Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pamukkale Üniversitesi

Tavas Barış Gazetesi - Pamukkale Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pamukkale Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Destek veren hayırsever iş insanlarına teşekkür plaketi verildi Haber

Destek veren hayırsever iş insanlarına teşekkür plaketi verildi

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanelerine kazandırılan 512 kesitli sanal anjiyo BT cihazının tanıtımı ve bağışçılara teşekkür programı PAÜ Hastanesinde gerçekleştirildi. İnme Merkezi’nin görüntüleme altyapısını güçlendirmek amacıyla temin edilen cihazın tanıtıldığı etkinlikte, üniversiteye katkı sunan hayırsever iş insanlarına teşekkür plaketi takdim edildi. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, Baltalı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Aydem Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı, hayırsever iş insanları ve akademik personel katıldı. PAÜ Hastaneleri Başhekim Yardımcısı ve İnme Merkezi Sorumlusu Muhammet Arslan, programda merkezin işleyişi ve cihazın teknik özellikleri hakkında bilgi verdi. Beyin damarlarının ayrıntılı görüntülenmesine imkân sağlayan 512 kesitli sistemin, inme şüphesi bulunan hastaların değerlendirilmesinde ve tedavi kararlarının verilmesinde kullanılacağını belirten Arslan, cihazın 0,23 saniyede 16 santimetrelik alanı tarayabilmesi, özellikle hızlı görüntüleme gerektiren vakalarda hayati önem taşıdığını ifade etti. İNME MERKEZİ İÇİN İŞ DÜNYASI SEFERBER OLDU Programda konuşan PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, göreve geldikten sonra üniversite hastanesinin ihtiyaçlarını belirleyerek çözüm üretmeye odaklandıklarını söyledi. Hayırseverlerle bir araya gelmek ve üniversiteye geçmişte destek verenlere teşekkür etmek amacıyla Vefa Kahvaltıları düzenlediklerini belirten Güngör, bu buluşmaların hastanedeki eksikliklerin giderilmesine de katkı sağladığını ifade etti. Hastanenin ihtiyaçları arasında MR cihazı, İnme Merkezi için gerekli görüntüleme altyapısı, bina temizliği ve acil servisin yatak kapasitesinin artırılmasının bulunduğunu anlatan Güngör, özellikle inme vakalarında hastaların başka illere sevk edilmek zorunda kalmasının önemli bir sorun olduğunu dile getirdi. Hastanedeki fiziksel iyileştirmeler için Denizli Organize Sanayi Bölgesi yönetimi ve iş insanlarının destek verdiğini belirten Güngör, Baltalı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı’nın çalışmalara kısa sürede katkı sunduğunu söyledi. Destekleri dolayısıyla Denizli Organize Sanayi Bölgesi yönetimine ve Derya Baltalı’ya teşekkür etti. “512 KESİT BİRDEN ALABİLEN BİR CİHAZ TEMİN ETTİK” İnme Merkezi için gerekli cihazın temininde DOSAV aracılığıyla bağışların toplanması ve üniversiteye hibe protokolüyle aktarılması yönünde bir yöntem izlendiğini belirten Güngör, iş insanlarının katkılarıyla ileri teknolojiye sahip bir sistemin hastaneye kazandırıldığını söyledi. Cihazın teknik özelliklerine ilişkin bilgi veren Güngör, “İnme merkezine ihtiyacımız vardı. Organize Sanayi Vakfımız aracılığıyla bu ihtiyaca çözüm üretmek istedik. Vakfa bir IBAN numarası verilerek katkıların toplanmasını, ardından da üniversitemize hibe protokolü imzalanmasını önerdik. Böylece 512 kesit birden alabilen bir tomografi cihazını temin ettik” ifadelerini kullandı. Cihazın görüntüleme hızına dikkat çeken Güngör, sistemin 0,23 saniyede 16 santimetrelik alanı tarayabildiğini belirtti. Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuran Akkoyunlu’nun cihazın bölgedeki konumuna ilişkin değerlendirmesini de aktaran Güngör, sistemin Türkiye’nin yanı sıra Orta Doğu açısından da önemli bir teknoloji olduğunu söyledi. Cihazın ilk inme hastasının değerlendirilmesinde kullanıldığını ve hastaya müdahale edildiğini belirten Güngör, hastaya şifa diledi. Cihazın hızlı görüntüleme kapasitesinin, beyin damarlarındaki tıkanıklıkların değerlendirilmesine ve uygun tedaviye karar verilmesine katkı sağlayacağını ifade etti. “DENİZLİ İŞ İNSANLARI HER ALANDA TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYUYOR” Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger de programda yaptığı konuşmada, üniversite hastanesine kazandırılan cihazın ve gerçekleştirilen iyileştirme çalışmalarının önemine değindi. Daha önce İzmir ve Adana gibi şehirlerde de görev yaptığını hatırlatan Köşger, Denizli’nin kamu hizmetleri, altyapı, eğitim ve sağlık alanlarındaki gelişiminde iş insanlarının ve hayırseverlerin önemli payı bulunduğunu söyledi. Denizli’nin son çeyrek asırda şehirleşme ve altyapı alanlarında önemli mesafe katettiğini belirten Köşger, eğitim alanındaki yatırımlara da dikkat çekti. İş insanlarının okul, sağlık ocağı ve öğrenci yurdu gibi yatırımlara destek vererek kentin gelişimine katkı sunduğunu ifade eden Köşger, bu dayanışmanın sağlık alanında da sürdüğünü kaydetti. Köşger, “Rektörümüz Mahmud Güngör, Tıp Fakültemizin durumunu ve ihtiyaçlarını anlattı. Belirlenen ihtiyaçların giderilmesi için hemen harekete geçildi. Ceyhan Bey, Derya Bey ve diğer hayırseverlerimizin katkılarıyla sağlık alanında önemli bir destek sağlandı. Denizli’de iş insanlarımız her alanda taşın altına elini koyuyor. Eğitimden sağlığa kadar birçok alanda bu dayanışmayı görüyoruz” dedi. ERKEN TANI VE HIZLI MÜDAHALE VURGUSU İnme vakalarında zamanında değerlendirme ve müdahalenin önemine değinen Köşger, sağlık teknolojilerindeki gelişmelerin hastaların tanı ve tedavi süreçlerine katkı sunduğunu belirtti. Denizli’deki sağlık yatırımlarının hayırseverlerin desteği ve kamu kurumlarının çalışmalarıyla geliştirilmesinin önem taşıdığını ifade eden Köşger, bu katkıların artarak devam etmesi temennisinde bulundu. Köşger, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik yatırımların sürdürülmesi gerektiğini belirterek üniversite hastanesine destek veren iş insanlarına teşekkür etti. HAYIRSEVERLERE TEŞEKKÜR PLAKETİ Programda, Pamukkale Üniversitesine ve hastaneye katkı sunan hayırsever iş insanlarına teşekkür plaketi verildi. Üniversitenin sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, hastanenin fiziksel koşullarının iyileştirilmesi ve İnme Merkezi’nin görüntüleme altyapısının güçlendirilmesine yönelik desteklerin önemine dikkat çekildi.

İş insanı Derya Baltalı, tüm sürecin detaylarını anlattı… Haber

İş insanı Derya Baltalı, tüm sürecin detaylarını anlattı…

Denizli’de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanelerine ileri teknolojiye sahip 512 kesitli bilgisayarlı tomografi cihazı kazandırıldı. Denizli Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Vakfı (DOSAV) ve iş dünyasının katkılarıyla temin edilen cihaz, özellikle inme şüphesi bulunan hastaların değerlendirilmesi ve tedavi süreçlerinin planlanması açısından önem taşıyor. Beyin damarlarının ayrıntılı görüntülenmesine imkân sağlayan cihaz, İnme Merkezi’nde tanı süreçlerine katkı sunmak üzere temin edildi. İnme vakalarında damar tıkanıklığının belirlenmesi, beyin dokusunun durumunun değerlendirilmesi ve uygun tedavi yönteminin seçilmesi için hızlı görüntüleme büyük önem taşıyor. Uygun hastalarda damar içindeki pıhtının çıkarılmasına yönelik tedaviler uygulanabiliyor. Dünyada sayılı merkezde bulunan 512 kesitli bilgisayarlı tomografi cihazının Denizli’ye kazandırılması için üniversite yönetimi, DOSAV ve iş dünyası arasında yürütülen çalışmaların ardından 5 Şubat 2026’da protokol imzalandı. İş insanlarının katkılarıyla temin edilen cihaz, hastaneye teslim edildi ve deneme çekimleri gerçekleştirildi. HASTANEDEKİ İYİLEŞTİRME ÇALIŞMALARIYLA BAŞLADI Denizlili iş insanı, Baltalı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, cihazın teminine uzanan sürecin Pamukkale Üniversitesi Hastanelerinin fiziki koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalarla başladığını anlattı. PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör’ün göreve atanmasının ardından üniversite hastanesinin ihtiyaçlarının gündeme geldiğini belirten Baltalı, Denizli OSB’de gerçekleştirilen görüşmede hastanenin eksikliklerinin ele alındığını söyledi. “PAÜ HASTANESİ BÖLGE İÇİN ÇOK ÖNEMLİ” PAÜ Hastanesinin hem Denizli hem bölge açısından önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Baltalı, “Pamukkale Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Sayın Mahmud Güngör ile Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde bir görüşme gerçekleştirdik. Bu görüşmede üniversitenin kamuoyunda konuşulan eksiklikleri ele alındı. Özellikle hastanenin boyanması, ameliyathanelerin ve Acil Servis’in yenilenmesi konuları gündeme geldi. Bu çalışmalar, Organize Sanayi Bölgesi yönetiminin katkılarıyla tamamlandı. Ardından hastane binasının bütün katlarında kapsamlı bir temizlik çalışması yapıldı. Dezenfeksiyon işlemleriyle odalar ve duvarlar dâhil olmak üzere binanın hijyen koşullarının iyileştirilmesi için çalışıldı. Üniversitenin dış cephesi için de çeşitli firmalardan teklifler aldık. Sonunda drone destekli yöntemle dış cephenin tamamı yıkandı. Böylece hastanemizin fiziki koşullarının ve görünümünün iyileştirilmesi için bir dizi çalışma gerçekleştirilmiş oldu.” dedi. “İNME MERKEZİ İÇİN CİHAZ EKSİKLİĞİ OLDUĞUNU ÖĞRENDİK” Hastanedeki iyileştirme çalışmalarının devam ettiği sırada İnme Merkezi’nin ihtiyaçlarının gündeme geldiğini belirten Baltalı, inme vakalarında erken tanı ve doğru müdahalenin önemine dikkat çekti. İnme tedavisinde zamanın belirleyici olduğunu ifade eden Baltalı, merkezin ihtiyaçlarını öğrendikten sonra gerekli araştırmaları yapmaya başladıklarını belirterek; “Bu faaliyetler sürerken üniversitede İnme Merkezi’nin kurulduğu bilgisini aldık. İnme Merkezi sayesinde beyin damarlarında pıhtı oluşan hastalara hızlı müdahale edilebiliyor. Hastanın uygun sürede hastaneye ulaştırılması, pıhtının yerinin doğru belirlenmesi ve tedavinin gecikmeden uygulanması büyük önem taşıyor. Bu sürecin başarıyla yürütülebilmesi için bilgisayarlı tomografi ve damar görüntüleme sistemlerine ihtiyaç var. Pıhtının nerede bulunduğunun belirlenmesi, hastanın durumunun değerlendirilmesi ve hangi tedavinin uygulanacağına karar verilmesi gerekiyor. Bu değerlendirmeler doğru ve hızlı yapıldığında hastanın yaşamına ve iyileşme sürecine önemli katkı sağlanabiliyor. İnme Merkezi için yapılan çalışmaları öğrendiğimizde, üniversitemizde bu alanda ihtiyaç duyulan cihazın eksik olduğunu fark ettik. Bunun üzerine cihazın nasıl temin edilebileceği ve hangi özelliklere sahip olması gerektiği konusunda araştırmaya başladık.” dedi. CİHAZIN TEMİNİ VE ÖZELLİKLERİ DEĞERLENDİRİLDİ Cihazın teminine yönelik ilk adımın, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör’ün daha önce hastaneye destek veren iş insanlarıyla gerçekleştirdiği vefa kahvaltısında atıldığını belirten Baltalı, toplantıda İnme Merkezi’nin ihtiyaçlarının ele alındığını söyledi. Denizli, bölge ve insan sağlığı açısından önemli bir karar alındığını belirten Baltalı; “Bahsettiğimiz cihazın eksikliği, Rektörümüz Sayın Mahmud Güngör’ün geçmişte hastaneye destek veren iş insanlarına yönelik düzenlediği vefa kahvaltısında gündeme getirildi. Toplantıda konunun önemini anlattık. Orada bulunan yardımsever bir iş insanımız, yüksek miktarda bağış yapabileceğini ifade etti. Böylece sürecin ilk adımı atılmış oldu. Bu desteğin ardından gerekli araştırmaları yaptık, üniversitemizdeki hocalarımızın görüşlerini aldık. Nasıl bir cihaza ihtiyaç duyulduğunu, hangi özelliklerin önemli olduğunu ve hastanemizin ihtiyacını en iyi şekilde karşılayabilecek teknolojinin hangisi olduğunu değerlendirdik. Bizim için önemli olan, yalnızca bir cihazın satın alınması değildi. Üniversitemizin sağlık hizmetlerine uzun vadede katkı sağlayacak, hastaların tanı ve tedavi süreçlerinde kullanılabilecek ileri teknolojiye sahip bir sistemi Denizli’ye kazandırmaktı. Bu nedenle araştırma ve değerlendirme sürecini titizlikle yürüttük.” dedi. “DERİN BİR ARAŞTIRMA YAPILDI” Araştırmaların ardından dünyada sayılı merkezde bulunan 512 kesitli bilgisayarlı tomografi cihazının temini için karar alındığını belirten Baltalı, pazarlık sürecinin tamamlanmasının ardından siparişin verildiğini ifade etti. Baltalı, “Üniversitemizdeki hocalarımızın görüşleri ve yaptığımız araştırmalar doğrultusunda cihazın özelliklerini değerlendirdik. Pazarlıklarımızı tamamladık ve siparişimizi verdik. İş insanlarımızın katkılarıyla cihaz haziran ayında üniversitemize teslim edildi. Deneme çekimleri başarıyla gerçekleştirildi” diye konuştu. Cihazın Denizli’ye kazandırılmasına katkı sunan iş insanlarına teşekkür eden Baltalı, üniversite yönetimi, akademisyenler ve sanayicilerin iş birliğinin sürecin tamamlanmasında etkili olduğunu belirtti. “BİR İNSANIN HAYATI KURTULDUĞUNDA AİLESİ DE ETKİLENİYOR” Yatırımın kendileri açısından yalnızca bir sağlık cihazının temin edilmesinden ibaret olmadığını vurgulayan Baltalı, insan hayatına sağlayabileceği katkının önemine dikkat çekti. Bir kişinin sağlığına kavuşmasının ailesi ve yakın çevresi için de büyük anlam taşıdığını belirten Baltalı, “Bu cihaz sayesinde bir hayat kurtarıldığında bir ailenin, hatta daha geniş bir çevrenin de hayatı değişebiliyor. Bir insanın sağlığına kavuşması, yeniden ailesinin yanına dönmesi ve yaşamını sürdürebilmesi çok önemli. Bazen bir kişinin yaşadığı sağlık sorunu bütün ailesinin hayatını etkiliyor. O insanın yeniden sağlığına kavuşmasına katkı sunabilmek, ailesinin de hayatına dokunmak anlamına geliyor. Biz bu yatırımı bu açıdan değerlendiriyoruz. İnsanların sağlığına katkı sağlayacak bir çalışmanın içinde bulunmak, böyle bir imkânın Denizli’ye kazandırılmasına destek olmak bizi mutlu ediyor. İnme Merkezi’nin hızlı müdahale imkânı sunan, son derece önemli bir birim olduğunu düşünüyoruz. Cihazın hastanede kullanıma alınması da bu açıdan bizim için çok kıymetli.” dedi. RESMÎ AÇILIŞ İÇİN HAZIRLIK YAPILIYOR Cihazın resmî açılışını gerçekleştirmeyi planladıklarını belirten Baltalı, “Cihazın resmî açılışını, geniş katılımlı bir etkinlikle gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu süreçte katkı sunan yardımseverlerimize günün anısına plaket takdim edeceğiz. Emeği geçen ve destek veren herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. “İNSAN SAĞLIĞINA DOKUNACAK” Denizli’de sağlık hizmetlerinin gelişmesine katkı sunmayı sürdürmek istediklerini dile getiren Baltalı, “Dileğimiz, bu cihazın mümkün olduğunca çok insanın sağlığına kavuşmasına katkı sağlamasıdır. Bir insanın hayatına dokunabilmek, onun yeniden yaşamına devam edebilmesine vesile olabilmek çok değerli. Denizli’de sağlık hizmetlerinin gelişmesine katkı sunmaya devam etmek istiyoruz.” dedi.

Denizli'nin Futbol Haritası Çıkarılacak Haber

Denizli'nin Futbol Haritası Çıkarılacak

Pamukkale Üniversitesi Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen çalıştaya TÜRFAD Denizli Şube Başkanı Ahmet İbanoğlu, TÜRFAD Denizli Şubesi yönetim kurulu, Pamukkale Üniversitesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Denizli Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu, Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği, Futbol İl Temsilciliği, İl Hakem Derneği ve Saha Komiserleri Derneği temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜRFAD Denizli Şube Başkanı Ahmet İbanoğlu, Denizli futbolunun gelişmesi konusunda yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konusunda tüm paydaşların katılımıyla başlattıkları çalışmaların ilkini Ocak ayında yaptıklarını söyledi. Denizli futbolunun dünü, bugünü ve geleceği hakkında tespitler, çözüm yolları ve önerilerin gündem maddesi olarak futbolun taban birlikleri ile yeniden bir araya geldiklerini ifade eden İbanoğlu, "Bu çalıştayımızda yerel amatör ligler ve futbolu masaya yatırdık. Futbolun taban birlikleri olan paydaşlarımızın çalışmaları ve önerileriyle Denizli futbolunun durumunu ortaya çıkararak bir rapor hazırlayacağız. Hazırlanacak bu rapor, gerekli mercilere aktarılacak ve sorunların çözümü konusunda yol haritasının çıkarılmasında öncü görevi olacaktır. Denizli'de amatör futbolun durumu, kulüplerin, futbolcuların, hakemlerin, saha komiserlerinin, antrenörlerin ve diğer paydaşların sorunları nelerdir, bunlarla ilgili neler yapılabilir, tesislerin durumu nedir gibi konularda yaptığımız fikir alışverişi ve çalışmalar büyük önem taşımaktadır" dedi. TÜRFAD'ın bir karar mekanizması değil bir fikir derneği olduğu kaydeden Ahmet İbanoğlu, "İlk etapta amatör futbolun masaya yatırıldığı bu toplantıdan sonra profesyonel futbolu değerlendiren bir çalıştay yapmayı hedefliyoruz. Çalıştaya katılarak fikir ve önerilerini sunan tüm paydaşlara teşekkür ederim" dedi. Açılış konuşmasının ardından katılımcılar hazırladıkları sunumları gerçekleştirerek, kendi alanlarındaki sorun, tespit ve çözüm önerilerini sundular. Projelerin değerlendirildiği, sorunların tartışıldığı ve görüş alışverişinde bulunulan çalıştayda, birlikteliğin önemine vurgu yapıldı.

850. yılda büyük buluş! Haber

850. yılda büyük buluş!

Denizli Gazeteciler Cemiyetinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Hasan Kara, Miryokefalon Savaşı’nın yeriyle ilgili tartışmaların en önemli nedenlerinden birinin kalenin bugüne kadar bulunamamış olması olduğunu belirtti. Kara, 1176 Derneği olarak yaklaşık 10 yıldır bölgede arazi çalışmaları yürüttüklerini ve bu çalışmalar sırasında Çivril’de önemli bulgulara ulaştıklarını ifade etti. Kara, Bizans tarihçisi Honazlı Niketas’ın anlatımlarından hareketle yaptıkları araştırmada, ordunun Honaz’dan Dinar istikametine ilerleyip Homa’ya ulaştıktan sonra yıkık Miryokefalon Kalesi’nin yanından geçerek yaklaşık 10 mil uzunluğundaki bir vadiye girdiğini belirtti. Bu özellikleri taşıyan vadinin bölgede Kufi Vadisi olduğunu ifade eden Kara, kalenin de vadinin girişinde aranması gerektiği düşüncesiyle yıllarca çalışma yaptıklarını söyledi. 150 DÖNÜMÜ AŞAN KALE YERLEŞİMİ Araştırmalar sonucunda Kara; Çivril’de, Koçak ve Işıklı mahalleleri arasında, ova seviyesinden yaklaşık 100-120 metre yüksekte önemli bir yerleşim alanının izlerinin tespit edildiğini belirtti. Prof. Dr. Kara, 150 dönümün üzerinde, geniş sınırlarıyla yaklaşık 300 dönüme ulaşan alanda kale yerleşimine ait izler bulunduğunu, onlarca metre boyunca devam eden sur temelleri, iki burç, yapı blokları, su kuyusu veya sarnıç olduğu değerlendirilen yapılar ile çok sayıda taş ve seramik kalıntısının görüldüğünü aktardı. Kara; bölgede 2020 yılında tespit edilen mezarlığın ardından alanın 2021 yılında Aydın Kültür Varlıkları Bölge Kurulu tarafından Karakaya Nekropolü ve Yerleşimi olarak birinci ve üçüncü derece arkeolojik sit alanı şeklinde tescil edildiğini söyledi. Kara, yüzey araştırmalarında elde edilen malzemelerin milattan önce 4. yüzyıldan milattan sonra 6. yüzyıla kadar uzanan bir yerleşim izine işaret ettiğini, kalenin ise 1176 yılında zaten yıkık ve virane durumda olduğunun değerlendirildiğini söyledi. “YIKIK VE KAYIP MİRYOKEFALON KALESİ” Prof. Dr. Hasan Kara, tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde tespit edilen yapının Miryokefalon Kalesi olduğu kanaatine vardıklarını belirterek, “Bu kale, bütün ifadelerden, Niketas’ın tanımlamalarından, arkeolojik ilk yaşlandırmalardan, yüzey bulgularından ve Bizans ordusunun İstanbul’dan Konya’ya giderken geçtiği yol güzergâhından hareketle yıkık ve kayıp olan Miryokefalon Kalesi’dir. Bu kale, Denizli’nin Çivril ilçesinde, Koçak ve Işıklı mahallelerinin kesiştiği bölgede, Kufi Çayı’nın Çivril Ovası’na kavuştuğu yerden yaklaşık 100-120 metre yüksekte bulunuyor.” dedi. “BİLİMSEL MAKALEMİZ YAYINLANDI” Kara, kaleye ilişkin bulguların bir makale hâline getirilerek Anadolu Kültürel Araştırmalar Dergisi’nde yayımlandığını, farklı akademik ortamlarda sunumlarının yapıldığını ve değerlendirmelerin ardından keşfi kamuoyuyla paylaşma aşamasına geldiklerini söyledi. “MALAZGİRT KAPIYI AÇTI, MİRYOKEFALON TAPUYU TESCİL ETTİ” 1176 Derneği Başkanı Doç. Dr. İbrahim Balık ise Miryokefalon Zaferi’nin Anadolu’nun Türk yurdu olması açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Balık, dernek olarak uzun süredir zaferin Denizli’de geniş katılımlı bir programla anılması için çalışma yürüttüklerini belirterek, bu yıl ilk kez Denizli Valiliği himayesinde kapsamlı bir anma programı gerçekleştirileceğini söyledi. Balık, Miryokefalon’un tarihsel önemini, “Malazgirt Anadolu kapısını Türklere açtıysa, Miryokefalon da tapusunu bize tescil etmiştir” sözleriyle anlattı. Savaşın yeri konusunda akademik tartışmaların devam ettiğini de vurgulayan Balık, farklı illerde yapılan kutlamaların bilimsel tartışmanın sürdüğünü gösterdiğini ifade etti. Kesin sonuca ulaşmanın yolunun daha kapsamlı yüzey araştırmaları ve arkeolojik çalışmalar olduğunu belirten Balık, 1176 Derneğinin bu çalışmalar için yeniden başvuru yapacağını söyledi. 850. YILDA ÇİVRİL’DE KAPSAMLI PROGRAM Miryokefalon Zaferi’nin 850. yılı dolayısıyla hazırlanan program 16 Eylül’de başlayacak. İlk gün saat 10.00’da bürokratların da katılımıyla Çivril’de Kufi Vadisi ve çevresindeki tarihî alanlara gezi düzenlenecek. Akşam ise Çivril’de akademisyenler ve yerel araştırmacıların katılacağı panel gerçekleştirilecek. 17 Eylül’de, zaferin yıl dönümünde saat 13.00’te Çivril Atatürk Anıtı’na çelenk sunulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak. Saat 14.00’te ise savaş alanı olarak değerlendirilen bölgede, tespit edilen kalenin eteklerindeki tören alanında program devam edecek. Mehter, halk oyunları ve cirit gösterileri de gün boyunca gerçekleştirilecek. 18 Eylül’de Pamukkale Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde İstanbul Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Pamukkale Üniversitesi’nden akademisyenlerin katılımıyla kapanış paneli düzenlenecek. 850. yıl programının, Miryokefalon Zaferi’nin Denizli’deki tarihî öneminin gündeme taşınmasının yanı sıra, Çivril’de tespit edilen kale ve savaş alanına ilişkin bilimsel çalışmaların da kamuoyuna aktarılması açısından önemli bir buluşmaya sahne olması bekleniyor.

Pamukkale Üniversitesi’ne “tam akreditasyon” gururu Haber

Pamukkale Üniversitesi’ne “tam akreditasyon” gururu

Pamukkale Üniversitesi Konukevi’nde basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya gelen PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, üniversitenin YÖKAK değerlendirme süreci ve alınan tam akreditasyon belgesiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Güngör, programa katılan akademisyenlere ve basın mensuplarına teşekkür ederek, bu tür buluşmaların önemine dikkat çekti. “Kaliteyi zirveye taşıdık” Türkiye’de yükseköğretim kurumlarının kalite standartlarını yükseltmek ve üniversitelerin ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunu değerlendirmek amacıyla YÖKAK tarafından kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirten Güngör, Pamukkale Üniversitesi’nin de bu süreçten geçtiğini ifade etti. YÖKAK değerlendirmelerinin iki aşamalı olarak gerçekleştirildiğini aktaran Güngör, ilk aşamada üniversitelerin sanal ortamda değerlendirildiğini, ikinci aşamada ise saha ziyaretleri gerçekleştirildiğini söyledi. PAÜ’nün ilk aşamayı mayıs ayında başarıyla tamamladığını belirten Güngör, ikinci aşamada ise YÖKAK tarafından görevlendirilen 8 kişilik değerlendirme ekibinin üniversitede incelemelerde bulunduğunu kaydetti. Değerlendirme ekibinin rektörlük, idari birimler, fakülteler, yüksekokullar, öğrenciler, mezunlar ve dış paydaşlarla görüşmeler gerçekleştirdiğini anlatan Güngör, üniversitenin fiziki imkânlarının da yerinde incelendiğini belirtti. 8 kişilik ekip saha ziyareti gerçekleştirdi YÖKAK değerlendirme ekibinde farklı üniversitelerden akademisyenlerin yanı sıra farklı uzmanlık alanlarından değerlendiricilerin yer aldığını ifade eden Güngör, ekibin gerçekleştirdiği incelemelerin ardından olumlu bir değerlendirme süreci yaşandığını söyledi. Saha ziyaretlerinin tamamlanmasının ardından değerlendirme ekibinin Ankara’da YÖKAK bünyesinde çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Güngör, yapılan değerlendirmeler sonucunda Pamukkale Üniversitesi’nin tam akreditasyon belgesi almaya hak kazandığını açıkladı. Güngör, “Hamdolsun ilk defa Pamukkale Üniversitesi ailesi olarak kıvanç duyacağımız, kaliteyi zirveye taşıyabildiğimiz bir belgeyi hak etmiş olduk. Tam akreditasyon belgesi bunun adı” ifadelerini kullandı. “Ulusal ve uluslararası görünürlüğümüz güçlenecek” Tam akreditasyon belgesinin Pamukkale Üniversitesi açısından önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Güngör, belgenin üniversitenin ulusal ve uluslararası düzeyde tanınırlığına, görünürlüğüne ve uluslararasılaşma çalışmalarına katkı sağlayacağını söyledi. Güngör, elde edilen başarının yalnızca üniversite yönetiminin değil, akademik ve idari personel, öğrenciler, mezunlar ve dış paydaşların ortak katkısının sonucu olduğunu dile getirdi. “Basın bizim önemli bir paydaşımız” Toplantıda basın mensuplarının üniversite açısından önemine de değinen Güngör, göreve geldiği ilk günden itibaren basını önemli bir paydaş olarak gördüğünü ifade etti. Basının üniversitenin hareket kabiliyetini genişleten, kamuoyuyla iletişim kurulmasına katkı sağlayan ve zaman zaman eksik görülen noktaların fark edilmesine yardımcı olan önemli bir yapı olduğunu belirten Güngör, gazetecilere teşekkür etti. Güngör, basın mensuplarını aynı zamanda üniversitenin “danışma kurulu” gibi gördüğünü belirterek, “Sizlerin de çok önemli katkısı olduğunu canı gönülden inanarak hem kabul ediyor hem sizlere teşekkür ediyorum” dedi.

Denizli’de yürek yakan veda! Haber

Denizli’de yürek yakan veda!

MURAT DEMİRBİLEK Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde meydana gelen trafik kazası, bir aileyi peş peşe gelen acılarla yasa boğdu. Kaza, önceki gece saat 23.00 sıralarında Servergazi Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 29 yaşındaki Asım Ayyıldız’ın kullandığı 20 BP 810 plakalı otomobil, sürücüsünün kontrolünden çıkarak önce kaldırıma, ardından ağaca çarptı. Kazanın ardından olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Asım Ayyıldız, ambulansla Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. OĞLUNUN ÖLÜM HABERİYLE YIKILDI Kazayı öğrenen Asım Ayyıldız’ın babası 55 yaşındaki İsmail Ayyıldız, oğlunun bulunduğu hastaneye gitti. Burada oğlunun hayatını kaybettiğini öğrenen baba Ayyıldız, büyük acının ardından kalp krizi geçirdi. Hastanede doktorların tüm çabasına rağmen İsmail Ayyıldız da kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Böylece bir trafik kazası, aynı aileden baba ve oğlun art arda hayatını kaybetmesine neden oldu. ACI ÜSTÜNE ACI İsmail Ayyıldız’ın yaşamı boyunca peş peşe ağır kayıplar yaşadığı öğrenildi. 13 yıl önce eşini, yaklaşık 2 yıl önce ise kardeşini kaybeden Ayyıldız, son olarak oğlunun ölüm haberiyle yıkıldı. Yakınlarının anlatımına göre mahallede sevilen ve sayılan isimlerden biri olan Ayyıldız’ın, oğlunun ölümünü öğrenmesinin ardından yaşadığı büyük üzüntüye kalbi dayanamadı. “MAHALLEMİZİN İLERİ GELEN İNSANLARINDAN BİRİYDİ” Aileyi yakından tanıyan Saim Güney, yaşananları anlatırken, İsmail Ayyıldız’ın oğlunun ölümünün ardından hastanede kalp krizi geçirdiğini belirtti. Güney, Ayyıldız ailesini uzun yıllardır tanıdığını ifade ederek, “1985’ten beri aynı mahalledeyiz. Müşterimiz, öz abimiz, mahallemizin ileri gelen insanlarından bir tanesi”sözleriyle yaşadıkları acıyı anlattı. Mahalle esnaflarından Erkan Durmuş ise İsmail Ayyıldız’ın yıllardır mahalleye emek veren, herkes tarafından sevilen bir isim olduğunu söyledi. Durmuş, “Mahallemizin esnaflarından, mahallemizin ileri gelen insanlarından biriydi. Hem oğlu hem kendi mahallemizde yıllardır, 40-45 senedir emek vermiş insanlarımızdı. Herkese faydası, iyiliği olmuş, bayağı sevilen bir insanımızdı. Oğlunun ölümünü kaldıramadı”** dedi. BABA-OĞUL SON YOLCULUKLARINA UĞURLANDI Peş peşe yaşanan iki ölümün ardından Asım Ayyıldız ve babası İsmail Ayyıldız’ın cenazeleri, Gümüşler Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından aynı mezarlıkta toprağa verildi. Cenaze törenine Ayyıldız ailesinin yakınları, dostları, mahalle sakinleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun katılımın olduğu cenazede gözyaşları sel olurken, baba-oğul dualar eşliğinde son yolculuklarına uğurlandı. Bir baba, oğlunun acısına daha fazla dayanamadı. Geriye ise yıllar içinde kaybedilen eş, kardeş ve evladın ardından derin bir yas bırakan acılı bir aile kaldı.

Denizli’de Anne Ve Bebeğinin Ölümünde Yeni Gelişme Haber

Denizli’de Anne Ve Bebeğinin Ölümünde Yeni Gelişme

Denizli’de yaşanan ve kamuoyunda büyük üzüntüye neden olan anne ve bebek ölümüyle ilgili inceleme genişletiliyor. Edinilen bilgilere göre, doğum öncesinde herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığı belirtilen Gamze Doğan, 23 Ağustos’ta ikinci çocuğunu dünyaya getirmek üzere özel bir hastaneye başvurdu. Sezaryenle doğuma alınan Doğan’ın bebeği Güney’in hayatını kaybettiği, doğumun ardından annenin sağlık durumunun ağırlaşması üzerine Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildiği öğrenildi. Gamze Doğan’ın burada yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiği belirtildi. Ailenin, doğum sürecinde ihmal bulunduğu iddiasıyla hastane, doktorlar ve sorumlu olduğunu düşündükleri kişiler hakkında şikâyetçi olması üzerine olayla ilgili adli soruşturma başlatılmıştı. İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ DE HAREKETE GEÇTİ Olayla ilgili adli sürecin yanı sıra Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından da idari soruşturma başlatıldığı öğrenildi. İdari soruşturma kapsamında; annenin hastaneye başvurduğu andan itibaren yaşanan süreç, anne ve bebeğin sağlık durumları, doğum kararı, uygulanan tıbbi işlemler, sezaryen süreci ve sevk aşamasının ayrıntılı şekilde incelenmesi bekleniyor. Yürütülen incelemeyle, olayda herhangi bir hizmet kusuru veya ihmal bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması amaçlanıyor. İL KOMİSYONU PAZARTESİ GÜNÜ TOPLANACAK Soruşturma kapsamında önemli bir toplantının Pazartesi günü gerçekleştirileceği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, Denizli İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki ilgili komisyon, Gamze Doğan ve bebeği Güney’in hayatını kaybettiği olayla ilgili toplanacak. Toplantıda doğum sürecine ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, olayın tıbbi boyutunun ele alınması ve soruşturma kapsamında izlenecek yol haritasının belirlenmesi bekleniyor. SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN UZMANLAR DENİZLİ’YE GELECEK Soruşturmayla ilgili en dikkat çeken gelişmelerden birinin ise Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilecek kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının Denizli’ye gelmesi olduğu öğrenildi. Uzmanların, Pazartesi günü gerçekleştirilecek İl Komisyonu toplantısına katılarak olayın tıbbi boyutunun değerlendirilmesine katkı sunması bekleniyor. Bakanlık tarafından görevlendirilecek uzmanların yapacağı inceleme ve değerlendirmelerin, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması açısından önemli bir aşama olacağı ifade ediliyor. TÜM SÜREÇ MERCEK ALTINA ALINACAK İdari ve adli soruşturmalar kapsamında, Gamze Doğan’ın hastaneye başvurduğu andan itibaren yaşanan tüm sürecin ayrıntılı olarak incelenmesi bekleniyor. Soruşturmada; anne ve bebeğin sağlık durumları, doğum kararının nasıl alındığı, sezaryen süreci, doğum sonrasında yaşanan gelişmeler, uygulanan müdahaleler ve Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne sevk sürecine kadar geçen aşamalar değerlendirilecek. KESİN ÖLÜM NEDENİ SORUŞTURMA SONUCUNDA ORTAYA ÇIKACAK Gamze Doğan ve bebeği Güney’in kesin ölüm nedenine ilişkin incelemeler devam ederken, mevcut aşamada hastane veya sağlık çalışanları açısından kesinleşmiş bir kusur bulunduğuna ilişkin resmi bir açıklama bulunmuyor. Ailenin gündeme getirdiği ihmal iddiaları, devam eden adli soruşturma ve Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen idari soruşturma kapsamında değerlendirilecek. Pazartesi günü yapılması beklenen İl Komisyonu toplantısı ile Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilecek kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının incelemeleri, olayın aydınlatılması açısından kritik bir aşama olarak görülüyor. Olayla ilgili soruşturmalar devam ederken, kesin neden ve varsa sorumlulukların yapılacak incelemelerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.

Sosyal Bilimler Lisesinden Tıp Fakültesine Uzanan Azmin Başarı Hikâyesi Haber

Sosyal Bilimler Lisesinden Tıp Fakültesine Uzanan Azmin Başarı Hikâyesi

İbrahim Çinkaya Sosyal Bilimler Lisesi mezunu Emre Çağın, alışılmışın dışına çıkan eğitim hayatı ve azmiyle dikkat çeken bir başarı hikâyesine imza attı. Sosyal bilimler alanında eğitim veren bir liseden mezun olan Çağın, okulunda fizik ve kimya derslerini görmemesine rağmen bu alanlarda kendisini geliştirmek için kendi imkânlarıyla çalıştı. Gösterdiği kararlılık, onu Türkiye’nin sayılı başarı hikâyelerinden birinin sahibi yaptı. Liseye sonuncu sıradan kayıt olan Emre Çağın, dört yıl boyunca gösterdiği üstün gayret sonucunda İbrahim Çinkaya Sosyal Bilimler Lisesi’ni okul birincisi olarak tamamladı. Ancak onun başarı hikâyesi yalnızca okul birinciliğiyle sınırlı kalmadı. FEN LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN ARASINDAN SIYRILDI Çağın’ın en dikkat çekici başarılarından biri ise 2024 Türkiye Kimya Olimpiyatlarında geldi. Türkiye genelinden öğrencilerin katıldığı olimpiyatta Türkiye 12’ncisi olan Çağın, yarışmaya katılan öğrenciler arasında sosyal bilimler lisesinden gelen tek öğrenci olmasıyla da dikkat çekti. Fen liselerinde eğitim gören öğrencilerin ağırlıkta olduğu yarışmada, fizik ve kimya derslerini okul müfredatında görmeden kendi kendine çalışan Emre Çağın’ın elde ettiği derece, başarının yalnızca okul türüyle değil; merak, disiplin, çalışma ve kararlılıkla da şekillendiğini ortaya koydu. FİZİK VE KİMYAYI KENDİ KENDİNE ÖĞRENDİ Tıp fakültesini hedefleyen Çağın, lise eğitiminde karşılaşmadığı fizik ve kimya konularını kendi çalışma programını oluşturarak öğrenmeye başladı. Eksiklerini kendi çabasıyla tamamlayan genç öğrenci, hedefinden vazgeçmek yerine daha fazla çalışarak üniversite sınavına hazırlandı. Bu yoğun emeğin sonucunda Emre Çağın, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanarak hayalini gerçeğe dönüştürdü. Sosyal bilimler lisesinden tıp fakültesine uzanan bu başarı, yalnızca bir üniversite sınavı başarısı değil, aynı zamanda öğrencinin kendi sınırlarını aşabileceğini gösteren ilham verici bir örnek oldu. “OKUL TÜRÜ SINIR DEĞİL” Emre Çağın’ın hikâyesi, öğrencilerin hedefleri doğrultusunda kendilerini geliştirmeleri halinde eğitim aldıkları okulun türünün tek başına bir sınır oluşturmadığını gösteriyor. Lise hayatına sonuncu sıradan başlayan, okulunu birincilikle tamamlayan; kendi kendine öğrendiği kimya ile Türkiye derecesi elde eden ve sonunda Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanan Çağın, azmin ve düzenli çalışmanın başarıya giden yolda en önemli unsurlardan biri olduğunu ortaya koydu. Emre Çağın’ın başarısının, Türkiye’de bir sosyal bilimler lisesinden tıp fakültesine uzanan ilk örneklerden biri olması açısından da ayrı bir anlam taşıdığı değerlendiriliyor.

Tavas’ta sağlıkta çifte açılış! Haber

Tavas’ta sağlıkta çifte açılış!

MURAT DEMİRBİLEK Tavas'ta sağlık alanında önemli bir yatırım daha hizmete girdi. Sağlık Bakanlığı tarafından ilçeye kazandırılan 2 bin 350 metrekare kapalı alana sahip İlçe Sağlık Müdürlüğü, Sağlıklı Hayat Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezi ile Tavas Devlet Hastanesi bünyesinde oluşturulan 14 yataklı Bağımlılık Arındırma Merkezi düzenlenen törenle açıldı. Açılış törenine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, Denizli Vali Vekili Adnan Kayık, Denizli milletvekilleri Cahit Özkan, Şahin Tin ve Nilgün Ök, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, Tavas Kaymakamı İsmail Demir, Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, protokol üyeleri, sağlık çalışanları ve vatandaşlar katıldı. TAVAS’A MODERN SAĞLIK KOMPLEKSİ Yeni sağlık kompleksinde vatandaşlara yalnızca tedavi hizmetleri değil, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri de sunulacak. Merkezde kişiye özel beslenme ve fiziksel aktivite danışmanlığının yanı sıra kronik hastalıklarla mücadele, psikososyal danışmanlık, kadın ve çocuk sağlığı, ağız ve diş sağlığı, kanser taraması ile tütün ve madde bağımlılığı danışmanlığı gibi hizmetler verilecek. Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Tavas’ta son 10 yılda sağlık alanında önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini belirterek, yeni tesislerin ilçenin sağlık altyapısını daha da güçlendireceğini söyledi. 14 YATAKLI BAĞIMLILIK ARINDIRMA MERKEZİ Tavas Devlet Hastanesi bünyesinde hizmete alınan 14 yataklı Bağımlılık Arındırma Merkezi (BAM) de açılışın önemli yatırımlarından biri oldu. Merkezle birlikte bağımlılıkla mücadelede ilçedeki sağlık hizmetlerinin kapsamının genişletilmesi hedefleniyor. Tavas Kaymakamı İsmail Demir ise yeni tesislerin özellikle koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerini vatandaşların ayağına daha etkin şekilde götüreceğini ifade etti. TAVAS’A MR MÜJDESİ Açılış töreninin en dikkat çeken açıklamalarından biri ise AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’den geldi. Zeybekci, Pamukkale Üniversitesi’nde bulunan MR cihazının en kısa sürede Tavas Devlet Hastanesi’nde hizmet vermeye başlayacağını açıkladı. Tavas’taki sağlık yatırımlarının önemine dikkat çeken Zeybekci, ilçenin modern sağlık hizmetleri açısından önemli bir noktaya geldiğini belirtti. Konuşmaların ardından kurdele kesimi gerçekleştirilerek yeni sağlık tesisleri hizmete açıldı. Yeni yatırımların Tavas ve Denizli’ye hayırlı olması temennisinde bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.