Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Jeopolitik Riskler

Tavas Barış Gazetesi - Jeopolitik Riskler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeopolitik Riskler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi Haber

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi

DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu başkanlığında DSO Hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak Çardak Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar katıldı. Toplantıda, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu tarafından gerçekleştirilen Güney Kore ve Çin’e gerçekleştirilen ziyaretlere ilişkin hazırlanan rapor Meclis üyeleriyle paylaşıldı. Raporda, küresel üretim ve ticaret dengelerindeki değişim ele alınırken, Çin’in üretim, lojistik, teknoloji ve ticaret ağlarını entegre biçimde yöneten güçlü bir ekonomik modele dönüştüğü vurgulandı. Sanayisi Güçlü Olmayan Ülkelerin Ekonomik Olarak Ayakta Kalması Zorlaşıyor Toplantının açılışında konuşan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün sanayinin stratejik önemini daha da artırdığına işaret ederek, sanayisi güçlü olmayan ülkelerin ekonomik olarak güçlü kalmasının giderek zorlaştığını söyledi. Jeopolitik gerilimlerin arttığı, ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği ve küresel rekabetin sertleştiği mevcut ortamda üretim kapasitesinin korunmasının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getiren Kasapoğlu, “Bugün kaybedilen üretim kapasitesini, yatırım iştahını veya ihracat pazarını yeniden kazanmak kolay olmuyor” dedi. Enflasyon verilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, üretici fiyatlarında maliyet baskısının devam ettiğine dikkat çekti. Sanayicilerin enerji, hammadde ve finansman maliyetleri nedeniyle üretim planlamasında önemli zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve enflasyonla mücadele sürecinde üretim maliyetlerini dikkate alan politikaların önem taşıdığını ifade etti. Sanayideki Daralma Ekonomik Görünüm İçin Alarm Veriyor Sanayinin katkı sunmadığı bir büyüme modelinin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Yüzde 2,5’lik büyümenin küresel ölçekte yaşanan savaşlar ve ekonomik belirsizlikler dikkate alındığında olumlu görülebileceğini ancakbüyümenin niteliğinin önemine dikkat çekerek “Büyüme oranının kendisinden daha önemli olan konu, bu büyümenin hangi sektörlerin katkısıyla gerçekleştiğidir.” dedi. İlk çeyrekte sanayi sektörünün yüzde 0,8 daraldığına ifade eden Kasapoğlu, bilgi ve iletişim, hizmetler ve tarım sektörlerinin büyümeye katkı sağladığını, buna karşın sanayide yaşanan daralmanın üretim kapasitesi ve ülkenin orta vadeli rekabet gücü açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Kasapoğlu, sanayinin üretim, ihracat, verimlilik artışı ve teknolojik dönüşümün merkezinde yer aldığını, sanayideki ivme kaybının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Büyüme verilerinin dış ticaret tarafında da önemli sinyaller verdiği ilk çeyrekte, mal ve hizmet ihracatının yüzde 12,7 daraldığını hatırlatan Kasapoğlu,küresel talepteki yavaşlama, jeopolitik riskler ve artan rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisinin rakamlara yansımasını değerlendirerek “İhracat pazarlarında kaybedilen bir müşteriyi, bir siparişi veya bir pazarı yeniden kazanmanın maliyeti oldukça yüksektir” dedi. Maliyet Baskısı Üretimi Zorlamaya Devam Ediyor Denizli ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,5 azalarak yaklaşık 383 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyen vetakvimetkisinin bu gerilemede belirli ölçüde rol oynadığını ifade eden Kasapoğlu, yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri, kur-enflasyon dengesi ve küresel rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisini sürdürdüğünü kaydetti. Tüm bu zorlu koşullara rağmen Denizli’nin Türkiye ihracatındaki güçlü konumunu korumasının önemli olduğunu vurguladı. İSO Satın Alma Yöneticileri (PMI) verilerinin faaliyet koşullarındaki bozulmanın yavaşladığına ve üretimde sınırlı toparlanma sinyallerine işaret ettiğini belirten Kasapoğlu, buna rağmen maliyet baskılarının devam ettiğini söyledi. Enerji, akaryakıt, lojistik ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ifade ederek sektörler arasında ayrışmanın devam ettiğini, özellikle tekstil sektöründe yavaşlamanın sürdüğünü kaydetti. Finansmana Erişimde Yaşanan Sorunlar Masaya Yatırıldı Son zamanlarda sanayicilerin finansmana erişim konusunda gündeminde olan TOBB, KGF ve bankaların iş birliğiyle yeniden devreye giren TOBB Nefes Kredisi’nin özellikle KOBİ’ler açısından önemli bir adım olduğunu belirten Kasapoğlu, “Ortaya konulan ekonomik tablo, reel sektörün finansmana erişimde ciddi bir sıkılaşma ile karşı karşıya olduğunu ve bunun artık doğrudan üretimi,yatırımı ve ihracatı etkilediğini göstermektedir. Bu çerçevede TOBB Nefes Kredisi’nin yeniden devreye alınacak olması, özellikle KOBİ’ler açısından sahada karşılığı olan önemli bir destek niteliğinde. Ancak açık söylemek gerekir ki, mevcut koşullarda bu tür programların etkisi daha çok kısa vadeli bir rahatlama sağlamakta; kalıcı çözüm ise finansman yapısının bütüncül şekilde ele alınmasına bağlıdır. Özellikle reeskont kredileri ihracatçılarımız için önemli bir araç. Ancak uygulamada gördüğümüz teminat yapısı, krediye erişimi kolaylaştırmak yerine tam tersine zorlaştıran bir sonuç ortaya koyuyor. Kredi tutarının üzerinde teminat mektubu istenmesi, firmaların teminat limitlerini gereksiz yere kilitliyor ve ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu da reel sektörün finansmana erişimini destekleyen bir yapıdan çok, sınırlandıran bir yapıya dönüşmüş durumda. Benzer şekilde, faiz giderlerinin muhasebeleştirilmesinde uygulanan 12 aya yayma zorunluluğu da firmaların nakit akışını gereksiz yere zorluyor. Zaten finansmana erişimin zor olduğu bir dönemde, bu tür teknik uygulamalar işletmelerin hareket alanını daha da daraltıyor. Bugün asıl mesele büyümenin hızı değil, üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü koruyabilmektir. Çünkü rekabet gücünü kaybeden bir sanayinin yatırım yapması, istihdam yaratması ve ihracatta kalıcı başarı sağlaması mümkün değildir. Daha fazla üretmekten önce, üretebildiğimizi korumaya odaklanmalıyız.” dedi Denizli Çardak OSB Faaliyetleri DSO Meclisinde Görüşüldü DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na konuk olarak katılan Denizli Çardak OSB Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar ise bölgede yürütülen çalışmalar ve devam eden projelere ilişkin sunum gerçekleştirdi. Sunumda, Çardak OSB’de devam eden yatırımlar, Yeşil OSB hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar ve bölgenin gelişimine yönelik planlamalar hakkında bilgi verildi. Savunma sanayine yönelik yatırım potansiyeli ile OSB sınırları içerisinde yer alan Çardak Havalimanı’nın sanayi, lojistik ve savunma sanayii yatırımları açısından sağlayabileceği avantajlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.Sunumun ardından Meclis Üyelerinin görüş ve değerlendirmeleri alınırken, yöneltilen soruların yanıtlanması ile toplantı sona erdi.

“Türkiye Küresel Fırtınalarda Rotasını Kaybetmedi” Haber

“Türkiye Küresel Fırtınalarda Rotasını Kaybetmedi”

MURAT DEMİRBİLEK AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, 2025 yılının son gününde yaptığı kapsamlı değerlendirmede, Türkiye’nin küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve ekonomik dalgalanmalar karşısında güçlü devlet refleksiyle yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurguladı. 2026’ya güçlü bir vizyon ve yeni hedeflerle girildiğini belirten Tin, “Türkiye, küresel fırtınalar içinde rotasını kaybetmeyen, milletinden aldığı güçle her sınamayı aşabilen bir devlet aklına sahiptir” dedi. 2025 boyunca uygulanan ekonomi politikalarının merkezinde fiyat istikrarı, mali disiplin ve sürdürülebilir büyümenin yer aldığını ifade eden Tin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kısa vadeli popülist adımlar yerine orta ve uzun vadeli kazanımların öncelediğini söyledi. Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla yürütüldüğünü belirten Tin, üretim, yatırım, ihracat ve istihdamdan taviz verilmediğini, sosyal desteklerin ise dar gelirli vatandaşları koruyacak şekilde hedef odaklı kullanıldığını vurguladı. Meclis’te Kalıcı Düzenlemeler Gazi Meclis’te 2025 yılı boyunca güçlü bir yasama iradesi ortaya konulduğunu belirten Şahin Tin, görev aldığı Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu başta olmak üzere üretimi, yatırımı ve istihdamı artıran düzenlemelere öncülük ettiklerini ifade etti. Tin, “Her adımımızda hedefimiz güçlü devlet, güçlü ekonomi ve müreffeh bir gelecek oldu” dedi. Savunma Sanayiinde Stratejik Bağımsızlık Savunma sanayiinde gelinen seviyenin Türkiye’nin stratejik bağımsızlığının açık bir göstergesi olduğunu vurgulayan Tin, yerlilik ve millîlik oranlarının ciddi biçimde arttığını belirtti. Yüksek katma değerli üretimin ihracattaki payının yükselmesinin, ekonominin yapısal dönüşümünü ortaya koyduğunu kaydeden Tin, Türkiye’nin küresel krizlere karşı dirençli bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Dış Politikada İlke, Vicdan ve Etkinlik 2025 yılının dış politikada denge ve aktif diplomasi yılı olduğunu belirten Tin, Türkiye’nin bölgesel ve küresel krizlerde çözüm üreten, güven veren bir aktör olarak öne çıktığını ifade etti. Türkiye’nin hukuku, adaleti ve vicdanı merkeze alan ilkeli duruşunun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğiyle tüm dünyaya açıkça gösterildiğini dile getirdi. Denizli’de Bütüncül Kalkınma Şahin Tin, 2025’te Denizli’de hayata geçirilen yatırımların kalkınma vizyonunun sahadaki karşılığı olduğunu belirtti. Makine İhtisas OSB başta olmak üzere sanayi yatırımları, eğitimde yeni okul ve derslikler, sağlıkta modern tesisler, ulaşım projeleri, tarımda DSİ yatırımları ve TOKİ sosyal konut projeleriyle Denizli’nin merkezinden en ücra mahallelerine kadar hizmet ulaştırıldığını söyledi. Deprem Bölgesinde Büyük Eşik Aşıldı Deprem bölgesinde yürütülen çalışmaların devletin sosyal sorumluluk anlayışının en somut örneği olduğunu vurgulayan Tin, 455 bininci afet konutunun hak sahiplerine teslim edilmesinin gururunu yaşadıklarını ifade etti. Tin, depremzedelerin güvenli yuvalarına kavuşması için gece gündüz çalışıldığını belirtti. “Türkiye Yüzyılı İstikrarın Yüzyılı Olacak” 2026’ya ilişkin mesajında Şahin Tin, “Türkiye Yüzyılı; güçlü devlet, güçlü millet ve güçlü gelecek vizyonumuzun adıdır” diyerek, yeni yılın büyümenin, istikrarın, kardeşliğin ve huzurun pekiştiği bir yıl olması temennisinde bulundu. Tin, 2026’nın Türkiye, aziz millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.