Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Mart 2007 Mısır Gezisi Anılarımdan – 3

Yazının Giriş Tarihi: 20.01.2026 12:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.01.2026 12:09

Pazar sabahı saat 06.00’da kalktık. Kahvaltının ardından saat 07.00 otobüsüne binerek yola çıktık. Şehir çıkışında sağlı sollu villalar uzanıyordu. Şehirler arasında ise büyük çiftlikler, yol kenarlarında dev reklam tabelaları vardı. Her yer yemyeşildi. Yol dümdüzdü; ne dağ vardı ne tepe. Saat 10.00’da güzel bir dinlenme tesisinde mola verdik. Çaylarımızı içtik, biraz alışveriş yaptık ve tekrar yola koyulduk.

Bir süre sonra çöl başladı. Düz yol insanın canını sıkıyor. Nihayet Akdeniz’e ulaştık ve sahile indik. İskenderiye, yaklaşık 8 milyon nüfusa sahip büyük bir şehir. Taksiler sarı-siyah boyalı; İzmir’in Hatay semtini ve deniz kenarını andırıyor. Binalar genelde boyasız ve bakımsız, ama arada güzel yerler de var. Sahil caddesine Kordonboyu diyorlar.

İskenderiye Feneri’nin bulunduğu yere gittik. Dünyanın yedi harikasından biri olan fener artık yok; yerine büyük bir kale yapılmış. Sahil baştan sona bir saat sürüyor, hatta daha da devam ediyor. Yollardaki duvarlarda üniversiteli gençlerin yaptığı çok güzel çalışmalar var. Herkes kendi kafasına göre resimler, şekiller, motifler yapmış; adeta açık hava güzel sanatlar sergisi gibi. Şehri güzelleştiriyorlar.

Yemek saatinin ardından saraylar, müzeler ve kütüphaneleri gezdik. Akşam olmaya yakın dönüşe geçtik. Yolda akşam namazı ve ihtiyaç molası verdik. Geç vakitte Kahire’ye, otele döndük. Akşam yemeği, yorgunluk, duş ve uyku…

Pazartesi günü boş gündü. Saat 10.00’a kadar geç kahvaltı yaptık. Akşam 17.00’ye kadar serbest zaman vardı ancak bir program ayarlanamamıştı. 17.00–22.00 arasında programımız vardı; 22.00’den sonra da havaalanına gidilecekti. Bu gezimiz burada sona erecekti.

Lobide dokuz kişi toplandık. Vakit geçmiyordu. “Elin köyünde ne yapalım?” derken çarşıya gidip bir yerde yemek yiyelim dedik ve çarşıya daldık. Gezerken KFC’ye girdik, tavuk yedik; güzeldi, iyice doyduk. Gezip tozduktan sonra otele döndük. Eşyalar toplandı, lobiye indik. Bekle bekle, gelmeyenler vardı. Birkaç kişinin gecikmesi yüzünden ancak saat 18.00 gibi otelden ayrılabildik.

Nil kıyısında akşam yemeğine geldik. Bazı arkadaşlar nargile içiyor, kimi sohbet ediyordu. Müzik eşliğinde birazdan yemeğimizi yiyecektik. Mezeler geldi, ağır ağır… Bazı arkadaşlar atıştırmaya başladı. Nil’deyiz ama kapalı bir çadırdayız; hava serindi. Hemen yanımızda Alman turistler de vardı. Ortam sakindi.

Yemekten sonra oradan ayrıldık. Çarşıda 250 yıllık bir kahvede nane dallı çay içtik. Tekrar çarşıyı dolaşıp bir şeyler aldık. Otobüsle çok büyük bir markete gittik. Market o kadar büyüktü ki gez gez bitmiyordu; çıkışı bulamadık. Rehberden yardım isteyerek çıkabildik. Markette de alışveriş yapıldı, valizler doldu.

Otobüsle havaalanına doğru yola çıktık. Havaalanı işlemlerinin ardından uçağa bindik. Uçuş başladı. Salı sabahı İzmir Havalimanı’ndaydık. İzmir gezmeleri… Akşam Tavas’taydım.

Selametle kalınız.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.