlerinde önemli bir kapasiteye sahip olduklarını belirtti. İmalat sanayinde yaşanan zorluklara rağmen, Üyelerin verimliliğini artıracak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini vurgulayan Kasapoğlu,iştirakler ve DSO Verimlilik Merkezi ile ikiz dönüşüm konusunda Üyelerin rekabet edebilirliğini artırmaya çalıştıklarını belirtti. Savunma Sanayisinde Yüksek Katma Değerli Üretimi Destekleyen Yatırım Vizyonu Kasapoğlu, Denizli’de kurulması planlanan savunma sanayi yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, TEI ile yürütülen temaslar hakkında heyete bilgi verdi. Savunma sanayi yatırımı ile Denizli ve bölge sanayisinin çeşitliliğini artırmak, yüksek katma değerli üretimi desteklemek ve ihracat kapasitesine katkı sağlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Denizli’deki organize sanayi bölgelerinin mevcut durumu ile ilgili bilgi veren Kasapoğlu, Makina İhtisas OSB projesi ile ilgili çalışmaları heyet ile birlikte değerlendirdi. DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş tarafından, Denizli Sanayi Odasının son 4 yıllık faaliyetleri ve yürütülen projeleri hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirilirken, iki kurum arasında kurulabilecek iş birliği alanları değerlendirildi. AYSO’dan Model Fabrika’ya Yönelik İş Birliği Vurgusu AYSO Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş ise Odalar arası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, Üyelere daha etkin hizmet sunmak ve iş süreçlerini kolaylaştırmak adına ortak çalışmalar yürütmeyi önemsediklerini ifade etti. Denizli Model Fabrika’dan Aydın sanayisi olarak yararlanmak istediklerini belirten Maraş, verimlilik konusunda sektörel iş birliklerine değindi. Ziyaret, DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun AYSO Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş’a Denizli’nin simgesi olan horoz heykelini takdim etmesiyle sona erdi.

CinkayaGroup ile GLINT’ten uluslararası işbirliği Haber

CinkayaGroup ile GLINT’ten uluslararası işbirliği

Temizlik ürünleri denilince akla ilk gelen satış rekorları kıran GLINT markasının global yolculuğunda bir araya gelen CinkayaGroup Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Cinkaya, CinkayaGroup CEO’su Yavuz Cinkaya, GLINT markasının kurucusu Şahin Tuna Vardar, GLINT Yönetim Kurulu Başkanı Huriye Yılmaz ve proje ortağı sanatçı ve iş insanı Oktay Kaynarca da imza töreninde hazır bulundu. Küresel pazarlarda GLINT rüzgârı esecek İmza töreninde konuşan CinkayaGroup CEO’su Yavuz Cinkaya, küresel ticarette yaşanan dönüşüme dikkat çekerek Türkiye’den çıkan markaların uluslararası pazarlarda daha güçlü yer alması gerektiğini vurguladı. Cinkaya, “Dünya ekonomisinde dengeler hızla değişiyor. Artık yalnızca üretmek değil, güçlü markalar yaratmak ve bu markaları dünya pazarlarına taşımak büyük önem taşıyor. CinkayaGroup olarak bu dönemi bir sorumluluk ve fırsat olarak görüyoruz. Türkiye’de doğan güçlü markaları keşfetmek, onları büyütmek ve global pazarlarda rekabet eden markalara dönüştürmek istiyoruz. Yurt içi satış ve tercih hedeflerine ulaşan GLINT ile imzaladığımız bu anlaşma da bu vizyonun ilk somut adımıdır” dedi. Uluslararası satış ve pazarlama CinkayaGroup’ta GLINT markasının kısa sürede üretim kalitesi ve büyüme potansiyeli ile dikkat çektiğini belirten Cinkaya, bitkisel ve organik içerikleri, sürdürülebilir üretim anlayışı ve uluslararası kalite belgeleriyle markanın küresel pazarlarda güçlü bir konuma ulaşabileceğini ifade etti. Yapılan anlaşma kapsamında CinkayaGroup, GLINT markasının uluslararası satış ve pazarlama operasyonlarını üstlenecek. Oktay Kaynarca: “İş dünyasında değer üreten projelerin içinde olmayı önemsiyorum” Proje ortağı Oktay Kaynarca ise konuşmasında Yavuz Cinkaya ile uzun yıllara dayanan bir dostlukları olduğunu belirterek, “Yavuz Cinkaya ile uzun yıllara dayanan bir abi-kardeşliğimiz var. Daha önce birlikte yer aldığımız projelerde olduğu gibi bu projede de kendisinin yanında yer almaktan ve maddi-manevi destek vermekten mutluluk duyuyorum. Sanat hayatımın yanı sıra iş dünyasında da değer üreten projelerin içinde olmayı önemsiyorum. Yavuz Cinkaya ile bundan sonraki dönemde de yeni projelerde birlikte hareket edeceğiz” dedi. GLINT’in hedefi; küresel büyüme Manisa’da kurulan üretim altyapısıyla geliştirilen GLINT ürünleri; bitkisel içerikleri, çevre dostu yaklaşımı ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla dikkat çekiyor. Yapılan iş birliği ile markanın başta Ortadoğu, Avrupa, Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika olmak üzere birçok uluslararası pazarda büyümesi hedefleniyor. Türkiye’den çıkan markalar için yeni iş birlikleri CinkayaGroup yetkilileri, söz konusu iş birliğinin Türkiye’de geliştirilen markaların küresel pazarlarda daha güçlü yer almasına katkı sağlamayı amaçladığını belirtti. Yapılan anlaşmanın, Türkiye’den çıkan markaların uluslararası ölçekte büyümesine yönelik yeni iş birliklerinin de önünü açması bekleniyor.

 “Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz” Haber

 “Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz”

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay’ın konuşmasıyla başladı. Yoğun bir faaliyet dönemini geride bıraktıklarını aktaran Çay, basın camiasının temsilcileriyle, kamu kurumlarının yöneticileriyle ve diğer paydaşlarla bir araya gelme fırsatı bulduklarını kaydetti. Genel Müdür Çay, “Her fikri, talebi ve eleştiriyi, sahadan gelen kıymetli birer veri olarak ele aldık. Sektörümüzün birikimini, potansiyelini ve beklentilerini yakından izleme fırsatı bulduk. Geleceğe dönük atılacak adımlarda, yönümüzü tayin etmemizde bizlere fayda sağlayacak bilgiler edindik. Şunun altını özellikle çizmek isterim ki bu yaklaşım bir başlangıç refleksi değil; sürdürülebilir bir yönetim anlayışının uygulamasıdır. Meseleleri yerinde tespit etmek, çözüm yollarını sektörle ve ilgili kurumlarla istişare içinde şekillendirmek yönetim politikamızın temelini oluşturmaktadır” şeklinde konuştu. Mesleki standartlar, çağın gereklerine göre yeniden ele alınmalı Dijital dönüşüm sürecinin basın sektörü açısından artık ertelenebilir bir başlık olmaktan çıktığını, doğrudan mesleğin geleceğine ilişkin temel bir mesele hâline geldiğini belirten Çay, haberin üretiminden sunumuna, dağıtımından doğrulanmasına kadar tüm gazetecilik pratiklerinin köklü bir değişimden geçtiğini söyledi. Bu değişimin teknoloji ve altyapının güçlendirilmesini, yeni becerilerin kazanılmasını ve mesleki standartların çağın gereklerine göre yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını vurgulayan Genel Müdür Çay, şöyle konuştu: “Kurumumuz, İletişim Başkanlığımızın da vizyonu doğrultusunda, basın sektörünün dönüşümüne yön veren ve yol haritası oluşturan kurumsal bir aktör olarak konumlanmaktadır. Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz ‘Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler’ paneli, sektörün tam da bu ihtiyacına cevap veren önemli bir buluşma olmuştur. İletişim Başkanımız Sayın Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın katılımlarıyla gerçekleşen panel yalnızca sektörel bir etkinlik olmaktan öteye geçerek devletin iletişim ve medya politikalarıyla uyumlu üst düzey bir buluşma olarak kamuoyunda karşılık bulmuştur. Akademi, sektör ve uygulayıcıların aynı çatı altında bir araya gelmesi; tartışmaları teorinin ötesine taşıyarak sahaya temas eden bir perspektif kazandırmıştır.” Akademik camianın birikimi ile basının sahadaki tecrübesini buluşturmalıyız Konuşmasında sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına değinen Çay, yapay zekâ uygulamaları ve değişen habercilik pratikleriyle çok boyutlu analiz yapabilme, veriyi doğru yorumlama ve teknolojik imkânlardan etkin biçimde yararlanma becerilerinin daha da önem kazandığının altını çizerek, bu noktada akademik camianın bilgi birikimi ile basının sahadaki tecrübesinin buluşmasının kritik bir role sahip olduğunu dile getirdi. Genel Müdür Çay, “Özellikle İletişim Fakültelerini sektörün önemli bir paydaşı olarak görüyoruz. Üniversitelerimizle birlikte yürünecek yolun, yeni yetkinlik alanlarının tanımlanmasına ve insan kaynağı niteliğinin artırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak Kurumumuz ile İbn Haldun Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü özel bir anlam taşıyor. Önümüzdeki süreçte de akademiyle olan iş birliklerini çeşitlendirerek sürdürmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri sektörde karşılık buluyor Basın sektörünün çağın gereklilikleri doğrultusunda dönüşümü sürecinde yalnızca bugünü değil, orta ve uzun vadeyi birlikte düşünmek zorunda olduklarını kaydeden Çay, sektörün sürdürülebilirliğinin gelir yapısının öngörülebilir olmasına, mali yüklerin yönetilebilirliğine ve kurumların kendi kapasitelerini güçlendirebilmesine doğrudan bağlı olduğunu söyledi. Genel Müdür Çay, “Basınımızın önemli gelir kaynaklarından biri olan resmî ilan ve reklamların artırılması için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim ki, yalnızca bu gelire dayanan bir yayıncılık anlayışı tek başına yeterli değildir. Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri, dijital reklamcılık, abonelik sistemleri ve üretilen içeriğin değerine dayalı gelir yöntemleri, sektörde her geçen gün daha fazla karşılık buluyor” ifadelerini kullandı. Basın işletmeleri, yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilecek Ekonomik sürdürülebilirlik bağlamında finansmana erişim konusunda açıklamalarda bulunan Genel Müdür Çay, bu doğrultuda basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve doğrudan ulaşabilmesini sağlayacak somut bir adımı hayata geçirdiklerini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde, Kredi Garanti Fonu ile imzaladığımız protokol, bu yaklaşımın güçlü ve kurumsal bir yansıması olmuştur. Söz konusu iş birliği; basın işletmelerinin kredi süreçlerinde karşılaştıkları teminat kaynaklı güçlükleri azaltırken, bankalar tarafından sağlanacak finansmanı sektör açısından daha erişilebilir hâle getirmiştir. Önümüzdeki 5 yılı kapsayacak şekilde planlanan destek mekanizmasıyla, 2 binin üzerinde süreli yayın için bu yıl toplam 7,5 milyar TL kredi limiti belirlendi. Böylelikle, basın işletmelerinin orta ve uzun vadeli yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilmelerine imkân tanınmış oldu.” Konuşmasında, Basın İlan Kurumu ile Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliği hakkında da bilgiler veren Çay, “Sektörün gerçek gücü olan, sahada ter döken basın emekçilerinin sosyal imkânları, çalışma koşulları ve refahı Kurumumuz açısından tali değil, doğrudan asli bir önceliktir. Bu anlayış doğrultusunda Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliğini; basın emekçilerinin günlük yaşamlarındaki konfor alanlarının artmasına yönelik anlamlı bir destek olarak görüyorum” dedi. Faaliyetlerimizi, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele alıyoruz “Kurum olarak önümüzdeki dönemde de sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz” diyen Çay, attıkları her adımı, yaptıkları her düzenlemeyi masada değil sahada, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele aldıklarını ifade etti. Sadece Kurumu değil, tüm sektörü ilgilendiren konu başlıklarına odaklanmaya çalıştıklarını kaydeden Genel Müdür Çay, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Kurumumuzu sektörün üzerinde konumlanan bir yapıdan ziyade sektörle birlikte düşünen, çözüm üreten ve basının güçlenmesini kendi sorumluluğu olarak gören bir anlayışla yönetiyoruz. İnanıyoruz ki güçlü bir basın ancak karşılıklı güvenle ve uzun vadeli bir vizyonla mümkündür. Bu istikamet doğrultusunda değişen dünyayı doğru okuyan, sektöre temas eden ve çözüm üretme iradesini kararlılıkla ortaya koyan bir Basın İlan Kurumu anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz.” Genel Müdür Çay’ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi. Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu’nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı. Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurulu’nun 13 Şubat 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Tavas’ın Tescilli Lezzeti Dünya Yolunda Haber

Tavas’ın Tescilli Lezzeti Dünya Yolunda

MURAT DEMİRBİLEK Tavas ilçesine özgü, coğrafi işaretle tescillenen Tavas Baklavası, imzalanan iş birliği protokolüyle uluslararası pazara açılmaya hazırlanıyor. Tavas Belediyesi iştiraklerinden TAVBEL ile Bonavias arasında yapılan anlaşma kapsamında üretim ve satış süreci kurumsal bir yapıya kavuşturulacak. Tavas Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren TAVBEL ile Bonavias arasında imzalanan protokol, Tavas Baklavası’nın hem üretim hem de pazarlama sürecini kapsıyor. Bu iş birliğiyle ürünün daha geniş kitlelere ulaştırılması ve marka değerinin artırılması hedefleniyor. Üretim Kadın Kooperatifinden Protokole göre Tavas Baklavası’nın üretimi, TAVBEL koordinasyonunda Yarengüme Kadın Kooperatifi tarafından gerçekleştirilecek. Böylece hem geleneksel üretim yöntemi korunacak hem de kadın emeği ön plana çıkarılacak. 50 Şube ve Yurt Dışı Pazarı Satış ve tanıtım faaliyetleri Bonavias tarafından yürütülecek. Firma, Türkiye genelindeki 50 şubesinde ve Orta Doğu ile Avrupa’daki noktalarında Tavas Baklavası’nı tüketicilerle buluşturacak. Böylece Tavas’ın tescilli lezzeti uluslararası vitrine çıkmış olacak. “Tavas İçin Tarihi Bir Adım” İmza töreninde konuşan Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, ilçenin önemli bir değerinin daha geniş pazarlara taşınmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tatık, yapılan iş birliğinin üretim ve pazarlama süreçlerini daha sürdürülebilir ve güçlü hale getireceğini ifade etti. Hedef Büyük: Türkiye’den Dünyaya Başkan Tatık, Tavas Baklavası’nın önümüzdeki yıllarda Türkiye genelinde güçlü bir marka olacağına inandığını belirterek, ürünün ülke çapında ve ardından dünya genelinde bilinen bir lezzet haline gelmesini hedeflediklerini söyledi. Tescilli ürünün yapısının korunarak geleceğe taşındığını vurguladı. Sosyal Sorumluluk Vurgusu Projenin yalnızca ticari bir girişim olmadığını belirten Tatık, elde edilecek gelirin köylerde yaşayan kadınlara katkı sağlayacağını dile getirdi. Baklavanın arkasındaki emeğin kadınlara ait olduğunu vurgulayan Tatık, kurulması planlanan üretim tesisinde kadın kooperatifi ortaklarının çalışacağını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.