Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim

Tavas Barış Gazetesi - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tin’den Brezilya Değerlendirmesi Haber

Tin’den Brezilya Değerlendirmesi

AK Parti Denizli Milletvekili ve Latin Amerika Karayipler Parlamentosu (PARLATINO) Üyesi Şahin Tin, AND Parlamentosu Türk Grubu üyelerinin de yer aldığı TBMM heyeti olarak Brezilya’da gerçekleştirdikleri resmi temasların ardından değerlendirmelerde bulundu. Brezilya’nın Latin Amerika’nın önemli siyasi ve ekonomik güçlerinden biri olduğunu belirten Tin, Türkiye ile Brezilya arasındaki mevcut ilişkilerin çok daha ileri bir noktaya taşınabilecek güçlü bir potansiyel barındırdığını ifade etti. BREZİLYA’DA KAPSAMLI TEMASLAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ Şahin Tin, ziyaret kapsamında SãoPaulo’da Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu, Eyalet Yasama Meclisi, Futbol Müzesi, İslami sivil toplum kuruluşları ve Filistin gönüllüleriyle temaslarda bulunduklarını belirtti. Görüşmelerin Türkiye-Brezilya ilişkilerinin geliştirilmesi açısından verimli geçtiğini ifade eden Tin, PARLATINO Türk Grubu Başkanı ve Gaziantep Milletvekili Ali Şahin’in başkanlık ettiği heyette PARLATINO üyesi Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ile AND Türk Grubu Başkanı Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer ve Denizli Milletvekili Nilgün Ök’ün yer aldığını kaydetti. “PARLAMENTER DİPLOMASİ, DOSTLUK KÖPRÜLERİNİ GÜÇLENDİRİYOR” SãoPaulo Eyalet Yasama Meclisi’ndeki temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milletvekili Şahin Tin, parlamenter diplomasinin Türkiye-Brezilya ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Şahin Tin, “Parlamentolar yalnızca kanun yapan kurumlar değil, milletler arasında köprüler kuran ve ülkelerin birbirini daha iyi anlamasını sağlayan önemli yapılardır. Biz de Brezilya’da gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle Türkiye ile Brezilya arasındaki dostluk köprülerini daha da güçlendirmeyi amaçladık. Dünya küçülüyor, mesafeler kısalıyor. Bir zamanlar uzak dediğimiz coğrafyalar bugün ticaretin, teknolojinin, iletişimin ve diplomasinin birbirine bağladığı merkezler haline geliyor. Biz uzakları yakın eden bir anlayışla hareket ediyoruz. Brezilya da bunun en güzel örneklerinden biri. Türkiye ile Brezilya arasındaki güçlü ilişki zeminini yeni dönemde daha ileri taşımak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. “TİCARETİMİZİ ÜRETİM, YATIRIM VE TEKNOLOJİYLE BÜYÜTÜYORUZ” Türkiye-Brezilya ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Milletvekili Şahin Tin, iki ülke arasında ticaret, yatırım, savunma sanayii, teknoloji, tarım ve enerji alanlarında önemli fırsatlar bulunduğunu ifade etti. Şahin Tin, “Brezilya güçlü bir pazar ve önemli bir üretim merkezi. Türkiye ise üretim kabiliyeti, mühendislik gücü ve teknoloji altyapısıyla önemli bir noktaya geldi. Bizim anlayışımız sadece alıp satmak değil, üretmek, yatırım yapmak, ortaklık kurmak ve birlikte kazanmak. Ticaretin yolunu üretimle, üretimin yolunu yatırımla büyütmeliyiz. Savunma sanayii bizim için bağımsızlığımızın ve kendi ayaklarımız üzerinde durma irademizin sembolü. Türkiye artık kendi teknolojisini geliştiren ve dost ülkelerle ortak projeler üreten bir ülke. Brezilya ile savunma sanayii alanında imzalanan iş birliği anlaşması da bu açıdan önemli bir fırsat. Bununla birlikte Brezilya’nın tarım ve enerji kapasitesiyle Türkiye’nin sanayi, mühendislik ve teknoloji birikimini de buluşturabiliriz. Bizim meselemiz günü kurtarmak değil, geleceğe yatırım yapmak. Türkiye-Brezilya ilişkilerini uzun vadeli ve sürdürülebilir iş birlikleriyle daha ileri taşıyacağız” dedi. “ACILARIMIZ ORTAKSA, DAYANIŞMAMIZ DA ORTAK OLMALI” Ziyaret kapsamında afet yönetimi, Filistin meselesi ve Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milletvekili Şahin Tin, Türkiye’nin tecrübelerini dost ülkelerle paylaşmaya ve adalet, dayanışma ve barış temelinde güçlü duruşunu sürdürmeye devam edeceğini belirtti. Şahin Tin, “6 Şubat’ta asrın felaketi depremi, büyük bir acıyı yaşadık. O acının içinde milletimizin nasıl kenetlendiğini, devletimizin nasıl seferber olduğunu gördük. Şimdi bu tecrübeyi dostlarımızla paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Depremin milliyeti, afetin sınırı olmaz. Acılarımız ortaksa, dayanışmamız da ortak olmalı. Yine Filistin meselesi de bizim için siyasi hesapların ötesinde bir insanlık meselesidir. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de Filistinli kardeşlerimizin haklı davasının yanında durmaya devam edecek. Zulüm ne kadar sürerse sürsün, adaletin güneşi mutlaka doğacak. Biz buna inanıyoruz. Ayrıca Terörsüz Türkiye süreci ülkemizin geleceği açısından tarihi bir adım oldu. Türkiye artık enerjisini teröre değil, eğitime, üretime, bilime, teknolojiye ve kalkınmaya yöneltmelidir. Hedefimiz milletimizin birlik ve beraberliğini güçlendiren, daha huzurlu, daha güvenli ve daha güçlü bir Türkiye inşa etmek” dedi. “TÜRKİYE ARTIK DÜNYANIN GÜÇLÜ AKTÖRLERİNDEN BİRİ” Brezilya temaslarının son derece verimli geçtiğini belirten Milletvekili Şahin Tin, görüşmelerde Türkiye’ye yönelik ilgi ve iş birliği iradesinin memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Türkiye’nin artık yalnızca bölgesinde değil, küresel ölçekte önemli bir aktör olduğunu vurgulayan Şahin Tin, “Brezilya’da bir kez daha gördük ki Türkiye’nin dostluk kapısı açık. Savunma sanayii, ticaret, yatırımlar, diplomasi ve insani yardımlar başta olmak üzere her alanda büyüyen gücümüz, dostlarımızla kurduğumuz ilişkilerle daha da anlam kazanıyor. Bu ziyaretle yeni kapılar açtık, yeni köprüler kurduk. Şimdi bu temasları somut iş birliklerine dönüştürme zamanı. Önümüzdeki dönemde Brezilya ile ticaret, yatırım, teknoloji, savunma sanayii ve parlamenter ilişkilerimizi daha ileri taşıyacağız. Hedefimiz, büyük ve güçlü Türkiye’yi daha da güçlendirmektir” dedi.

Yapay zekâ çağında sanayinin yeni yol haritası DSO’da konuşuldu Haber

Yapay zekâ çağında sanayinin yeni yol haritası DSO’da konuşuldu

Etkinlikte ayrıca, teknolojik dönüşümün üretim ve iş yapış biçimlerine etkisi ile yapay zekânın bireylerin yaşam biçimleri, çalışma alışkanlıkları ve tüketim tercihleri üzerindeki yansımaları da ele alındı. Türkiye’nin değişen toplumsal yapısı, geleceğin meslekleri, insan kaynağının dönüşümü ve veri odaklı karar alma kültürü de programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kasapoğlu: “Geleceği ve Değişimi Doğru Okumalıyız” Programın açılış konuşmasını yapan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, finansmana erişim, yüksek işgücü maliyetleri, enflasyon, kur ve faiz politikalarının sanayicinin rekabet gücü üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Yönetim Kurulu Üyeleriyle birlikte sahada sanayicinin sorunlarını yakından takip ettiklerini ifade eden Kasapoğlu, mevcut koşulların yatırım ve gelecek planlarını zorlaştırdığını söyledi. Bu tablonun iş dünyasını günlük sorunlara odaklanmaya ittiğini belirten Kasapoğlu, sanayicinin geleceğin teknolojilerini ve değişen üretim anlayışını da gündeminde tutması gerektiğini vurguladı. Kasapoğlu, “Öngörülebilir olmayan bu ortamda gelecekle ilgili hesap yapmak, plan yapmak zorlaşıyor. Ancak biz içeride bu sorunlarla uğraşırken dünya önemli bir teknoloji devriminden geçiyor. Girişimciliğin ruhunda, üretimin ruhunda değişimi yakalamak, çağı yakalamak var. Türk girişimcisinin ve sanayicisinin bu değişimi de mutlaka bir yerinden yakalayacağına inanıyorum. Yeter ki geleceği ve değişimi doğru okuyalım, bu dönüşümü iyi anlayıp geleceğimizi buna göre planlayalım.” dedi. Abdula: “Bugünü ve Yarını Birlikte Yaşamak Lazım” Stratejist ve FutureBright Group Kurucusu Akan Abdula, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, dönüşümün ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla birlikte okunmasının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin değişen yapısı, insan kaynağı ve geleceğe yönelik fırsatlarının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Abdula, geleceğe hazırlanırken bugünün ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Geleceğin meslekleri konuşulurken mevcut üretim yapısının ihtiyaç duyduğu alanların da dikkate alınması gerektiğine işaret eden Abdula, teknoloji yatırımlarının enerji ve insan kaynağı başta olmak üzere farklı sektörlerde yeni ihtiyaçlar doğuracağını belirtti. Veri merkezlerinin yaygınlaşmasını örnek gösteren Abdula, geleceğin ekonomisinin bugünün temel sektörleriyle birlikte şekilleneceğini ifade etti. Abdula, “Yeni Ekonomik Zemin” başlıklı sunumunda, Türkiye’de değişen nüfus ve hane yapısından tüketici davranışlarına, şehirleşmeden eğitim ve kaynak yönetimine kadar uzanan dönüşümün iş dünyasına yansımalarını ele aldı. Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden kurulması ve sermayenin yeni merkezlere yönelmesiyle birlikte yapay zekâ, veri merkezleri ve dijital altyapının yeni bir yatırım alanı oluşturduğuna dikkat çeken Abdula, sanayinin önümüzdeki dönemde değişen pazar koşullarını, teknolojik gelişmeleri ve yeni yatırım dinamiklerini birlikte okuyarak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekâ teknolojilerindeki dönüşüme de değinen Abdula, asistan olarak kullanılan yapay zekâ uygulamalarından daha otonom çalışan “Agentic AI” sistemlerine doğru geçiş yaşandığını söyledi. Bu dönüşümün iş dünyasında üretim süreçlerinden karar alma mekanizmalarına, verimlilikten insan kaynağına kadar birçok alanı değiştireceğini belirten Abdula, şirketlerin yeni döneme hazırlıklı olması gerektiğine dikkat çekti. Program, Akan Abdula’nın katılımcıların sorularını yanıtladığı soru-cevap bölümünün ardından hediye takdimiyle sona erdi.

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart" Haber

Kasapoğlu: "Erken sanayisizleşme riskine karşı üretimi koruyacak adımlar şart"

Toplantıda; küresel ve ulusal ekonomideki gelişmeler, sanayinin güncel görünümü, üretim ve ihracattaki son durum, finansmana erişimde yaşanan sorunlar, ABD’nin tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik yeni tarife düzenlemeleri ile döviz dönüşüm desteğindeki değişiklikler değerlendirildi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, üretim gücünün korunmasının rekabetçiliği ve finansmana erişimi destekleyen politikalarla mümkün olacağını vurgulayarak, erken sanayisizleşme riskine karşı üretim kapasitesini koruyacak adımların önemine dikkat çekti. Toplantıda ayrıca DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel’in “Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim” başlıklı sunumu ile Odanın Stratejik Plan revizyonu Meclis Üyeleriyle paylaşılırken, Temmuz ayı Oda faaliyetleri hakkında da bilgilendirme yapıldı. Üretim Ekonomisinin Güçlendirilmesi Ortak Öncelik Olmalı Toplantıda konuşan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, yaklaşık üç yıldır uygulanan dezenflasyon programının sanayi üzerindeki yansımalarına değinerek, üretim, ihracat ve istihdamın ekonomi politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Özellikle emek yoğun sektörlerde artan maliyetlerin Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattığını dile getiren Kasapoğlu, finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin ve yüksek finansman maliyetlerinin sanayicinin üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. Sanayinin Ekonomideki Payındaki Gerileme Dikkatle Değerlendirilmeli Temmuz ayına ilişkin ekonomik göstergeleri de meclis üyeleriyle paylaşan Kasapoğlu, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin 47,7 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, endeksin eşik değer olan 50'nin altında kalmaya devam etmesinin üretim tarafındaki yavaşlamanın sürdüğünü ortaya koyduğunu ifade etti. Enflasyonda kademeli bir gerileme görülmesine rağmen üretim cephesindeki kırılganlığın devam ettiğini belirten Kasapoğlu, enflasyonla mücadele yürütülürken üretim kapasitesinin korunmasının da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Denizli İhracatta Güçlü Performansını Koruyor Konuşmasında Temmuz ayı ihracat verilerine de yer veren Kasapoğlu, Denizli ihracatının 483,9 milyon dolara ulaşarak Haziran 2022'den bu yana en yüksek aylık seviyesini gördüğünü belirtti. Kentin yılın ilk yedi ayında Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artışı yakaladığını aktaran Kasapoğlu, geçen yılın aynı döneminin bayram ayına denk gelmesi nedeniyle yıllık artış oranlarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Tutar bazındaki yükselişin sevindirici olduğunu ancak miktar bazındaki gelişmelerin de dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Finansmana Erişim Sanayinin Öncelikli Gündemi Finansal göstergelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, takipteki kredi tutarları ile karşılıksız çek oranlarında yaşanan yükselişin işletmelerin nakit akışındaki sıkışıklığı açıkça gösterdiğini ifade etti. Buna karşın Denizli'nin diğer sanayi şehirleriyle kıyaslandığında dayanıklılığını koruduğunu belirten Kasapoğlu, kentin KOBİ ağırlıklı üretim yapısının değişen piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlayabilmesine katkı sunduğunu söyledi. Sanayicinin beklentisinin daha fazla borçlanmak olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, üretimin devamlılığını sağlayacak sürdürülebilir bir finansman ortamının oluşturulmasının hem ihracat hem de istihdam açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Türk İhracatçısı Küresel Pazarda Eşit Şartlarla Rekabet Etmeli ABD'nin tekstil ve hazır giyim ürünlerine yönelik yeni gümrük vergisi düzenlemesini değerlendiren Kasapoğlu, uygulamanın Türkiye'nin rakip ülkeler karşısındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Maliyet baskılarının devam ettiği bir dönemde ilave tarife yükünün ihracatçılar açısından yeni bir zorluk oluşturduğunu ifade eden Kasapoğlu, siparişlerin alternatif ülkelere yönelmesi riskine dikkat çekti.Türkiye ile ABD arasında yürütülmesi planlanan müzakere sürecinin sektör açısından önemli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, beklentilerinin Türk ihracatçısını dezavantajlı konuma düşüren koşulların giderilmesi ve küresel pazarlarda eşit rekabet şartlarının sağlanması olduğunu söyledi. İhracatın Rekabet Gücü İçin Destek Mekanizmaları Önemli Kasapoğlu, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinin süresinin uzatılmasını olumlu karşıladıklarını belirterek, yeni düzenlemeyle birlikte katma değer, kârlılık ve iş gücü maliyetleri dikkate alınarak farklılaşan bir sisteme geçileceğini ifade etti. 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girecek uygulamanın, ihracatçıların finansmana erişimine katkı sağlayacağını belirten Kasapoğlu, “Finansman maliyetlerinin yüksek, küresel rekabetin yoğun olduğu bu dönemde ihracatçımıza nefes aldıran her destek kıymetlidir. Ancak üretim ve ihracat gücümüzü korumak için rekabetçiliğimizi artıracak ilave adımlara da ihtiyaç var.” dedi. Denizli’nin 2035 Vizyonu Ele Alındı DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, “Denizli 2035 Yol Haritası” sunumunda Denizli’nin sanayi ve ihracat potansiyelini farklı illerle karşılaştırmalı bir biçimde değerlendirerek, rekabet gücünün korunması için altyapı yatırımları, yatırım ortamının geliştirilmesi ve stratejik planlamanın önemine dikkat çekti.Konyalıoğlu, Denizli’nin güçlü üretim kültürünü geleceğe taşıyabilmesi için ortak vizyonla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Yapay Zekâ Sanayinin Geleceğini Şekillendiriyor DSO Bilişim Komisyonu Üyesi Buğra Yüksel tarafından "Sanayide Yapay Zekâ ile Stratejik Yönetim" başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda, yapay zekâ teknolojilerinin sanayide stratejik yönetim anlayışına etkileri, üretimden finansa, insan kaynaklarından proje yönetimine kadar farklı iş süreçlerinde sunduğu uygulama alanları ile işletmelerin dijital dönüşümüne sağlayacağı katkılar ele alındı. Ayrıca yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları, rekabet gücünün artırılması ve geleceğin üretim modellerine ilişkin değerlendirmeler Meclis Üyeleriyle paylaşıldı. Stratejik Plan Revizyonu: Geleceğin Sanayisi İçin Yenilenen Yol Haritası DSO’nun mevcut 2024–2028 Stratejik Planı; üyelerin değişen ihtiyaçları, Denizli sanayisinin dönüşen yapısı, Odanın gelişen hizmet kapasitesi ve TOBB Oda/Borsa Akreditasyon Sistemi’nin güncellenen standartları doğrultusunda revize edildi. DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş tarafından Meclis Üyelerine sunulan revize Stratejik Plan, yapılan değerlendirmelerin ardından oy birliğiyle kabul edildi. Ortak akıl anlayışıyla hazırlanan plan, DSO Yönetim Kurulu’nun önümüzdeki dönem çalışmalarına yön verecek, kaynakların etkin kullanılmasını sağlayacak ve Odanın üyelere yönelik hizmet kapasitesini geliştirecek stratejik bir rehber olarak değerlendirildi. Revize Stratejik Plan; Denizli sanayisinin dijital ve yeşil dönüşümünün hızlandırılması, uluslararası rekabet gücünün artırılması, hedef sektörlerde farklılaşma ve katma değerli üretimin desteklenmesi, nitelikli işgücünün geliştirilmesi ve DSO’nunüyelerine sunduğu hizmetlerin çeşitlendirilerek güçlendirilmesi doğrultusunda hazırlandı. Planın uygulanmasıyla birlikte üye işletmelerin dönüşüm süreçlerine daha etkin biçimde rehberlik edilmesi, firmaların değişen küresel rekabet koşullarına uyum kapasitesinin artırılması ve DSO’nun sanayicilere sunduğu katma değerli hizmetlerin somut ve ölçülebilir sonuçlar üzerinden geliştirilmesi hedefleniyor.

Karaca,"Yüzde 12,5 gümrük vergisi tekstili vurdu" Haber

Karaca,"Yüzde 12,5 gümrük vergisi tekstili vurdu"

HABER:MURAT DEMİRBİLEK "DOSTUM DİYEN TRUMP'IN EN BÜYÜK KAZIĞI YÜZDE 12,5 GÜMRÜK VERGİSİ OLDU" TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmada dikkat çeken ifadeler kullanan Karaca, NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'ye gelen ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik iktidarın yaklaşımını eleştirdi. Karaca, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "NATO Zirvesi için gelen, iktidarı pışpışlayan, 'Dostum' diyerek övgüler düzen, Denizlimizin meşhur yanık kokulu yoğurdunu yiyen Trump'ın sizlere ve ülkemize, bu sektöre attığı en büyük 'dost' kazıklarından biri neydi? Yüzde 12,5 ek ilave gümrük vergisi." DENİZLİ'DE BİNLERCE KİŞİ İŞİNİ KAYBETTİ Denizli ekonomisinin alarm verdiğini ifade eden Karaca, işsizlik rakamlarının her geçen gün arttığını söyledi. Paylaştığı verilere göre; Denizli'de Ocak 2026 itibarıyla son bir yılda 5 bin 196 kişi işsiz kaldı. Türkiye genelinde ise son iki yılda tekstil ve konfeksiyon sektöründe 153 bin kişilik kayıtlı istihdam kaybı yaşandı. Takipteki kredi oranı ise son bir yılda yüzde 78 arttı. Karaca, bu tabloyun üretim, ihracat ve istihdam açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti. "SEKTÖR DESTEK BEKLİYOR" Tekstil sektörünün ayakta kalabilmesi için hükümetin acil adımlar atması gerektiğini belirten Karaca, çözüm önerilerini de TBMM kürsüsünden sıraladı. Karaca'nın önerileri arasında şu başlıklar yer aldı: EXIMBANK ve benzeri ihracat destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, Üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, Ekonomide milli ve kararlı bir duruş sergilenmesi, İhracatı olumsuz etkileyen kur baskısına kalıcı çözüm üretilmesi, Sektör temsilcilerinin taleplerinin doğrudan dinlenerek politika oluşturulması. DENİZLİ TEKSTİLİ İÇİN UYARI Denizli'nin Türkiye'nin en önemli ihracat ve tekstil merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Karaca, üretimin sürdürülebilirliği için ekonomik politikaların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca'nın TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma, özellikle tekstil sektörünün içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları ve ihracatçıların yaşadığı sorunları bir kez daha Meclis gündemine taşırken, Denizli ekonomisinin geleceğine ilişkin önemli uyarılar da içerdi.

*DTO Başkanı Uğur Erdoğan: “1 Trilyon Liralık Finansman Desteği Üretim, Yatırım ve İstihdamımıza Güç Katacaktır”* Haber

*DTO Başkanı Uğur Erdoğan: “1 Trilyon Liralık Finansman Desteği Üretim, Yatırım ve İstihdamımıza Güç Katacaktır”*

DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, yaptığı değerlendirmede, küresel ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bir dönemde üretim, yatırım ve istihdamın desteklenmesine yönelik atılan adımların reel sektör açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni finansman paketinin, sanayicilerin yatırım iştahını artıracağını belirten Başkan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan, imalat sanayimize yönelik toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu finansman desteğini son derece kıymetli buluyoruz. Özellikle yatırım taahhütlü kredi programının kapsamının genişletilmesi ve işletme sermayesi ihtiyacının da destek kapsamına alınması, üreticilerimiz açısından önemli bir rahatlama sağlayacaktır.” *ÜLKENİN EN GÜÇLÜ ÜRETİM VE İHRACAT MERKEZLERİNDEN BİRİYİZ* Denizli’nin Türkiye’nin en güçlü üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Erdoğan, finansmana erişimin kolaylaşmasının kent ekonomisine de olumlu yansıyacağını söyledi; “Sanayi altyapısı güçlü, ihracat odaklı bir şehir olan Denizli’mizde faaliyet gösteren üreticilerimizin rekabet gücünü artıracak bu desteklerin, yeni yatırımlara, üretim kapasitesinin artmasına ve istihdamın korunmasına önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Özellikle uygun faiz desteği, geri ödeme kolaylığı ve uzun vadeli finansman imkânı, işletmelerimizin önünü açacaktır” dedi. *ÜLKEMİZİN BÜYÜMESİNE DE KATKI SAĞLAYACAKTIR* Başkan Erdoğan ayrıca , açıklanan paketin yalnızca sanayicilere değil, ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine de önemli katkılar sağlayacağını vurgulayarak şunları kaydetti: “Üreten, ihracat yapan ve istihdam oluşturan iş dünyamıza verilen her destek, Türkiye’nin kalkınmasına yapılan bir yatırımdır. İş dünyamızın taleplerini dikkate alarak üretimi ve yatırımı önceleyen bu önemli destek paketini açıklayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza ve emeği geçen tüm kurumlarımıza Denizli iş dünyası adına teşekkür ediyoruz. Bu desteklerin ülkemize, sanayicilerimize ve Denizli’mize hayırlı olmasını diliyoruz.” *DAHA GÜZEL GÜNLER İÇİN İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ!* Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, üretim, ihracat ve istihdamın güçlenmesi adına kamu ile özel sektör arasındaki iş birliğinin artarak devam etmesinin Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşmasında önemli rol oynayacağını da sözlerine ekledi.

Tin’den, Denizli Osb Yönetimine Tebrik Ziyareti Haber

Tin’den, Denizli Osb Yönetimine Tebrik Ziyareti

Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Fuat Özel, Yönetim Kurulu Üyeleri İbrahim Onur Yıldırım, Sevde Şensöz Çelik ve Bölge Müdürü Ahmet Taş tarafından ağırlanan Milletvekili Şahin Tin ve TOBB Denizli Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Sayın Bekir Çakır yeni dönemde göreve başlayan yönetimi tebrik ederek başarı dileklerini iletti. Ziyarette, Denizli sanayisinin geleceği, yatırım imkanları ve bölge sanayicilerinin beklentileri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ayrıca savunma sanayisinin Denizli'ye kazandırılması ve Denizli OSB’nin bu alanda güçlü iş birlikleri içerisinde yer alması konusunda fikir alışverişi gerçekleştirildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanvekili, Denizli Milletvekili Şahin Tin, Bölge sanayicilerinin talep ve beklentilerinin karşılanması, savunma sanayisinin Denizli’ye kazandırılması, üretim ve yatırım ortamının güçlendirilmesi noktasında ilgili çalışmaların takipçisi olacaklarını ve gerekli desteği sağlamaya devam edeceklerini ifade etti. “GÜCÜMÜZÜ SANAYİCİMİZDEN ALIYOR, GELECEĞİMİZİ BİRLİKTE İNŞA EDİYORUZ” Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Sayın Milletvekilimiz Şahin Tin’e nazik ziyaretleri ve destekleri için teşekkür ediyorum. Denizli OSB’nin en büyük değeri, burada üretim yapan sanayicilerimizdir. Bizler, sanayicimizin ihtiyaçlarını merkeze alan, çözüm odaklı ve geleceği hedefleyen bir yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Bölgemizin altyapısını güçlendirmek, yatırım imkanlarını geliştirmek ve sanayicimizin rekabet gücünü artırmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Üretimin ve emeğin yanında olarak, Denizli sanayisinin geleceğine birlikte yön vereceğiz.” şeklinde konuştu. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi Haber

Reel sektörün kritik başlıkları DSO Meclisi’nde değerlendirildi

DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu başkanlığında DSO Hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak Çardak Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar katıldı. Toplantıda, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu tarafından gerçekleştirilen Güney Kore ve Çin’e gerçekleştirilen ziyaretlere ilişkin hazırlanan rapor Meclis üyeleriyle paylaşıldı. Raporda, küresel üretim ve ticaret dengelerindeki değişim ele alınırken, Çin’in üretim, lojistik, teknoloji ve ticaret ağlarını entegre biçimde yöneten güçlü bir ekonomik modele dönüştüğü vurgulandı. Sanayisi Güçlü Olmayan Ülkelerin Ekonomik Olarak Ayakta Kalması Zorlaşıyor Toplantının açılışında konuşan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün sanayinin stratejik önemini daha da artırdığına işaret ederek, sanayisi güçlü olmayan ülkelerin ekonomik olarak güçlü kalmasının giderek zorlaştığını söyledi. Jeopolitik gerilimlerin arttığı, ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği ve küresel rekabetin sertleştiği mevcut ortamda üretim kapasitesinin korunmasının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getiren Kasapoğlu, “Bugün kaybedilen üretim kapasitesini, yatırım iştahını veya ihracat pazarını yeniden kazanmak kolay olmuyor” dedi. Enflasyon verilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, üretici fiyatlarında maliyet baskısının devam ettiğine dikkat çekti. Sanayicilerin enerji, hammadde ve finansman maliyetleri nedeniyle üretim planlamasında önemli zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve enflasyonla mücadele sürecinde üretim maliyetlerini dikkate alan politikaların önem taşıdığını ifade etti. Sanayideki Daralma Ekonomik Görünüm İçin Alarm Veriyor Sanayinin katkı sunmadığı bir büyüme modelinin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Kasapoğlu, TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Yüzde 2,5’lik büyümenin küresel ölçekte yaşanan savaşlar ve ekonomik belirsizlikler dikkate alındığında olumlu görülebileceğini ancakbüyümenin niteliğinin önemine dikkat çekerek “Büyüme oranının kendisinden daha önemli olan konu, bu büyümenin hangi sektörlerin katkısıyla gerçekleştiğidir.” dedi. İlk çeyrekte sanayi sektörünün yüzde 0,8 daraldığına ifade eden Kasapoğlu, bilgi ve iletişim, hizmetler ve tarım sektörlerinin büyümeye katkı sağladığını, buna karşın sanayide yaşanan daralmanın üretim kapasitesi ve ülkenin orta vadeli rekabet gücü açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Kasapoğlu, sanayinin üretim, ihracat, verimlilik artışı ve teknolojik dönüşümün merkezinde yer aldığını, sanayideki ivme kaybının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Büyüme verilerinin dış ticaret tarafında da önemli sinyaller verdiği ilk çeyrekte, mal ve hizmet ihracatının yüzde 12,7 daraldığını hatırlatan Kasapoğlu,küresel talepteki yavaşlama, jeopolitik riskler ve artan rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisinin rakamlara yansımasını değerlendirerek “İhracat pazarlarında kaybedilen bir müşteriyi, bir siparişi veya bir pazarı yeniden kazanmanın maliyeti oldukça yüksektir” dedi. Maliyet Baskısı Üretimi Zorlamaya Devam Ediyor Denizli ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,5 azalarak yaklaşık 383 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyen vetakvimetkisinin bu gerilemede belirli ölçüde rol oynadığını ifade eden Kasapoğlu, yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri, kur-enflasyon dengesi ve küresel rekabet baskısının ihracatçılar üzerindeki etkisini sürdürdüğünü kaydetti. Tüm bu zorlu koşullara rağmen Denizli’nin Türkiye ihracatındaki güçlü konumunu korumasının önemli olduğunu vurguladı. İSO Satın Alma Yöneticileri (PMI) verilerinin faaliyet koşullarındaki bozulmanın yavaşladığına ve üretimde sınırlı toparlanma sinyallerine işaret ettiğini belirten Kasapoğlu, buna rağmen maliyet baskılarının devam ettiğini söyledi. Enerji, akaryakıt, lojistik ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ifade ederek sektörler arasında ayrışmanın devam ettiğini, özellikle tekstil sektöründe yavaşlamanın sürdüğünü kaydetti. Finansmana Erişimde Yaşanan Sorunlar Masaya Yatırıldı Son zamanlarda sanayicilerin finansmana erişim konusunda gündeminde olan TOBB, KGF ve bankaların iş birliğiyle yeniden devreye giren TOBB Nefes Kredisi’nin özellikle KOBİ’ler açısından önemli bir adım olduğunu belirten Kasapoğlu, “Ortaya konulan ekonomik tablo, reel sektörün finansmana erişimde ciddi bir sıkılaşma ile karşı karşıya olduğunu ve bunun artık doğrudan üretimi,yatırımı ve ihracatı etkilediğini göstermektedir. Bu çerçevede TOBB Nefes Kredisi’nin yeniden devreye alınacak olması, özellikle KOBİ’ler açısından sahada karşılığı olan önemli bir destek niteliğinde. Ancak açık söylemek gerekir ki, mevcut koşullarda bu tür programların etkisi daha çok kısa vadeli bir rahatlama sağlamakta; kalıcı çözüm ise finansman yapısının bütüncül şekilde ele alınmasına bağlıdır. Özellikle reeskont kredileri ihracatçılarımız için önemli bir araç. Ancak uygulamada gördüğümüz teminat yapısı, krediye erişimi kolaylaştırmak yerine tam tersine zorlaştıran bir sonuç ortaya koyuyor. Kredi tutarının üzerinde teminat mektubu istenmesi, firmaların teminat limitlerini gereksiz yere kilitliyor ve ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu da reel sektörün finansmana erişimini destekleyen bir yapıdan çok, sınırlandıran bir yapıya dönüşmüş durumda. Benzer şekilde, faiz giderlerinin muhasebeleştirilmesinde uygulanan 12 aya yayma zorunluluğu da firmaların nakit akışını gereksiz yere zorluyor. Zaten finansmana erişimin zor olduğu bir dönemde, bu tür teknik uygulamalar işletmelerin hareket alanını daha da daraltıyor. Bugün asıl mesele büyümenin hızı değil, üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü koruyabilmektir. Çünkü rekabet gücünü kaybeden bir sanayinin yatırım yapması, istihdam yaratması ve ihracatta kalıcı başarı sağlaması mümkün değildir. Daha fazla üretmekten önce, üretebildiğimizi korumaya odaklanmalıyız.” dedi Denizli Çardak OSB Faaliyetleri DSO Meclisinde Görüşüldü DSO Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na konuk olarak katılan Denizli Çardak OSB Bölge Müdürü Mehmet Yeşilpınar ise bölgede yürütülen çalışmalar ve devam eden projelere ilişkin sunum gerçekleştirdi. Sunumda, Çardak OSB’de devam eden yatırımlar, Yeşil OSB hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar ve bölgenin gelişimine yönelik planlamalar hakkında bilgi verildi. Savunma sanayine yönelik yatırım potansiyeli ile OSB sınırları içerisinde yer alan Çardak Havalimanı’nın sanayi, lojistik ve savunma sanayii yatırımları açısından sağlayabileceği avantajlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.Sunumun ardından Meclis Üyelerinin görüş ve değerlendirmeleri alınırken, yöneltilen soruların yanıtlanması ile toplantı sona erdi.

Nefes Kredisi yeniden başlıyor Haber

Nefes Kredisi yeniden başlıyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Nefes Kredisi 8 Haziran itibarıyla yeniden başlayacak, krediler 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Birlikten yapılan açıklamaya göre, reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların işbirliğiyle KOBİ'lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi'nde yeni dönem 8 Haziran itibarıyla başlayacak. KOBİ'lere uygun koşullarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB'a bağlı tüm oda-borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. BİR FİRMA AZAMİ 3 MILYON LİRA KREDİ KULLANABİLECEK İşletmeler, başvurularını Akbank, Denizbank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Katılım Bankası şubelerine yapabilecek. Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerinde ise yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar lira kullanıma açılacak. Bu yıl içinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar liraya ulaşması hedefleniyor. "KOBİ'LERİN YAŞADIĞI EN BÜYÜK SIKINTI FİNANSMANA ERİŞİM" Açıklamada değerlendirmesine yer verilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KOBİ'lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu ifade etti. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırının krediye erişimi zorlaştırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Böyle bir dönemde KOBİ'lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ'lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. 2025 yılı içinde 3 aşamada TOBB Nefes Kredisi'nden 61 bin firma yararlandı. KOBİ'lere sağladığımız destek 81 milyar liraya ulaştı. KGF Özkaynak Kefalet Programı kapsamında 2026 için de toplam 100 milyar lira tutarında kredi hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Dilimler halinde kullandırılması planlanan bu yeni paketin 25 milyar lira tutarındaki ilk dilimi üyelerimizin erişimine açılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a, Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen'e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ'lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması, daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.