Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mesleki Eğitim

Tavas Barış Gazetesi - Mesleki Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mesleki Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadınlar makine sektörüne kazandırılacak Haber

Kadınlar makine sektörüne kazandırılacak

Denizli’de sanayi ve üretim alanında dikkat çeken bir istihdam hamlesi için çalışmalar başladı. MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, özellikle meslek lisesi mezunu kadınların makine sektörüne kazandırılmasına yönelik önemli bir proje üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Teknik eğitimden atölye yatırımlarına, CNC desteklerinden kadın istihdamına kadar birçok başlıkta yürütülen çalışmaların, sektörün geleceğine doğrudan katkı sağlaması hedefleniyor. Sarı’nın, Denizli sanayisinde uzun süredir konuşulan “nitelikli personel ihtiyacı” ve “kadın istihdamının artırılması” konularında MAKSİAD olarak yaptıkları çalışmaları aktardı. Sarı’dan Teknik Personel Vurgusu Makine sektöründe fabrikanın kurulmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Mehmet Sarı, üretime katkı sağlayacak teknik personelin yetiştirilmesinin en kritik başlıklardan biri olduğunu söyledi. MAKSİAD olarak meslek liselerindeki eğitim altyapısının güçlendirilmesi için yoğun çalışma yürüttüklerini ifade eden Sarı, öğrencilerin hem teorik hem de uygulamalı eğitim süreçlerinin geliştirilmesine odaklandıklarını kaydetti. Meslek Liselerine Atölye Desteği Sarı, Atatürk Meslek Lisesi’nde bulunan atölyelerin daha verimli ve pratik eğitime uygun hâle getirildiğini belirterek, öğrencilerin bilinçli şekilde eğitim almalarına katkı sunduklarını ifade etti. Önümüzdeki süreçte Abalıoğlu Meslek Lisesi’ne de önemli bir teknik destek sağlanacağını açıklayan Sarı, eğitim amaçlı CNC tezgâhlarının okula kazandırılacağını söyledi. Bu destekle birlikte torna, talaşlı imalat ve genel üretim alanlarında öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçlerinin hızlanacağını vurgulayan Sarı, mezun olan gençlerin işletmelere daha donanımlı şekilde katılmasının hedeflendiğini dile getirdi. “Hedef: Güçlü Mesleki Eğitim Altyapısı” Önümüzdeki aylarda makinelerin devreye alınmasıyla birlikte bölgedeki meslek liselerinin atölyelerinin daha işlevsel hâle geleceğini belirten Sarı, sanayinin ihtiyaç duyduğu teknik insan kaynağının daha güçlü şekilde yetiştirileceğini söyledi. Sarı, yürütülen çalışmaların yalnızca bugünü değil, Denizli sanayisinin uzun vadeli üretim kapasitesini de doğrudan etkileyeceğine dikkat çekti. Kadın İstihdamı İçin Özel Çalışma MAKSİAD bünyesinde faaliyet gösteren Eğitim ve İstihdam Komisyonlarının da önemli bir çalışma yürüttüğünü ifade eden Sarı, kadın istihdamına yönelik özel bir proje hazırlandığını açıkladı. Projeyle birlikte sektörde daha disiplinli, düzenli ve verimli bir çalışma ortamı oluşturulmasının amaçlandığını belirten Sarı, kadın çalışanların üretim süreçlerine daha fazla dahil edilmesinin hedeflendiğini söyledi. Meslek Liseli Kadın Mezunlar Sektöre Kazandırılacak Sarı, özellikle meslek liselerinden mezun olmuş kız öğrencilerin ve mezuniyet sonrası pratik eğitim eksikliği nedeniyle iş bulmakta zorlanan kadınların makine sektörüne kazandırılması için çalışma yürüttüklerini açıkladı. Önümüzdeki günlerde taleplerin toplanacağını ve görüşmelerin başlayacağını belirten Sarı, kısa süre içerisinde kadın istihdamı konusunda somut adımlar atılacağını ifade etti. “Kadınların Olduğu Ortamda Düzen ve Verim Artıyor” Kadınların üretim ortamına önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Sarı, kadın emeğinin bulunduğu alanlarda düzen, disiplin ve çalışma huzurunun daha güçlü hissedildiğini söyledi. Kadınların sektöre katılımının yalnızca istihdam açısından değil, üretim kültürü açısından da önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Sarı, bu olumlu etkinin makine sektöründe daha fazla hissedilmesini istediklerini dile getirdi.

Öğrenciler Yaymanoğlu ile buluştu Haber

Öğrenciler Yaymanoğlu ile buluştu

Denizli OSB Konferans Salonu’nda gerçekleşen buluşmada PAÜ Rektör Yardımcısı, Denizli OSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Ersan Öz, PAÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Coşkun, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Fatih Akçay, Maliye Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersin Yavuz, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Eren Ergen, Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özay Özpençe’nin eşlik ettiği öğrenciler, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ile bir araya geldiler. Öğrencilerle başarı hikâyesini paylaşan Denizli OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, Bölgede yürütülen çalışmalar ve yapılması planlanan projeler hakkında da bilgiler verdi. “GENÇLERDEN BEKLENTİMİZ; DEĞİŞİMİ YÖNETEN VE KENDİ HİKÂYESİNİ YAZAN BİREYLER OLMASI” Gençlere iş hayatına yönelik önemli tavsiyelerde bulunan Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu, “Bugünün dünyasında sadece bilgi sahibi olmak yeterli değil; o bilgiyi katma değere dönüştürebilmek asıl farkı yaratıyor. Bizler Denizli OSB’de üretimi teknolojiyle, emeği inovasyonla buluşturarak geleceğin sanayisini inşa ediyoruz. Sizlerden beklentimiz; risk almaktan çekinmeyen, dürüstlüğü ve cesareti öncelik bilen, değişimi yöneten ve kendi hikâyesini yazan bireyler olmanız. Çünkü yarının güçlü Türkiye’si, sizin cesaretiniz ve vizyonunuzla şekillenecek” ifadelerini kullandı. “GENÇLERİMİZ İÇİN YAPILAN HER PROJE, GELECEĞE ATILAN EN KIYMETLİ İMZADIR” Denizli OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, Bölgede tam donanımlı bir eğitim üssü oluşturduklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bölgemizde anaokulundan başlayarak DOSTEK Koleji, DOSTEM Mehmet Abdülkadir Uslu Mesleki Eğitim Merkezi ve 2026-2027 eğitim-öğretim yılında kapılarını açacak olan Denizli OSB Meslek Yüksekokulumuzla birlikte güçlü ve bütüncül bir eğitim altyapısı kurduk. Bu yatırımlarımızla eğitimde öncü bir organize sanayi bölgesi olmayı hedefliyoruz. Gençlerimiz için hayata geçirdiğimiz her proje, aslında geleceğe attığımız en kıymetli imzadır.”

“ Çocuklar İşte, Gençler Evde, Kadınlar Güvencesiz” Haber

“ Çocuklar İşte, Gençler Evde, Kadınlar Güvencesiz”

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde çocuk emeği, MESEM, çocuk iş cinayetleri, ev gençleri, genç kadınların eğitim ve istihdam dışına itilmesi, kadın emeği, kayıt dışılık, bakım yükü ve iş cinayetlerine ilişkin sendikalar, emek örgütleri ve istatistik kurumlarının araştırmalarına yer verdiği politika notunu paylaştı. “AKP’nin Emek Düzeni: Çocuklar İşte, Gençler Evde, Kadınlar Güvencesiz” 2026 Türkiye’sinin emek fotoğrafında çocukların erken yaşta işgücüne sürüldüğü, gençlerin eğitimden ve istihdamdan koparak evlere sıkıştığı, kadınların ise hem ev içinde görünmeyen ücretsiz emeğe hem de işgücü piyasasında kayıt dışı, düşük ücretli ve güvencesiz çalışmaya mahkum edildiği vurgulandı. Biçer Karaca değerlendirmesinde, “1 Mayıs yalnızca ücret, sendika ve meydan hakkının değil; emeğin en görünmez, en kırılgan ve en çok sömürülen kesimlerinin de günüdür. AKP iktidarında yıkıcı emek düzeni; yalnızca düşük ücret ve işsizlik üzerinden değil; çocukların çalışmaya mecbur bırakıldığı, gençlerin geleceksizliğe mahkum edildiği ve kadın emeğinin görünmezleştirildiği, emek hareketinin ve örgütlenme hakkının gasp edildiği neoliberal rejim ve sosyal devletin sorumluluklarını devri üzerinden kurulmaktadır.” ifadelerini kullandı. 15-17 YAŞ GRUBUNDAKİ HER DÖRT ÇOCUKTAN BİRİ İŞGÜCÜNDE TÜİK’in 2025 “İstatistiklerle Çocuk” verilerine göre 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranının yüzde 25,5 olduğu belirtildi. Bu oranın erkek çocuklarda yüzde 36,5’e, kız çocuklarda yüzde 13,9’a çıktığı kaydedilen raporda, 0-17 yaş grubundaki çocuklarda yoksulluk veya sosyal dışlanma riskinin yüzde 36,8 olduğu vurgulandı. Biçer Karaca, “15-17 yaş grubundaki her dört çocuktan biri işgücüne dahilse, orada yalnızca ekonomik kriz yoktur; sosyal devletin geri çekilmesi ve çöküşü vardır. Çocukların yeri işletme değil okuldur. Çocukları çalışmaya mecbur bırakan düzen, çocuk hakkını da eğitim hakkını da ihlal etmektedir.” dedi. 2025’TE EN AZ 94 ÇOCUK İŞÇİ ÇALIŞIRKEN YAŞAMINI YİTİRDİ İSİG Meclisi’nin bağımsız izleme verilerine göre 2025 yılında en az 94 çocuk işçinin çalışırken yaşamını yitirdiği, son 13 yılda çalışırken hayatını kaybeden çocuk sayısının en az 836’ya ulaştığı belirtildi. 2025 yılında yaşamını yitiren 94 çocuğun 31’inin tarımda, 27’sinin sanayide, 20’sinin hizmetlerde, 16’sının ise inşaatta çalıştığı kaydedildi. Ölen çocukların 26’sının 14 yaş ve altında, 68’inin 15-17 yaş aralığında olduğu; 13’ünün kız, 81’inin erkek olduğu ifade edildi. Biçer Karaca, “Çocuk iş cinayetleri münferit değil, bu düzenin sonucudur. Çocuklar tarlada, sanayide, hizmet sektöründe, inşaatlarda, tehlikeli işlerde ve işletmelerde çalışırken ölüyor. Bu ölümler kader değil; yoksulluğun, denetimsizliğin, kayıt dışılığın ve ucuz emek düzeninin sonucudur.” açıklamasını yaptı. MESEM’DE 10’U ÖLÜMLÜ 1.273 İŞ KAZASI MESEM’in çocuk emeği tartışmasının merkezinde olduğunu vurgulayan CHP Milletvekili Biçer Karaca, ayrıştırılmış veri yoksunluğunun çocukların takibini imkansız kıldığına dikkat çekti. MEB’ten tBMM’ye verilen soru önergesi yanıtına göre; Mayıs 2025 itibarıyla Mesleki Eğitim Merkezi Programı’na kayıtlı öğrenci sayısının 492 bin 627 olduğu; bu öğrencilerin 90 bin 676’sının kız, 401 bin 951’inin erkek olduğu belirtildi. Aynı cevapta, 2016’dan bu yana MESEM kapsamında 10’u ölümlü 1.273 iş kazası kaydedildiği ifade edildi. Biçer Karaca, “MESEM, çocukları kağıt üzerinde öğrenci statüsünde tutarken fiilen işletmelere yönlendiren bir modele dönüşmüştür. Bakanlığın kendi cevabında dahi MESEM kapsamında ölümlü iş kazalarının yaşandığı kabul edilmektedir. Çocuklar işletmelere gönderiliyor; kaza ve ölüm olduğunda sorumluluk Bakanlıklar, okul, işletme ve denetim mekanizmaları arasında dağıtılıyor. Bu, çocukları koruyan değil, sorumluluğu görünmezleştiren ve öldüren bir sistemdir.” dedi. GENÇ KADINLARIN YÜZDE 30,1’İ NE EĞİTİMDE NE İSTİHDAMDA Politika notunda; gençler bakımından tablonun “ev gençliği” ve ne “eğitimde ne istihdamda olma NEET” hali üzerinden derinleştiği belirtildi. TÜİK ve UN Women verilerine göre 2024 yılında 15-24 yaş grubundaki genç kadınların yüzde 30,1’inin ne eğitimde ne istihdamda olduğu; erkeklerde bu oranın yüzde 16,2 olduğu kaydedildi. UNDP’nin Nisan 2025’te başlayan “Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi – Faz II” kapsamında aktardığı TÜİK verilerine göre ise 18-29 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 30,3’ünün NEET, yani ne eğitimde ne istihdamda olduğu; genç kadınlarda bu oranın yüzde 43,4’e ulaştığı belirtildi. Biçer Karaca, “Ev gençliği bireysel bir tercih ya da tembellik meselesi değildir. Gençler güvenceli işe erişemiyor, bağımsız yaşam kuramıyor, aile evine sıkışıyor. Genç kadınlar için bu tablo daha ağırdır; işsizlik bakım yüküyle, ev içi görünmeyen emekle ve ekonomik bağımlılıkla birleşmektedir.” ifadelerini kullandı. GENÇ KADINLARDA GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK YÜZDE 49,1 DİSK-AR’ın 25 Mart 2026 tarihli “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü 2025 Yıllık” araştırma bültenine de yer verildi: 2025 yılında geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 29,7; kadınlarda geniş tanımlı işsizlik yüzde 39,1; gençlerde yüzde 38,3; genç kadınlarda ise yüzde 49,1 olarak hesaplandı. Biçer Karaca, “Dar tanımlı resmi işsizlik, gençlerin ve kadınların yaşadığı krizi görünmezleştiriyor. İş aramaktan vazgeçenler, çalışmaya hazır olup iş bulamayanlar, eksik istihdam edilenler tabloya dahil edildiğinde, özellikle genç kadınlar için mesele işsizlikten öte sistematik dışlanma ve eve hapsedilmeye dönüşüyor.” dedi. KADIN İSTİHDAMI ERKEKLERİN YARISINDAN AZ Kadın emeği bağlamında ise resmi veriler de yapısal eşitsizliği ortaya koyuyor. TÜİK ve UN Women verilerine göre 2024 yılında kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 36,8, erkeklerde yüzde 72 olduğu; kadın istihdam oranının yüzde 32,5’te kalırken erkek istihdam oranının yüzde 66,9 olduğu kaydedildi. Kadın emeğinin güvencesizliğini gösteren kayıt dışılık bakımından ise tarımda kadın kayıt dışı istihdam oranının yüzde 91,1’e, tarım dışı sektörde yüzde 19,4’e çıktığı belirtildi. Biçer Karaca, “Kadınlar işgücüne katılamadığında ev kadını sayılıyor; işgücüne katıldığında ise çoğu zaman kayıt dışı, düşük ücretli ve güvencesiz işlere sıkıştırılıyor. Kadın emeği evde görünmez, tarlada kayıt dışı, işyerinde düşük ücretli hale getiriliyor.” değerlendirmesinde bulundu. BAKIM YÜKÜNÜ KADINLARA DEVREDEN DEVLET Neoliberal ve neomuhafazakar rejimde bakım yükünün aileye ve özellikle kadınlara yüklenmesinin, kadınların işgücü piyasasından dışlanmasında belirleyici olduğu aşikar. TÜİK ve UN Women verilerine göre kadınlarda ev işleriyle meşguliyetin işgücüne dahil olmama nedenleri arasındaki payının yüzde 35 olduğu belirtildi. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, aynı durumdaki erkeklerde ise yüzde 90,9 olduğu kaydedildi. Biçer Karaca, “Çocuk bakımını kamusal hizmet olarak örgütlemeyen iktidar, kadınları işgücü piyasasının dışına itiyor. Küçük çocuğu olan erkeklerin istihdam oranı yüzde 90’ın üzerindeyken, kadınlarda bu oran yüzde 26,9’a düşüyorsa, bu bireysel tercih değil, bakım yükünün kadınların üzerine yıkılmasıdır.” dedi. KADINLAR ÇALIŞSA DA EŞİT ÜCRET ALAMIYOR TÜİK’in 2023 Kazanç Yapısı İstatistikleri’ne bakıldığındaysa cinsiyetler arası ücret farkının ilköğretim ve ortaokul düzeyinde yüzde 14,1, lise düzeyinde yüzde 16,7, yükseköğretim düzeyinde yüzde 17,4 olduğu ifade edildi. Biçer Karaca, “Kadınlar eğitim aldığında da eşit ücret güvencesine kavuşamıyor. Yükseköğretim düzeyinde dahi kadınlar ile erkekler arasında yüzde 17,4 ücret farkı bulunması, eşitsizliğin yalnızca eğitimle açıklanamayacağını gösteriyor. Eşit işe eşit ücret ilkesi temenniyle değil, denetim ve yaptırımla sağlanır.” açıklamasında bulundu. “BU DÜZEN ÇOCUKLUĞU, GENÇLİĞİ VE KADIN EMEĞİNİ SÖMÜREN DÜZEN İSİG Meclisi’nin 2025 iş cinayetleri raporuna göre 2025 yılında en az 2 bin 105 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği; bunların 138’inin kadın işçi olduğu belirtildi. Kadın işçilerin tarım, gıda, kimya, tekstil, eğitim, büro, ticaret, cam, metal, inşaat, taşımacılık, sağlık, konaklama, güvenlik, belediye ve genel işler işkollarında yaşamını yitirdiği kaydedildi. CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNİN İFLASI Biçer Karaca, tablonun veri ve istatistiklere indirgemeden bütüncül olarak değerlendirildiğinde Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin adaletsizliği, işsizliği, yoksulluğu derinleştiren toplumsal grupları başta kırılgan gruplar olmak üzere sömürü düzenine iten bir görünüm arz ettiğine dikkat çekti. “AKP’nin emek düzeni çocukları işe, gençleri eve, kadınları güvencesizliğe itmektedir. Çocuk emeği mesleki eğitim adı altında meşrulaştırılmakta, gençlerin işsizliği bireysel sorun gibi gösterilmekte, kadınların ev içi emeği çalışma sayılmamaktadır. 1 Mayıs’a giderken çocukların okulda kalma hakkı, gençlerin geleceğini kurma hakkı, kadınların eşit ve güvenceli çalışma hakkı, işçilerin ücret, özlük ve sosyal hakları, insan haklarına duyarlı bir anlayış ve politikayla teslim edilmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı çocuk emeğini ortadan kaldıran, gençlere güvenceli gelecek sunan, kadın emeğini görünür ve güvenceli kılan, holdinglere değil emek kesimine hakkını teslim eden sosyal devlet düzenidir.”

Erdoğan, “Umutluyuz” Haber

Erdoğan, “Umutluyuz”

MURAT DEMİRBİLEK Denizli Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, 2026 yılına ilişkin ülke ekonomisi ve Denizli özelindeki beklentileri değerlendirdi. Erdoğan, yeni yılda öngörülebilirlik, güven ortamı ve sürdürülebilir büyümenin en önemli başlıklar olacağını vurguladı. 2026 yılına girerken ülke ekonomisi açısından en temel beklentilerinin güven ve öngörülebilirliğin güçlenmesi olduğunu ifade eden Erdoğan, “Enflasyonla mücadelede kalıcı sonuçlar alınması, reel sektörün sağlıklı planlama yapabilmesi için hayati önemdedir. Finansmana erişimin kolaylaşması ve maliyetlerin makul seviyelere gerilemesi, üretim ve yatırım iştahını artıracaktır” dedi. İhracatçı firmalar için kur ve enflasyon dengesinin önemine dikkat çeken Erdoğan, sanayi üretimini destekleyen, yatırım ve istihdamı teşvik eden bir büyüme modelinin öncelik olması gerektiğini belirtti. Yeşil ve dijital dönüşümü merkeze alan politikaların hız kazanması gerektiğini kaydeden Erdoğan, KOBİ’lerin bu süreçte desteklenmesinin ülke ekonomisine olumlu yansıyacağını söyledi. Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerde Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) uyumun da netleşmesinin önemine vurgu yaptı. Denizli’de yeşil ve dijital dönüşüm öne çıkacak 2026 yılında Denizli’nin gündeminde sanayide yeşil ve dijital dönüşümün ilk sıralarda yer alacağını belirten Erdoğan, “Tekstil ve makine başta olmak üzere üretim sektörlerinde verimlilik ve sürdürülebilirlik daha da ön plana çıkacak. İhracatta katma değeri yüksek ürünlere yönelim güçlenecek” ifadelerini kullandı. Enerji maliyetleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarının Denizli sanayisi için kritik olacağını dile getiren Erdoğan, organize sanayi bölgelerinde çevre dostu üretim altyapılarının yaygınlaşacağını söyledi. Geri dönüşüm ve gıda ihtisas sanayi siteleri için çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Erdoğan, nitelikli iş gücü ve mesleki eğitimin de şehir açısından stratejik bir alan olacağını ifade etti. Alternatif ve kültür turizminin Denizli ekonomisine yeni bir ivme kazandıracağını belirten Erdoğan, dijitalleşme ile e-ticaret ve ihracatın tabana yayılmasını beklediklerini kaydetti. “Somut adımlar ve güçlü iş birlikleri şart” Bu hedeflere ulaşmak için atılması gereken adımlara da değinen DTO Başkanı Erdoğan, firmaların yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarına erişimini kolaylaştıracak destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımları için finansman ve teşviklerin artırılmasının önemine işaret eden Erdoğan, KOBİ’lere yönelik danışmanlık, mentorluk ve teknik destek programlarının yaygınlaştırılmasını önerdi. Mesleki eğitim ile sanayi arasındaki uyumun güçlendirilmesi, üniversite–sanayi–kamu iş birliklerinin artırılması gerektiğini ifade eden Erdoğan, ihracatçı firmaların yeni pazarlara erişimi için tanıtım ve ticaret heyeti faaliyetlerinin desteklenmesini istedi. Turizmde marka şehir yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini belirten Erdoğan, “Yerel yönetimler, odalar ve kalkınma ajansları koordinasyon içinde çalışmalı. Denizli Ticaret Odası olarak bizler de üyelerimizin dönüşüm sürecinde yol gösterici ve destekleyici olmaya devam edeceğiz” dedi.

Denizli - Aydın OSB’leri istişare toplantısı Denizli OSB’de gerçekleşti Haber

Denizli - Aydın OSB’leri istişare toplantısı Denizli OSB’de gerçekleşti

Denizli OSB, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Bölge Müdürleri Komisyonu’nun katılımıyla gerçekleştirilen ‘Denizli-Aydın OSB’leri ile İstişare Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Denizli OSB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Komisyon Üyesi Bölge Müdürleri, Denizli ve Aydın’dan gelen OSB Müdürleri katıldı. Toplantıya; Bölge Müdürleri Komisyon Başkanı Vahit Türkyılmaz ve Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş öncülük ederken; Komisyon Üyeleri Erdem Düzel, Serhat Şengül ve Ebru Karalar Akdeniz, imar mevzuatları, satın alma usul ve esasları ile atıksu arıtma tesisi uygulamaları konularında sunumlarını gerçekleştirdi. Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş, toplantıda yaptığı konuşmada OSBÜK Bölge Müdürleri Komisyonu’nu Denizli’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, Yönetim Kurulu adına katılımlarından dolayı tüm Bölge Müdürlerine teşekkür etti. Bölge Müdürü Ahmet Taş, "OSBÜK çatısı altında organize edilen bu tür toplantılar, bölgeler arasında güçlü bir dayanışma ağı kurulmasına vesile oluyor. Bizler de Denizli OSB olarak her zaman iş birliğine, bilgi paylaşımına ve ortak gelişime açık bir anlayışla çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. "Denizli OSB, ülkemizin üretim gücünü temsil eden örnek bir sanayi bölgesi" Bölge Müdürleri Komisyon Başkanı Vahit Türkyılmaz ise Denizli OSB’nin ev sahipliğinden dolayı teşekkür ederek şu değerlendirmede bulundu: "Denizli Organize Sanayi Bölgemizin çalışmalarını teknik geziler sırasında yerinde inceleme ve Bölge Müdürümüz Sayın Ahmet Taş’ın sunumlarıyla projeler hakkında bilgi edinme imkânı bulduk. Denizli Organize Sanayi Bölgemiz sanayimizin özellikle ithalat ve ihracat anlamında güçlü bir üretim üssü. Son ziyaretimizden bu yana ciddi anlamda değişiklikler olduğunu da gördük. Üretime yönelik her türlü çalışma ve altyapı gerçekleştirilmiş, bu anlamda da başta Yönetim Kurulunuz olmak üzere emeği geçenleri tebrik etmek isterim. Denizli Organize Sanayi Bölgemiz, altyapısından çevre yatırımlarına, mesleki eğitimden dijitalleşmeye kadar birçok alanda öncü nitelikte projelere imza atmış durumda. Yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve enerji verimliliği konularındaki uygulamaları, diğer OSB’ler için model teşkil ediyor. Burada gördüğümüz modern tesisler, düzenli altyapı ve güçlü yönetim anlayışı bizleri gerçekten etkiledi. Denizli OSB, ülkemizin üretim gücünü temsil eden örnek bir sanayi bölgesi olarak bizleri gururlandırıyor. Bölge Müdürleri olarak edindiğimiz deneyimleri paylaşmak, ortak sorunlara çözüm üretmek ve iyi uygulama örneklerini yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz bu istişare toplantıları, ülkemizin sanayi altyapısının gelişimine önemli katkı sağlamaktadır." OSBÜK heyeti DOSTEK Koleji ve DOSTEM’in çalışmalarına hayran kaldı Program kapsamında OSBÜK Bölge Müdürleri Komisyonu, Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin mesleki eğitimde öncü kurumları arasında yer alan DOSTEK Koleji, DOSTEM Mesleki Eğitim Merkezi ve Model Fabrika’da incelemelerde bulundu. Heyet üyeleri, öğrencilerin Teknofest başta olmak üzere ulusal ve uluslararası yarışmalarda elde ettikleri başarıları yerinde görerek, öğretmen ve öğrencileri tebrik etti. OSBÜK heyeti, Denizli OSB’de mesleki eğitimin güçlü bir yapıya sahip olmasının bölge sanayisi için büyük bir avantaj olduğunu belirtti. Ayrıca, DOSTEM Mesleki Eğitim Merkezi’nin bölgede bulunmasının, sanayicilerin nitelikli eleman ihtiyacının karşılanmasına yönelik önemli bir fırsat sunduğunu vurguladılar. Heyet üyeleri, Denizli OSB yönetimini mesleki eğitime verdiği önem, gençleri üretim süreçlerine kazandıran vizyoner yaklaşımı ve örnek eğitim yatırımları nedeniyle tebrik etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.