Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

1955’li bir tertip olarak askerlik görevimiz çıktı

Yazının Giriş Tarihi: 27.01.2026 12:22
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.01.2026 12:23

Bayağı sevinmiştim. Bir hafta, on gün kadar “asker olduk” diye gezdik. Ankara’ya gideceğimiz için otobüs biletimizi aldık. Akrabalar, komşular, misafirler gelip gitmeye başladı. Çoğu, benim için “nöbet tutuver” diye kâğıt bıraktı; 2,5 TL, 5 TL para verenler oldu. Babaannem, anneannem ve bazı ihtiyar akraba nineler birkaç gün bizde kaldılar.

Son gün yaklaştı. Evde cuma akşamı yemekler yenildi. Bir kırmızı Ford minibüse doluşarak Denizli’ye uğurlamaya gelindi. Denizli Otogarı’nda öyle bir kalabalık vardı ki… Davullar çalınıyor, çığırtkanlar bağırıyor, uğurlayanlar ağlıyor derken hareket saati geldi. Yerlerimizi aldık. Otobüsün tamamı askerdi; tanıdıklar vardı, civar köylerden ve kentten asker adayları da vardı.

Uğurlama merasimi bitti, Denizli Garajı’ndan çıktık. Yolda sohbetler başladı, tanışmalar oldu, türkü söyleyenler çıktı. Bir iki yerde mola verdik ve sağ salim cumartesi günü sabaha karşı Ankara’ya vardık.

Yarı uykulu, yarı uyanık hâlde üç beş Tavaslı arkadaş, önceden bilenlerle birlikte Kızılcalı Topal’ın Oteli’ne vardık. Akşama yerimizi ayırttık, biraz uyuyalım dedik; müsaade ettiler. Biraz dinlendikten sonra Ankara’da üniversite okuyan Tavaslı arkadaşlarla buluştuk. O arkadaşlardan bazıları Yusuf Kalpalı, Emin Zorlu ve birkaç kişiydi daha. Bizi Ankara’da gezdirdiler, 49 Kebap’ta yemek yedik.

Akşam otele döndük. Gezmenin yorgunluğuyla güzel bir uyku çekmişiz. Pazar sabahı kahvaltıdan sonra tekrar buluştuk, gezip tozduk. Akşama doğru Etimesgut’taki Tankçı Birliği’ne teslim olduk. İşlemler sırasında bana, “Başbakan Sadi Irmak neyin oluyor?” diye sordular. Vallahi ben yalan söylemeyi bilmem, beceremem; doğruyu söyledim, “Bir şeyim olmuyor” dedim ve işlemler başladı.

Tıraş, banyo derken elbiseler ve botlar giyildi. Rahmetli adaşım Mehmet Mallı bana çok yardımcı oldu, sık sık yanıma gelip “Bir eksiğin var mı?” diye sordu. Artık asker olmuştuk.

Birinci bölükte Kızılcabölük’ten arkadaşlar vardı: Mustafa Sarıiz, Fevzi Paşaoğlu, Ramazan Aykutlu…
İkinci bölükte Ahmet Elbi, Hüseyin Küçükterzi…
Üçüncü bölükte Berber Hüseyin Oray vardı.
Diğer taburlarda ise Halil Yamacı, Halil Bere, Yusuf Ziya Ulu, Hilmi Güngör ve daha birçok Tavaslı arkadaş bulunuyordu.

Yemekhaneye geçtik, ardından yatakhane. Yat-kalk derken pazartesi sabahı askerlik başladı. Takımlara ayrıldık, takım çavuşları belli oldu. Tanışmalar, sohbetler, eğitimler, istirahatler, yemekler… Her şeyi ağır ağır öğretiyorlardı. Mektuplar, eğlenceler, yemin töreni, ziyaretçi günleri, çarşı iznine çıkanlar, bölükler arası arkadaş ziyaretleri, silah eğitimi, tank kullanma eğitimi derken zaman geçti.

19 Mayıs günü benim çarşı iznim oldu. Hava biraz yağmurluydu. Ben ve arkadaşım Hüseyin Küçükterzi ile çarşıya çıktık. Mamak semtindeki Askerî Muhabere Okulu’na gittik. Orada rahmetli halamın oğlu Kadir Irmak’ı ve yine rahmetli arkadaşı Ali Bağdatlıoğlu’nu ziyaret ettik, yemek yedik. Oradan ayrılıp biraz daha gezdikten sonra birliğimize teslim olduk.

Böylece iki buçuk ayda bir kez çarşı izni yapmış oldum.
Devamı bir sonraki yazı dizimizde…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.