Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

1960’larda Tavas Çarşısından Devam Ediyoruz

Yazının Giriş Tarihi: 21.12.2025 14:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.12.2025 14:57

Kocaküllük, dedemin ve babamın mahallesiydi. Kocaküllük Camii’ni solumuza alarak yürümeye başlıyorum. Caminin önü ve sol yanı, babamın amcaoğlu Ahmet Necati Irmak’ın evi ve dükkânıydı. Babamın amcası Yusuf Irmak’ın evi de buradaydı. Arada bir gedik vardı; soldan devam ediyoruz.

Osman Basun’un evi… Basunlardan önce burada bir öğretmen ya da müdür oturuyordu; onları fazla tanıyamadım, geçelim. Çil İbrahim Eskikan’ın evi, Hüseyin Seyiş’in evi, Durmuş Usturoğlu’nun evi ve dükkânları… Usturoğlu önce leblebicilik yaptı, sonra Tireli Plastik ilk şubesini buraya açtı. Ayakkabı tabanı, terlik ve su hortumu üretildi; daha sonra burası kunduracı dükkânı oldu.

Devam ediyoruz… Yaka Mahallesi Muhtarı, kalaycı Gokuoğlu Mustafa Ali, terzi Yaşar Maçaş, bakkal İbrahim Usta, dere tamircisi Mehmet Tülümoğlu, Yağcıların ayakkabıcı dükkânı ve köşede yine bir kıraathane: Kırkyalan Abdullah’ın Kahvesi. Kahvenin altında küçük bir dükkân vardı; Ayakkabıcı Sürsalanlar çalışırdı. Daha sonra Denizli’ye taşındılar. Bu dükkâna sonradan Kasap Capon kasap dükkânı açtı.

Aradaki sokak Yanan Han’a çıkar. Karşı köşede Davulcu Kadir Amca’nın malaccı dükkânı, yanında Şapkalı Ali Rıza’nın terzi dükkânı, Boyacıların Ahmet Şakru’nun dükkânı, Hasan Hüseyin Amca’nın İhtiyarlar Kahvesi… Kahvenin yanında bir kunduracı dükkânı, onun yanında da güzel şarlaklı bir dükkân vardı. Bu dükkânı dayım, kunduracı İnce Mehmet Hecebil aldı. Tadilat yaptırdı, sonra yeniden iki katlı olarak yapıldı. Şimdilerde hâlâ dayımın oğlu Ahmet Hecebil, burayı bakkal dükkânı olarak işletiyor.

Karşı köşede Çarşı Kahvesi… Yukarıya doğru çıkıyoruz: Çikin Ömer’in, Hamdi’nin evi ve dükkânları; Ayancı Hamdi Özekay’ın evi ve dükkânları… Karşı tarafında Dülger Nuri Tülü’nün evi ve marangoz dükkânı. Arada bir çıkmaz sokak vardı.

Çarşı Camii’ne geçiyoruz. Caminin önünde Yoğurtçu Pazarı, han kapısı, Yalınızbağlıların işlettiği Han Kahvesi… Kahveden sonra sıra dükkânlara gelir: Ünlü bakkal İsmail Pektaş (Betteş). Annem nakış işlerdi; bana örnek iplerden verirdi. Ben de aynı renkten yumakları Betteş’ten alıp gelirdim. Evin büyük çocuğu olduğumdan, başta su taşımak, bakkala gitmek, akraba ve komşulara bir şeyler götürüp gelmek, değirmene zahire götürüp un getirmek, dükkân beklemek… Arada sinemaya gitmek… Evin adeta ellâğı gibiydik.

Betteş’in yanında Berber Tevfik Mutlu’nun dükkânı, Bakkal Vehbi Aslan’ın dükkânı derken çarşıyı turladık. Ortada, üstü kapalı, yanları açık pazar yeri vardı; buraya Lambaaltı denirdi. Yakın zamana kadar da vardı bu Lambaaltı’nı İtalyan Feleko yapmıştı. Burada giyimciler, manifaturacılar, ayakkabıcılar, pazarcılar ve çerçiler yayılırdı. Bayramlarda yine çerçiler, kader çektirenler, ufak tefek oyuncak satanlar gelirdi.

Salı günü haricinde Lambaaltı boş olduğundan, bazı pazarcılara mal taşıyan şoförler kamyonlarını buraya çekerdi. Örtüsünün altına kumrular yuva yapar, orada barınırlardı. Yıllarca hizmet vermiş bir mekândı bu pazar yeri.

O yıllarda çarşıda çok sayıda terzi ve kunduracı vardı; dükkân bulunmazdı. Kulübelerde, han içlerinde çalışanlar çoktu. Çarşıda büyük bir hareketlilik vardı; hele bayram haftaları… Hayvan pazarı, zahire pazarı, kadın pazarı, yoğurtçu pazarı, un pazarı, odun pazarı…

Çerçiler; türkü kitapçığı, kaval, cep aynası, tarak, çakı, çakmak taşı, aspirin, gripin, panalgin, don lastiği, kekik yağı, elma yağı, nanurfu gibi şeyler satarlardı.

Sıcaklıkla kalın, bilmediğim, unuttuğum ya da atladığım olduysa affola.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.