Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Istihdam

Tavas Barış Gazetesi - Istihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Genel Müdür Çay: Basınımıza sağlanan kamu desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı Haber

Genel Müdür Çay: Basınımıza sağlanan kamu desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay’ın konuşmasıyla başladı. Kurumun son dönemde yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çay, basın sektörünün ihtiyaçlarını sahada tespit etmeyi sürdürerek Türk basınının geleceğine yönelik adımları kararlılıkla attıklarını söyledi. 11 bölgede 684 süreli yayın temsilcisiyle bir araya geldik Sahadaki gerçekliği muhataplarından dinlemek ve çözümün bir parçası olmak şeklindeki temel yaklaşımlarının gereği olarak 11 Bölge Müdürlüğünde 58 ili kapsayan toplantılar gerçekleştirdiklerini belirten Genel Müdür Çay, 684 süreli yayın temsilcisinin katıldığı toplantılarda, sektörün ihtiyaçları ve geleceğe yönelik atılacak adımlar için önemli izlenimler edindiklerini kaydetti. Farklı şehirlerde cemiyetler tarafından düzenlenen etkinliklere de katıldıklarını söyleyen Çay, “Programlarda gazetecinin alın terinin, nitelikli insan kaynağının ve gazeteciliğin temel değerlerinin korunmasının önemini vurguladık. Bütün bu temaslarımız, sahadan gelen talepleri karar süreçlerimize taşıyan ve çözüm üretme irademizi besleyen önemli birer çalışma alanı oldu” dedi. Nitelikli insan kaynağına katkı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz Konuşmasında ‘nitelikli insan kaynağı’ konusuna değinen Genel Müdür Çay, bu ihtiyacın karşılanmasına katkı sunmak adına Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ile ‘Aktif İşgücü Hizmetleri İş Birliği Protokolü’nü imzaladıklarını hatırlattı. Söz konusu protokolle, resmî ilan ve reklam sistemi içerisinde yer alan 1.075 basın işletmesine yönelik istihdam, eğitim ve iş gücünün geliştirilmesini kapsayan yeni bir süreci başlattıklarını dile getiren Çay, “İŞKUR ile 2016 yılında imzalanan ve 2021 yılında nihayete eren protokol kapsamında 3 bin 635 kişi işbaşı eğitim programlarından yararlanmıştı. Yeni protokolden de basınımızın azami derecede yararlanmasını amaçlıyoruz. İnanıyorum ki bu iş birliği, Türk basınının gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağının yetişmesine de katkı sunacak önemli bir adım olacaktır” şeklinde konuştu. Basın adına gerçekleştirdikleri çalışmaların istihdam boyutunun dışında birçok farklı alanda da sürdüğünü ifade eden Çay, yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanlarında eğitim programları düzenlediklerini, basın çalışanlarının eğitim imkânlarını geliştirmeye yönelik iş birlikleri gerçekleştirdiklerini aktardı. 131 milyon TL’lik kaynağı kısa sürede basının hizmetine sunduk Genel Müdür Çay, Kredi Garanti Fonu (KGF) ile basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve hızlı şekilde ulaşabilmesi için hayata geçirilen iş birliğini, 2026 yılının ilk 8 ayında ortaya çıkan rakamlar üzerinden değerlendirdi. Yaklaşık 60 süreli yayına aktarılan toplam finansman tutarının kısa sürede 131 milyon TL’ye ulaştığını kaydeden Çay, 2010-2025 yılları arasındaki 15 yıllık dönemde aktarılan finansmanın kur bazında 154,68 milyon TL olduğunu, bugün ise KGF iş birliği sayesinde birkaç ay içinde önemli bir kaynağın basın işletmelerinin hizmetine sunulduğunu vurguladı. Resmî ilan ve reklam desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı Sektöre sağlanan ilan ve reklam desteklerindeki ciddi yükselişe dikkat çeken Çay, 2026 yılının ilk 8 ayında resmî ilan tutarının 117 bin adet ilanla 4 milyar 200 milyon TL’ye, resmî reklam tutarının ise 14 bin adet reklamla 900 milyon TL’ye yükseldiğini açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40’lık bir artış yakalandığını belirten Çay, 5 milyar 248 milyon TL’ye ulaşan desteğin daha da artması için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. 15 Temmuz’un gazetecilik hafızasını dijitale taşıdık Sektörün geleceğinde meslek kültürünün ve hafızasının önemine işaret eden Çay, 15 Temmuz’un 10. yıl dönümünde “İrade Bizim, Zafer Bizim” temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, 7 üniversitenin iletişim fakültesi öğrencilerinin hazırladığı manşetlerden oluşan ‘15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi Sergisi’ni TBMM, Gaziantep, İzmir ve Erzurum’da açtıklarını hatırlattı. TBMM’de açılan serginin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Çay, “Bu çalışmayı bir sergi faaliyetinden ziyade, Türk basınının demokrasi ve millî irade karşısındaki sorumluluğunu ortaya koyan tarihî bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Genç gazeteci adaylarımızın kaleminden çıkan manşetleri geleceğe taşımak; bir anlamda bu sorumluluğun, bu hafızanın ve bu meslek anlayışının yeni nesillere aktarılmasına katkı sunmaktır” diye konuştu. Bu tarihi sorumluluğu dijital alana da taşıdıklarını belirten Çay, 15temmuz.bik.gov.tr adresinden erişime açılan dijital portalda, 15 Temmuz sürecinde yaşananları kayıt altına aldıklarını söyledi. Genel Müdür Çay, “15 Temmuz gecesinde görev yapan 60’tan fazla gazetecinin yazılı ve görüntülü tanıklıklarını, o gecenin hafızasını taşıyan gazete manşetlerini, genç iletişimcilerimizin çalışmalarını ve gecenin gelişimini saat saat ortaya koyan kronolojiyi bir araya getirdik. Böylece yalnızca yaşananları anlatan değil, 15 Temmuz’un gazetecilik hafızasını belgeleyen, koruyan ve gelecek kuşaklara aktaran kapsamlı bir dijital arşiv oluşturduk. Biliyoruz ki milletlerin hafızası yalnızca hatırlamakla değil; yaşananları doğru biçimde kayıt altına almak, tanıklıkları korumak ve bu birikimi gelecek kuşaklara aktarmakla güçlenir” değerlendirmesinde bulundu. Çay ayrıca, yaz dönemi staj programı ile 60’ın üzerinde iletişim öğrencisine kurum bünyesinde pratik yapma imkânı sağladıklarını sözlerine ekledi. Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısına uyum sağlıyoruz Geleceğin medyasını bugünden hazırlamak zorunda olduklarını söyleyen Çay, BİK Analitik’in yeni versiyonunu Temmuz ayında kademeli olarak devreye aldıklarını belirtti. Ziyaretçi davranışları ve haber okuma alışkanlıklarını daha doğru yansıtan yeni ölçümleme kriterlerini aktaran Çay, “Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısı karşısında ölçümleme sistemimizi de geliştirerek resmî ilan ve reklam sistemimizin sürdürülebilir bir zeminde işlemesini hedefliyoruz” dedi. Denetim süreçlerini de dijitalleştirdiklerini kaydeden Genel Müdür Çay, Elektronik Denetim Tebliği’nin yayımlandığını, uygulamanın altyapı çalışmalarının ardından 1 Ocak 2027’de başlayacağını bildirdi. Güçlü bir mevzuat altyapısının önemine değinen Çay, 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 195 sayılı Kanun değişikliğiyle internet haber sitelerinin vasıf ve ödevleri ile yaptırım sınırlarının doğrudan kanun düzeyine taşındığını hatırlattı. Mevzuatın sahada doğru uygulanması amacıyla 10 Bölge Müdürlüğünde uygulamalı mevzuat eğitimleri düzenlediklerini aktaran Çay, İLANBİS üzerinden başlatılan anket çalışmasıyla internet medyasının beklentilerini analiz ederek eğitimleri sektörün gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirdiklerini ifade etti. Hedefimiz geleceğe güvenle bakan bir Türk basını Konuşmasının sonunda Türk basınının geleceğini şekillendirmek adına çalışmaya devam edeceklerini belirten Genel Müdür Çay, “Ortak gayemiz daha güçlü, daha nitelikli, dijital dönüşüme ayak uydurabilen, kendi hafızasına sahip çıkan ve geleceğe güvenle bakabilen bir Türk basınıdır” ifadelerini kullandı. Genel Müdür Çay’ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi. Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu’nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı. Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurulu’nun 11 Eylül 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Denizli’de Titanyum Yatırımı Masada Haber

Denizli’de Titanyum Yatırımı Masada

Kasapoğlu: “Zorlu Döneme Rağmen Yatırım İradesini Korumalıyız” Toplantının açılış konuşmasını yapan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, sanayinin üretim, yatırım ve istihdam açısından zorlu bir dönemden geçtiğini belirterek, mevcut ekonomik koşulların etkisinin reel sektörde yoğun biçimde hissedildiğine dikkat çekti. Kasapoğlu, “Bugün sanayicimiz kendi şirketinde üretimini, istihdamını ve yatırım gücünü korumak için ciddi bir mücadele veriyor. Ancak hiçbir zorluk ya da rahatlık sonsuz değil. İçinde bulunduğumuz dönemin de kalıcı olmadığını düşünüyorum. Türkiye’de yatırım ve üretim ortamının yeniden iyileşeceğine inanıyoruz. Dolayısıyla bugünün sorunlarıyla mücadele ederken geleceğin yatırım alanlarını da bugünden konuşmak ve hazırlığımızı yapmak zorundayız. Titanyum yatırımına da bu anlayışla yaklaşıyoruz.” dedi. Denizli’nin Üretim Birikimi Yeni Yatırımlara Güç Verecek Yeni bir yatırım fikriyle yola çıkmalarındaki temel motivasyonun Denizli’nin yıllar içerisinde oluşturduğu üretim birikimi olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kentin sanayi ve ihracatta Türkiye’nin önde gelen şehirleri arasında yer aldığını söyledi. Denizli’nin girişimci yapısına ve birlikte iş yapma kültürüne dikkat çeken Kasapoğlu, “Denizli’nin yüzyılları aşan girişimci ruhu ve üretim kabiliyeti bize bu konuda cesaret veriyor. Sermaye ölçeğimiz İstanbul ve Ankara gibi büyük merkezlerden farklı olabilir ancak birlikte iş yapabilme gücümüz yüksek. Sanayicilerimizin bilgi birikimini, tecrübesini ve sermayesini ortak bir hedef etrafında buluşturabilirsek Denizli ölçeğinde çok daha büyük yatırımları hayata geçirebiliriz.” diye konuştu. Yeni Yatırım Modeli İçin Farklı Üretim Alanları İncelendi Yatırım kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Kasapoğlu, Kayseri, İzmir, Eskişehir ve Gaziantep gibi güçlü sanayi merkezlerindeki tesisleri ve üretim modellerini incelediklerini belirtti. Montaj ve talaşlı imalat dahil olmak üzere Denizli’nin üretim kabiliyetleriyle örtüşebilecek alanlar üzerinde çalıştıklarını aktaran Kasapoğlu, bu süreçte Prof. Dr. Mahmut Akşit ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve yapılan incelemelerin ardından titanyum üretiminin öne çıkan alanlardan biri haline geldiğini kaydetti. Titanyumun geniş kullanım alanının Denizli’de kurulacak bir tesisin farklı sektörlerle üretim ilişkisi geliştirmesine imkân sağlayacağını ifade eden Kasapoğlu, Er-Bakır’ın zaman içerisinde kablo sektörünün gelişimine sunduğu katkıyı ve tekstildeki güçlü yapıyı örnek göstererek bu projenin de kentte yeni bir üretim ekosistemi ile yan sanayilerin gelişmesini destekleyeceğini söyledi. Tin: “Denizli Yeni Yatırım Alanlarına Yönelmeli” AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin ise Denizli sanayisinin mevcut sektörlerdeki gücünü korurken yeni alanlara da yönelmesi gerektiğini ifade etti. Makine, metal, demir-çelik ve yan sanayi alanlarında dağınık yapıda faaliyet gösteren firmaların bir araya gelerek oluşturduğu Denizli Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ni bu birlikteliğin önemli bir örneği olarak gösteren Tin, titanyumun dünya genelinde talep gören stratejik bir ürün olduğunu ve Denizli sanayicisinin ortak hareket ederek bu fırsatı değerlendirmesinin kentin geleceği açısından kritik rol taşıdığını vurguladı. Yatırımın Fizibilitesi Sanayicilerle Paylaşıldı Konuşmaların ardından Savunma Sanayii Ortak Girişim Komisyonu Üyesi Celil Kılınç, titanyum yatırımına yönelik teknik ve fizibilite sunumunu gerçekleştirdi. Sunumun ardından toplantı, projenin ortaklık yapısı, üretim modeli, yatırım süreci ve firmalar arasında geliştirilebilecek iş birliği imkânlarının ele alındığı, Başkan Selim Kasapoğlu ve Celil Kılınç’ın sanayicilerin sorularını yanıtladığı karşılıklı istişare bölümüyle sona erdi.

CEMENTA 2026’da ilk dönem başarıyla tamamlandı Haber

CEMENTA 2026’da ilk dönem başarıyla tamamlandı

Türkiye çimento ve beton sektörünün lideri OYAK Çimento, kadınların üretim ve teknik alanlardaki temsilini artırma hedefi doğrultusunda 2026 yılında ilk kez hayata geçirdiği CEMENTA Programı’nın ilk dönemini başarıyla tamamladı. Yalnızca kadınlara özel olarak tasarlanan programın bu döneminde Adana, Mardin ve Ankara fabrikalarından çok sayıda çalışan yer aldı. Program kapsamında katılımcılar; fabrikalardaki Üretim, Bakım, Planlama ve Kalite Müdürlükleri bünyesinde bizzat sahada görev alarak teknik yetkinliklerini ve deneyimlerini güçlendiren özel bir gelişim sürecinden geçti. Bu kapsamlı süreci başarıyla tamamlayan 11 kadın çalışan, OYAK Çimento bünyesinde görevlerine resmen başladı. Yeni çalışma arkadaşlarının 4’ü Adana, 5’i Mardin ve 2’si Ankara Fabrikasında üretimin kalbinde yerini aldı.Kadın çalışanların üretim süreçlerine aktif katılımını artırmayı, teknik alanlardaki kadın temsilini güçlendirmeyi ve sektörde toplumsal cinsiyet eşitliğine öncülük edecek bir dönüşüme katkı sunmayı hedefleyen CEMENTA Programı, 21 Temmuz itibarıyla Aslan Fabrikasından katılan 3 yeni kişi ile gelişim yolculuğunu sürdürüyor. “Eşit, kapsayıcı ve güçlü bir gelecek için çalışıyoruz” CEMENTA Programı’nın ilk dönem mezunları ve projenin vizyonu hakkında değerlendirmede bulunan OYAK Çimento İnsan Kaynakları Ülke Direktörü Eda Güzeldemir Demiray, şunları söyledi:“CEMENTA ile kadın çalışanlarımızın üretim süreçlerine aktif katılımını artırmayı, teknik alanlardaki kadın temsilini güçlendirmeyi ve sektörümüzde toplumsal cinsiyet eşitliğine öncülük edecek sürdürülebilir bir dönüşüme katkı sunmayı hedefliyoruz. 2026 yılında yalnızca kadınlara özel olarak hayata geçirdiğimiz bu programla 11 çalışma arkadaşımızın Adana, Mardin ve Ankara fabrikalarımızda göreve başlamasının mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.Programımızın 21 Temmuz itibarıyla Aslan Fabrikamızdan katılan 3 yeni çalışma arkadaşımızla devam etmesiyle birlikte, kadınların teknik ve saha rollerinde daha fazla yer almasını kararlılıkla desteklemeyi sürdürüyoruz. CEMENTA’nın ilk döneminde gösterdikleri başarı için tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyor, OYAK Çimento’ya katılan yeni çalışma arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Birlikte daha kapsayıcı, eşit ve güçlü bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.” CEMENTAadayları sisteme nasıl dahil oluyor? Projekapsamında adaylara ulaşmak için dijital platformlar, yerel yönetimler ve meslek yüksekokullarıyla iş birliği içeren çok kanallı bir strateji izleniyor. Başvurular, şirketin kariyer portalları ve bölge müdürlükleri aracılığıyla toplanıyor. Özellikle teknik liselerden ve meslek yüksekokullarından mezun olan, sahada çalışma motivasyonu yüksek kadınlara ulaşılmasına öncelik veriliyor. Seçim süreci; teknik testler, yetkinlik bazlı mülakatlar ve iş sağlığı güvenliği standartlarına uygun değerlendirmeleri kapsayan titiz bir eleme sisteminden oluşuyor. Projenin ilk fazında Ankara, Mardin ve Adana illerindeki fabrikalarda toplam 15 kadın çalışan istihdam edildi. Bu çalışanlar; çimento üretim süreçlerinin en kritik noktaları olan üretim hattı operatörlüğü, mekanik ve elektrik bakım-onarım birimleri ile laboratuvar ve kalite kontrol departmanlarında görevlendirildi. Adayların özellikle dijitalleşen üretim hatlarının yönetimi ve sürdürülebilirlik odaklı teknik pozisyonlara yoğun ilgi göstermesi, projenin teknoloji odaklı vizyonunu destekler nitelikte. Kapsamlı gelişim ve kariyer takibi CEMENTA bünyesinde istihdam edilen kadınlara sadece bir iş imkânı değil, sağlanan mesleki ve kişisel gelişim becerilerini destekleyici imkanların da katkısıyla bütünsel bir kariyer yolculuğu sunuluyor.Şirket, çalışanlarının teknik uzmanlıktan yönetimsel sorumluluklara uzanan yoldaki gelişimlerini profesyonel olarak takip ediyor ve sürdürülebilir bir kariyer ilerlemesi için gerekli tüm kaynakları sağlıyor. Teknik uzmanlıklarını artıracak iş başı eğitimleri ve sertifikasyon programlarına katılan çalışanlar ayrıca iletişim, problem çözme ve liderlik gibi becerilerini geliştirecek mentorluk destekleri alıyor.

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart" Haber

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart"

Toplantıda; küresel ve ulusal ekonomideki gelişmeler, sanayinin güncel görünümü, üretim ve ihracattaki son durum, finansmana erişimde yaşanan sorunlar, ABD’nin tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik yeni tarife düzenlemeleri ile döviz dönüşüm desteğindeki değişiklikler değerlendirildi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, üretim gücünün korunmasının rekabetçiliği ve finansmana erişimi destekleyen politikalarla mümkün olacağını vurgulayarak, erken sanayisizleşme riskine karşı üretim kapasitesini koruyacak adımların önemine dikkat çekti. Toplantıda ayrıca DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel’in “Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim” başlıklı sunumu ile Odanın Stratejik Plan revizyonu Meclis Üyeleriyle paylaşılırken, Temmuz ayı Oda faaliyetleri hakkında da bilgilendirme yapıldı. Üretim Ekonomisinin Güçlendirilmesi Ortak Öncelik Olmalı Toplantıda konuşan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, yaklaşık üç yıldır uygulanan dezenflasyon programının sanayi üzerindeki yansımalarına değinerek, üretim, ihracat ve istihdamın ekonomi politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Özellikle emek yoğun sektörlerde artan maliyetlerin Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattığını dile getiren Kasapoğlu, finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin ve yüksek finansman maliyetlerinin sanayicinin üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. Sanayinin Ekonomideki Payındaki Gerileme Dikkatle Değerlendirilmeli Temmuz ayına ilişkin ekonomik göstergeleri de meclis üyeleriyle paylaşan Kasapoğlu, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin 47,7 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, endeksin eşik değer olan 50'nin altında kalmaya devam etmesinin üretim tarafındaki yavaşlamanın sürdüğünü ortaya koyduğunu ifade etti. Enflasyonda kademeli bir gerileme görülmesine rağmen üretim cephesindeki kırılganlığın devam ettiğini belirten Kasapoğlu, enflasyonla mücadele yürütülürken üretim kapasitesinin korunmasının da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Denizli İhracatta Güçlü Performansını Koruyor Konuşmasında Temmuz ayı ihracat verilerine de yer veren Kasapoğlu, Denizli ihracatının 483,9 milyon dolara ulaşarak Haziran 2022'den bu yana en yüksek aylık seviyesini gördüğünü belirtti. Kentin yılın ilk yedi ayında Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artışı yakaladığını aktaran Kasapoğlu, geçen yılın aynı döneminin bayram ayına denk gelmesi nedeniyle yıllık artış oranlarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tutar bazındaki yükselişin sevindirici olduğunu ancak miktar bazındaki gelişmelerin de dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Finansmana Erişim Sanayinin Öncelikli Gündemi Finansal göstergelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, takipteki kredi tutarları ile karşılıksız çek oranlarında yaşanan yükselişin işletmelerin nakit akışındaki sıkışıklığı açıkça gösterdiğini ifade etti. Buna karşın Denizli'nin diğer sanayi şehirleriyle kıyaslandığında dayanıklılığını koruduğunu belirten Kasapoğlu, kentin KOBİ ağırlıklı üretim yapısının değişen piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlayabilmesine katkı sunduğunu söyledi. Sanayicinin beklentisinin daha fazla borçlanmak olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, üretimin devamlılığını sağlayacak sürdürülebilir bir finansman ortamının oluşturulmasının hem ihracat hem de istihdam açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Türk İhracatçısı Küresel Pazarda Eşit Şartlarla Rekabet Etmeli ABD'nin tekstil ve hazır giyim ürünlerine yönelik yeni gümrük vergisi düzenlemesini değerlendiren Kasapoğlu, uygulamanın Türkiye'nin rakip ülkeler karşısındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Maliyet baskılarının devam ettiği bir dönemde ilave tarife yükünün ihracatçılar açısından yeni bir zorluk oluşturduğunu ifade eden Kasapoğlu, siparişlerin alternatif ülkelere yönelmesi riskine dikkat çekti.Türkiye ile ABD arasında yürütülmesi planlanan müzakere sürecinin sektör açısından önemli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, beklentilerinin Türk ihracatçısını dezavantajlı konuma düşüren koşulların giderilmesi ve küresel pazarlarda eşit rekabet şartlarının sağlanması olduğunu söyledi. İhracatın Rekabet Gücü İçin Destek Mekanizmaları Önemli Kasapoğlu, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinin süresinin uzatılmasını olumlu karşıladıklarını belirterek, yeni düzenlemeyle birlikte katma değer, kârlılık ve iş gücü maliyetleri dikkate alınarak farklılaşan bir sisteme geçileceğini ifade etti. 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girecek uygulamanın, ihracatçıların finansmana erişimine katkı sağlayacağını belirten Kasapoğlu, “Finansman maliyetlerinin yüksek, küresel rekabetin yoğun olduğu bu dönemde ihracatçımıza nefes aldıran her destek kıymetlidir. Ancak üretim ve ihracat gücümüzü korumak için rekabetçiliğimizi artıracak ilave adımlara da ihtiyaç var.” dedi. Denizli’nin 2035 Vizyonu Ele Alındı DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, “Denizli 2035 Yol Haritası” sunumunda Denizli’nin sanayi ve ihracat potansiyelini farklı illerle karşılaştırmalı bir biçimde değerlendirerek, rekabet gücünün korunması için altyapı yatırımları, yatırım ortamının geliştirilmesi ve stratejik planlamanın önemine dikkat çekti.Konyalıoğlu, Denizli’nin güçlü üretim kültürünü geleceğe taşıyabilmesi için ortak vizyonla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Yapay Zekâ Sanayinin Geleceğini Şekillendiriyor DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel tarafından "Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim" başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda, yapay zekâ teknolojilerinin sanayide stratejik yönetim anlayışına etkileri, üretimden finansa, insan kaynaklarından proje yönetimine kadar farklı iş süreçlerinde sunduğu uygulama alanları ile işletmelerin dijital dönüşümüne sağlayacağı katkılar ele alındı. Ayrıca yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları, rekabet gücünün artırılması ve geleceğin üretim modellerine ilişkin değerlendirmeler Meclis Üyeleriyle paylaşıldı. Stratejik Plan Revizyonu: Geleceğin Sanayisi İçin Yenilenen Yol Haritası DSO’nun mevcut 2024–2028 Stratejik Planı; üyelerin değişen ihtiyaçları, Denizli sanayisinin dönüşen yapısı, Odanın gelişen hizmet kapasitesi ve TOBB Oda/Borsa Akreditasyon Sistemi’nin güncellenen standartları doğrultusunda revize edildi. DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş tarafından Meclis Üyelerine sunulan revize Stratejik Plan, yapılan değerlendirmelerin ardından oy birliğiyle kabul edildi. Ortak akıl anlayışıyla hazırlanan plan, DSO Yönetim Kurulu’nun önümüzdeki dönem çalışmalarına yön verecek, kaynakların etkin kullanılmasını sağlayacak ve Odanın üyelere yönelik hizmet kapasitesini geliştirecek stratejik bir rehber olarak değerlendirildi. Revize Stratejik Plan; Denizli sanayisinin dijital ve yeşil dönüşümünün hızlandırılması, uluslararası rekabet gücünün artırılması, hedef sektörlerde farklılaşma ve katma değerli üretimin desteklenmesi, nitelikli işgücünün geliştirilmesi ve DSO’nunüyelerine sunduğu hizmetlerin çeşitlendirilerek güçlendirilmesi doğrultusunda hazırlandı. Planın uygulanmasıyla birlikte üye işletmelerin dönüşüm süreçlerine daha etkin biçimde rehberlik edilmesi, firmaların değişen küresel rekabet koşullarına uyum kapasitesinin artırılması ve DSO’nun sanayicilere sunduğu katma değerli hizmetlerin somut ve ölçülebilir sonuçlar üzerinden geliştirilmesi hedefleniyor.

 Denizli 106 stantla Hometex 2026’ya damgasını vurdu Haber

 Denizli 106 stantla Hometex 2026’ya damgasını vurdu

Hometex 2026, ev tekstili sektörünün dünya çapındaki önemli buluşma noktalarından biri olarak kapılarını açarken, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) üyeleri fuara güçlü bir katılım sağladı. 19-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen organizasyonda Denizli’den 86, Uşak’tan 4 firma toplam 106 stantla yer aldı. DENİB ise Turkish Towels markasıyla info standında sektör temsilcilerine destek sundu. Fuarın ilk gününde DENİB info standını ziyaret eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Denizli’nin ev tekstili sektöründeki üretim kapasitesi, ihracat başarısı ve markalaşma vizyonunun Türkiye ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Hometex’in sektör için stratejik önem taşıdığını belirterek, fuarın dünya çapında önemli bir ticaret platformu olduğunu vurguladı. Uğurlu, DENİB üyesi firmaların 106 stantla uluslararası alıcılara ürünlerini sunduğunu ve bu katılımın sektörün dinamizmini açıkça gösterdiğini söyledi. Tekstil ve konfeksiyon, Denizli’nin stratejik sektörü Denizli ekonomisinin temel taşlarından biri olan tekstil ve konfeksiyon sektörünün, ihracat, istihdam, tasarım kültürü ve inovasyon gücüyle bölgesel kalkınmanın lokomotifi olmaya devam ettiğini ifade eden Uğurlu, 2025 yılında Denizli’nin 1 milyar 368 milyon dolarlık tekstil ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğini, Türkiye toplamından yüzde 29,2 pay aldığını kaydetti. 2026 yılının ilk dört ayında ise Denizli’nin sektör ihracatının 437 milyon dolara ulaştığını belirtti. Özellikle havlu, bornoz ve nevresim ürün gruplarında Denizli’nin açık ara lider konumda bulunduğunu vurgulayan Uğurlu, Türkiye genelindeki havlu ihracatının yüzde 76’sının, bornoz ihracatının yüzde 67’sinin ve nevresim ihracatının yüzde 60’ının Denizli’den yapıldığını söyledi. Bu verilerin, kentin ev tekstilinde küresel ölçekte uzmanlaşmış bir merkez olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. ABD pazarının Denizli için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Uğurlu, Türkiye’nin ABD’ye gerçekleştirdiği havlu ihracatının yüzde 94’ünün Denizli’den yapıldığını belirtti. Uğurlu, DENİB’in yürüttüğü Turkish Towels izlenebilirlik projesiyle Türk havlusunun kalite ve güven algısını güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Katma değerli üretim konusunda da Denizli’nin öne çıktığını kaydeden Uğurlu, ilin genel ihracat birim değerinin 2,48 dolar seviyesinde olduğunu, havluda 9,85 dolar, bornozda 15,65 dolar ve nevresimde 10,47 dolara ulaşıldığını belirterek, bu rakamların yüksek katma değerli üretim yapısını gösterdiğini ifade etti. DENİB Başkanı Uğurlu, fuar boyunca DENİB ekibinin sahada aktif destek vereceğini, üye firmaların iş görüşmeleri ve ticari temasları için DENİB standını kullanabileceğini belirterek, Hometex 2026’nın tüm katılımcılar için verimli ve yeni fırsatlar sunan bir organizasyon olmasını temenni etti.

Basın İlan Kurumu ile Anadolu Üniversitesi arasında iş birliği protokolü Haber

Basın İlan Kurumu ile Anadolu Üniversitesi arasında iş birliği protokolü

Basın İlan Kurumu (BİK), kamu-akademi iş birliği vizyonu doğrultusunda üniversitelerle yürüttüğü ortaklıklara bir yenisini daha ekleyerek Anadolu Üniversitesi ile iş birliği protokolü imzaladı. Protokol ile eğitim, uygulama ve sektör deneyimini bir araya getiren çalışmaların hayata geçirilmesinin yanı sıra öğrencilerin mesleki yetkinliklerinin artırılması ve medya alanındaki nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi hedefleniyor. Protokol, öğrencilere önemli fırsatlar sunacak İmza töreninde konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, protokolün özellikle iletişim ve basın-yayın alanında öğrencilere önemli fırsatlar sunacağını belirtti. Rektör Adıgüzel, “İletişim bilimleri alanındaki güçlü birikimimizle, sektörle daha yakın temas kurmayı önemsiyoruz. Genel Müdürümüzle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sonucunda medya ve iletişim alanında yapılabilecek ortak çalışmaları değerlendirdik ve bu iş birliği protokolünü hayata geçirdik. Bu adımla birlikte başta basın-yayın alanı olmak üzere öğrencilerimizin sektöre hazırlanması ve istihdam olanaklarının artırılması hedeflenmektedir” ifadelerini kullandı. İş birliği, sektöre geçişte köprü işlevi görecek Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden biri olan Anadolu Üniversitesi’nde bulunmaktan büyük memnuniyet duyduklarını dile getiren Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ise “İki köklü kurum arasında kurulan bu iş birliğinin; Eskişehir’deki yerel medya için olduğu kadar Üniversitede eğitim gören öğrencilerin sektöre daha hızlı uyum sağlamaları açısından da önemli bir köprü işlevi göreceğine inanıyoruz. Amacımız genç iletişimcilerin mesleki gelişimlerine katkı sunmak ve sektöre daha donanımlı bireyler kazandırmaktır” şeklinde konuştu. Akademik ve mesleki iş birlikleri geliştirilecek Genel Müdür Çay ve Rektör Adıgüzel’in imza attığı protokol çerçevesinde taraflar; sertifika programları, eğitim programları, seminer, çalıştay, konferans, uygulamalı eğitim, araştırma projeleri ve benzeri somut akademik ve mesleki iş birliği faaliyetleri gerçekleştirecek. Eğitim materyallerinin geliştirilmesi, karşılıklı uzman desteği sağlanması ve ihtiyaçlar doğrultusunda özel eğitim programlarının tasarlanmasının yanı sıra öğrencilerin, akademisyenlerin ve kurum personelinin yer alacağı eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk projeleri yürütülmesi de protokol kapsamında yer alıyor. Staj ve uygulamalı eğitim imkânı Anadolu Üniversitesi öğrencileri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda Basın İlan Kurumu bünyesinde uygulamalı eğitim ve staj imkânından yararlanabilecek. Staj programları, akademik takvimle sınırlı ve eğitim amaçlı olarak yürütülecek. Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü Senato Odası’nda gerçekleştirilen imza törenine Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, BİK Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen, Kurumsal İletişim Müdürü Uğur Çelik ile Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren de katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.