Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültürel Miras

Tavas Barış Gazetesi - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Öğretmen ve Öğrenci Aynı Tuvalde Haber

Öğretmen ve Öğrenci Aynı Tuvalde

MURAT DEMİRBİLEK Final Eğitim Kurumları tarafından organize edilen ve Türkiye’nin dört bir yanından öğretmen ile öğrencileri bir araya getiren sergi, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılış programına eğitim camiasının yanı sıra protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. SANAT VE EĞİTİM AYNI TUVALDE BULUŞTU Programın açılış konuşmasını yapan Denizli Final Okulları Genel Müdürü Mahmut Çatlık, Final Eğitim Kurumları’nın 46 yıllık köklü geçmişine dikkat çekerek, kurumun yalnızca akademik başarıya değil, bireyin çok yönlü gelişimine önem verdiğini vurguladı. Çatlık konuşmasında, “Final Eğitim Kurumları olarak öğrencilerimizi sadece sınavlara hazırlayan değil, aynı zamanda doğru insan olmayı, potansiyelini keşfetmeyi ve yaşamdan keyif almayı öğreten bir anlayışla hareket ediyoruz. Sanat, kültür ve sporla desteklenen eğitim modelimizle ülkemize nitelikli bireyler kazandırmaya devam ediyoruz” dedi. Sergiye ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyduklarını ifade eden Çatlık, katkı sunan tüm öğretmenlere, öğrencilere ve velilere teşekkür etti. Konuşmasını ise Mustafa Kemal Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözüyle tamamladı. “ORTAK ÜRETİMİN EN GÜZEL ÖRNEĞİ” Final Okulları Yönetim Merkezi Eğitim Koordinatörü Gökçe Karabulut ise konuşmasında projenin anlam ve önemine değinerek, serginin yalnızca eserlerden ibaret olmadığını söyledi. Karabulut, “Bu proje, bir öğretmen ile öğrencinin aynı tema etrafında buluşarak ortaya koyduğu ortak emeğin ürünüdür. Rehberlik eden ile öğrenen arasındaki bağ burada sanata dönüşüyor. Bu yıl kültürel miras ve sinema temasıyla özellikle Yeşilçam’ın unutulmaz değerlerini sanatla yeniden yorumladık” ifadelerini kullandı. Projede emeği geçenlere teşekkür eden Karabulut, sanatla büyüyen bir neslin geleceğe daha güçlü izler bırakacağına inandıklarını dile getirdi. DENİZLİ’NİN TANITIMINA KATKI Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut da konuşmasında Final Okulları’nın eğitim kalitesine dikkat çekerek, böyle bir organizasyonun Denizli’de düzenlenmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti. Bulut, şehir dışından gelen misafirlere Denizli’nin tarihi ve turistik yerlerini gezmeleri tavsiyesinde bulunarak, “Denizli her yıl milyonlarca turisti ağırlayan önemli bir turizm merkezidir. Bu tür etkinlikler şehrimizin tanıtımına da katkı sağlıyor” dedi. EĞİTİM VE KÜLTÜR VURGUSU Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan ise konuşmasında eğitimin toplumsal gelişimdeki rolüne vurgu yaptı. Erdoğan, akademik başarının yanında kültürel ve sportif faaliyetlerin de büyük önem taşıdığını belirterek, Denizli’nin turizm ve kültür alanındaki potansiyeline dikkat çekti. CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum da etkinliğin önemine değinerek, serginin usta ile çırağın aynı tuvalde buluştuğu özel bir proje olduğunu ifade etti. Horzum, Denizli’nin sanayi ve ticaret kenti olmasının yanı sıra köklü bir kültür ve sanat geçmişine sahip olduğunu belirtti. 40 İLDEN KATILIM Türkiye genelinde 40 farklı ilden öğretmen ve öğrencilerin katılım sağladığı sergi, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Öğretmen-öğrenci iş birliğiyle hazırlanan eserler, ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. “Bir Öğretmen, Bir Öğrenci” resim sergisi, belirli bir süre boyunca ziyaretçilere açık olacak ve sanatseverlere ilham vermeye devam edecek.

Kızılcabölük dokumasının hikâyesi film oldu Haber

Kızılcabölük dokumasının hikâyesi film oldu

Denizli’nin Tavas ilçesinin önemli ekonomik ve kültürel değerlerinden biri olan Kızılcabölük el dokuması, hazırlanan film projesiyle geniş kitlelere tanıtılacak. Tavas Belediyesi öncülüğünde ve Kızılcabölüklü vatandaşların katkılarıyla hayata geçirilen çalışma, bölgenin asırlara dayanan dokuma geleneğini kayıt altına almayı hedefliyor. Proje kapsamında çekilen filmle, Kızılcabölük dokumasının emeğe dayanan üretim süreci, zarif detayları ve kültürel miras niteliği görsel bir anlatımla izleyiciye sunulacak. Film sayesinde bu köklü sanatın hem ulusal hem de uluslararası platformlarda tanıtılması amaçlanıyor. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Tatık, "Kültürümüzü yaşatmak ve geleceğe taşımak adına önemli bir projeyi daha hayata geçirdik. Kızılcabölük’ün köklü el dokuması geleneğini dünyaya tanıtmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz film çekimiyle; emeğin, sabrın ve sanatın hikâyesini kayıt altına aldık" dedi. Belediye sponsorluğunda yürütülen çalışmanın hemşehrilerin katkılarıyla gerçekleştiğini belirten Tatık, "Kızılcabölük dokumasının zarafetini, inceliğini ve asırlara dayanan geçmişini uluslararası platformlara taşımanın gururunu yaşıyoruz. Bu kadim mirası yaşatan ustalarımıza ve katkı sunan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyor, hak ettiği değere ulaştırmak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Hazırlanan filmin önümüzdeki süreçte çeşitli platformlarda izleyiciyle buluşması bekleniyor.

Denizli, 2027 Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor Haber

Denizli, 2027 Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor

Denizli, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında 2027 yılında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye genelinde şehirlerin tanıtımına büyük katkı sağlayan festivalin, Denizli’nin turizm potansiyelini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Prof. Dr. Serkan Bertan, festival sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Denizli’nin marka değerini artırmak ve ziyaretçilere üst düzey bir deneyim sunmak için planlanması gereken adımları detaylı şekilde paylaştı. Prof. Dr. Bertan, 9 gün sürecek festivalin her gününün farklı temalarla zenginleştirilmesi gerektiğini belirtti. Festivalin ilk gününde açılış ve tanıtım etkinlikleri düzenlenmesi önerilirken, ikinci gün atölye çalışmaları ve katılımcı etkileşimini artıracak aktiviteler öne çıkıyor. Üçüncü gün konserler ve kültürel söyleşilerle atmosferin güçlendirilmesi planlanırken, dördüncü gün tiyatro ve sahne sanatlarına ayrılıyor. Beşinci gün eğitim ve atölyelerle katılımcı deneyiminin artırılması hedeflenirken, altıncı gün sanatçı buluşmaları ve akademik söyleşilerle kültürel etkileşim desteklenecek. Yedinci gün ise bale, opera ve büyük sahne performanslarıyla festivalin zirve noktası olacak. Sekizinci gün kültür gezileri ve çeşitli etkinliklerle katılımın sürekliliği sağlanacak, son gün ise büyük bir kapanış konseriyle festival sona erecek. Günlük programın da detaylandırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr Bertan, etkinliklerin sabah saatlerinde atölye ve eğitimlerle, öğleden sonra söyleşi ve kültürel programlarla, akşam saatlerinde ise konser ve performanslarla planlanmasının önemine dikkat çekti. Yaşayan insan hazineleri unutulmayacak Festival kapsamında Denizli’nin sahip olduğu kültürel ve turistik değerlerin ön plana çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr Bertan, sesli rehber uygulaması eşliğinde şehir turlarının düzenlenmesini önerdi. Ayrıca, "Yaşayan İnsan Hazineleri" arasında yer alan sanatçılar ve yerel kültür temsilcileri hakkında bilgilendirme yapılmasının festivalin kültürel derinliğini artıracağını ifade etti. Somut olmayan kültürel miras unsurlarının da festival programına dahil edilmesi gerektiğini belirten Bertan; Sudan koyun geçirme geleneğinden yöresel dokumacılığa, çömlekçilikten halk oyunlarına kadar pek çok değerin atölye, söyleşi ve gösterilerle tanıtılmasını önerdi. Denizli mutfağının da festivalin önemli başlıklarından biri olması gerektiğini vurgulayan Bertan, yöresel lezzetlerin hazırlanmasına yönelik gastronomi atölyeleri ve mutfak etkinliklerinin düzenlenmesinin ziyaretçi deneyimini zenginleştireceğini söyledi. Çal Bağ Yolu’nun da festival rotasına dahil edilmesi öneriler arasında yer aldı. Antik kentlerin festival süresince aktif şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Bertan, Hierapolis, Laodikya, Tripolis, Tabae ve Attouda gibi önemli tarihi alanlarda film gösterimleri ve kültürel etkinlikler düzenlenmesinin etkileyici bir atmosfer oluşturacağını dile getirdi. Şehir içi ulaşım ve deneyim odaklı turizm için "hop-on hop-off" sistemi öneren Prof. Dr Bertan, Pamukkale’den başlayarak müzeler, tarihi çarşılar ve seyir noktalarını kapsayan bir kültür rotası oluşturulmasının önemine değindi. Dijitalleşmenin de festivalin önemli bir ayağı olması gerektiğini belirten Bertan, turistik noktalara karekodlu levhalar yerleştirilmesi ve kapsamlı bir dijital tanıtım platformu oluşturulması gerektiğini ifade etti. Coğrafi işaretli ürünlerin festival kapsamında tanıtılmasının da büyük katkı sağlayacağını belirten Bertan, Denizli’ye özgü tarım ürünleri, dokumalar ve el sanatlarının etkinliklerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca tarihi yapıların yaşayan müze konseptiyle değerlendirilmesi, çarşıların kültür alanlarına dönüştürülmesi ve şehir genelinde otantik sokaklar ile hatıra fotoğraf alanlarının oluşturulması önerileri de dikkat çekti. Prof. Dr. Bertan, tüm bu planlamaların hayata geçirilmesiyle Denizli Kültür Yolu Festivali’nin yalnızca bir etkinlik değil, şehrin kültürel kimliğini güçlendiren ve turizmde sürdürülebilir bir değer oluşturan önemli bir organizasyon haline geleceğini vurguladı.

Vali Coşkun’dan 2026 Mesajı Haber

Vali Coşkun’dan 2026 Mesajı

Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, yayımladığı yeni yıl mesajında 2026’nın umutların tazelendiği, hedeflerin büyütüldüğü ve birlik ruhunun daha da güçlendiği bir yıl olması temennisinde bulundu. Vali Coşkun, 2026 yılının Denizli’ye, Türkiye’ye ve tüm insanlığa sağlık, huzur ve hayırlar getirmesini diledi. Yeni bir yılın, zamanın ve hayatın kıymetini daha iyi idrak etmek için önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Vali Coşkun, başarıya giden yolun her anı doğru değerlendirmekten geçtiğini vurguladı. Coşkun, “Her işte kalıcı kazanımlar elde etmenin anahtarı, zamanı berekete dönüştürebilmektir. Ancak bu anlayışla toplum hafızasında iz bırakabiliriz” ifadelerini kullandı. Tarihsel birikim, kültürel miras ve ortak değerlerin ışığında 2026’nın gelişmenin, üretmenin ve başarının yılı olacağına inandığını belirten Vali Coşkun, devletin milletin birlik ve beraberliğinden aldığı güçle yeni yılda da bölgesel huzurun tesisi için insanlık vicdanının sesi olmaya devam edeceğini ifade etti. En büyük temennilerinin, mazlum coğrafyalarda yaşanan zulümlerin sona ermesi olduğunu dile getirdi. Vali Coşkun, yeni yılın birlik ve beraberliğin pekiştiği, kardeşliğin güçlendiği ve Türkiye’nin küresel ve bölgesel ölçekte yıldızının parladığı bir yıl olmasını temenni ederek, Denizli’yi daha ileriye taşıma hedefiyle tüm kurum ve kuruluşlarla uyum içinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.