Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihracat

Tavas Barış Gazetesi - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kasapoğlu'ndan Zorlu için taziye mesajı Haber

Kasapoğlu'ndan Zorlu için taziye mesajı

Başkanı Selim Kasapoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Değerli büyüğümüz, Denizli ve Babadağ iş dünyasının gurur kaynağı Ahmet Nazif Zorlu’yu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Babadağ’da genç yaşta başladığı ticaret hayatını, azmi, çalışkanlığı ve ileri görüşlülüğüyle Türkiye’nin önde gelen sanayi gruplarından birine dönüştürmesi, hepimiz için örnek bir başarı hikâyesidir. Ülkesine yatırım yapmayı, üretmeyi ve istihdam sağlamayı her zaman ön planda tutan Ahmet Nazif Zorlu, tekstil sektöründe başlayan sanayicilik yolculuğunu Korteks ve Vestel gibi önemli yatırımlarla elektronik, beyaz eşya ve enerji başta olmak üzere farklı alanlara taşımıştır. Hayata geçirdiği yatırımlarla binlerce kişiye istihdam sağlamış, Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünün gelişmesine, Türk sanayisinin uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasına önemli katkılarda bulunmuştur. Eğitime verdiği destekler ve hayırseverlik çalışmalarıyla da toplumumuza değerli hizmetler sunmuştur. Bir Babadağlı ve sanayici olarak, hemşehrimiz Ahmet Nazif Zorlu’nun ülkemize kazandırdıklarıyla her zaman gurur duydum. Çalışkanlığı, ileri görüşlülüğü ve ülkesine duyduğu bağlılıkla Türk sanayisinde kalıcı izler bırakan Ahmet Nazif Zorlu’nun, gelecek nesillere de örnek olmaya devam edeceğine inanıyorum. Türk sanayisinde bıraktığı izlerle daima saygı ve minnetle hatırlayacağımız kıymetli büyüğümüz Ahmet Nazif Zorlu’ya Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, Zorlu Holding camiasına, Denizli ve Babadağ iş dünyasına ve tüm Türk sanayisine başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.”

DTO’da dönemin son meclis toplantısı gerçekleştirildi Haber

DTO’da dönemin son meclis toplantısı gerçekleştirildi

Toplantıda, Odanın çalışmaları ve projeleri ile Türkiye ve Denizli ekonomisindeki güncel gelişmeler ele alınırken, dönem içerisinde yürütülen faaliyetler de değerlendirildi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, toplantıda Meclis üyelerini DTO’nun faaliyetleri, devam eden projeleri ve iş dünyasını yakından ilgilendiren ekonomik gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgilendirdi. Döneme ilişkin genel değerlendirmeler de yaparak, Denizli’nin ticaret, sanayi ve ihracat kapasitesine ilişkin güncel verileri meclis üyeleri ile paylaştı. Erdoğan, KOSGEB’in Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında 75 milyon liraya kadar kredi imkânı sunduğunu hatırlatarak, şartları taşıyan işletmelerin başvurularını 30 Eylül’e kadar yapmaları gerektiğini vurguladı. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, DTO Meclisi’nin 2022-2026 döneminin son oturumunda yaptığı konuşmasında, ulusal ve uluslararası platformda yaşanan ekonomik gelişmeleri değerlendirdi.Avrupa Birliği’nin (AB) ticaret verilerinden ABD Merkez Bankası’nın faiz kararına, Türkiye’nin büyüme ve enflasyon hedeflerinden Merkez Bankası’nın para politikasına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Başkan Erdoğan, meclis üyeleriyle iş dünyasının gündemindeki gelişmelere dair fikirlerini de paylaştı. Erdoğan, KOSGEB’in Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında 75 milyon liraya kadar kredi imkânı sunduğunu belirterek, şartları taşıyan işletmelerin başvurularını 30 Eylül’e kadar yapmaları gerektiğine dikkat çekti. BAŞKAN ERDOĞAN: “DENİZLİ İHRACATTA 8’İNCİ SIRADA” Denizli’nin ihracat performansına ilişkin de bilgi veren Başkan Erdoğan, şehrin yılın ilk 8 ayında ihracatçı iller arasında 8’inci sırada yer aldığını söyledi. Denizli’nin ağustos ayında yaklaşık 448 milyon 346 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirten Erdoğan, ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,9 arttığını, yılın ilk 8 ayındaki ihracat artışının ise yüzde 9 seviyesinde kaldığını ifade etti. Şehrin son 12 aylık ihracatının 4 milyar 955 milyon 461 bin doları bulduğunu da belirten Erdoğan, Denizli’den en çok ihracat yapılan ilk 5 ülkenin İngiltere, ABD, İtalya, Almanya ve Fransa olarak sıralandığını kaydetti. DENİZLİ, E-İHRACATI İLE DE BÜYÜYOR Başkan Erdoğan, Denizli’nin e-ihracatta da önemli bir noktaya geldiğinin altını çizdi. Denizli’nin bu alanda Türkiye genelinde 5’inci sırada bulunduğunu, 2 bin 203 Denizlili firmanın e-ihracat yoluyla global pazarlara açıldığını ve aylık 1 milyondan fazla ürünün e-ihracat yoluyla yurt dışına gönderildiğini açıkladı. DTO, 24 BİN 51 ÜYEYE ULAŞTI Konuşmasında DTO’nun üye yapısındaki gelişmelere de değinen Erdoğan, ağustos ayı sonu itibarıyla Odalarının üye sayısının 24 bin 51’e ulaştığını açıkladı. Ayrıca son bir yılda yaklaşık 948 yeni üye kazandıklarını belirten Erdoğan, ağustos ayında DTO’ya 145 yeni üyekaydedildiğini, 48 firmanın kaydını sildirdiğini, 15 firmanın da tasfiye sürecine girdiğini söyledi. YABANCI ORTAKLI FİRMA SAYISI 8 YILDA 3,5 KAT ARTTI Denizli’deki yabancı sermayeli firma sayısının 441’e ulaştığını da dile getiren Başkan Erdoğan, yabancı ortaklı firmaların son 8 yılda yaklaşık 3,5 kat arttığını ifade etti. “Bunlar arasında 90 şirketle Almanya ilk sırada yer alıyor” diyen Erdoğan, yabancı sermayeli şirketlerin en çok toptan ticaret, ev tekstili, e-ticaret, doğal taş ve mermer ticareti ile ahşap hariç ikamet amaçlı binaların inşaatıyla iştigal ettiklerini kaydetti. Sermaye büyüklüğüne göre de bunların haricinde kağıt veya mukavvadan koli, kutu ve benzeri muhafazaların imalatı, tarım, hayvancılık ve ormancılık makine ve ekipmanları ile aksam ve parçalarının toptan ticareti ile otomobillerin ve hafif motorlu kara taşıtlarının perakende ticaretinde öne çıktıklarını belirtti. BAŞKAN ERDOĞAN: “ODAMIZIN VE ŞEHRİMİZİN HADİMİYİZ” Toplantılarının dönem sonu olması dolayısıyla DTO Meclis üyelerine destek ve çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Erdoğan gerek sektörlerin gerek ise şehrin gelişip kalkınmasında meclis üyelerinin ve sektör temsilcilerinin katkısının önemine vurgu yaptı. Odanın ve Denizli’nin gelişmesi, üyelerin ihtiyaçlarına cevap verilmesi ve şehrin ekonomik gücünün daha ileriye taşınması amacıyla gece gündüz demeden çalıştıklarını belirterek, görev süresi boyunca fedakarca emek veren herkese teşekkür etti. Bundan sonraki hayatlarında da başarılarının artarak devam etmesi temennisinde bulundu. Toplantı, gündem maddelerinin görüşülmesi ve dönem değerlendirmelerinin ardından verilen teşekkür plaketi töreni ve toplu fotoğraf ile sona erdi.

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart" Haber

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart"

Toplantıda; küresel ve ulusal ekonomideki gelişmeler, sanayinin güncel görünümü, üretim ve ihracattaki son durum, finansmana erişimde yaşanan sorunlar, ABD’nin tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik yeni tarife düzenlemeleri ile döviz dönüşüm desteğindeki değişiklikler değerlendirildi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, üretim gücünün korunmasının rekabetçiliği ve finansmana erişimi destekleyen politikalarla mümkün olacağını vurgulayarak, erken sanayisizleşme riskine karşı üretim kapasitesini koruyacak adımların önemine dikkat çekti. Toplantıda ayrıca DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel’in “Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim” başlıklı sunumu ile Odanın Stratejik Plan revizyonu Meclis Üyeleriyle paylaşılırken, Temmuz ayı Oda faaliyetleri hakkında da bilgilendirme yapıldı. Üretim Ekonomisinin Güçlendirilmesi Ortak Öncelik Olmalı Toplantıda konuşan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, yaklaşık üç yıldır uygulanan dezenflasyon programının sanayi üzerindeki yansımalarına değinerek, üretim, ihracat ve istihdamın ekonomi politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Özellikle emek yoğun sektörlerde artan maliyetlerin Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattığını dile getiren Kasapoğlu, finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin ve yüksek finansman maliyetlerinin sanayicinin üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. Sanayinin Ekonomideki Payındaki Gerileme Dikkatle Değerlendirilmeli Temmuz ayına ilişkin ekonomik göstergeleri de meclis üyeleriyle paylaşan Kasapoğlu, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin 47,7 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, endeksin eşik değer olan 50'nin altında kalmaya devam etmesinin üretim tarafındaki yavaşlamanın sürdüğünü ortaya koyduğunu ifade etti. Enflasyonda kademeli bir gerileme görülmesine rağmen üretim cephesindeki kırılganlığın devam ettiğini belirten Kasapoğlu, enflasyonla mücadele yürütülürken üretim kapasitesinin korunmasının da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Denizli İhracatta Güçlü Performansını Koruyor Konuşmasında Temmuz ayı ihracat verilerine de yer veren Kasapoğlu, Denizli ihracatının 483,9 milyon dolara ulaşarak Haziran 2022'den bu yana en yüksek aylık seviyesini gördüğünü belirtti. Kentin yılın ilk yedi ayında Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artışı yakaladığını aktaran Kasapoğlu, geçen yılın aynı döneminin bayram ayına denk gelmesi nedeniyle yıllık artış oranlarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tutar bazındaki yükselişin sevindirici olduğunu ancak miktar bazındaki gelişmelerin de dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Finansmana Erişim Sanayinin Öncelikli Gündemi Finansal göstergelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, takipteki kredi tutarları ile karşılıksız çek oranlarında yaşanan yükselişin işletmelerin nakit akışındaki sıkışıklığı açıkça gösterdiğini ifade etti. Buna karşın Denizli'nin diğer sanayi şehirleriyle kıyaslandığında dayanıklılığını koruduğunu belirten Kasapoğlu, kentin KOBİ ağırlıklı üretim yapısının değişen piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlayabilmesine katkı sunduğunu söyledi. Sanayicinin beklentisinin daha fazla borçlanmak olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, üretimin devamlılığını sağlayacak sürdürülebilir bir finansman ortamının oluşturulmasının hem ihracat hem de istihdam açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Türk İhracatçısı Küresel Pazarda Eşit Şartlarla Rekabet Etmeli ABD'nin tekstil ve hazır giyim ürünlerine yönelik yeni gümrük vergisi düzenlemesini değerlendiren Kasapoğlu, uygulamanın Türkiye'nin rakip ülkeler karşısındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Maliyet baskılarının devam ettiği bir dönemde ilave tarife yükünün ihracatçılar açısından yeni bir zorluk oluşturduğunu ifade eden Kasapoğlu, siparişlerin alternatif ülkelere yönelmesi riskine dikkat çekti.Türkiye ile ABD arasında yürütülmesi planlanan müzakere sürecinin sektör açısından önemli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, beklentilerinin Türk ihracatçısını dezavantajlı konuma düşüren koşulların giderilmesi ve küresel pazarlarda eşit rekabet şartlarının sağlanması olduğunu söyledi. İhracatın Rekabet Gücü İçin Destek Mekanizmaları Önemli Kasapoğlu, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinin süresinin uzatılmasını olumlu karşıladıklarını belirterek, yeni düzenlemeyle birlikte katma değer, kârlılık ve iş gücü maliyetleri dikkate alınarak farklılaşan bir sisteme geçileceğini ifade etti. 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girecek uygulamanın, ihracatçıların finansmana erişimine katkı sağlayacağını belirten Kasapoğlu, “Finansman maliyetlerinin yüksek, küresel rekabetin yoğun olduğu bu dönemde ihracatçımıza nefes aldıran her destek kıymetlidir. Ancak üretim ve ihracat gücümüzü korumak için rekabetçiliğimizi artıracak ilave adımlara da ihtiyaç var.” dedi. Denizli’nin 2035 Vizyonu Ele Alındı DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, “Denizli 2035 Yol Haritası” sunumunda Denizli’nin sanayi ve ihracat potansiyelini farklı illerle karşılaştırmalı bir biçimde değerlendirerek, rekabet gücünün korunması için altyapı yatırımları, yatırım ortamının geliştirilmesi ve stratejik planlamanın önemine dikkat çekti.Konyalıoğlu, Denizli’nin güçlü üretim kültürünü geleceğe taşıyabilmesi için ortak vizyonla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Yapay Zekâ Sanayinin Geleceğini Şekillendiriyor DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel tarafından "Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim" başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda, yapay zekâ teknolojilerinin sanayide stratejik yönetim anlayışına etkileri, üretimden finansa, insan kaynaklarından proje yönetimine kadar farklı iş süreçlerinde sunduğu uygulama alanları ile işletmelerin dijital dönüşümüne sağlayacağı katkılar ele alındı. Ayrıca yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları, rekabet gücünün artırılması ve geleceğin üretim modellerine ilişkin değerlendirmeler Meclis Üyeleriyle paylaşıldı. Stratejik Plan Revizyonu: Geleceğin Sanayisi İçin Yenilenen Yol Haritası DSO’nun mevcut 2024–2028 Stratejik Planı; üyelerin değişen ihtiyaçları, Denizli sanayisinin dönüşen yapısı, Odanın gelişen hizmet kapasitesi ve TOBB Oda/Borsa Akreditasyon Sistemi’nin güncellenen standartları doğrultusunda revize edildi. DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş tarafından Meclis Üyelerine sunulan revize Stratejik Plan, yapılan değerlendirmelerin ardından oy birliğiyle kabul edildi. Ortak akıl anlayışıyla hazırlanan plan, DSO Yönetim Kurulu’nun önümüzdeki dönem çalışmalarına yön verecek, kaynakların etkin kullanılmasını sağlayacak ve Odanın üyelere yönelik hizmet kapasitesini geliştirecek stratejik bir rehber olarak değerlendirildi. Revize Stratejik Plan; Denizli sanayisinin dijital ve yeşil dönüşümünün hızlandırılması, uluslararası rekabet gücünün artırılması, hedef sektörlerde farklılaşma ve katma değerli üretimin desteklenmesi, nitelikli işgücünün geliştirilmesi ve DSO’nunüyelerine sunduğu hizmetlerin çeşitlendirilerek güçlendirilmesi doğrultusunda hazırlandı. Planın uygulanmasıyla birlikte üye işletmelerin dönüşüm süreçlerine daha etkin biçimde rehberlik edilmesi, firmaların değişen küresel rekabet koşullarına uyum kapasitesinin artırılması ve DSO’nun sanayicilere sunduğu katma değerli hizmetlerin somut ve ölçülebilir sonuçlar üzerinden geliştirilmesi hedefleniyor.

 “Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri” Haber

 “Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri”

YENİ Parti’nin TBMM Genel Kurulu’na sunduğu ilk Meclis araştırma önergesi tekstil ve hazır giyim sektörü üzerine oldu. Önergeye ilişkin grubu adına konuşan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin daha önce de önerge verdiğini kaydederek, üç yıl önce yaptığı uyarılarda sorunların araştırılması ve önlem alınması gerektiğini ifade ettiğini söyledi. Özgür Özel önderliğinde kurulan YENİ Parti’nin iktidar mücadelesinde işçinin, emeklinin, emekçinin, üreticinin, ihracatçının yanında olacağını söyleyen Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Sektöre Son Darbeyi ‘Dostum Trump’ Vurdu” İlk grup önerimizin tekstil sanayisi ve istihdam üzerine olmasını da çok anlamlı bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Üç sene oldu, aynı şekilde bir öneri vermiştim, dedim ki o zaman: ‘İşler yolunda gitmiyor. Gelin, sorunlar, sıkıntılar araştırılsın, önlem alalım.’ Dediler: ‘Dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun var, merak etmeyin, geçer gider.’ Komisyonumuza geçen sene özellikle bu konuda bir toplantı yapmamız ve sektör temsilcilerini toplamamız gerektiğini, sektörün kan kaybettiğini, yoğun bakıma doğru gittiğini söyledim. Varank Bey lütfedip Komisyonumuzu toplamadı, tekstilciyle yüz yüze gelemedi. Bakın, sektöre son darbeyi ‘dostum Trump’ vurdu.Türk tekstilcisine ihracatta yüzde 12,5 ilave vergi getirdi. İşin en acı kısmı ABD ticaret temsilciliği kamuya açık kayıtlarından Türkiye'den ilave vergiye karşı bir savunma ya da temsilciyle bir görüş bildirilmediğini de söyledi. Yani hani masada kazanmıştık, hani her istediğimizi almıştık bu NATO toplantısında? Öyle olmadığını da anladık. AKP'nin gözden çıkardığı sektörde gelinen son noktayı ben size kısaca özetleyeyim: Kriz geçmiş gitmiş mi yoksa delip geçmiş mi siz karar verin. Tekstil ve hazır giyimde toplam iş gücü kaybı 500 binin üzerinde, sektörün yüzde 35'i erimiş. İstihdam rakamlarına göre tekstilde on beş, hazır giyimde tam on bir sene önce geriye gitmişiz; 10 bin firma kapısına kilit vurmuş, toplamda yüzde 15'e tekabül ediyor. Daha beş sene önce 3,7 milyar ile 6'ncı sıradayken şimdi tam otuz beş sene sonra dünyada hazır giyim piyasasından aldığımız pay yüzde 3'ün altına inmiş, ihracat 21 milyar dolardan 16 milyar dolara düşmüş. “Türkiye Sanayisizleşiyor” Daha önceki önergelerde olduğu gibi, AKP'nin hatibi biraz sonra burada, verilen teşvikleri, destekleri, dünya pazarından aldığımız, dünya pazarının daralmasından falan bahsedecek; inanmayın. 2024-25'te dünyada hacmi artan hazır giyim ihracatı içinde payı düşen, ihracatı gerileyen tek üretici maalesef Türkiye. Bakın, teşvik konusunda farklı kurumlardan 86 farklı teşvik verilen sektör bu hâle gelir mi? Geliyor çünkü teşvikler verilmemek üzere kurgulanmış, şartları çok zor. En önemlisi, döviz dönüşüm ve istihdam desteklerini kullanan firma sayısı çok az. Diğer teşvikler ise yara bandı olamayacak nitelikte ve zayıf. Adını koyalım arkadaşlar, Türkiye sanayisizleşiyor, uygulanan ekonomi politikaları sebebiyle durdurulamayan enflasyon yüzünden firmalar faaliyetlerinden kâr edemiyor. Büyüme dediğiniz şey Türk lirası enflasyonu sebebiyle nominal bir şişmeden ibaret. Firmaların finansal kazançlarıyla faaliyetlerinden ettikleri zararları karşılayamıyor yani firmalarımız çalışarak batıyor arkadaşlar. Bugün, bu mevcut durum ile bu faizle sanayicinin sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13,5 FAVÖK üretmesi gerekiyor, şu anda firmaların net kârı yüzde 1 civarında. Bu sürdürülebilir mi? 2022'de mal ihracatının gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 27'nin üzerindeyken üç senede yüzde 17'ye düştü, 2028'deki hedef yüzde 16,4. Uyardık, çok söyledik, yangın küçük bir alandayken önlem alın, ormanı kaybediyoruz, orman gidiyor dedik, dinletemedik. “Tekstilden Teknolojiye, İnşaattan Lojistiğe, Turizme Her Yer Yangın Yeri” Şimdi, artık yangının olmadığı sektör kalmadı. Türkiye hızla sanayisizleşiyor; tekstilden teknolojiye, inşaattan lojistiğe, turizme her yer yangın yeri. Konkordato başvurularında son üç senedir her ay yeni rekor kırılıyor.Sadece altı ayda 1.240 şirket konkordato aldı ve bunun çok büyük bir oranı haziran ayı içinde. 115 şirket iflas etti. Başvuruların büyük bir bölümü sanayi kentlerinden geliyor. Tasfiye edilen şirket sayısı 3.382 yani insanlar artık sizden yıldı, artık üretmiyor, kendi istekleriyle firmalarını kapatıyorlar. Elli yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisinin rekabet gücü üç senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşırken gelecek nesillerden nasıl üretici olmasını bekleyeceğiz? Türkiye bu anlamda ciddi bir yol ayrımındadır ve acil önlem alınmalıdır. Türk sanayisi acilen koruma altına alınmalıdır diyorum.”

Denizli Sanayisinin Geleceğine Yön Verecek Başlıklar Ele Alındı Haber

Denizli Sanayisinin Geleceğine Yön Verecek Başlıklar Ele Alındı

Toplantının açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, küresel rekabetin giderek arttığı mevcut konjonktürde Denizli sanayisinin rekabet gücünü korumasının ve katma değerli üretimi artıracak adımların önemine dikkat çekti. Sanayinin karşı karşıya olduğu güncel gelişmelerin ortak akıl ve istişare anlayışıyla değerlendirilmesinin önemini vurgulayan Konyalıoğlu, meclis çalışmalarının bu anlayış doğrultusunda sürdürüleceğini ifade etti. Toplantıda küresel ve ulusal ekonomideki son gelişmeler, Denizli sanayisinin mevcut görünümü ile Odanın yürüttüğü çalışmalar değerlendirilirken, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu üretim ekonomisine ilişkin önemli mesajlar verdi. Küresel belirsizliklerin üretim ve ihracat üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kasapoğlu, enflasyonla mücadele sürecini desteklediklerini ancak üretim cephesinden gelen sinyallerin de aynı hassasiyetle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.Dezenflasyon politikasını antibiyotik tedavisine benzeten Kasapoğlu, süreç uzadıkça yararlı hücrelerin de zarar gördüğünü belirtti. Kasapoğlu, makro göstergelerdeki iyileşmenin memnuniyet verici olduğunu ancak siparişler, finansmana erişim, daralan kâr marjları ve rekabet gücü gibi başlıklarda sanayicilerin zor bir dönemden geçtiğini ifade etti. Kasapoğlu: "Rekabet Gücümüzü Koruyacak Adımlara Odaklanmalıyız" Haziran ayı imalat sanayi verilerine de değinen Kasapoğlu, özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet baskısının arttığını, buna karşın işletmelerin yatırımlarını tamamen durdurmak yerine verimlilik odaklı dönüşüme yöneldiğini söyledi: "Daralan kâr marjlarına rağmen yatırımını tamamen durduran bir sanayi görmüyoruz. Dijitalleşme yatırımları, enerji verimliliği uygulamaları, yalın üretim çalışmaları ve yapay zekâ çözümleri daha fazla konuşuluyor. Çünkü artık rekabet, daha fazla üretmekten çok daha akıllı üretmeyi gerektiriyor." Kasapoğlu, sanayinin geleceğinde verimlilik, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir üretimin belirleyici olacağını vurguladı. Denizli İhracatı Ülke Ortalamasının Üzerinde Büyüdü Konuşmasında Denizli'nin dış ticaret performansına da değinen Kasapoğlu, Haziran ayında yaklaşık 468 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini, yılın ilk altı ayında ise ihracat artışının Türkiye ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirtti. Elektrik-elektronik, kablo ve demir dışı metaller sektörlerinde güçlü bir performans görüldüğünü ifade eden Kasapoğlu, tekstil sektöründe ise küresel rekabet koşullarının yakından takip edildiğini söyledi. İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu ve TİM İlk 1000 İhracatçı araştırmalarında yer alan Denizlili firmaları da kutlayan Kasapoğlu, bunun üretim kültürü ve girişimcilik birikiminin önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti. DSO Dönüşüm Projelerini Sürdürüyor Toplantıda Denizli Sanayi Odasının son dönemde yürüttüğü çalışmalar hakkında da Meclis üyelerine bilgi verildi. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme, savunma sanayii, enerji verimliliği, uluslararası finansman kaynakları, bilişim-yazılım sektörü iş birlikleri, Meslek Komiteleri faaliyetleri, Denizli Model Fabrika, DSO Verimlilik Merkezi, Teşvik Ofisi ile Şirinköy Projesinde gelinen son durum değerlendirildi. Kasapoğlu, savunma sanayii alanında yürütülen çalışmalar kapsamında TEİ ve Baykar Teknoloji ile gerçekleştirilen tedarikçi buluşmalarının ardından, yakın vadede Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonundafarklı firmaların da Denizli’de ağırlanacağını belirtti. Kasapoğlu, savunma sanayiini yeni bir müşteri olarak görmekten ziyade, bu alanın üretim disiplinini ve kalite kültürünü bütün sanayiye taşıyabilme konusunda Oda olarak gayret gösterildiğini belirtti. Kurumsal gelişim çalışmalarına da değinen Kasapoğlu, TOBB Akreditasyon Sistemi kapsamında gerçekleştirilen geliştirme ziyaretinin başarıyla tamamlandığını belirterek, önümüzdeki dönemde kurumsal kapasiteyi daha da güçlendirmeye yönelik çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. “Odaların Görevi Çözüm Üretecek Mekanizmaları Oluşturmaktır” Denizli Sanayi Odasının son üç buçuk yılda yürüttüğü çalışmaların ortak hedefinin üyelerin dönüşüm yolculuğuna rehberlik etmek olduğunu belirten Kasapoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bugün Odaların görevi, üyelerinin sorunlarını dile getirmekle birlikte, o sorunlara çözüm üretecek mekanizmaları da oluşturmaktır. Biz de son üç buçuk yıldır bütün çalışmalarımızı bu anlayışla şekillendirmeye çalışıyoruz." Toplantının sonunda Kasapoğlu, 2022-2026 çalışma döneminde Denizli Sanayi Odasının faaliyetlerine katkı sunan tüm Meclis üyelerine teşekkür ederek, yeni dönemde de aynı dayanışma ve ortak akıl anlayışıyla Denizli sanayisi için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

Sarı,“Destek Zorunluluk Haline Gelmiştir” Haber

Sarı,“Destek Zorunluluk Haline Gelmiştir”

Makine sektörünün Türkiye’nin üretim gücü, teknolojik dönüşümü ve ihracat hedefleri açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Sarı, özellikle Çin menşeli ürünlerin oluşturduğu yoğun fiyat baskısının yerli üreticileri zor durumda bıraktığını dile getirdi. Çin’den gelen makineler ile yerli üretim makineleri arasında bazı ürün gruplarında yüzde 70’i aşan fiyat farklarının oluştuğunu kaydeden Sarı, “Çinli üreticiler sahip oldukları ölçek ve maliyet avantajları sayesinde hem iç piyasada hem de küresel pazarlarda sürdürülemez derecede düşük fiyatlarla satış yapabiliyor. Bu durum yerli üreticilerimizin rekabet gücünü hızla aşındırıyor ve sektörümüzü dayanma sınırına getiriyor” dedi. Makine imalat sanayisinin yalnızca dış rekabet baskısıyla değil, aynı zamanda artan üretim maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve kur baskısıyla da mücadele ettiğini belirten Sarı, birçok işletmenin öz kaynaklarını tüketme noktasına geldiğini ifade etti. Avrupa’daki üreticilerle maliyetlerin giderek eşitlenmeye başladığını ancak aynı pazar koşullarında rekabet edilemediğini vurgulayan Sarı, mevcut tablonun devam etmesi halinde sektörde kapanmaların kaçınılmaz olacağı uyarısında bulundu. Makine sektörünün yalnızca kendi alanında değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Sarı, “Makine sektörü; savunma sanayinden otomotive, gıdadan tekstile kadar tüm üretim alanlarının temelini oluşturan stratejik bir sektördür. Yerli makine üreticilerinin güç kaybetmesi, ülkemizin sanayi altyapısının da zayıflaması anlamına gelecektir” diye konuştu. İhracat destek programlarının güncel ekonomik koşullara göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Sarı, ihracatçı firmaların küresel pazarlarda daha güçlü hale gelebilmesi için teşvik mekanizmalarının kapsamının genişletilmesi ve destek oranlarının artırılması gerektiğini ifade etti. Devletin yerli makine yatırımlarına yönelik ilave teşvik mekanizmalarını acilen devreye almasının büyük önem taşıdığını söyleyen Sarı, özellikle yüksek katma değerli ürün üreten işletmelerin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Yerli ve milli makinelerin kullanımını teşvik edecek uygulamaların artırılmasının önemine dikkat çeken Sarı, ihracat yapan firmalara sağlanan yüzde 3 oranındaki döviz desteğinin de artırılması gerektiğini kaydetti. Çinli makine üreticilerinin Türkiye’de agresif pazarlama faaliyetleri yürüttüğünü ifade eden Sarı, bu durumun yerli üreticiler açısından rekabet koşullarını daha da zorlaştırdığını belirtti. MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı açıklamasının sonunda, “Türkiye’nin üretim gücünü koruması, sanayide dönüşümünü sürdürmesi ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırması için yerli makine sektörüne verilecek her destek ülkemizin geleceğine yapılmış bir yatırım olacaktır” ifadelerini kullandı.

 Denizli 106 stantla Hometex 2026’ya damgasını vurdu Haber

 Denizli 106 stantla Hometex 2026’ya damgasını vurdu

Hometex 2026, ev tekstili sektörünün dünya çapındaki önemli buluşma noktalarından biri olarak kapılarını açarken, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) üyeleri fuara güçlü bir katılım sağladı. 19-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen organizasyonda Denizli’den 86, Uşak’tan 4 firma toplam 106 stantla yer aldı. DENİB ise Turkish Towels markasıyla info standında sektör temsilcilerine destek sundu. Fuarın ilk gününde DENİB info standını ziyaret eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Denizli’nin ev tekstili sektöründeki üretim kapasitesi, ihracat başarısı ve markalaşma vizyonunun Türkiye ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Hometex’in sektör için stratejik önem taşıdığını belirterek, fuarın dünya çapında önemli bir ticaret platformu olduğunu vurguladı. Uğurlu, DENİB üyesi firmaların 106 stantla uluslararası alıcılara ürünlerini sunduğunu ve bu katılımın sektörün dinamizmini açıkça gösterdiğini söyledi. Tekstil ve konfeksiyon, Denizli’nin stratejik sektörü Denizli ekonomisinin temel taşlarından biri olan tekstil ve konfeksiyon sektörünün, ihracat, istihdam, tasarım kültürü ve inovasyon gücüyle bölgesel kalkınmanın lokomotifi olmaya devam ettiğini ifade eden Uğurlu, 2025 yılında Denizli’nin 1 milyar 368 milyon dolarlık tekstil ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğini, Türkiye toplamından yüzde 29,2 pay aldığını kaydetti. 2026 yılının ilk dört ayında ise Denizli’nin sektör ihracatının 437 milyon dolara ulaştığını belirtti. Özellikle havlu, bornoz ve nevresim ürün gruplarında Denizli’nin açık ara lider konumda bulunduğunu vurgulayan Uğurlu, Türkiye genelindeki havlu ihracatının yüzde 76’sının, bornoz ihracatının yüzde 67’sinin ve nevresim ihracatının yüzde 60’ının Denizli’den yapıldığını söyledi. Bu verilerin, kentin ev tekstilinde küresel ölçekte uzmanlaşmış bir merkez olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. ABD pazarının Denizli için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Uğurlu, Türkiye’nin ABD’ye gerçekleştirdiği havlu ihracatının yüzde 94’ünün Denizli’den yapıldığını belirtti. Uğurlu, DENİB’in yürüttüğü Turkish Towels izlenebilirlik projesiyle Türk havlusunun kalite ve güven algısını güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Katma değerli üretim konusunda da Denizli’nin öne çıktığını kaydeden Uğurlu, ilin genel ihracat birim değerinin 2,48 dolar seviyesinde olduğunu, havluda 9,85 dolar, bornozda 15,65 dolar ve nevresimde 10,47 dolara ulaşıldığını belirterek, bu rakamların yüksek katma değerli üretim yapısını gösterdiğini ifade etti. DENİB Başkanı Uğurlu, fuar boyunca DENİB ekibinin sahada aktif destek vereceğini, üye firmaların iş görüşmeleri ve ticari temasları için DENİB standını kullanabileceğini belirterek, Hometex 2026’nın tüm katılımcılar için verimli ve yeni fırsatlar sunan bir organizasyon olmasını temenni etti.

Erdoğan'dan hometex değerlendirmesi Haber

Erdoğan'dan hometex değerlendirmesi

Türkiye'nin ev tekstili sektöründeki önemli organizasyonlarından biri olan ve 19-22 Mayıs tarihleri arasında devam edecek HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi'nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Fuara katılan Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli firmalarının fuardaki konumuna ve sektörün ihracat potansiyeline ilişkin açıklamalarda bulundu. Denizli'nin üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle ev tekstili sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, fuarın sektör temsilcileri açısından yeni iş bağlantıları kurulmasına katkı sunduğunu söyledi. Fuara - Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, Türkiye'nin farklı illerinden çok sayıda sektör temsilcisi, üretici firmalar ve birçok ziyaretçi katıldı. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, "HOMETEX Fuarı hayırlı uğurlu olsun. Geçen yıl da fuara katılmıştık. Denizli heyeti olarak her yıl birçok fuarda yer alıyoruz. Bu yılın daha verimli geçeceğini öngörüyoruz. Şu anda Denizli'den yaklaşık 90 firmamızın standı bulunuyor. Bunların 40'ını ziyaret ettik. İhracatçı firmalarımızla yaptığımız görüşmelerde, farklı ülkelerden yoğun müşteri katılımı olduğunu gördük. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte, pandemi de olduğu gibi Türkiye ve Denizli'nin ihracatta avantaj sağlayacağını düşünüyoruz. Çünkü Türkiye, Avrupa ülkelerine 4 saatlik uçuş mesafesinde bulunuyor. Aynı zamanda karayolu lojistiğindeki avantajlarımız sayesinde ihracatta artış yaşanacağını öngörüyoruz. Gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde firmalarımızın son derece olumlu düşündüğünü gördük. Bugün fuarın ilk günü olmasına rağmen yoğun bir alıcı katılımı var. Hem bakanımızın hem bürokratların hem de oda başkanlarının fuara ilgisi oldukça yüksek. Fuarların, ürünlerimizin satışında çok önemli bir rol oynadığına inanıyoruz. Bu nedenle burada Türkiye'den ve farklı ülkelerden yaklaşık 600 katılımcı firma yer alıyor. Denizli olarak da 90 firmayla temsil ediliyoruz. Beklentilerimizin geçen yıla göre daha yüksek olduğunu söyleyebilirim" dedi. "650 üyemizi dünyanın farklı ülkelerindeki fuarlarla buluşturuyoruz" HOMETEX Fuarı'nın dünyada ve Avrupa'da ilk beş fuar arasında yer aldığını belirten Erdoğan, "Burada dünyanın dört bir yanından gelen alıcılarla üreticileri buluşturuyoruz. Aynı zamanda katma değeri yüksek, teknolojik, AR-GE ve inovasyon odaklı ürünler sergileniyor. Türkiye olarak bu alanda kendimizi ciddi şekilde geliştirdik. Hızlı üretim, hızlı tedarik ve hızlı teslimat konusunda öncü durumdayız. Avrupa ülkelerine dört saatlik uçuşla ulaşabiliyor, karayolu ile de 6-7 gün içerisinde teslimat gerçekleştirebiliyoruz. Bu durum Türkiye için önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca Körfez bölgesindeki savaş nedeniyle de Türkiye'nin tercih edilen bir ülke haline geldiğini düşünüyorum. Denizli Ticaret Odası olarak fuarları özellikle teşvik ediyoruz. Türkiye'de üyelerini fuarlara en fazla götüren odalardan biriyiz. Sadece geçen yıl farklı sektörlerden birçok üyemizi Çin'de düzenlenen fuarlara götürdük. Amacımız ihracatı artırmak, istihdamı desteklemek ve sektör çeşitliliğini geliştirerek ülkeye döviz girdisi sağlamak. Bu kapsamda yılda yaklaşık 600-650 üyemizi dünyanın farklı ülkelerindeki fuarlarla buluşturuyoruz" diye konuştu. "İhracata ve istihdama katkı sağlıyoruz" Geçen hafta Almanya'nın Köln şehrinde gıda fuarına katıldıklarını aktaran Erdoğan, "Önümüzdeki günlerde de Polonya'da farklı sektörlerden üyelerimizi fuarlara götüreceğiz. Fuarlar son derece önemli, değerli ve kıymetli organizasyonlar. Ürünlerimizi sergiliyor, müşterilerle buluşturuyor ve ihracata, istihdama katkı sağlıyoruz. Almanya'daki fuarlara Denizli'den yoğun katılım sağlanıyor. Fuarlara düzenli katılım sayesinde son iki yılda yaklaşık 15 Denizlili firmamız Avrupa Birliği ülkelerinde şirket kurdu. Türkiye'den ürünlerini tedarik ederek satışlarını gerçekleştiriyorlar. Bu da ihracata ve istihdama önemli katkı sağlıyor. Hem devletimizin destekleri hem de Denizli Ticaret Odası'nın finansman katkılarıyla üyelerimizi fuarlara götürüyoruz ve bunun olumlu sonuçlarını alıyoruz. Sektör bazlı olarak tüm üyelerimize davette bulunuyoruz. Örneğin gıda sektöründe yaklaşık 700 üyemiz var. Organizasyonların tamamını oda olarak üstleniyor ve üyelerimizi fuarlara taşıyoruz. Fuarlara ilgi oldukça yoğun. Tüm sektörlerden üyelerimiz büyük katılım gösteriyor. Genellikle 50-60 kişilik gruplarla fuarlara gidiyoruz. Geçtiğimiz yıl yalnızca Çin'e üç ayrı fuar organizasyonu düzenledik. Hatta firmalarımızdan belirli bir ülke veya sektör için fuar talebi geldiğinde, o sektör özelinde çağrı yapıyoruz. Yeterli katılım oluştuğunda ise dünyanın dört bir yanındaki fuarlara üyelerimizi götürüyoruz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.