Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rekabet Gücü

Tavas Barış Gazetesi - Rekabet Gücü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet Gücü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay zekâ çağında sanayinin yeni yol haritası DSO’da konuşuldu Haber

Yapay zekâ çağında sanayinin yeni yol haritası DSO’da konuşuldu

Etkinlikte ayrıca, teknolojik dönüşümün üretim ve iş yapış biçimlerine etkisi ile yapay zekânın bireylerin yaşam biçimleri, çalışma alışkanlıkları ve tüketim tercihleri üzerindeki yansımaları da ele alındı. Türkiye’nin değişen toplumsal yapısı, geleceğin meslekleri, insan kaynağının dönüşümü ve veri odaklı karar alma kültürü de programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kasapoğlu: “Geleceği ve Değişimi Doğru Okumalıyız” Programın açılış konuşmasını yapan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, finansmana erişim, yüksek işgücü maliyetleri, enflasyon, kur ve faiz politikalarının sanayicinin rekabet gücü üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Yönetim Kurulu Üyeleriyle birlikte sahada sanayicinin sorunlarını yakından takip ettiklerini ifade eden Kasapoğlu, mevcut koşulların yatırım ve gelecek planlarını zorlaştırdığını söyledi. Bu tablonun iş dünyasını günlük sorunlara odaklanmaya ittiğini belirten Kasapoğlu, sanayicinin geleceğin teknolojilerini ve değişen üretim anlayışını da gündeminde tutması gerektiğini vurguladı. Kasapoğlu, “Öngörülebilir olmayan bu ortamda gelecekle ilgili hesap yapmak, plan yapmak zorlaşıyor. Ancak biz içeride bu sorunlarla uğraşırken dünya önemli bir teknoloji devriminden geçiyor. Girişimciliğin ruhunda, üretimin ruhunda değişimi yakalamak, çağı yakalamak var. Türk girişimcisinin ve sanayicisinin bu değişimi de mutlaka bir yerinden yakalayacağına inanıyorum. Yeter ki geleceği ve değişimi doğru okuyalım, bu dönüşümü iyi anlayıp geleceğimizi buna göre planlayalım.” dedi. Abdula: “Bugünü ve Yarını Birlikte Yaşamak Lazım” Stratejist ve FutureBright Group Kurucusu Akan Abdula, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, dönüşümün ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla birlikte okunmasının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin değişen yapısı, insan kaynağı ve geleceğe yönelik fırsatlarının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Abdula, geleceğe hazırlanırken bugünün ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Geleceğin meslekleri konuşulurken mevcut üretim yapısının ihtiyaç duyduğu alanların da dikkate alınması gerektiğine işaret eden Abdula, teknoloji yatırımlarının enerji ve insan kaynağı başta olmak üzere farklı sektörlerde yeni ihtiyaçlar doğuracağını belirtti. Veri merkezlerinin yaygınlaşmasını örnek gösteren Abdula, geleceğin ekonomisinin bugünün temel sektörleriyle birlikte şekilleneceğini ifade etti. Abdula, “Yeni Ekonomik Zemin” başlıklı sunumunda, Türkiye’de değişen nüfus ve hane yapısından tüketici davranışlarına, şehirleşmeden eğitim ve kaynak yönetimine kadar uzanan dönüşümün iş dünyasına yansımalarını ele aldı. Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden kurulması ve sermayenin yeni merkezlere yönelmesiyle birlikte yapay zekâ, veri merkezleri ve dijital altyapının yeni bir yatırım alanı oluşturduğuna dikkat çeken Abdula, sanayinin önümüzdeki dönemde değişen pazar koşullarını, teknolojik gelişmeleri ve yeni yatırım dinamiklerini birlikte okuyarak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekâ teknolojilerindeki dönüşüme de değinen Abdula, asistan olarak kullanılan yapay zekâ uygulamalarından daha otonom çalışan “Agentic AI” sistemlerine doğru geçiş yaşandığını söyledi. Bu dönüşümün iş dünyasında üretim süreçlerinden karar alma mekanizmalarına, verimlilikten insan kaynağına kadar birçok alanı değiştireceğini belirten Abdula, şirketlerin yeni döneme hazırlıklı olması gerektiğine dikkat çekti. Program, Akan Abdula’nın katılımcıların sorularını yanıtladığı soru-cevap bölümünün ardından hediye takdimiyle sona erdi.

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart" Haber

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart"

Toplantıda; küresel ve ulusal ekonomideki gelişmeler, sanayinin güncel görünümü, üretim ve ihracattaki son durum, finansmana erişimde yaşanan sorunlar, ABD’nin tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik yeni tarife düzenlemeleri ile döviz dönüşüm desteğindeki değişiklikler değerlendirildi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, üretim gücünün korunmasının rekabetçiliği ve finansmana erişimi destekleyen politikalarla mümkün olacağını vurgulayarak, erken sanayisizleşme riskine karşı üretim kapasitesini koruyacak adımların önemine dikkat çekti. Toplantıda ayrıca DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel’in “Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim” başlıklı sunumu ile Odanın Stratejik Plan revizyonu Meclis Üyeleriyle paylaşılırken, Temmuz ayı Oda faaliyetleri hakkında da bilgilendirme yapıldı. Üretim Ekonomisinin Güçlendirilmesi Ortak Öncelik Olmalı Toplantıda konuşan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, yaklaşık üç yıldır uygulanan dezenflasyon programının sanayi üzerindeki yansımalarına değinerek, üretim, ihracat ve istihdamın ekonomi politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Özellikle emek yoğun sektörlerde artan maliyetlerin Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattığını dile getiren Kasapoğlu, finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin ve yüksek finansman maliyetlerinin sanayicinin üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. Sanayinin Ekonomideki Payındaki Gerileme Dikkatle Değerlendirilmeli Temmuz ayına ilişkin ekonomik göstergeleri de meclis üyeleriyle paylaşan Kasapoğlu, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin 47,7 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, endeksin eşik değer olan 50'nin altında kalmaya devam etmesinin üretim tarafındaki yavaşlamanın sürdüğünü ortaya koyduğunu ifade etti. Enflasyonda kademeli bir gerileme görülmesine rağmen üretim cephesindeki kırılganlığın devam ettiğini belirten Kasapoğlu, enflasyonla mücadele yürütülürken üretim kapasitesinin korunmasının da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Denizli İhracatta Güçlü Performansını Koruyor Konuşmasında Temmuz ayı ihracat verilerine de yer veren Kasapoğlu, Denizli ihracatının 483,9 milyon dolara ulaşarak Haziran 2022'den bu yana en yüksek aylık seviyesini gördüğünü belirtti. Kentin yılın ilk yedi ayında Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artışı yakaladığını aktaran Kasapoğlu, geçen yılın aynı döneminin bayram ayına denk gelmesi nedeniyle yıllık artış oranlarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tutar bazındaki yükselişin sevindirici olduğunu ancak miktar bazındaki gelişmelerin de dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Finansmana Erişim Sanayinin Öncelikli Gündemi Finansal göstergelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, takipteki kredi tutarları ile karşılıksız çek oranlarında yaşanan yükselişin işletmelerin nakit akışındaki sıkışıklığı açıkça gösterdiğini ifade etti. Buna karşın Denizli'nin diğer sanayi şehirleriyle kıyaslandığında dayanıklılığını koruduğunu belirten Kasapoğlu, kentin KOBİ ağırlıklı üretim yapısının değişen piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlayabilmesine katkı sunduğunu söyledi. Sanayicinin beklentisinin daha fazla borçlanmak olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, üretimin devamlılığını sağlayacak sürdürülebilir bir finansman ortamının oluşturulmasının hem ihracat hem de istihdam açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Türk İhracatçısı Küresel Pazarda Eşit Şartlarla Rekabet Etmeli ABD'nin tekstil ve hazır giyim ürünlerine yönelik yeni gümrük vergisi düzenlemesini değerlendiren Kasapoğlu, uygulamanın Türkiye'nin rakip ülkeler karşısındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Maliyet baskılarının devam ettiği bir dönemde ilave tarife yükünün ihracatçılar açısından yeni bir zorluk oluşturduğunu ifade eden Kasapoğlu, siparişlerin alternatif ülkelere yönelmesi riskine dikkat çekti.Türkiye ile ABD arasında yürütülmesi planlanan müzakere sürecinin sektör açısından önemli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, beklentilerinin Türk ihracatçısını dezavantajlı konuma düşüren koşulların giderilmesi ve küresel pazarlarda eşit rekabet şartlarının sağlanması olduğunu söyledi. İhracatın Rekabet Gücü İçin Destek Mekanizmaları Önemli Kasapoğlu, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinin süresinin uzatılmasını olumlu karşıladıklarını belirterek, yeni düzenlemeyle birlikte katma değer, kârlılık ve iş gücü maliyetleri dikkate alınarak farklılaşan bir sisteme geçileceğini ifade etti. 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girecek uygulamanın, ihracatçıların finansmana erişimine katkı sağlayacağını belirten Kasapoğlu, “Finansman maliyetlerinin yüksek, küresel rekabetin yoğun olduğu bu dönemde ihracatçımıza nefes aldıran her destek kıymetlidir. Ancak üretim ve ihracat gücümüzü korumak için rekabetçiliğimizi artıracak ilave adımlara da ihtiyaç var.” dedi. Denizli’nin 2035 Vizyonu Ele Alındı DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, “Denizli 2035 Yol Haritası” sunumunda Denizli’nin sanayi ve ihracat potansiyelini farklı illerle karşılaştırmalı bir biçimde değerlendirerek, rekabet gücünün korunması için altyapı yatırımları, yatırım ortamının geliştirilmesi ve stratejik planlamanın önemine dikkat çekti.Konyalıoğlu, Denizli’nin güçlü üretim kültürünü geleceğe taşıyabilmesi için ortak vizyonla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Yapay Zekâ Sanayinin Geleceğini Şekillendiriyor DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel tarafından "Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim" başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda, yapay zekâ teknolojilerinin sanayide stratejik yönetim anlayışına etkileri, üretimden finansa, insan kaynaklarından proje yönetimine kadar farklı iş süreçlerinde sunduğu uygulama alanları ile işletmelerin dijital dönüşümüne sağlayacağı katkılar ele alındı. Ayrıca yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları, rekabet gücünün artırılması ve geleceğin üretim modellerine ilişkin değerlendirmeler Meclis Üyeleriyle paylaşıldı. Stratejik Plan Revizyonu: Geleceğin Sanayisi İçin Yenilenen Yol Haritası DSO’nun mevcut 2024–2028 Stratejik Planı; üyelerin değişen ihtiyaçları, Denizli sanayisinin dönüşen yapısı, Odanın gelişen hizmet kapasitesi ve TOBB Oda/Borsa Akreditasyon Sistemi’nin güncellenen standartları doğrultusunda revize edildi. DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş tarafından Meclis Üyelerine sunulan revize Stratejik Plan, yapılan değerlendirmelerin ardından oy birliğiyle kabul edildi. Ortak akıl anlayışıyla hazırlanan plan, DSO Yönetim Kurulu’nun önümüzdeki dönem çalışmalarına yön verecek, kaynakların etkin kullanılmasını sağlayacak ve Odanın üyelere yönelik hizmet kapasitesini geliştirecek stratejik bir rehber olarak değerlendirildi. Revize Stratejik Plan; Denizli sanayisinin dijital ve yeşil dönüşümünün hızlandırılması, uluslararası rekabet gücünün artırılması, hedef sektörlerde farklılaşma ve katma değerli üretimin desteklenmesi, nitelikli işgücünün geliştirilmesi ve DSO’nunüyelerine sunduğu hizmetlerin çeşitlendirilerek güçlendirilmesi doğrultusunda hazırlandı. Planın uygulanmasıyla birlikte üye işletmelerin dönüşüm süreçlerine daha etkin biçimde rehberlik edilmesi, firmaların değişen küresel rekabet koşullarına uyum kapasitesinin artırılması ve DSO’nun sanayicilere sunduğu katma değerli hizmetlerin somut ve ölçülebilir sonuçlar üzerinden geliştirilmesi hedefleniyor.

 “Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri” Haber

 “Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri”

YENİ Parti’nin TBMM Genel Kurulu’na sunduğu ilk Meclis araştırma önergesi tekstil ve hazır giyim sektörü üzerine oldu. Önergeye ilişkin grubu adına konuşan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin daha önce de önerge verdiğini kaydederek, üç yıl önce yaptığı uyarılarda sorunların araştırılması ve önlem alınması gerektiğini ifade ettiğini söyledi. Özgür Özel önderliğinde kurulan YENİ Parti’nin iktidar mücadelesinde işçinin, emeklinin, emekçinin, üreticinin, ihracatçının yanında olacağını söyleyen Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Sektöre Son Darbeyi ‘Dostum Trump’ Vurdu” İlk grup önerimizin tekstil sanayisi ve istihdam üzerine olmasını da çok anlamlı bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Üç sene oldu, aynı şekilde bir öneri vermiştim, dedim ki o zaman: ‘İşler yolunda gitmiyor. Gelin, sorunlar, sıkıntılar araştırılsın, önlem alalım.’ Dediler: ‘Dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun var, merak etmeyin, geçer gider.’ Komisyonumuza geçen sene özellikle bu konuda bir toplantı yapmamız ve sektör temsilcilerini toplamamız gerektiğini, sektörün kan kaybettiğini, yoğun bakıma doğru gittiğini söyledim. Varank Bey lütfedip Komisyonumuzu toplamadı, tekstilciyle yüz yüze gelemedi. Bakın, sektöre son darbeyi ‘dostum Trump’ vurdu.Türk tekstilcisine ihracatta yüzde 12,5 ilave vergi getirdi. İşin en acı kısmı ABD ticaret temsilciliği kamuya açık kayıtlarından Türkiye'den ilave vergiye karşı bir savunma ya da temsilciyle bir görüş bildirilmediğini de söyledi. Yani hani masada kazanmıştık, hani her istediğimizi almıştık bu NATO toplantısında? Öyle olmadığını da anladık. AKP'nin gözden çıkardığı sektörde gelinen son noktayı ben size kısaca özetleyeyim: Kriz geçmiş gitmiş mi yoksa delip geçmiş mi siz karar verin. Tekstil ve hazır giyimde toplam iş gücü kaybı 500 binin üzerinde, sektörün yüzde 35'i erimiş. İstihdam rakamlarına göre tekstilde on beş, hazır giyimde tam on bir sene önce geriye gitmişiz; 10 bin firma kapısına kilit vurmuş, toplamda yüzde 15'e tekabül ediyor. Daha beş sene önce 3,7 milyar ile 6'ncı sıradayken şimdi tam otuz beş sene sonra dünyada hazır giyim piyasasından aldığımız pay yüzde 3'ün altına inmiş, ihracat 21 milyar dolardan 16 milyar dolara düşmüş. “Türkiye Sanayisizleşiyor” Daha önceki önergelerde olduğu gibi, AKP'nin hatibi biraz sonra burada, verilen teşvikleri, destekleri, dünya pazarından aldığımız, dünya pazarının daralmasından falan bahsedecek; inanmayın. 2024-25'te dünyada hacmi artan hazır giyim ihracatı içinde payı düşen, ihracatı gerileyen tek üretici maalesef Türkiye. Bakın, teşvik konusunda farklı kurumlardan 86 farklı teşvik verilen sektör bu hâle gelir mi? Geliyor çünkü teşvikler verilmemek üzere kurgulanmış, şartları çok zor. En önemlisi, döviz dönüşüm ve istihdam desteklerini kullanan firma sayısı çok az. Diğer teşvikler ise yara bandı olamayacak nitelikte ve zayıf. Adını koyalım arkadaşlar, Türkiye sanayisizleşiyor, uygulanan ekonomi politikaları sebebiyle durdurulamayan enflasyon yüzünden firmalar faaliyetlerinden kâr edemiyor. Büyüme dediğiniz şey Türk lirası enflasyonu sebebiyle nominal bir şişmeden ibaret. Firmaların finansal kazançlarıyla faaliyetlerinden ettikleri zararları karşılayamıyor yani firmalarımız çalışarak batıyor arkadaşlar. Bugün, bu mevcut durum ile bu faizle sanayicinin sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13,5 FAVÖK üretmesi gerekiyor, şu anda firmaların net kârı yüzde 1 civarında. Bu sürdürülebilir mi? 2022'de mal ihracatının gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 27'nin üzerindeyken üç senede yüzde 17'ye düştü, 2028'deki hedef yüzde 16,4. Uyardık, çok söyledik, yangın küçük bir alandayken önlem alın, ormanı kaybediyoruz, orman gidiyor dedik, dinletemedik. “Tekstilden Teknolojiye, İnşaattan Lojistiğe, Turizme Her Yer Yangın Yeri” Şimdi, artık yangının olmadığı sektör kalmadı. Türkiye hızla sanayisizleşiyor; tekstilden teknolojiye, inşaattan lojistiğe, turizme her yer yangın yeri. Konkordato başvurularında son üç senedir her ay yeni rekor kırılıyor.Sadece altı ayda 1.240 şirket konkordato aldı ve bunun çok büyük bir oranı haziran ayı içinde. 115 şirket iflas etti. Başvuruların büyük bir bölümü sanayi kentlerinden geliyor. Tasfiye edilen şirket sayısı 3.382 yani insanlar artık sizden yıldı, artık üretmiyor, kendi istekleriyle firmalarını kapatıyorlar. Elli yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisinin rekabet gücü üç senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşırken gelecek nesillerden nasıl üretici olmasını bekleyeceğiz? Türkiye bu anlamda ciddi bir yol ayrımındadır ve acil önlem alınmalıdır. Türk sanayisi acilen koruma altına alınmalıdır diyorum.”

Denizli Sanayisinin Geleceğine Yön Verecek Başlıklar Ele Alındı Haber

Denizli Sanayisinin Geleceğine Yön Verecek Başlıklar Ele Alındı

Toplantının açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, küresel rekabetin giderek arttığı mevcut konjonktürde Denizli sanayisinin rekabet gücünü korumasının ve katma değerli üretimi artıracak adımların önemine dikkat çekti. Sanayinin karşı karşıya olduğu güncel gelişmelerin ortak akıl ve istişare anlayışıyla değerlendirilmesinin önemini vurgulayan Konyalıoğlu, meclis çalışmalarının bu anlayış doğrultusunda sürdürüleceğini ifade etti. Toplantıda küresel ve ulusal ekonomideki son gelişmeler, Denizli sanayisinin mevcut görünümü ile Odanın yürüttüğü çalışmalar değerlendirilirken, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu üretim ekonomisine ilişkin önemli mesajlar verdi. Küresel belirsizliklerin üretim ve ihracat üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kasapoğlu, enflasyonla mücadele sürecini desteklediklerini ancak üretim cephesinden gelen sinyallerin de aynı hassasiyetle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.Dezenflasyon politikasını antibiyotik tedavisine benzeten Kasapoğlu, süreç uzadıkça yararlı hücrelerin de zarar gördüğünü belirtti. Kasapoğlu, makro göstergelerdeki iyileşmenin memnuniyet verici olduğunu ancak siparişler, finansmana erişim, daralan kâr marjları ve rekabet gücü gibi başlıklarda sanayicilerin zor bir dönemden geçtiğini ifade etti. Kasapoğlu: "Rekabet Gücümüzü Koruyacak Adımlara Odaklanmalıyız" Haziran ayı imalat sanayi verilerine de değinen Kasapoğlu, özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet baskısının arttığını, buna karşın işletmelerin yatırımlarını tamamen durdurmak yerine verimlilik odaklı dönüşüme yöneldiğini söyledi: "Daralan kâr marjlarına rağmen yatırımını tamamen durduran bir sanayi görmüyoruz. Dijitalleşme yatırımları, enerji verimliliği uygulamaları, yalın üretim çalışmaları ve yapay zekâ çözümleri daha fazla konuşuluyor. Çünkü artık rekabet, daha fazla üretmekten çok daha akıllı üretmeyi gerektiriyor." Kasapoğlu, sanayinin geleceğinde verimlilik, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir üretimin belirleyici olacağını vurguladı. Denizli İhracatı Ülke Ortalamasının Üzerinde Büyüdü Konuşmasında Denizli'nin dış ticaret performansına da değinen Kasapoğlu, Haziran ayında yaklaşık 468 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini, yılın ilk altı ayında ise ihracat artışının Türkiye ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirtti. Elektrik-elektronik, kablo ve demir dışı metaller sektörlerinde güçlü bir performans görüldüğünü ifade eden Kasapoğlu, tekstil sektöründe ise küresel rekabet koşullarının yakından takip edildiğini söyledi. İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu ve TİM İlk 1000 İhracatçı araştırmalarında yer alan Denizlili firmaları da kutlayan Kasapoğlu, bunun üretim kültürü ve girişimcilik birikiminin önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti. DSO Dönüşüm Projelerini Sürdürüyor Toplantıda Denizli Sanayi Odasının son dönemde yürüttüğü çalışmalar hakkında da Meclis üyelerine bilgi verildi. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme, savunma sanayii, enerji verimliliği, uluslararası finansman kaynakları, bilişim-yazılım sektörü iş birlikleri, Meslek Komiteleri faaliyetleri, Denizli Model Fabrika, DSO Verimlilik Merkezi, Teşvik Ofisi ile Şirinköy Projesinde gelinen son durum değerlendirildi. Kasapoğlu, savunma sanayii alanında yürütülen çalışmalar kapsamında TEİ ve Baykar Teknoloji ile gerçekleştirilen tedarikçi buluşmalarının ardından, yakın vadede Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonundafarklı firmaların da Denizli’de ağırlanacağını belirtti. Kasapoğlu, savunma sanayiini yeni bir müşteri olarak görmekten ziyade, bu alanın üretim disiplinini ve kalite kültürünü bütün sanayiye taşıyabilme konusunda Oda olarak gayret gösterildiğini belirtti. Kurumsal gelişim çalışmalarına da değinen Kasapoğlu, TOBB Akreditasyon Sistemi kapsamında gerçekleştirilen geliştirme ziyaretinin başarıyla tamamlandığını belirterek, önümüzdeki dönemde kurumsal kapasiteyi daha da güçlendirmeye yönelik çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. “Odaların Görevi Çözüm Üretecek Mekanizmaları Oluşturmaktır” Denizli Sanayi Odasının son üç buçuk yılda yürüttüğü çalışmaların ortak hedefinin üyelerin dönüşüm yolculuğuna rehberlik etmek olduğunu belirten Kasapoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bugün Odaların görevi, üyelerinin sorunlarını dile getirmekle birlikte, o sorunlara çözüm üretecek mekanizmaları da oluşturmaktır. Biz de son üç buçuk yıldır bütün çalışmalarımızı bu anlayışla şekillendirmeye çalışıyoruz." Toplantının sonunda Kasapoğlu, 2022-2026 çalışma döneminde Denizli Sanayi Odasının faaliyetlerine katkı sunan tüm Meclis üyelerine teşekkür ederek, yeni dönemde de aynı dayanışma ve ortak akıl anlayışıyla Denizli sanayisi için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi Haber

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi

DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu başkanlığında DSO Hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak Çardak Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar katıldı. Toplantıda, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu tarafından gerçekleştirilen Güney Kore ve Çin’e gerçekleştirilen ziyaretlere ilişkin hazırlanan rapor Meclis üyeleriyle paylaşıldı. Raporda, küresel üretim ve ticaret dengelerindeki değişim ele alınırken, Çin’in üretim, lojistik, teknoloji ve ticaret ağlarını entegre biçimde yöneten güçlü bir ekonomik modele dönüştüğü vurgulandı. Sanayisi Güçlü Olmayan Ülkelerin Ekonomik Olarak Ayakta Kalması Zorlaşıyor Toplantının açılışında konuşan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün sanayinin stratejik önemini daha da artırdığına işaret ederek, sanayisi güçlü olmayan ülkelerin ekonomik olarak güçlü kalmasının giderek zorlaştığını söyledi. Jeopolitik gerilimlerin arttığı, ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği ve küresel rekabetin sertleştiği mevcut ortamda üretim kapasitesinin korunmasının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getiren Kasapoğlu, “Bugün kaybedilen üretim kapasitesini, yatırım iştahını veya ihracat pazarını yeniden kazanmak kolay olmuyor” dedi. Enflasyon verilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, üretici fiyatlarında maliyet baskısının devam ettiğine dikkat çekti. Sanayicilerin enerji, hammadde ve finansman maliyetleri nedeniyle üretim planlamasında önemli zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve enflasyonla mücadele sürecinde üretim maliyetlerini dikkate alan politikaların önem taşıdığını ifade etti. Sanayideki Daralma Ekonomik Görünüm İçin Alarm Veriyor Sanayinin katkı sunmadığı bir büyüme modelinin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Yüzde 2,5’lik büyümenin küresel ölçekte yaşanan savaşlar ve ekonomik belirsizlikler dikkate alındığında olumlu görülebileceğini ancakbüyümenin niteliğinin önemine dikkat çekerek “Büyüme oranının kendisinden daha önemli olan konu, bu büyümenin hangi sektörlerin katkısıyla gerçekleştiğidir.” dedi. İlk çeyrekte sanayi sektörünün yüzde 0,8 daraldığına ifade eden Kasapoğlu, bilgi ve iletişim, hizmetler ve tarım sektörlerinin büyümeye katkı sağladığını, buna karşın sanayide yaşanan daralmanın üretim kapasitesi ve ülkenin orta vadeli rekabet gücü açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Kasapoğlu, sanayinin üretim, ihracat, verimlilik artışı ve teknolojik dönüşümün merkezinde yer aldığını, sanayideki ivme kaybının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Büyüme verilerinin dış ticaret tarafında da önemli sinyaller verdiği ilk çeyrekte, mal ve hizmet ihracatının yüzde 12,7 daraldığını hatırlatan Kasapoğlu,küresel talepteki yavaşlama, jeopolitik riskler ve artan rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisinin rakamlara yansımasını değerlendirerek “İhracat pazarlarında kaybedilen bir müşteriyi, bir siparişi veya bir pazarı yeniden kazanmanın maliyeti oldukça yüksektir” dedi. Maliyet Baskısı Üretimi Zorlamaya Devam Ediyor Denizli ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,5 azalarak yaklaşık 383 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyen vetakvimetkisinin bu gerilemede belirli ölçüde rol oynadığını ifade eden Kasapoğlu, yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri, kur-enflasyon dengesi ve küresel rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisini sürdürdüğünü kaydetti. Tüm bu zorlu koşullara rağmen Denizli’nin Türkiye ihracatındaki güçlü konumunu korumasının önemli olduğunu vurguladı. İSO Satın Alma Yöneticileri (PMI) verilerinin faaliyet koşullarındaki bozulmanın yavaşladığına ve üretimde sınırlı toparlanma sinyallerine işaret ettiğini belirten Kasapoğlu, buna rağmen maliyet baskılarının devam ettiğini söyledi. Enerji, akaryakıt, lojistik ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ifade ederek sektörler arasında ayrışmanın devam ettiğini, özellikle tekstil sektöründe yavaşlamanın sürdüğünü kaydetti. Finansmana Erişimde Yaşanan Sorunlar Masaya Yatırıldı Son zamanlarda sanayicilerin finansmana erişim konusunda gündeminde olan TOBB, KGF ve bankaların iş birliğiyle yeniden devreye giren TOBB Nefes Kredisi’nin özellikle KOBİ’ler açısından önemli bir adım olduğunu belirten Kasapoğlu, “Ortaya konulan ekonomik tablo, reel sektörün finansmana erişimde ciddi bir sıkılaşma ile karşı karşıya olduğunu ve bunun artık doğrudan üretimi,yatırımı ve ihracatı etkilediğini göstermektedir. Bu çerçevede TOBB Nefes Kredisi’nin yeniden devreye alınacak olması, özellikle KOBİ’ler açısından sahada karşılığı olan önemli bir destek niteliğinde. Ancak açık söylemek gerekir ki, mevcut koşullarda bu tür programların etkisi daha çok kısa vadeli bir rahatlama sağlamakta; kalıcı çözüm ise finansman yapısının bütüncül şekilde ele alınmasına bağlıdır. Özellikle reeskont kredileri ihracatçılarımız için önemli bir araç. Ancak uygulamada gördüğümüz teminat yapısı, krediye erişimi kolaylaştırmak yerine tam tersine zorlaştıran bir sonuç ortaya koyuyor. Kredi tutarının üzerinde teminat mektubu istenmesi, firmaların teminat limitlerini gereksiz yere kilitliyor ve ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu da reel sektörün finansmana erişimini destekleyen bir yapıdan çok, sınırlandıran bir yapıya dönüşmüş durumda. Benzer şekilde, faiz giderlerinin muhasebeleştirilmesinde uygulanan 12 aya yayma zorunluluğu da firmaların nakit akışını gereksiz yere zorluyor. Zaten finansmana erişimin zor olduğu bir dönemde, bu tür teknik uygulamalar işletmelerin hareket alanını daha da daraltıyor. Bugün asıl mesele büyümenin hızı değil, üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü koruyabilmektir. Çünkü rekabet gücünü kaybeden bir sanayinin yatırım yapması, istihdam yaratması ve ihracatta kalıcı başarı sağlaması mümkün değildir. Daha fazla üretmekten önce, üretebildiğimizi korumaya odaklanmalıyız.” dedi Denizli Çardak OSB Faaliyetleri DSO Meclisinde Görüşüldü DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na konuk olarak katılan Denizli Çardak OSB Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar ise bölgede yürütülen çalışmalar ve devam eden projelere ilişkin sunum gerçekleştirdi. Sunumda, Çardak OSB’de devam eden yatırımlar, Yeşil OSB hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar ve bölgenin gelişimine yönelik planlamalar hakkında bilgi verildi. Savunma sanayine yönelik yatırım potansiyeli ile OSB sınırları içerisinde yer alan Çardak Havalimanı’nın sanayi, lojistik ve savunma sanayii yatırımları açısından sağlayabileceği avantajlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.Sunumun ardından Meclis Üyelerinin görüş ve değerlendirmeleri alınırken, yöneltilen soruların yanıtlanması ile toplantı sona erdi.

DTO Başkanı Erdoğan; "Dijitalleşemeyen işletmelerin küresel rekabette geri kalma riskleri artıyor" Haber

DTO Başkanı Erdoğan; "Dijitalleşemeyen işletmelerin küresel rekabette geri kalma riskleri artıyor"

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) dijitalleşme süreçlerini hızlandırmak hedefiyle Türkiye’yi dolaşan Akıllı KOBİ Dijital Dönüşüm Konferansı’nın bu yılki beşinci ayağı Denizli’de gerçekleştirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) himayesinde yapılan etkinlikte, KOBİ’lerin dijital dönüşüm yolculuğuna dair önemli konular masaya yatırıldı ve sektörün geleceğine ışık tutuldu. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Akıllı KOBİ İcra Kurulu Üyesi Başar Ceylan ve Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Ali Marım’ın açış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, KOBİ’lerin dijital dönüşüm yolculuğunu destekleyen ve deneyimlerini paylaşmalarını sağlayan panellere yer verildi. Gerek sektörler gerekse basın mensuplarından büyük ilgi gören etkinliğin başında kısa bir hoş geldiniz konuşması yapan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Ticaret Odası olarak her zaman üyelerinin yanında olmayı, onlara sadece temsil gücüyle değil somut hizmetlerle de katkı sağlamayı ilke edindiklerini vurguladı. Konuşmasının başında üyelerine bir müjde veren ve katılımcılarla Vakıf Katılım Bankası ile protokol imzaladıklarını paylaşan Erdoğan, "İş dünyamızın dijital dönüşümüne katkı sunmak, üyelerimizin sektörel görünürlüğünü ve rekabet gücünü artırmak amacıyla, Vakıf Katılım Bankamız ile bir protokol imzaladık. Bu paket, işletmelerin finansal ve ticari işlemlerini tek bir dijital platform üzerinden kolayca yönetebilmeleri için tasarlanmış kapsamlı bir çözümdür Ücretsiz e-fatura oluşturma, ödeme takibi, açık bankacılık entegrasyonu ve e-ticaret sipariş yönetimi gibi birçok hizmeti tek alan üzerinden verecek. Bu protokol ve platform sayesinde firmalarımız; ürün ve hizmetlerini dijital ortamda daha geniş kitlelere tanıtacaklar. Üyelerimiz müşteri portföylerini de geliştirecekler ve yeni pazarlara ulaşma fırsatı yakalayacaklar. Buraya gelmeden önce imzaları attık. Ege Bölgesi’nde ilk kez Denizli Ticaret Odası olarak biz yaptık. Bunu da ilk defa sizinle paylaşıyorum. Hayırlı ve uğurlu olsun" dedi. "Dijital dönüşüm için DTO olarak aktif bir rol üstlendik" Erdoğan ayrıca, Akıllı KOBİ Dijital Dönüşüm Konferansı’nın işletmelerin dijitalleşme yolculuğunu güçlendirmek, sürdürülebilir bir ekonomik dönüşüme katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti. Başkan Erdoğan, "Dijitalleşme artık bir tercih değil, işletmelerin rekabet gücünü, verimliliğini ve gelecekte var olma kapasitelerini belirleyen stratejik bir zorunluluktur. Dijitalleşemeyen işletmelerin, küresel rekabette geri kalma riskleri her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle, TOBB’un himayesinde yürütülen Akıllı KOBİ Platformumuz, ülkemizin dört bir yanındaki işletmelerimize dijital dönüşüm farkındalığını kazandırmak açısından son derece kıymetli bir girişimdir. Biz de Denizli Ticaret Odası olarak, bu farkındalığın ilimizde en güçlü şekilde yerleşmesi için aktif bir rol üstlendik Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanında çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Bugün burada TOBB’un öncülüğünde; Denizli Sanayi Odamız, Ticaret Borsamız, Acıpayam, Babadağ, Buldan, Sarayköy ve Tavas Ticaret Odalarımızın da katılımlarıyla oluşturulan güçlü bir ekosistem sağladık. Bu birliktelik, dijital dönüşümün sadece büyük işletmelerin değil tüm KOBİ’lerin ortak meselesi olduğunun en somut göstergesidir. Bu dayanışmanın, ilimizdeki üretim ve ticaret altyapısına büyük ivme kazandıracağına inanıyoruz. Bunun için de elbirliği ile çalışacağız. Dijitalleşme yolculuğu uzun soluklu bir süreçtir Bu süreçte DTO olarak üyelerimizin yanında olmaya, onları geleceğin teknolojilerine hazırlamaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, etkinliğe katkı sağlayan TOBB Akıllı KOBİ Platformumuza, paydaşlarımıza ve sponsorlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz. Bugün burada etkinlik boyunca yapılacak paylaşımların, tüm işletmelerimize ilham vermesini, dijital dönüşüm yolunda yeni iş birliklerinin kapısını açmasını diliyoruz" diye konuştu. Akıllı KOBİ İcra Kurulu Üyesi Başar Ceylan da Akıllı KOBİ’nin Avrupa’daki dijital dönüşüm alanında en değerli üç projeden biri olduğunu belirterek, projelerine sahip çıkan başta Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan olmak üzere tüm oda ve borsa başkanlarına teşekkür etti. Ceylan, "KOBİ’lerin dijitalleşmesi, ülkemizin ekonomik büyümesi ve rekabet gücü açısından büyük önem taşıyor. Bu vizyonla yola çıktığımız dijital dönüşüm konferansları serimizin 2025 yılındaki 5’inci etkinliğini gerçekleştirmek üzere Denizli’deyiz. Bu etkinlikler ile, işletmelerin dijital dünyaya adaptasyonlarını hızlandırmayı ve verimliliklerini artırmayı amaçlıyoruz. KOBİ’lerimizin yeni teknolojilere uyumunu destekleyerek, rekabet avantajlarını güçlendirmelerine ve uzun vadede güçlü bir ekonomik yapı oluşturmalarına katkıda bulunmayı hedefledik" dedi. Etkinliğin açılışında, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu ile Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Ali Marım da salondakilere kısa birer konuşmayla hitap ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Panel farklı başlıklarla gün boyunca devam etti. TOBB’un ev sahipliğinde ve Mastercard’ın ana sponsorluğunda hayata geçirilen Akıllı KOBİ, Türkiye’deki KOBİ’lerin dijital dönüşüm süreçlerinin her aşamasına destek olma hedefiyle yola çıkan bir platformdur. 2021 yılında temelleri atılan Akıllı KOBİ’nin amacı tüm KOBİ’ler için bir dijital dönüşüm ekosistemi oluşturmak ve paydaşlarını da dahil ederek bunu daha da büyütmektir. Platform, KOBİ’ler ile onlara dijital dönüşüm ürün ve hizmetleri sunan binlerce teknoloji tedarikçilerini bir araya getiriyor, bilgilendirici içerikler ve eğitimler sağlıyor. Fiziksel ve dijital olarak çeşitli vizyon ve farkındalık etkinlikleri ile KOBİ’lerle bir araya gelen Akıllı KOBİ, 2021-2024 yılları arasında toplamda 400 binin üzerinde işletmeye erişim sağladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.