Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

İki Davazlı

Yazının Giriş Tarihi: 21.04.2026 10:10
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.04.2026 10:11

İki Davazlı arkıdeş bir gün Denizli'ye gitmişler.

Öğle olunca haliyle acıkmışlar emme fazla müsriflik olmasın diye birer gevrek alıp yemişler; yemişler yemesine de doymamışlar.Çeşmeden kana kana su içip açlıklarını bastırmaya çalışmışlar emme olmamış.Asıl sorun cepte paraları azmış. Eskiden para nerde, para çok kısıtlı, ondan harcayamaya kıyamıyorlarmış.

Ürfet dayanamamış:

- Ula Irmızan,dünyaya bida mı gelcez,gel hu lokantaya girip garnımızı doyuralım, demiş.

Ramazan:

- Tamam ıla artdeş, girelim bakalım,deyip garajdaki lokantaya girmişler.Boş bir masaya oturup ikisi de koltuklarının altlarına da birer sandalye almışlar.Bizim Davaz'da meşhurdur ya böyle oturmak, o hesap oturuş işte. Garson bakmış iki zengin oturuşlu müşteri,fazla bekletmeden deyip gelmiş masaya.

Garson:

- Buyrun efendim,ne arzu edersiniz?

Ramazan: Az guru getir,yanında soğan da olsun emşerim,demiş.Garson içinden "Bu az yecek,tok herhalde."diye düşünmüş.Ürfete bakıp ne yiyeceğini sormuş.

Rıfat:

- Az mercimek ve bakalım, demiş kasılarak.

Garson kızmış emme belli etmemiş, gitmiş siparişleri getirmiş.Bir baş da soğan getirip bırakmış.

Bizimkiler başlamışlar yemeye,kaşık kullanmıyorlarmış; ekmeği banıp banıp yiyorlarmış,ikisi bir ekmeği götürmüşler.Garson dayanamayıp yanlarına gelmiş.

Garson:

- Arkıdeşler afiyet olsun,siz Davazlı mısınız, başka ekmek ister misiniz? demiş.

Bizimkiler birbirlerine bakmışlar ve adamın Davazlı olduklarını nasıl bildiğini hayret etmişler.

-Arkideş, anlımızda mı yazıyor,nerden bildin Davazlı olduğumuzu? demişler.

-Ula arkıdeşler,bundan kolay ne var; baktım oturur oturmaz ikişer sandalyeye kuruluşumuz;dedim olabilir ama az çorbayla,az kuruyla bir ekmeği götürdünüz,o zaman emin oldum, demiş.

Sonra birer çay söyleyip başlamışlar muhabbete.Ha bakalım, de bakalım derken çayları bitirmişler.

Ramazan:

- Sen de mi bizim o tarafta son bizim oğlan? demiş.

Hayret sırası bizimkilerdeymiş.

-Nerden anladınız yahu? demiş.

Ürfet:Çaya üç dört şeker katmandan, demiş.

Garson seneler önce Davaz'dan şehre göçüp gelen ama Davaz'la ilgisi kalmayan birisiymiş.Başlamışlar goyu muhabbete. Otobüsün kalkma saatine yakın garson para da almayıp "Davaz'a selam söyleyin,yine beklerim."deyip bizimkileri uğurlamış.

Yalan da değil hani, biz Davazlılar ekmeği, şekeri çok severiz ve bir sandalyede otururken diğer sandalyeyi de koltuğumuzun altına alarak oturduğumuzu dünya alem bilir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.