Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siyaset

Tavas Barış Gazetesi - Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürbüz Son Yolculuğuna Uğurlandı Haber

Gürbüz Son Yolculuğuna Uğurlandı

MURAT DEMİRBİLEK Denizli Barosu’na kayıtlı avukat ve kentin siyaset dünyasının tanınan isimlerinden Mustafa Gürbüz, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesinin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Gürbüz’ün vefatı, Denizli’de hukuk ve siyaset camiasında derin üzüntüye neden oldu. Sabah saatlerinde geçirdiği kalp krizi sonrası yaşamını yitiren Gürbüz için Hilal Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Gürbüz’ün naaşı Bozburun Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze törenine, Bülent Nuri Çavuşoğlu, AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, CHP İl Başkanı Ali Osman Horzum, MHP İl Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, Denizli Baro Başkanı Ufuk Kök ile birlikte çok sayıda siyasetçi, iş insanı ve vatandaş katıldı. Gürbüz’ün avukat meslektaşları da cenazede hazır bulunarak son görevlerini yerine getirdi. Siyasi yaşamına Anavatan Partisi’nde başlayan Mustafa Gürbüz, farklı dönemlerde çeşitli partilerde il başkanlığı ve yöneticilik görevlerinde bulunmuş, son olarak AK Parti’de il başkan yardımcılığı görevini üstlenmişti. Bir süredir aktif siyasete ara verdiği bilinen Gürbüz’ün vefatı, birlikte yol yürüdüğü isimler tarafından da taziye mesajlarıyla anıldı. Kılınan cenaze namazının ardından dualar eşliğinde son yolculuğuna uğurlanan Mustafa Gürbüz için yakınları ve sevenleri gözyaşı döktü.

Subaşıoğlu’nun acı günü Haber

Subaşıoğlu’nun acı günü

AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu’nun annesi Nermin Subaşıoğlu, 78 yaşında hayatını kaybetti. Gümüşler Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından dualarla toprağa verilen Subaşıoğlu’nun cenazesine siyaset, bürokrasi ve iş dünyasından çok sayıda isim katıldı. AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu’nun annesi Nermin Subaşıoğlu, bir süredir tedavi gördüğü hastanede 78 yaşında yaşamını yitirdi. Vefat haberinin duyulmasının ardından çok sayıda partili ve vatandaş, Subaşıoğlu ailesinin evinde kurulan taziye evini ziyaret ederek başsağlığı dileklerini iletti. Nermin Subaşıoğlu’nun, Gümüşler Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazına, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Adnan Kayık, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Mahmud Güngör, Anahtar Parti İl Başkanı Hakan Saruhan, CHP İl Başkanı Ali Osman Horzum, MHP İl Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, daire müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve iş dünyasından çok sayıda isim katıldı. Cenaze töreninde Muhammet Subaşıoğlu, babası Hakkı Subaşıoğlu ve kardeşi Harun Subaşıoğlu ile birlikte taziyeleri kabul etti. Cenaze namazı, Denizli İl Müftüsü Abdullah Pamuklu tarafından kıldırıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Nermin Subaşıoğlu, dualar eşliğinde Gümüşler Mezarlığı’nda toprağa verildi

Anahtar Parti Denizli’de gövde gösterisi yaptı Haber

Anahtar Parti Denizli’de gövde gösterisi yaptı

Anahtar Parti Denizli teşkilatı, Hakan Saruhan’ın il başkanlığına gelmesinin ardından geçen üç aylık süre içinde ilk büyük organizasyonunu gerçekleştirdi. Teşkilat buluşmasında salonda coşku hakimdi. Zeybek gösterileri ve çocukların sahneye çıktığı programda renkli görüntüler oluştu. Anahtar Partililer, geçtiğimiz hafta sonu Merkezefendi Kültür Merkezi’nde yapılan teşkilat buluşmasında bir araya geldi. Yaklaşık 1500 partili ve vatandaşın katıldığı programa, Teşkilat Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Tahir Keskinkılıç, Teşkilat Başkan Yardımcısı 2. Bölge Başkanı Murat Tekin İl Başkanı Hakan Saruhan, ilçe başkanları, gençlik ve kadın kolları başkanları ve yönetimleri de katıldı. Anahtar Parti Denizli teşkilatının tam kadro hazır bulunduğu programa çevre illerden il başkanları da salonda yerlerini aldı. Çocukların ellerinde Türk Bayrakları ile sahnede yer aldığı programda coşkulu anlar yaşandı. Hakan Saruhan’ın il başkanı olarak atanmasının ardından ilk kez gerçekleşen program, katılımcılar ve partililerden tam not aldı. Günün anlam ve önemine binaen çeşitli hediyelerin de yer aldığı programın açılış konuşmasını Anahtar Parti Denizli İl Başkanı Hakan Saruhan yaptı. SARUHAN EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR ETTİ Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ederek sözlerine başlayan Saruhan, partiyi Denizli’de daha yukarıya taşımak için teşkilat mensupları ile ellerinden geleni yapacaklarına söz verdi. Saruhan, “Göreve gelmemizden kısa bir süre içinde bu kadar büyük bir organizasyonun hayata geçmesi hem partimize duyulan güven, hem de bizlere bir özlem olduğunu bir kez daha gösteriyor. Genel başkanımızın liderliğinde ülke yönetiminde gelecek kuşaklara daha müreffeh bir Türkiye bırakma adına çalışmaya devam edeceğiz. Bizleri yalnız bırakmayan Teşkilat Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Tahir Keskinkılıç ile Teşkilat Başkan Yardımcısı 2. Bölge Başkanı Murat Tekin’e ve herkese teşkilatım ve şahsım adına teşekkür ediyorum” dedi. DENİZLİ’YE TEŞEKKÜR ETTİ Hakan Saruhan’ın göreve geldiği günden bu yana geçen süreçlerin ve Denizli teşkilatının yaptığı faaliyetlerin gösterildiği sinevizyon gösterisinin ardından sahneye gelen Teşkilat Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Tahir Keskinkılıç, Denizli’ye övgü dolu sözler sarf ederek sözlerine başladı. +Videoyu izlerken gülen çocukları gördük. Açıkçası bizim idealimiz, hayalimiz bu videoda saklı” diyen Keskinkılıç, “Anahtar Parti olarak, millet olarak çocukların yüzündeki gülücüklerin eksik olmadığı bir denklem, bir memleket kurmak olmalı. İnşallah bu yolculukta da sizlerle beraberi. Bu gibi toplantılar hakikaten çok kıymetli. Özellikle pazarın erken saatinde bu kadar kalabalığı toplamak herkesin mahareti değil. Hakan Başkan’a teşekkür ediyorum. Emekleriniz için, varlığınız için, katkılarınız için teşekkür ediyorum” dedi ANAHTAR PARTİNİN KURULUŞ NEDENİNİ ANLATTI "Anahtar Parti, memleketin her alanda ihtiyacı olduğu bir alanda; hukuktan sanayiye, eğitimden sağlığa kadar her alanda sıkışık olduğu bir dönemde, bu ihtiyaç üzerine kurulmuş bir partidir” diyen Keskinkılıç, “Anahtar Parti biliyorsunuz, memleketin her alanında bu zamanlarda sıkışık bir denklem üzerinde yaşıyoruz. Hukuktan eğitime, sağlıktan... Tabii bunun majör sebebi, liyakatla devlet arasındaki bağın kopmuş olmasıdır. Farkındasınız, dolayısıyla 22 yıllık iktidar sonucunda bizim bulduğumuz miras; liyakatla değil, sadakatle, biatla bir devlet yönetimi mirasıdır. Anahtar Parti tam da burada, Sayın Genel Başkanımızın 30 yıllık siyasi mirası üzerine liyakatla devleti buluşturma yolculuğunun adı ve tarifi olaraktan kurulmuştur. İşte sizler de bizimle beraber bu tarifin, bu yolculuğun kutlu neferlerisiniz” dedi. ”BOYUN EĞMEYECEĞİZ” Ekonomiye atıf yapan Keskinkılıç, “Çiftçinin bereketinde, esnafın siftahında, bir ailenin sofrasında, bir babanın çocuğuna bıraktığı harçlıkta ekonomi yaşanıyor. O yüzden ekonominin ne halde olduğunu hepiniz yaşayarak; sokakta, çarşıda, pazarda görüyorsunuz. Son dönemeçteyiz. Şu an gördüğünüz oyunlar, kurgulanan tiyatro farkındaysanız bir veliaht düzeninin, bir hanedanlık düzeninin kurulması noktasına doğru bizi içine çekiyor. Biz buna izin vermeyeceğiz. Neden izin vermeyeceğiz? Biz çünkü demokratik bir Cumhuriyetle yönetilmeye alışmış, bunun kutsallığı içerisinde yaşamaya alışmış bir milletiz. Boyun eğmeyeceğiz. Ancak siyasetimizi; nobran, ayrıştıran, ötekileştiren bir dille de yapmayacağız. Sayın Genel Başkanımızın belki de siyaset arenasına kazandırdığı en büyük şeylerden bir tanesi, nezaket dilinin siyasete kazandırılması olsa gerek. En derin, en kalbi muhalefet eden düşmanlarımız diye adlandıracağımız muhalefetin dahi kendi adaletimizden, bizden, nezaketimizden, merhametimizden, vicdanımızdan emin olduğu bir ilişki hattında durmak zorundayız. Halkımızı, toplumu, milletimizi böyle kucaklayacağız. Teşekkür ediyorum Denizli iyi ki varsınız” dedi.

Kepenek gençlerin sorularını yanıtladı Haber

Kepenek gençlerin sorularını yanıtladı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Kulübü tarafından düzenlenen ve gençlerin siyaset ile yerel yönetim alanında önemli isimlerle bir araya gelmesini amaçlayan “Genç Liderler Konuşuyor” programının bu haftaki konuğu Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek oldu. Yoğun katılımla Honaz'da gerçekleştirilen programda, yerel yönetimlerin işleyişi, belediyecilik anlayışı, gençlerin siyasete katılımı ve geleceğe yönelik projeler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Program boyunca Başkan Kepenek, Honaz’da yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verirken, katılımcı gençlerin sorularını da içtenlikle yanıtladı. Etkinliğin moderatörlüğünü ise Fatma Aybüke Afatoğlu üstlendi. Afatoğlu’nun yönelttiği sorular eşliğinde gerçekleşen programda, Başkan Kepenek’in belediyecilik vizyonu, ilçeye dair hedefleri ve gençlere yönelik projeleri detaylı şekilde ele alındı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte, gençlerin ilgisi dikkat çekti. Program sonunda ise anlamlı bir an yaşandı. 14 Şubat Sevgililer Günü kapsamında Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Kulübü üyeleri tarafından, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün portresi, Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek’e takdim edildi. Kulüp tarafından yapılan açıklamada, bu özel günün Atatürk sevgisiyle daha anlamlı hale getirildiği vurgulanarak, “Türk Milleti’nin ilk aşkı olan Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün portresini Sayın Belediye Başkanımıza takdim etmekten büyük gurur duyduk” ifadelerine yer verildi. Başkan Yüksel Kepenek ise yapılan anlamlı hediye dolayısıyla kulüp üyelerine teşekkür ederek, gençlerin ülkenin geleceğinde üstleneceği role dikkat çekti. Gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kepenek, bu tür programların hem gençlerin gelişimine hem de yerel yönetimlerle iletişimin güçlenmesine katkı sunduğunu belirtti. Öte yandan program kapsamında Başkan Kepenek, Sevgililer Günü dolayısıyla etkinliğe katılan tüm gençlere karanfil dağıtarak günün anlam ve önemine yönelik güzel bir jestte bulundu. Gençlerin büyük ilgi gösterdiği bu anlamlı davranış, programın sonunda sıcak ve unutulmaz anlara sahne oldu. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Kulübü yetkilileri ise “Genç Liderler Konuşuyor” programının ilerleyen haftalarda da farklı konuklarla devam edeceğini belirterek, gençlerin sosyal, kültürel ve siyasal gelişimlerine katkı sağlayacak etkinlikleri sürdürmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Yılmaz: “MHP, 57 yıllık şerefli bir yolculuğun adıdır” Haber

Yılmaz: “MHP, 57 yıllık şerefli bir yolculuğun adıdır”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Denizli İl Başkanı Av. Mehmet Ali Yılmaz, MHP’nin kuruluşunun 57. Yıldönümü nedeniyle mesaj yayımladı. MHP İl Başkanı Yılmaz mesajında, “Bugün, siyasi ve fikri mücadele tarihimizin medarı iftiharı olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin 57’inci kuruluş yıldönümüdür. 57 yıllık bir tarih birikiminin itibarıyla siyasi olgunluk çağımıza vasıl olduk. Kurucu Genel Başkanımız Alparslan Türkeş başta olmak üzere, siyasi tarihimizin herhangi bir döneminde, üç hilali taşımış, hareketimizin yükselmesine omuz vermiş büyüklerimize ve aziz dava arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Vatan ve millet uğruna bedenlerini siper eden, karşılıksız bedel ödeyen, bir hilal uğruna hayatlarından geçip manevi muhafız ve kılavuzumuz olan kahraman ülkücü şehitlerimizi hürmetle, rahmetle, minnetle anıyorum. 57 yıllık birikimiyle Milliyetçi Hareket Partisi milli ve manevi değerlerin tamamını esas alarak siyasal ve toplumsal merkezin temsilcisi olmuştur. Demokratik siyasi kültürü, uzlaşma ve sorumluluk ahlakını önde tutan bir siyaset ve yönetim anlayışının da yerleşmesinde öncü rol oynamıştır. Milliyetçilik anlayışımız zamanlar üstü bir muhtevaya sahip olmasının yanı sıra çağın ruhunu da kavramaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi, “devlet ebed müddet, millet ebed müddet” felsefesinin, tarihin derinlerinden duyulan Kızılelma çağrısının, Turan ülküsünün ve İ’la-yı Kelimetullah davasının teslim alınamaz siyasi burcudur” dedi. “57. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN” Yılmaz, Türk milliyetçiliğinin MHP çatısı altında zengin bir fikri, güçlü bir teşkilatı ve kararlı kadroları barındırdığını belirterek, “Milliyetçi Hareket Partisi, Türk ve Türkiye yüzyılında kararlılıkla, azimle ve toplumun faydasına olacak hizmetler yapmaya, yürekler kazanmaya devam edecektir. Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin gelişmesini sağlayacak her işte ‘Varız’ diyecektir. Ülkenin huzuru refahı için 57 yıldır taşın altına gövdesini koyan MHP; siyaset arenasında olduğu müddetçe bu sorumluluk ve bilinçle hareket edecektir. Milliyetçi Hareket Partisi, gücünü tarihte, anlamını barış ve kardeşlikte, varlığını Türk milletinde bulmuş, 57 yıllık şerefli bir yolculuğun adıdır. Vatan ve millet sevdasına sahip siyaset erdemidir. Heyecanı dinmeyen, duruşu eskimeyen, başı eğilmeyen, 57 yıllık onurdur, gururdur. 57 yıl alnımızın akı, gözümüzün nurudur. İlk günkü azim ve kararlılık, bitmeyen gurur ve onurla Aziz Atatürk ve Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in izinde, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin yolunda nice 57 yıllara. Tarihi varlığımız, kutlu davamız ebedi olsun” diye konuştu.

“Bu Bir Meslek Değil, Can Güvenliği Meselesidir” Haber

“Bu Bir Meslek Değil, Can Güvenliği Meselesidir”

MURAT DEMİRBİLEK (ÖZEL HABER) Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan torba kanun kapsamında yer alan “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin 21, 22, 23 ve 24. maddeleri, jeofizik ve jeoloji mühendisleri başta olmak üzere yerbilimleri camiasında ciddi kaygılara yol açtı. Konuya ilişkin açıklama yapan Jeofizik Mühendisi Murat Bayram, söz konusu düzenlemelerin bilimsel denetimi zayıflatabileceği, mesleki yetkileri daraltabileceği ve binlerce mühendisi işsiz bırakma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Bayram, yeraltı kaynaklarının aranması, kullanılması ve işletilmesi konusunda yıllardır bilimsel standartların oluşturulması için mücadele ettiklerini hatırlatarak, özellikle deprem gerçeğinin acı sonuçlarının yaşandığı bir ülkede bu düzenlemelerin siyaset üstü ve titizlikle ele alınması gerektiğini vurguladı. “Müelliflik sistemi fiilen tasfiye ediliyor” Kanun teklifinin, Jeofizik Mühendisliğinin temel taşlarından biri olan etüt ve proje müellifliği sistemini fiilen ortadan kaldırdığını savunan Bayram, bu durumun bireysel mühendislik hizmetlerini yok saydığını belirtti. Bayram, “Bu yaklaşım, bilgi üretimini, uzmanlaşmayı ve mesleki gelişimi engelliyor. Jeofizik mühendisleri bağımsız bilim insanları olmaktan çıkarılıp, sorgulamayan ve standart uygulamalara mahkûm edilen bir yapıya sürükleniyor” dedi. Standartlara karşı olmadıklarının altını çizen Bayram, taban fiyatların belirlenmesi ve bilimsel kabullerin netleştirilmesinin meslek adına değerli olduğunu, ancak bunun mesleği dışlayarak değil, güçlendirerek yapılması gerektiğini ifade etti. Zemin etütlerinde yetki devri ve işsizlik riski Kanun teklifiyle birlikte zemin ve temel etütlerinin yalnızca Bakanlık tarafından yetkilendirilecek sınırlı sayıdaki firmalara bırakılmasının öngörüldüğünü belirten Murat Bayram, bu firmalarda kimlerin çalışacağına dahi Bakanlığın karar vermesinin planlandığını söyledi. Bayram, “Bugün birçok meslektaşımızın büyük sermayelerle şirket kurma imkânı yok. Bu yaklaşım, ülke genelinde yaklaşık 550 yetkin firmada çalışan binlerce Jeofizik Mühendisini doğrudan işsizlik riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır” diye konuştu. Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve sendikaların bir yük değil, bilimsel hizmetin kalitesini artıran yapılar olduğuna dikkat çeken Bayram, “Bizler sorgulayan ve eleştirel düşünen mühendisleriz. Yeraltındaki suyu arayabiliyor, zemini kazmadan özelliklerini belirleyebiliyor, kayıp altyapıları tespit edebiliyor, arkeolojik çalışmalara ve madenciliğe katkı sunabiliyoruz. Kısacası biz yeraltını modelliyoruz” ifadelerini kullandı. “Deprem gerçeği yok sayılamaz” Son yıllarda yaşanan büyük depremlerin, zemin etütlerinin yapı güvenliğindeki hayati rolünü acı bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulayan Bayram, binlerce yurttaşın zemin kaynaklı hatalar nedeniyle yaşamını yitirdiğini hatırlattı. “Bu gerçekler karşısında yapılması gereken; denetimi güçlendirmek, bilimsel ve çok disiplinli bir sistemi tesis etmektir” diyen Bayram, kanun teklifinin ise denetimi bağımsız ve bilimsel bir süreç olmaktan çıkararak tekçi ve merkezi bir yapıya dönüştürdüğünü savundu. Kota ve uygulanamaz yükümlülükler eleştirisi Kanun teklifinin 24. maddesiyle zemin ve temel etütlerini yapacak kişi ve kuruluşlara kota ve sayısal sınırlamalar getirildiğini belirten Bayram, bunun binlerce mühendisin mesleğini icra etmesini fiilen imkânsız hale getirebileceğini söyledi. maddeyle zemin laboratuvarlarına, görev tanımlarında olmamasına rağmen numuneleri bizzat alma yükümlülüğü getirildiğine dikkat çeken Bayram, bu durumun sahada uygulanamaz süreçlere, kapasite aşımına ve denetimsiz raporların önünün açılmasına neden olacağını ifade etti. “Sorun değil, karışıklık var; çözüm bilimde” Açıklamasının sonunda kanunun henüz kanunlaşma aşamasında olduğunu ve yönetmelik sürecinin belirleyici olacağını hatırlatan Murat Bayram, “Biz bunu bir ‘sorun’ olarak adlandırmak istemiyoruz. Bir karışıklık ve tedirginlik var. Yetkili mercilerin meslek örgütleriyle birlikte bu konuları değerlendireceğine inanıyoruz” dedi. Bayram sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Bizler artık her depremde sevdiklerimizi kaybetmekten yorulduk. Bilimi ve mühendisliği dışlamayan, mesleki yetki ve sorumlulukları koruyan, kamu yararını ve can güvenliğini esas alan bir düzenleme istiyoruz. Lütfen bizleri duyun.”

“Bu Bir Meslek Değil, Can Güvenliği Meselesidir” Haber

“Bu Bir Meslek Değil, Can Güvenliği Meselesidir”

MURAT DEMİRBİLEK (ÖZEL HABER) Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan torba kanun kapsamında yer alan **“Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”**nin 21, 22, 23 ve 24. maddeleri, jeofizik ve jeoloji mühendisleri başta olmak üzere yerbilimleri camiasında ciddi kaygılara yol açtı. Konuya ilişkin açıklama yapan Jeofizik Mühendisi Murat Bayram, söz konusu düzenlemelerin bilimsel denetimi zayıflatabileceği, mesleki yetkileri daraltabileceği ve binlerce mühendisi işsiz bırakma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Bayram, yeraltı kaynaklarının aranması, kullanılması ve işletilmesi konusunda yıllardır bilimsel standartların oluşturulması için mücadele ettiklerini hatırlatarak, özellikle deprem gerçeğinin acı sonuçlarının yaşandığı bir ülkede bu düzenlemelerin siyaset üstü ve titizlikle ele alınması gerektiğini vurguladı. “Müelliflik sistemi fiilen tasfiye ediliyor” Kanun teklifinin, Jeofizik Mühendisliğinin temel taşlarından biri olan etüt ve proje müellifliği sistemini fiilen ortadan kaldırdığını savunan Bayram, bu durumun bireysel mühendislik hizmetlerini yok saydığını belirtti. Bayram, “Bu yaklaşım, bilgi üretimini, uzmanlaşmayı ve mesleki gelişimi engelliyor. Jeofizik mühendisleri bağımsız bilim insanları olmaktan çıkarılıp, sorgulamayan ve standart uygulamalara mahkûm edilen bir yapıya sürükleniyor” dedi. Standartlara karşı olmadıklarının altını çizen Bayram, taban fiyatların belirlenmesi ve bilimsel kabullerin netleştirilmesinin meslek adına değerli olduğunu, ancak bunun mesleği dışlayarak değil, güçlendirerek yapılması gerektiğini ifade etti. Zemin etütlerinde yetki devri ve işsizlik riski Kanun teklifiyle birlikte zemin ve temel etütlerinin yalnızca Bakanlık tarafından yetkilendirilecek sınırlı sayıdaki firmalara bırakılmasının öngörüldüğünü belirten Murat Bayram, bu firmalarda kimlerin çalışacağına dahi Bakanlığın karar vermesinin planlandığını söyledi. Bayram, “Bugün birçok meslektaşımızın büyük sermayelerle şirket kurma imkânı yok. Bu yaklaşım, ülke genelinde yaklaşık 550 yetkin firmada çalışan binlerce Jeofizik Mühendisini doğrudan işsizlik riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır” diye konuştu. Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve sendikaların bir yük değil, bilimsel hizmetin kalitesini artıran yapılar olduğuna dikkat çeken Bayram, “Bizler sorgulayan ve eleştirel düşünen mühendisleriz. Yeraltındaki suyu arayabiliyor, zemini kazmadan özelliklerini belirleyebiliyor, kayıp altyapıları tespit edebiliyor, arkeolojik çalışmalara ve madenciliğe katkı sunabiliyoruz. Kısacası biz yeraltını modelliyoruz” ifadelerini kullandı. “Deprem gerçeği yok sayılamaz” Son yıllarda yaşanan büyük depremlerin, zemin etütlerinin yapı güvenliğindeki hayati rolünü acı bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulayan Bayram, binlerce yurttaşın zemin kaynaklı hatalar nedeniyle yaşamını yitirdiğini hatırlattı. “Bu gerçekler karşısında yapılması gereken; denetimi güçlendirmek, bilimsel ve çok disiplinli bir sistemi tesis etmektir” diyen Bayram, kanun teklifinin ise denetimi bağımsız ve bilimsel bir süreç olmaktan çıkararak tekçi ve merkezi bir yapıya dönüştürdüğünü savundu. Kota ve uygulanamaz yükümlülükler eleştirisi Kanun teklifinin 24. maddesiyle zemin ve temel etütlerini yapacak kişi ve kuruluşlara kota ve sayısal sınırlamalar getirildiğini belirten Bayram, bunun binlerce mühendisin mesleğini icra etmesini fiilen imkânsız hale getirebileceğini söyledi. maddeyle zemin laboratuvarlarına, görev tanımlarında olmamasına rağmen numuneleri bizzat alma yükümlülüğü getirildiğine dikkat çeken Bayram, bu durumun sahada uygulanamaz süreçlere, kapasite aşımına ve denetimsiz raporların önünün açılmasına neden olacağını ifade etti. “Sorun değil, karışıklık var; çözüm bilimde” Açıklamasının sonunda kanunun henüz kanunlaşma aşamasında olduğunu ve yönetmelik sürecinin belirleyici olacağını hatırlatan Murat Bayram, “Biz bunu bir ‘sorun’ olarak adlandırmak istemiyoruz. Bir karışıklık ve tedirginlik var. Yetkili mercilerin meslek örgütleriyle birlikte bu konuları değerlendireceğine inanıyoruz” dedi. Bayram sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Bizler artık her depremde sevdiklerimizi kaybetmekten yorulduk. Bilimi ve mühendisliği dışlamayan, mesleki yetki ve sorumlulukları koruyan, kamu yararını ve can güvenliğini esas alan bir düzenleme istiyoruz. Lütfen bizleri duyun.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.