Bu hafta karnelerin alınması ile birlikte güzel haberlerin yanı sıra maalesef kötü haberler de aldık millet olarak.
Sağlık sektöründe çalışıyor olmam sebebiyle bir evlat sahibi olmak için insanların madden ve manen ne kadar zahmetler çektiklerine şahit oluyorum. Evlat sahibi olmak kolay olmadığı gibi malumunuz yetiştirmek de kolay değil; bizler o zahmetleri çektikten sonra sağlıklı evlatlarımız olduğunda ,onların üzerinde hak sahibi olmaya, baskı yapmaya, kişiliklerine zarar vermeye başlayabiliyoruz; yarış atı misali kıyaslamalar, aile içi şiddet, her türlü gurur kırıcı ve incitici hareketler de bulunabiliyoruz.
Oysa ki Türkiye'deki maalesef eğitim sistemindeki aksaklıklar ,oturmamış düzen ve her konuyu her çocuğun anlamasının ve başarılı olmasının istenmesi ,bu çocukları küçücük yaşlarında zora sokmuyor mu? Biz bütün bunları çocuklarımızın eğitim hayatları boyunca yakından şahit olmuyor muyuz. Gözümüzden sakındığımız çocuklarımızın en ufak bir başarısızlıklarında canına kıyacak kadar o psikolojiye nasıl giriyor, neden o duruma getiriliyor gül gibi çocuklar.
Ecdadımız eğitimhanelerinin kapısına, "Biz balık olana uçmayı ,kuş olana yüzmeyi öğretmeyiz." diye yazarlarmış. Modern çağın getirileri, ecdadın eğitim sisteminin ne kadar gerisinde öyle değil mi?
Vefalı öğretmenlerimiz olmasa onların emekleri olmasa daha eleştirilecek çok şey olurdu.
Bir evlat kolay gelmiyor ,kolay yetişmiyor gözümüzden sakındığımız çocuklarımız ufacık bir başarısızlıklarında hayattan kopacak kadar kendilerinden nefret ettirilmemeli. " Çocuğunuz geri zekalı, eğitim alması mümkün değil."denen Einstein dünyanın en büyük mucidi olmadı mı?
Okul hayatında başarısız görülen bir sürü bilim adamı, iş adamı, şair yazar, zanaatkar yetişmedi mi?
Unutmayın evlatlarımız bize birer emanet, biz onların sahipleri değiliz sadece emanetçiyiz, emanete de en iyi şekilde bakmakla mükellefiz,; tomurcuklar solmasın, hayatlarının en güzel yaşlarında hayattan kopmasın, anne baba olmak çocuklarımızı hırs malzemesi yapmayı gerektirmiyor. Kimi çocuk başarısızlıkları ile öğrenir; hata yapacak ki doğruyu bulsun, bırakın hata yapmalarına izin verin. Tabii ki gözlerimiz onların üzerinde olacak tabii ki desteklerimiz hep olacak ama biraz da onlara güvenmemiz lazım .Kişiliklerine zarar vermeden onları incitmeden ,anne ve babalarını yetişkinlik hayatlarında "Neler çektirdi bana."diyerek hatırlattırmadan "Dağ gibi babam vardı, merhameti bol aklı selim annem vardı." dedirterek yetiştirmek gerekmiyor mu?
Benim çocuğum bazı derslerden başarısız olabilir, onun yeteneği onu anlamasına yetmeyebilir kimi çocuk akademik alanda başarılı olur kimi çocuk zanaat de kimi çocuk ticarette kimi çocuk sanatta bizim her alanda gelişmemiz gerekir.
Çocuklarımızı da en önemli olan şey mutlu bir çocukluk geçirmeleri . Bu çocukların şu devirde güzel bireyler olarak yetişmeleri çok zorlaştı, bize düşen ahlaki olarak onları erdemli, güzel insan yapmak şu bozuk düzende , bu düzene inat en iyi
şekilde yetistirmek gerekir. "Benim çocuğum bazı derslerden başarısız olmuş olabilir, benim ona güvenim tam." deyip onu motive etmeli, telafisini yapmasına fırsat vermeli,
Çocuklar anne babalarının aynası, unutmayın onların yetişkinliklerinde rahat edip mutlu olmak istiyorsa anne babalar birlikte geçirdikleri her vaktin kıymetini bilip çocuklarının en güzel yıllarını rahat içinde geçirmelerini sağlamalı; disiplin tabii ki olmalı ama onu incitmeden onu kırmadan kişiliğine zarar vermeden. Her çocuk kendi yetenekleri ile zekasıyla ince ince süslenmiştir. Önemli olan öğretmen ve velilerin bunları görebilmesi çocuklarını buna göre yönlendirmesi .
Yavrularımızın ve bizlerin gözlerinden de acı gözyaşları akmasın, mutluluk ,başarı sağlık ve huzur hepimizin olsun...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
DİLEK ÖZAKAY
Evlat Emanettir: Başarıdan Önce Merhamet
Bu hafta karnelerin alınması ile birlikte güzel haberlerin yanı sıra maalesef kötü haberler de aldık millet olarak.
Sağlık sektöründe çalışıyor olmam sebebiyle bir evlat sahibi olmak için insanların madden ve manen ne kadar zahmetler çektiklerine şahit oluyorum. Evlat sahibi olmak kolay olmadığı gibi malumunuz yetiştirmek de kolay değil; bizler o zahmetleri çektikten sonra sağlıklı evlatlarımız olduğunda ,onların üzerinde hak sahibi olmaya, baskı yapmaya, kişiliklerine zarar vermeye başlayabiliyoruz; yarış atı misali kıyaslamalar, aile içi şiddet, her türlü gurur kırıcı ve incitici hareketler de bulunabiliyoruz.
Oysa ki Türkiye'deki maalesef eğitim sistemindeki aksaklıklar ,oturmamış düzen ve her konuyu her çocuğun anlamasının ve başarılı olmasının istenmesi ,bu çocukları küçücük yaşlarında zora sokmuyor mu? Biz bütün bunları çocuklarımızın eğitim hayatları boyunca yakından şahit olmuyor muyuz. Gözümüzden sakındığımız çocuklarımızın en ufak bir başarısızlıklarında canına kıyacak kadar o psikolojiye nasıl giriyor, neden o duruma getiriliyor gül gibi çocuklar.
Ecdadımız eğitimhanelerinin kapısına, "Biz balık olana uçmayı ,kuş olana yüzmeyi öğretmeyiz." diye yazarlarmış. Modern çağın getirileri, ecdadın eğitim sisteminin ne kadar gerisinde öyle değil mi?
Vefalı öğretmenlerimiz olmasa onların emekleri olmasa daha eleştirilecek çok şey olurdu.
Bir evlat kolay gelmiyor ,kolay yetişmiyor gözümüzden sakındığımız çocuklarımız ufacık bir başarısızlıklarında hayattan kopacak kadar kendilerinden nefret ettirilmemeli. " Çocuğunuz geri zekalı, eğitim alması mümkün değil."denen Einstein dünyanın en büyük mucidi olmadı mı?
Okul hayatında başarısız görülen bir sürü bilim adamı, iş adamı, şair yazar, zanaatkar yetişmedi mi?
Unutmayın evlatlarımız bize birer emanet, biz onların sahipleri değiliz sadece emanetçiyiz, emanete de en iyi şekilde bakmakla mükellefiz,; tomurcuklar solmasın, hayatlarının en güzel yaşlarında hayattan kopmasın, anne baba olmak çocuklarımızı hırs malzemesi yapmayı gerektirmiyor. Kimi çocuk başarısızlıkları ile öğrenir; hata yapacak ki doğruyu bulsun, bırakın hata yapmalarına izin verin. Tabii ki gözlerimiz onların üzerinde olacak tabii ki desteklerimiz hep olacak ama biraz da onlara güvenmemiz lazım .Kişiliklerine zarar vermeden onları incitmeden ,anne ve babalarını yetişkinlik hayatlarında "Neler çektirdi bana."diyerek hatırlattırmadan "Dağ gibi babam vardı, merhameti bol aklı selim annem vardı." dedirterek yetiştirmek gerekmiyor mu?
Benim çocuğum bazı derslerden başarısız olabilir, onun yeteneği onu anlamasına yetmeyebilir kimi çocuk akademik alanda başarılı olur kimi çocuk zanaat de kimi çocuk ticarette kimi çocuk sanatta bizim her alanda gelişmemiz gerekir.
Çocuklarımızı da en önemli olan şey mutlu bir çocukluk geçirmeleri . Bu çocukların şu devirde güzel bireyler olarak yetişmeleri çok zorlaştı, bize düşen ahlaki olarak onları erdemli, güzel insan yapmak şu bozuk düzende , bu düzene inat en iyi
şekilde yetistirmek gerekir. "Benim çocuğum bazı derslerden başarısız olmuş olabilir, benim ona güvenim tam." deyip onu motive etmeli, telafisini yapmasına fırsat vermeli,
Çocuklar anne babalarının aynası, unutmayın onların yetişkinliklerinde rahat edip mutlu olmak istiyorsa anne babalar birlikte geçirdikleri her vaktin kıymetini bilip çocuklarının en güzel yıllarını rahat içinde geçirmelerini sağlamalı; disiplin tabii ki olmalı ama onu incitmeden onu kırmadan kişiliğine zarar vermeden. Her çocuk kendi yetenekleri ile zekasıyla ince ince süslenmiştir. Önemli olan öğretmen ve velilerin bunları görebilmesi çocuklarını buna göre yönlendirmesi .
Yavrularımızın ve bizlerin gözlerinden de acı gözyaşları akmasın, mutluluk ,başarı sağlık ve huzur hepimizin olsun...