1980’li yıllarda bir akşam Tavas Kızılay Sineması’ndayız. Kızılay Sineması’nı Emin Tarakçı ve oğulları işletiyordu. Televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte sinema seyircisi biraz azalmıştı. O günlerde işler zayıflayınca Emin Amca’nın keyfi de pek yerinde olmaz, sık sık sinirlenir, kızar söylenirdi.
Gece bekçileri de asayişi sağlamak amacıyla film gösterimi sırasında sık sık salona girip çıkıyordu. Seyirciler bu durumdan rahatsız oluyordu. Birkaç kez uyarılmalarına rağmen bekçilerin bu tavrı devam etti.
Filmin en heyecanlı anında Emin Amca’nın oğlu ile bekçiler arasında bir tartışma yaşandı. Film durduruldu, salonun lambaları yandı. “Ne oluyor, ne oluyor?” derken anlaşıldı ki bekçiler makinisti emniyete götürüyordu.
Bunun üzerine seyirciler sinemayı boşaltarak doğruca emniyetin önüne yığıldı. Hep bir ağızdan “Makinisti bırakın, makinisti verin!” diye bağırmaya başladılar. O sırada Emniyet Müdürü memurlar kulübündeymiş; olay yerine geldi ve gençlere, “Ne istiyorsunuz?” diye sordu. Seyircilerden biri durumu anlattı.
Emniyet Müdürü, “Tamam, haklısınız,” diyerek içeri girdi ve makinisti dışarı çıkardı. Ardından hep birlikte sinemaya geri dönüldü. Herkes yerine oturdu, film kaldığı yerden devam etti ve gösterim sorunsuz şekilde tamamlandı.
O zamanlar Tavas Kızılay Sineması’nda böyle bir olay yaşanmıştı.
1980’lerde Bir Akşam Kızılay Sineması’ndayız
1980’li yıllarda bir akşam Tavas Kızılay Sineması’ndayız. Kızılay Sineması’nı Emin Tarakçı ve oğulları işletiyordu. Televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte sinema seyircisi biraz azalmıştı. O günlerde işler zayıflayınca Emin Amca’nın keyfi de pek yerinde olmaz, sık sık sinirlenir, kızar söylenirdi.
Gece bekçileri de asayişi sağlamak amacıyla film gösterimi sırasında sık sık salona girip çıkıyordu. Seyirciler bu durumdan rahatsız oluyordu. Birkaç kez uyarılmalarına rağmen bekçilerin bu tavrı devam etti.
Filmin en heyecanlı anında Emin Amca’nın oğlu ile bekçiler arasında bir tartışma yaşandı. Film durduruldu, salonun lambaları yandı. “Ne oluyor, ne oluyor?” derken anlaşıldı ki bekçiler makinisti emniyete götürüyordu.
Bunun üzerine seyirciler sinemayı boşaltarak doğruca emniyetin önüne yığıldı. Hep bir ağızdan “Makinisti bırakın, makinisti verin!” diye bağırmaya başladılar. O sırada Emniyet Müdürü memurlar kulübündeymiş; olay yerine geldi ve gençlere, “Ne istiyorsunuz?” diye sordu. Seyircilerden biri durumu anlattı.
Emniyet Müdürü, “Tamam, haklısınız,” diyerek içeri girdi ve makinisti dışarı çıkardı. Ardından hep birlikte sinemaya geri dönüldü. Herkes yerine oturdu, film kaldığı yerden devam etti ve gösterim sorunsuz şekilde tamamlandı.
O zamanlar Tavas Kızılay Sineması’nda böyle bir olay yaşanmıştı.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MEHMET IRMAK
1980’lerde Bir Akşam Kızılay Sineması’ndayız
1980’li yıllarda bir akşam Tavas Kızılay Sineması’ndayız. Kızılay Sineması’nı Emin Tarakçı ve oğulları işletiyordu. Televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte sinema seyircisi biraz azalmıştı. O günlerde işler zayıflayınca Emin Amca’nın keyfi de pek yerinde olmaz, sık sık sinirlenir, kızar söylenirdi.
Gece bekçileri de asayişi sağlamak amacıyla film gösterimi sırasında sık sık salona girip çıkıyordu. Seyirciler bu durumdan rahatsız oluyordu. Birkaç kez uyarılmalarına rağmen bekçilerin bu tavrı devam etti.
Filmin en heyecanlı anında Emin Amca’nın oğlu ile bekçiler arasında bir tartışma yaşandı. Film durduruldu, salonun lambaları yandı. “Ne oluyor, ne oluyor?” derken anlaşıldı ki bekçiler makinisti emniyete götürüyordu.
Bunun üzerine seyirciler sinemayı boşaltarak doğruca emniyetin önüne yığıldı. Hep bir ağızdan “Makinisti bırakın, makinisti verin!” diye bağırmaya başladılar. O sırada Emniyet Müdürü memurlar kulübündeymiş; olay yerine geldi ve gençlere, “Ne istiyorsunuz?” diye sordu. Seyircilerden biri durumu anlattı.
Emniyet Müdürü, “Tamam, haklısınız,” diyerek içeri girdi ve makinisti dışarı çıkardı. Ardından hep birlikte sinemaya geri dönüldü. Herkes yerine oturdu, film kaldığı yerden devam etti ve gösterim sorunsuz şekilde tamamlandı.
O zamanlar Tavas Kızılay Sineması’nda böyle bir olay yaşanmıştı.
1980’lerde Bir Akşam Kızılay Sineması’ndayız
1980’li yıllarda bir akşam Tavas Kızılay Sineması’ndayız. Kızılay Sineması’nı Emin Tarakçı ve oğulları işletiyordu. Televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte sinema seyircisi biraz azalmıştı. O günlerde işler zayıflayınca Emin Amca’nın keyfi de pek yerinde olmaz, sık sık sinirlenir, kızar söylenirdi.
Gece bekçileri de asayişi sağlamak amacıyla film gösterimi sırasında sık sık salona girip çıkıyordu. Seyirciler bu durumdan rahatsız oluyordu. Birkaç kez uyarılmalarına rağmen bekçilerin bu tavrı devam etti.
Filmin en heyecanlı anında Emin Amca’nın oğlu ile bekçiler arasında bir tartışma yaşandı. Film durduruldu, salonun lambaları yandı. “Ne oluyor, ne oluyor?” derken anlaşıldı ki bekçiler makinisti emniyete götürüyordu.
Bunun üzerine seyirciler sinemayı boşaltarak doğruca emniyetin önüne yığıldı. Hep bir ağızdan “Makinisti bırakın, makinisti verin!” diye bağırmaya başladılar. O sırada Emniyet Müdürü memurlar kulübündeymiş; olay yerine geldi ve gençlere, “Ne istiyorsunuz?” diye sordu. Seyircilerden biri durumu anlattı.
Emniyet Müdürü, “Tamam, haklısınız,” diyerek içeri girdi ve makinisti dışarı çıkardı. Ardından hep birlikte sinemaya geri dönüldü. Herkes yerine oturdu, film kaldığı yerden devam etti ve gösterim sorunsuz şekilde tamamlandı.
O zamanlar Tavas Kızılay Sineması’nda böyle bir olay yaşanmıştı.