Herkesin yüzünde bir ifade var ama kimsenin içinde huzur yok.
İnsanlar gülüyor…
Ama o gülüşler gözlerine ulaşmıyor.
Herkes “iyiyim” diyor,
ama aslında kimse gerçekten iyi değil.
İçimizde kopan fırtınaları anlatacak kelime bulamıyoruz artık.
Çünkü anlatsak anlaşılmayacağımızı biliyoruz.
Çünkü herkes kendi derdine düşmüş; kimse kimseyi gerçekten dinlemiyor.
Bir annenin içindeki korku…
Bir babanın sustuğu çaresizlik…
Bir gencin kimseye anlatamadığı karanlık düşünceler…
Hepsi tek bir cümlede saklı:
“İyiyim.”
Oysa bu bir yalan değil…
Bu, bir sessiz çığlık.
Gece olunca insanın içi daha çok konuşur.
Gündüz susturduklarımız, gece bağırır.
Yastığa başını koyduğunda, kimse görmeden dökülen gözyaşları vardır.
Ama sabah olunca yine aynı maske:
“Ben iyiyim.”
Ne garip değil mi?
Bu kadar kalabalığın içinde bu kadar yalnız olmak…
Birine “Nasılsın?” diye sormak kolaydır,
ama gerçekten cevabını dinlemek zordur.
Belki de bu yüzden insanlar susar.
Çünkü kimse yarım dinlenmek istemez.
**İnsan bazen anlatamaz…
Çünkü anlatsa kimse inanmaz.
İçinde ölen hayalleri, kırılan çocukluğu, susturulan kalbi kimse görmez.
O yüzden susar…
Ama kimse bilmez;
en çok susanlar,
en çok bağıranlardır içinden.
Ve bir gün…
kimse duymadığı için değil,
kimse anlamadığı için
sessizce vazgeçer insan…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
GÖKHAN SAĞIT
Sessiz Çığlık: Kimse Duymuyor
Bugün sokakta yürürken fark ettim…
Herkesin yüzünde bir ifade var ama kimsenin içinde huzur yok.
İnsanlar gülüyor…
Ama o gülüşler gözlerine ulaşmıyor.
Herkes “iyiyim” diyor,
ama aslında kimse gerçekten iyi değil.
İçimizde kopan fırtınaları anlatacak kelime bulamıyoruz artık.
Çünkü anlatsak anlaşılmayacağımızı biliyoruz.
Çünkü herkes kendi derdine düşmüş; kimse kimseyi gerçekten dinlemiyor.
Bir annenin içindeki korku…
Bir babanın sustuğu çaresizlik…
Bir gencin kimseye anlatamadığı karanlık düşünceler…
Hepsi tek bir cümlede saklı:
“İyiyim.”
Oysa bu bir yalan değil…
Bu, bir sessiz çığlık.
Gece olunca insanın içi daha çok konuşur.
Gündüz susturduklarımız, gece bağırır.
Yastığa başını koyduğunda, kimse görmeden dökülen gözyaşları vardır.
Ama sabah olunca yine aynı maske:
“Ben iyiyim.”
Ne garip değil mi?
Bu kadar kalabalığın içinde bu kadar yalnız olmak…
Birine “Nasılsın?” diye sormak kolaydır,
ama gerçekten cevabını dinlemek zordur.
Belki de bu yüzden insanlar susar.
Çünkü kimse yarım dinlenmek istemez.
**İnsan bazen anlatamaz…
Çünkü anlatsa kimse inanmaz.
İçinde ölen hayalleri, kırılan çocukluğu, susturulan kalbi kimse görmez.
O yüzden susar…
Ama kimse bilmez;
en çok susanlar,
en çok bağıranlardır içinden.
Ve bir gün…
kimse duymadığı için değil,
kimse anlamadığı için
sessizce vazgeçer insan…