Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tbmm

Tavas Barış Gazetesi - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tin’den Brezilya Değerlendirmesi Haber

Tin’den Brezilya Değerlendirmesi

AK Parti Denizli Milletvekili ve Latin Amerika Karayipler Parlamentosu (PARLATINO) Üyesi Şahin Tin, AND Parlamentosu Türk Grubu üyelerinin de yer aldığı TBMM heyeti olarak Brezilya’da gerçekleştirdikleri resmi temasların ardından değerlendirmelerde bulundu. Brezilya’nın Latin Amerika’nın önemli siyasi ve ekonomik güçlerinden biri olduğunu belirten Tin, Türkiye ile Brezilya arasındaki mevcut ilişkilerin çok daha ileri bir noktaya taşınabilecek güçlü bir potansiyel barındırdığını ifade etti. BREZİLYA’DA KAPSAMLI TEMASLAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ Şahin Tin, ziyaret kapsamında SãoPaulo’da Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu, Eyalet Yasama Meclisi, Futbol Müzesi, İslami sivil toplum kuruluşları ve Filistin gönüllüleriyle temaslarda bulunduklarını belirtti. Görüşmelerin Türkiye-Brezilya ilişkilerinin geliştirilmesi açısından verimli geçtiğini ifade eden Tin, PARLATINO Türk Grubu Başkanı ve Gaziantep Milletvekili Ali Şahin’in başkanlık ettiği heyette PARLATINO üyesi Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ile AND Türk Grubu Başkanı Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer ve Denizli Milletvekili Nilgün Ök’ün yer aldığını kaydetti. “PARLAMENTER DİPLOMASİ, DOSTLUK KÖPRÜLERİNİ GÜÇLENDİRİYOR” SãoPaulo Eyalet Yasama Meclisi’ndeki temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milletvekili Şahin Tin, parlamenter diplomasinin Türkiye-Brezilya ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Şahin Tin, “Parlamentolar yalnızca kanun yapan kurumlar değil, milletler arasında köprüler kuran ve ülkelerin birbirini daha iyi anlamasını sağlayan önemli yapılardır. Biz de Brezilya’da gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle Türkiye ile Brezilya arasındaki dostluk köprülerini daha da güçlendirmeyi amaçladık. Dünya küçülüyor, mesafeler kısalıyor. Bir zamanlar uzak dediğimiz coğrafyalar bugün ticaretin, teknolojinin, iletişimin ve diplomasinin birbirine bağladığı merkezler haline geliyor. Biz uzakları yakın eden bir anlayışla hareket ediyoruz. Brezilya da bunun en güzel örneklerinden biri. Türkiye ile Brezilya arasındaki güçlü ilişki zeminini yeni dönemde daha ileri taşımak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. “TİCARETİMİZİ ÜRETİM, YATIRIM VE TEKNOLOJİYLE BÜYÜTÜYORUZ” Türkiye-Brezilya ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Milletvekili Şahin Tin, iki ülke arasında ticaret, yatırım, savunma sanayii, teknoloji, tarım ve enerji alanlarında önemli fırsatlar bulunduğunu ifade etti. Şahin Tin, “Brezilya güçlü bir pazar ve önemli bir üretim merkezi. Türkiye ise üretim kabiliyeti, mühendislik gücü ve teknoloji altyapısıyla önemli bir noktaya geldi. Bizim anlayışımız sadece alıp satmak değil, üretmek, yatırım yapmak, ortaklık kurmak ve birlikte kazanmak. Ticaretin yolunu üretimle, üretimin yolunu yatırımla büyütmeliyiz. Savunma sanayii bizim için bağımsızlığımızın ve kendi ayaklarımız üzerinde durma irademizin sembolü. Türkiye artık kendi teknolojisini geliştiren ve dost ülkelerle ortak projeler üreten bir ülke. Brezilya ile savunma sanayii alanında imzalanan iş birliği anlaşması da bu açıdan önemli bir fırsat. Bununla birlikte Brezilya’nın tarım ve enerji kapasitesiyle Türkiye’nin sanayi, mühendislik ve teknoloji birikimini de buluşturabiliriz. Bizim meselemiz günü kurtarmak değil, geleceğe yatırım yapmak. Türkiye-Brezilya ilişkilerini uzun vadeli ve sürdürülebilir iş birlikleriyle daha ileri taşıyacağız” dedi. “ACILARIMIZ ORTAKSA, DAYANIŞMAMIZ DA ORTAK OLMALI” Ziyaret kapsamında afet yönetimi, Filistin meselesi ve Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milletvekili Şahin Tin, Türkiye’nin tecrübelerini dost ülkelerle paylaşmaya ve adalet, dayanışma ve barış temelinde güçlü duruşunu sürdürmeye devam edeceğini belirtti. Şahin Tin, “6 Şubat’ta asrın felaketi depremi, büyük bir acıyı yaşadık. O acının içinde milletimizin nasıl kenetlendiğini, devletimizin nasıl seferber olduğunu gördük. Şimdi bu tecrübeyi dostlarımızla paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Depremin milliyeti, afetin sınırı olmaz. Acılarımız ortaksa, dayanışmamız da ortak olmalı. Yine Filistin meselesi de bizim için siyasi hesapların ötesinde bir insanlık meselesidir. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de Filistinli kardeşlerimizin haklı davasının yanında durmaya devam edecek. Zulüm ne kadar sürerse sürsün, adaletin güneşi mutlaka doğacak. Biz buna inanıyoruz. Ayrıca Terörsüz Türkiye süreci ülkemizin geleceği açısından tarihi bir adım oldu. Türkiye artık enerjisini teröre değil, eğitime, üretime, bilime, teknolojiye ve kalkınmaya yöneltmelidir. Hedefimiz milletimizin birlik ve beraberliğini güçlendiren, daha huzurlu, daha güvenli ve daha güçlü bir Türkiye inşa etmek” dedi. “TÜRKİYE ARTIK DÜNYANIN GÜÇLÜ AKTÖRLERİNDEN BİRİ” Brezilya temaslarının son derece verimli geçtiğini belirten Milletvekili Şahin Tin, görüşmelerde Türkiye’ye yönelik ilgi ve iş birliği iradesinin memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Türkiye’nin artık yalnızca bölgesinde değil, küresel ölçekte önemli bir aktör olduğunu vurgulayan Şahin Tin, “Brezilya’da bir kez daha gördük ki Türkiye’nin dostluk kapısı açık. Savunma sanayii, ticaret, yatırımlar, diplomasi ve insani yardımlar başta olmak üzere her alanda büyüyen gücümüz, dostlarımızla kurduğumuz ilişkilerle daha da anlam kazanıyor. Bu ziyaretle yeni kapılar açtık, yeni köprüler kurduk. Şimdi bu temasları somut iş birliklerine dönüştürme zamanı. Önümüzdeki dönemde Brezilya ile ticaret, yatırım, teknoloji, savunma sanayii ve parlamenter ilişkilerimizi daha ileri taşıyacağız. Hedefimiz, büyük ve güçlü Türkiye’yi daha da güçlendirmektir” dedi.

Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar, Mesajlarını Denizli’den Verdi Haber

Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar, Mesajlarını Denizli’den Verdi

Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar, partisinin Denizli İl Kongresi’ne katılmak üzere geldiği Denizli’de bir dizi program gerçekleştirdi. Nacar, Denizli teşkilatıyla birlikte Bayramyeri’nde vatandaşlarla bir araya gelirken, meydandaki mehter gösterisinin ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Nacar, Denizli’nin Türkiye’nin ekonomik ve sosyal hayatındaki önemine dikkat çekerek kentin sanayisi, tarımı, ihracatı ve üretim gücüyle ülke ekonomisine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Denizli’nin millî mücadele dönemindeki rolüne de değinen Nacar, Millî Mücadele’nin öncü isimlerinden Denizli Müftüsü Ahmed Hulûsi Efendi’yi rahmet ve minnetle andı. “Denizli’nin mayasında istiklal ruhu var” Ahmed Hulûsi Efendi’nin Millî Mücadele’nin ilk günlerinde Denizli’de yaptığı çağrıya dikkat çeken Nacar, kentin tarihsel olarak millî şuur ve bağımsızlık anlayışının önemli merkezlerinden biri olduğunu savundu. Nacar, Türkiye’nin bugün de benzer şekilde kritik bir süreçten geçtiğini belirterek, ülkenin birliği, bağımsızlığı ve üniter yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Kanserli Hücre Yasası” çıkışı Konuşmasının önemli bölümünü TBMM gündemindeki yasa teklifine ayıran Cuma Nacar, söz konusu düzenlemeyi sert ifadelerle eleştirdi. Nacar, kamuoyunda farklı isimlerle anılan yasa teklifine ilişkin, “Kök Hücre Yasası değil, Kanserli Hücre Yasası” ifadesini kullandı. Teklifin yeterince tartışılmadan Meclis gündemine getirildiğini ileri süren Nacar, düzenlemenin geri çekilmesi çağrısında bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tarihi bir sorumluluk taşıdığını belirten Nacar, milletvekillerine de çağrıda bulunarak ülkenin geleceğinin siyasi hesaplara veya günlük çıkarlar uğruna feda edilmemesi gerektiğini söyledi. “Türk siyasetinin temel sorunu millîlikten uzaklaşmak” Türk siyasetinin temel sorunlarından birinin millîlikten uzaklaşmak olduğunu savunan Nacar, Türkiye’nin kendi değerleri, iradesi ve millî menfaatleri doğrultusunda siyaset üretmesi gerektiğini ifade etti. “Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Nacar, sürecin terörün sona erdirilmesinden ziyade Türkiye’nin millî yapısını ve üniter devlet anlayışını zedeleyebilecek sonuçlar doğurabileceğini öne sürdü. Nacar, Millet Partisi olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş iradesinin, milletin birlik ve bütünlüğünün ve devletin bekasının korunması gerektiğini savunduklarını belirtti. İl kongresinde teşkilat buluşması Denizli programı kapsamında vatandaşlarla bir araya gelen ve teşkilat mensuplarıyla buluşan Cuma Nacar, daha sonra partisinin Denizli İl Kongresi’ne katıldı. Nacar, kongrede yaptığı konuşmada da Türkiye’nin geleceği açısından millî, bağımsız ve millet merkezli bir siyaset anlayışının önemine dikkat çekti. Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar’ın Denizli programı, kongre ve kent merkezindeki temasların ardından sona erdi.

YENİ Partili Arpacı: Çocuk Adaletinde Başarı Ceza Vermekle Değil, Suçu Önlemekle Ölçülür Haber

YENİ Partili Arpacı: Çocuk Adaletinde Başarı Ceza Vermekle Değil, Suçu Önlemekle Ölçülür

YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı TBMM Genel Kurulu'nda, Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci maddesi hakkında konuştu. Arpacı, “Devlet çocuğa okuldan koptuğunda ulaşamıyorsa, ailesi yoksullukla mücadele ederken yanında değilse, bağımlılık ve ruh sağlığı desteğini zamanında sunamıyorsa yıllar sonra yalnızca ceza kanunuyla karşısına çıkamaz. Bizim ihtiyacımız çocuğu suç işledikten sonra hatırlayan bir sistem değil, riski önceden gören, aileye zamanında ulaşan, çocuğu okulda tutan ve suç örgütlerinin elinden kurtaran bir kamu düzenidir” dedi. “Kaybettiğimiz Çocuklarımızın Acısı Hâlâ Kalbimizde” Düzenlemede ateşli silahların saklanmasıyla ilgili 1'inci maddesi üzerine değerlendirmelerde bulunan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı şunları söyledi: “Ahmet Minguzzi, Ata Emre Akman, Atlas Çağlayan, Abdurrahman Balcı, Gülden Coni, Fatih Acacı, Kıvanç Uman, Murat Duha Yıldız, Alperen Ömer Toprak, Hakan Çakır, Eyüp Arıcı ve son olarak da İzmir'de kalbinden bıçaklanan Mehmet; birkaç sene içinde cinayete kurban giden, ülkenin geleceği gençlerimizden sadece birkaçı. Şanlıurfa'da, Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilen okul saldırılarında kaybettiğimiz çocuklarımızın acısı hâlâ kalbimizde, en derinliklerinde. Hepsinin acısı çok taze, üzerinden yıllar da geçse unutamayacağımız pırıl pırıl, bir hiç uğruna kaybettiğimiz gençlerimiz. “Geleceğimiz Gidiyor Ve Giden Geri Gelmiyor, Ülkeyi Bu Hâle Siz Getirdiniz” 2025'te mağdur olan çocuk sayısı tam 268 bin. Bu çocukların yüzde 60'ı yaralanma suçundan mağdur, belki de ölmekten kıl payı kurtuldular. Korkunç bir rakam, korkunç. Bir senede suç işleyen çocuğumuzun, gencimizin sayısı 200 bin. Belki bir suç örgütünün elinde, belki kötü yaşam koşulları, berbat eğitim sistemimiz, ekonomik zorluklar ya da ruhsal problemleri yüzünden suç işlemiş yüz binlerce çocuğumuz var. Biz bu ülkede nasıl yaşayacağız? Hangi aile sokak güvenliği olmadığı bir ülkede evladını başka bir şehirde eğitim almaya gönderebilecek? Birçok aile çocukları hayal ettiği okulu kazandığı hâlde özellikle büyükşehirlerde okumasını istemiyor. Çocuklarımızı nasıl bir geleceğe hazırlıyoruz? Allah aşkına, kim bu ülkede yaşamak istiyor? Türkiye'den dünyaya ilk önce doktorlarımızı, mühendislerimizi, yetişmiş insan gücümüzü gönderdik. Üniversiteden mezun olan gençlerimizin tek hayali Avrupa'da çalışmak ve artık en sonunda liseden mezun olan çocuklarımız bile yurt dışında üniversite eğitimi almak istiyorlar. Bütün gençler bir fırsatını bulup ülkeyi terk etmek istiyor, farkında mısınız? Geleceğimiz gidiyor ve giden geri gelmiyor. Yirmi yılda ülkeyi derin yoksulluğa sürükleyen, hukuku keyfî uygulamalarla işlemez hâle getiren, düşünce, ifade ve sosyal medya özgürlüğünü ortadan kaldıran sizsiniz. Uyuşturucu baronları başta olmak üzere, suç örgütleriyle mücadele ediyormuş gibi yaparak ülkeyi bu hâle getirdiniz; suçlusu da sorumlusu da sizlersiniz. “Silahın Çocuğun Eline Geçmesini Önlemek Yetişkin Bireyin En Temel Sorumluluklarından” 1'inci maddeyle ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden saklayan ve bir çocuğun silahı ele geçirmesine neden olan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyor. Elbette bir evde silah bulunuyorsa o silahın çocuğun eline geçmesini önlemek yetişkin bir bireyin en temel sorumluluklarından biridir. Silahı çocuğun rahatça ulaşabileceği bir yerde bırakmak basit bir ihmal değildir, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilecek ağır bir sorumsuzluktur ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır; bu nedenle düzenlemenin amacını doğru buluyoruz. “Çocuk Koruma Sistemi Zamanında Çalışmıyor” Sayın milletvekilleri, bakın, veriler önümüzde çok açık bir tabloyu ortaya koyuyor. 2020-2025 yılı arasında çocukların karıştığı organize suç olayları yüzde 236 arttı. Bu veri suç örgütlerinin çocukların yoksulluğundan, yalnızlığından, okullarından kopuşundan ve gelecek kaygısından daha fazla yararlandıklarını gösteriyor. Çocukları uyuşturucu taşımada, silah saklamada, gözcülükte ve şiddet eylemlerinde kullanılması yalnızca bir asayiş meselesi değil, bu tablo çocuk koruma sisteminin zamanında da çalışmadığını gösteriyor. “Aynı Çocuk İçin Hep Beraber Çalışmalıdır” Teklifin gerekçesinde yoksulluktan, aile içi şiddetten, eğitimden kopuştan ve sosyal hizmet eksikliğinden söz ediliyor ancak çözüm bölümüne gelindiğinde yeniden sadece cezaları artırıyor, infaz ağırlaştırılıyor, aileye yeni ceza hükümleri getiriliyor. Devlet çocuğa okuldan koptuğunda ulaşamıyorsa, ailesi yoksullukla mücadele ederken yanında değilse, bağımlılık ve ruh sağlığı desteğini zamanında sunamıyorsa yıllar sonra yalnızca ceza kanunuyla karşısına çıkamaz. Bizim ihtiyacımız çocuğu suç işledikten sonra hatırlayan bir sistem değil, riski önceden gören, aileye zamanında ulaşan, çocuğu okulda tutan ve suç örgütlerinin elinden kurtaran bir kamu düzenidir. Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Millî Eğitim, Sağlık ve İçişleri Bakanlıkları ile yerel yönetimler aynı çocuk için hep beraber çalışmalıdır. Çocuk adaletinde başarı kaç çocuğa ceza verdiğimizle ve bunun ne kadar uzun olduğuyla ilgili değil, kaç çocuğun suça sürüklenmesini önlediğimizle ölçülür diyorum.”

Karaca,"Yüzde 12,5 gümrük vergisi tekstili vurdu" Haber

Karaca,"Yüzde 12,5 gümrük vergisi tekstili vurdu"

HABER:MURAT DEMİRBİLEK "DOSTUM DİYEN TRUMP'IN EN BÜYÜK KAZIĞI YÜZDE 12,5 GÜMRÜK VERGİSİ OLDU" TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmada dikkat çeken ifadeler kullanan Karaca, NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'ye gelen ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik iktidarın yaklaşımını eleştirdi. Karaca, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "NATO Zirvesi için gelen, iktidarı pışpışlayan, 'Dostum' diyerek övgüler düzen, Denizlimizin meşhur yanık kokulu yoğurdunu yiyen Trump'ın sizlere ve ülkemize, bu sektöre attığı en büyük 'dost' kazıklarından biri neydi? Yüzde 12,5 ek ilave gümrük vergisi." DENİZLİ'DE BİNLERCE KİŞİ İŞİNİ KAYBETTİ Denizli ekonomisinin alarm verdiğini ifade eden Karaca, işsizlik rakamlarının her geçen gün arttığını söyledi. Paylaştığı verilere göre; Denizli'de Ocak 2026 itibarıyla son bir yılda 5 bin 196 kişi işsiz kaldı. Türkiye genelinde ise son iki yılda tekstil ve konfeksiyon sektöründe 153 bin kişilik kayıtlı istihdam kaybı yaşandı. Takipteki kredi oranı ise son bir yılda yüzde 78 arttı. Karaca, bu tabloyun üretim, ihracat ve istihdam açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti. "SEKTÖR DESTEK BEKLİYOR" Tekstil sektörünün ayakta kalabilmesi için hükümetin acil adımlar atması gerektiğini belirten Karaca, çözüm önerilerini de TBMM kürsüsünden sıraladı. Karaca'nın önerileri arasında şu başlıklar yer aldı: EXIMBANK ve benzeri ihracat destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, Üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, Ekonomide milli ve kararlı bir duruş sergilenmesi, İhracatı olumsuz etkileyen kur baskısına kalıcı çözüm üretilmesi, Sektör temsilcilerinin taleplerinin doğrudan dinlenerek politika oluşturulması. DENİZLİ TEKSTİLİ İÇİN UYARI Denizli'nin Türkiye'nin en önemli ihracat ve tekstil merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Karaca, üretimin sürdürülebilirliği için ekonomik politikaların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca'nın TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma, özellikle tekstil sektörünün içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları ve ihracatçıların yaşadığı sorunları bir kez daha Meclis gündemine taşırken, Denizli ekonomisinin geleceğine ilişkin önemli uyarılar da içerdi.

 “Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri” Haber

 “Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri”

YENİ Parti’nin TBMM Genel Kurulu’na sunduğu ilk Meclis araştırma önergesi tekstil ve hazır giyim sektörü üzerine oldu. Önergeye ilişkin grubu adına konuşan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin daha önce de önerge verdiğini kaydederek, üç yıl önce yaptığı uyarılarda sorunların araştırılması ve önlem alınması gerektiğini ifade ettiğini söyledi. Özgür Özel önderliğinde kurulan YENİ Parti’nin iktidar mücadelesinde işçinin, emeklinin, emekçinin, üreticinin, ihracatçının yanında olacağını söyleyen Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Sektöre Son Darbeyi ‘Dostum Trump’ Vurdu” İlk grup önerimizin tekstil sanayisi ve istihdam üzerine olmasını da çok anlamlı bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Üç sene oldu, aynı şekilde bir öneri vermiştim, dedim ki o zaman: ‘İşler yolunda gitmiyor. Gelin, sorunlar, sıkıntılar araştırılsın, önlem alalım.’ Dediler: ‘Dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun var, merak etmeyin, geçer gider.’ Komisyonumuza geçen sene özellikle bu konuda bir toplantı yapmamız ve sektör temsilcilerini toplamamız gerektiğini, sektörün kan kaybettiğini, yoğun bakıma doğru gittiğini söyledim. Varank Bey lütfedip Komisyonumuzu toplamadı, tekstilciyle yüz yüze gelemedi. Bakın, sektöre son darbeyi ‘dostum Trump’ vurdu.Türk tekstilcisine ihracatta yüzde 12,5 ilave vergi getirdi. İşin en acı kısmı ABD ticaret temsilciliği kamuya açık kayıtlarından Türkiye'den ilave vergiye karşı bir savunma ya da temsilciyle bir görüş bildirilmediğini de söyledi. Yani hani masada kazanmıştık, hani her istediğimizi almıştık bu NATO toplantısında? Öyle olmadığını da anladık. AKP'nin gözden çıkardığı sektörde gelinen son noktayı ben size kısaca özetleyeyim: Kriz geçmiş gitmiş mi yoksa delip geçmiş mi siz karar verin. Tekstil ve hazır giyimde toplam iş gücü kaybı 500 binin üzerinde, sektörün yüzde 35'i erimiş. İstihdam rakamlarına göre tekstilde on beş, hazır giyimde tam on bir sene önce geriye gitmişiz; 10 bin firma kapısına kilit vurmuş, toplamda yüzde 15'e tekabül ediyor. Daha beş sene önce 3,7 milyar ile 6'ncı sıradayken şimdi tam otuz beş sene sonra dünyada hazır giyim piyasasından aldığımız pay yüzde 3'ün altına inmiş, ihracat 21 milyar dolardan 16 milyar dolara düşmüş. “Türkiye Sanayisizleşiyor” Daha önceki önergelerde olduğu gibi, AKP'nin hatibi biraz sonra burada, verilen teşvikleri, destekleri, dünya pazarından aldığımız, dünya pazarının daralmasından falan bahsedecek; inanmayın. 2024-25'te dünyada hacmi artan hazır giyim ihracatı içinde payı düşen, ihracatı gerileyen tek üretici maalesef Türkiye. Bakın, teşvik konusunda farklı kurumlardan 86 farklı teşvik verilen sektör bu hâle gelir mi? Geliyor çünkü teşvikler verilmemek üzere kurgulanmış, şartları çok zor. En önemlisi, döviz dönüşüm ve istihdam desteklerini kullanan firma sayısı çok az. Diğer teşvikler ise yara bandı olamayacak nitelikte ve zayıf. Adını koyalım arkadaşlar, Türkiye sanayisizleşiyor, uygulanan ekonomi politikaları sebebiyle durdurulamayan enflasyon yüzünden firmalar faaliyetlerinden kâr edemiyor. Büyüme dediğiniz şey Türk lirası enflasyonu sebebiyle nominal bir şişmeden ibaret. Firmaların finansal kazançlarıyla faaliyetlerinden ettikleri zararları karşılayamıyor yani firmalarımız çalışarak batıyor arkadaşlar. Bugün, bu mevcut durum ile bu faizle sanayicinin sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13,5 FAVÖK üretmesi gerekiyor, şu anda firmaların net kârı yüzde 1 civarında. Bu sürdürülebilir mi? 2022'de mal ihracatının gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 27'nin üzerindeyken üç senede yüzde 17'ye düştü, 2028'deki hedef yüzde 16,4. Uyardık, çok söyledik, yangın küçük bir alandayken önlem alın, ormanı kaybediyoruz, orman gidiyor dedik, dinletemedik. “Tekstilden Teknolojiye, İnşaattan Lojistiğe, Turizme Her Yer Yangın Yeri” Şimdi, artık yangının olmadığı sektör kalmadı. Türkiye hızla sanayisizleşiyor; tekstilden teknolojiye, inşaattan lojistiğe, turizme her yer yangın yeri. Konkordato başvurularında son üç senedir her ay yeni rekor kırılıyor.Sadece altı ayda 1.240 şirket konkordato aldı ve bunun çok büyük bir oranı haziran ayı içinde. 115 şirket iflas etti. Başvuruların büyük bir bölümü sanayi kentlerinden geliyor. Tasfiye edilen şirket sayısı 3.382 yani insanlar artık sizden yıldı, artık üretmiyor, kendi istekleriyle firmalarını kapatıyorlar. Elli yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisinin rekabet gücü üç senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşırken gelecek nesillerden nasıl üretici olmasını bekleyeceğiz? Türkiye bu anlamda ciddi bir yol ayrımındadır ve acil önlem alınmalıdır. Türk sanayisi acilen koruma altına alınmalıdır diyorum.”

CHP’li Arpacı: “AKP iktidarı Denizli’nin bir yıllık bütçesini 3,5 günde faize harcadı” Haber

CHP’li Arpacı: “AKP iktidarı Denizli’nin bir yıllık bütçesini 3,5 günde faize harcadı”

CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada iktidarın ekonomi ve bütçe politikalarını Denizli üzerinden eleştirdi. Yılın ilk altı ayında faiz ödemelerine 1,5 trilyon lira harcandığını belirten Arpacı, bu rakamın Denizli’deki belediyelerin yıllık bütçesinin yaklaşık 55 katı olduğunu söyledi. Türkiye’de kaynak sorunu değil, kaynakların yanlış kullanılması sorunu bulunduğunu ifade eden Arpacı, faiz ödemelerinin günlük yaklaşık 8 milyar liraya ulaştığına dikkat çekti. Denizli Büyükşehir Belediyesi ile 19 ilçe belediyesinin bir yıllık toplam bütçesinin yaklaşık 27 milyar lira olduğunu belirten Arpacı, şunları söyledi: “Bakanlığın açıkladığı verilere göre bu sene altı ayda faize harcanan para 1,5 trilyon lira. Yani yirmi dört saatte 8 milyar lira faize para harcanmış. Denizli'de Büyükşehir Belediyesi ve 19 ilçe belediyenin toplam bütçesi yani bir senede vatandaşa hizmet ettiği rakam 27 milyar lira. Yani AKP Hükûmeti 1 milyon 60 bin nüfuslu Denizli'nin bir senelik emeğini, hakkını üç buçuk günde harcamış.” “Şehir hastanesinin parasını 36 saatte harcadılar” Denizli’de yıllardır tamamlanamayan şehir hastanesine de değinen Arpacı, hastanenin yapımı için gereken kaynağın yaklaşık 36 saatlik faiz ödemesine denk geldiğini söyledi. Arpacı, “Altı senedir tamamlayamadığı şehir hastanesinin parasını otuz altı saatte har vurup harman savurmuştur. Emekliye, çiftçiye, öğrenciye, işçiye, sanayiciye, üreticiye verilmeyen kaynak; faiz lobisine, uluslararası finans kuruluşlarına, "carrytrade"cilere ziyadesiyle dağıtılmıştır” dedi.

“Gazetecilik Mesleği Yasal Güvenceye Kavuşmalı” Haber

“Gazetecilik Mesleği Yasal Güvenceye Kavuşmalı”

17-19 Temmuz 2026 tarihleri arasında Sivas 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya, TGK’ya bağlı 9 gazeteciler federasyonu ile 66 gazeteciler cemiyetinin başkan ve temsilcileri katıldı. Toplantıda yazılı, görsel, işitsel ve dijital medyanın yaşadığı sorunlar kapsamlı şekilde ele alınırken, en önemli gündem maddesini uzun süredir hazırlıkları sürdürülen Basın Meslek Yasası Taslağı oluşturdu. Akademisyenler, hukukçular, meslek örgütleri ve gazetecilerin katkılarıyla hazırlanan taslak, Başkanlar Kurulu’nun görüş ve önerileri doğrultusunda yeniden değerlendirildi. Taslağa son şeklinin verilmesi amacıyla çalıştay düzenlenmesi ve ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşınması kararlaştırıldı. “Basın Meslek Yasası artık zorunluluk” Sonuç bildirgesinde, dijital yayıncılık, sosyal medya ve yapay zekâ destekli içerik üretiminin gazeteciliği köklü biçimde değiştirdiğine dikkat çekildi. Türkiye’de gazetecilik mesleğini tanımlayan, mesleğe giriş şartlarını belirleyen ve etik standartları güvence altına alan kapsamlı bir yasal düzenlemenin bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğu ifade edildi. TGK, hazırlanacak yasanın gazeteciliği sınırlandırmayı değil, mesleğin saygınlığını artırmayı, kamu yararını korumayı ve gazetecilerin bağımsız şekilde görev yapabilecekleri güvenli bir çalışma ortamı oluşturmayı amaçladığını vurguladı. Türkiye Basın Meslek Birliği önerisi Bildirgede, Basın Meslek Yasası’nın en önemli düzenlemelerinden biri olarak öngörülen Türkiye Basın Meslek Birliği’nin kurulması da güçlü şekilde desteklendi. Kamu kurumu niteliğinde faaliyet göstermesi planlanan birliğin; meslek standartlarının belirlenmesi, etik ilkelerin uygulanması, gazetecilerin haklarının korunması ve öz denetim mekanizmasının oluşturulması açısından önemli rol üstleneceği belirtildi. Yerel basının ekonomik olarak desteklenmesi istendi TGK, yerel basının yalnızca haber üreten bir sektör değil, şehirlerin hafızası ve yerel demokrasinin en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti. Artan maliyetler, resmi ilan sistemindeki değişiklikler ve dijital dönüşüm sürecinin yerel medya kuruluşlarını ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya bıraktığı belirtilen bildirgede; resmi ilan sisteminin güçlendirilmesi, ilan kesme cezalarının istisnai durumlar dışında uygulanmaması, Basın İlan Kurumu komisyon oranlarının yeniden değerlendirilmesi, kamu ilanlarının artırılması ve yerel medyaya yönelik finansman ile dijital dönüşüm desteklerinin hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Yapay zekâ için etik standart vurgusu Toplantıda gazeteciliğin dijital dönüşümü de geniş yer buldu. Yapay zekâ teknolojilerinin haber üretiminde önemli fırsatlar sunduğu ancak sahte içerikler, dezenformasyon, telif hakları ihlalleri ve bilgi kirliliği gibi yeni riskleri de beraberinde getirdiği ifade edildi. TGK, yapay zekânın gazetecinin yerine geçen değil, gazeteciyi destekleyen bir araç olması gerektiğini belirterek, dijital gazetecilikte etik ilkelerin oluşturulması, ulusal standartların belirlenmesi ve gazetecilere yönelik eğitim programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti. TBMM ve ilgili kurumlara çağrı Sonuç bildirgesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi başta olmak üzere Cumhurbaşkanlığı, ilgili bakanlıklar, Basın İlan Kurumu, siyasi partiler, üniversiteler ve medya kuruluşlarına çağrıda bulunuldu. TGK, Basın Meslek Yasası Taslağı’nın tüm paydaşların katkısıyla yasalaştırılmasını, yerel basının ekonomik sürdürülebilirliğini sağlayacak yeni destek mekanizmalarının oluşturulmasını ve basın özgürlüğünü güçlendirecek adımların atılmasını istedi. Konfederasyon, basın özgürlüğünün, gazetecilerin özlük haklarının ve yerel medyanın yaşatılmasının savunucusu olmaya devam edeceğini belirterek, gazeteciliğin bağımsızlığını ve toplumun doğru haber alma hakkını korumanın demokratik Türkiye idealine inanan herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

CHP’li Arpacı ,” Eserinizle Övünüyor Musunuz?” Haber

CHP’li Arpacı ,” Eserinizle Övünüyor Musunuz?”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili TBMM Genel Kurulu’nda varlık barışı ile ilgili düzenlemeler ve İstanbul Finans Merkezi bünyesindeki firmalara vergi avantajları sağlayan, ayrıca SGK’ya borç taksitlerinin 36 aydan 72 aya çıkarılmasını öngören kanun teklifi görüşmelerinde konuştu. “Tekstil Kan Kaybetmeye Devam Ediyor, Niye Bu Sektöre Sırtınızı Dönüyorsunuz” İstanbul Hometex Fuarı’nda tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmaları ziyaret ettiğini belirten CHP’li Arpacı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bakın, bu kürsüden üç senedir defalarca dile getirdim, tekrar altını çizerek, üstüne basarak dile getirmek istiyorum: Tekstil ve hazır giyim kan kaybetmeye devam ediyor. Firmalarımız yüksek enflasyon ve düşük kur politikasıyla hayatına devam edemiyor, reel sektör çok sıkıştı. Konkordato sayısı ve vurulan çeklerin sayısında büyük artış var. Türkiye'nin köklü sanayi şirketleri teker teker iflas ediyor, işletmelerini kapatıyor ya da yurt dışına giderek ülkeyi terk ediyorlar. Tekstilci diyor ki: ‘Bu böyle gitmez’ İstihdam kaybı 400 bini geçti, ihracat düşüyor, üretim düşüyor, yatırım kaçıyor. Bakın, bu sektörde katma değerse katma değer, markaysa marka, verimlilikse verimlilik, istihdamsa istihdam, hepsi var. Yılda 30 milyar dolar ihracat kapasitene sahip elli yıllık ‘know-how’ var. Siz niye bu sektöre sırtınızı dönüyorsunuz? Bu Meclis, bu Sanayi ve Ticaret Komisyonu, sayın vekiller; biz ne zaman bir şeyler yapacağız? “Dört Ayda 11 Bin Şirket Kapandı, 46 Bin Esnaf Kepenk Kapattı” Bakın, bir kanun teklifi getirdiniz, ilk imzacının konuşmasını dikkatle dinledik, dedi ki: ‘Kanunu yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı artırmak için yapıyoruz’ Dedim ki: ‘Eyvah! Sanayicimizi, ihracatçımızı Allah korusun’ Niye böyle düşündüm? Çünkü siz en son bu dört kelimeyi kullandıktan sonra bu ülkenin başına neler geldi, biliyor musunuz? Dolar kuru 8 buçuktan 45 liraya çıktı, mazot 17 liradan 70 liraya çıktı. Kur korumalı mevduatı icat ettiniz, hazineden çıkan paranın ne olduğunu tahmin bile edemiyoruz. Merkez Bankası üç senede 2,5 trilyon zarar etti. Dört ayda faize sadece 1,1 trilyon ödediniz, 2026'da ödeyeceğiniz toplam rakam 2,7 trilyon lira. Bu rakam ne biliyor musunuz? Yirmi dört senelik özelleştirmenin karşılığı. Ticari krediler 20 trilyona ulaştı, batık kredi yükü 420 milyar. Dört ayda 11 bin şirket kapandı, 46 bin esnaf kepenk kapattı; bu, günde 470 tane dükkâna tekabül ediyor. “‘CarryTrade’cileri Düşündüğünüz Kadar Bu Ülkenin Sanayicisini Düşünmediniz” Son altı ayda tekstil, hazır giyim, deri... İstihdam kaybı 128 bin kişi arkadaşlar, 128 bin kişi işten çıkarıldı. Alınan her konkordato, her iflas sizin eseriniz. Mutlu musunuz? Eserinizle övünüyor musunuz acaba çok merak ediyorum. O gün size inanıp yatırım yapan insanlara siz ne dediniz? ‘Plansız büyüdünüz’ dediniz ya, o gün yatırım yapan insanlara. Bugün siz hâlâ ‘Bu kanunu 'Yatırımı, istihdamı artıracağız.' diye getirdik’ diyorsunuz. Yazıklar olsun size, komik duruma düşüyorsunuz ve bu treni kaçırdınız. Sanayicinin, ihracatçının, üreticinin iştahını kaçırdınız arkadaşlar; ülkeyi ithalat ülkesi hâline getirdiniz. ‘Carrytrade’cileri düşündüğünüz kadar bu ülkenin üreticisini, ihracatçısını, sanayicisini düşünmediniz. “Bu Kanunları Sanayiciyi Düşündüğünüz İçin Çıkarmıyorsunuz, Sıcak Paraya İhtiyaç Duyduğunuz İçin Çıkarıyorsunuz” Bu kanunla 9'uncu kez varlık barışı getiriyorsunuz ‘Yurt dışından para gelsin nasıl gelirse gelsin’ diyorsunuz. Sıcak paraya ihtiyaç var, değil mi? Neden? Çünkü kamunun ve özel sektörün döviz borcu 430 milyar dolar. Rezervleriniz 25 milyar dolara düştü, açık 400 milyar dolar. Siz artık dolar bazında verdiğiniz yüzde 30, yüzde 40 faize rağmen sıcak parayı bu ülkeye çekemiyorsunuz. Neden biliyor musunuz? Siz artık burada mülkiyet hakkını bitirdiniz arkadaşlar, hakkında iddianamesi yazılmayan, hükmü verilmeyen insanların mal varlıklarına el koydunuz, TMSF'ye devrettiniz ve satılığa çıkardınız bazılarını. Ya, bu ülkeye yatırım gelir mi? Siz ancak ve ancak bu kanunla fırsatçılık yapıyorsunuz. Orta Doğu'da bir savaş var, bu savaştan kaçacak -Dubai'deki, Katardaki- bir sıcak para var, ‘Bu sıcak para ülkeye gelir mi?’ diye fırsatçılık yapıyorsunuz; fırsatçısınız! Bu kanunları sanayiciyi, üreticiyi, ihracatçıyı düşündüğünüz için çıkarmıyorsunuz, sıcak paraya ihtiyaç duyduğunuz için çıkarıyorsunuz. Bu millet, bu insanlar, bu ihracatçılar bunu biliyorlar arkadaşlar ve en kısa zamanda seçimle sizi gönderecekler.”

CHP’li Şeref Arpacı’dan Başçeşme Uyarısı Haber

CHP’li Şeref Arpacı’dan Başçeşme Uyarısı

HABER MERKEZİ Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Denizli’nin Buldan ilçesine bağlı Başçeşme mevkiinde yürütülen feldspat madeni çalışmalarını gündeme taşıdı. Arpacı, söz konusu faaliyetlerin ÇED raporu olmadan sürdürüldüğünün ifade edildiğini belirterek, bölgenin Cumhurbaşkanlığı kararıyla “kesin korunacak hassas alan” ilan edildiğini hatırlattı. Başçeşme’nin Buldan için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Arpacı, ilçenin içme ve kullanım suyunun yaklaşık yüzde 40’ının bu bölgeden karşılandığını, tarımsal üretimin de aynı su kaynaklarıyla sürdürüldüğünü söyledi. Plansız ve denetimsiz madencilik faaliyetlerinin yalnızca doğayı değil, bölge halkının yaşamını ve üretimini de tehdit ettiğini ifade eden Arpacı, yurttaşların topraklarına ve su kaynaklarına sahip çıkmaya çalıştığını dile getirdi. “Buldan’ın Suyu da Geleceği de Korunmalıdır” TBMM kürsüsünden iktidara çağrıda bulunan Şeref Arpacı, doğayı, tarımı ve insan sağlığını tehdit eden faaliyetlerin derhâl durdurulması gerektiğini söyledi. Sürecin şeffaf bir şekilde incelenmesini isteyen Arpacı, bölge halkının itiraz ve çağrılarının dikkate alınması gerektiğini belirtti. Arpacı konuşmasında, “Bir tarafta rant uğruna yürütülen plansız madencilik faaliyetleri, diğer tarafta suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkmaya çalışan yurttaşlarımız vardır.” ifadelerini kullanarak Başçeşme’deki sürecin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir mücadele alanına dönüştüğünü kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.