Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretici

Tavas Barış Gazetesi - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli Büyükşehirden üreticiye "Bereketli" destek Haber

Denizli Büyükşehirden üreticiye "Bereketli" destek

Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından yerel ekonomiyi güçlendirmek ve küçükbaş hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Bereketli Sürüler Projesi" kapsamında, damızlık koyun ve koç desteği dağıtımı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Denizli Ticaret Borsası Canlı Hayvan Pazarı’nda yapılan törene, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, CHP İl Başkanı Ali Osman Horzum, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir bürokratları, ulusal ve yerel basın kuruluşlarının temsilcileri, Denizli’nin dört bir yanından gelen üreticiler ve davetliler katıldı. "Halkın parasını üreticinin alın terine harcıyoruz" Üreticinin alın terini baş tacı yapma sözüyle yola çıktıklarını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, sosyal belediyecilik anlayışıyla şehrin kaynaklarını doğrudan halka aktardıklarını vurgulayarak, "Biz yola çıkarken bir söz verdik; eli nasırlı, alnı açık, tohumu toprakla buluşturan üreticimizi bu şehrin efendisi yapacağız dedik. Bugün burada hiçbir siyasi ayrım gözetmeksizin, tamamen şeffaf bir şekilde yapılan kuralarla gerçek ihtiyaç sahiplerine küçükbaş hayvan desteği sağlıyoruz. Birileri geçmişte belediyenin imkanlarını şahsi işlerinde kullanmış, halkın parasını kendi konforuna harcamış olabilir. Ancak bizim dönemimizde Denizli’nin tek kuruşu dahi boşa gitmeyecek. Bizim tek bir derdimiz var; o da üretenin yüzünü güldürmek, yastığa başımızı koyduğumuzda harama bulaşmamış olmanın huzuruyla uyumaktır" ifadelerini kullandı. Başkan Çavuşoğlu, "Üreticinin yanında saf tutuyoruz" Hayvancılığın zahmetli ama bereketli bir yolculuk olduğunu ifade eden Başkan Çavuşoğlu, desteklerin artarak devam edeceğini belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Siyasi fikri ne olursa olsun, bu şehirde üretmek isteyen herkesi baş tacı yapmaya söz verdik ve bugün bu sözü tutmanın gururunu yaşıyoruz. 'Kendi adamlarına verirler' diyenlere inat; müracaat eden her bir hemşehrimizin huzurunda, kuraları bizzat kendi ellerinizle çektirerek adaleti sağladık. Bizim terazimizde siyasi görüş değil, nasırlı ellerin emeği var. Bugüne kadar kimseye nasip olmamış mazot, gübre ve hayvan desteklerini hayata geçirirken tek bir kriterimiz oldu. O da bu topraklar için dökülen alın teridir. Sizler güneşin altında, yağmurda çamurda çalışırken biz de sizin yanınızda saf tutmaya devam edeceğiz. Bu şehirde kadınlarımızın bereketi, üreticimizin azmi olduğu sürece aşamayacağımız engel yok. Hayvanlarınız bereketli, kazancınız bol olsun; biz her daim yanınızdayız." Denizli’de üretimin çarkları kadınların eliyle büyüyor Yerli ırkların yaygınlaştırılmasını ve sürülerde genetik ıslahla verimliliğin artırılmasını amaçlayan proje, törenin ardından üreticilerin hayvanlarını teslim almasıyla fiilen üretim sürecine dahil oldu. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu ve beraberindeki protokol üyeleri, üreticilere koyun-koç dağıtımını birlikte gerçekleştirdi. Projenin en dikkat çeken isimlerinden biri de üniversite mezunu olan Baklanlı genç üretici Elif Hayta oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı bu imkânla hayvancılığa ilk adımını atan Hayta, gençlerin üretimde yer almasının önemine vurgu yaptı. İlk kez üreticiliğe başlayacak olmanın heyecanını yaşayan Elif Hayta, Başkan Çavuşoğlu’na bu önemli destek için teşekkür etti. 572 üreticiye 1182 adet koyun-koç desteği Proje kapsamında, hayvancılığa yeni adım atan 305 kadın üreticiye toplam 610 dişi koyun ve 305 damızlık koç teslim edildi. Kadın emeğini hayvancılıkta profesyonelleştirmeyi hedefleyen bu adımın yanı sıra, mevcut sürüsünü güçlendirmek isteyen 267 üreticiye de verimi yüksek birer damızlık koç dağıtımı gerçekleştirildi. Böylelikle kentin hayvancılık potansiyeline doğrudan can suyu verildi. Şap hastalığı nedeniyle karantina süreci devam eden Tavas ve Kale ilçesindeki 4’ü kadın olmak üzere toplam 10 üreticiye ise karantina süresi tamamlandıktan sonra koyun-koç desteği ulaştırılacak. Denizli Büyükşehir Belediyesi, bu projeyle sadece hayvan desteği sağlamakla kalmayıp, kırsal bölgelerdeki gelir kaynaklarını çeşitlendirerek sürdürülebilir bir tarım modelinin temellerini de sağlamlaştırdı.

 “Borçlar arttı, sabır taşmak üzere” Haber

 “Borçlar arttı, sabır taşmak üzere”

MURAT DEMİRBİLEK Kale Belediye Başkanı Erkan Hayla, tütün üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda Türkiye Tütün Üreticileri Başkan Vekili olan Hayla, üreticilerin ciddi bir darboğazdan geçtiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Tütün üreticisinin henüz elindeki ürünü teslim edemediğini ifade eden Hayla, buna rağmen yeni sezon hazırlıklarının başladığını söyledi. Artan maliyetler ve belirsiz alım süreçlerinin üreticiyi zor durumda bıraktığını vurguladı. Tütünün devlet bütçesine önemli vergi gelirleri sağladığını belirten Hayla, buna rağmen üreticinin yeterli desteği görmediğini savundu. Tütün sektörünün ekonomik katkısına dikkat çekti. “TÜTÜN NEREDEYSE YASAKLI MADDE GİBİ GÖRÜLÜYOR” Açıklamasında dikkat çeken ifadeler kullanan Hayla, tütünün hükümet politikalarında adeta uyuşturucu maddeyle eşdeğer tutulduğunu öne sürdü. Bu yaklaşımın üreticiyi olumsuz etkilediğini dile getirdi. “MİLLETVEKİLLERİ TÜTÜNDEN SÖZ ETMİYOR” İktidar milletvekillerinin tütün konusunu gündeme taşımadığını savunan Hayla, danışma toplantılarında farklı konuların ön plana çıktığını ifade etti. Üreticinin sorunlarının yeterince dile getirilmediğini belirtti. Seçim dönemlerinde tütün üreticisine yakın mesajlar verildiğini hatırlatan Hayla, bugün gelinen noktada üreticinin yalnız bırakıldığını ileri sürdü. Siyasi temsilcilerin bölge halkına karşı sorumluluğu olduğunu söyledi. “BU BÖLGENİN KADERİ TÜTÜN” Tütün üretiminin desteklenip desteklenmemesinden bağımsız olarak bölgenin ekonomik yapısının tütüne dayandığını belirten Hayla, alternatif üretim modellerinin yeterince oluşturulmadığını kaydetti. “ÜRETİCİ ÜÇ BEŞ ŞİRKETİN ELİNDE” Sektörde birkaç büyük firmanın belirleyici olduğunu ifade eden Hayla, üreticinin pazarlık gücünün zayıfladığını ve şirketlerin belirlediği şartlara mahkûm kaldığını iddia etti. BORÇLAR ARTIYOR, İCRA DOSYALARI ÇOĞALIYOR Tütün üreticilerinin büyük bölümünün borçlu olduğunu dile getiren Hayla, kredi ödemelerinde gecikmeler yaşandığını ve icralık üretici sayısının arttığını söyledi. Artan girdi maliyetleri ve düşük alım fiyatlarının üreticiyi çıkmaza sürüklediğini ifade etti. “ARTIK TÜTÜN ÜRETİCİSİNİN HALİNİ GÖRÜN” Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Hayla, tütün üreticisinin dayanma gücünün azaldığını belirterek destek mekanizmalarının devreye alınmasını istedi. Üreticinin sesinin duyulmasını talep eden Hayla, gerekli adımların atılmaması halinde sektörde daha büyük sorunların yaşanabileceğini kaydetti.

CHP’li Arpacı: “Borcu Olan Çiftçiye Kredi Yok Demek, ‘Üretme’ Demektir” Haber

CHP’li Arpacı: “Borcu Olan Çiftçiye Kredi Yok Demek, ‘Üretme’ Demektir”

SGK ve vergi borcu olan çiftçilere kredi yasağını eleştiren CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, “Bu, mali disiplin değil, tarımı tasfiye politikasıdır. ‘Borcu olan çiftçiye kredi yok’ demek, açıkça ‘Üretme’ demektir” dedi CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, SGK primi ve vergi borcu bulunan çiftçilerin Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi kullanmasının Cumhurbaşkanı kararıyla engellenmesine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda sert sözlerle tepki gösterdi. Arpacı, söz konusu düzenlemenin mali disiplinle değil, tarımı tasfiye etmekle ilgili olduğunu vurguladı. 2025 yılında don, kuraklık ve artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticinin zaten ayakta kalmakta zorlandığını belirten Arpacı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Cumhurbaşkanı kararıyla, SGK primi ve vergi borcu olan çiftçinin Ziraat Bankası ve Tarım Krediden kredi alması yasaklandı. 2025'te don vurdu, kuraklık vurdu, maliyetler patladı, üretici borçla tarlasını anca ayakta tuttu; şimdi, siz geliri olmayan çiftçiyi prim ödeyemedi diye tamamen sistem dışına itiyorsunuz. Bu, mali disiplin değil, tarımı tasfiye politikasıdır. ‘Borcu olan çiftçiye kredi yok.’ demek, açıkça ‘Üretme.’ demektir. Denizlili çiftçi üretmek istiyor ancak nefes alacak alanı kalmadı. Tarım Bakanı ve Hazine Bakanına sesleniyorum: Bu karardan dönün, üreticinin borçlarını faizsiz erteleyin; enflasyonla mücadele üretimde bollukla olur. Gıda enflasyonunu düşürmek istiyorsanız üretim maliyetlerini düşürün, çiftçiye destek olun, köstek olmayın.”

Tavas'ta zeytin seferberliği kapsamında açılan Tarla Okulu ilk mezunlarını verdi Haber

Tavas'ta zeytin seferberliği kapsamında açılan Tarla Okulu ilk mezunlarını verdi

Denizli'nin Tavas ilçesi Seki Mahallesi'nde, üretim sezonu boyunca devam eden ‘Zeytin Çiftçi Tarla Okulu' hasat etkinliği ve sertifika töreniyle sona erdi. Zeytin Çiftçi Tarla Okulu'ndan 31 üretici mezun oldu. Zeytin Çiftçi Tarla Okulu'nda sezon boyunca uzman teknik personel tarafından üreticilere; 19 Şubat'ta budama, 24 Mart'ta gübreleme, 11 Temmuz'da ise hastalık ve zararlılarla mücadele eğitimleri verildi. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan 31 üreticiye katılım belgeleri törenle takdim edildi. Törenin açılışında konuşan Tavas İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ali Söylemez, ilçedeki zeytin potansiyeline vurgu yaptı. TÜİK verilerine göre Tavas genelinde 5 bin 750 dekar alanda zeytin üretimi yapıldığını belirten Söylemez, "Seki Mahallemiz, 48 üretici ve bin 227 dekar zeytin alanı ile ilçemizin önemli üretim merkezlerinden biridir. Şubat ayında başlattığımız okulumuzu bugün hasatla taçlandırıyoruz" dedi. Denizli İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, törende yaptığı konuşmada 2025 sezonunda yaşanan iklimsel zorluklara dikkat çekti. İl genelinde yaşanan aşırı sıcaklar, kuraklık ve düzensiz yağışlar nedeniyle rekolte kaybı yaşandığını hatırlatan Tarım ve Orman İl Müdürü Zayim, bu kayıpların önüne geçmek için bilimsel üretimin şart olduğunu vurguladı. Zeytinciliğin bölge ekonomisi için önemine işaret eden Tarım ve Orman İl Müdürü Zayim, "Denizli olarak Türkiye zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 1'ini karşılıyoruz ve Ege Bölgesi'nde 5. sıradayız. Ancak hedefimiz sadece miktar değil, kalitedir. Hayata geçirdiğimiz 'Örnek Üreticilerle Topraktan Sofraya Bilinçli Üretim ve Yayım Projesi' ile 710 üreticimize birebir danışmanlık veriyoruz. Tavas ve Kale ilçelerimizdeki zeytinyağının kalitesini tescillemek adına Coğrafi İşaret ve markalaşma çalışmalarına kaymakamlarımızın desteğiyle başlıyoruz. Markalaşma olmazsa, gerçek kazanca ulaşamayız" dedi. Tavas Kaymakamı İsmail Demir ise tarımın insanlık için vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirterek, "Pandemi süreci tarım ve insan arasındaki simbiyotik ilişkiyi tescilledi. Ülkemizin en verimli topraklarındayız. Seki halkı asildir, çalışkandır ve üretkendir. Bu projeye gönüllü katılan tüm üreticilerimizi tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından eğitimleri tamamlayan 31 üreticiye sertifikaları protokol üyeleri tarafından verildi. Tören, zeytin bahçesinde yapılan hasat etkinliği ile sona erdi. Denizli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Tavas İlçe Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen ‘Zeytin Çiftçi Tarla Okulu' projesi, Seki Mahallesi'nde düzenlenen hasat şenliğine Tavas Kaymakamı İsmail Demir, Denizli il Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, Tavas İlçe tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ali Söylemez, İl Müdür Yardımcıları, Şube Müdürleri, teknik personel ve çiftçilerin katılımı ile gerçekleşti.

Arpacı, "Esnafın, üreticinin sırtına yük bindiriyorsunuz; büyük şirketlere muafiyet tanıyorsunuz" Haber

Arpacı, "Esnafın, üreticinin sırtına yük bindiriyorsunuz; büyük şirketlere muafiyet tanıyorsunuz"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda “vergi paketi” görüşmelerinde teklif üzerine söz aldı. Paketle birlikte emlakçılardan, galericilerden, sarraflardan, diş hekimlerinden senelik harç alınacağını hatırlatan CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı şunları söyledi: Esnafın hali perişan “Galericilerden örnek vereyim: Şimdi, yaklaşık bir buçuk iki senedir Denizli'de ‘gönüllü uyum’ adı altında, galericilerden, sattıkları araç başına 10 bin lira vergi alınıyor. Bu yetmedi mi Sayın Başkanım? Araç başına 10 bin lira. Tehdit ediyorsunuz: ‘Ya gönüllü uyum yaparsınız ya da dört senelik defterlerini getir’ Bakın, bu insanlar zaten kayıtlı, zaten mükellef, zaten vergi levhası var. Anlatabildim mi? Peki, size bir veri vereyim. Şimdi, Türkiye'de, yetkili, kayıtlı araç satışı yapabilen kayıtlı satıcıların yaptığı araç satışının 6 katı kadar şahıslar satış yapıyor. Kafesteki kuşların tüylerini yola yola bitiremediniz. Bu kafesi ne zaman genişleteceğiz, dışardaki kargaları, kuşları ne zaman kafese sokacağız; onun cevabı yok, ne varsa kayıtlılara yükleniyorsunuz. ‘Kayıtlılardan daha da vergi alalım, harç alalım, ÖTV alalım, MTV alalım’ Esnafın hâli perişan. Esnaf, sanayici, üretici bizlerden sıkıntılara, sorunlara çare olmamızı beklerken sizler sırtına daha fazla yük yüklüyorsunuz Sayın Bakanım; gelin, bundan vazgeçin. Diş hekimlerinden, sarraflardan, galericilerden ve emlakçılardan alınacak harçları iptal edelim; bu kanundan çıkaralım. BYD'ye dünyanın vergi avantajını verdik, daha Manisa'ya çivi çakmadı Söylediğim sözü tekrarlayacağım: ‘Fakirin karnı doyar, zenginin gözü doymaz’ derler bizim orada. Yani bu sizin zamanınızda fakir de aç kaldı, zengin de doymak bilmiyor. Yine, her türlü avantajı, yurt dışından gelen şirketlere, büyük şirketlere veriyorsunuz ama dolaylı vergilerle ama harçlarla bütün yükünüzü halkın sırtına yüklüyorsunuz. Yani burada şöyle bir sıkıntı var: Yani ülkeye yatırım gelmiyor, ülkeye hizmet gelmiyor, siz bunu çekmek için kapitülasyon niteliğinde yine avantajlar sağlamaya çalışıyorsunuz. BYD'nin örneğini verdim. BYD'ye dünyanın vergi avantajını verdik, daha Manisa'ya çivi çakmadı, Manisa'ya daha kepçe vurmadı. Hani orada yatırım yapacaktı, daha çivi çakmadan 20 bin tane arabayı ülkeye vergi avantajıyla soktu ve şu anda satıyor, diğer firmalarla haksız rekabete sebep oldunuz. Bunun amacı neydi? Yatırım, istihdam. Ne yatırım var, ne istihdam var. Yani bunlar fayda sağlamıyor. Siz hâlâ vermeye devam ediyorsunuz fakat bunları artık yatırımcıya, esnafa, sanayiciye, üreticiye verin, onlara vergi muafiyeti sağlayın. Tek yaptığınız büyük şirketlere, ithalatçılara ve yandaşlara vergi muafiyeti vermek. Çiftçi tam hasadını yapıyor, ürünü para edecek, vergi muafiyeti, gümrük vergisinden muaf, Mersin'de, limanda onlarca gemi buğday sokuyor, mısır sokuyor, ceviz sokuyor. Çiftçiyi mağdur ediyorsunuz, üreticiyi mağdur ediyorsunuz. Bu vergi muafiyetlerini, bu avantajlarınızı neden Türk halkına kullandırmıyorsunuz? Maç oynanırken kural değiştiriliyor Bireysel emeklilikte katkı payının yüzde sıfıra düşmesi ya da yüzde 45'e çıkmasını konuşuyoruz fakat mevcut poliçeler için de geçerli olacak mı, olmayacak mı onu tam anlayamadım. Bir de bu geçişi kademeli yapamaz mıyız? Yani maç oynanırken kural değiştirmek yerine eğer böyle bir kural değişikliğine gidiyorsak ki ‘Siz yetki veriyoruz’ diyorsunuz ama zaten Cumhurbaşkanımıza en son yetki verdiğimizde etkiyi gördük yani ‘Verin yetkiyi görün etkiyi’ dedi ekonomide bu hâllere düşmemizin bir anlamda sebebi oldu. Dolayısıyla, 50 ile sıfır arasındaki hani artırma, azaltma noktasında verdiğiniz şey bir algı operasyonu. Bunun belli ki 45'e çıkmayacağı, 50'ye çıkmayacağı belli bu düşecek. Biz de burada en azından finansal sistemin zarar görmemesi açısından bunu birinci yıl şu kadar, ikinci yıl bu kadar, üçüncü yıl bu kadar gibi bir geçiş sağlasak daha kolay olmaz mı? Hem mevcut yatırımcıların zarar etmesini engelleriz hem de sisteme girecek insanlar mağdur olmaz ne yaşayacaklarını bilerek sisteme girerler diye düşünüyorum. Asgari ücret düzenlemesi yapılması gerekiyor Ben genel bir değerlendirme yapıp ‘Vergi sebep, enflasyon sonuçtur’ demiştim. Şimdi, ana konumuz enflasyonu düşürmek ve satın alma gücünü artırmak olmalı. Şu anda Türkiye ekonomisinin yaşadığı en büyük problem budur. Yüksek enflasyon, düşük satın alma gücü. Şu an elinizde aslında harika bir fırsat var. Genel Başkan Yardımcınız Nihat Zeybekçi'nin de açıklamaları vardı: ‘Marmara Bölgesi dışında tekstil sektörüne bir teşvik kapsamında çalışıyoruz’ diye. Şu an gerçekten güzel bir fırsat var. Yani hem satın alma gücünü artırıp hem de bunun enflasyona etkisini artırmayacağınız asgari ücret düzenlemesi yapılması gerekiyor. Bugün çalışanın eline geçen 22 bin lira fakat bir işverene ‘Asgari ücret ne kadar?’ diye sorarsanız ‘31 bin lira’ diye cevap verir. Arada 9 bin liralık bir makas var. 22 bin liranın neredeyse eline geçenin yüzde 40'ına denk geliyor ki 22 bin lirayı vatandaşın harcamalarının içindeki vergiye bakarsanız en az yüzde 40'ta vergi vardır. Aslında brüt ücret 31 bin liranın neredeyse 20 bin lirası devletin gelirli hanesinde vergiye gidiyor ve burada işveren için şu anda ciddi bir maliyet dövizlerini artmadığı noktada. Siz bu makası kapatırsanız, hatta bir sene, iki sene boyunca bu 9 bin lira işçinin eline geçer ve işverene yükü artmazsa bakın, memlekette yapacağınız en güzel hizmet bu olur. Şu anda bütün ekonomistler, herkes sizden maliye politikalarını devreye almanızı istiyor. Yani Hükûmetin, devletin tasarruf yapmasını istiyor. Alın size fırsat, halkın satın alma gücünü arttırın, enflasyon artmasın ve kamu maliyesiyle maliye politikalarıyla tasarruf yapın diyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.