Ehliyet almak için Denizli Devlet Hastanesi’nden bir uğraş sonucu rapor aldım ve Denizli Trafik Bürosu’na müracaat edip gün aldım. “Sabah 8’de burada ol” dediler. Elime bir gün kağıdı ile bir de trafik kitabı verdiler. “Dersine çalış gel” dediler. Motor ve trafik yazılı sınavı tam 2 saat sürüyor. “Nerelerde park yapılmaz” konusunu tam yazarsan 2,5 sayfa ediyor. Neyse, gündüz dükkândayım, geceleri ders çalışıyorum. Motor sınavına hazırlanıyorum.
Sınav günü Denizli’de yatmam gerekiyordu, çünkü sabah Tavas minibüsleri dolarsa erken kalkıyordu. Bu sebeple akrabalarımdan birinin evinde kaldım. Sabah erkenden doğru Kayalık’taki Trafik Bürosu’na vardım. Bizi içeri aldılar, yazılı kağıtlarını dağıttılar ve sınav başladı. Motor–trafik yazılı sınavını tek seferde, 2 saatte verdim ve kazanmışım.
Gelelim direksiyon sınavına… Tavas’ta direksiyon eğitimi veren yok, hiç araba kullandığımız da yok. “Ne yapalım?” derken benim hala oğlu Kadir Irmak, Bekir Güngörden cam göbeği yeşili bir Murat 124 almış. 5. ayda 5. ay 30 bin TL’ye plaka alındı: 20 AU 918. Hala oğlumla konuştuk, beni direksiyon eğitimi için çalıştıracak, saatlik ücret karşılığında. Eğitim günü gelene kadar her gün 1 saat çalışmalar devam etti.
Direksiyon imtihanı günü geldi çattı. O gün Denizli’de arabanın içinde yattım. Ehliyet almaya ne var ne zorluklar çektik! Direksiyonun ilk seferinde kazanamadım. Direksiyon eğitimi Pamukkale–Korucuk köyünden çıkılıyor; tren yolu hemzemin geçidine kadar gidiliyor. Araba geçişinde fren patladı. Dönüşte tekrar Korucuk köyüne varıyoruz. “İn aşağı” diyorlar. Trafik polisi ve Karayollarından yetkili kişi yorum yapıyorlar, notunu veriyorlar. İkinci seferde direksiyonu kazandım.
16 Temmuz 1973’te 12337 numaralı ehliyetimizi profesyonel olarak cebimize koyduk. Koyduk da… Gel gelelim, babam araba alıvermiyor. Ehliyet var, araba yok. JAWA ile idare ediyoruz. Arada hala oğlunun Murat’ı ile köylere müşteri bırakmaya gidiyorum. Bazen Tavas–Denizli arasında çalıştırıyorum. Arada düğün dolaştırıp masrafımızı çıkarıyor, direksiyonumu da geliştiriyordum.
Babam araba almadı ama hala oğlum bana güvendi, arabasını verdi ve çalışmalar devam etti. Motor–bisiklet tamir işleri, arada taksi işi derken askerlik çıktı. Erken sevk ile 6 Mart 1975’te askere gittim. Ankara Etimesgut’ta tankçı idim. Ehliyetim olduğundan direkt tank şoförü oldum. Ankara’da tank sürmeyi öğrendik. 2,5 ay sonra Urfa 20. Mekanize Tugay Tank Taburu 1. Bölük’e dağıtım olduk.
Ankara’dan trenle 4 günde Akçakale’ye vardık, oradan otobüsle Urfa’ya geçtik. Bu 4 günlük tren yolculuğumuz çok maceralı ve güzel anılarla doluydu. Anlatamam, yaşamak lazım…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MEHMET IRMAK
1973 – 31 Ocak – 18 Yaşıma Girdim
Ehliyet almak için Denizli Devlet Hastanesi’nden bir uğraş sonucu rapor aldım ve Denizli Trafik Bürosu’na müracaat edip gün aldım. “Sabah 8’de burada ol” dediler. Elime bir gün kağıdı ile bir de trafik kitabı verdiler. “Dersine çalış gel” dediler. Motor ve trafik yazılı sınavı tam 2 saat sürüyor. “Nerelerde park yapılmaz” konusunu tam yazarsan 2,5 sayfa ediyor. Neyse, gündüz dükkândayım, geceleri ders çalışıyorum. Motor sınavına hazırlanıyorum.
Sınav günü Denizli’de yatmam gerekiyordu, çünkü sabah Tavas minibüsleri dolarsa erken kalkıyordu. Bu sebeple akrabalarımdan birinin evinde kaldım. Sabah erkenden doğru Kayalık’taki Trafik Bürosu’na vardım. Bizi içeri aldılar, yazılı kağıtlarını dağıttılar ve sınav başladı. Motor–trafik yazılı sınavını tek seferde, 2 saatte verdim ve kazanmışım.
Gelelim direksiyon sınavına… Tavas’ta direksiyon eğitimi veren yok, hiç araba kullandığımız da yok. “Ne yapalım?” derken benim hala oğlu Kadir Irmak, Bekir Güngörden cam göbeği yeşili bir Murat 124 almış. 5. ayda 5. ay 30 bin TL’ye plaka alındı: 20 AU 918. Hala oğlumla konuştuk, beni direksiyon eğitimi için çalıştıracak, saatlik ücret karşılığında. Eğitim günü gelene kadar her gün 1 saat çalışmalar devam etti.
Direksiyon imtihanı günü geldi çattı. O gün Denizli’de arabanın içinde yattım. Ehliyet almaya ne var ne zorluklar çektik! Direksiyonun ilk seferinde kazanamadım. Direksiyon eğitimi Pamukkale–Korucuk köyünden çıkılıyor; tren yolu hemzemin geçidine kadar gidiliyor. Araba geçişinde fren patladı. Dönüşte tekrar Korucuk köyüne varıyoruz. “İn aşağı” diyorlar. Trafik polisi ve Karayollarından yetkili kişi yorum yapıyorlar, notunu veriyorlar. İkinci seferde direksiyonu kazandım.
16 Temmuz 1973’te 12337 numaralı ehliyetimizi profesyonel olarak cebimize koyduk. Koyduk da… Gel gelelim, babam araba alıvermiyor. Ehliyet var, araba yok. JAWA ile idare ediyoruz. Arada hala oğlunun Murat’ı ile köylere müşteri bırakmaya gidiyorum. Bazen Tavas–Denizli arasında çalıştırıyorum. Arada düğün dolaştırıp masrafımızı çıkarıyor, direksiyonumu da geliştiriyordum.
Babam araba almadı ama hala oğlum bana güvendi, arabasını verdi ve çalışmalar devam etti. Motor–bisiklet tamir işleri, arada taksi işi derken askerlik çıktı. Erken sevk ile 6 Mart 1975’te askere gittim. Ankara Etimesgut’ta tankçı idim. Ehliyetim olduğundan direkt tank şoförü oldum. Ankara’da tank sürmeyi öğrendik. 2,5 ay sonra Urfa 20. Mekanize Tugay Tank Taburu 1. Bölük’e dağıtım olduk.
Ankara’dan trenle 4 günde Akçakale’ye vardık, oradan otobüsle Urfa’ya geçtik. Bu 4 günlük tren yolculuğumuz çok maceralı ve güzel anılarla doluydu. Anlatamam, yaşamak lazım…