Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihracat

Tavas Barış Gazetesi - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sarı,“Destek Zorunluluk Haline Gelmiştir” Haber

Sarı,“Destek Zorunluluk Haline Gelmiştir”

Makine sektörünün Türkiye’nin üretim gücü, teknolojik dönüşümü ve ihracat hedefleri açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Sarı, özellikle Çin menşeli ürünlerin oluşturduğu yoğun fiyat baskısının yerli üreticileri zor durumda bıraktığını dile getirdi. Çin’den gelen makineler ile yerli üretim makineleri arasında bazı ürün gruplarında yüzde 70’i aşan fiyat farklarının oluştuğunu kaydeden Sarı, “Çinli üreticiler sahip oldukları ölçek ve maliyet avantajları sayesinde hem iç piyasada hem de küresel pazarlarda sürdürülemez derecede düşük fiyatlarla satış yapabiliyor. Bu durum yerli üreticilerimizin rekabet gücünü hızla aşındırıyor ve sektörümüzü dayanma sınırına getiriyor” dedi. Makine imalat sanayisinin yalnızca dış rekabet baskısıyla değil, aynı zamanda artan üretim maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve kur baskısıyla da mücadele ettiğini belirten Sarı, birçok işletmenin öz kaynaklarını tüketme noktasına geldiğini ifade etti. Avrupa’daki üreticilerle maliyetlerin giderek eşitlenmeye başladığını ancak aynı pazar koşullarında rekabet edilemediğini vurgulayan Sarı, mevcut tablonun devam etmesi halinde sektörde kapanmaların kaçınılmaz olacağı uyarısında bulundu. Makine sektörünün yalnızca kendi alanında değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Sarı, “Makine sektörü; savunma sanayinden otomotive, gıdadan tekstile kadar tüm üretim alanlarının temelini oluşturan stratejik bir sektördür. Yerli makine üreticilerinin güç kaybetmesi, ülkemizin sanayi altyapısının da zayıflaması anlamına gelecektir” diye konuştu. İhracat destek programlarının güncel ekonomik koşullara göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Sarı, ihracatçı firmaların küresel pazarlarda daha güçlü hale gelebilmesi için teşvik mekanizmalarının kapsamının genişletilmesi ve destek oranlarının artırılması gerektiğini ifade etti. Devletin yerli makine yatırımlarına yönelik ilave teşvik mekanizmalarını acilen devreye almasının büyük önem taşıdığını söyleyen Sarı, özellikle yüksek katma değerli ürün üreten işletmelerin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Yerli ve milli makinelerin kullanımını teşvik edecek uygulamaların artırılmasının önemine dikkat çeken Sarı, ihracat yapan firmalara sağlanan yüzde 3 oranındaki döviz desteğinin de artırılması gerektiğini kaydetti. Çinli makine üreticilerinin Türkiye’de agresif pazarlama faaliyetleri yürüttüğünü ifade eden Sarı, bu durumun yerli üreticiler açısından rekabet koşullarını daha da zorlaştırdığını belirtti. MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı açıklamasının sonunda, “Türkiye’nin üretim gücünü koruması, sanayide dönüşümünü sürdürmesi ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırması için yerli makine sektörüne verilecek her destek ülkemizin geleceğine yapılmış bir yatırım olacaktır” ifadelerini kullandı.

 Denizli 106 stantla Hometex 2026’ya damgasını vurdu Haber

 Denizli 106 stantla Hometex 2026’ya damgasını vurdu

Hometex 2026, ev tekstili sektörünün dünya çapındaki önemli buluşma noktalarından biri olarak kapılarını açarken, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) üyeleri fuara güçlü bir katılım sağladı. 19-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen organizasyonda Denizli’den 86, Uşak’tan 4 firma toplam 106 stantla yer aldı. DENİB ise Turkish Towels markasıyla info standında sektör temsilcilerine destek sundu. Fuarın ilk gününde DENİB info standını ziyaret eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Denizli’nin ev tekstili sektöründeki üretim kapasitesi, ihracat başarısı ve markalaşma vizyonunun Türkiye ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Hometex’in sektör için stratejik önem taşıdığını belirterek, fuarın dünya çapında önemli bir ticaret platformu olduğunu vurguladı. Uğurlu, DENİB üyesi firmaların 106 stantla uluslararası alıcılara ürünlerini sunduğunu ve bu katılımın sektörün dinamizmini açıkça gösterdiğini söyledi. Tekstil ve konfeksiyon, Denizli’nin stratejik sektörü Denizli ekonomisinin temel taşlarından biri olan tekstil ve konfeksiyon sektörünün, ihracat, istihdam, tasarım kültürü ve inovasyon gücüyle bölgesel kalkınmanın lokomotifi olmaya devam ettiğini ifade eden Uğurlu, 2025 yılında Denizli’nin 1 milyar 368 milyon dolarlık tekstil ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğini, Türkiye toplamından yüzde 29,2 pay aldığını kaydetti. 2026 yılının ilk dört ayında ise Denizli’nin sektör ihracatının 437 milyon dolara ulaştığını belirtti. Özellikle havlu, bornoz ve nevresim ürün gruplarında Denizli’nin açık ara lider konumda bulunduğunu vurgulayan Uğurlu, Türkiye genelindeki havlu ihracatının yüzde 76’sının, bornoz ihracatının yüzde 67’sinin ve nevresim ihracatının yüzde 60’ının Denizli’den yapıldığını söyledi. Bu verilerin, kentin ev tekstilinde küresel ölçekte uzmanlaşmış bir merkez olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. ABD pazarının Denizli için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Uğurlu, Türkiye’nin ABD’ye gerçekleştirdiği havlu ihracatının yüzde 94’ünün Denizli’den yapıldığını belirtti. Uğurlu, DENİB’in yürüttüğü Turkish Towels izlenebilirlik projesiyle Türk havlusunun kalite ve güven algısını güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Katma değerli üretim konusunda da Denizli’nin öne çıktığını kaydeden Uğurlu, ilin genel ihracat birim değerinin 2,48 dolar seviyesinde olduğunu, havluda 9,85 dolar, bornozda 15,65 dolar ve nevresimde 10,47 dolara ulaşıldığını belirterek, bu rakamların yüksek katma değerli üretim yapısını gösterdiğini ifade etti. DENİB Başkanı Uğurlu, fuar boyunca DENİB ekibinin sahada aktif destek vereceğini, üye firmaların iş görüşmeleri ve ticari temasları için DENİB standını kullanabileceğini belirterek, Hometex 2026’nın tüm katılımcılar için verimli ve yeni fırsatlar sunan bir organizasyon olmasını temenni etti.

Erdoğan'dan hometex değerlendirmesi Haber

Erdoğan'dan hometex değerlendirmesi

Türkiye'nin ev tekstili sektöründeki önemli organizasyonlarından biri olan ve 19-22 Mayıs tarihleri arasında devam edecek HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Fuara katılan Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli firmalarının fuardaki konumuna ve sektörün ihracat potansiyeline ilişkin açıklamalarda bulundu. Denizli'nin üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle ev tekstili sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, fuarın sektör temsilcileri açısından yeni iş bağlantıları kurulmasına katkı sunduğunu söyledi. Fuara - Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, Türkiye'nin farklı illerinden çok sayıda sektör temsilcisi, üretici firmalar ve birçok ziyaretçi katıldı. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, "HOMETEX Fuarı hayırlı uğurlu olsun. Geçen yıl da fuara katılmıştık. Denizli heyeti olarak her yıl birçok fuarda yer alıyoruz. Bu yılın daha verimli geçeceğini öngörüyoruz. Şu anda Denizli'den yaklaşık 90 firmamızın standı bulunuyor. Bunların 40'ını ziyaret ettik. İhracatçı firmalarımızla yaptığımız görüşmelerde, farklı ülkelerden yoğun müşteri katılımı olduğunu gördük. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte, pandemi de olduğu gibi Türkiye ve Denizli'nin ihracatta avantaj sağlayacağını düşünüyoruz. Çünkü Türkiye, Avrupa ülkelerine 4 saatlik uçuş mesafesinde bulunuyor. Aynı zamanda karayolu lojistiğindeki avantajlarımız sayesinde ihracatta artış yaşanacağını öngörüyoruz. Gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde firmalarımızın son derece olumlu düşündüğünü gördük. Bugün fuarın ilk günü olmasına rağmen yoğun bir alıcı katılımı var. Hem bakanımızın hem bürokratların hem de oda başkanlarının fuara ilgisi oldukça yüksek. Fuarların, ürünlerimizin satışında çok önemli bir rol oynadığına inanıyoruz. Bu nedenle burada Türkiye'den ve farklı ülkelerden yaklaşık 600 katılımcı firma yer alıyor. Denizli olarak da 90 firmayla temsil ediliyoruz. Beklentilerimizin geçen yıla göre daha yüksek olduğunu söyleyebilirim" dedi. "650 üyemizi dünyanın farklı ülkelerindeki fuarlarla buluşturuyoruz" HOMETEX Fuarı'nın dünyada ve Avrupa'da ilk beş fuar arasında yer aldığını belirten Erdoğan, "Burada dünyanın dört bir yanından gelen alıcılarla üreticileri buluşturuyoruz. Aynı zamanda katma değeri yüksek, teknolojik, AR-GE ve inovasyon odaklı ürünler sergileniyor. Türkiye olarak bu alanda kendimizi ciddi şekilde geliştirdik. Hızlı üretim, hızlı tedarik ve hızlı teslimat konusunda öncü durumdayız. Avrupa ülkelerine dört saatlik uçuşla ulaşabiliyor, karayolu ile de 6-7 gün içerisinde teslimat gerçekleştirebiliyoruz. Bu durum Türkiye için önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca Körfez bölgesindeki savaş nedeniyle de Türkiye'nin tercih edilen bir ülke haline geldiğini düşünüyorum. Denizli Ticaret Odası olarak fuarları özellikle teşvik ediyoruz. Türkiye'de üyelerini fuarlara en fazla götüren odalardan biriyiz. Sadece geçen yıl farklı sektörlerden birçok üyemizi Çin'de düzenlenen fuarlara götürdük. Amacımız ihracatı artırmak, istihdamı desteklemek ve sektör çeşitliliğini geliştirerek ülkeye döviz girdisi sağlamak. Bu kapsamda yılda yaklaşık 600-650 üyemizi dünyanın farklı ülkelerindeki fuarlarla buluşturuyoruz" diye konuştu. "İhracata ve istihdama katkı sağlıyoruz" Geçen hafta Almanya'nın Köln şehrinde gıda fuarına katıldıklarını aktaran Erdoğan, "Önümüzdeki günlerde de Polonya'da farklı sektörlerden üyelerimizi fuarlara götüreceğiz. Fuarlar son derece önemli, değerli ve kıymetli organizasyonlar. Ürünlerimizi sergiliyor, müşterilerle buluşturuyor ve ihracata, istihdama katkı sağlıyoruz. Almanya'daki fuarlara Denizli'den yoğun katılım sağlanıyor. Fuarlara düzenli katılım sayesinde son iki yılda yaklaşık 15 Denizlili firmamız Avrupa Birliği ülkelerinde şirket kurdu. Türkiye'den ürünlerini tedarik ederek satışlarını gerçekleştiriyorlar. Bu da ihracata ve istihdama önemli katkı sağlıyor. Hem devletimizin destekleri hem de Denizli Ticaret Odası'nın finansman katkılarıyla üyelerimizi fuarlara götürüyoruz ve bunun olumlu sonuçlarını alıyoruz. Sektör bazlı olarak tüm üyelerimize davette bulunuyoruz. Örneğin gıda sektöründe yaklaşık 700 üyemiz var. Organizasyonların tamamını oda olarak üstleniyor ve üyelerimizi fuarlara taşıyoruz. Fuarlara ilgi oldukça yoğun. Tüm sektörlerden üyelerimiz büyük katılım gösteriyor. Genellikle 50-60 kişilik gruplarla fuarlara gidiyoruz. Geçtiğimiz yıl yalnızca Çin'e üç ayrı fuar organizasyonu düzenledik. Hatta firmalarımızdan belirli bir ülke veya sektör için fuar talebi geldiğinde, o sektör özelinde çağrı yapıyoruz. Yeterli katılım oluştuğunda ise dünyanın dört bir yanındaki fuarlara üyelerimizi götürüyoruz" ifadelerini kullandı.

DENİB'in yeni Başkanı Osman Uğurlu oldu Haber

DENİB'in yeni Başkanı Osman Uğurlu oldu

Genel Kurul’da ihracatçıların güçlü desteğini alarak başkanlık görevine seçilen Uğurlu, kendisine ve yönetim kuruluna gösterilen güven için tüm üyelere teşekkür ederek, "Bu görev, benim için büyük bir onur olduğu kadar çok önemli bir sorumluluktur. İhracatçılarımızın bize duyduğu güvene layık olmak için var gücümüzle çalışacağız. Ayrıca, sekiz yıl boyunca birliğimize büyük emek veren değerli büyüğümüz Sayın Hüseyin Memişoğlu’na hizmetleri için şükranlarımı sunuyorum." dedi. Denizli’nin 4,7 milyar doları aşan ihracat hacmi, 183 ülkeye ulaşan ticaret ağı ve yaklaşık 1.700 aktif ihracatçısıyla Türkiye’nin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Osman Uğurlu, Genel Kurul’un ardından değerlendirmelerde bulunarak yeni döneme ilişkin vizyonunu şu sözlerle paylaştı: "Yönetim kurulumuzla birlikte Denizli’nin köklü üretim mirasını, dijitalleşme ve inovasyonla daha ileri taşıyacağız. İhracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıran, yeni pazarlara açılımını destekleyen ve değişen küresel ticaret dinamiklerine hızlı uyum sağlayan bir yapı kuracağız. Yeşil dönüşümden e-ihracata, markalaşmadan tasarım odaklı üretime kadar geniş bir alanda somut adımlar atarak firmalarımızın rekabet gücünü kalıcı biçimde artırmayı hedefliyoruz. Denizli’yi yalnızca ihracatta değil, aynı zamanda inovasyon ve katma değerli üretimde de güçlü bir merkez haline getireceğiz." Denizli ihracatının en büyük gücünün birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayarak yönetim anlayışına da değinen Uğurlu, yeni sürecin ortak akıl ve istişare kültürüyle yürütüleceğini vurgulayarak, "Bu yolculukta en büyük gücümüz ihracatçılarımızın desteği ve güvenidir. Hep birlikte hareket ettiğimiz sürece çok daha güçlü sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Denizli’nin kadim üretim kültürünü geleceğin ekonomisiyle buluşturacak; şehrimizi ihracatın yanı sıra inovasyonun da merkezi yapacağız. Birliğimizi; sektörlerin buluştuğu, ortak vizyonun paylaşıldığı ve ticaretin geleceğinin şekillendiği bir platform haline getireceğiz. Yarının dünyasında daha güçlü bir Denizli için, bugün itibarıyla hep birlikte daha kararlı adımlar atıyoruz." ifadelerini kullandı.

“Sanayinin Gücü Kadının Emeğiyle Büyüyor” Haber

“Sanayinin Gücü Kadının Emeğiyle Büyüyor”

Başkan Sarı, kadınların üretimin her aşamasında giderek daha fazla yer aldığını belirterek, sanayinin gelişiminde kadınların katkısının büyük rol oynadığını vurguladı. Makine sanayisinin Türkiye’nin üretim gücünün, teknolojik dönüşümünün ve ihracat kapasitesinin en stratejik sektörlerinden biri olduğunu ifade eden Sarı, artık bu güçlü sektörün her aşamasında kadınların imzası bulunduğunu söyledi. Atölyelerden üretim bantlarına, mühendislik ofislerinden kalite kontrol laboratuvarlarına ve yönetim kadrolarına kadar pek çok alanda kadınların aktif rol aldığını belirten Sarı, kadınların yalnızca görev almakla kalmadığını, aynı zamanda sanayinin dönüşümüne yön verdiğini dile getirdi. Kadınların üretime kattığı disiplin, titizlik, yenilikçi düşünce ve sorumluluk bilincinin makine sanayisine büyük değer kazandırdığını ifade eden Sarı, sanayide kadın emeği arttıkça kalite ve verimliliğin de yükseldiğini söyledi. Sarı, “Sanayinin gerçek gücü sadece çelikten, makinelerden ve teknolojiden gelmez. Asıl güç, o makineleri aklıyla, emeğiyle ve vizyonuyla yöneten insan kaynağından gelir” dedi. Kadınların üretimde daha fazla yer aldığı bir sanayinin daha güçlü bir ekonomi, daha sürdürülebilir kalkınma ve daha aydınlık bir gelecek anlamına geldiğini belirten Sarı, dernek olarak hedeflerinin kadınların sanayi sektöründe daha görünür olduğu bir üretim ekosistemi oluşturmak olduğunu kaydetti. Genç kızların mühendislik, teknoloji ve üretim alanlarına yönelmesini desteklediklerini ifade eden Sarı, bunun sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda ülkenin geleceği için bir zorunluluk olduğunu söyledi. Sarı açıklamasında, “Kadının emeği üretime dokunduğunda sanayi büyür, ülke güçlenir” sözleriyle kadın emeğinin önemini vurgularken, üretimin her kademesinde emek veren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

Dijital ticarette adil rekabet, güçlü üretim!    Haber

Dijital ticarette adil rekabet, güçlü üretim!  

AK Parti Denizli Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanvekili Şahin Tin, TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grubunun elektronik ticarete ilişkin Meclis Araştırması önerisi üzerine söz aldı. AK Parti Grubu adına yaptığı konuşmasına aziz milletimizi selamlayarak başlayan Şahin Tin, şanlı Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırıyı en güçlü şekilde lanetleyerek, bayrağın şehitlerin emaneti ve millet iradesinin simgesi olduğunu vurguladı. Şahin Tin; “Devletimiz ve milletimiz bu tür provokasyonlara asla geçit vermeyecektir” dedi. “E-TİCARET DİJİTAL BİR OMURGADIR” Elektronik ticaretin üretim, ihracat, lojistik ve istihdamı birbirine bağlayan dijital bir omurga olduğuna dikkat çeken Milletvekili Şahin Tin, “Doğru kurallar konulduğunda ekonomiyi hızlandıran bir motor, denetimsiz bırakıldığında ise piyasayı savuran bir rüzgâra dönüşür. KOBİ’ler üzerine kurulu üretim yapımız için bu denge son derece önemlidir. Türkiye’de işletmelerin büyük çoğunluğunu KOBİ ölçeğinde. Dolayısıyla e-ticaret alanında alınan her karar doğrudan bu yapıyı etkilemektedir” dedi. “E-TİCARETTE BÜYÜME STRATEJİK BOYUTTA” Son yıllarda e-ticaretin ulaştığı büyüklüğün bu alanın stratejik önemini açıkça ortaya koyduğunu belirten Milletvekili Şahin Tin, “Türkiye’de e-ticaret hacmi 3 trilyon liranın üzerine çıkmış, milli gelir içindeki payı yüzde 6’yı aşmış, e-ihracat ise milyar dolarlık seviyelere ulaşmıştır. Bu tablo, dijital ticaretin doğru kurallar ve adil rekabetle büyüdüğünde üretime ve ihracata güçlü katkı sunduğunu göstermektedir. İddia edildiği gibi, alınan düzenleyici tedbirler KOBİ’leri zorlayan ya da zora sokan değil; aksine onları fırtınalı denizde savunmasız bırakmayan, haksız ve denetimsiz rekabete karşı koruyan uygulamalardır” dedi. “KONTROLSÜZ E-İTHALATA KARŞI TAVRIMIZ NET” Kontrolsüz e-ithalatın yerli üretimi zayıflatan ve kayıt dışılığı besleyen ciddi bir tehdit olduğunu ifade eden Milletvekili Şahin Tin; “Düşük bedelli ve denetimsiz ürünler uzun vadede üretimin altını oymaktadır. Bu kapsamda önemli bir düzenleme hayata geçirildi. Sınır ötesi e-ticaretle gelen bazı ürünlerde tespit edilen güvenlik ve halk sağlığı riskleri nedeniyle, 1 Şubat 2026 itibarıyla basitleştirilmiş gümrük uygulamasına son veriliyor. Tüm ürünler normal ithalat ve denetim süreçlerine alınıyor” dedi. “VATANDAŞI VE ÜRETİCİYİ KORUYAN DENGE POLİTİKASI” Oluşabilecek fahiş fiyat artışlarına karşı Ticaret Bakanlığının kararlılıkla hareket ettiğini belirten Milletvekili Şahin Tin, mevzuata aykırı artış tespit edilen ürünlere erişim engeli getirildiğini ve aykırılık başına 1 milyon 806 bin liraya kadar idari para cezası uygulandığını ifade etti. “Ticareti boğmadık, boğdurmayız” diyen Milletvekili Şahin Tin, üretimi koruyan, tüketiciyi gözeten ve ticareti kayıt altına alan denge politikasının kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. İSTİKRAR VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Hâlihazırda izlenen ve denetlenen bir alanın yeniden araştırma konusu yapılmasının piyasaya belirsizlik ekleyeceğini ifade eden Milletvekili Şahin Tin, sanayicinin ve KOBİ’lerin tartışma değil istikrar ve öngörülebilirlik beklediğini dile getirdi. Şahin Tin, “AK Parti olarak üretimi merkeze alan, dijital ticareti disiplinle büyüten bu çizgiden sapmadan yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz” diyerek CHP Grubunun Meclis Araştırması önerisine katılmadıklarını ifade etti.

“Türkiye Küresel Fırtınalarda Rotasını Kaybetmedi” Haber

“Türkiye Küresel Fırtınalarda Rotasını Kaybetmedi”

MURAT DEMİRBİLEK AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, 2025 yılının son gününde yaptığı kapsamlı değerlendirmede, Türkiye’nin küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve ekonomik dalgalanmalar karşısında güçlü devlet refleksiyle yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurguladı. 2026’ya güçlü bir vizyon ve yeni hedeflerle girildiğini belirten Tin, “Türkiye, küresel fırtınalar içinde rotasını kaybetmeyen, milletinden aldığı güçle her sınamayı aşabilen bir devlet aklına sahiptir” dedi. 2025 boyunca uygulanan ekonomi politikalarının merkezinde fiyat istikrarı, mali disiplin ve sürdürülebilir büyümenin yer aldığını ifade eden Tin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kısa vadeli popülist adımlar yerine orta ve uzun vadeli kazanımların öncelediğini söyledi. Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla yürütüldüğünü belirten Tin, üretim, yatırım, ihracat ve istihdamdan taviz verilmediğini, sosyal desteklerin ise dar gelirli vatandaşları koruyacak şekilde hedef odaklı kullanıldığını vurguladı. Meclis’te Kalıcı Düzenlemeler Gazi Meclis’te 2025 yılı boyunca güçlü bir yasama iradesi ortaya konulduğunu belirten Şahin Tin, görev aldığı Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu başta olmak üzere üretimi, yatırımı ve istihdamı artıran düzenlemelere öncülük ettiklerini ifade etti. Tin, “Her adımımızda hedefimiz güçlü devlet, güçlü ekonomi ve müreffeh bir gelecek oldu” dedi. Savunma Sanayiinde Stratejik Bağımsızlık Savunma sanayiinde gelinen seviyenin Türkiye’nin stratejik bağımsızlığının açık bir göstergesi olduğunu vurgulayan Tin, yerlilik ve millîlik oranlarının ciddi biçimde arttığını belirtti. Yüksek katma değerli üretimin ihracattaki payının yükselmesinin, ekonominin yapısal dönüşümünü ortaya koyduğunu kaydeden Tin, Türkiye’nin küresel krizlere karşı dirençli bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Dış Politikada İlke, Vicdan ve Etkinlik 2025 yılının dış politikada denge ve aktif diplomasi yılı olduğunu belirten Tin, Türkiye’nin bölgesel ve küresel krizlerde çözüm üreten, güven veren bir aktör olarak öne çıktığını ifade etti. Türkiye’nin hukuku, adaleti ve vicdanı merkeze alan ilkeli duruşunun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğiyle tüm dünyaya açıkça gösterildiğini dile getirdi. Denizli’de Bütüncül Kalkınma Şahin Tin, 2025’te Denizli’de hayata geçirilen yatırımların kalkınma vizyonunun sahadaki karşılığı olduğunu belirtti. Makine İhtisas OSB başta olmak üzere sanayi yatırımları, eğitimde yeni okul ve derslikler, sağlıkta modern tesisler, ulaşım projeleri, tarımda DSİ yatırımları ve TOKİ sosyal konut projeleriyle Denizli’nin merkezinden en ücra mahallelerine kadar hizmet ulaştırıldığını söyledi. Deprem Bölgesinde Büyük Eşik Aşıldı Deprem bölgesinde yürütülen çalışmaların devletin sosyal sorumluluk anlayışının en somut örneği olduğunu vurgulayan Tin, 455 bininci afet konutunun hak sahiplerine teslim edilmesinin gururunu yaşadıklarını ifade etti. Tin, depremzedelerin güvenli yuvalarına kavuşması için gece gündüz çalışıldığını belirtti. “Türkiye Yüzyılı İstikrarın Yüzyılı Olacak” 2026’ya ilişkin mesajında Şahin Tin, “Türkiye Yüzyılı; güçlü devlet, güçlü millet ve güçlü gelecek vizyonumuzun adıdır” diyerek, yeni yılın büyümenin, istikrarın, kardeşliğin ve huzurun pekiştiği bir yıl olması temennisinde bulundu. Tin, 2026’nın Türkiye, aziz millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Tin, “Sosyal Devlet Önceliğimiz” Haber

Tin, “Sosyal Devlet Önceliğimiz”

HABER MERKEZİ AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, Cumhurbaşkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tin, bütçelerin Türkiye Yüzyılı vizyonuna uygun şekilde hazırlandığını belirterek, “Krizlere karşı dayanıklı, istihdamı ve sosyal güvenliği önceleyen güçlü bir devlet anlayışı bu bütçelerde açıkça görülmektedir” dedi. TBMM Genel Kurulu’nda yapılan görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçelerinin kabul edildiğini hatırlatan Tin, bütçelerin kamu yönetiminde etkinliği artıran ve çalışma hayatını güçlendiren yapısal hedefler içerdiğini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı bütçesini değerlendiren Şahin Tin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin pandemi, küresel krizler ve deprem gibi zorlu süreçlerde etkinliğini ispatladığını vurguladı. Tin, “2026 yılı için Cumhurbaşkanlığı bütçesindeki artış oranı yüzde 25,75 ile genel bütçe ortalamasının altında kalmıştır. Kaynaklar verimli ve disiplinli şekilde kullanılmaktadır. Savunma sanayimizde yerlilik oranı yüzde 82’ye ulaşmış, 2024’te ihracat 8,5 milyar dolara yükselmiştir. Türkiye artık savunma ürünlerini ithal eden değil, ihraç eden güçlü bir ülke konumundadır” dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesine de değinen Tin, çalışma hayatında insan odaklı güçlü dönüşümlerin hayata geçirildiğini belirtti. SGK açığının milli gelire oranının yüzde 0,42’ye gerilediğini kaydeden Tin, bunun sosyal devlet anlayışının somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Deprem bölgesinde istihdamın hızla toparlandığını ifade eden Şahin Tin, sigortalı çalışan sayısının deprem öncesi seviyelerin üzerine çıktığını belirtti. İşsizlik oranının yüzde 8,5’e gerilediğini vurgulayan Tin, önümüzdeki üç yılda yıllık ortalama 842 bin kişiye yeni istihdam sağlanmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi. Milletvekili Şahin Tin, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde emeği koruyan, istihdamı büyüten ve refahı güçlendiren politikalarla yoluna kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.