Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iş Gücü

Tavas Barış Gazetesi - Iş Gücü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Gücü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart" Haber

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart"

Toplantıda; küresel ve ulusal ekonomideki gelişmeler, sanayinin güncel görünümü, üretim ve ihracattaki son durum, finansmana erişimde yaşanan sorunlar, ABD’nin tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik yeni tarife düzenlemeleri ile döviz dönüşüm desteğindeki değişiklikler değerlendirildi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, üretim gücünün korunmasının rekabetçiliği ve finansmana erişimi destekleyen politikalarla mümkün olacağını vurgulayarak, erken sanayisizleşme riskine karşı üretim kapasitesini koruyacak adımların önemine dikkat çekti. Toplantıda ayrıca DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel’in “Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim” başlıklı sunumu ile Odanın Stratejik Plan revizyonu Meclis Üyeleriyle paylaşılırken, Temmuz ayı Oda faaliyetleri hakkında da bilgilendirme yapıldı. Üretim Ekonomisinin Güçlendirilmesi Ortak Öncelik Olmalı Toplantıda konuşan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, yaklaşık üç yıldır uygulanan dezenflasyon programının sanayi üzerindeki yansımalarına değinerek, üretim, ihracat ve istihdamın ekonomi politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Özellikle emek yoğun sektörlerde artan maliyetlerin Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattığını dile getiren Kasapoğlu, finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin ve yüksek finansman maliyetlerinin sanayicinin üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. Sanayinin Ekonomideki Payındaki Gerileme Dikkatle Değerlendirilmeli Temmuz ayına ilişkin ekonomik göstergeleri de meclis üyeleriyle paylaşan Kasapoğlu, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin 47,7 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, endeksin eşik değer olan 50'nin altında kalmaya devam etmesinin üretim tarafındaki yavaşlamanın sürdüğünü ortaya koyduğunu ifade etti. Enflasyonda kademeli bir gerileme görülmesine rağmen üretim cephesindeki kırılganlığın devam ettiğini belirten Kasapoğlu, enflasyonla mücadele yürütülürken üretim kapasitesinin korunmasının da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Denizli İhracatta Güçlü Performansını Koruyor Konuşmasında Temmuz ayı ihracat verilerine de yer veren Kasapoğlu, Denizli ihracatının 483,9 milyon dolara ulaşarak Haziran 2022'den bu yana en yüksek aylık seviyesini gördüğünü belirtti. Kentin yılın ilk yedi ayında Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artışı yakaladığını aktaran Kasapoğlu, geçen yılın aynı döneminin bayram ayına denk gelmesi nedeniyle yıllık artış oranlarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tutar bazındaki yükselişin sevindirici olduğunu ancak miktar bazındaki gelişmelerin de dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Finansmana Erişim Sanayinin Öncelikli Gündemi Finansal göstergelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, takipteki kredi tutarları ile karşılıksız çek oranlarında yaşanan yükselişin işletmelerin nakit akışındaki sıkışıklığı açıkça gösterdiğini ifade etti. Buna karşın Denizli'nin diğer sanayi şehirleriyle kıyaslandığında dayanıklılığını koruduğunu belirten Kasapoğlu, kentin KOBİ ağırlıklı üretim yapısının değişen piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlayabilmesine katkı sunduğunu söyledi. Sanayicinin beklentisinin daha fazla borçlanmak olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, üretimin devamlılığını sağlayacak sürdürülebilir bir finansman ortamının oluşturulmasının hem ihracat hem de istihdam açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Türk İhracatçısı Küresel Pazarda Eşit Şartlarla Rekabet Etmeli ABD'nin tekstil ve hazır giyim ürünlerine yönelik yeni gümrük vergisi düzenlemesini değerlendiren Kasapoğlu, uygulamanın Türkiye'nin rakip ülkeler karşısındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Maliyet baskılarının devam ettiği bir dönemde ilave tarife yükünün ihracatçılar açısından yeni bir zorluk oluşturduğunu ifade eden Kasapoğlu, siparişlerin alternatif ülkelere yönelmesi riskine dikkat çekti.Türkiye ile ABD arasında yürütülmesi planlanan müzakere sürecinin sektör açısından önemli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, beklentilerinin Türk ihracatçısını dezavantajlı konuma düşüren koşulların giderilmesi ve küresel pazarlarda eşit rekabet şartlarının sağlanması olduğunu söyledi. İhracatın Rekabet Gücü İçin Destek Mekanizmaları Önemli Kasapoğlu, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinin süresinin uzatılmasını olumlu karşıladıklarını belirterek, yeni düzenlemeyle birlikte katma değer, kârlılık ve iş gücü maliyetleri dikkate alınarak farklılaşan bir sisteme geçileceğini ifade etti. 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girecek uygulamanın, ihracatçıların finansmana erişimine katkı sağlayacağını belirten Kasapoğlu, “Finansman maliyetlerinin yüksek, küresel rekabetin yoğun olduğu bu dönemde ihracatçımıza nefes aldıran her destek kıymetlidir. Ancak üretim ve ihracat gücümüzü korumak için rekabetçiliğimizi artıracak ilave adımlara da ihtiyaç var.” dedi. Denizli’nin 2035 Vizyonu Ele Alındı DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, “Denizli 2035 Yol Haritası” sunumunda Denizli’nin sanayi ve ihracat potansiyelini farklı illerle karşılaştırmalı bir biçimde değerlendirerek, rekabet gücünün korunması için altyapı yatırımları, yatırım ortamının geliştirilmesi ve stratejik planlamanın önemine dikkat çekti.Konyalıoğlu, Denizli’nin güçlü üretim kültürünü geleceğe taşıyabilmesi için ortak vizyonla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Yapay Zekâ Sanayinin Geleceğini Şekillendiriyor DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel tarafından "Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim" başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda, yapay zekâ teknolojilerinin sanayide stratejik yönetim anlayışına etkileri, üretimden finansa, insan kaynaklarından proje yönetimine kadar farklı iş süreçlerinde sunduğu uygulama alanları ile işletmelerin dijital dönüşümüne sağlayacağı katkılar ele alındı. Ayrıca yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları, rekabet gücünün artırılması ve geleceğin üretim modellerine ilişkin değerlendirmeler Meclis Üyeleriyle paylaşıldı. Stratejik Plan Revizyonu: Geleceğin Sanayisi İçin Yenilenen Yol Haritası DSO’nun mevcut 2024–2028 Stratejik Planı; üyelerin değişen ihtiyaçları, Denizli sanayisinin dönüşen yapısı, Odanın gelişen hizmet kapasitesi ve TOBB Oda/Borsa Akreditasyon Sistemi’nin güncellenen standartları doğrultusunda revize edildi. DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş tarafından Meclis Üyelerine sunulan revize Stratejik Plan, yapılan değerlendirmelerin ardından oy birliğiyle kabul edildi. Ortak akıl anlayışıyla hazırlanan plan, DSO Yönetim Kurulu’nun önümüzdeki dönem çalışmalarına yön verecek, kaynakların etkin kullanılmasını sağlayacak ve Odanın üyelere yönelik hizmet kapasitesini geliştirecek stratejik bir rehber olarak değerlendirildi. Revize Stratejik Plan; Denizli sanayisinin dijital ve yeşil dönüşümünün hızlandırılması, uluslararası rekabet gücünün artırılması, hedef sektörlerde farklılaşma ve katma değerli üretimin desteklenmesi, nitelikli işgücünün geliştirilmesi ve DSO’nunüyelerine sunduğu hizmetlerin çeşitlendirilerek güçlendirilmesi doğrultusunda hazırlandı. Planın uygulanmasıyla birlikte üye işletmelerin dönüşüm süreçlerine daha etkin biçimde rehberlik edilmesi, firmaların değişen küresel rekabet koşullarına uyum kapasitesinin artırılması ve DSO’nun sanayicilere sunduğu katma değerli hizmetlerin somut ve ölçülebilir sonuçlar üzerinden geliştirilmesi hedefleniyor.

 “Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri” Haber

 “Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri”

YENİ Parti’nin TBMM Genel Kurulu’na sunduğu ilk Meclis araştırma önergesi tekstil ve hazır giyim sektörü üzerine oldu. Önergeye ilişkin grubu adına konuşan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin daha önce de önerge verdiğini kaydederek, üç yıl önce yaptığı uyarılarda sorunların araştırılması ve önlem alınması gerektiğini ifade ettiğini söyledi. Özgür Özel önderliğinde kurulan YENİ Parti’nin iktidar mücadelesinde işçinin, emeklinin, emekçinin, üreticinin, ihracatçının yanında olacağını söyleyen Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Sektöre Son Darbeyi ‘Dostum Trump’ Vurdu” İlk grup önerimizin tekstil sanayisi ve istihdam üzerine olmasını da çok anlamlı bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Üç sene oldu, aynı şekilde bir öneri vermiştim, dedim ki o zaman: ‘İşler yolunda gitmiyor. Gelin, sorunlar, sıkıntılar araştırılsın, önlem alalım.’ Dediler: ‘Dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun var, merak etmeyin, geçer gider.’ Komisyonumuza geçen sene özellikle bu konuda bir toplantı yapmamız ve sektör temsilcilerini toplamamız gerektiğini, sektörün kan kaybettiğini, yoğun bakıma doğru gittiğini söyledim. Varank Bey lütfedip Komisyonumuzu toplamadı, tekstilciyle yüz yüze gelemedi. Bakın, sektöre son darbeyi ‘dostum Trump’ vurdu.Türk tekstilcisine ihracatta yüzde 12,5 ilave vergi getirdi. İşin en acı kısmı ABD ticaret temsilciliği kamuya açık kayıtlarından Türkiye'den ilave vergiye karşı bir savunma ya da temsilciyle bir görüş bildirilmediğini de söyledi. Yani hani masada kazanmıştık, hani her istediğimizi almıştık bu NATO toplantısında? Öyle olmadığını da anladık. AKP'nin gözden çıkardığı sektörde gelinen son noktayı ben size kısaca özetleyeyim: Kriz geçmiş gitmiş mi yoksa delip geçmiş mi siz karar verin. Tekstil ve hazır giyimde toplam iş gücü kaybı 500 binin üzerinde, sektörün yüzde 35'i erimiş. İstihdam rakamlarına göre tekstilde on beş, hazır giyimde tam on bir sene önce geriye gitmişiz; 10 bin firma kapısına kilit vurmuş, toplamda yüzde 15'e tekabül ediyor. Daha beş sene önce 3,7 milyar ile 6'ncı sıradayken şimdi tam otuz beş sene sonra dünyada hazır giyim piyasasından aldığımız pay yüzde 3'ün altına inmiş, ihracat 21 milyar dolardan 16 milyar dolara düşmüş. “Türkiye Sanayisizleşiyor” Daha önceki önergelerde olduğu gibi, AKP'nin hatibi biraz sonra burada, verilen teşvikleri, destekleri, dünya pazarından aldığımız, dünya pazarının daralmasından falan bahsedecek; inanmayın. 2024-25'te dünyada hacmi artan hazır giyim ihracatı içinde payı düşen, ihracatı gerileyen tek üretici maalesef Türkiye. Bakın, teşvik konusunda farklı kurumlardan 86 farklı teşvik verilen sektör bu hâle gelir mi? Geliyor çünkü teşvikler verilmemek üzere kurgulanmış, şartları çok zor. En önemlisi, döviz dönüşüm ve istihdam desteklerini kullanan firma sayısı çok az. Diğer teşvikler ise yara bandı olamayacak nitelikte ve zayıf. Adını koyalım arkadaşlar, Türkiye sanayisizleşiyor, uygulanan ekonomi politikaları sebebiyle durdurulamayan enflasyon yüzünden firmalar faaliyetlerinden kâr edemiyor. Büyüme dediğiniz şey Türk lirası enflasyonu sebebiyle nominal bir şişmeden ibaret. Firmaların finansal kazançlarıyla faaliyetlerinden ettikleri zararları karşılayamıyor yani firmalarımız çalışarak batıyor arkadaşlar. Bugün, bu mevcut durum ile bu faizle sanayicinin sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13,5 FAVÖK üretmesi gerekiyor, şu anda firmaların net kârı yüzde 1 civarında. Bu sürdürülebilir mi? 2022'de mal ihracatının gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 27'nin üzerindeyken üç senede yüzde 17'ye düştü, 2028'deki hedef yüzde 16,4. Uyardık, çok söyledik, yangın küçük bir alandayken önlem alın, ormanı kaybediyoruz, orman gidiyor dedik, dinletemedik. “Tekstilden Teknolojiye, İnşaattan Lojistiğe, Turizme Her Yer Yangın Yeri” Şimdi, artık yangının olmadığı sektör kalmadı. Türkiye hızla sanayisizleşiyor; tekstilden teknolojiye, inşaattan lojistiğe, turizme her yer yangın yeri. Konkordato başvurularında son üç senedir her ay yeni rekor kırılıyor.Sadece altı ayda 1.240 şirket konkordato aldı ve bunun çok büyük bir oranı haziran ayı içinde. 115 şirket iflas etti. Başvuruların büyük bir bölümü sanayi kentlerinden geliyor. Tasfiye edilen şirket sayısı 3.382 yani insanlar artık sizden yıldı, artık üretmiyor, kendi istekleriyle firmalarını kapatıyorlar. Elli yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisinin rekabet gücü üç senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşırken gelecek nesillerden nasıl üretici olmasını bekleyeceğiz? Türkiye bu anlamda ciddi bir yol ayrımındadır ve acil önlem alınmalıdır. Türk sanayisi acilen koruma altına alınmalıdır diyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.