Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kentsel Dönüşüm

Tavas Barış Gazetesi - Kentsel Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Altuntaş'tan Denizli turizmi için acil eylem çağrısı Haber

Altuntaş'tan Denizli turizmi için acil eylem çağrısı

Denizli Gazeteciler Cemiyeti (DGC) Başkanı Özkan Tokmak ve yönetim kurulu üyeleri, genel kurulun ardından göreve seçilen Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (DENTUROD) Başkanı Levent Altuntaş ve yönetim kuruluna hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Denizli turizminin geleceğinin, sektörün öncelikli sorunlarının ve kentin ulusal ve uluslararası alanda daha etkin tanıtılması için yapılması gerekenlerin ele alındığı ziyarette, Altuntaş’ın çözüm odaklı mesajları öne çıktı. Altuntaş, Pamukkale’nin beyaz travertenlerinden Hierapolis ve Laodikya’nın binlerce yıllık mirasına, termal kaynaklardan doğal güzelliklere, üzüm bağlarından kültürel zenginliklere kadar geniş bir turizm çeşitliliğine sahip Denizli’nin yıllık yaklaşık 2,5 milyon turisti ağırladığına dikkat çekti. Altuntaş, kentin sahip olduğu bu büyük potansiyelin, daha uzun konaklama sürelerine, daha yüksek turizm gelirine ve kent geneline yayılan ekonomik hareketliliğe dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. “PAMUKKALE’NİN GELECEĞİ BİLİMSEL SU YÖNETİMİNE BAĞLI” DENTUROD Başkanı Levent Altuntaş, Denizli turizminin gelişmesinde Pamukkale’nin korunması ve sürdürülebilir biçimde yönetilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti. Pamukkale’nin yalnızca bir gezi noktası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Altuntaş, bölgenin doğal yapısının korunmasının uzun vadeli bir planlama ve kurumlar arası koordinasyon gerektirdiğini dile getirdi. Pamukkale’de su yönetiminin uzmanlık temelinde ele alınması gerektiğini vurgulayan Altuntaş, bu konuda özel bir enstitü kurulması önerisini de gündeme taşıyarak; “Pamukkale, Denizli’nin dünyaya açılan en önemli kapısıdır. Ancak bu eşsiz değerin geleceğini yalnızca bugünün turizm hareketliliği üzerinden değerlendiremeyiz. Pamukkale’yi korumak, Denizli’nin turizm geleceğini korumaktır. Bunun için bölgedeki su kaynaklarının kullanımı, yönetimi ve sürdürülebilirliği bilimsel veriler ışığında ele alınmalıdır. Kararlar günübirlik ihtiyaçlarla sınırlı kalmamalı; uzun vadeli, ölçülebilir ve bilimsel bir yönetim anlayışı oluşturulmalıdır. Bu nedenle Pamukkale’de suyun yönetimi, bu bölgenin geleceğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir konudur. Su kaynaklarının izlenmesi, bilimsel verilerin değerlendirilmesi, koruma politikalarının geliştirilmesi ve ilgili kurumlar arasında koordinasyon sağlanması için uzmanlaşmış bir yapıya ihtiyaç var. Bu nedenle Pamukkale’de su yönetimine odaklanan bir enstitü kurulması seçeneğinin ciddi biçimde değerlendirilmesini istiyoruz. Bilim insanlarının, ilgili kamu kurumlarının ve uzman kuruluşların katkısıyla oluşturulacak bir yapı, Pamukkale’nin korunmasına ve sürdürülebilir turizme önemli katkı sağlayabilir” ifadelerini kullandı. “PAMUKKALE VE KARAHAYIT’TA BEKLEYEN SORUNLAR ÇÖZÜLMELİ” Denizli turizminin gelişmesi için yalnızca tanıtım çalışmalarının yeterli olmayacağını belirten Altuntaş, ziyaretçilerin karşılaştığı fiziksel çevrenin, altyapının ve yerleşim düzeninin de turizm politikasının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Pamukkale ve Karahayıt’ın sahip olduğu doğal ve termal değerlerin, çağdaş bir çevre düzenlemesi ve planlı yerleşim anlayışıyla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Altuntaş, “Pamukkale ve Karahayıt, Denizli turizminin lokomotif bölgeleri arasında yer alıyor. Ancak bu bölgelerin potansiyelini tam anlamıyla değerlendirebilmek için çevre düzenlemesi, altyapı, ulaşım, kamusal alanlar ve yapılaşmaya ilişkin sorunların bir bütün olarak ele alınması gerekiyor. Pamukkale Mahallesi ile Karahayıt Mahallesi’nde ihtiyaç duyulan düzenlemeler ve kentsel dönüşüm çalışmaları daha kapsamlı bir planlama anlayışıyla yürütülmeli. Turizm bölgelerimizin ziyaretçiye sunduğu deneyim, doğal güzellikleri kadar çevresinin düzeni ve hizmet kalitesiyle de şekilleniyor” diye konuştu. “BİRLİKTE YÜRÜMEK VE BAŞARMAK ZORUNDAYIZ” Bölgedeki sorunların ertelenmesinin turizmden beklenen verimin alınmasını zorlaştıracağını kaydeden Altuntaş; “Bir bölgenin turizmde marka olması, yalnızca doğal veya tarihî bir değere sahip olmasıyla mümkün değil. O değerin çevresini, altyapısını, ulaşımını ve ziyaretçi deneyimini de aynı anlayışla geliştirmek zorundayız. Pamukkale ve Karahayıt’ta atılacak adımlar, yalnızca turistleri değil, o bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızı ve bölge ekonomisini de doğrudan ilgilendiriyor. Beklentimiz, sorunların tespit edilmesinin ötesine geçilerek somut projelerin hazırlanması ve uygulamaya alınmasıdır” dedi. “DENİZLİ GÜNÜBİRLİK TURİZMİN SINIRLARINI AŞMALI” Denizli’nin turizmdeki temel hedeflerinden birinin ziyaretçilerin konaklama süresini uzatmak olması gerektiğini vurgulayan Altuntaş, yalnızca turist sayısına odaklanan bir yaklaşımın kentin gerçek potansiyelini ortaya çıkarmaya yetmeyeceğini ifade etti. Pamukkale’yi ziyaret eden turistlerin Hierapolis, Laodikya, termal bölgeler, doğal güzellikler ve diğer kültürel rotalarla buluşturulmasının önemine dikkat çeken Altuntaş, “Denizli’ye daha fazla turist gelmesini elbette istiyoruz. Ancak asıl hedefimiz, gelen turistin kentte daha uzun süre kalması, farklı destinasyonları ziyaret etmesi ve yerel ekonomiye daha fazla katkı sağlaması olmalı. Günübirlik ziyaretlerin ötesine geçerek konaklamalı turizmi büyütmek zorundayız. Bunun yolu da Pamukkale’yi tek başına bir gezi noktası olarak sunmaktan değil; tarih, kültür, termal kaynaklar, sağlık, inanç ve doğa turizmini bir araya getiren bütüncül bir destinasyon oluşturmaktan geçiyor. Termal kaynaklarımızı yalnızca günübirlik ziyaretlerin bir parçası olarak görmemeliyiz. Sağlık ve termal turizmi, doğru hizmet altyapısı ve uluslararası tanıtımla daha uzun konaklama sürelerine katkı sağlayabilir. İnanç turizmi, antik kentlerimiz ve doğal güzelliklerimiz de bu yapıyı tamamlayabilir. Amacımız, turistin Denizli’ye geldiği günle ayrıldığı gün arasındaki süreyi uzatmak; konaklama, yeme içme, ulaşım, rehberlik ve diğer hizmet alanlarında kent ekonomisinin daha fazla pay almasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı. ALTUNTAŞ’TAN YEREL YÖNETİMLERE VE BAKANLIĞA ÇAĞRI Denizli’nin turizmde hak ettiği konuma ulaşabilmesi için sektörün kendi çabalarının yanında güçlü bir kamu desteğine de ihtiyaç duyduğunu belirten Altuntaş, yerel yönetimlerden merkezi idareye kadar tüm paydaşlara çağrıda bulundu. Turizmin çok sayıda kurumun sorumluluk alanını ilgilendiren bir sektör olduğunu vurgulayan Altuntaş, “Biz sektörün sorunlarını biliyoruz, sahadaki ihtiyaçları görüyoruz ve çözüm üretmek için çalışıyoruz. DENTUROD olarak Denizli turizminin gelişmesi için üzerimize düşen sorumluluğu almaya hazırız. Ancak turizmin önünü açacak yapısal sorunların çözümü, yalnızca sektör temsilcilerinin çabasıyla mümkün değil. Yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının, Turizm Bakanlığının güçlü biçimde katkı sunması gerekiyor” dedi. DENTUROD olarak sektörün ihtiyaçlarına yönelik projeler geliştirmeyi sürdüreceklerini belirten Altuntaş, Denizli’nin turizmde daha güçlü bir marka hâline gelmesi için ortak akıl ve kararlı bir çalışma sürecine ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. Ziyarette DGC Başkanı Özkan Tokmak da Denizli turizminin gelişmesi ve kentin sahip olduğu değerlerin daha geniş kitlelere tanıtılması için yerel medyanın katkı sunmaya hazır olduğunu ifade etti. Görüşme, turizm sektörünün sorunlarının gündemde tutulması ve Denizli’nin turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi konusunda iş birliği mesajlarıyla sona erdi.

“ Afetlere Dirençli Yerleşimler Kamusal Bir Zorunluluktur” Haber

“ Afetlere Dirençli Yerleşimler Kamusal Bir Zorunluluktur”

MURAT DEMİRBİLEK 17 Ağustos 1999 saat 03.02’de Gölcük/Kocaeli merkezli meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde resmi rakamlara göre 18 bin 373 kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 50 bin kişi yaralanmış ve 375 bin yapı hasar görmüştü. Deprem başta Kocaeli, Sakarya, Düzce, İstanbul, Yalova ve Bolu olmak üzere geniş bir bölgede büyük yıkıma yol açmıştı. Depremde yaşamını yitirenleri saygı ve özlemle andıklarını belirten Prof. Dr. Barış Semiz, 27 yıl geçmesine rağmen yaşanan acıların tazeliğini koruduğunu ifade etti. “Deprem doğa olayı, afet ise yanlışların sonucu” 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yalnızca jeolojik bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Semiz, yanlış yer seçimi, plansız kentleşme, niteliksiz yapılaşma, denetim eksiklikleri ve bilimsel mühendislik hizmetlerinin yeterince kullanılmamasının depremi toplumsal bir felakete dönüştüren temel unsurlar arasında bulunduğunu savundu. Semiz, “Deprem bir doğa olayıdır. Afete dönüşmesi, yerleşim yeri planlayıcılarının, karar alıcıların ve uygulayıcıların yanlışlarının sonucudur” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Semiz, depremlerin afete dönüşmesinin kaçınılmaz olmadığını vurgulayarak deprem bilincinin yalnızca deprem sırasında yapılması gerekenlerle sınırlı olmadığını söyledi. “Kentlerin jeolojik yapısı ortaya konulmalı” Afetlere dirençli kentlerin yalnızca sağlam binalardan oluşmadığını belirten Semiz, kentlerin jeolojik yapısının ayrıntılı biçimde ortaya konulması gerektiğine dikkat çekti. Bu kapsamda mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanması, aktif fayların yanı sıra sıvılaşma, heyelan, kaya düşmesi, taşkın, tsunami ve diğer jeolojik tehlikelerin belirlenmesi gerektiğini ifade eden Semiz, imar ve arazi kullanım kararlarının bilimsel veriler doğrultusunda alınması gerektiğini belirtti. Mevcut yapı stokunun yanı sıra ulaşım sistemleri ve kritik altyapıların da afetlere karşı güvenli hâle getirilmesi gerektiğini kaydeden Semiz, yerel ve merkezi yönetimlere önemli sorumluluklar düştüğünü ifade etti. “Jeolojik-jeoteknik etütler formalite değildir” Açıklamada özellikle jeolojik-jeoteknik etütlerin önemine dikkat çekildi. Semiz, bu çalışmaların planlama ve yapılaşma sürecinde tamamlanması gereken basit bir formalite olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, söz konusu çalışmaların can ve mal güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Yerleşim alanlarının planlanmasından yapıların projelendirilmesine, kentsel dönüşümden altyapı yatırımlarına kadar tüm süreçlerde jeoloji mühendisliği hizmetlerinden etkin biçimde yararlanılması gerektiği ifade edildi. “Kentsel dönüşüm rant odaklı olmamalı” Kentsel dönüşüm uygulamalarının yalnızca yapı yenileme faaliyetlerine indirgenmemesi gerektiğini belirten Semiz, dönüşüm süreçlerinde deprem tehlikesi, zemin koşulları, yapı güvenliği ve toplumsal ihtiyaçların esas alınması çağrısında bulundu. Riskli yapıların güçlendirilmesi veya yenilenmesi kadar, riskli alanlarda yeni yapılaşmanın önlenmesinin de hayati önem taşıdığına dikkat çekildi. “Güvenli yaşam herkesin hakkı” TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bütün yerleşimlerde mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanmasını, mevcut yapı stokunun risk önceliğine göre güvenli hâle getirilmesini ve yapı ile zemin denetim sisteminin kamusal ve bağımsız bir anlayışla güçlendirilmesini talep ettiklerini belirten Semiz, afet eğitiminin toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Semiz, afet sonrasında yaraları sarmaya dayalı anlayıştan, afet öncesinde riskleri azaltmaya odaklanan bütünleşik afet yönetimine geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bilimin ve mühendisliğin gereklerini yerine getirmek bir tercih değil, kamusal sorumluluktur” dedi. Açıklamanın sonunda, afetlere dirençli yerleşimlerin mümkün olduğu ve güvenli yaşamın herkesin hakkı olduğu vurgulanarak, tüm toplumsal kesimler başta olmak üzere yerel ve merkezi yönetimler afet risklerinin azaltılması konusunda bilimsel ve kamusal çözümler geliştirmeye davet edildi.

Başkan Çavuşoğlu güven tazeledi Haber

Başkan Çavuşoğlu güven tazeledi

Turizm cenneti Pamukkale’de gerçekleştirilen Ege Belediyeler Birliği Meclis Toplantısı’nda bölgedeki üye belediyelerin başkanları, meclis üyeleri ve yerel yönetim temsilcileri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i anarak başladı. "Adalet kişiye göre dizayn edilmemeli" Hukuk süreçlerinin tarafsızlığına dikkat çeken Başkan Çavuşoğlu, "Belediyelerimiz üzerinden başlatılan ve henüz yargılama aşamasına geçilmeden baştan mahkum etme anlayışıyla yürütülen operasyonları kabul etmemiz mümkün değildir. Adalet terazisi kişilere veya kurumlara göre ayarlanmaya çalışılırsa, bu ülkede hiç kimsenin mal, mülk ve gelecek garantisi kalmaz. Adaletin zedelendiği yerde toplumsal güven sarsılır; bizler her zaman hukuku ve gerçek adaleti savunmaya devam edeceğiz. Seçmen iradesiyle seçilmiş meclislerin ve belediye başkanlarının yargı yoluyla dizayn edilmesi, demokrasiye olan inancı yaralamaktadır. Özellikle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımızın tutuklanma süreci ve sonrasında gelişen yönetim değişikliği, seçmen iradesine açıkça aykırıdır. Bizler sorumluluklarımızın bilincindeyiz ve hesap vermekten çekinmeyiz; ancak bu tür siyasi dizayn çabalarının ülkemizi ileriye taşımayacağı bilinmelidir" ifadelerine yer verdi. "Sosyal belediyecilikle toplumsal bozulmanın önüne geçeceğiz" Toplumsal huzurun ancak güçlü kurumlar ve sosyal adaletle sağlanabileceğini vurgulayan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Emniyetin ve adaletin görevini başka yapıların devraldığı bir tablo, hepimiz için üzüntü vericidir. Maraş’ta yaşanan elim hadiseler, şiddetin ne denli yayıldığını göstermektedir. Eğer bizler sosyal belediyecilik anlayışını inşa edemezsek, toplumsal aşınma kaçınılmaz olur. Şehirlerimizi adaletin ve güvenin egemen olduğu merkezler haline getirmek için el birliğiyle çalışmak zorundayız." Yeni yönetim belirlendi Seçim sonucuna göre Bülent Nuri Çavuşoğlu yeniden Ege Belediyeler Birliği Başkanı seçilirken, birliğin yeni yönetimi de belirlendi. Birliğin 1. Başkan Vekilliğine Denizli Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, 2. Başkan Vekilliğine ise Burdur Yeşilova Belediye Başkanı Okan Kurd seçildi. Toplantıda ayrıca katip üyeleri ve encümen üyesi seçimleri de tamamlanarak yeni dönem yönetim şeması oluşturuldu. Belediyelere ekipman desteği Seçimlerin ardından, Ege Belediyeler Birliği tarafından nüfusu 50 binin altında olan belediyelere yönelik hazırlanan ekipman desteği dağıtım töreni gerçekleştirildi. Programda, toplam 80 belediyeye bilgisayar, yazıcı ve motorlu tırpan hibe edildi. Tören, ekipmanların temsili olarak belediye başkanlarına takdim edilmesiyle sona erdi. Program üç gün boyunca devam edecek Birliğin gelecek dönem stratejileri ve bölgesel iş birliği projelerinin karara bağlandığı program kapsamında, Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen vizyon projeler ve kentsel dönüşüm alanları, katılımcı belediye başkanlarına yerinde tanıtılacak. Denizli’nin binlerce yıllık geçmişine ışık tutan antik kentler ve restore edilen tarihi yapılar ziyaret edilerek, turizmde yerel yönetimlerin rolü üzerine istişarelerde bulunulacak. 19 Nisan Pazar gününe kadar sürecek olan etkinlikler dizisi, teknik değerlendirme ziyaretlerinin ardından sona erecek. (FK-MB-Y)

Afet riski masaya yatırıldı Haber

Afet riski masaya yatırıldı

Denizli Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Yerleşkesinde, Vali Ömer Faruk Coşkun'un başkanlığında ve AFAD Başkan Yardımcısı Dr. Önder Bozkurt'un katılımıyla İRAP değerlendirme toplantısına ev sahipliği yapıldı. İRAP İzleme ve Değerlendirme Kurulu ile İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu üyeleri, kaymakamlar, belediye başkanları, akademisyenler ve kamu kurumları ile yerel yönetim temsilcilerinin katıldığı toplantıda; kurumların sunumları gerçekleşti. İRAP çerçevesinde belirlenen eylemlerin yürütülme durumları, olası afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmalar ve Denizli’nin afetlere karşı daha hazırlıklı hale gelmesi için sürdürülecek projeler değerlendirildi. Vali Ömer Faruk Coşkun, bugüne kadar yapılan çalışmalarda emeği geçen tüm kurum temsilcilerine, akademisyenlere, uzmanlara ve vatandaşlara teşekkür ederek, toplantının Denizli için verimli geçmesini temenni etti. Afet risklerini azaltma çalışmalarının önemine dikkat çeken Vali Coşkun, "Afetlere dayanıklı yerleşim yerleri ve toplumlar oluşturmak amacıyla 2021 yılında başlatıp 2022 yılında 81 ilde uygulamaya aldığımız İl Afet ve Risk Azaltma Planları (İRAP) ile doğal, teknolojik ve insan kaynaklı afetlere karşı yerleşim yerlerini koruma ve riskleri azaltma hedefindeyiz. İRAP planları, bilimsel verilere dayanarak, çok paydaşlı yaklaşım ile yürütülen, uygulamalı bir eylem sistemidir. Depreme karşı alınacak tedbirler, kentsel dönüşüm projeleri, sel ve dere taşkınlarına karşı koruma çalışmaları ve orman yangınlarına dair yapılan çalışmalar ve yeni önlemler için tüm kurum ve kuruluşların iş birliği içinde çalışması çok önemlidir" dedi. Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral, "İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde düzenlenen İl Risk Azaltma Planı Değerlendirme Toplantısına İmar ve Şehircilik Müdürümüz Nevzat Çaylı ile katıldık. Afet risklerini azaltmaya ve güvenli şehir yapısı oluşturmaya yönelik çalışmalara büyük önem veriyoruz ve bu yönde yapılan çalışmalara destek olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Toplantıda, Denizli’de İRAP çerçevesinde sorumlu kurumlar tarafından yürütülen çalışmalar, takip ve koordinasyon gerektiren konular, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı bir şekilde tartışılarak, atılacak adımlar konusunda önemli kararlar alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.