Eski Belediye binasının önünde duruyorum. Sol tarafında Çarşı Caddesi, Mestana Camii, Ziraat Bankası (1954), Denizli Caddesi, İnce Mehmet Kahvesi ve bir boşluk bulunurdu. Bu boşlukta Osman Tülübaş’a ait, tekel ürünlerinin satıldığı küçük bir kulübe vardı. At arabacıları burada iş bekler, Tavas minibüsleri de Denizli’ye buradan kalkardı. Sonraları bu boşluğa belediye binası yapıldı; uzun süre Halk Bankası tarafından kiralanarak kullanıldı.
Meydanı turlayalım. Gelelim Şafak Gazinosu’na… Kelçioğulları’nın işlettiği, yüksek merdivenle çıkılan bu kahvehane; sahnesi olan, tiyatro ve konser gibi gösterilerin izlendiği önemli bir mekândı. Şafak Gazinosu 1960’lı yıllarda yıkıldı ve yerine Sait Kalayçıoğlu tarafından bugünkü mevcut bina yapıldı. Binanın bir köşesinde Osmançavuşların işlettiği bakkal, Ali Karadeniz; bir köşesinde Hamamcı Bekir’in Ali’sinin tekel bayii vardı. Binanın ortasında yine Kelçioğulları’nın işlettiği kahvehane ile Şahal Nakliyat Ambarı ve yazıhanesi bulunurdu (Tel: 24).
Burayı geçiyoruz… Postanenin bulunduğu yer o zamanlar boş, çukur bir alandı. Buraya kasnakçılar, bahisçiler, çadırcılar kurulurdu. Bir ara, ahşap kafes içinde dönen 52 model JAWA motosikletiyle bir cambaz gelmişti. Bayramdı ama normal bir gündü. Merakla izlemeye girdim. Yukarıdan bakarken adam aşağıda motosikleti çalıştırdı, aküyü söktü, rampadan hızlanarak daire içinde dönmeye başladı. El bırakmalar, bayrak çıkarmalar derken güzel bir gösteri sergiledi. Birden büyük bir çatırdama koptu; korktum. Meğer zincir kopmuş, çıkan ses ondanmış. Sonradan buraya postane yapıldı.
Postanenin yanında Kaymakların evi ve dükkânı vardı. Bu dükkânda manifaturacı Yedi Kuleli bulunurdu; bu işi büyük çapta yapardı. Yanında Parçacı Ahmet Kumpas çalışıyordu, sonradan İzmir’e taşındı. Benim yaşlarda olan oğlu Emin ise işi devam ettiriyor.
Dükkân sahibi Kaymak Osman; Köfteci Yusuf Çayan ve Mehmet Çalık ile ortak olarak burayı Filiz Restoran adıyla çalıştırdı. Çok güzel revani tatlısı yaparlardı. Süleyman Şavkın da onların çırağıydı. O dönem postane ile gazeteci arasından yol yoktu; bahsettiğim lokanta vardı. Yol sonradan açıldı.
Gelelim hırdavat ve kırtasiye… Raşit Gülcü’nün dükkânında aradığınız her şey bulunurdu. Burayı geçince Kunduracı Beyoğlu’nun dükkânı, berber dükkânı ve Kızılay Sineması yer alırdı. Bekir Güngör; Anadol, Ford, 124 otomobilleri, Fiat traktörleri, Pirelli lastikleri ve tek traktör römorklarının acentesiydi. Yanında saatçi dükkânı bulunurdu.
Sağlam Ticaret; Hamdi Gökgöz’ün Milangaz, dikiş makinesi ve mobilya bayiliği yaptığı dükkândı. Şerife Hanım Caddesi sonradan açıldı. Hasan Bal Dede’nin dükkânı, kadın terzisi Halil Danışman’ın dükkânı, Ekmekçi Bahri’nin lokantası, THK binası ve Hasan Kısaoğlu’nun bakkal dükkânı vardı. Bu dükkânı bir dönem Sümerler kullandı.
Ardından Sıtkı Basmacı’nın toptan bakkaliye dükkânı, Kerim Basmacı’nın toptan bakkaliyesi, Badanacı Hasanhüseyin’in dükkânları gelirdi. Bunlardan birinde Uzunoğulları, diğerinde Kitap Bakkaliyesi Mehmet Canlı bulunurdu.
Burayı geçelim… Terzi İbrahim Gökgöz’ün evi ve dükkânı, dar sokakta Şoför Alyanak Ahmet Gökgöz’ün evi, Şahalların evleri ve altlarında dükkânlar vardı. Molleseoğlu Hüseyin Esen’in bakkalı, Şevket Şahal’ın bakkalı, fotoğrafçı Hüseyin ve Abbas’ın dükkânı, Sarı Ali Şahbal’ın zirai ilaçları, Göktaş dükkânı ve sonradan açılan Hastane Caddesi bulunurdu.
Hastanede Doktor Kenan Timuçin görev yapardı; hastalar ve çalışanlar eksik olmazdı. Hastanenin sol tarafında kulübeler ve kavak ağaçları, jandarma karakolu, komutanları, erleri, bekçi başı Mehmet Takım Amca ve ünlü Kerim Otçu’nun binası yer alırdı.
Bizim bisikletçi dükkânı, köşede Cemil’in kahvesi, Ekmekçi Osman’ın fırını, Selahattin Zorlu’nun toptan bakkal dükkânı ve evlerin girişi… Dedeş Süleyman Kurun’un lokantası ve küçük kulübede Bisikletçi Hasan Sarıgöz’ün dükkânı bulunurdu.
Devamında ortaokul ve bahçesi, kaymakam lojmanı, marangoz ve hızar atölyesi, Şoför Abdullah Ballıel’in evi, gazozcuların evleri, briket imalat yerleri ve boş araziler uzanır; ikinci köprü ve Kale Yolu’na kadar giderdi.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MEHMET IRMAK
1960’larda Tavas Hükümet Caddesi Devamı
Eski Belediye binasının önünde duruyorum. Sol tarafında Çarşı Caddesi, Mestana Camii, Ziraat Bankası (1954), Denizli Caddesi, İnce Mehmet Kahvesi ve bir boşluk bulunurdu. Bu boşlukta Osman Tülübaş’a ait, tekel ürünlerinin satıldığı küçük bir kulübe vardı. At arabacıları burada iş bekler, Tavas minibüsleri de Denizli’ye buradan kalkardı. Sonraları bu boşluğa belediye binası yapıldı; uzun süre Halk Bankası tarafından kiralanarak kullanıldı.
Meydanı turlayalım. Gelelim Şafak Gazinosu’na… Kelçioğulları’nın işlettiği, yüksek merdivenle çıkılan bu kahvehane; sahnesi olan, tiyatro ve konser gibi gösterilerin izlendiği önemli bir mekândı. Şafak Gazinosu 1960’lı yıllarda yıkıldı ve yerine Sait Kalayçıoğlu tarafından bugünkü mevcut bina yapıldı. Binanın bir köşesinde Osmançavuşların işlettiği bakkal, Ali Karadeniz; bir köşesinde Hamamcı Bekir’in Ali’sinin tekel bayii vardı. Binanın ortasında yine Kelçioğulları’nın işlettiği kahvehane ile Şahal Nakliyat Ambarı ve yazıhanesi bulunurdu (Tel: 24).
Burayı geçiyoruz… Postanenin bulunduğu yer o zamanlar boş, çukur bir alandı. Buraya kasnakçılar, bahisçiler, çadırcılar kurulurdu. Bir ara, ahşap kafes içinde dönen 52 model JAWA motosikletiyle bir cambaz gelmişti. Bayramdı ama normal bir gündü. Merakla izlemeye girdim. Yukarıdan bakarken adam aşağıda motosikleti çalıştırdı, aküyü söktü, rampadan hızlanarak daire içinde dönmeye başladı. El bırakmalar, bayrak çıkarmalar derken güzel bir gösteri sergiledi. Birden büyük bir çatırdama koptu; korktum. Meğer zincir kopmuş, çıkan ses ondanmış. Sonradan buraya postane yapıldı.
Postanenin yanında Kaymakların evi ve dükkânı vardı. Bu dükkânda manifaturacı Yedi Kuleli bulunurdu; bu işi büyük çapta yapardı. Yanında Parçacı Ahmet Kumpas çalışıyordu, sonradan İzmir’e taşındı. Benim yaşlarda olan oğlu Emin ise işi devam ettiriyor.
Dükkân sahibi Kaymak Osman; Köfteci Yusuf Çayan ve Mehmet Çalık ile ortak olarak burayı Filiz Restoran adıyla çalıştırdı. Çok güzel revani tatlısı yaparlardı. Süleyman Şavkın da onların çırağıydı. O dönem postane ile gazeteci arasından yol yoktu; bahsettiğim lokanta vardı. Yol sonradan açıldı.
Gelelim hırdavat ve kırtasiye… Raşit Gülcü’nün dükkânında aradığınız her şey bulunurdu. Burayı geçince Kunduracı Beyoğlu’nun dükkânı, berber dükkânı ve Kızılay Sineması yer alırdı. Bekir Güngör; Anadol, Ford, 124 otomobilleri, Fiat traktörleri, Pirelli lastikleri ve tek traktör römorklarının acentesiydi. Yanında saatçi dükkânı bulunurdu.
Sağlam Ticaret; Hamdi Gökgöz’ün Milangaz, dikiş makinesi ve mobilya bayiliği yaptığı dükkândı. Şerife Hanım Caddesi sonradan açıldı. Hasan Bal Dede’nin dükkânı, kadın terzisi Halil Danışman’ın dükkânı, Ekmekçi Bahri’nin lokantası, THK binası ve Hasan Kısaoğlu’nun bakkal dükkânı vardı. Bu dükkânı bir dönem Sümerler kullandı.
Ardından Sıtkı Basmacı’nın toptan bakkaliye dükkânı, Kerim Basmacı’nın toptan bakkaliyesi, Badanacı Hasanhüseyin’in dükkânları gelirdi. Bunlardan birinde Uzunoğulları, diğerinde Kitap Bakkaliyesi Mehmet Canlı bulunurdu.
Burayı geçelim… Terzi İbrahim Gökgöz’ün evi ve dükkânı, dar sokakta Şoför Alyanak Ahmet Gökgöz’ün evi, Şahalların evleri ve altlarında dükkânlar vardı. Molleseoğlu Hüseyin Esen’in bakkalı, Şevket Şahal’ın bakkalı, fotoğrafçı Hüseyin ve Abbas’ın dükkânı, Sarı Ali Şahbal’ın zirai ilaçları, Göktaş dükkânı ve sonradan açılan Hastane Caddesi bulunurdu.
Hastanede Doktor Kenan Timuçin görev yapardı; hastalar ve çalışanlar eksik olmazdı. Hastanenin sol tarafında kulübeler ve kavak ağaçları, jandarma karakolu, komutanları, erleri, bekçi başı Mehmet Takım Amca ve ünlü Kerim Otçu’nun binası yer alırdı.
Bizim bisikletçi dükkânı, köşede Cemil’in kahvesi, Ekmekçi Osman’ın fırını, Selahattin Zorlu’nun toptan bakkal dükkânı ve evlerin girişi… Dedeş Süleyman Kurun’un lokantası ve küçük kulübede Bisikletçi Hasan Sarıgöz’ün dükkânı bulunurdu.
Devamında ortaokul ve bahçesi, kaymakam lojmanı, marangoz ve hızar atölyesi, Şoför Abdullah Ballıel’in evi, gazozcuların evleri, briket imalat yerleri ve boş araziler uzanır; ikinci köprü ve Kale Yolu’na kadar giderdi.