Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

Tavas Barış Gazetesi - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkeş Taş’tan TÜİK ve Enflasyon çıkışı Haber

Türkeş Taş’tan TÜİK ve Enflasyon çıkışı

Denizli’de İYİ Parti heyetinin gerçekleştirdiği basın toplantısında, Türkiye ekonomisine yönelik eleştiriler ve güncel siyasi tartışmalar öne çıktı. Özellikle TÜİK verileri ve enflasyon politikaları üzerinden iktidarı hedef alan Genel Başkan Yardımcısı Ayyüce Türkeş Taş, ekonomik yönetimi sert sözlerle eleştirirken; parti kurmayları sahadan gelen sorunları ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. İl teşkilatı programı kapsamında Denizli’ye gelen İYİ Parti heyeti, Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayyüce Türkeş Taş, Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ve İYİ Parti Denizli İl Başkanı Süleyman Semerci katıldı. TÜİK’E SERT ELEŞTİRİ: “VERİLER ŞEFFAF DEĞİL” İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayyüce Türkeş Taş, konuşmasında Türkiye İstatistik Kurumu’nun enflasyon verilerine yönelik sert eleştirilerde bulundu. TÜİK’in hesaplama yöntemlerinin şeffaf olmadığını savunan Türkeş, enflasyon sepetinin kamuoyuyla paylaşılmamasını eleştirdi. Türkeş, yanlış açıklanan enflasyon verilerinin maaş zamlarından piyasa beklentilerine kadar tüm ekonomik dengeleri olumsuz etkilediğini belirterek, “Bu durum emeklinin, işçinin ve sabit gelirlinin hakkının eksik verilmesine neden oluyor” dedi. “ENFLASYON DEĞİL, YAŞAM MALİYETİ ESAS ALINMALI” Ekonomik politikaların gerçek hayatla örtüşmediğini vurgulayan Türkeş, İYİ Parti olarak “yaşam maliyeti endeksi” önerisinde bulunduklarını açıkladı. Türkeş, kira, gıda ve eğitim gibi temel harcamaların esas alınması gerektiğini ifade ederek, mevcut sistemin vatandaşın gerçek yükünü yansıtmadığını dile getirdi. “TÜRKİYE’DE GÜVEN YOK, EKONOMİ İŞLEMİYOR” Ekonominin temelinde güvenin olduğunu belirten Türkeş, mevcut yönetim anlayışında bu güven ortamının kaybolduğunu söyledi. Türkeş, “Güven olmayan yerde yatırım da olmaz, üretim de olmaz” diyerek ekonomik programın başarısız olduğunu savundu. Türkiye’nin uzun süredir ekonomik kriz içinde olduğunu ifade eden Türkeş, geniş tanımlı işsizliğin yüzde 30 seviyelerinde olduğunu belirterek, “Bu tablo alarm veriyor” dedi. “SANAYİ VE TARIM GERİLİYOR” Denizli ziyaretinde esnaf ve sanayicilerle görüştüklerini aktaran Türkeş, hem üreticinin hem de esnafın ciddi sıkıntılar yaşadığını söyledi. Tekstil sektörünün yurt dışına kaydığına dikkat çeken Türkeş, tarım sektöründe de gerileme yaşandığını belirtti. Türkiye’nin üretimden uzaklaştığını savunan Türkeş, “Türkiye’nin kaynak sorunu yok, yönetim sorunu var” ifadelerini kullandı. “YANLIŞ YÖNETİM TÜM KAYNAKLARI ERİTİYOR” Hükümetin ekonomik politikalarını eleştiren Türkeş, bütçe gelirlerinin büyük kısmının faiz ödemelerine gittiğini belirterek, bunun ülke ekonomisi açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni de eleştiren Türkeş, denge ve denetim mekanizmalarının zayıfladığını ifade ederek sistem değişikliği çağrısında bulundu. OFLUOĞLU: “ESNAF KAN AĞLIYOR” İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu ise sahada vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıların açıkça görüldüğünü belirtti. Ofluoğlu, esnafın artan maliyetler ve vergiler nedeniyle zor durumda olduğunu ifade ederek, “Orta direk yok edildi” dedi. İYİ Parti’nin sahada aktif bir şekilde vatandaşın sorunlarını dinlediğini söyleyen Ofluoğlu, partilerinin çözüm odaklı siyaset anlayışıyla hareket ettiğini vurguladı. ÖZTÜRK: “HOBİ BAHÇELERİNDE PLANSIZLIK VAR” Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ise hobi bahçelerine yönelik düzenlemelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Mevcut uygulamaların plansız olduğunu belirten Öztürk, gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini ancak vatandaşın mağdur edilmemesi gerektiğini söyledi. Öztürk, getirilen düzenlemelerin etki analizinin yapılmadan hayata geçirildiğini savunarak, bu durumun yönetim zafiyetini ortaya koyduğunu ifade etti. “ERKEN SEÇİM GEREKLİ” Seçim tartışmalarına da değinen Öztürk, ara seçim yerine erken seçimin daha doğru olacağını belirterek, “Türkiye’nin gündeminin seçim tartışmalarıyla değil, doğrudan seçimle netleştirilmesi gerekiyor” dedi. Toplantıda konuşan İYİ Parti heyeti, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi sorunlarının çözümü için güçlü bir değişim gerektiğini vurgulayarak, vatandaşlara destek çağrısında bulundu.

Zeybekci DSO’ya Konuk Oldu Haber

Zeybekci DSO’ya Konuk Oldu

DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis toplantısının açılışında yaptığı konuşmada,Türkiye ve Denizli ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sanayicilerin öncelikli ihtiyaçlarını paylaştı. Kasapoğlu konuşmasına“Bugün meclisimizde hep birlikte bir fotoğrafa bakacağız. Bu fotoğrafın içinde küresel ekonomi, Türkiye ve en çok da Denizli var. İçinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak, riskleri açıkça konuşmak ve birlikte yol haritası çizmek istiyoruz” diyerek başladı.Küresel belirsizliklerin üretim üzerindeki baskısını artırdığını ifade eden Kasapoğlu, sanayide yaşanan istihdam kaybına işaret ederek “Sanayisizleşme artık akademik bir tartışma değil, ekonominin yeni gerçeğidir” dedi. “Sanayici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor” Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanayicinin giderek ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, “Küresel atmosferin boğuculuğunu sanayicimiz iliklerine kadar hissediyor. Artan rekabet ortamında üretim yapımızı dönüştürmeye çalışıyoruz ancak bu dönüşüm her geçen gün daha maliyetli ve daha riskli hale geliyor” dedi. Sanayicilerin artan ve zorlaşan rekabet ortamında üretim tarzlarını yeni üretim şekillerine uyarlamaya gayret ettiğini vurgulayan Kasapoğlu şöyle devam etti: “Ancak bu gayretin her geçen gün daha maliyetli, daha riskli hale geldiğini de hep birlikte yaşıyoruz.Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı bir ayda %50’ye yakın bir artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz.Enerji ithalatçısı bir ülke olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her yükseliş cari denge, enflasyon ve üretim maliyetlerimiz üzerinde baskı oluşturuyor.” Büyüme Var Ama Sanayi Zayıflıyor 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6’lık büyüdüğünü hatırlatarak,konunun detaylarında dikkat çekici bir tablo olduğunu belirtti: “İlk bakışta olumlu gibi görünen bu verinin altını kazıdığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tarım %8,8 daralıyor, sanayi %2,9 büyüyor ve manşetin altında kalıyor. Daha da önemlisi, sanayinin milli gelir içindeki payı son birkaç yılda %26’lardan %18’lere düşüyor. Sanayide çalışan sayısında azalma var, 174 bin kişi sistemin dışına çıkmış. Açık söylemek lazım: Sanayisizleşme patikası artık akademik bir tartışmanın ötesinde, reel sektörün gündelik gerçeğidir. Sanayi zayıflarsa ekonomi yavaşlamaz, yönünü kaybeder.” Sanayicinin en temel ihtiyacının öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kur politikası, enflasyonla mücadele ve finansmana erişim konularında kısa vadeli reflekslerin ötesine geçen, uzun erimli ve tutarlı bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ekledi.Kasapoğlu, yüksek faiz ve krediye erişimde yaşanan kısıtların yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirterek; ihracat ve yatırım kredilerinin desteklenmesi, kurda istikrar sağlanması ve maliyet unsurlarının rekabetçiliği gözeten bir yapıya kavuşturulmasının önemine işaret etti. Gümrük Birliği’nde Denge Arayışı, “Made in Europe” Sürecinde Yeni Fırsatlar Gümrük Birliği sürecine de değinen Kasapoğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları karşısında dezavantajlı konumda kaldığını belirtti.Kasapoğlu “Made in Europe” Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısınınDenizli açısından fırsatlar sunabileceğini şöyleifade etti: “Başta çelik olmak üzere, çimento ve beton bağlantılı ürünler, metal işleme, makine, otomotiv yan sanayi gibi sektörlerin daha görünür alanlar olarak öne çıktığını görüyoruz. Sektörler ve ürün grupları açısından olası etkileri erkenden değerlendirmek önem taşıyor. Ticaret Bakanlığımızla koordine bir biçimde gelişmeleri yakından takip edeceğiz.” “Yeni Başarı Hikâyeleri Yazmak Zorundayız” Denizli sanayisinin potansiyeline dikkat çeken Kasapoğlu, savunma sanayii başta olmak üzere yeni yatırım ve tedarik zinciri alanlarına odaklanılması gerektiğini vurgularken, Denizli’nin artık yeni başarı hikâyeleri yazması gerektiğini şöyle ifade etti: “Yolu Denizli’ye her düşenin girişimci kasımızı övmesiyle böbürlenmek bizi bir yere taşımıyor. Savunma sanayiinde gerek yatırımcı gerekse tedarik zincirinin bir parçası olarak açmaya çalıştığımız alanlara dört elle sarılmalıyız. TEİ Tedarikçi Buluşmaları kapsamında 27 firmamızı bir araya getirdik. TEİ Yan Sanayi Geliştirme Ekibinin üç günlük program sonundaki izlenimi, Denizli’nin makine imalat altyapısı düşünülenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğuydu. Kablo, mermer işleme, gıda ve makine sektörlerinde önemli atılımlarımız var. Bilişim, yazılım ve cam sektörlerinde de yüz ağartan önemli işler yapıyoruz. Bu başarıları yukarı taşıyacak, dışarıya anlatacak ve destekleyecek hiçbir fırsatı kaçırmamaya çalışıyoruz.” Zeybekci: “Denizli Güçlü Üretim Altyapısıyla Öne Çıkıyor” Toplantıya konuk olarak katılan önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Sayın Nihat Zeybekci, Türkiye’nin zorlu ancak fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade ederek küresel ekonomide güç dengelerinin değiştiğine ve çok kutuplu bir yapıya geçildiğine dikkat çekti. Artan küresel rekabet ortamında ülkelerin ekonomik ve siyasi stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Avrupa’daki yeni ticaret ve çevre düzenlemeleri ile Orta Doğu’daki gelişmelerinTürkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Zeybekci, ekonomik göstergeler doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla daha dengeli bir sürece girilebileceğini, faizlerdeki düşüşle birlikte kredi ve finansmana erişimin kolaylaşmasının beklendiğini ifade etti. “Birlikte Hareket Etmek Zorundayız” Denizli özelinde de değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, şehrin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci yapısıyla Türkiye ekonomisi açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurguladı. Zeybekci, Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa ile daha dengeli bir ekonomik yapı kurulmasının önemine değinerek hizmetler sektörü ve kamu alımlarında eşit hak sağlanmasının gerekliliğinden bahsetti. Çok yönlü dünya düzeninde Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çeken Zeybekci, Hürmüz Boğazı ve savaş ortamının ekonomiye olumsuz etkileri ve küresel belirsizliklere rağmen bu zorlu süreçte Denizli için birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Toplantının sonunda katılımcıların yönelttiği soruları yanıtlayan Zeybekci, artan maliyetler ile sınırlı fiyatlama imkânı arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik mevcut ve planlanan teşvik mekanizmalarının önemli rol oynayacağını ifade etti. 2026 yılı beklentilerine de değinen Zeybekci, özellikle finansmana erişim konusunda sanayiciyi rahatlatacak iyileştirmelerin hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti. Mevcut zorlu sürecin aşılmasında en önemli unsurun ise tüm kurumların topyekûn bir anlayışla hareket etmesi olduğunu vurguladı.

Çavuşoğlu Görevdeki 2. Yılını Basınla buluşmasında değerlendirdi  Haber

Çavuşoğlu Görevdeki 2. Yılını Basınla buluşmasında değerlendirdi 

Denizli Büyükşehir Belediyesi, hizmet dönemindeki ikinci yılını kentte görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek kutladı. Kahvaltı organizasyonuyla başlayan buluşmada Başkan Çavuşoğlu, iki yıllık süreci ve hayata geçirilen projeleri özetledi. "Hizmetlerimizin Arkasındayız" Toplantıda konuşan Başkan Çavuşoğlu, Denizli halkına hizmet etmenin kendileri için bir görevden öte gönül bağı olduğunu ifade etti. Yapılan her çalışmanın merkezinde insan olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Denizli’nin insanları için hep çalışmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar yapmış olduğumuz tüm hizmetlerin arkasındayız" mesajını verdi. Tarım ve Hayvancılıkta Destek Seferberliği Başkan Çavuşoğlu, özellikle kırsal kalkınmayı desteklemek adına hayata geçirdikleri projelerin meyvelerini vermeye başladığını belirtti. Üreticinin elini güçlendirmek adına sağlanan destekleri şu başlıklarla sıraladı: Enerji ve Hammadde: Çiftçilere yönelik sağlanan mazot ve gübre desteği. Bitkisel Üretim: Yerel tarımı canlandırmak adına binlerce zeytin fidanı dağıtımı. Hayvancılık: Sektöre ivme kazandıran büyükbaş, koyun ve koç destekleri. Gece Gündüz Mesai Şehrin refah düzeyini artırmak için mesai mefhumu gözetmeksizin çalıştıklarını belirten Çavuşoğlu, "Denizli'nin insanlarını mutlu, şehri ise huzurlu kılmak için ekibimizle birlikte sahadayız" ifadelerini kullandı. Toplantının son bölümü, basın mensuplarının sorularının yanıtlandığı soru-cevap paneliyle devam etti. Yerel ve ulusal basın temsilcilerinin sorularını samimiyetle yanıtlayan Başkan Çavuşoğlu, buluşmanın sonunda basın mensuplarına teşekkür etti.

Bakan Işıkhan, gençleri heyecanlandıran müjdeleri ardı ardına verdi Haber

Bakan Işıkhan, gençleri heyecanlandıran müjdeleri ardı ardına verdi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Denizli programının son durağında iş dünyasıyla istişare toplantısında buluştu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan programda konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, kentin tarım, turizm, ticaret ve gelişmiş sanayi altyapısıyla ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlayan öncü şehirlerden biri olduğunu vurguladı. Kablo, tekstil ve doğal taş başta olmak üzere birçok sektörde üretim gerçekleştirildiğini, ulusal ve uluslararası pazarlarda kentin rekabet gücünün yüksek olduğunu ifade eden Vali Köşger, "Yaklaşık 5 milyar dolara yaklaşan ihracat hacmiyle hem dış ticarette hem de iç piyasada adından söz ettirmektedir. 2025 yılında İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde ilimizden 37 başarılı şirket ödül sahibi olmuş, "Tim İlk 1000 İhracatçı Listesi"nde ise ilimizden 24 şirket yer almaktadır. Devletimizin üretimi, yatırımı ve istihdamı önceleyen politikaları doğrultusunda; KOSGEB desteklerinden etkin şekilde faydalanan KOBİ’lerimiz, organize sanayi bölgelerimizde hayata geçirilen yatırımlar ve sağlanan ilave istihdam imkânları ile ilimiz ekonomik büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdürmektedir" dedi. "İhracatçılarımızın gösterdiği üstün gayret takdire şayandır" Denizli’nin güçlü altyapısı sayesinde işsizlik oranlarının en düşük olduğu büyükşehirler arasında üst sıralarda olduğunu ifade eden Vali Köşger, kentin sanayi, ihracat ve ticaretin merkezlerinden biri olarak öne çıktığını dile getirdi. Özellikle tekstil, tarım ve hizmet sektörlerinde sağlanan yoğun istihdam ile Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilendiğini belirten Vali Köşger, "İŞKUR’dan alınan verilere göre; 2025 yılında açık iş sayımız, 39 bin 339 iken işe yerleştirme sayımız, 18 bin 770 olmuştur. En fazla açık iş talebi alınan sektör sanayide tekstil ve mermer sektörleri olmuştur. 2026 yılı Ocak-Mart dönemi açık iş sayımız 7 bin 416 iken işe yerleştirme sayımız üç aylık süreçte 2 bin 634’tür. Yine bu yıl da en fazla açık iş alınan sektörlerimiz, sanayide tekstil ve mermerdir. Yine TUİK verilerine göre 2025 yılında, Denizli’de ihracatın yüzde 5,82 artışla 4 milyar 674 milyon 402 bin 255 dolar seviyesine ulaştığını ve ilimizin ihracatta ülke genelinde dokuzuncu sırada yer aldığını memnuniyetle ifade etmek isterim. İhraç ettiğimiz ürünler arasında bakır telde, tekstil ürünlerinden havlu, bornoz ve nevresimde ayrı ayrı, işlenmiş doğal taşta ve tarımda leblebi ile ay çekirdeği üretiminde Türkiye birinciliğimiz; kabloda ise Türkiye ikinciliğimiz mevcut. Bu başarılar ile ülke ihracatına sunduğu katkı için ihracatçılarımızın gösterdiği üstün gayret takdire şayandır. Bu çalışkanlığın ve özverinin sonucu elde edilen başarı, şehrimizin ekonomik dinamizmini güçlendirmekte, aynı zamanda ülkemizin uluslararası pazarlardaki etkinliğini de pekiştirmektedir" diye konuştu. "Sizlerin azmi ve kararlılığı ülkemizin çalışma hayatını daha güçlü kılıyor" Sanayicilerin üretimi devam ettikçe Türkiye’nin kalkınmasının ivmelendiğini dile getiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Ülkemizin geleceği söz konusu olduğunda elini taşın altına koymaktan çekinmeyen iş dünyamızın milli dayanışma ruhunu takdirle izliyoruz. Özellikle yerel kalkınma sürecine büyük destek veren yatırımcımız, üretimcimiz, işverenlerimiz, esnaflarımız, ticaret erbabımız geleceğin her bakımdan güçlü, tam bağımsız, kalkınmış Türkiye’sine giden yolda bizim en değerli yol arkadaşlarımızdır. Sizlerin azmi ve kararlılığı, hem şehrimizin hem de ülkemizin çalışma hayatını daha güçlü kılıyor. Sizler ürettikçe, kalkınmamız ivme kazanıyor. Türkiye olarak; bölgemizde ve dünyada gittikçe büyüyen ve yayılan çatışma ortamına rağmen bugün ulaştığımız nokta, hem gücümüzün sınırlarına, hem de gelecekte başarabileceklerimize dair önemli göstergedir. Ülkemizi güçlendirme hedefimiz istikametindeki kararlılığımızı, azmimizi koruduğumuz sürece her alanda olumlu sonuçlar almaya devam edeceğimize inanıyorum" dedi. "Herkes faaliyet gösterdiği alanda en iyisi olmak için daha çok çalışmalıdır" Türkiye’yi güçlü kılacak her mecrada duraksama, tereddüt etme lüksü olmadığını ifade eden Bakan Işıkhan, "Şunu unutmamalıyız ki tam bağımsız güçlü bir ekonomi ve kendi kendine yetebilen bir Türkiye demek; aynı zamanda, daha adil, daha huzurlu bir dünya demektir. Çünkü bugün Türkiye, küresel güvensizlik ortamında üstlendiği uluslararası sorumluluklar, tarihi ve kültürel misyonu ile sadece bölgesinin değil dünyanın da can simidi olmaya devam etmektedir. Bölgesel tehditlerin kapımıza kadar ulaşmış olması, bize, büyüme yolunda atmamız gereken kararlı adımları bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu sebeple, başta çalışma hayatı olmak üzere, Türkiye’yi içeride ve dışarıda daha güçlü kılacak her mecrada; durma, duraksama, adımlarımızda tereddüt etme, kabuğumuza çekilme lüksümüzün olmadığını özellikle vurgulamak istiyorum. Herkes, faaliyet gösterdiği alanda en iyisi olmak için daha çok çalışmalı ve daha fazla katma değer üretmelidir. Bu anlamda Denizli’nin üretim gücüne, potansiyeline inanıyoruz" şeklinde konuştu. Çalışma hayatına yön veren her sektöre yapılan yatırımlarla, iş dünyasının katkılarıyla Denizli’nin hak ettiği konuma ulaşacağını dile getiren Bakan Işıkhan, Denizli halkının mahrum kaldığı yerel hizmetleri telafi etmeye devam edeceklerini söyledi. Çalışma hayatı ve ekonomi güçlendikçe Türkiye’nin de istikrarla büyüyeceğini ifade eden Bakan Işıkhan, ekonomi güçlendikçe, istihdam ve üretim arttıkça, yatırımlar çoğaldıkça bu refahı nüfusun tamamına yaymak için kapsamlı politikalar üretmeye devam edeceklerini açıkladı. Bakan Işıkhan gençleri heyecanlandıran müjdeleri verdi Konuşmasının sonunda gençlere yönelik müjdeleri ardı ardına sıralayan Bakan Işıkhan, "Bugün genç kardeşlerimiz de burada. Gençlerin enerjisi, bu şehrin dinamizmi; gençlerin hayalleri, Türkiye’nin hedefleridir. Günümüz dünyasında gençlerimizin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, eğitimden iş hayatına geçiş sürecidir. Birçok gencimiz, okuldan mezun olduktan sonra iş bulma sürecinde zorluklar yaşamakta, tecrübe eksikliği nedeniyle geri planda kalmaktadır. Bu durumun, toplumsal olarak da çözmemiz gereken önemli bir mesele olduğunu biliyoruz. İşte tam da bu noktada, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle gençlerimizi üretim sürecine daha erken dahil etmek, onları hayatın içine daha güçlü şekilde katmak amacıyla yeni bir adım attık. İŞKUR öncülüğünde başlattığımız 'Gençliğin Üretim Çağı - GÜÇ Programı', gençlerimizin çalışma hayatına daha erken, daha donanımlı ve daha güçlü bir şekilde katılmasını hedeflemektedir. Bu programla; Gençlerimize staj imkanları sunuyor, Meslek sahibi olmalarını teşvik ediyor, Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi çalışma hayatına kazandırıyor, İlk iş deneyimlerini edinmelerine destek oluyoruz. Staj Desteği programıyla 3 yılda 800 bin gencimizin staj yapmasını sağlayacağız. Geleceğim Meslekte Programı ile meslek okulu mezunlarını kendi mesleklerinde çalışmaya teşvik edeceğiz. NEET İşgücü Uyum Programı ile, ne eğitimde ne istihdamda olan 450 bin genci kamu kurumları ile işbirliği içinde çalışma hayatına dahil edeceğiz. İşe ilk adım programı ile 3 yılda 750 bin gencin 6 ay boyunca ücretinin tamamını veya 18 ay boyunca ücretinin yarısını ödeyeceğiz. Böylece tecrübe eksikliği nedeniyle ilk iş deneyimlerinde zorluk yaşayan gençlere deneyim de kazandıracağız. Özellikle işe alımda tecrübe şartı arayan işverenlerimizi de tecrübesiz gençleri istihdam etmesi ve tecrübe kazandırması noktasında teşvik edeceğiz. Geçen sene başlattığımız İŞKUR GENÇLİK Programı ile de, bildiğiniz gibi üniversite öğrencilerimizi yarı zamanlı modelle çalışma hayatına alıştırmaya, tecrübe katmaya devam ediyoruz. Gençlerimiz, Türkiye’nin geleceği. Gençlerimizin eğitim sonrası çalışma hayatından uzak kaldıkları her gün, Türkiye’nin kaybıdır. Bu nedenle gençlerimiz bizim en büyük önceliğimizdir. Bu vesileyle ülkemizin ve şehirlerimizin kalkınması için, her daim sahada olan iş dünyamızın temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarımız, belediyelerimiz, gençlerimiz ve kamu kurumlarımızla birlikte istişarelerle ihtiyaç ve talepleri almaya, sorunları çözmeye devam edeceğiz" dedi.

Enerjide Krizin Faturası Yine Vatandaşa Kesilecek! Haber

Enerjide Krizin Faturası Yine Vatandaşa Kesilecek!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri müdahalelerinin tetiklediği küresel enerji krizinin Türkiye ekonomisi, enerji arz güvenliği ve gıda enflasyonu üzerindeki etkilerine yönelik araştırma önergesi hakkında konuştu. CHP’li Arpacı, “Kriz var, maliyet artıyor ama çözüm vatandaşa yüklenmek oluyor. Çünkü bu iktidarın ekonomi anlayışında planlama yok, öngörü yok, strateji yok; sadece zam var” diye konuştu. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Sanayici ‘Ben Bu Maliyetlerle Üretemem’ Diyor Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilimin doğrudan Türkiye ekonomisinin kalbini etkileyen ciddi bir kriz hâline geldiğini vurgulayan CHP’li Arpacı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Hürmüz Boğazı'nda yaşanan en küçük bir aksama küresel piyasaları sarsıyor. Peki, AKP iktidarı ne yapıyor? Hiçbir hazırlık yok. Sanayi sektörü alarm veriyor, üretici artan enerji maliyetleri altında eziliyor, fabrika kapasiteleri düşüyor, birçok firma üretimi durdurma noktasına geldi. Daha ortada savaş yokken Ocak 2026'da sanayi üretimi yaklaşık yüzde 2 geriledi, elektrik tüketimi düşmüş durumda. Sanayici diyor ki: ‘Ben bu maliyetlerle üretemem.’ Bakın, tekstil, deri ve hazır giyim sektöründe toplam istihdam kaybı 400 bin. Müjdelediğiniz 3.500 liralık istihdam destekleri daha verilmeye başlanmadı. Siz hareket alıncaya kadar iş işten geçiyor arkadaşlar. Her gün konkordato alan bir şirket, her gün kapanan, her gün iflas eden köklü bir sanayi kuruluşunun haberlerini duyuyoruz. Ekonomi yönetimi çıkıp hâlâ ‘Büyüme yüzde 3,8 olacak.’ diyor. Nasıl olacak? Sanayi üretimi düşerken, fabrikalar kapanırken, enerji maliyetleri artarken büyüme nasıl gerçekleşecek? Mazotta KDV'yi Yüzde 1'e İndirin Üstelik şimdi de kulislerde doğal gaz ve elektriğe yeni zam hazırlıkları yapıldığı konuşuluyor. ‘Tarife dönüşümü’ adı altında yine zam planlanıyor yani kriz var, maliyet artıyor ama çözüm vatandaşa yüklenmek oluyor. Çünkü bu iktidarın ekonomi anlayışında planlama yok, öngörü yok, strateji yok; sadece zam var. Üç senedir burada vergi ve harçları artırmaktan, yeni harçlar getirmekten, cezaları artırmaktan başka ne yaptık? Hep aynı senaryo: Kriz geliyor, maliyet artıyor, faturası vatandaşa kesiliyor. Artan benzin ve mazot fiyatları karşısında eşelmobil sistemiyle günü kurtardık fakat yetmedi, bitti. Eşelmobil sistemiyle ÖTV farkını artık yansıtmaya başladık. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in defalarca dile getirdiği gibi ‘Mazotta KDV'yi yüzde 1'e indirin.’ dedik. Niye bekliyorsunuz? Cumhurbaşkanımızın yetkisi var. Her fırsatta Cumhurbaşkanını burada övüyorsunuz. Böyle bir krizde KDV'yi, ÖTV'yi yüzde 1'e indirseniz enflasyonla mücadelede en faydalı işi yapmış olmaz mısınız? Destek Paketleri Açıklanmalı Ekonomi yönetimi acilen sanayiye enerji maliyeti destek paketleri açıklamalıdır, enerjide ithalata bağımlılığı azaltacak somut adımlar atmalıdır, tarım ve gıda üretiminde enerji maliyetlerini dengeleyecek destekleri devreye sokmalıdır. Kanunun emrettiği şekilde, millî gelirin yüzde 1'i çiftçiye derhâl verilmelidir. Aksi hâlde, sanayide daralma yaşanacak, tarımda üretim düşecek, işsizlik artacak ve enflasyon kalıcı hâle gelecektir. Bunun bedelini ise yine, en çok, dar gelirli vatandaşlarımız ödeyecektir.”

Çavuşoğlu’ndan 730 gün değerlendirmesi Haber

Çavuşoğlu’ndan 730 gün değerlendirmesi

Sosyal belediyecilik anlayışının en somut yansımalarından biri ilkokul öğrencilerine yönelik başlatılan beslenme desteği oldu. Ekonomik koşulların özellikle çocuklar üzerindeki etkisini azaltmayı hedefleyen bu uygulama ile binlerce öğrencinin okulda sağlıklı ve dengeli beslenmesine katkı sağlanıyor. Çocuklar için eşit başlangıç: Beslenme desteği Bu destek yalnızca bir sosyal yardım değil aynı zamanda eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren bir yatırım olarak görülüyor. Aile bütçesine katkı sağlayan bu uygulama, kent genelinde büyük bir memnuniyet yaratırken, sosyal belediyeciliğin sahadaki karşılığını da net şekilde ortaya koydu. Kırsalda üretim güçleniyor, şehir kazanıyor Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin son dönemde en dikkat çeken başlıklarından biri kırsal destek politikaları oldu. Tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla hayata geçirilen projelerle üreticinin maliyet yükü hafifletilirken, üretimin devamlılığı da güvence altına alındı. Gübre, mazot, tohum ve fidan desteklerinin yanı sıra flake yem, macar fiği, mastitis aşısı ve veterinerlik hizmetleriyle üreticiye çok yönlü katkı sağlandı. Arpa ve mısır alım destekleriyle üreticinin elindeki ürünün değer kaybetmesinin önüne geçilirken, tarımsal makine ve ekipman hibeleriyle üretim kapasitesi artırıldı. Zeytin fidanı dağıtımı ve mera gübreleme çalışmalarıyla uzun vadeli verimlilik hedeflenirken, tüm bu adımlar Denizli’nin üretim gücünü koruyan ve büyüten stratejik bir kalkınma modeline dönüştü. Sosyal dayanışma büyüyor Denizli Büyükşehir Belediyesi, yalnızca çocuklar ve üreticiler için değil, toplumun tüm kesimleri için kapsamlı destek mekanizmaları oluşturdu. Kent lokantaları ve kent marketler aracılığıyla uygun fiyatlı gıdaya erişim kolaylaştırılırken, aşevi hizmetleriyle yıl boyunca yüz binlerce kişiye sıcak yemek ulaştırıldı. Sosyal Yardım Kartı uygulamasıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek sağlanırken, yerel esnaf da bu sistemin bir parçası haline getirildi. Isınma yardımları, gıda kolileri, taşınma destekleri, yeni doğan bebek paketleri ve emeklilere yönelik sosyal alanlar gibi birçok uygulama, sosyal dayanışmayı kurumsal bir yapıya dönüştürdü. Sağlık alanında ise evde bakım hizmetlerinden ücretsiz aşı desteklerine kadar genişleyen bir hizmet ağı oluşturuldu. Çevre, teknoloji ve modern şehircilik Kent vizyonunun önemli ayaklarından biri de çevreye duyarlı ve sürdürülebilir şehircilik anlayışı oldu. Kurakçıl peyzaj uygulamaları ve akıllı sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde ciddi tasarruf sağlanırken, bu yaklaşım doğayla uyumlu yeni bir kent modelinin temelini oluşturdu. Ulaşımda ise akıllı sistemler ve dijital altyapılarla vatandaşların günlük yaşamı kolaylaştırıldı. Toplu taşımada konfor ve erişilebilirlik artırılırken, veri odaklı yönetim anlayışıyla geleceğin ulaşım modeli inşa edilmeye başlandı. Kültür, sanat ve ortak akıl Denizli, son dönemde kültür ve sanat etkinlikleriyle de adından söz ettiren bir şehir haline geldi. Ulusal ve uluslararası organizasyonlar, festivaller ve sanatsal etkinliklerle kent yaşamı zenginleşirken, bu faaliyetler sosyal bütünleşmeye de katkı sundu. Öte yandan düzenlenen çalıştaylar ve katılımcı platformlarla kentin geleceği ortak akıl çerçevesinde planlanıyor. Akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların dahil olduğu bu süreç, demokratik yönetişim anlayışının güçlü bir örneğini oluşturuyor. “Bu şehrin kaynakları, bu şehrin insanları için” Başkan Çavuşoğlu, 730 günlük sürecin ardından gelinen noktayı değerlendirirken, en büyük önceliklerinin insan odaklı hizmet olduğunu vurguladı: “Bir çocuğun okula aç gitmemesi, sadece bir sosyal politika değil, aynı zamanda bir gelecek meselesidir. Biz çocuklarımızın hem zihinsel hem fiziksel gelişimini destekleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Biz bu kenti yönetirken sadece projelere değil, insan hayatına dokunmaya odaklandık. Kırsalda üretimi desteklerken, şehirde çocuklarımızın beslenmesini de düşündük. Kırsalda üretim devam ederse şehirde yaşam da güçlü olur. Biz bu dengeyi koruyan bir anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir gelecek, sağlıklı bireyler ve sürdürülebilir üretimle mümkündür. Bu şehrin kaynaklarını yine bu şehrin insanları için adil, şeffaf ve etkin bir şekilde kullanmaya devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.