Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kobi̇

Tavas Barış Gazetesi - Kobi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kobi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Partili Şeref Arpacı’dan Fon Krizi Tepkisi Haber

YENİ Partili Şeref Arpacı’dan Fon Krizi Tepkisi

YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada fon krizinin vatandaşlar ve işletmeler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Krizin yalnızca fon yatırımcılarını değil, borsada manipülatif işlemler nedeniyle zarar görenleri de etkilediğini belirten Arpacı, sorumluların ortaya çıkarılması için kapsamlı bir Meclis araştırması yapılması gerektiğini söyledi. “Bu Komisyon Acilen Kurulmalıdır” Fon krizinin yüz binlerce yatırımcıyı mağdur ettiğini ve milyonlarca insanın finansal sisteme güvenini sarstığını ifade eden Arpacı, vatandaşların birikimlerinin yanı sıra işletmelerin ödeme kaynaklarının da tehlikeye girdiğini vurguladı. Arpacı, “Ev parasını, ameliyat parasını, çocuğun eğitim masraflarını bu sisteme emanet eden vatandaşlar ve maaş ödemelerini, ay sonu çek ödemelerini enflasyon karşısında erimemesi için fonda değerlendiren binlerce işletme zor durumdadır” dedi. Meclis araştırma komisyonunun kurulması çağrısını yineleyen Arpacı, denetim kurumlarından fon yöneticilerine, bürokratlardan siyasetçilere kadar süreçte sorumluluğu bulunan herkesin araştırılmasını istedi. Arpacı, “Fonlarda parasını kaybedenlerin yanı sıra manipülatif işlemler sebebiyle borsada mağdur olanların sesi duyulmalıdır. Bu komisyon acilen kurulmalıdır” ifadelerini kullandı. “Kimdir Bu Ayrıcalıklı Kişiler?” Konuşmasında fon krizine ilişkin soruşturma sürecini de gündeme getiren Arpacı, Adalet Bakanlığının açıkladığı kişi sayısındaki değişikliğe dikkat çekti. Arpacı, “Bugün Genel Başkanımızın açıkladığı ayrıcalıklı kişiler kimdir? Adalet Bakanlığının açıkladığı 141 kişi nasıl iki saat sonra 85 kişiye düşürülmüştür?” diye sordu.Araştırma komisyonunun bu kişileri ortaya çıkarması gerektiğini belirten Arpacı, krizin çözümü için şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısında bulundu. “Bu İş Tövbe Hesaplarına Gelecek İadelerle Çözülemez” Ekonominin temelinin güven olduğunu vurgulayan Arpacı, araştırma komisyonu kurulması, verilerin şeffaf biçimde paylaşılması ve suçluların cezalandırılması gerektiğini söyledi.Arpacı, “Bu iş tövbe hesaplarına gelecek iadelerle, ‘lekelenmeme hakkı’ gibi laflarla çözülemez, halledilemez” sözleriyle yürütülen sürece tepki gösterdi.Krizin bir aydır çözülemediğini, para piyasalarından çıkışın sürdüğünü ve Merkez Bankası rezervlerinin eridiğini ifade eden Arpacı, özellikle KOBİ’lerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Arpacı, “Çok düşük riskli para piyasası fonlarını kasa gibi kullanan, T+0'la işlem yapıp, parasını bozdurup ödemesini yapan KOBİ'ler çok zorda. Ay sonu geliyor, çekler, maaş, ödemeler durmuyor, bu paralara ihtiyaç var. Bu ihtiyaçları gidermek için bankaya gidenlere kredi yok” dedi. “Hırsız İçeriden Olunca Kapı Kilit Tutmuyor” Tasfiye edilen fonlara ilişkin ödemelerin bir kısmının yapıldığını ancak bazı fonların TEFAS üzerinden hâlâ işleme açılmadığını belirten Arpacı, bu durumun yatırımcıların mağduriyetini artırdığını söyledi. Arpacı, “Şimdi, geçen hafta 3 tane şirketin tasfiye edilen fonlarına ait ödemeler yapıldı fakat bu şirketlerin tasfiye edilmeyen fonları hâlâ TEFAS'ta işleme açılmıyor. Bu inisiyatif neden şirketlere bırakılıyor? Bu fonların değerleri her gün değişiyor, eriyor. Bu mağduriyet ne olacak?” ifadelerini kullandı. AKP'li milletvekillerinin yatırımcıların risk alarak fonlara yatırım yaptığı yönündeki açıklamalarına da karşı çıkan Arpacı, yatırımcıların piyasa koşullarından kaynaklanan riskleri göze aldığını ancak manipülasyon ve spekülasyon riskine karşı devletin denetimine güvendiğini vurguladı. Arpacı, “AKP'li hatipler bu yatırımcıların belli riskleri göze alarak bu fonlara yatırım yaptığını söylüyor; evet, ticari bir risk alınıyor, borsa ise borsa, altın ise altın ama dünya konjonktürüne ama ülkedeki gelişmelere göre bir risk alınıyor fakat yatırımcı en yüksek fonlara girdiğinde bile manipülasyon ve spekülasyon riski almıyor çünkü devlet bunları denetliyor diye düşünüyor ama hırsız içeriden olunca kapı kilit tutmuyor” dedi. “Mesele Siyasetüstü Bir Meseledir” Konuşmasının sonunda fon krizinin siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan Arpacı, meselenin vatandaşların birikimleri, ülkenin ekonomik geleceği ve Türkiye'nin itibarıyla ilgili olduğunu belirtti.Arpacı, “Buradan bir kez daha açıkça söylüyorum: Mesele siyasetüstü bir meseledir. Yüz binlerce vatandaşımızın alın teri, milyonlarca insanımızın geleceği ve Türkiye'nin itibarıdır diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

YENİ Partili Şeref Arpacı’dan Fon Krizi Çıkışı Haber

YENİ Partili Şeref Arpacı’dan Fon Krizi Çıkışı

YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti’nin fon krizinin araştırılması amacıyla verdiği önerge üzerine konuştu. Fon krizinin Türkiye ekonomisine duyulan güveni derinden sarstığını belirten Arpacı, iktidarın yaşananlardan sorumlu olduğunu söyledi. “Atayan AKP'li, atanan AKP'li, soyan AKP'li, soyulan AKP'li” Ekonominin temelinde güvenin bulunduğunu vurgulayan Arpacı, iktidarın bu güveni yeniden tesis edemeyeceğini söyledi. Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ekonominin temel unsuru güvendir ve Türk ekonomisine güven en derinden sarsılmıştır arkadaşlar. Bu güveni sizler, politika kurullarınız, denetçileriniz, danışmanlarınız tekrardan sağlayamazsınız; neden? Atayan AKP'li, atanan AKP'li, soyan AKP'li, soyulan AKP'li, göz göre göre gelen bu tehlikeye göz yuman AKP'lidir de ondan.” Fon krizinde siyasi sorumluluğun araştırılması gerektiğini belirten Arpacı, iktidar çevrelerinden çok sayıda ismin olayla bağlantılı olduğunu ifade etti. Arpacı, “Bu işin içinde Bakanlarınız, Genel Başkan Yardımcılarınız, parti sözcünüz, aile bireyleriniz, Cumhurbaşkanının direkt atadığı bürokratların hepsi vardır ve bu liste hepinizin elinde, Cumhurbaşkanının masasının üzerindedir” dedi. “Hırsız ile bekçi soygunu beraber yaptınız” Fon krizinin münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Arpacı, Meclis bünyesinde acilen araştırma komisyonu kurulması çağrısında bulundu. Arpacı, “Hırsız ile bekçi soygunu beraber yaptınız. Çoban köpeği ile kurt kuzuyu birlikte yemiştir. Bu komisyon bu Meclisin çatısı altında acilen kurulmalıdır. At izini it izinden ayıracak olan bu komisyondur arkadaşlar” diye konuştu. Arpacı, krizin boyutlarının küçümsenerek sorumluluktan kaçınılamayacağını belirterek şöyle devam etti: “‘Bu iş Türk finans sisteminin bir bölümünün küçük bir parçasında yaşanmıştır.’ diyemeyeceğiniz kadar da büyüktür. Türkiye Yüzyılı'nın vurgunu, Türkiye Yüzyılı'nın soygunudur.” “Bu fonda bir günde buharlaşan tutar EYT'nin bir yıllık maliyetinden daha büyüktür” İktidarın ekonomi yönetimini de hedef alan Arpacı, fon krizinin yol açtığını öne sürdüğü ekonomik kaybı EYT ve depremin maliyetiyle karşılaştırdı. Arpacı “Üç buçuk senedir burada berbat ekonomi yönetiminizin ayıplarını örtmek için EYT'ye ve depremin ekonomik büyüklüğüne sığındınız. Bu fonda bir günde buharlaşan tutar EYT'nin bir yıllık maliyetinden daha büyüktür. Küçümseyerek bu işin içinden çıkamazsınız. Depremin toplam zararı 100 milyar dolarken bu vurgunun, bu soygunun Türk ekonomisine zararı 90 milyar doları geçmiştir” dedi. Krizin henüz bütün boyutlarıyla ortaya çıkmadığını savunan Arpacı, “Titanik buz dağına çarptı arkadaşlar, gemide kocaman bir delik açıldı, buz dağının görünen kısmı belli, her gün açıklıyoruz, görünmeyen kısmında da iliklerine kadar AK kadrolar vardır” diye konuştu. “KOBİ'lerin ne suçu vardı?” Fon krizinin küçük ve orta ölçekli işletmeleri de ağır biçimde etkilediğini belirten Arpacı, hükümetin vergi politikalarıyla yatırımcıları riskli fonlara yönlendirdiğini ifade etti. Arpacı, para piyasası fonlarına stopaj uygulanırken serbest fonlar ve hisse senedi fonlarına aynı uygulamanın getirilmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “En kötüsü, siz göz göre göre gelen bu tehlikeye rağmen, bunu bilmenize rağmen, hiçbir şey yapmadığınız gibi, şirketleri kurumsal firmaları bu serbest fonlara ve hisse senedi fonlarına girmesi için daha da destek verdiniz, daha da teşvik verdiniz. Eylülün ilk haftası daha güvenli olan para piyasası fonlarına stopaj getirdiniz, serbest fonlara ve hisse senedi fonlarına stopaj getirmediniz yani insanları bile bile daha da bataklığa sürüklediniz. Ya, size soruyorum: Ne günahı vardı, 3 milyonunu, 5 milyonunu, işletme sermayesini, işçinin maaşını enflasyona eritmemek için orada tutan KOBİ'lerin ne suçu vardı?” Fon krizinin işletmelerin ödeme gücünü tehdit ettiğini ifade eden Arpacı, yaşananların ekonomik sonuçlarına dikkat çekti. Arpacı, “Herkesin 250 milyon lira unuttuğu bir köşede parası yok ki. İnsanlar çek ödeyemeyecek, maaşını ödeyemeyecek kurumlar var şu anda maalesef” dedi. “Küçük yatırımcının biriktirdiği paraları iç ettiniz” Küçük yatırımcıların birikimlerinin de zarar gördüğünü söyleyen Arpacı, “Sizde gerçekten vicdan yoktu, biri bin yaptınız, yetmedi; küçük yatırımcının biriktirdiği paraları iç ettiniz, yetmedi; 27 daire parası 367 daire oldu, yetmedi; şimdi, nefsine yenilenler, şeytana uyanlar bu paraları geri ödesin diye bekliyorsunuz” diye konuştu. Arpacı’dan mal varlıklarına el konulması çağrısı Fon krizinde sorumluluğu bulunanların yargı önüne çıkarılmasını isteyen Arpacı, olayla bağlantılı kişilerin mal varlıklarına el konulması ve ekonomik kaybın geri alınması çağrısında bulundu. Arpacı, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Adalet istiyorsanız, hukuk istiyorsanız, yapacağınız şey açıktır; bu işin içine karışanları, iş birlikçileri sabahın altısında alacaksınız, bütün hepsinin ailelerine, mal varlıklarına el koyacaksınız ve bu paraların en az 2 katını Türkiye ekonomisine, hazineye geri ödemelerini sağlayacaksınız, yoksa bu işin içinden çıkamazsınız.”

Uğur Erdoğan, DTO Başkanlığına Yeniden Aday Oldu Haber

Uğur Erdoğan, DTO Başkanlığına Yeniden Aday Oldu

Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Ticaret Odası’nın 100. yılı kapsamında Merkezefendi Kültür Merkezi’nde düzenlenen değerlendirme toplantısında oda üyeleri, meclis ve komite üyeleri, kadın ve genç girişimciler, yüksek istişare ve disiplin kurulu üyeleri ile basın mensuplarıyla bir araya geldi. Görev süresince gerçekleştirilen çalışmaları anlatan Erdoğan, yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler hakkında da bilgi verdi. 24 bin üyeye ulaşan Denizli Ticaret Odası’nın ikinci yüzyılını planladıklarını belirten Erdoğan, 5 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimlerde yeniden aday olduğunu duyurdu. “Devler Gibi Eserler Bırakmak İçin Karıncalar Gibi Çalışmak Lazım” Konuşmasına Necip Fazıl’ın, “Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lazım” sözüyle başlayan Erdoğan, göreve geldikleri günden bu yana Denizli ve iş dünyası için yürüttükleri çalışmaları anlattı. Denizli Ticaret Odası’nın yalnızca resmi işlemlerin yürütüldüğü bir kurum olmadığını vurgulayan Erdoğan, üyelerinin sorunlarına çözüm üreten, sektörlere yön veren ve Denizli’nin geleceğine yatırım yapan güçlü bir kurum anlayışıyla hareket ettiklerini söyledi. Erdoğan, üyelerin zamanını kendi zamanları kadar değerli gördüklerini belirterek, sorunları yalnızca dile getiren değil, çözüm yolları üreten bir yönetim anlayışı benimsediklerini ifade etti. “Bürokrasiyi Azalttık, Hizmeti Hızlandırdık” Üyelerin işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla birçok kurum ve destek mekanizmasını oda bünyesinde bir araya getirdiklerini anlatan Erdoğan, KGF, KOSGEB, ABİGEM, EBIC-EGE ve İhracat Destek Ofislerini aynı çatı altında topladıklarını söyledi. iDATA Mobil Vize Merkezi’nin hizmete açıldığını, dijital ehliyet işlemlerinin DTO bünyesinde gerçekleştirilmeye başlandığını belirten Erdoğan, 7 gün 24 saat sunulan online hizmetlerle belge, ödeme ve üye işlemlerinin dijital ortama taşındığını ifade etti. Denizli’ye 8 Milyon Avroluk Teknik Tekstil Kaynağı Denizli’nin tekstil ve konfeksiyon alanındaki güçlü üretim potansiyeline dikkat çeken Erdoğan, küresel rekabet koşullarında geleneksel üretimden yüksek teknoloji ve katma değerli üretime geçilmesinin önemine vurgu yaptı. Bu kapsamda hayata geçirilen Denizli’de Teknik Tekstile Dönüşüm Projesi ile Avrupa Birliği ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından finanse edilen 8 milyon avroluk kaynağın Denizli’ye kazandırıldığını belirtti. Projenin yalnızca bir merkez oluşturmayı değil, Denizli’nin üretim yapısını dönüştürmeyi hedeflediğini ifade eden Erdoğan, teknik tekstil merkezinde KOBİ’lere ürün geliştirme, test, analiz, eğitim ve danışmanlık imkanları sunulduğunu söyledi. Firmaların sağlık, savunma, otomotiv, inşaat, tarım ve koruyucu giysiler gibi yüksek katma değerli teknik tekstil alanlarına yönlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti. “Üyemize Nefes, Üretime Güç Olduk” Finansmana erişimin üretimin devamlılığı açısından büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, oda kaynaklarının üyelerin kullanımına açıldığını söyledi. DTO üyelerinin TOBB Nefes Kredisi ile KGF Hazine Özkaynakları kapsamında sağlanan kredi destek paketlerinden faydalanmalarına katkı sunduklarını ifade eden Erdoğan, firmaların düşük faizli ve uzun vadeli finansman imkanlarından yararlandığını belirtti. Fuar Katılımları İki Katına Çıktı Denizli firmalarının yeni pazarlara ulaşması amacıyla sektörel fuar katılımlarını artırdıklarını anlatan Erdoğan, her yıl yaklaşık bin üyeyi yurt içi ve yurt dışındaki fuarlarla buluşturduklarını söyledi. Bugüne kadar 41 farklı ülkeden büyükelçi, konsolos ve ticari ataşelerden oluşan heyetlerin Denizli iş dünyasıyla bir araya getirildiğini belirten Erdoğan, kentteki yabancı ortaklı firma sayısının 56’dan 445’e yükseldiğini ifade etti. Erdoğan, bugün Denizli’de 60 farklı ülkeden yatırımcının bulunduğunu da kaydetti. “Geleceğin İnsanını Yetiştiriyoruz” Eğitim ve insan kaynağı çalışmalarına da değinen Erdoğan, Denizli Kodlama Atölyesi’nin kurulduğunu ve çocukların 9 yaşından itibaren robotik kodlama eğitimleriyle buluşturulduğunu söyledi. E-ticaret, e-ihracat, dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ve yapay zekâ başta olmak üzere 105 farklı başlıkta eğitimler düzenlendiğini belirten Erdoğan, binlerce vatandaşa ulaşıldığını ifade etti. Değişen dünyanın ihtiyaçlarına göre insan kaynağını hazırlamayı hedeflediklerini dile getiren Erdoğan, geleceği beklemek yerine geleceğin insanını yetiştirdiklerini söyledi. Pandemi ve Depremde Üyeleriyle Omuz Omuza Denizli Ticaret Odası’nın yalnızca ekonomik ve ticari konularla ilgilenen bir kurum olmadığını vurgulayan Erdoğan, pandemi ve deprem dönemlerinde gerçekleştirilen çalışmalara da değindi. Pandemi döneminde üyelerin katkılarıyla oksijen ve solunum destek cihazlarının sağlık kuruluşlarına bağışlandığını belirten Erdoğan, işletmelerin ayakta kalması için çalışmalar yürütüldüğünü ve ilgili bakanlıklara iletilen 120 farklı sorunun çözüme kavuşmasına katkı sağlandığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından da acil yardım malzemeleriyle doldurulan TIR’ların bölgeye gönderildiğini ifade etti. Gençlere ve Kadın Girişimcilere Destek Kariyer Günleri, mesleki eğitim programları, İŞKUR iş birlikleri ve girişimcilik projeleriyle gençlerin iş dünyasıyla buluşturulduğunu belirten Erdoğan, kadın girişimcilere yönelik eğitim çalışmalarına da önem verdiklerini söyledi. Kadın girişimcilere finansal okuryazarlık, e-ticaret, dijital pazarlama ve markalaşma alanlarında eğitimler verildiğini ifade etti. Denizli, E-İhracatta Türkiye Beşincisi Denizli’nin e-ihracattaki başarısına da dikkat çeken Erdoğan, kentin Türkiye genelinde 5’inci sıraya yükseldiğini söyledi. Denizli’den 2 bin 203 firmanın e-ihracat yoluyla küresel pazarlara açıldığını belirten Erdoğan, aylık 1 milyon adetten fazla ürünün e-ihracat yoluyla yurt dışına gönderildiğini ifade etti. E-ihracatta ev tekstili, oto ekipmanları ve evcil hayvan ürünlerinin öne çıkan sektörler arasında bulunduğunu kaydetti. Yeşil Dönüşüm İçin Yeni Ofis Dünya ticaretindeki rekabet koşullarının değiştiğini belirten Erdoğan, karbon ayak izi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirliğin artık uluslararası ticarette önemli kriterler arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda Denizli Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Ofisi’nin kurulduğunu belirten Erdoğan, firmalara raporlama, teknik danışmanlık ve yeşil dönüşüm yol haritaları konusunda destek verildiğini ifade etti. “Odamızın İkinci Yüzyılını Kurguluyoruz” Mevcut dönemde gerçekleştirilen çalışmaların ardından yeni dönem projelerini açıklayan Erdoğan, Denizli Ticaret Odası’nın ikinci yüzyılı için uzun vadeli planlama yaptıklarını söyledi. Denizli’nin önümüzdeki 20 yılını planladıklarını ifade eden Erdoğan, yeni dönemde turizmden teknolojiye, sanayiden girişimciliğe kadar birçok alanda yeni projelerin hayata geçirileceğini açıkladı. Laodikya Gece Turizmine Kazandırılacak Yeni dönem projeleri arasında Laodikya Antik Kenti’nin gece turizmine kazandırılması projesi öne çıktı. Denizli Ticaret Odası ve Güney Ege Kalkınma Ajansı iş birliğiyle hazırlanan projenin, Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek’in rehberliğinde ve Vali Yavuz Selim Köşger’in başkanlığında yürütüldüğünü belirten Erdoğan, projenin Laodikya’nın uluslararası görünürlüğünü artıracağını söyledi. Antik kentte ışık, ses ve projeksiyon mapping gösterilerinin yapılmasının planlandığını ifade eden Erdoğan, 6 özel noktada Laodikya’nın tarihinin görsel olarak anlatılacağını ve yaklaşık 1,5 saatlik gece turu oluşturulacağını kaydetti. Projenin Hierapolis ile birlikte güçlü bir gece turizmi rotası oluşturması ve ziyaretçilerin Denizli’de konaklama sürelerini artırması hedefleniyor. Yeni Hizmet Binasının Yapımı Başladı Erdoğan, Denizli Ticaret Odası’nın yeni hizmet binasının yapımına başlandığını da açıkladı. Yeni binanın çağın gereklerine uygun, modern, çevreye duyarlı ve enerji verimliliğini esas alan bir anlayışla inşa edildiğini belirtti. TEKMER ile Yeni Girişimcilik Ekosistemi Yeni dönemin önemli projelerinden birinin de Teknoloji Geliştirme Merkezi TEKMER olduğunu açıklayan Erdoğan, genç girişimciler için yeni bir teknoloji ve girişimcilik ekosistemi oluşturulacağını söyledi. TEKMER bünyesinde girişimcilerin iş fikirlerini geliştirme, uzmanlardan danışmanlık alma ve projelerini işletmeye dönüştürme imkanı bulacağını belirten Erdoğan, işletmelere dijital dönüşüm, yapay zekâ, otomasyon, yazılım, e-ticaret ve yeni nesil üretim teknolojileri alanlarında eğitimler verileceğini ifade etti. Denizli’ye 1.200 Dönümlük Yeni Üretim Alanı Erdoğan’ın açıkladığı yeni dönem hedefleri arasında yaklaşık 1.200 dönümlük alanda gıda ve geri dönüşüm sektörlerine yönelik yeni sanayi sitelerinin oluşturulması da yer aldı. Projenin, şehir içindeki üretim yükünü azaltmayı, işletmeleri modern ve planlı alanlara taşımayı, geri dönüşüm sektöründe kayıtlı ve denetlenebilir üretimi güçlendirmeyi amaçladığı belirtildi. Erdoğan, üreticiyi sanayiciyle, sanayiciyi lojistikle ve lojistiği ihracatla buluşturacak yeni bir üretim ekosistemi oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. “Denizli’de Üretilsin, Denizli’de Markalaşsın” Yeni üretim modelinin temel hedefinin Denizli’de yetişen ürünlerin yine Denizli’de işlenmesi, paketlenmesi ve markalaştırılarak dünyaya satılması olduğunu ifade eden Erdoğan, tarladan fabrikaya ve fabrikadan ihracata uzanan yeni bir değer zinciri kurmak istediklerini belirtti. Bu modelle daha fazla katma değer, yeni istihdam alanları ve güçlü bir şehir ekonomisi oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi. “Bugünün İşini Yapıyor, Yarının Denizli’sini Kuruyoruz” Mevcut dönem ve yeni dönem projelerinin ortak amacının Denizli’nin ekonomik gücünü artırmak olduğunu belirten Erdoğan, teknik tekstilden yeşil dönüşüme, finansmandan ihracata, eğitimden dijitalleşmeye kadar gerçekleştirilen tüm çalışmaların daha güçlü bir Denizli hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü ifade etti. Uğur Erdoğan 5 Ekim’de Yeniden Aday Toplantının sonunda 5 Ekim’de yapılacak Denizli Ticaret Odası seçimlerinde yeniden aday olduğunu açıklayan Uğur Erdoğan, göreve geldikleri dönemde başlayan çalışmaların bugün 24 bin üyeye ulaşan büyük bir aileyle sürdüğünü söyledi. Yeni dönemde birlik ve ortak hedef vurgusu yapan Erdoğan, kişisel hedefler yerine ortak hedeflerin büyütülmesi gerektiğini belirterek, ayrışma yerine birlikteliğin, sözler yerine icraatların ön plana çıkarılması çağrısında bulundu. Erdoğan, bugüne kadar gerçekleştirdikleri çalışmaların en büyük referansları olduğunu belirterek, tecrübeleri, projeleri ve üyelerin desteğiyle yeni döneme yeniden talip olduklarını ifade etti. “Denizli için yine birlikteyiz. Yine varız. Yeniden varız. Hep birlikte adayız” sözleriyle adaylığını bir kez daha kamuoyuna duyurdu.

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart" Haber

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart"

Toplantıda; küresel ve ulusal ekonomideki gelişmeler, sanayinin güncel görünümü, üretim ve ihracattaki son durum, finansmana erişimde yaşanan sorunlar, ABD’nin tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik yeni tarife düzenlemeleri ile döviz dönüşüm desteğindeki değişiklikler değerlendirildi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, üretim gücünün korunmasının rekabetçiliği ve finansmana erişimi destekleyen politikalarla mümkün olacağını vurgulayarak, erken sanayisizleşme riskine karşı üretim kapasitesini koruyacak adımların önemine dikkat çekti. Toplantıda ayrıca DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel’in “Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim” başlıklı sunumu ile Odanın Stratejik Plan revizyonu Meclis Üyeleriyle paylaşılırken, Temmuz ayı Oda faaliyetleri hakkında da bilgilendirme yapıldı. Üretim Ekonomisinin Güçlendirilmesi Ortak Öncelik Olmalı Toplantıda konuşan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, yaklaşık üç yıldır uygulanan dezenflasyon programının sanayi üzerindeki yansımalarına değinerek, üretim, ihracat ve istihdamın ekonomi politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Özellikle emek yoğun sektörlerde artan maliyetlerin Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattığını dile getiren Kasapoğlu, finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin ve yüksek finansman maliyetlerinin sanayicinin üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. Sanayinin Ekonomideki Payındaki Gerileme Dikkatle Değerlendirilmeli Temmuz ayına ilişkin ekonomik göstergeleri de meclis üyeleriyle paylaşan Kasapoğlu, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin 47,7 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, endeksin eşik değer olan 50'nin altında kalmaya devam etmesinin üretim tarafındaki yavaşlamanın sürdüğünü ortaya koyduğunu ifade etti. Enflasyonda kademeli bir gerileme görülmesine rağmen üretim cephesindeki kırılganlığın devam ettiğini belirten Kasapoğlu, enflasyonla mücadele yürütülürken üretim kapasitesinin korunmasının da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Denizli İhracatta Güçlü Performansını Koruyor Konuşmasında Temmuz ayı ihracat verilerine de yer veren Kasapoğlu, Denizli ihracatının 483,9 milyon dolara ulaşarak Haziran 2022'den bu yana en yüksek aylık seviyesini gördüğünü belirtti. Kentin yılın ilk yedi ayında Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artışı yakaladığını aktaran Kasapoğlu, geçen yılın aynı döneminin bayram ayına denk gelmesi nedeniyle yıllık artış oranlarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tutar bazındaki yükselişin sevindirici olduğunu ancak miktar bazındaki gelişmelerin de dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Finansmana Erişim Sanayinin Öncelikli Gündemi Finansal göstergelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, takipteki kredi tutarları ile karşılıksız çek oranlarında yaşanan yükselişin işletmelerin nakit akışındaki sıkışıklığı açıkça gösterdiğini ifade etti. Buna karşın Denizli'nin diğer sanayi şehirleriyle kıyaslandığında dayanıklılığını koruduğunu belirten Kasapoğlu, kentin KOBİ ağırlıklı üretim yapısının değişen piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlayabilmesine katkı sunduğunu söyledi. Sanayicinin beklentisinin daha fazla borçlanmak olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, üretimin devamlılığını sağlayacak sürdürülebilir bir finansman ortamının oluşturulmasının hem ihracat hem de istihdam açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Türk İhracatçısı Küresel Pazarda Eşit Şartlarla Rekabet Etmeli ABD'nin tekstil ve hazır giyim ürünlerine yönelik yeni gümrük vergisi düzenlemesini değerlendiren Kasapoğlu, uygulamanın Türkiye'nin rakip ülkeler karşısındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Maliyet baskılarının devam ettiği bir dönemde ilave tarife yükünün ihracatçılar açısından yeni bir zorluk oluşturduğunu ifade eden Kasapoğlu, siparişlerin alternatif ülkelere yönelmesi riskine dikkat çekti.Türkiye ile ABD arasında yürütülmesi planlanan müzakere sürecinin sektör açısından önemli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, beklentilerinin Türk ihracatçısını dezavantajlı konuma düşüren koşulların giderilmesi ve küresel pazarlarda eşit rekabet şartlarının sağlanması olduğunu söyledi. İhracatın Rekabet Gücü İçin Destek Mekanizmaları Önemli Kasapoğlu, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinin süresinin uzatılmasını olumlu karşıladıklarını belirterek, yeni düzenlemeyle birlikte katma değer, kârlılık ve iş gücü maliyetleri dikkate alınarak farklılaşan bir sisteme geçileceğini ifade etti. 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girecek uygulamanın, ihracatçıların finansmana erişimine katkı sağlayacağını belirten Kasapoğlu, “Finansman maliyetlerinin yüksek, küresel rekabetin yoğun olduğu bu dönemde ihracatçımıza nefes aldıran her destek kıymetlidir. Ancak üretim ve ihracat gücümüzü korumak için rekabetçiliğimizi artıracak ilave adımlara da ihtiyaç var.” dedi. Denizli’nin 2035 Vizyonu Ele Alındı DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, “Denizli 2035 Yol Haritası” sunumunda Denizli’nin sanayi ve ihracat potansiyelini farklı illerle karşılaştırmalı bir biçimde değerlendirerek, rekabet gücünün korunması için altyapı yatırımları, yatırım ortamının geliştirilmesi ve stratejik planlamanın önemine dikkat çekti.Konyalıoğlu, Denizli’nin güçlü üretim kültürünü geleceğe taşıyabilmesi için ortak vizyonla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Yapay Zekâ Sanayinin Geleceğini Şekillendiriyor DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel tarafından "Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim" başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda, yapay zekâ teknolojilerinin sanayide stratejik yönetim anlayışına etkileri, üretimden finansa, insan kaynaklarından proje yönetimine kadar farklı iş süreçlerinde sunduğu uygulama alanları ile işletmelerin dijital dönüşümüne sağlayacağı katkılar ele alındı. Ayrıca yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları, rekabet gücünün artırılması ve geleceğin üretim modellerine ilişkin değerlendirmeler Meclis Üyeleriyle paylaşıldı. Stratejik Plan Revizyonu: Geleceğin Sanayisi İçin Yenilenen Yol Haritası DSO’nun mevcut 2024–2028 Stratejik Planı; üyelerin değişen ihtiyaçları, Denizli sanayisinin dönüşen yapısı, Odanın gelişen hizmet kapasitesi ve TOBB Oda/Borsa Akreditasyon Sistemi’nin güncellenen standartları doğrultusunda revize edildi. DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş tarafından Meclis Üyelerine sunulan revize Stratejik Plan, yapılan değerlendirmelerin ardından oy birliğiyle kabul edildi. Ortak akıl anlayışıyla hazırlanan plan, DSO Yönetim Kurulu’nun önümüzdeki dönem çalışmalarına yön verecek, kaynakların etkin kullanılmasını sağlayacak ve Odanın üyelere yönelik hizmet kapasitesini geliştirecek stratejik bir rehber olarak değerlendirildi. Revize Stratejik Plan; Denizli sanayisinin dijital ve yeşil dönüşümünün hızlandırılması, uluslararası rekabet gücünün artırılması, hedef sektörlerde farklılaşma ve katma değerli üretimin desteklenmesi, nitelikli işgücünün geliştirilmesi ve DSO’nunüyelerine sunduğu hizmetlerin çeşitlendirilerek güçlendirilmesi doğrultusunda hazırlandı. Planın uygulanmasıyla birlikte üye işletmelerin dönüşüm süreçlerine daha etkin biçimde rehberlik edilmesi, firmaların değişen küresel rekabet koşullarına uyum kapasitesinin artırılması ve DSO’nun sanayicilere sunduğu katma değerli hizmetlerin somut ve ölçülebilir sonuçlar üzerinden geliştirilmesi hedefleniyor.

Kredide "tekstil" ayrımcılığına Denizli'den tepki Haber

Kredide "tekstil" ayrımcılığına Denizli'den tepki

HABER MERKEZİ Toplantının açılışında konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, küresel ticaretin artık bir güç ve güvenlik meselesi haline geldiğini belirterek yerli üretimin korunması gerektiğinin altını çizdi. Firmaların milli servet olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Böyle bir dünyada firmalarını nefessiz bırakan hiçbir ülke sanayisini koruyamaz" diyerek finans kesimine mesaj verdi. Enflasyonla mücadeleyi desteklediklerini ancak yüksek faizlerin yanı sıra dosya masrafları, komisyonlar ve ek ücretlerin işletmeleri ezdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, Kayseri'den Denizli'ye kadar tüm KOBİ'lerin bu yük altında zorlandığını dile getirdi. "Sorun sadece tekstilin değil, tüm imalatın krizi" Toplantıda söz alan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu ise son dönemde bankacılık sisteminde tekstil sektörüne yönelik uygulanan negatif ayrımcılığa sert tepki gösterdi. Yaşanan finansal sıkıntıların sadece tekstil sektörüne indirgenmesinin büyük bir hata olacağını belirten Kasapoğlu, "Bugün yaşadığımız sorun yalnızca tekstilin sorunu değil, imalat sanayinin bütününü etkileyen bir krizdir. Tekstil sektörünü bu tablodan ayırarak negatif değerlendirmek, yaşanan süreci eksik okumaktır" dedi. Denizli tekstilinin üretim kültürünü ve küresel pazar bilgisini kaybetmediğini vurgulayan Kasapoğlu, rekabet şartları düzeldiğinde sektörün eski gücüne hızla kavuşacağını ifade etti. Kredi sınırları ve ek masraflar üretimi baltalıyor Bankaların uyguladığı kredi büyüme sınırlarının sanayicinin hareket alanını daralttığını belirten Kasapoğlu, işletme sermayesi ihtiyacının tavan yaptığı bu dönemde kredi musluklarının kısılmasının üretimi sürdürmeyi imkansız hale getirdiğini söyledi. Sanayicinin omzundaki asıl yükün sadece yüksek faizler olmadığını, banka masrafları ve komisyonların da taşınamaz seviyelere ulaştığını ifade eden Kasapoğlu, özellikle ihracatçıların Eximbank kredisi kullanırken ödemek zorunda kaldığı yüksek teminat mektubu komisyonlarına dikkat çekerek bankacılık sisteminin üretim odaklı yeni adımlar atması gerektiğini vurguladı.

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi Haber

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi

DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu başkanlığında DSO Hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak Çardak Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar katıldı. Toplantıda, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu tarafından gerçekleştirilen Güney Kore ve Çin’e gerçekleştirilen ziyaretlere ilişkin hazırlanan rapor Meclis üyeleriyle paylaşıldı. Raporda, küresel üretim ve ticaret dengelerindeki değişim ele alınırken, Çin’in üretim, lojistik, teknoloji ve ticaret ağlarını entegre biçimde yöneten güçlü bir ekonomik modele dönüştüğü vurgulandı. Sanayisi Güçlü Olmayan Ülkelerin Ekonomik Olarak Ayakta Kalması Zorlaşıyor Toplantının açılışında konuşan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün sanayinin stratejik önemini daha da artırdığına işaret ederek, sanayisi güçlü olmayan ülkelerin ekonomik olarak güçlü kalmasının giderek zorlaştığını söyledi. Jeopolitik gerilimlerin arttığı, ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği ve küresel rekabetin sertleştiği mevcut ortamda üretim kapasitesinin korunmasının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getiren Kasapoğlu, “Bugün kaybedilen üretim kapasitesini, yatırım iştahını veya ihracat pazarını yeniden kazanmak kolay olmuyor” dedi. Enflasyon verilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, üretici fiyatlarında maliyet baskısının devam ettiğine dikkat çekti. Sanayicilerin enerji, hammadde ve finansman maliyetleri nedeniyle üretim planlamasında önemli zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve enflasyonla mücadele sürecinde üretim maliyetlerini dikkate alan politikaların önem taşıdığını ifade etti. Sanayideki Daralma Ekonomik Görünüm İçin Alarm Veriyor Sanayinin katkı sunmadığı bir büyüme modelinin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Yüzde 2,5’lik büyümenin küresel ölçekte yaşanan savaşlar ve ekonomik belirsizlikler dikkate alındığında olumlu görülebileceğini ancakbüyümenin niteliğinin önemine dikkat çekerek “Büyüme oranının kendisinden daha önemli olan konu, bu büyümenin hangi sektörlerin katkısıyla gerçekleştiğidir.” dedi. İlk çeyrekte sanayi sektörünün yüzde 0,8 daraldığına ifade eden Kasapoğlu, bilgi ve iletişim, hizmetler ve tarım sektörlerinin büyümeye katkı sağladığını, buna karşın sanayide yaşanan daralmanın üretim kapasitesi ve ülkenin orta vadeli rekabet gücü açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Kasapoğlu, sanayinin üretim, ihracat, verimlilik artışı ve teknolojik dönüşümün merkezinde yer aldığını, sanayideki ivme kaybının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Büyüme verilerinin dış ticaret tarafında da önemli sinyaller verdiği ilk çeyrekte, mal ve hizmet ihracatının yüzde 12,7 daraldığını hatırlatan Kasapoğlu,küresel talepteki yavaşlama, jeopolitik riskler ve artan rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisinin rakamlara yansımasını değerlendirerek “İhracat pazarlarında kaybedilen bir müşteriyi, bir siparişi veya bir pazarı yeniden kazanmanın maliyeti oldukça yüksektir” dedi. Maliyet Baskısı Üretimi Zorlamaya Devam Ediyor Denizli ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,5 azalarak yaklaşık 383 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyen vetakvimetkisinin bu gerilemede belirli ölçüde rol oynadığını ifade eden Kasapoğlu, yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri, kur-enflasyon dengesi ve küresel rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisini sürdürdüğünü kaydetti. Tüm bu zorlu koşullara rağmen Denizli’nin Türkiye ihracatındaki güçlü konumunu korumasının önemli olduğunu vurguladı. İSO Satın Alma Yöneticileri (PMI) verilerinin faaliyet koşullarındaki bozulmanın yavaşladığına ve üretimde sınırlı toparlanma sinyallerine işaret ettiğini belirten Kasapoğlu, buna rağmen maliyet baskılarının devam ettiğini söyledi. Enerji, akaryakıt, lojistik ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ifade ederek sektörler arasında ayrışmanın devam ettiğini, özellikle tekstil sektöründe yavaşlamanın sürdüğünü kaydetti. Finansmana Erişimde Yaşanan Sorunlar Masaya Yatırıldı Son zamanlarda sanayicilerin finansmana erişim konusunda gündeminde olan TOBB, KGF ve bankaların iş birliğiyle yeniden devreye giren TOBB Nefes Kredisi’nin özellikle KOBİ’ler açısından önemli bir adım olduğunu belirten Kasapoğlu, “Ortaya konulan ekonomik tablo, reel sektörün finansmana erişimde ciddi bir sıkılaşma ile karşı karşıya olduğunu ve bunun artık doğrudan üretimi,yatırımı ve ihracatı etkilediğini göstermektedir. Bu çerçevede TOBB Nefes Kredisi’nin yeniden devreye alınacak olması, özellikle KOBİ’ler açısından sahada karşılığı olan önemli bir destek niteliğinde. Ancak açık söylemek gerekir ki, mevcut koşullarda bu tür programların etkisi daha çok kısa vadeli bir rahatlama sağlamakta; kalıcı çözüm ise finansman yapısının bütüncül şekilde ele alınmasına bağlıdır. Özellikle reeskont kredileri ihracatçılarımız için önemli bir araç. Ancak uygulamada gördüğümüz teminat yapısı, krediye erişimi kolaylaştırmak yerine tam tersine zorlaştıran bir sonuç ortaya koyuyor. Kredi tutarının üzerinde teminat mektubu istenmesi, firmaların teminat limitlerini gereksiz yere kilitliyor ve ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu da reel sektörün finansmana erişimini destekleyen bir yapıdan çok, sınırlandıran bir yapıya dönüşmüş durumda. Benzer şekilde, faiz giderlerinin muhasebeleştirilmesinde uygulanan 12 aya yayma zorunluluğu da firmaların nakit akışını gereksiz yere zorluyor. Zaten finansmana erişimin zor olduğu bir dönemde, bu tür teknik uygulamalar işletmelerin hareket alanını daha da daraltıyor. Bugün asıl mesele büyümenin hızı değil, üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü koruyabilmektir. Çünkü rekabet gücünü kaybeden bir sanayinin yatırım yapması, istihdam yaratması ve ihracatta kalıcı başarı sağlaması mümkün değildir. Daha fazla üretmekten önce, üretebildiğimizi korumaya odaklanmalıyız.” dedi Denizli Çardak OSB Faaliyetleri DSO Meclisinde Görüşüldü DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na konuk olarak katılan Denizli Çardak OSB Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar ise bölgede yürütülen çalışmalar ve devam eden projelere ilişkin sunum gerçekleştirdi. Sunumda, Çardak OSB’de devam eden yatırımlar, Yeşil OSB hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar ve bölgenin gelişimine yönelik planlamalar hakkında bilgi verildi. Savunma sanayine yönelik yatırım potansiyeli ile OSB sınırları içerisinde yer alan Çardak Havalimanı’nın sanayi, lojistik ve savunma sanayii yatırımları açısından sağlayabileceği avantajlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.Sunumun ardından Meclis Üyelerinin görüş ve değerlendirmeleri alınırken, yöneltilen soruların yanıtlanması ile toplantı sona erdi.

Nefes Kredisi yeniden başlıyor Haber

Nefes Kredisi yeniden başlıyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Nefes Kredisi 8 Haziran itibarıyla yeniden başlayacak, krediler 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Birlikten yapılan açıklamaya göre, reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların işbirliğiyle KOBİ'lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi'nde yeni dönem 8 Haziran itibarıyla başlayacak. KOBİ'lere uygun koşullarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB'a bağlı tüm oda-borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. BİR FİRMA AZAMİ 3 MILYON LİRA KREDİ KULLANABİLECEK İşletmeler, başvurularını Akbank, Denizbank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Katılım Bankası şubelerine yapabilecek. Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerinde ise yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar lira kullanıma açılacak. Bu yıl içinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar liraya ulaşması hedefleniyor. "KOBİ'LERİN YAŞADIĞI EN BÜYÜK SIKINTI FİNANSMANA ERİŞİM" Açıklamada değerlendirmesine yer verilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KOBİ'lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu ifade etti. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırının krediye erişimi zorlaştırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Böyle bir dönemde KOBİ'lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ'lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. 2025 yılı içinde 3 aşamada TOBB Nefes Kredisi'nden 61 bin firma yararlandı. KOBİ'lere sağladığımız destek 81 milyar liraya ulaştı. KGF Özkaynak Kefalet Programı kapsamında 2026 için de toplam 100 milyar lira tutarında kredi hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Dilimler halinde kullandırılması planlanan bu yeni paketin 25 milyar lira tutarındaki ilk dilimi üyelerimizin erişimine açılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a, Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen'e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ'lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması, daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir."

OSB’DE “Devlet Destekleri Bilgilendirme Toplantısı”  Haber

OSB’DE “Devlet Destekleri Bilgilendirme Toplantısı” 

Toplantıya; Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş, KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı’nın yanı sıra çok sayıda sanayici ve firma yetkilisi katılım sağladı. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) finansmana erişimini kolaylaştırmak, üretim kapasitelerini artırmak ve rekabet güçlerini geliştirmek amacıyla düzenlenen toplantıda; güncel destek programları, başvuru süreçleri, destek unsurları ve sağlanan avantajlar kapsamlı şekilde ele alındı. Program kapsamında; Denizli Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’nden Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni Müfit Manaz tarafından “Sanayi Sicil Bilgilendirme Sunumu” gerçekleştirilirken, Sınai Mülkiyet Danışmanı Av. Nuran Yıldırım tarafından “Marka Başvuru ve Tescil Süreçleri” hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. KOSGEB Denizli Müdürlüğü KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı tarafından İstihdamı Koruma Destek Programı, KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı, Re-Finansman Kefalet Programı ile KOSGEB desteklerine ilişkin güncel uygulamalar hakkında bilgilendirme yapıldı. Ayrıca, Güney Ege Kalkınma Ajansı Uzmanı İrfan Sezgin tarafından “Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2026 Yılı Çağrı Duyurusu”na ilişkin bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi. Bölgedeki işletmelerin mevcut desteklerden en etkin şekilde yararlanmasını sağlamak ve doğru programlara yönlendirilmesine katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen toplantı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.