Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırım

Tavas Barış Gazetesi - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ertemur: “Ulaşılabilirlik ve Mali Disiplinle Yatırım Dönemine Geçtik” Haber

Başkan Ertemur: “Ulaşılabilirlik ve Mali Disiplinle Yatırım Dönemine Geçtik”

Göreve geldiği günden bu yana ulaşılabilir bir yönetim anlayışı benimsediğini vurgulayan Başkan Ertemur, vatandaşların talep ve şikâyetlerini doğrudan iletebilmesinin çözüm süreçlerini hızlandırdığını ifade etti. Yıllardır aynı telefon numarasını kullandığını belirten Ertemur, “Ulaşılabilir olmak çok önemli. Vatandaşlarımız yol, temizlik ya da farklı konulardaki sorunları anında bana iletiyor, biz de hızlıca çözüm üretiyoruz” dedi. “Pamukkale Belediyesi Borçsuz Bir Yapıya Kavuştu” Belediyenin mali yapısına da değinen Ertemur, göreve geldikleri günden itibaren disiplinli bir çalışma yürüttüklerini belirterek, “Geçmiş dönemden kalan SSK borçlarını yapılandırarak ödemeye devam ediyoruz. Ancak kendi dönemimizde ne personelimize ne de maliyeye tek kuruş borcumuz bulunmuyor. Bu mali disiplin sayesinde artık yatırım aşamasına geçtik” diye konuştu. Halk Ekmek ve Sosyal Destekler Büyüyor Sosyal belediyecilik projelerine de değinen Başkan Ertemur, Halk Ekmek uygulamasının önemli katkılar sağladığını belirterek, “Halk Ekmek küçük bir hizmet gibi görünse de bugüne kadar vatandaşlarımıza 33 milyon liralık katkı sundu. 2026 yılında bu rakamı 55 milyon liraya çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. Halk Süt projesinin de vatandaşlar tarafından büyük memnuniyetle karşılandığını ifade eden Ertemur, çocuklara yönelik desteklerin kendileri için ayrı bir önem taşıdığını dile getirdi. 160 Bin Haneye Düzenli Destek Belediyenin yürüttüğü diğer sosyal projelere de değinen Ertemur, her ay yaklaşık 160 bin haneye çöp poşeti dağıtımının sürdüğünü, Anafartalar Mahallesi’nde yapımı devam eden kreşin de kısa sürede tamamlanacağını belirtti. “Gençleri Sporla Kötü Alışkanlıklardan Uzak Tutacağız” Gençlere yönelik projelere özel önem verdiklerini vurgulayan Başkan Ertemur, bölgede gençlerin karşı karşıya olduğu risklere dikkat çekerek, “Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için amatör spor kulüplerimize destek veriyoruz. Onları sporla buluşturarak sağlıklı bir geleceğe yönlendirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. Başkan Ertemur, Pamukkale’de sosyal belediyecilik anlayışıyla yürütülen çalışmaların artarak devam edeceğini sözlerine ekledi.

“Denizli’de kalkınma destanı yazıyoruz” Haber

“Denizli’de kalkınma destanı yazıyoruz”

AK Parti Denizli Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanvekili Şahin Tin, Denizli’de uzun süredir üzerinde çalışılan ve şehrin sanayi vizyonunda önemli bir yer tutan Makina İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Milletvekili Şahin Tin, Makina İhtisas OSB sahasında devam eden altyapı çalışmalarını tüm detaylarıyla gözlemleyerek yetkililerden bilgiler aldı. Gerçekleştirilen incelemelerde, bölgenin Denizli’nin üretim gücünü daha da ileri taşıyacak stratejik bir yatırım üssü olma hedefi bir kez daha vurgulandı. Ziyaret sonrası sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, sahadaki yoğun emeğe ve kararlılığa dikkat çeken Milletvekili Şahin Tin, şu ifadeleri kullandı: “Denizli Makina İhtisas OSB sahasında incelemelerde bulunduk. Tepeler iniyor, emek yükseliyor, alın teriyle kurulan bir kalkınma destanı yazılıyor. İlk etap için zaman daralırken, sahada gece gündüz süren gayret umutları büyütüyor. Yatırım ve üretim üssünü adım adım inşa ediyoruz.” DENİZLİ’NİN ÜRETİM GÜCÜ DAHA DA ARTACAK Makina imalatına yönelik olarak planlanan ihtisas OSB’nin tamamlanmasıyla birlikte Denizli’nin sanayi altyapısının daha da güçleneceği, katma değeri yüksek üretimin artacağı ve istihdama önemli katkılar sağlanacağı hedefleniyor. Bölgenin faaliyete geçmesiyle birlikte, özellikle makine sektöründe uzmanlaşmış üreticilerin bir araya gelerek güçlü bir sinerji oluşturması planlanıyor. Altyapı çalışmalarının hız kesmeden devam ettiği sahada, ilk etap için belirlenen takvimin kritik önem taşıdığına dikkat çekilirken, yürütülen çalışmaların yoğun bir tempoyla sürdürüldüğü dikkat çekiyor. YATIRIM VE ÜRETİM ÜSSÜ HEDEFİ ADIM ADIM GERÇEKLEŞİYOR Denizli’de uzun zamandır üzerinde titizlikle çalışılan Makina İhtisas OSB projesi, şehrin sanayi vizyonunu ileri taşıyacak önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Yetkililer, bölgenin tamamlanmasıyla birlikte Denizli’nin sadece tekstil ve geleneksel sektörlerde değil, makine imalatı gibi yüksek teknoloji gerektiren alanlarda da güçlü bir merkez haline geleceğini vurguluyor. Sahada yürütülen çalışmalar, ‘yatırım, üretim, ihracat ve istihdam’ odaklı kalkınma anlayışının somut bir yansıması olarak değerlendirilirken, Denizli’nin geleceğine yönelik büyük bir sanayi hamlesi olarak görülüyor.

Zeybekci DSO’ya Konuk Oldu Haber

Zeybekci DSO’ya Konuk Oldu

DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis toplantısının açılışında yaptığı konuşmada,Türkiye ve Denizli ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sanayicilerin öncelikli ihtiyaçlarını paylaştı. Kasapoğlu konuşmasına“Bugün meclisimizde hep birlikte bir fotoğrafa bakacağız. Bu fotoğrafın içinde küresel ekonomi, Türkiye ve en çok da Denizli var. İçinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak, riskleri açıkça konuşmak ve birlikte yol haritası çizmek istiyoruz” diyerek başladı.Küresel belirsizliklerin üretim üzerindeki baskısını artırdığını ifade eden Kasapoğlu, sanayide yaşanan istihdam kaybına işaret ederek “Sanayisizleşme artık akademik bir tartışma değil, ekonominin yeni gerçeğidir” dedi. “Sanayici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor” Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanayicinin giderek ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, “Küresel atmosferin boğuculuğunu sanayicimiz iliklerine kadar hissediyor. Artan rekabet ortamında üretim yapımızı dönüştürmeye çalışıyoruz ancak bu dönüşüm her geçen gün daha maliyetli ve daha riskli hale geliyor” dedi. Sanayicilerin artan ve zorlaşan rekabet ortamında üretim tarzlarını yeni üretim şekillerine uyarlamaya gayret ettiğini vurgulayan Kasapoğlu şöyle devam etti: “Ancak bu gayretin her geçen gün daha maliyetli, daha riskli hale geldiğini de hep birlikte yaşıyoruz.Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı bir ayda %50’ye yakın bir artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz.Enerji ithalatçısı bir ülke olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her yükseliş cari denge, enflasyon ve üretim maliyetlerimiz üzerinde baskı oluşturuyor.” Büyüme Var Ama Sanayi Zayıflıyor 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6’lık büyüdüğünü hatırlatarak,konunun detaylarında dikkat çekici bir tablo olduğunu belirtti: “İlk bakışta olumlu gibi görünen bu verinin altını kazıdığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tarım %8,8 daralıyor, sanayi %2,9 büyüyor ve manşetin altında kalıyor. Daha da önemlisi, sanayinin milli gelir içindeki payı son birkaç yılda %26’lardan %18’lere düşüyor. Sanayide çalışan sayısında azalma var, 174 bin kişi sistemin dışına çıkmış. Açık söylemek lazım: Sanayisizleşme patikası artık akademik bir tartışmanın ötesinde, reel sektörün gündelik gerçeğidir. Sanayi zayıflarsa ekonomi yavaşlamaz, yönünü kaybeder.” Sanayicinin en temel ihtiyacının öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kur politikası, enflasyonla mücadele ve finansmana erişim konularında kısa vadeli reflekslerin ötesine geçen, uzun erimli ve tutarlı bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ekledi.Kasapoğlu, yüksek faiz ve krediye erişimde yaşanan kısıtların yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirterek; ihracat ve yatırım kredilerinin desteklenmesi, kurda istikrar sağlanması ve maliyet unsurlarının rekabetçiliği gözeten bir yapıya kavuşturulmasının önemine işaret etti. Gümrük Birliği’nde Denge Arayışı, “Made in Europe” Sürecinde Yeni Fırsatlar Gümrük Birliği sürecine de değinen Kasapoğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları karşısında dezavantajlı konumda kaldığını belirtti.Kasapoğlu “Made in Europe” Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısınınDenizli açısından fırsatlar sunabileceğini şöyleifade etti: “Başta çelik olmak üzere, çimento ve beton bağlantılı ürünler, metal işleme, makine, otomotiv yan sanayi gibi sektörlerin daha görünür alanlar olarak öne çıktığını görüyoruz. Sektörler ve ürün grupları açısından olası etkileri erkenden değerlendirmek önem taşıyor. Ticaret Bakanlığımızla koordine bir biçimde gelişmeleri yakından takip edeceğiz.” “Yeni Başarı Hikâyeleri Yazmak Zorundayız” Denizli sanayisinin potansiyeline dikkat çeken Kasapoğlu, savunma sanayii başta olmak üzere yeni yatırım ve tedarik zinciri alanlarına odaklanılması gerektiğini vurgularken, Denizli’nin artık yeni başarı hikâyeleri yazması gerektiğini şöyle ifade etti: “Yolu Denizli’ye her düşenin girişimci kasımızı övmesiyle böbürlenmek bizi bir yere taşımıyor. Savunma sanayiinde gerek yatırımcı gerekse tedarik zincirinin bir parçası olarak açmaya çalıştığımız alanlara dört elle sarılmalıyız. TEİ Tedarikçi Buluşmaları kapsamında 27 firmamızı bir araya getirdik. TEİ Yan Sanayi Geliştirme Ekibinin üç günlük program sonundaki izlenimi, Denizli’nin makine imalat altyapısı düşünülenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğuydu. Kablo, mermer işleme, gıda ve makine sektörlerinde önemli atılımlarımız var. Bilişim, yazılım ve cam sektörlerinde de yüz ağartan önemli işler yapıyoruz. Bu başarıları yukarı taşıyacak, dışarıya anlatacak ve destekleyecek hiçbir fırsatı kaçırmamaya çalışıyoruz.” Zeybekci: “Denizli Güçlü Üretim Altyapısıyla Öne Çıkıyor” Toplantıya konuk olarak katılan önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Sayın Nihat Zeybekci, Türkiye’nin zorlu ancak fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade ederek küresel ekonomide güç dengelerinin değiştiğine ve çok kutuplu bir yapıya geçildiğine dikkat çekti. Artan küresel rekabet ortamında ülkelerin ekonomik ve siyasi stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Avrupa’daki yeni ticaret ve çevre düzenlemeleri ile Orta Doğu’daki gelişmelerinTürkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Zeybekci, ekonomik göstergeler doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla daha dengeli bir sürece girilebileceğini, faizlerdeki düşüşle birlikte kredi ve finansmana erişimin kolaylaşmasının beklendiğini ifade etti. “Birlikte Hareket Etmek Zorundayız” Denizli özelinde de değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, şehrin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci yapısıyla Türkiye ekonomisi açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurguladı. Zeybekci, Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa ile daha dengeli bir ekonomik yapı kurulmasının önemine değinerek hizmetler sektörü ve kamu alımlarında eşit hak sağlanmasının gerekliliğinden bahsetti. Çok yönlü dünya düzeninde Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çeken Zeybekci, Hürmüz Boğazı ve savaş ortamının ekonomiye olumsuz etkileri ve küresel belirsizliklere rağmen bu zorlu süreçte Denizli için birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Toplantının sonunda katılımcıların yönelttiği soruları yanıtlayan Zeybekci, artan maliyetler ile sınırlı fiyatlama imkânı arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik mevcut ve planlanan teşvik mekanizmalarının önemli rol oynayacağını ifade etti. 2026 yılı beklentilerine de değinen Zeybekci, özellikle finansmana erişim konusunda sanayiciyi rahatlatacak iyileştirmelerin hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti. Mevcut zorlu sürecin aşılmasında en önemli unsurun ise tüm kurumların topyekûn bir anlayışla hareket etmesi olduğunu vurguladı.

Denizli’ye 23 yılda 63 milyarlık 249 tesis kazandırıldı Haber

Denizli’ye 23 yılda 63 milyarlık 249 tesis kazandırıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak, toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak, musluklara sağlıklı ve içilebilir su ulaştırmak ve yerleşim yerleri ile tarım arazilerini taşkın risklerine karşı korumak için tüm gücüyle çalışırken, sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla da suyun her damlasına sahip çıkıyor. Son yıllarda etkileri güçlü şekilde hissedilen küresel ısınma ve iklim değişikliği suyun ve su yapılarının önemini her geçen gün daha da artığı bir dönemde Denizli’de su ve sulama konusunda önemli yatırımlar hayata geçirildi. ‘Suyu koruma ve sürdürülebilir kullanma’ anlayışının modern tekniklerle birleştirmesiyle son 23 yılda Denizli’de inşa edilen 83 sulama tesisi ile 922 bin 160 dekar tarımsal araziyi sulamaya açıldı. Denizlili çiftçilerinin harcadığını emeğin bereketle buluşmasıyla üretilen tarımsal ürünler, millete ve memlekete daha fazla fayda sağladı. Coğrafi ve iklimsel özellikleri büyük bir özveriyle değerlendiren çalışkan Denizlililer için son 23 yılda, 63 milyar 527 milyon TL yatırım yapılarak 249 adet tesis inşa edildi. Denizli’de son 23 yılda hizmete alınan 20 baraj, 14 gölet ve 4 yeraltı depolama tesisi ile 230 milyon metreküp su depolama hacmine ulaşıldı. Denizli’ye memba kalitesinde içme suyu Denizli’de son 23 yılda tamamlanan içme suyu tesisleri ile yaklaşık 988 bin 700 kişinin ihtiyacını karşılayacak olan, yıllık 28,13 milyon metreküp içme suyu ihtiyacını temin edildi. Vatandaşların can ve mal emniyetini tehdit eden, taşkınlarla mücadele etmek için son 23 yılda tamamlanan 104 adet taşkın kontrol tesisi ile Denizli şehir merkezi, 109 adet yerleşim yeri ve 212 bin 500 dekar arazinin taşkın kontrolü sağlandı. 4 adet taşkın kontrol tesisinin de inşaat çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

Sıcak paracıya, hortumcuya altın kıyağı! Haber

Sıcak paracıya, hortumcuya altın kıyağı!

Ali Korkmazcan, ABD merkezli Bloomberg adlı yayın kuruluşunun, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)’nın, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının başlamasının ardından geçen iki haftada yaklaşık 60 ton altın sattığını yazdığını söyledi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, mart başından bu yana Türkiye’den 15 milyar dolarlık sıcak para çıktığını ifade eden Korkmazcan, sıcak paranın çıkışının döviz şoku yaratmasını ve enflasyonda ivmelenme meydana getirmesini önlemek amacıyla döviz rezervlerinde satış yoluna gittiğini söyledi. BİR AN ÖNCE SABİT KUR UYGULAMASINA GEÇİLMELİ! 60 tonluk altın satışını, yabancı sıcak para hortumcularına ucuza kazanç sağlandığını taşıdığını belirten Korkmazcan, “Biz ‘carry trade’cilere bedava para verdik. Serbest kur rejimi bizi zaaf içerisinde bırakıyor ve kur şoku olmasın diye rezerv satmak zorunda kalıyoruz.” dedi. Sıcak paraya dayalı ekonomi rejiminin, Türkiye’nin zayıf karnı olduğuna işaret eden Korkmazcan, şöyle devam etti: “Döviz Tekstil ihracatçıları ve diğer sanayi kolu ihracatçıları mağdur etmeyecek şekilde gerçek değerine oturtulmalı ve ardından hemen sabit kur rejimine geçmeliyiz. Dövizle tasarruf yasaklanmalı. Bu politika uygulandığında ‘ülkeye döviz girişi olmaz’ diyorlar. Peki, sermaye kontrolleri olan Çin’e nasıl giriyor. Çin’e her yıl 200 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım ve sıcak para giriyor. Serbest kur rejimi, ABD ve IMF’nin Türkiye’ye operasyon yapabilmesi için bir açık alandır. Adamlar bölgede bir gerginlik olduğu zaman, parasını alıp gidiyor. Ve onlara garanti kazanç sağlamış oluyoruz. Hem döviz kurunu sabit tutuyoruz hem yüksek faiz veriyoruz, döviz bazında muazzam kazanç sağlıyorlar. Yüzde 20-30 kazanç elde ediyorlar. Biz de bu kârlarını finanse ediyoruz. Cebimizden garanti para verdik. Peki, ne uğruna yapıldı bu? Kredi derecelendirme kuruluşları notumuzu artırsın, CDS primimiz düzelsin diye. Ancak hala bu kuruluşlar için yatırım yapılabilir ülke seviyesinde değiliz. Peki, 3 senedir neden bu faizi veriyoruz! Bu serbest piyasa saçmalığı artık sonlanmalı. Bu saçma ısrar çok büyük başarısızlık, ekonomiye zarar veriyor, kaynaklarımızı israf ediyor ve yabancılara risksiz kazanç sağlıyoruz. Tefecilere haraç veriyoruz. Kazanç sağladık ancak bir yatırıma da dönüşmedi. Batı’dan Türkiye’ye fabrika yatırımı, doğrudan yatırım da gelmedi.” ‘TÜRKİYE ALTIN REZERVİ BİRİKTİRMEYE DEVAM ETMELİ’ Türkiye’nin altın rezervi biriktirmeye devam etmesi gerektiğini vurgulayan Korkmazcan, Hürmüz krizinden sonra Körfez ülkelerinin de eskisi gibi ABD tahvilleri almayacaklarını ve dolardan uzaklaşmanın hızlanacağını belirtti.

Bölgesel işbirliği için buluştular Haber

Bölgesel işbirliği için buluştular

DSO ve Denizli Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu ile Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından karşılanan heyet, Model Fabrika Direktörü Bilgehan Deniz Öztürk eşliğinde tesisi yerinde inceledi. Teknik gezi sonrasında Öztürk tarafından gerçekleştirilen sunumda; Model Fabrika’da uygulanan yalın üretim teknikleri, öğren-dönüş programları ve sanayicilere sunulan danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi verildi. Ayrıca, bu uygulamalardan faydalanan işletmelerin verimlilik, kalite ve kapasite artışına yönelik elde ettiği kazanımlar paylaşıldı. Kasapoğlu; Bölge Sanayisinin Gelişimi İçin Stratejik Yatırım Ziyaret kapsamında DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli Model Fabrika’nın yalnızca Denizli için değil, bölge sanayisinin gelişimi açısından da stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, tesisin Aydın ve Muğla başta olmak üzere çevre illerdeki sanayiciler tarafından etkin şekilde kullanılmasını önemsediklerini belirterek, bölgesel iş birlikleriyle sanayinin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Model Fabrika ziyaretinin ardından AYSO heyeti, Denizli Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Oda ziyaretinde konuşan Başkan Kasapoğlu, Denizli sanayisinin güçlü üretim altyapısına dikkat çekerek, başta tekstil olmak üzere kablo, mermer ve makine sektörlerinde önemli bir kapasiteye sahip olduklarını belirtti. İmalat sanayinde yaşanan zorluklara rağmen, Üyelerin verimliliğini artıracak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini vurgulayan Kasapoğlu,iştirakler ve DSO Verimlilik Merkezi ile ikiz dönüşüm konusunda Üyelerin rekabet edebilirliğini artırmaya çalıştıklarını belirtti. Savunma Sanayisinde Yüksek Katma Değerli Üretimi Destekleyen Yatırım Vizyonu Kasapoğlu, Denizli’de kurulması planlanan savunma sanayi yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, TEI ile yürütülen temaslar hakkında heyete bilgi verdi. Savunma sanayi yatırımı ile Denizli ve bölge sanayisinin çeşitliliğini artırmak, yüksek katma değerli üretimi desteklemek ve ihracat kapasitesine katkı sağlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Denizli’deki organize sanayi bölgelerinin mevcut durumu ile ilgili bilgi veren Kasapoğlu, Makina İhtisas OSB projesi ile ilgili çalışmaları heyet ile birlikte değerlendirdi. DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş tarafından, Denizli Sanayi Odasının son 4 yıllık faaliyetleri ve yürütülen projeleri hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirilirken, iki kurum arasında kurulabilecek iş birliği alanları değerlendirildi. AYSO’dan Model Fabrika’ya Yönelik İş Birliği Vurgusu AYSO Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş ise Odalar arası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, Üyelere daha etkin hizmet sunmak ve iş süreçlerini kolaylaştırmak adına ortak çalışmalar yürütmeyi önemsediklerini ifade etti. Denizli Model Fabrika’dan Aydın sanayisi olarak yararlanmak istediklerini belirten Maraş, verimlilik konusunda sektörel iş birliklerine değindi. Ziyaret, DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun AYSO Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş’a Denizli’nin simgesi olan horoz heykelini takdim etmesiyle sona erdi.

 Denizli'ye yabancı yatırımcıların ilgisi artıyor Haber

 Denizli'ye yabancı yatırımcıların ilgisi artıyor

DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Meclis üyelerini bilgilendirdiği son dönemdeki sosyoekonomik gelişmelere yönelik konuşmasında, Denizli'deki konut satışlarında düşüş yaşandığını ifade etti. Erdoğan, "Ocak ayında ilk el konut satışları yüzde 14,82, ikinci el satışlar yüzde 7,86 geriledi. Toplam konut satışlarında ise yüzde 9,87'lik bir düşüş görüldü. İş yeri satışlarında da ilk elde yüzde 9,09, ikinci elde yüzde 32,41 ve toplamda yüzde 29,32 oranında azalma kaydedildi" dedi. "Denizli ihracatında artış var" Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Türkiye'nin ocak ayı ihracatının 21 milyar 64 milyon 872 bin dolar olduğunu belirten Başkan Erdoğan, Denizli'den gerçekleştirilen ihracatın ise 388 milyon 994 bin dolara ulaştığını söyledi. Bunun bir önceki aya göre yüzde 5,31, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 14,9 artış olduğu anlamına da geldiğini ifade eden Erdoğan, "Denizli'nin en fazla ihracat yaptığı ülke ise Birleşik Krallık oldu. En büyük 10 ihracat yaptığımız bölgelere bakınca da bu ülkeyi İtalya, Almanya, ABD, Fransa, Hollanda, İspanya, Romanya, İrlanda ve Yunanistan takip ettiğini görüyoruz. Bu ülkeler arasında yıllık bazda en büyük artış yüzde 73,88 ile Romanya'ya yapılan ihracatta, aylık bazda da yüzde 29,9 ile yine aynı ülkeye yapılan ihracatımızda gerçekleşti" dedi. "Tekstil ve ham maddeleri ile hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında düşüş var" Yılın ilk iki ayında elde edilen tutar değerlendirildiğinde, geçen yılın aynı dönemine göre sektörel bazda tekstil ve ham maddelerinde yüzde 1,89, çelikte yüzde 3,07, hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 4,66 düşüş yaşandığını da aktaran Başkan Erdoğan; demir ve demir dışı metallerde yüzde 18,75, elektrik-elektronikte yüzde 16,37, madencilik ürünlerinde de yüzde 8,75 artış görüldüğünü kaydetti. Aynı zamanda; Türkiye genelinde ocak ayı ithalatının 28 milyar 694 milyon 872 bin dolar olduğunu belirten Başkan Erdoğan, Denizli'de ise ithalatın bir önceki aya göre yüzde 5,38 artarak 159 milyon 854 bin dolara ulaştığını ifade etti. Denizli'nin en fazla ithalat yaptığı ülkeler arasında sırasıyla Ukrayna, Bulgaristan, Kazakistan, Çin, Özbekistan, Rusya Federasyonu, Hindistan, Libya, Almanya ve Türkmenistan'ın yer aldığını söyledi. Öte yandan, ülke geneline bakıldığında Ocak ayında limanlardaki yük elleçlemesinin ise yüzde 8,6 azaldığını ifade eden Başkan Erdoğan, ithalat tonajındaki düşüşün ise yüzde 11,3'ü aştığını söyledi. Özellikle de taş kömürü ve yakıt ithalatındaki gerilemenin enerji ve demir-çelik gibi ağır sanayi sektörlerinde ham madde girişini yavaşlattığını dile getirdi. "Karşılıksız çek ve protestolu senette, düşüş yaşanıyor" DTO Meclisi'ndeki gündem konuşmasında, Denizli'deki karşılıksız çek sayısının yılın ilk ayında geçen yılın son ayına göre yüzde 47,98, tutarının da yüzde 51,07 azaldığına dikkati çeken Erdoğan, şehirdeki iyileşmenin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu vurguladı. Türkiye genelinde karşılıksız çek sayısının yüzde 41,38, tutarının ise yüzde 38,29 azaldığını da ifade eden Erdoğan ayrıca Denizli'de protestolu senet sayısının da yüzde 7,9 gerilediğinin altını çizdi. Bunun yanı sıra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre Denizli'de 4/A kapsamındaki aktif sigortalı sayısının geçen yıl sonunda 237.937'ye ulaştığını belirten DTO Başkanı Erdoğan, bunun bir önceki yıl sonuna göre yüzde 2,92'lik artışa tekabül ettiğini dile getirdi. DTO'nun üye sayısı, 23 bin 621'e ulaştı DTO'ya geçen ay 138 yeni üyenin daha katıldığını ifade eden Erdoğan, "39 firmamız ise kaydını sildirdi, 11 firmamız da tasfiye sürecine girdi. Toplam üye sayımız, 23 bin 621'e yükseldi. Son bir yılda 977 üye artışıyla yüzde 4,31'lik bir büyüme sağladık" dedi. Üye artışında en büyük payın 776 firma ile limitet şirketlerde olduğunu da belirten Başkan Erdoğan, son 1 yılda anonim şirket sayısının ise 159 arttığını kaydetti; "Öte yandan, kayıt sildiren sektörlerde ilk sırayı 5 firma ile gayrimenkul aracılık faaliyetleri alırken, bunu 4 firma ile ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı sektörü takip etti" dedi. "Yabancı ortaklı firma sayısı 426 oldu" Değerlendirmesinde Denizli'nin yatırım potansiyeline de değinen Erdoğan, kentte 426 yabancı ortaklı firmanın faaliyet gösterdiğini, toplam yabancı sermaye tutarının ise 494 milyon 141 bin 980 lira olduğunu söyledi. Meclis konuşmasında, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre Denizli'nin ocak ayında kurulan 22 gerçek kişi işletmesi ile iller arasında 20'nci sırada yer aldığını da belirten Başkan Erdoğan, yeni firmaların en çok ikamet amaçlı binaların inşaatı sektöründe faaliyet gösterdiğini ifade etti. "DTO hizmetlerindeki yoğunluk, geçen yıla göre arttı" Yılın ilk iki ayındaki oda hizmetlerine ilişkin verileri de paylaşan Erdoğan, "188 sayısal takograf ve 99 K belgesi verdik. 72 iş makinesini tescil ettik, 50 kapasite raporunu onayladık. Ayrıca 6 ekspertiz raporu, 2 yerli malı belgesi ve 1 sigorta acentesi belgesi düzenledik. 1 bin 386 gelen evraka karşılık 2 bin 594 evrak düzenledik. Gelen evrak işlemlerinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,11'lik bir artış yaşandı" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.