Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim

Tavas Barış Gazetesi - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli Ticaret Odasında Sandıktan Mavi Çıktı   Haber

Denizli Ticaret Odasında Sandıktan Mavi Çıktı  

Denizli Ticaret Odası’nda gün boyu devam eden seçim heyecanı, sandıkların kapanması ve oyların sayılmasıyla sona erdi. 24 bini aşkın üyesi bulunan DTO’da 30 meslek komitesinde mavi ve beyaz listeler yarıştı. Sandıklardan çıkan sonuçlara göre 21 meslek komitesinde Uğur Erdoğan’ın mavi listesi, 9 meslek komitesinde ise Faik Müftüler’in beyaz listesi seçimi kazandı. Komite seçimlerinin ardından oluşan DTO Meclisi’nde de tablo mavi listenin çoğunluğunu ortaya koydu. Uğur Erdoğan’ın listesinden 61 isim DTO Meclisi’ne girerken, Faik Müftüler’in listesinden 20 isim meclis üyeliği kazandı. BAŞKANLIK İÇİN GEREKLİ ÇOĞUNLUK ERDOĞAN’DA Seçim sonuçlarıyla birlikte Uğur Erdoğan, DTO Meclisi’nde başkanlık seçimi açısından gerekli çoğunluğu elde etti. Yeni dönem başkanının, oluşan meclisin ilk toplantısında yapılacak seçimle belirlenmesi bekleniyor. Meclis aritmetiğinde 61’e 20 üstünlük sağlayan Erdoğan’ın listesi, böylece başkanlık seçimi öncesinde yeni dönem yönetiminin şekillenmesi açısından belirleyici çoğunluğa ulaştı. ERDOĞAN’DAN ÜYELERE TEŞEKKÜR Denizli Ticaret Odası’nda seçimlerin tamamlanmasının ardından değerlendirmede bulunan Uğur Erdoğan, sandığa giderek iradesini ortaya koyan tüm oda üyelerine teşekkür etti. Seçim sürecinin DTO’ya yakışan bir atmosferde tamamlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, ortaya çıkan sonucun kendileri için yeni bir sorumluluğun başlangıcı olduğunu söyleyerek; “Bugün Denizli Ticaret Odası’nda güzel bir demokrasi şölenini hep birlikte yaşadık. Sandığa gelerek iradesini ortaya koyan, bu sürece katkı sunan tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. Bizlere güvenen üyelerimizin desteğini en büyük sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu güvene layık olmak için bundan sonra daha çok çalışacağız” dedi. “SEÇİM BİTTİ, ŞİMDİ BİRLİKTE ÇALIŞMA ZAMANI” Seçim sürecinin artık geride kaldığını belirten Erdoğan, DTO çatısı altında tüm üyeleri kapsayan bir çalışma anlayışıyla hareket etmeye devam edeceklerini vurgulayarak; “Seçim bitti, artık önümüzde kaldığımız yerden bir çalışma dönemi var. Biz seçim sürecinde de söyledik; bugün seçim biter, dostluklar, kardeşlikler, arkadaşlıklar ve komşuluklar devam eder. Denizli Ticaret Odası hepimizin ortak çatısıdır. Bize destek veren ya da vermeyen bütün üyelerimizin yanında olacağız. Her sektörümüzün sesini dinleyecek, ortak akılla hareket edeceğiz.” dedi. “SÖYLEM DEĞİL, İCRAAT ÜRETECEĞİZ” Yeni dönemin önceliğinin ortaya konulan projeleri hayata geçirmek olduğunu ifade eden Erdoğan, DTO’nun icraat odaklı çalışma anlayışını sürdüreceğini söyledi. Erdoğan; “Bizim anlayışımız söylem değil, icraattır. Bugüne kadar ortaya koyduğumuz çalışmalar bunun en önemli göstergesidir. Yeni dönemde de üyelerimizin önünü açacak, sektörlerimizin gelişimine katkı sağlayacak projelerimizi hayata geçirmek için gece gündüz çalışacağız. Denizli Ticaret Odası olarak üretmeye, yatırım yapmaya ve şehrimizin ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz.” dedi. “DENİZLİ EKONOMİSİNİN GELİŞİMİ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ” Erdoğan, yeni dönemde de DTO’nun Denizli ekonomisinin gelişiminde etkin rol üstlenmesi için çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, “Denizli’nin üretim gücünü, ticaretini ve ihracatını daha ileri noktalara taşımak için çalışacağız. İş dünyamızın önündeki sorunların çözümü, sektörlerimizin güçlenmesi ve üyelerimizin daha güçlü bir ticaret ortamına kavuşması için projelerimizi birer birer hayata geçireceğiz. Önümüzde önemli bir çalışma dönemi var. Biz ekip ruhuyla, birlik ve beraberlik içerisinde Denizli için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Erdoğan, seçim sürecinde görev alan çalışma arkadaşlarına, meslek komitesi üyelerine ve basın mensuplarına teşekkür ederek, seçim sonuçlarının Denizli Ticaret Odası ve Denizli iş dünyası için hayırlı olmasını diledi.

Meslek Komiteleri ve Meclis Üyeleri Belirlendi Haber

Meslek Komiteleri ve Meclis Üyeleri Belirlendi

Yeni dönemde Meslek Komitesi sayısı 17’den 18’e yükselirken, Meslek Komitelerinde görev alacak üye sayısı 110’a çıktı. Yeni dönemde DSO Meclisi 46 üyeden oluşurken, seçim sürecinin devamında belirlenecek Yönetim Kurulu ise 11 üyeyle görev yapacak. Kasapoğlu: Bu Başarı Ortak Fikrin, Ortak Mücadelenin ve Ortak Heyecanın Başarısıdır Seçimlerin tamamlanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, geride kalan dört yıllık dönemde ortaya konulan çalışmaların ortak bir emeğin sonucu olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, “Bir dönemi tamamladık, bugün yeni bir dönemi açıyoruz. İlk dönem değişim sloganıyla yola çıktık ve sanayicimizin desteğiyle bir dönemi tamamladık. Bugün bütün gruplarda tek listeyle seçime gidilmesini, birlikte ortaya koyduğumuz başarının bir sonucu olarak görüyorum. Bu başarı ortak fikrin, ortak mücadelenin, ortak heyecanın başarısıdır. Bundan sonraki dönemde de aynı heyecanla, aynı azimle, aynı enerjiyle çalışacağız.” dedi. DSO’nun Hizmet Alanı ve Temsil Gücü Genişliyor Geride kalan dört yılda Yönetim Kurulu, Meclis ve Meslek Komitesi üyeleriyle büyük bir özveriyle çalıştıklarını belirten Kasapoğlu, genç ve dinamik kadroların katkısıyla Odanın hizmet kapasitesini geliştirdiklerini söyledi. Yeni iştirakler ve hizmet alanları oluşturduklarını, ulusal ve uluslararası ilişkileri güçlendirdiklerini kaydeden Kasapoğlu, Denizli sanayisinin üretimine ve ihracatına katkı sunmayı çalışmalarının merkezinde tuttuklarını ifade etti. Kasapoğlu, “Denizli Sanayi Odası’nı farklı bir yere taşıdığımızı, Denizli sanayisi için güzel işler yaptığımızı düşünüyorum.” diyerek Odanın geldiği noktayı, “Sanayicisine yol gösteren ve hizmet eden bir yapıya ulaştı.” sözleriyle değerlendirdi. Meslek komitelerinin aktif çalışmasının üye ilişkilerini güçlendirdiğini ifade eden Kasapoğlu, sektörlerden gelen sorun, talep ve önerilerin ilgili mercilere aktarılmasında etkin rol üstlendiklerini belirtti. Kasapoğlu, dört yıllık dönemde hayata geçirilen çalışmaların, Odanın bütün kurullarının ve çalışanlarının uyumlu çalışmasının sonucu olduğuna dikkat çekti. Yeni Dönemde Daha Geniş Katılım, Daha Güçlü Ortak Akıl Genişleyen temsil yapısının Odanın çalışma gücünü de artıracağını belirten Kasapoğlu, geride kalan dönemde ortak akıl ve istişareyi esas alan bir yönetim anlayışı benimsediklerini vurguladı. Yeni dönemde aralarına katılacak üyelerin farklı fikir ve bakış açılarıyla bu yapıya katkı sunacağını ifade eden Kasapoğlu, “Bugüne kadar ortak akla inanan, istişareye inanan bir yönetim sergiledik. Yeni arkadaşlarımızın da katılımıyla görev paylaşımını artırarak, hep birlikte Denizli sanayisi için daha fazla çalışacağız.” dedi. Yeni Dönemin GündemiSavunma Sanayii Yatırımı ve ŞirinköyProjesi Yeni dönemin çalışma gündemine ilişkin bilgi veren Kasapoğlu, savunma sanayii yatırımı ve Şirinköy projesinin öncelikleri arasında bulunduğunu açıkladı. Denizli’de düzenlenen savunma sanayii buluşmalarıyla önemli bir zemin oluşturulduğunu ve artık somut adımların atılacağı bir aşamaya gelindiğini belirten Kasapoğlu, Şirinköy’de ise üretim dünyasına ve kente değer katacak bir yapı kazandırmayı amaçladıklarını söyledi.Çalışmalarını stratejik plan doğrultusunda yürüttüklerini kaydeden Kasapoğlu, bununla birlikte değişen koşulların ortaya çıkardığı fırsatları da yakından takip ettiklerini ifade etti. Denizli Model Fabrika’yı bu çalışma anlayışının örneklerinden biri olarak gösteren Kasapoğlu, göreve geldikten sonra gündemlerine giren projeyi aynı dönem içerisinde sanayicilerin hizmetine sunduklarını hatırlattı. Kasapoğlu: Mücadeleyi Bırakmıyoruz, Bırakmayacağız Geçtiğimiz dönemde ekonomik koşulların, savaşların ve küresel talepteki daralmanın sanayicilerin çalışma koşullarını zorlaştırdığını dile getiren Kasapoğlu, firmaların üretimlerini korumak ve ayakta kalmak için yoğun çaba gösterdiğine dikkat çekti.Kasapoğlu, “Şartlar ne olursa olsun bu mücadeleyi bırakmıyoruz. Bırakmayacağız da.” diyerek Denizli sanayisinin hacmini ve niteliğini artırmak için çalışmayı sürdüreceklerini vurguladı. Yeni yatırımların önünün açıldığı, sanayicilerin kapasite artırabildiği ve üretim koşullarının iyileştiği bir dönem temennisinde bulundu. Dört yıllık dönemde Odanın çalışmalarına emek veren Yönetim Kurulu, Meclis ve Meslek Komitesi üyeleri ile Oda çalışanlarına ve seçimlere katılarak destek veren sanayicilere teşekkür eden Kasapoğlu, “Bir dönemi tamamladık, şimdi önümüzde yeni bir dönem var. İlk günkü heyecanımızı ve enerjimizi koruyoruz. Şehrimize ve Denizli sanayisine yeni katkılar sunmak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” diyerek yeni döneme ilişkin yol haritasını paylaştı. Hep Birlikte İleriye Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu ise Odanın kuruluşundan bu yana her yönetimin ve meclisin yapılan çalışmaların üzerine bir taş daha koyarak ilerlediğini belirterek, “Hep birlikte bugünlere ulaşmak ve Odamızı daha ileriye taşımak bizim için gurur kaynağı. Yeni dönemde de başladığımız projeleri ilerleterek şehrimizin somut ihtiyaçlarına dokunan çalışmalarımızı aynı hızla sürdüreceğiz.” dedi.

Tekstil ve hazır giyim sektörü Denizli'de bir araya geldi Haber

Tekstil ve hazır giyim sektörü Denizli'de bir araya geldi

Etkinliğe Başkanımız Osman Uğurlu, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu ve DETGİS Başkanı Halil Erdoğan’ın yanı sıra; Denizli Milletvekilimiz Şeref Arpacı, TİM Başkan Vekilimiz Ahmet Öksüz, Önceki Dönem DENİB Başkanımız ve TİM Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Memişoğlu, OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, TGSD Başkanı Toygar Narbay, ETHİB Başkanı Turan Göksan, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGSD Başkanı Yasin Akçakaya, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, DESİAD Başkanı Nuri Turgut ve DEGİAD Başkanı Kemal Sözkesen katıldı. Denizli Milletvekili Şeref Arpacı: “Sektörün sesini birlikte duyurmalıyız.” Açılışta konuşan Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyimin Denizli için taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi: “Tekstil ve hazır giyim, Denizli’nin üretim kültürünün, istihdamının ve ihracatının temel alanlarından biri. Kentimizin bugün ulaştığı üretim ve ihracat gücünde, sektörümüzün ve yıllardır büyük bir özveriyle çalışan sanayicilerimizin çok önemli bir payı bulunuyor. Bu nedenle sektörün yaşadığı her gelişmeyi Denizli ekonomisinin bütünü açısından değerlendirmemiz gerekiyor. İçinden geçtiğimiz dönemde üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın karşı karşıya kaldığı sorunların doğrudan sektörün temsilcileriyle konuşulmasını, çözüm önerilerinin ortak akılla geliştirilmesini son derece kıymetli buluyorum. TEKSPEKTİF gibi buluşmalar, sektörümüzün beklentilerinin ve ihtiyaçlarının doğru şekilde ortaya konulmasına da önemli katkı sağlıyor. Bizlere düşen de burada ortaya konulan görüş ve önerileri takip etmek, sektörümüzün sesini ilgili platformlarda güçlü bir şekilde duyurmak ve Denizli’nin üretim, istihdam ve ihracattaki gücünü daha ileriye taşıyacak çalışmaların yanında olmaktır. Bu anlamlı buluşmanın sektörümüz için faydalı sonuçlar doğurmasını diliyor, emeği geçen tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum.” DENİB Başkanı Osman Uğurlu: “Tekstil ile konfeksiyon birbirinden ayrı düşünülemez.” DENİB Başkanı Osman Uğurlu, tekstil ve konfeksiyon sektörünün içinde bulunduğu zorlu sürece dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Tekstil ve hazır giyim sektörümüz ciddi bir daralma ve rekabet gücü kaybıyla karşı karşıya. Yaşadığımız süreç bize tekstil ile konfeksiyonun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini bir kez daha gösterdi. Konfeksiyondaki sipariş kaybı kumaştan boyahaneye, dokumadan ipliğe kadar bütün üretim zincirini etkiliyor. Bu nedenle sektörümüzün geleceğini ancak birlikte çalışarak ve ortak akılla şekillendirebiliriz. TEKSPEKTİF’i de bu açıdan sektörümüzün bir aile meclisi olarak görüyorum. Sorunlarımızı açıkça konuşmak kadar uygulanabilir ve somut çözüm önerilerini birlikte ortaya koymak da önemli. Çünkü çözüm yine bizde, bu salonun içinde. Sektörümüz geçmişte pek çok zorluğun üstesinden geldi; sahip olduğumuz üretim gücü, tecrübe ve çalışma azmiyle yine başaracağımıza inanıyorum.” DETGİS Başkanı Halil Erdoğan: “Sektörün ihtiyaçlarını görünür kılmayı hedefledik.” Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün üretim gücü, ihracatı, istihdamı ve bilgi birikimiyle ülke ekonomisindeki önemine dikkat çeken DETGİS Başkanı Halil Erdoğan, “Artan üretim maliyetleri, finansmana erişim, kur-maliyet dengesi ve küresel rekabet sektörü yeni arayışlara yöneltti. Sektörün güçlü yönlerinin değişen dünya koşullarında yeniden konumlandırılması gerekiyor. Belki de bugün artık sadece ‘Nasıl daha fazla üretiriz?’ sorusunu değil, ‘Nasıl daha fazla değer üretiriz?’ sorusunu sormamız gerekiyor. TEKSPEKTİF sektörün mevcut durumunu değerlendirmenin yanı sıra geleceğe yönelik ortak bir perspektif oluşturma amacı taşıyor. Tekstil, Denizli’nin üretim kültürü, ihracatı ve istihdamı açısından büyük önem taşıyor. Etkinliğimizin yeni fikirlerin ve iş birliklerinin başlangıcı olmasını diliyorum.” TGSD Başkanından “Sektörel Durum Raporu ve Sektörel Strateji Haritası” sunumu Açılış konuşmalarının ardından Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, “TGSD Sektörel Durum Raporu ve Sektörel Strateji Haritası” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumda sektörün güncel görünümü ve gelecek döneme ilişkin stratejik başlıklar katılımcılarla paylaşıldı. Başkan Kasapoğlu Sektörün Gelecekteki Konumuna Dikkat Çekti Programın devamında düzenlenen TEKSPEKTİF panelinin moderatörlüğünü DSO Başkanı Selim Kasapoğlu üstlendi. TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz ve TGSD Başkanı Toygar Narbay’ın konuk olduğu panelde, tekstil ve hazır giyim sektörünün mevcut koşulları, küresel rekabette yaşanan değişim ve gelecek döneme ilişkin beklentiler değerlendirildi. Başkan Kasapoğlu’nun yönelttiği sorularla, tekstil ve hazır giyim sektörünün değişen küresel koşullar karşısındaki konumu ve geleceğe yönelik yol haritası ele alındı. Türkiye’nin üretim gücünü koruyarak katma değerini artırması, uluslararası rekabette yeniden güç kazanması ve 2030’a uzanan süreçte sektörün dönüşümünü belirleyecek unsurlar üzerinde istişarelerde bulunuldu. Panelde sektörün geleceğine ilişkin görüşlerini paylaşan Kasapoğlu, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sürecin sanayi üretiminin genelinde karşılaşılan maliyet ve rekabet sorunlarından bağımsız ele alınamayacağına dikkat çekti. Türkiye’nin sahip olduğu üretim tecrübesini ve güçlü sanayi altyapısını koruyarak yeni rekabet koşullarına uyum sağlaması gerektiğini belirten Kasapoğlu, önümüzdeki dönemde üretimde verimliliğin ve katma değerin artırılması, pazar çeşitliliğinin güçlendirilmesi ve değişen küresel taleplere daha hızlı cevap verebilen bir üretim yapısının oluşturulmasının sektör açısından belirleyici olacağını vurguladı. Kasapoğlu, sektörün bugünkü tablosunu doğru okumak kadar, gelecekte nerede konumlanacağını ve bu hedefe hangi adımlarla ulaşacağını ortaya koymanın da önem taşıdığını ifade etti. DETGİS, DENİB ve DSO iş birliğiyle gerçekleştirilen program, plaket töreniyle sona erdi. Kurum temsilcileri, TEKSPEKTİF’e katkı sunan konuşmacılara ve katılım sağlayan sektör temsilcilerine teşekkür sundu.

Baklan'da tarım eğitimi için önemli adım! Haber

Baklan'da tarım eğitimi için önemli adım!

Programa Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan, Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, Baklan Belediye Başkanı Yusuf Gülsever, İl Millî Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, siyasi parti temsilcileri, oda ve borsa başkanları, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. TEFENLİLİ: “EĞİTİM İLE ÜRETİMİ BULUŞTURUYORUZ” Programda konuşan Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, tarım sektörünün artık yalnızca geleneksel üretim anlayışıyla ele alınamayacağını belirterek, bilim, teknoloji ve Ar-Ge’nin tarımın geleceğinde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Denizli Ticaret Borsası, Baklan Belediyesi ve Denizli İl Millî Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanacak protokolle gençlerin tarım alanında daha donanımlı yetişmesinin ve eğitim ile sektör arasındaki bağın güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirten Tefenlili, öğrencilerin teorik eğitimin yanı sıra sahada ve uygulamalı olarak yetişmesinin önemine dikkat çekti. Tefenlili, Türkiye genelinde tarım alanında eğitim veren mesleki ve teknik Anadolu liselerinin bulunduğunu hatırlatarak, Baklan’daki okulun da tarım teknolojileri alanında önemli bir eğitim merkezi olacağını söyledi. “Bugün eğitim alan gençlerimiz yarının üreticilerini, girişimcilerini, mühendislerini ve tarım sektörünün nitelikli insan kaynağını oluşturacaktır” diyen Tefenlili, Denizli Ticaret Borsası olarak öğrencilerin yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti. DENİZLİ’DE EĞİTİME 3 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Denizli İl Millî Eğitim Müdürü Emre Çalışkan ise 2026-2027 eğitim öğretim yılına Denizli genelinde 16 binden fazla öğretmen, yaklaşık 200 bin öğrenci ve bine yakın okul ile başlandığını belirtti. Denizli’nin eğitim alanında Türkiye’de öne çıkan illerden biri olduğunu ifade eden Çalışkan, kentte son yıllarda eğitim yatırımlarının sürdüğünü söyledi. Çalışkan, bakım, onarım, yeni yatırım ve güçlendirme çalışmaları kapsamında Denizli’ye yaklaşık 3 milyar liralık yatırım kazandırıldığını belirterek, desteklerin devam etmesiyle kentin eğitim alanındaki konumunun daha da güçlendirileceğini ifade etti. GÜLSEVER: “BU OKUL HALKIN DESTEĞİYLE TAMAMLANDI” Baklan Belediye Başkanı Yusuf Gülsever de konuşmasında okul binasının yapım sürecini anlattı. Okulun temelinin 24 Mayıs 2015 tarihinde atıldığını hatırlatan Gülsever, süreçte yaşanan gecikmelerin ardından belediye, siyasetçiler, vatandaşlar ve hayırseverlerin desteğiyle binanın tamamlandığını söyledi. Okulun yapımında Baklan halkının önemli katkıları olduğunu belirten Gülsever, vatandaşların imkânları ölçüsünde okula destek verdiğini ifade etti. Gülsever, okulun yapımı için arazisini bağışlayan Halil isimli vatandaşın desteğine de özel olarak teşekkür etti. Okulun 2023 yılında eğitim öğretime başladığını belirten Gülsever, bu yıl ilk mezunlarını verecek olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. 570 METREKARELİK MODERN SERA Program kapsamında okul bünyesinde kurulan modern sera da törenle hizmete açıldı. Gülsever, yaklaşık 570 metrekare büyüklüğündeki seranın doğal gazla ısıtılabildiğini ve yılın her döneminde üretim yapılabilecek şekilde tasarlandığını belirtti. Seranın ileri teknolojiyle donatıldığını ifade eden Gülsever, öğrencilerin burada teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürme fırsatı bulacağını söyledi. Program kapsamında serada fidan dikimi de gerçekleştirilirken, tesisin Baklan ve tarım eğitimi açısından önemli bir kazanım olduğu vurgulandı. ZEYBEKCİ: “TARIMDA BAYRAĞI DAHA YUKARILARA TAŞIYACAKLAR” AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci ise Türkiye’nin son yıllarda eğitim altyapısında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini ifade etti. Türkiye genelinde derslik ve öğretmen sayısındaki artışa dikkat çeken Zeybekci, Denizli’de de yaklaşık 203 bin öğrencinin eğitim gördüğünü, bunların 55 bininin meslek liselerinde öğrenim gördüğünü söyledi. Baklan Tarım Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin tarım alanında özel bir öneme sahip olduğunu belirten Zeybekci, Menderes Havzası gibi tarımsal üretim açısından önemli bir bölgede gençlerin bilim, teknik ve tecrübeyle yetişmesinin önemine dikkat çekti. Zeybekci, tarım alanında eğitim alan gençlerin Türkiye’nin tarımdaki konumunu daha ileriye taşıyacağına inandığını ifade ederek, imzalanacak protokolün öğrenciler ve eğitim camiası için hayırlı olmasını diledi. VALİ KÖŞGER: “TARIMDA BİLİM VE TEKNOLOJİYİ KULLANMALIYIZ” Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger ise tarımın stratejik ve vazgeçilmez bir sektör olduğunu vurguladı. Tarımda kullanılabilir alanların ve iklim koşullarının belirli sınırlar içerisinde olduğunu ifade eden Köşger, artan nüfus ve yükselen tüketim ihtiyacına karşı verimliliğin bilim ve teknolojiyle artırılması gerektiğini söyledi. Tarım teknolojileri meslek liselerinin bu noktada önemli bir görev üstlendiğini belirten Köşger, öğrencilerin küçük yaşlardan itibaren mesleğe yönlendirilmesi, tarımı sevmesi ve üretim sahasını sahiplenmesinin önemine dikkat çekti. Köşger ayrıca genç nüfusun tarımdan uzaklaşması ve kırsaldaki çalışan nüfusun yaşlanmasının önemli bir sorun olduğunu belirterek, Baklan Tarım Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin bu alandaki insan kaynağının güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Okulun yapımında emeği bulunan belediye, vatandaşlar ve hayırseverlere teşekkür eden Köşger, yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını diledi. PROTOKOL İMZALANDI, SERA AÇILDI Konuşmaların ardından protokol üyelerine plaket takdim edildi. Daha sonra Denizli Ticaret Borsası, Baklan Belediyesi ve Denizli İl Millî Eğitim Müdürlüğü arasında tarım eğitiminin geliştirilmesine yönelik iş birliği protokolü imzalandı. Program, okul bünyesinde kurulan 570 metrekarelik modern seranın açılışı ve fide dikimiyle devam etti. Baklan Tarım Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen program, tarım eğitimi ile üretimin buluşturulması açısından önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.

Prof. Dr. Öz: “Haz Ve Hız Çağında Tüketim Bağımlılığı Sadece Ekonomiyi Etkilemiyor” Haber

Prof. Dr. Öz: “Haz Ve Hız Çağında Tüketim Bağımlılığı Sadece Ekonomiyi Etkilemiyor”

Pamukkale Üniversitesi Maliye Bölümü Mali Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ersan Öz, Türkiye’de giderek yaygınlaşan tüketim kültürünün ekonomik ve toplumsal boyutlarına dikkat çekti. Öz, tüketimin artık yalnızca ihtiyaçların karşılanması olmaktan çıktığını belirterek, kredi kartları, reklamlar, sosyal medya ve influencer kültürünün bireylerin satın alma davranışlarını önemli ölçüde etkilediğini ifade etti. Türkiye’de tüketim alışkanlıklarının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini belirten ÖZ, tüketim davranışlarının bireysel bütçelerin yanı sıra ekonomik ve toplumsal yapıyı da etkilediğini söyledi. Geçmişte toplumda “bir lokma, bir hırka” anlayışının, kanaat etmenin ve sahip olunanla yetinmenin önemli bir değer olarak görüldüğünü ifade eden ÖZ, günümüzde ise tüketimin “haz, hız, statü ve görünürlük” üzerinden şekillendiğine dikkat çekti. “TÜKETİM ARTIK SADECE İHTİYAÇ KARŞILAMAK DEĞİL” Prof. ÖZ, günümüzde bireylerin alışveriş kararlarının yalnızca ihtiyaçlar doğrultusunda verilmediğini belirterek, sosyal çevre, reklamlar ve dijital platformların tüketim davranışları üzerindeki etkisinin arttığını söyledi. “Bende de olmalı”, “modası geçmeden almalıyım”, “kampanyayı kaçırmayayım” ve “herkes kullanıyor” gibi düşüncelerin tüketiciyi ihtiyaç dışı harcamalara yöneltebildiğini ifade etti. Tüketimin ihtiyaç olmaktan çıkarak bir yaşam biçimine dönüşmesinin “tüketim bağımlılığı” tartışmasını da beraberinde getirdiğini belirten ÖZ, bağımlılık kavramının artık yalnızca madde kullanımıyla sınırlı değerlendirilmediğini kaydetti. KREDİ KARTLARI TÜKETİMİ HIZLANDIRIYOR Kredi kartları ve tüketici kredilerinin tüketim davranışlarında önemli bir araç haline geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. ÖZ, kredi imkanlarının bireylere gelecekte elde edecekleri gelirleri bugünden kullanma imkanı sunduğunu, tabiri caizse olmayan parayı harcattığını söyledi. ÖZ, özellikle kredi kartı borçlarının tamamının ödenmemesi durumunda borcun faiz yüküyle birlikte sonraki dönemlere taşındığını belirterek, bunun hane halkı bütçeleri üzerinde ciddi baskı oluşturabileceğini ifade etti. “Tüketici bugün sahip olmadığı parayı kullanarak gelecekte elde edeceği gelirinin bir bölümünü bugünden harcayabiliyor. Bu durum kontrolsüz hale geldiğinde bireysel borçluluğu artırıyor” değerlendirmesinde bulundu. “500 LİRA ÜZERİNE ÇIKTINIZ, İNDİRİM İSTER MİSİNİZ?” Tüketiciyi daha fazla harcamaya yönelten pazarlama yöntemlerinin de giderek çeşitlendiğini belirten ÖZ, belirli tutarın üzerindeki alışverişlerde sunulan indirimler, hediyeler ve kampanyaların tüketicinin başlangıçta planlamadığı ürünleri satın almasına neden olabildiğini söyledi. Online alışveriş platformları ve yapay zeka kullanan mağazaların mobil satış sitelerinin ise tüketici davranışlarını analiz ederek kişiye özel reklam ve kampanyalar sunduğuna dikkat çeken ÖZ, bunun alışverişi ihtiyaç ortaya çıktığında gerçekleştirilen bir eylem olmaktan çıkarıp sürekli hatırlatılan bir davranışa dönüştürebildiğini ifade etti. Hatta sokakta yürürken önünden geçtiğiniz mağazadan size indirim kampanyası mesajı gelerek algınız otomatik tüketime yönlendiriliyor diye konuştu. SOSYAL MEDYA TÜKETİM BASKISINI ARTIRIYOR Prof. Dr. Ersan ÖZ, sosyal medyanın tüketim alışkanlıkları üzerindeki etkisine de dikkat çekti. Bireylerin sürekli olarak başkalarının tatillerini, otomobillerini, evlerini, kıyafetlerini ve yaşam tarzlarını görmesinin karşılaştırma duygusunu artırabildiğini belirterek, influencerlar ve dijital reklamların da tüketim baskısını güçlendirdiğini söyledi. ÖZ, tüketimin zaman zaman statü kazanmanın, görünür olmanın ve sosyal çevrede kabul görmenin, “desinler diye yaşamanın” bir aracı haline gelebildiğini ifade etti. BAĞIMLILIKLARIN EKONOMİK YÜKÜNE DİKKAT ÇEKTİ Bağımlılıkların yalnızca bireysel bir sorun olmadığını belirten ÖZ, bağımlılıkların sağlık harcamaları, tedavi maliyetleri, iş gücü kayıpları ve sosyal sonuçları nedeniyle ekonomi üzerinde de önemli etkiler oluşturduğunu söyledi. “Alışverişin her türlüsünü çok seviyoruz, hatta bağımlılık düzeyinde (oniomania). Hemde yılda yaklaşık 400 Milyon adet taksitli işlem yaparak. Yaklaşık 45 Milyon kişi tüketici kredisi kullanarak. Ödemelerimizin yüzde 80’ini kredi kartı, yüzde 20’sini nakit yaparak gerçekleştiriyoruz alışverişlerimizi. Bağımlılıklarımızın Türkiye ekonomisine yükü yıllık yaklaşık 100 Milyar Dolar. Tükettiğimiz ürünler birde ithal ise, ki malesef önemli kısmı öyle, dışarıya döviz transferi de sözkonusu yani dış ticaret açığı ve dolayısıyla cari açığa negatif etki. IMF ve World EconomicForum verilerine göre son 20 yıla baktığımızda dünya tarihinin yaptığı üretime oranla en çok tüketim yapan ülkelerinde ilk sıralardayız desek yanlış olmaz” diyen ÖZ, tüketim bağımlılığının yalnızca “fazla alışveriş yapmak” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, aşırı tüketimin borçluluk, aile bütçesi ve ekonomik kaynakların kullanımına kadar uzanan sonuçları bulunduğunu kaydetti. “ENFLASYONU TEK BAŞINA TÜKETİMLE AÇIKLAYAMAYIZ” Türkiye’deki enflasyon sorununun tek bir nedene indirgenemeyeceğini vurgulayan ÖZ, ancak tüketim ve talep davranışlarının ekonomik dengeler açısından önemli başlıklardan biri olduğunu söyledi. Tüketimin kredi yoluyla finanse edilmesinin talebi canlı tuttuğunu belirterek, ithal ürünlere yönelik yüksek talebin ise döviz ihtiyacı ve dış ticaret dengesi üzerinde negatif etkili olduğuna dikkat çekti. “DESİNLER DİYE YAŞAMAK EKONOMİK BİR YÜK OLUŞTURUYOR” Tüketim kültürünün sosyal boyutuna da değinen Prof. Dr. ÖZ, bireylerin zaman zaman gerçek ihtiyaçları yerine çevrenin beklentilerine göre hareket edebildiğini söyledi. Yeni telefon, otomobil, marka kıyafet, daha büyük ev veya daha pahalı tatil gibi tüketim unsurlarının bazı kişiler açısından birer statü göstergesine dönüşebildiğini belirten ÖZ, “Desinler diye” yapılan harcamaların bireyleri gelirlerinin üzerinde tüketmeye ve borçlanmaya itebileceğini ifade etti. “İHTİYAÇ MI, İSTEK Mİ?” Tüketim alışkanlıklarının kontrol altına alınmasında bireysel farkındalığın önemli olduğunu vurgulayan ÖZ, alışveriş öncesinde “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” sorusunun sorulmasının önemli bir başlangıç olduğunu söyledi. Özellikle çocuklara küçük yaşlardan itibaren tüketim bilinci kazandırılması gerektiğini belirterek, ihtiyaç ile istek arasındaki farkın öğretilmesinin gelecekte daha sağlıklı tüketim alışkanlıklarının oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti. “TÜKETEREK DEĞİL, ÜRETEREK BÜYÜMELİYİZ” Prof. Dr. Ersan Öz, Türkiye’nin ekonomik geleceği açısından tüketim ve üretim arasındaki dengenin önemine dikkat çekti. Teknolojik gelişmelerin ve finansal imkanların hayatı kolaylaştırdığını, ancak tüketimin ihtiyaç sınırlarını aşarak kontrol edilmesi güç bir davranışa dönüşmesinin hem bireysel hem de toplumsal sorunlara yol açabileceğini söyledi. ÖZ, tüketim kültürünün geldiği noktada herkesin kendisine şu soruyu sorması gerektiğini belirterek değerlendirmesini şu anlayışla özetledi: “Gerçekten ihtiyacımız olduğu için mi satın alıyoruz, yoksa ihtiyacımız olduğuna inandırıldığımız için mi?” Tüketim alışkanlıklarının yalnızca aile bütçesini değil, çocukların geleceğini ve ülkenin ekonomik yapısını da ilgilendirdiğini belirten ÖZ, daha bilinçli tüketim ve daha güçlü üretim anlayışının önemine dikkat çekti. “Çözüm daha fazla tüketmekte değil; ihtiyacımız kadar tüketmek, bilinçli yaşamak ve daha fazla üretmekte. Tüketerek değil, üreterek büyümeliyiz.”

Kasapoğlu 4 yılı özetledi, yeni rotayı çizdi Haber

Kasapoğlu 4 yılı özetledi, yeni rotayı çizdi

Denizli Sanayi Odası Çalışma Dönemi Değerlendirme Toplantısı, DSO Yüksek İstişare Kurulu, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile Oda üyeleri ve çalışanlarının katılımıyla Marla Tenis Kulübü’nde gerçekleştirildi. Toplantıda dört yıllık dönemde hayata geçirilen çalışmalar, geliştirilen hizmet yapıları ve DSO’nun kurumsal dönüşümü değerlendirilirken, gelecek döneme ilişkin hedefler de paylaşıldı. 50 Yıllık Birikim ve Ortak Akılla Sanayimizin Yanındayız Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren DSO Meclis Başkan Yardımcısı İlhan Sicimli, geride bırakılan dört yıl boyunca Mecliste Denizli sanayisinin gündemini ortak akılla ele aldıklarını, sanayicilerin sorun ve beklentilerini dile getirdiklerini belirterek Denizli Sanayi Odasının 50 yılı aşan kurumsal birikimine dikkat çekti. Bu dönemde oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu ile komisyon ve kurulların Odanın istişare mekanizmalarını güçlendirdiğini ifade eden Sicimli, Meslek Komitelerinin de sektörlerden gelen talep ve önerilerin Odanın gündemine taşınmasında aktif rol üstlendiğini vurguladı. Zorlu Ekonomik Tabloya Rağmen Beklemedik, Çözümün Peşinden Koştuk Açılış konuşmasının ardından DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, 2022–2026 dönemine ilişkin sunumunu gerçekleştirdi. Dört yıllık süreci faaliyetlerin ötesindeDSO’nun çalışma biçiminde yaşanan dönüşüm üzerinden ele alan Kasapoğlu, dönemi “Birlikte Kurduk, Birlikte Bağladık, Birlikte Dönüştürdük” başlıkları altında değerlendirdi. Göreve başladıklarında üyelerin kendisini dinleyen, sorununu kayda geçirmekle yetinmeyerek çözümün peşinden giden üretime, yatırıma, maliyetlere, finansmana erişime, verimliliğe ve ihracata dokunan bir Oda beklentisi taşıdığını ifade eden Kasapoğlu, dört yıllık dönemde salgının artçı etkileri, küresel tedarik sorunları, savaşlar, yüksek enflasyon ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin etkili olduğunu söyledi. Üyenin İhtiyacına Yeni Hizmet Yapılarıyla Karşılık Verdik Dönüşümün ilk adımını Odanın karar mekanizmalarını daha katılımcı hale getirerek attıklarını belirten Kasapoğlu, üyeyi merkeze alan çalışma anlayışıyla karar süreçlerindeki rolünün güçlendirildiğini ifade etti. Aynı dönemde DSO’nun doğrudan hizmet kapasitesinin de önemli ölçüde genişletildiğini kaydeden Kasapoğlu, Denizli Model Fabrikayı ve Verimlilik Merkezini hayata geçirdiklerini, DSO Akademi, Teşvik Ofisi, DSO MEİP, İtalya İrtibat Ofisi ve KOSGEB Temsilciliği gibi yapıların üyelerin ihtiyaçlarına daha geniş bir alanda karşılık vermek üzere geliştirildiğini vurguladı. Büyükşehir Belediyesi ile Sanayi Yönetişim Masasının kurulduğunu, Dış Ticaret İstihbarat Merkezi aracılığıyla da üyelerin vize süreçlerine destek verildiğini aktaran Kasapoğlu, 2022–2023 döneminde yaşanan enerji tedarik sıkıntılarında sanayicinin yanında olduklarını, özellikle boya sektöründeki firmaların ihtiyacı doğrultusunda DEFAŞ aracılığıyla ortak kömür tedariki sağlanarak üretimin devamlılığına katkı sunulduğunu kaydetti. “Bu yapıların her birinin adı ve uzmanlık alanı farklı olabilir. Ancak hepsinin ortak bir amacı var. Üyelerimizin yatırımına, maliyetlerine, verimliliğine, enerji performansına, insan kaynağına ve yeni pazarlara erişimine doğrudan katkı sağlamak.” diyen Kasapoğlu, Oda hizmetinin ölçüsünü gerçekleştirilen işlem sayısından çok, bu çalışmaların üyenin işletmesinde oluşturduğu etki üzerinden değerlendirdiklerini vurguladı. Sanayiciyi Yeni Pazarlarla, Denizli’yi Yeni İş Birlikleriyle Buluşturduk Dört yıllık dönemin ikinci önemli ayağını kurulan bağlantıların oluşturduğunu belirten Kasapoğlu, Odanın gücünü üyeleri adına açabildiği kapılar üzerinden tarif etti. Kasapoğlu, “Bir Odanın gücü, sahip olduğu binalardan veya düzenlediği etkinliklerden ibaret değildir. Odanın gerçek gücü kurabildiği bağlarda, aynı mesele etrafında buluşturabildiği insanlarda ve üyeleri adına açabildiği kapılarda ortaya çıkar. Biz bu dört yılda üyeyi Odayla, üyeyi üyeyle, sanayiciyi Ankara’yla, Denizli’yi Avrupa’yla bağladık.” diye konuştu. Firma ziyaretleri, Meslek Komiteleri, ortak toplantılar ve sektörel buluşmalar aracılığıyla sahadan gelen bilgi ve talepleri Odanın gündemine daha hızlı taşıdıklarını anlatan Kasapoğlu, Denizli sanayisinin kendi içerisindeki ticaret ve iş birliği kapasitesini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Savunma ve havacılık sanayii alanında gerçekleştirilen tedarikçi buluşmalarıyla Denizlili firmaların yeni tedarik zincirleriyle buluşmasına katkı sağladıklarını ifade eden Kasapoğlu, Ankara ile ilişkileri de aynı anlayışla yürüttüklerini belirterek Bakanlıklar, kamu kurumları, TOBB ve karar vericiler nezdinde gerçekleştirilen görüşmelerde finansmana erişimden enerjiye, istihdamdan ulaştırmaya, vergiden teşviklere kadar sanayicilerin sorun ve taleplerini ilgili mercilere taşıdıklarının altını çizdi. DSO’nun Çalışma Modelini Dönüştürdük Stratejik Plan’dan dijital altyapıya, insan kaynağından kamuoyu görünürlüğüne kadar Odanın kurumsal kapasitesinin güçlendirildiğini belirten Kasapoğlu, temsil anlayışındaki değişime de dikkat çekerek, “Sanayicinin sesini duyurmak, kapalı toplantılarda doğru şeyleri söylemekle tamamlanmıyor. Denizli’nin üretim gerçeğini kamuoyuna anlatmak, ekonomik gelişmeleri sanayicinin penceresinden değerlendirmek ve gerektiğinde güçlü biçimde söz söylemek de temsil sorumluluğumuzun parçasıdır.” ifadelerini kullandı. Dört yıllık çalışma döneminde hayata geçirilen projelerin ulusal ve uluslararası platformlarda da karşılık bulduğunu belirten Kasapoğlu, 2022 ve 2024 yıllarında alınan TİSK Ortak Yarınlar Ödülleri ile Dünya Odalar Kongresi Odalar Yarışması’nda yeşil dönüşüm alanında elde edilen dünya üçüncülüğünü hatırlattı.Kasapoğlu, “Bu ödülleri bir vitrinin parçası olarak görmüyoruz. Bunlar, Denizli’de kurduğumuz çalışma modelinin ulusal ve uluslararası ölçekte görüldüğünün işaretleridir. Asıl ödülümüz ise üyemizin işine yarayan, firmasına değer katan, önünü açan sonuçlardır.” dedi. Kasapoğlu: “Şimdi Denizli Sanayisinin Ölçeğini Büyütüyoruz” Sunumunun son bölümünde yeni dönem hedeflerine değinerek dört yılda oluşturulan hizmet ve çalışma kapasitesinin bundan sonraki süreçte Denizli sanayisinin daha yüksek katma değerli bir üretim yapısına ulaşması için kullanılacağını belirten Kasapoğlu, “Kurduk, bağladık, dönüştürdük, şimdi ölçeği büyütüyoruz.” sözleriyle dört yıllık birikimin bundan sonraki aşamasını anlattı. Kasapoğlu, “Burada sözünü ettiğimiz ölçek, önce Odanın büyüklüğü değildir. Bizim esas hedefimiz Denizli sanayisinin teknoloji, katma değer, yatırım ve nitelikli istihdam ölçeğini büyütmektir. Odamızın insan kaynağını, uzmanlığını, fiziki altyapısını ve mali kapasitesini de bu hedefe hizmet etmek için güçlendiriyoruz.” dedi. Konuşmasının sonunda dört yıllık çalışma döneminde hayata geçirilen çalışmaların ortak bir emeğin ürünü olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, konuşmasını “Gelin, kurduğumuz yapıları büyütelim,kurduğumuz bağları güçlendirelim, başlattığımız dönüşümü hızlandıralım. Denizli sanayisinin ölçeğini, teknolojisini ve katma değerini birlikte yükseltelim.” sözleriyletamamladı. Dört Yıllık Emeğe Teşekkür Konuşmaların ardından, 2022–2026 çalışma dönemi boyunca emekleri, fikirleri ve destekleriyle Odanın gelişimine ve çalışmalarına katkı sunan DSO Yüksek İstişare Kurulu, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerine, Başkan Kasapoğlu ve Toplantı Divanı tarafından teşekkür plaketleri takdim edildi.

Denizli’de Titanyum Yatırımı Masada Haber

Denizli’de Titanyum Yatırımı Masada

Kasapoğlu: “Zorlu Döneme Rağmen Yatırım İradesini Korumalıyız” Toplantının açılış konuşmasını yapan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, sanayinin üretim, yatırım ve istihdam açısından zorlu bir dönemden geçtiğini belirterek, mevcut ekonomik koşulların etkisinin reel sektörde yoğun biçimde hissedildiğine dikkat çekti. Kasapoğlu, “Bugün sanayicimiz kendi şirketinde üretimini, istihdamını ve yatırım gücünü korumak için ciddi bir mücadele veriyor. Ancak hiçbir zorluk ya da rahatlık sonsuz değil. İçinde bulunduğumuz dönemin de kalıcı olmadığını düşünüyorum. Türkiye’de yatırım ve üretim ortamının yeniden iyileşeceğine inanıyoruz. Dolayısıyla bugünün sorunlarıyla mücadele ederken geleceğin yatırım alanlarını da bugünden konuşmak ve hazırlığımızı yapmak zorundayız. Titanyum yatırımına da bu anlayışla yaklaşıyoruz.” dedi. Denizli’nin Üretim Birikimi Yeni Yatırımlara Güç Verecek Yeni bir yatırım fikriyle yola çıkmalarındaki temel motivasyonun Denizli’nin yıllar içerisinde oluşturduğu üretim birikimi olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kentin sanayi ve ihracatta Türkiye’nin önde gelen şehirleri arasında yer aldığını söyledi. Denizli’nin girişimci yapısına ve birlikte iş yapma kültürüne dikkat çeken Kasapoğlu, “Denizli’nin yüzyılları aşan girişimci ruhu ve üretim kabiliyeti bize bu konuda cesaret veriyor. Sermaye ölçeğimiz İstanbul ve Ankara gibi büyük merkezlerden farklı olabilir ancak birlikte iş yapabilme gücümüz yüksek. Sanayicilerimizin bilgi birikimini, tecrübesini ve sermayesini ortak bir hedef etrafında buluşturabilirsek Denizli ölçeğinde çok daha büyük yatırımları hayata geçirebiliriz.” diye konuştu. Yeni Yatırım Modeli İçin Farklı Üretim Alanları İncelendi Yatırım kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Kasapoğlu, Kayseri, İzmir, Eskişehir ve Gaziantep gibi güçlü sanayi merkezlerindeki tesisleri ve üretim modellerini incelediklerini belirtti. Montaj ve talaşlı imalat dahil olmak üzere Denizli’nin üretim kabiliyetleriyle örtüşebilecek alanlar üzerinde çalıştıklarını aktaran Kasapoğlu, bu süreçte Prof. Dr. Mahmut Akşit ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve yapılan incelemelerin ardından titanyum üretiminin öne çıkan alanlardan biri haline geldiğini kaydetti. Titanyumun geniş kullanım alanının Denizli’de kurulacak bir tesisin farklı sektörlerle üretim ilişkisi geliştirmesine imkân sağlayacağını ifade eden Kasapoğlu, Er-Bakır’ın zaman içerisinde kablo sektörünün gelişimine sunduğu katkıyı ve tekstildeki güçlü yapıyı örnek göstererek bu projenin de kentte yeni bir üretim ekosistemi ile yan sanayilerin gelişmesini destekleyeceğini söyledi. Tin: “Denizli Yeni Yatırım Alanlarına Yönelmeli” AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin ise Denizli sanayisinin mevcut sektörlerdeki gücünü korurken yeni alanlara da yönelmesi gerektiğini ifade etti. Makine, metal, demir-çelik ve yan sanayi alanlarında dağınık yapıda faaliyet gösteren firmaların bir araya gelerek oluşturduğu Denizli Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ni bu birlikteliğin önemli bir örneği olarak gösteren Tin, titanyumun dünya genelinde talep gören stratejik bir ürün olduğunu ve Denizli sanayicisinin ortak hareket ederek bu fırsatı değerlendirmesinin kentin geleceği açısından kritik rol taşıdığını vurguladı. Yatırımın Fizibilitesi Sanayicilerle Paylaşıldı Konuşmaların ardından Savunma Sanayii Ortak Girişim Komisyonu Üyesi Celil Kılınç, titanyum yatırımına yönelik teknik ve fizibilite sunumunu gerçekleştirdi. Sunumun ardından toplantı, projenin ortaklık yapısı, üretim modeli, yatırım süreci ve firmalar arasında geliştirilebilecek iş birliği imkânlarının ele alındığı, Başkan Selim Kasapoğlu ve Celil Kılınç’ın sanayicilerin sorularını yanıtladığı karşılıklı istişare bölümüyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.