Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüi̇k

Tavas Barış Gazetesi - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“ Çocuklar İşte, Gençler Evde, Kadınlar Güvencesiz” Haber

“ Çocuklar İşte, Gençler Evde, Kadınlar Güvencesiz”

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde çocuk emeği, MESEM, çocuk iş cinayetleri, ev gençleri, genç kadınların eğitim ve istihdam dışına itilmesi, kadın emeği, kayıt dışılık, bakım yükü ve iş cinayetlerine ilişkin sendikalar, emek örgütleri ve istatistik kurumlarının araştırmalarına yer verdiği politika notunu paylaştı. “AKP’nin Emek Düzeni: Çocuklar İşte, Gençler Evde, Kadınlar Güvencesiz” 2026 Türkiye’sinin emek fotoğrafında çocukların erken yaşta işgücüne sürüldüğü, gençlerin eğitimden ve istihdamdan koparak evlere sıkıştığı, kadınların ise hem ev içinde görünmeyen ücretsiz emeğe hem de işgücü piyasasında kayıt dışı, düşük ücretli ve güvencesiz çalışmaya mahkum edildiği vurgulandı. Biçer Karaca değerlendirmesinde, “1 Mayıs yalnızca ücret, sendika ve meydan hakkının değil; emeğin en görünmez, en kırılgan ve en çok sömürülen kesimlerinin de günüdür. AKP iktidarında yıkıcı emek düzeni; yalnızca düşük ücret ve işsizlik üzerinden değil; çocukların çalışmaya mecbur bırakıldığı, gençlerin geleceksizliğe mahkum edildiği ve kadın emeğinin görünmezleştirildiği, emek hareketinin ve örgütlenme hakkının gasp edildiği neoliberal rejim ve sosyal devletin sorumluluklarını devri üzerinden kurulmaktadır.” ifadelerini kullandı. 15-17 YAŞ GRUBUNDAKİ HER DÖRT ÇOCUKTAN BİRİ İŞGÜCÜNDE TÜİK’in 2025 “İstatistiklerle Çocuk” verilerine göre 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranının yüzde 25,5 olduğu belirtildi. Bu oranın erkek çocuklarda yüzde 36,5’e, kız çocuklarda yüzde 13,9’a çıktığı kaydedilen raporda, 0-17 yaş grubundaki çocuklarda yoksulluk veya sosyal dışlanma riskinin yüzde 36,8 olduğu vurgulandı. Biçer Karaca, “15-17 yaş grubundaki her dört çocuktan biri işgücüne dahilse, orada yalnızca ekonomik kriz yoktur; sosyal devletin geri çekilmesi ve çöküşü vardır. Çocukların yeri işletme değil okuldur. Çocukları çalışmaya mecbur bırakan düzen, çocuk hakkını da eğitim hakkını da ihlal etmektedir.” dedi. 2025’TE EN AZ 94 ÇOCUK İŞÇİ ÇALIŞIRKEN YAŞAMINI YİTİRDİ İSİG Meclisi’nin bağımsız izleme verilerine göre 2025 yılında en az 94 çocuk işçinin çalışırken yaşamını yitirdiği, son 13 yılda çalışırken hayatını kaybeden çocuk sayısının en az 836’ya ulaştığı belirtildi. 2025 yılında yaşamını yitiren 94 çocuğun 31’inin tarımda, 27’sinin sanayide, 20’sinin hizmetlerde, 16’sının ise inşaatta çalıştığı kaydedildi. Ölen çocukların 26’sının 14 yaş ve altında, 68’inin 15-17 yaş aralığında olduğu; 13’ünün kız, 81’inin erkek olduğu ifade edildi. Biçer Karaca, “Çocuk iş cinayetleri münferit değil, bu düzenin sonucudur. Çocuklar tarlada, sanayide, hizmet sektöründe, inşaatlarda, tehlikeli işlerde ve işletmelerde çalışırken ölüyor. Bu ölümler kader değil; yoksulluğun, denetimsizliğin, kayıt dışılığın ve ucuz emek düzeninin sonucudur.” açıklamasını yaptı. MESEM’DE 10’U ÖLÜMLÜ 1.273 İŞ KAZASI MESEM’in çocuk emeği tartışmasının merkezinde olduğunu vurgulayan CHP Milletvekili Biçer Karaca, ayrıştırılmış veri yoksunluğunun çocukların takibini imkansız kıldığına dikkat çekti. MEB’ten tBMM’ye verilen soru önergesi yanıtına göre; Mayıs 2025 itibarıyla Mesleki Eğitim Merkezi Programı’na kayıtlı öğrenci sayısının 492 bin 627 olduğu; bu öğrencilerin 90 bin 676’sının kız, 401 bin 951’inin erkek olduğu belirtildi. Aynı cevapta, 2016’dan bu yana MESEM kapsamında 10’u ölümlü 1.273 iş kazası kaydedildiği ifade edildi. Biçer Karaca, “MESEM, çocukları kağıt üzerinde öğrenci statüsünde tutarken fiilen işletmelere yönlendiren bir modele dönüşmüştür. Bakanlığın kendi cevabında dahi MESEM kapsamında ölümlü iş kazalarının yaşandığı kabul edilmektedir. Çocuklar işletmelere gönderiliyor; kaza ve ölüm olduğunda sorumluluk Bakanlıklar, okul, işletme ve denetim mekanizmaları arasında dağıtılıyor. Bu, çocukları koruyan değil, sorumluluğu görünmezleştiren ve öldüren bir sistemdir.” dedi. GENÇ KADINLARIN YÜZDE 30,1’İ NE EĞİTİMDE NE İSTİHDAMDA Politika notunda; gençler bakımından tablonun “ev gençliği” ve ne “eğitimde ne istihdamda olma NEET” hali üzerinden derinleştiği belirtildi. TÜİK ve UN Women verilerine göre 2024 yılında 15-24 yaş grubundaki genç kadınların yüzde 30,1’inin ne eğitimde ne istihdamda olduğu; erkeklerde bu oranın yüzde 16,2 olduğu kaydedildi. UNDP’nin Nisan 2025’te başlayan “Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi – Faz II” kapsamında aktardığı TÜİK verilerine göre ise 18-29 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 30,3’ünün NEET, yani ne eğitimde ne istihdamda olduğu; genç kadınlarda bu oranın yüzde 43,4’e ulaştığı belirtildi. Biçer Karaca, “Ev gençliği bireysel bir tercih ya da tembellik meselesi değildir. Gençler güvenceli işe erişemiyor, bağımsız yaşam kuramıyor, aile evine sıkışıyor. Genç kadınlar için bu tablo daha ağırdır; işsizlik bakım yüküyle, ev içi görünmeyen emekle ve ekonomik bağımlılıkla birleşmektedir.” ifadelerini kullandı. GENÇ KADINLARDA GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK YÜZDE 49,1 DİSK-AR’ın 25 Mart 2026 tarihli “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü 2025 Yıllık” araştırma bültenine de yer verildi: 2025 yılında geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 29,7; kadınlarda geniş tanımlı işsizlik yüzde 39,1; gençlerde yüzde 38,3; genç kadınlarda ise yüzde 49,1 olarak hesaplandı. Biçer Karaca, “Dar tanımlı resmi işsizlik, gençlerin ve kadınların yaşadığı krizi görünmezleştiriyor. İş aramaktan vazgeçenler, çalışmaya hazır olup iş bulamayanlar, eksik istihdam edilenler tabloya dahil edildiğinde, özellikle genç kadınlar için mesele işsizlikten öte sistematik dışlanma ve eve hapsedilmeye dönüşüyor.” dedi. KADIN İSTİHDAMI ERKEKLERİN YARISINDAN AZ Kadın emeği bağlamında ise resmi veriler de yapısal eşitsizliği ortaya koyuyor. TÜİK ve UN Women verilerine göre 2024 yılında kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 36,8, erkeklerde yüzde 72 olduğu; kadın istihdam oranının yüzde 32,5’te kalırken erkek istihdam oranının yüzde 66,9 olduğu kaydedildi. Kadın emeğinin güvencesizliğini gösteren kayıt dışılık bakımından ise tarımda kadın kayıt dışı istihdam oranının yüzde 91,1’e, tarım dışı sektörde yüzde 19,4’e çıktığı belirtildi. Biçer Karaca, “Kadınlar işgücüne katılamadığında ev kadını sayılıyor; işgücüne katıldığında ise çoğu zaman kayıt dışı, düşük ücretli ve güvencesiz işlere sıkıştırılıyor. Kadın emeği evde görünmez, tarlada kayıt dışı, işyerinde düşük ücretli hale getiriliyor.” değerlendirmesinde bulundu. BAKIM YÜKÜNÜ KADINLARA DEVREDEN DEVLET Neoliberal ve neomuhafazakar rejimde bakım yükünün aileye ve özellikle kadınlara yüklenmesinin, kadınların işgücü piyasasından dışlanmasında belirleyici olduğu aşikar. TÜİK ve UN Women verilerine göre kadınlarda ev işleriyle meşguliyetin işgücüne dahil olmama nedenleri arasındaki payının yüzde 35 olduğu belirtildi. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, aynı durumdaki erkeklerde ise yüzde 90,9 olduğu kaydedildi. Biçer Karaca, “Çocuk bakımını kamusal hizmet olarak örgütlemeyen iktidar, kadınları işgücü piyasasının dışına itiyor. Küçük çocuğu olan erkeklerin istihdam oranı yüzde 90’ın üzerindeyken, kadınlarda bu oran yüzde 26,9’a düşüyorsa, bu bireysel tercih değil, bakım yükünün kadınların üzerine yıkılmasıdır.” dedi. KADINLAR ÇALIŞSA DA EŞİT ÜCRET ALAMIYOR TÜİK’in 2023 Kazanç Yapısı İstatistikleri’ne bakıldığındaysa cinsiyetler arası ücret farkının ilköğretim ve ortaokul düzeyinde yüzde 14,1, lise düzeyinde yüzde 16,7, yükseköğretim düzeyinde yüzde 17,4 olduğu ifade edildi. Biçer Karaca, “Kadınlar eğitim aldığında da eşit ücret güvencesine kavuşamıyor. Yükseköğretim düzeyinde dahi kadınlar ile erkekler arasında yüzde 17,4 ücret farkı bulunması, eşitsizliğin yalnızca eğitimle açıklanamayacağını gösteriyor. Eşit işe eşit ücret ilkesi temenniyle değil, denetim ve yaptırımla sağlanır.” açıklamasında bulundu. “BU DÜZEN ÇOCUKLUĞU, GENÇLİĞİ VE KADIN EMEĞİNİ SÖMÜREN DÜZEN İSİG Meclisi’nin 2025 iş cinayetleri raporuna göre 2025 yılında en az 2 bin 105 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği; bunların 138’inin kadın işçi olduğu belirtildi. Kadın işçilerin tarım, gıda, kimya, tekstil, eğitim, büro, ticaret, cam, metal, inşaat, taşımacılık, sağlık, konaklama, güvenlik, belediye ve genel işler işkollarında yaşamını yitirdiği kaydedildi. CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNİN İFLASI Biçer Karaca, tablonun veri ve istatistiklere indirgemeden bütüncül olarak değerlendirildiğinde Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin adaletsizliği, işsizliği, yoksulluğu derinleştiren toplumsal grupları başta kırılgan gruplar olmak üzere sömürü düzenine iten bir görünüm arz ettiğine dikkat çekti. “AKP’nin emek düzeni çocukları işe, gençleri eve, kadınları güvencesizliğe itmektedir. Çocuk emeği mesleki eğitim adı altında meşrulaştırılmakta, gençlerin işsizliği bireysel sorun gibi gösterilmekte, kadınların ev içi emeği çalışma sayılmamaktadır. 1 Mayıs’a giderken çocukların okulda kalma hakkı, gençlerin geleceğini kurma hakkı, kadınların eşit ve güvenceli çalışma hakkı, işçilerin ücret, özlük ve sosyal hakları, insan haklarına duyarlı bir anlayış ve politikayla teslim edilmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı çocuk emeğini ortadan kaldıran, gençlere güvenceli gelecek sunan, kadın emeğini görünür ve güvenceli kılan, holdinglere değil emek kesimine hakkını teslim eden sosyal devlet düzenidir.”

Türkeş Taş’tan TÜİK ve Enflasyon çıkışı Haber

Türkeş Taş’tan TÜİK ve Enflasyon çıkışı

Denizli’de İYİ Parti heyetinin gerçekleştirdiği basın toplantısında, Türkiye ekonomisine yönelik eleştiriler ve güncel siyasi tartışmalar öne çıktı. Özellikle TÜİK verileri ve enflasyon politikaları üzerinden iktidarı hedef alan Genel Başkan Yardımcısı Ayyüce Türkeş Taş, ekonomik yönetimi sert sözlerle eleştirirken; parti kurmayları sahadan gelen sorunları ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. İl teşkilatı programı kapsamında Denizli’ye gelen İYİ Parti heyeti, Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayyüce Türkeş Taş, Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ve İYİ Parti Denizli İl Başkanı Süleyman Semerci katıldı. TÜİK’E SERT ELEŞTİRİ: “VERİLER ŞEFFAF DEĞİL” İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayyüce Türkeş Taş, konuşmasında Türkiye İstatistik Kurumu’nun enflasyon verilerine yönelik sert eleştirilerde bulundu. TÜİK’in hesaplama yöntemlerinin şeffaf olmadığını savunan Türkeş, enflasyon sepetinin kamuoyuyla paylaşılmamasını eleştirdi. Türkeş, yanlış açıklanan enflasyon verilerinin maaş zamlarından piyasa beklentilerine kadar tüm ekonomik dengeleri olumsuz etkilediğini belirterek, “Bu durum emeklinin, işçinin ve sabit gelirlinin hakkının eksik verilmesine neden oluyor” dedi. “ENFLASYON DEĞİL, YAŞAM MALİYETİ ESAS ALINMALI” Ekonomik politikaların gerçek hayatla örtüşmediğini vurgulayan Türkeş, İYİ Parti olarak “yaşam maliyeti endeksi” önerisinde bulunduklarını açıkladı. Türkeş, kira, gıda ve eğitim gibi temel harcamaların esas alınması gerektiğini ifade ederek, mevcut sistemin vatandaşın gerçek yükünü yansıtmadığını dile getirdi. “TÜRKİYE’DE GÜVEN YOK, EKONOMİ İŞLEMİYOR” Ekonominin temelinde güvenin olduğunu belirten Türkeş, mevcut yönetim anlayışında bu güven ortamının kaybolduğunu söyledi. Türkeş, “Güven olmayan yerde yatırım da olmaz, üretim de olmaz” diyerek ekonomik programın başarısız olduğunu savundu. Türkiye’nin uzun süredir ekonomik kriz içinde olduğunu ifade eden Türkeş, geniş tanımlı işsizliğin yüzde 30 seviyelerinde olduğunu belirterek, “Bu tablo alarm veriyor” dedi. “SANAYİ VE TARIM GERİLİYOR” Denizli ziyaretinde esnaf ve sanayicilerle görüştüklerini aktaran Türkeş, hem üreticinin hem de esnafın ciddi sıkıntılar yaşadığını söyledi. Tekstil sektörünün yurt dışına kaydığına dikkat çeken Türkeş, tarım sektöründe de gerileme yaşandığını belirtti. Türkiye’nin üretimden uzaklaştığını savunan Türkeş, “Türkiye’nin kaynak sorunu yok, yönetim sorunu var” ifadelerini kullandı. “YANLIŞ YÖNETİM TÜM KAYNAKLARI ERİTİYOR” Hükümetin ekonomik politikalarını eleştiren Türkeş, bütçe gelirlerinin büyük kısmının faiz ödemelerine gittiğini belirterek, bunun ülke ekonomisi açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni de eleştiren Türkeş, denge ve denetim mekanizmalarının zayıfladığını ifade ederek sistem değişikliği çağrısında bulundu. OFLUOĞLU: “ESNAF KAN AĞLIYOR” İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu ise sahada vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıların açıkça görüldüğünü belirtti. Ofluoğlu, esnafın artan maliyetler ve vergiler nedeniyle zor durumda olduğunu ifade ederek, “Orta direk yok edildi” dedi. İYİ Parti’nin sahada aktif bir şekilde vatandaşın sorunlarını dinlediğini söyleyen Ofluoğlu, partilerinin çözüm odaklı siyaset anlayışıyla hareket ettiğini vurguladı. ÖZTÜRK: “HOBİ BAHÇELERİNDE PLANSIZLIK VAR” Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ise hobi bahçelerine yönelik düzenlemelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Mevcut uygulamaların plansız olduğunu belirten Öztürk, gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini ancak vatandaşın mağdur edilmemesi gerektiğini söyledi. Öztürk, getirilen düzenlemelerin etki analizinin yapılmadan hayata geçirildiğini savunarak, bu durumun yönetim zafiyetini ortaya koyduğunu ifade etti. “ERKEN SEÇİM GEREKLİ” Seçim tartışmalarına da değinen Öztürk, ara seçim yerine erken seçimin daha doğru olacağını belirterek, “Türkiye’nin gündeminin seçim tartışmalarıyla değil, doğrudan seçimle netleştirilmesi gerekiyor” dedi. Toplantıda konuşan İYİ Parti heyeti, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi sorunlarının çözümü için güçlü bir değişim gerektiğini vurgulayarak, vatandaşlara destek çağrısında bulundu.

İŞKUR Programında Çalışana İşçi Statüsü Haber

İŞKUR Programında Çalışana İşçi Statüsü

MURAT DEMİRBİLEK İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi, İŞKUR İşbaşı Eğitim Programı kapsamında çalışanlara ilişkin verdiği kararla iş hukuku açısından emsal niteliğinde bir hükme imza attı. Mahkeme, program kapsamında fiilen çalışan kişilerin belirli koşulların varlığı halinde işçi statüsünde değerlendirilmesi ve bu sürenin hizmet süresinden sayılması gerektiğine hükmetti. Kararı değerlendiren Av. Mustafa Bilgehan Çalık, söz konusu hükmün özellikle işçilik alacakları bakımından önemli sonuçlar doğuracağını belirtti. Çalık, “Mahkeme, meslek eğitiminin yalnızca kağıt üzerinde kaldığı; buna karşılık çalışanın işverenin emir ve talimatları altında, tam süreli ve aktif şekilde çalıştırıldığı durumlarda artık işçi-işveren ilişkisinin kurulduğunu açıkça ortaya koymuştur” dedi. “Meslek Eğitimi Arka Planda Kalmışsa İşçi Sayılır” Mahkeme kararında; çalışanın işveren yanındaki faaliyetlere bilfiil katılması, iş görme edimini yerine getirmesi, tam zamanlı görevlendirilmesi, aktif sorumluluk üstlenmesi ve işverenin yönetim yetkisinin fiilen kullanılması gibi unsurların varlığı halinde, meslek eğitiminin arka planda kaldığına kanaat getirildi. “Ücretin İŞKUR Tarafından Ödenmesi Engel Değil” Av. Çalık, kararın bir diğer önemli yönüne dikkat çekerek, “Mahkeme, ücret ödemelerinin ‘zorunlu gider’ adı altında İŞKUR tarafından yapılmış olmasının iş sözleşmesinin varlığına engel teşkil etmeyeceğini açıkça ifade etmiştir. Ödemenin işveren yerine bir kamu kurumu tarafından yapılması, fiili çalışma ilişkisini ortadan kaldırmamaktadır” diye konuştu. İşçilik Alacaklarında Artış Yolu Açıldı Verilen karar doğrultusunda, belirtilen kriterler çerçevesinde çalışan kişilerin artık İŞKUR İşbaşı Eğitim Programı statüsünde değil, işçi statüsünde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çalık, “Bu kapsamda çalışılan süreler hizmet süresine eklenecek. TÜİK emsal işçi ücretleri, tanık beyanları, yapılan işin niteliği ve banka kayıtları dikkate alınarak hesaplama yapılacak ve işçilik alacaklarında ciddi artışlar söz konusu olabilecektir” ifadelerini kullandı.

Denizli’de araç sayısı 576 bini aştı Haber

Denizli’de araç sayısı 576 bini aştı

Denizli’de açıklanan motorlu kara taşıtları 2025 yılı Ekim ayı verilerine göre il genelinde toplam araç sayısı 576 bin 445 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Ekim ayı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Ekim ayında Türkiye genelinde, trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 49,1'ini otomobil, yüzde 34,5'ini motosiklet, yüzde 11,4'ünü kamyonet, yüzde 2,1'ini traktör, yüzde 1,8'ini kamyon, yüzde 0,7'sini minibüs, yüzde 0,3'ünü otobüs ve yüzde 0,1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonette yüzde 18,3, otomobilde yüzde 9, kamyonda yüzde 7,1, traktörde yüzde 3,9 artarken minibüste yüzde 44,2, motosiklette yüzde 30,8, otobüste yüzde 19 ve özel amaçlı taşıtta yüzde 12 azaldı. İllere göre dağılımda ise Denizli’de yaşayan kişi sayısı 1 milyon 67 bin 371 kişi olurken, kent genelinde bulunan toplam araç sayısı da 576 bin 445 olarak açıklandı. Denizli’de şu anda toplam araç sayısı 576 bin 445 olurken, bu araçların cinsine göre dağılımı da şöyle gerçekleşti: Otomobil 256 bin 929, minibüs 7 bin 830, otobüs 4 bin 110, kamyonet 80 bin 858, kamyon 13 bin 863, motosiklet 145 bin 886, özel amaçlı bin 641 ve traktör sayısı da 65 bin 328 adet olarak belirlendi. Bu rakamlara göre, Denizli’de araç başına düşen kişi sayısı 1,85 kişi, otomobil başına ise 4,15 kişi olarak belirlendi.

Cevizin Başkenti Denizli'de Ceviz Hasadı Başladı Haber

Cevizin Başkenti Denizli'de Ceviz Hasadı Başladı

Tekkeköy Mahallesi'nde yapılan hasat etkinliğine Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, Tavas Kaymakamı İsmail Demir, Tarım ve Kırsal Kalkınma İl Koordinatörü Bilal Taştepe, Borsa Yönetim Kurulu Üyeleri Mesut Turan, Özay Tanrıverdi, Borsa Meclis Üyesi Halil Pekdemir, Genel Sekreter Ali Şahin ve çiftçiler katılım sağladı. "Hasadımız İlimize Hayırlı Olsun" Etkinlikte konuşan Vali Ömer Faruk Coşkun; “İlimizde düzenlenen hasat günlerine elimden geldiğince katılım sağlayarak üreticimizin hep yanında oldum. Bugünde Tavas ilçemizde ceviz hasadını başlatıyoruz. Çiftçilerimiz bir yıl boyunca emek harcayıp hasat günlerinin gelmesini beklerler. Allah emeğinizin karşılığını misliyle vereceğine inanıyorum Ceviz hasadımızın üreticimize, Denizli’mize ve ülkemize hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum” diye konuştu. "37 bin 895 dekar alana fidan dikimini sağladık " Hasatta açıklamalarda bulunan Başkan İbrahim Tefenlili; "Ülkemiz yılda 130 bin ton ceviz ithal ediyor. Ülke olarak yılda 426 bin ton ceviz üretiyoruz. Üretilen cevizin 46 bin tonunu ihracat yapıyoruz. Borsa olarak ithalatı azaltmak için “Ceviz Alanlarını Geliştirme Projesi’ni hayata geçirdik. 2017 yılında başlayan “Ceviz Üretim Alanlarını Geliştirme Projesi” kapsamında bugüne kadar 590 bin 420 ceviz fidanının dağıtımı yapıldı. Fidanlar ilimizde 37 bin 895 dekar alana dikilmek üzere 18 ilçede 8 bin 564 çiftçimize ulaştırıldı" ifadelerini kullandı. "2024 yılında 22 bin 242 ton ile ilk kez 1. konuma yükseldik" Başkan Tefenlili; " İlimiz TÜİK’e göre 2020 yılında ceviz üretiminde 12 bin 54 ton ile 4. iken, 2024 yılında 22 bin 242 ton ile ilk kez 1. konuma yükseldi. 2023 yılında 15 bin ton olan üretim 2024 yılında 22 bin tona yükselmiştir. Bunun sebebi Borsamızın 2019 ve 2020 yılında toplam 300 bin ceviz fidanı dağıtımı yapmasıdır. Ortalama bir ceviz fidanının meyve verme süresi baz alındığında ilimizin üretimi bu sebeple 2024 yılında artmıştır. Bugünde hasadımızı gerçekleştiriyoruz. İlimize hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.