Bir zamanlar dünya masum ve güzeldi.
İçimizdeki çocuk gülüyordu, herkese güveniyordu.
Ama zamanla… zamanla öğrendik ki
her gülen yüz dost değilmiş,
her “kardeşim” diyen yanında durmazmış.
Birine değer verdik,
o bizi unutacak sandı.
Sevdik, sarıldık, koruduk…
Ama karşılığında yalnızlık ve ihanet bulduk.
İçimize attık her acıyı.
Gözyaşlarımızı sakladık.
Çünkü kimse görmek istemiyordu,
kimse sormuyordu: “İyi misin?”
Ve öğrendik…
İnsanlar değişiyor.
İyi olan sabrediyor,
kötü olan rahat ediyor.
En acısı…
Bizi kıranlar bize öğüt vermeye kalkıyor:
“Sen çok değiştin” diyorlar…
Hayır, değişmedik.
Sadece artık kim hak ediyorsa, ona göre yürüyoruz.
Çünkü öğrendik:
Herkesin kalbi bizim gibi temiz değil.
Herkes her zaman dürüst değil.
Ve herkes senin kadar sevmiyor.
Ama yine de…
İçimizdeki çocuk bir köşede bekliyor.
Belki bir gün tekrar gülecek,
belki bir gün güvenmeyi yeniden öğrenecek…
Ama şimdilik…
Sessizce ağlamayı öğrenmek zorunda kaldık.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
GÖKHAN SAĞIT
Kırılan Kalplerin Sessizliği
Bir zamanlar dünya masum ve güzeldi.
İçimizdeki çocuk gülüyordu, herkese güveniyordu.
Ama zamanla… zamanla öğrendik ki
her gülen yüz dost değilmiş,
her “kardeşim” diyen yanında durmazmış.
Birine değer verdik,
o bizi unutacak sandı.
Sevdik, sarıldık, koruduk…
Ama karşılığında yalnızlık ve ihanet bulduk.
İçimize attık her acıyı.
Gözyaşlarımızı sakladık.
Çünkü kimse görmek istemiyordu,
kimse sormuyordu: “İyi misin?”
Ve öğrendik…
İnsanlar değişiyor.
İyi olan sabrediyor,
kötü olan rahat ediyor.
En acısı…
Bizi kıranlar bize öğüt vermeye kalkıyor:
“Sen çok değiştin” diyorlar…
Hayır, değişmedik.
Sadece artık kim hak ediyorsa, ona göre yürüyoruz.
Çünkü öğrendik:
Herkesin kalbi bizim gibi temiz değil.
Herkes her zaman dürüst değil.
Ve herkes senin kadar sevmiyor.
Ama yine de…
İçimizdeki çocuk bir köşede bekliyor.
Belki bir gün tekrar gülecek,
belki bir gün güvenmeyi yeniden öğrenecek…
Ama şimdilik…
Sessizce ağlamayı öğrenmek zorunda kaldık.