Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Tavas’ta 1950’lerden 1975’lere Bisikletçilik

Yazının Giriş Tarihi: 24.10.2025 10:31
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.10.2025 10:31

Babam: Bisikletçi Şevket Irmak

Dedemin iki kızı, üç oğlu varmış. Oğulların ortancası olan 1928 doğumlu Şevket Irmak’tan, yani babamdan ve bisikletçilikten bahsedeceğim.

Dedem, “Kunduracı Mikal” isimli İtalyan asıllı bir ustadan kunduracılığı öğreniyor ve çocuklarını da bu mesleğe yönlendiriyor. Amcalarım genç yaşta İzmir’in yolunu tutup orada çalışmaya devam ediyorlar. Dedemle babam ise Tavas’ta kalıp hayatlarını burada sürdürüyorlar.

O yıllarda Tavas’ta kunduracılık ve terzilik oldukça meşhur. Babam genç bir delikanlıyken arkadaş çevresiyle birlikte vakit geçirirmiş. Bir gün arkadaşıyla birlikte ortak bir bisiklet almaya karar veriyorlar. Ancak paraları yenisine yetmeyince ikinci el bir bisikleti 40 liraya satın alıyorlar. Bisiklete bir hafta biri, bir hafta diğeri biniyor.

Babam bisiklet bozulunca tamirini kendisi yapmaya başlıyor. Eli bu işlere yatkın olduğundan, zamanla daha çok ilgileniyor. Ardından askerliği çıkıyor. 1948 yılında kara trenle bir haftada Diyarbakır’a gidiyor. Oradan Diyarbakır Tayyare Alanı’na teslim oluyor.

Toplam 40 ay askerlik yapıyor. Önce onbaşı, ardından çavuş olarak görev yapıyor. Artık çavuş olduğu için eratı dağıtıyor; boş zamanlarını ise mutfakta ve kademede geçiriyor. Babamın güzel yemekler yapmasının nedeni, bu dönemlerde askerlikte öğrendikleridir.

Gelelim esas konumuza, bisikletçiliğe.
Bir gün yine dolaşırken kademenin önünden geçerken, Kademe Başçavuşu sinirli bir şekilde söyleniyormuş. Babam nedenini sormuş. Başçavuş, “Şu bizim astsubaylar bisikletleri bozup bozup getiriyorlar, hangisine yetişeyim?” diye dert yanmış. Babam da “Komutanım, istersen ben yardım edeyim.” demiş.

Komutan “Anlar mısın biraz?” diye sormuş, babam da “Biraz anlarım.” deyince birlikte bisikletleri tamir etmeye başlamışlar. O dönemde astsubaylar, araç yetersizliği nedeniyle Diyarbakır Havaalanı arasında bisiklet kullanıyormuş. Babam, böylece askerde bisiklet tamiri işine daha çok hâkim olmuş.

Zaman geçip askerliği bitince Tavas’a dönüyor. Dedemle birlikte çalışmaya devam ediyor. Ancak 1950 yılında dedem Kunduracı Mehmet Irmak vefat ediyor. Babam yalnız kalıyor, yarım kalan işleri tamamlıyor, tacir olan borçları ödüyor ve çalışmayı sürdürüyor.

Bir yandan geçimini sağlarken, bir yandan da bisiklet parçaları alıp satmaya başlıyor. Zamanla bisiklet işini kafaya takıyor. Tavas’ta o dönem birkaç bisikletçi daha var, onlardan da esinleniyor. İkinci bir bisiklet alarak çarşıdan Konakaltı’na iner, birkaç takım taklavat (tamir takımı) alır, bisikletleri büyük kavak ağacına dayayıp kiraya vermeye başlar.

Zamanla bisiklet sayısı artıyor, işler büyüyor. Artık bir dükkân ihtiyacı doğuyor. O sırada dükkân bulamayınca bir kulübe kiralıyor. Bu kulübe, 1957’de faaliyete geçen Mobil Benzin İstasyonu’nun sahibi Hasan Hüseyin Eroğlu’na aitmiş. Babam kiralamak için gidince Hasan Hüseyin Eroğlu, “Sen bunu al, öde yat.” demiş.

Böylece kulübede başlayan bisikletçilik serüveni 10 yıl boyunca devam etmiş. Zaman içinde birkaç kez yeri değişmiş: Konakaltı, Top Sahası (Harmanyeri), Hastane Caddesi ve son olarak yeniden Konakaltı’na taşınmışlar.

Tamir ve yedek parça işleri de büyüyünce, artık dükkâna geçilmiş.
O yıllarda Alman malı bisikletler olan Yale, Miele, NSU, Atler, Bower ve üç tekerlekli modeller satılıyormuş. Sonraları Japon malı Fuji ve Jump markaları da gelmiş.

Babamın bisiklet kiralama işi 1975 yılına kadar devam etmiş. Ancak 1975’ten sonra artık herkesin kendine ait bisikleti olmuş. Ardından motosikletler dönemi başlamış; Jawa, Mobilet, Peugeot, Murat, Renault gibi markalar yaygınlaşmış. Böylece Tavas’ta kiralık bisiklet işi sona ermiş.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.